Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi
bam
2021/1044
2024/1239
19 Eylül 2024
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
14. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2021/1044
KARAR NO: 2024/1239
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: BAKIRKÖY 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 27/10/2020
NUMARASI: 2019/808 E. - 2020/820 K.
DAVANIN KONUSU: Tazminat
Taraflar arasındaki manevi tazminat davasının ilk derece mahkemesince yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerle davanın reddine dair verilen karara karşı, davacılar vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine Dairemize gönderilmiş olan dava dosyası incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ Davacı vekili, dava dilekçesinde özetle; davacıların çocuğu ve kardeşi olan ...'un 23.06.2012 tarihinde davalıya ait banliyö tren istasyonunda trene binerken peron ile tren arasına düşerek sağ el parmaklarından ikisini kaybettiğini, sol elini kullanamaz hale geldiğini, ...'un bu kaza nedeniyle %60 oranında sakat kaldığını, davanın taşıma sözleşmesine dayandığını, ... adına Bakırköy 3.Asliye Ticaret Mahkemesi nezdinde maddi ve manevi tazminat davası açıldığını, mahkemenin 2014/627 Esas, 2017/483 Karar sayılı dosyasında davalının %10 kusurlu olarak belirlendiğini, Adli Tıp kurumu 3.İhtisas Dairesinin 01.12.2014 tarihli raporuna göre davacının meslekte kazanma gücü kaybının %60 olarak belirlendiğini, evladı ve kardeşleri %60 oranında sakat kalan davacı anne ve kardeşlerinin duyduğu ve ömür boyu duyacağı manevi acı ve elemin tarifinin mümkün olmadığını, davacı kardeşlerin de ömür boyu sürecek, derinden hissedecekleri üzüntü ve keder duygusuyla yaşayacaklarını, Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 26.04.1995 gün, 1995-11-122 Esas ve 1995/430 Karar sayılı kararında "... Çocuklarının bu derece ağır vücut bütünlüğünün ihlali olayının davacılar anne ve babanın ...ruhi ve asabi sağlık bütünlüğünün (davaya konu haksız eylem nedeniyle) ağır şekilde ihlal edildiği kabul edilmelidir. Aksinin kabulü hayatın olağan akışı ile bağdaşmaz..." denildiğini, Yargıtay 4.HD'nin 18.01.2001 gün, 2000/9260 Esas, 2001/303 Karar sayılı kararında ''Dava... İki ayağının diz kapağı altından kesilmesi nedeniyle maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir... Kardeşinin acısını derinden hissedeceği, üzüntü, elem ve keder içinde yaşayacağı, bu olayın etsinini ömür boyu süreceği gözetilip, BK.nun 47 ve 49.maddeleri birlikte değerlendirilmek suretiyle lehine manevi tazminata hükmedilmesi gerekirken, yazılı gerekçeyle istemin tümden reddedilmesi bozmayı gerektirmiştir. ''denildiğini, ağır yaralanan ya da malul kalan kişinin anne ve kardeşlerinin de ruh bütünlüğünün zarar gördüğünün sosyal ve duygusal değerlerinin ihlal edildiğinin, bu nedenle TBK 56/2 [eBK.49] ve TBK 58 [eBK 47] maddesine göre manevi tazminat talep edebileceklerini ileri sürerek, davacı anne için 10.000,00 TL, her bir kardeş için 5.000,00 TL olmak üzere toplam 45.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihinden itibaren ticari avans faizi ile tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, savunmasında özetle; 23.06.2012 tarihinde saat 22:03 sıralarında Kanarya Durağına girerken bekleme salonu kapısı önünde durmakta olan davacıların kazalısının, tren henüz durmamışken (görgü tanıklarının ifadesiyle ileri derecede alkollü olmasının da etkisiyle) sarı güvenlik çizgisini ihlal ederek trene binmeye çalıştığını, ancak dengesini kaybetmek suretiyle tren ile peron arasına düştüğünü, TCDD İşletme Nizamnamesinin 19.maddesi aynen "..hareket halindeki trenden inmek ve binmek, dışarı sarkmak, kapılara dayanmak yasaktır" şeklinde olduğunu, TCDD İşletme Nizamnamesinin 19.maddesi gereğince hareket halindeki trenden inmek ve binmek, dışarı sarkmak, kapılara dayanmanın yasak olduğunu, yasaklara uymayan ...'un yaralanmasına kendisinin sebebiyet verdiğini, kendi eylemi neticesinde zarar gördüğünü müvekkilinin ve personelinin kazanın oluşumunda kusuru bulunmadığını, gerekli tüm tedbirlerin alındığını, ...'un ileri derecede alkollü olduğundan dolayı henüz durmamış olan hareket halindeki banliyö trenine ikazlara rağmen binmek istediğinden elim kazaya maruz kaldığını dava konusu olaydan dolayı uğranılan zarar ile müvekkilinin eylemi ya da eylemsizliği arasında illiyet bağı bulunmadığını, 16.02.2016 tarihli bilirkişi raporunda davalıya çok yüksek oranda kusur verildiğini, müvekkilinin kaza sebebiyle hiçbir kusuru bulunmadığını, davalının kusursuz sorumlu olduğu bir an için kabul edilse dahi kusursuz sorumlu olanın olayla-zarar arasında uygun illiyet bağı bulunmadığı halde mutlaka sorumlu olacağı sonucunun çıkarılamayacağını, zarar görenin ağır kusurunun varlığı illiyet bağını kestiğini, somut olayda davacılar kazalısı, perondan hareket etmiş trene binmeye kalkıştığından dengesini sağlayamadığından düşerek zarar gördüğünü, davacı kazalının bu davranışının da yapılan incelemede de tespit edildiği üzere ağır kusurunu oluşturduğunu, bu nedenle de illiyet bağının kesildiğini, davalının (%10) kusur oranı ile meydana geldiği iddia edilen zarardan sorumlu tutulamayacağını, manevi tazminat şartlarının oluşmadığını, faiz talebinin de haksız olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda; "...Muratlı İlçe Emniyet Müdürlüğü tarafından ...'un, Arnavutköy İlçe Emniyet Müdürlüğü tarafından ... ve ...'nın, Küçükçekmece İlçe Emniyet Müdürlüğü tarafından ..., ... ve ... isimli şahıslara ilişkin soysal ve mali durum araştırma raporunun gönderildiği görülmüştür. Küçükçekmece Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından 2012/21676 soruşturma sayılı soruşturma dosyasının bir suretinin gönderildiği görülmüştür. Bakırköy 3. ATM' nin 2014/627 E. - 2017/483 K. Sayılı dosyası fiziken dosyamız arasına celp edilmiştir. Dava dilekçesi, cevap dilekçesi, taraf beyanları. Bakırköy 3. ATM' nin 2014/627 E. - 2017/483 K. Sayılı dosyası ve tüm dosya kapsamı bir bütün olarak değerlendirildiğinde; Dava, davacılar çocuğu ve kardeşi olan ...' un yaralanmasından kaynaklı manevi tazminat istemine ilişkindir. Dava dışı ..., yargılaması Bakırköy 3. ATM' nin 2014/627 E. - 2017/483 K. Sayılı dosyası üzerinden yürütülmüş ve kesinleşmiş hüküm dolayısıyla davalının kusurundan kaynaklı maddi ve manevi tazminata hak kazanmıştır. İş bu yargılama dosyasından, ...' un trene binmek isterken alkolün etkisi ile kontrolsüz davrandığı, henüz tren durmadan ve kapı açılmadan hamle yaptığı, dengesini sağlayamaması neticesinde araya düştüğü ve yaralandığı; kazadan kaynaklı ...' un %90 oranında, davalı ...' nin %10 oranında kusuru olduğu ve yine yaralanma sebebiyle %60 meslekte kazanma gücünde eksilmesinin oluştuğu anlaşılmıştır. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu' nun 56/2. Maddesi " Ağır bedensel zarar veya ölüm hâlinde, zarar görenin veya ölenin yakınlarına da manevi tazminat olarak uygun bir miktar paranın ödenmesine karar verilebilir. " şeklindedir. ** Bakırköy 3. ATM' nin 2014/627 E. - 2017/483 K. Sayılı dosyasında ... her ne kadar kaza sebebiyle %60 meslekte kazanma gücü kaybına uğramışsa da, kazanın oluşumundaki %90 kusurun kendisine ait olduğu, davalının %10' luk kusuruna karşılık kendisi lehine manevi tazminata hükmedildiği; ancak kazadaki kendisine yüklenen kusur oranının yüksekliği ve davranışlarının niteliği dikkate alındığında, bu kazadan kaynaklı olarak ...'in annesi ve kardeşleri açısından davalı kusurunun manevi tazminat gerektirecek yoğunluğa - haksızlığa ulaştığı kanaati mahkememizde oluşmadığından, davacıların manevi tazminata hak kazanmadığı ... " gerekçesiyle, davacıların davasının reddine karar verilmiştir. Bu karara karşı, davacılar vekilince istinaf başvurusunda bulunulmuştur.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ Davacılar vekili, istinaf başvuru dilekçesinde özetle; ...'un %60 oranında sakat kaldığını, davacı anne ve kardeşlerinin duyduğu ve ömür boyunca duyacakları manevi acı ve elemin tarifi mümkün olmadığını, Yargıtay 17.Hukuk Dairesinin 2016/18007 Esas, 2019/7784 Karar sayılı kararında ''Dava konusu olayda diğer davacıların eşi ve anneleri olan ... yaralanmış, %67 oranında maluliyeti bulunduğu belirlenmiş, uzun süre tedavi görmüş ve operasyonlar geçirmiştir. Bu şekilde bir yaralanmaya maruz kalan ve tedavi gören davacının çocukları ve eşinin bu yaralanma nedeniyle büyük üzüntü çekmiş olduklarının mutlak olmasına ve davacının durumunun ruhsal bütünlüklerini etkilediğinin kabulü ile bahsi geçen ibranamede ...'in eş ve çocuklarının talepleri ile ilgili herhangi bir hüküm bulunmayan ve kendilerine manevi tazminat olarak ödeme yapılmayan bu davacılara da yukarıda anılan ilkelere göre hak ve nasafet ilkeleri gözetilmek suretiyle uygun miktarda manevi tazminat taktir edilmesi gerekirken aksine düşünce ile manevi tazminat taleplerinin reddine karar verilmesi doğru görülmemiştir.'' denildiğini, yine Yargıtay HGK'nın 2010/4-77 Esas, 2010/82 Karar sayılı kararında ''Normal yaşantıda dahi çocuğun düşmesi, bir tarafının kırılması gibi kazalar veya çocuğun hastanede tedavi görmesi sırasında yanında o ortamda kalması, acısını hissetmesi, yapılan bir iğnenin dahi acısı, anne babayı derinden etkilemekte, yaşam kalitesini ruhsal yönden düşürmektedir. Kaldı ki eldeki davada köpeğin diş izlerinin çocuğun yüzünde sabit eser olarak kalacak olması, ona her baktıklarında aynı acıların da tekrarlanması sonucunu doğuracaktır. Gerek BK 47. maddedeki cismani zarar kavramından, gerekse BK 49.maddedeki kişilik hakları kavramından yola çıkılsın, tüm bu olayların anne babada manevi zarar doğuracağı açık olduğundan, davacı anne ve baba da bir miktar manevi tazminata hak kazanacaktır. '' denildiğini, TBK 56/2 gereğince Yargıtay İçtihatlarında da ağır yaralanan kazazedenin yakınlarının manevi tazminat talep edebileceğinin kabul edildiğini, davalının kusurlu olduğunun sabit olduğunu, kazalının alkollü olduğuna dair yasal bir kanıt olmadığını, kazalının %60 maluliyet oranı ve davalının %10 kusuru dikkate alınarak talebin kabulü gerektiğini, ticari avans faizine hükmetmek gerektiğini, bu nedenlerle ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek, kararın kaldırılmasına ve davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.
İNCELEME VE GEREKÇE Dava, dava dışı ...'un banliyö tren istasyonunda geçirdiği kaza sonucu yaralanması sebebiyle davacı annesi ile kardeşlerinin uğradığı manevi zararın tazmini istemine ilişkindir. İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda davanın reddine karar verilmiş; bu karara karşı, davacılar vekilince, yasal süresi içinde istinaf başvurusunda bulunulmuştur. İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi uyarınca, ileri sürülmüş olan istinaf nedenleriyle ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır. Davacılar vekili; davacıların dava dışı ...'un annesi ve kardeşleri olduğunu, ...'un 23.06.2012 tarihinde davalıya ait banliyö tren istasyonunda trene binerken peron ile tren arasına düşerek sağ el parmaklarından ikisini kaybettiğini, sol elini kullanamaz hale geldiğini, ...'un bu kaza nedeniyle % 60 oranında malul kaldığını, ...'un annesi ve kardeşleri olan davacıların manevi olarak zarar uğradığını ileri sürerek, manevi tazminat talep etmiştir. Davalı vekili ise; müvekkilinin kazada kusurlu olmadığını, ...'un kendi kusurlu davranışı ile kazanın meydana geldiğini, illiyet bağı bulunmadığını savunmuştur. Dosya kapsamında bulunan Bakırköy 3. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2014/627 Esas, 2017/483 Karar sayılı dosyasının incelenmesinde; ... tarafından davalı ... aleyhine açılan maddi ve manevi tazminat isteminde bulunulduğu, ...'un 23.06.2012 tarihinde davalıya ait banliyo tren istasyonunda tren ile peron arasına düşerek sağ ve sol kolu ile başından yaralandığı, alınan bilirkişi raporuna göre ...'un kazanın oluşumunda %90 oranında, davalı ...'nin %10 oranında kusurlu olduğu, kaza sebebiyle %60 meslekte kazanma gücünde eksilmesinin olduğu, yapılan yargılama sonunda 32.0230,93 TL maddi tazminat, 50.000,00 TL manevi tazminata hükmedildiği, hükmün davalı tarafından istinaf edilmesi üzerine İstanbul BAM 12.Hukuk Dairesinin 01.03.2018 tarihli ve 2017/799 Esas, 2018/165 Karar sayılı kararı ile ilk derece mahkemesi hükmü, manevi tazminat miktarı davacının kusur oranına göre fahiş bulunduğundan kaldırılarak 20.000,00 TL manevi tazminata hükmedildiği, bu kararın temyiz edildiği, ancak kesinlik nedeniyle temyiz incelemesinin yapılmadığı ve kararın 14.05.2019 tarihinde kesinleştiği anlaşılmaktadır. TBK'nın 56.maddesi ''Hâkim, bir kimsenin bedensel bütünlüğünün zedelenmesi durumunda, olayın özelliklerini göz önünde tutarak, zarar görene uygun bir miktar paranın manevi tazminat olarak ödenmesine karar verebilir. Ağır bedensel zarar veya ölüm hâlinde, zarar görenin veya ölenin yakınlarına da manevi tazminat olarak uygun bir miktar paranın ödenmesine karar verilebilir.'' hükmünü içermektedir. Somut olayda davacıların çocuğu ve kardeşi olan ...'un banliyo tren istasyonunda yaralanması ile sonuçlanan kazada %90 oranında kusurlu olduğu, davalı ...'nin %10 kusurlu olduğu, tanık anlatımları ve kaza anı kamera görüntülerine göre kendisini tutmaya ve ikaz etmeye çalışan iki kişiye rağmen tren henüz durmadan trene doğru yöneldiği ve dengesini sağlayamayarak peron ile trenin arasına düştüğü ve ayrıca meydana gelen bedensel zararın niteliği nazara alındığında, davacılar bakımından manevi tazminat şartlarının oluşmadığı kanaatine varıldığından, mahkemece manevi tazminat isteminin reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir. Açıklanan bu nedenlerle, HMK'nın 353/1.b.1 maddesi uyarınca dosya üzerinden yapılan istinaf incelemesi sonucunda, ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararı usul ve yasaya uygun olup davacılar vekilinin istinaf sebepleri yerinde görülmediğinden, davacılar vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine dair aşağıdaki hüküm verilmiştir.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan gerekçelerle; 1-HMK'nın 353/1.b.1 maddesi uyarınca, davacılar vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine, 2-Davacılar tarafından yatırılan istinaf başvuru ve peşin karar harçlarının Hazineye gelir kaydına; bakiye 368,30 TL istinaf karar harcının davacılardan tahsiline, Hazineye gelir kaydına, 3-Davacılar tarafından yapılan kanun yolu giderlerinin kendilerinin üzerinde bırakılmasına, 4-Gerekçeli kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine, 5-Dosyanın kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine dair; HMK'nın 353/1.b.1 maddesi uyarınca dosya üzerinden yapılan istinaf incelemesi sonucunda, oybirliğiyle ve kesin olarak karar verildi.19.09.2024
KANUN YOLU: HMK'nın 362/1.a maddesi uyarınca, dava değerine göre karar kesindir.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_bam
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:34:32