Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi
bam
2021/1042
2024/1238
19 Eylül 2024
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
14. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2021/1042
KARAR NO: 2024/1238
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İSTANBUL ANADOLU 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 16/02/2021
NUMARASI: 2019/928 E. - 2021/137 K.
DAVANIN KONUSU: İtirazın İptali
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının ilk derece mahkemesince yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerle davanın reddine dair verilen karara karşı, davacı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine Dairemize gönderilmiş olan dava dosyası incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ Davacı vekili, dava dilekçesinde özetle; davacının, davalıya fuar hizmeti verdiğini, davalıya verilen fuar hizmeti karşılığında ithalat ve ihracat faturalarını düzenlendiğini, faturaların davalıya tebliğ edilmesine rağmen müvekkiline herhangi bir ödeme yapılmadığını, davacının, davalı taraf ile olan ticari ilişkisi sebebi ile cari hesabında davalıdan 113.030,58 TL alacaklı bulunduğunu, söz konusu faturaların 23.12.2018 Tarih ve ... nolu 4,650.00 EUR bedelli fuar navlun ücreti, 4.12.2018 Tarih ve ... nolu 3,250.00 EUR bedelli fuar navlun ücreti, 17.12.2018 Tarih ve ... nolu 4,650.00 EUR bedelli fuar navlun ücreti, 23.12.2018 Tarih ve ... nolu 3,250.00 EUR bedelli fuar navlun ücreti, 19.03.2019 Tarih ve ... nolu 2,732.00 EUR bedelli fuar hizmetleri açıklamalı faturalar olduğunu, davalının bu borcunu ödememesi üzerine İstanbul Anadolu ...İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, ancak davalının takibe itiraz ettiğini, itirazın haksız olduğunu ileri sürerek, itirazın iptali ile %20 oranında icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, savunmasında özetle; davanın yetkisiz mahkemede açıldığını, davalının adresinin Şehitkâmil/Gaziantep olduğunu, davacının takip ile 5 adet faturaya istinaden alacağı olduğunu ileri sürdüğünü, ancak müvekkilinin 19.03.2019 tarih ve ... nolu 2.732,00 Euro bedelli faturayı kabul etmeyerek iade ettiğini, iade alındığına dair mail ortamında verilen cevabi yazının da bulunduğunu, davacı tarafın bu fatura bedelini talep etmesinin hukuka aykırı olduğunu, davalı tarafça kabul edilmeyen, ticari defterlere kaydı yapılmayan bir fatura bedelinin talep edilmesinin hukuken mümkün olmadığını, davalının, davacı şirket ile arasında yapılan taşıma sözleşmesi ile davacının Almanya'da yapılacak olan fuar nedeniyle davalının eşyalarının götürülmesi ve getirilmesi işlemlerini yapacağının kararlaştırıldığını, davacının, davalının fuar merkezlerinde stand kurma işlerini yaptığını, taşınması gereken ürünlerin ahşap, demir profil ve elektronik malzemeler şeklinde olduğunu, her ne kadar Almanya'ya ürünler sağlıklı şekilde taşınmış ise de yurda taşınması sürecinde davacı tarafın organizasyon hatası nedeniyle müvekkilinin ürünlerinin fuar yetkililerince dışarı atıldığını, kimi ürünlerin çöp olarak çöpe atıldığını, kimi ürünlerin ise yağmur altında kaldığını, kullanılamaz hale geldiğini, olayın Almanya'da cereyan ettiğini, adli makamlara başvuru şansı olmadığını, icra inkâr tazminatı talebinin de haksız olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda; " ... Taraflar arasındaki ilişkinin cari hesaba değil açık hesap ilişkisine dayalı olduğu anlaşılmış ve mahkememizce bu yönde yargılama sevk ve idare edilmiştir. 4721 sayılı Türk Medeni Kanununun (TMK) 6. maddesi uyarınca kural olarak, aksi kanunca belirlenmedikçe iki taraftan her biri iddiasını ispata mecburdur. Bu hüküm, kaynak İsviçre Medeni Kanunu’ndaki şekli gibi, 'bir vakıadan kendi lehine haklar çıkaran taraf, o vakıayı ispat etmelidir' şeklinde anlaşılmalıdır. Davacı taraf bedeli ödenmeyen faturalardan kaynaklanan açık hesap ilişkisine dayalı alacak talebinde bulunmaktadır. Buna göre öncelikli incelenmesi gerek husus faturanın ispat gücüdür.6102 sayılı TTK'nın 21/2.maddesi şu şekildedir: 'Bir fatura alan kişi aldığı tarihten itibaren sekiz gün içinde, faturanın içeriği hakkında bir itirazda bulunmamışsa bu içeriği kabul etmiş sayılır'. TTK'nın 21/2.(6762 sayılı TTK'nın 23/2.) maddesi ile faturanın tacirler arasında ifaya yönelik ispat aracı olduğu, süresinde itiraz edilmemekle münderecatından sayılan hususlar yönünden düzenleyen lehine,adına fatura düzenlenen aleyhine bir karine getirilmiştir. Bu karine faturanın ispat gücünü ortaya koymaktadır.Fatura düzenleyen tacirin anılan karineden yararlanabilmesi için fatura tanzim edenle, adına fatura tanzim edilen arasında akdi ilişki bulunması, faturanın akdin ifasıyla ilgili düzenlenmesi gerekir. Fatura sözleşmenin kurulma safhasıyla ilgili olmayıp ifasına ilişkin olduğundan öncelikle temel bir borç ilişkisinin bulunması gerekir. İtirazın iptali davaları icra takibinde yer alan alacak sebebine bağlı olup icra takibi ve itirazın iptali davası arasında sıkı sıkıya bağlı ilişki bulunmaktadır. İcra takibine konu alacağın nedeni olarak açık hesap ilişkisi gösterilmiştir. Açık hesap ilişkisinin niteliği yukarıda ayrıntılı olarak açıklanmıştır. Taraflar arasında açık hesap ilişkisinin bulunduğunun tespiti için her iki taraf ticari defterlerinin de incelenmesi gerekmektedir. Nitekim davacı tarafın kendine ait ticari defterleri mahkememize ibraz etmemesi nedeniyle açık hesap ilişkisinin bulunup bulunmadığı tespit edilememiştir. Her ne kadar davalı tarafın ticari defterleri incelenmişse de ticari defterlerin delil niteliğini düzenleyen 6100 sayılı HMK'nın 22. maddesi uyarınca münhasıran davalı defterlerine dayanılmadığı sürece davacı kayıtları incelenmeden salt davalı kayıtlarına göre karar verilmesi mümkün değildir. Nitekim davacı tarafın kendi ticari defterlerini sunmaması nedeniyle taraflar arasında açık hesap ilişkisinin bulunduğu davacı tarafça ispat olunamamıştır. İcra takibi ile itirazın iptali davasının sıkı sıkıya bağlı ilişkisi göz önüne alındığında takibe konu alacak sebebinin davacı tarafından ispat edilemediği ..." gerekçesiyle davanın reddine, karar verilmiştir. Bu karara karşı, davacı vekilince istinaf başvurusunda bulunulmuştur.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ Davacı vekili, istinaf başvuru dilekçesinde özetle; davacının fuar navlun ve fuar hizmeti verdiğini, davalı/borçluya taşıma hizmeti karşılığında dava dilekçesinin ekinde sunulan faturaların düzenlendiğini, söz konusu faturaların davalıya tebliğ edilmesine rağmen davalı tarafından müvekkiline herhangi bir ödeme yapılmadığını, davacının, davalı ile olan ticari ilişkisi sebebi ile cari hesabında davalıdan toplam 113.038,58 TL alacaklı bulunduğunu, mahkeme tarafından ara kararı oluşturulan bilirkişi ücreti ve mahkemenin daha sonrasında taktir etmiş olduğu tüm ara kararların süresinde yerine getirildiğini, mahkeme tarafından müvekkili şirketin ticari defterlerini sunmadığı yönünden davanın reddine karar verilmesinin aksız ve hukuka aykırı olduğunu, davalı şirketin defterlerinin incelendiği rapor ile 24.12.2020 tarihli bilirkişi raporlarının davacının haklılığını kanıtlar nitelikte olmasına rağmen mahkeme tarafından davanın reddine karar verilmesinin haksız ve mesnetsiz olduğunu, delillerinde belirttikleri ve ibraz ettikleri hesap ekstresinin, ticari ilişki ve alacağa ilişkin belgelerin yerel mahkeme tarafından hiçbir şekilde incelenmediğini, açıklanan nedenlerle İstanbul Anadolu ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasına yapılan itirazın iptali ile icranın devamına karar verilmesi gerektiğini, bu nedenlerle ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek, kararın kaldırılmasına ve davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.
İNCELEME VE GEREKÇE Dava, taşıma ilişkisinden kaynaklanan faturaya bağlanmış alacağının tahsili için başlatılan ilamsız icra takibine vaki itirazın İİK'nın 67. maddesi uyarınca iptali istemine ilişkindir. İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda davanın reddine karar verilmiş; bu karara karşı, davacı vekilince, yasal süresi içinde istinaf başvurusunda bulunulmuştur.İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi uyarınca, ileri sürülmüş olan istinaf nedenleriyle ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır.Davacı vekili; müvekkili tarafından davalıya fuar ve taşıma hizmeti verildiğini, bu kapsamda davalıya faturalar düzenlendiğini, davalının faturaları tebliğ almasına rağmen fatura bedellerini ödemediğini ileri sürerek, ilamsız icra takibi başlatmış, itiraz üzerine eldeki davayı açmıştır. Davalı vekili ise müvekkili davalının 19.03.2019 tarih ve ... nolu 2.732,00 Euro bedelli faturayı kabul etmeyerek iade ettiğini, davacı şirket ile davalı arasında yapılan taşıma sözleşmesi ile davacının Almanya'da yapılacak olan fuar nedeniyle davalının eşyalarının buraya götürülmesi ve getirilmesi işlemlerini yapacağının kararlaştırıldığını, davacının, davalının fuar merkezlerinde stand kurma işlerini yaptığını, taşınması gereken ürünlerin ahşap, demir profil ve elektronik malzemeler şeklinde olduğunu, ürünlerin Almanya'ya sağlıklı şekilde taşındığını, ancak yurda taşınması sürecinde davacı tarafın organizasyon hatası nedeniyle müvekkilinin ürünlerinin fuar yetkililerince dışarı atıldığını, kimi ürünlerin çöp olarak çöpe atıldığını, kimi ürünlerin ise yağmur altında kaldığını, kullanılamaz hâle geldiğini, bu sebeple davalının borcu bulunmadığını savunmuştur. Dosya kapsamında bulunan İstanbul Anadolu ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı icra dosyasının incelenmesinde; davacı takip alacaklısı tarafından davalı takip borçlusu aleyhine 113.030,58 TL asıl alacak yönünden 29.03.2019 tarihinde icra takibi başlatıldığı, takip dayanağı olarak ''cari hesap alacağı''nın gösterildiği, ödeme emrinin 04.04.2019 tarihinde tebliğ edildiği, davalı tarafından 10.04.2019 tarihinde süresinde verilen itiraz dilekçesi ile yetkiye, borcun tamamına ve ferilerine itiraz edildiği, itiraz üzerine takibin durduğu ve davanın bir yıllık yasal hak düşürücü sürede açıldığı anlaşılmıştır. İcra takibi davacı alacaklının yerleşim yeri olan Sultanbeyli/İstanbul'daki İstanbul Anadolu ... İcra Müdürlüğü nezdinde başlatılmış olup davacının alacağı fatura ve cari hesaptan kaynaklanan para alacağı olup akdî ilişkinin varlığı da ihtilafsız olduğundan, davalının yerleşim yeri olan Gaziantep İcra Müdürlüklerinin yanında davacının yerleşim yeri olan Sultanbeyli/İstanbul'da bulunan İstanbul Anadolu İcra Müdürlükleri de yetkili olduğundan davalı vekilinin icra müdürlüğünün ve mahkemenin yetkisine yönelik itiraz yerinde görülmemiştir. Davacı taraf, takip talebinde alacağının dayanağının cari hesap alacağı olduğunu bildirmiş, dava dilekçesinde, 23.12.2018 tarihli, ... nolu 4,650.00 EURO bedelli, 04.12.2018 tarih, ... nolu, 3.250.00 EURO bedelli, 17.12.2018 tarih ve ... nolu 4,650.00 EURO bedelli, 23.12.2018 tarih ve ... nolu 3,250.00 EURO bedelli, fuar navlun ücreti açıklamalı, 19.03.2019 tarih ve ... nolu 2,732.00 EURO bedelli fuar hizmetleri açıklamalı 5 adet fatura sunarak cari hesap alacağına dayanmıştır. Mahkemece davalı defterleri üzerinde yaptırılan bilirkişi incelemesi sonunda düzenlenen 02.03.2020 havale tarihli bilirkişi raporu uyarınca davalı defterlerinde 19.03.2019 tarih ve ... nolu 2,732.00 EURO bedelli fatura dışındaki faturaların kayıtlı olduğu ve davalının davacıya 96.062,40 TL borçlu olduğu tespit edilmiştir. Mahkemece, davacı vekilinin de hazır bulunduğu 29.09.2020 tarihli duruşmada, davacı tarafın 2018-2019 dönemi ticari defterlerinin incelenmesine, davacının defterlerini 16.10.2020 günü duruşma salonunda hazır etmesine veya yerinde inceleme talep edilmesi halinde bu yönde bilirkişiye yetki verilmesine karar verildiği, ancak davacı vekilince davacıya ait ticari defterlerin sunulmadığı, yerinde inceleme talep edilmediği görülmüştür. Mahkemece taşıma uzmanı ve mali müşavir bilirkişiden alınan 24.12.2020 tarihli bilirkişi raporunda; davacının alacağının dayanağı olarak gösterdiği 19.03.2019 tarih ve ... nolu 2.732,00 EURO bedelli fatura dışındaki faturaların tek tek incelendiği, faturaların gidiş ve dönüşe ait olduğu, faturaya dayanak referans numaralardan ilgili CMR belgelerinin karşılaştırıldığı, taşımaya ve faturaya konu taşıma hizmetinin CMR belgelerine göre davalı tarafa verildiği, CMR belgeleri üzerinde herhangi bir şerh notunun bulunmadığı, taşıma konusu emtianın teslim alındığı şekilde, sağlam olarak alıcısına teslim edildiği, taşıma konusu mallara ilişkin herhangi bir hasar şerhinin CMR belgesinde bulunmadığı, davalının savunmalarında kabul etmediği 19.03.2019 tarih ve ... nolu 2,732.00 EURO bedelli faturanın dayanağının ise tespit edilemediği, diğer faturaların davalı defterinde kayıtlı olduğu ve davalının davacıya 96.062,40 TL borçlu olduğu tespitlerine yer verildiği görülmüştür. Mahkemece, davacının açık hesap alacağına dayandığı, ticari defterlerini ibraz etmediği, münhasıran davalı defter kayıtlarına dayanmadığı, davacı defterlerinin ibraz edilmemesi sebebiyle açık hesap ilişkisinin bulunduğunun davacı tarafça ispatlanamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verildiği anlaşılmaktadır. HMK'nın 190. maddesinde ispat yükünün, kanunda özel bir düzenleme bulunmadıkça, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa ait olduğu, TMK'nın 6. maddesinde ise taraflardan her birinin hakkını dayandırdığı olguların varlığını ispatla yükümlü olduğu belirtilmiştir. Eldeki davada taşıma hizmeti verdiğini ispat yükü davacı tarafta, taşıma hizmetinin sözleşmeye uygun verilmediğini, verildi ise ödeme yapıldığını veya taşıma hizmetinin kusurlu verildiğini ispat yükü davalı taraftadır. Davacı, taşıma hizmetinin verildiğini ancak fatura bedellerinin ödenmediğini iddia etmiş; davalı, taşıma hizmetinin verildiğini ancak malların yurda getirilmesi öncesinde ve taşınması sırasında davacının kusurundan kaynaklanan nedenlerle zarar gördüğünü, borcu olmadığını savunmuştur. Bu tespit ve bilgilere göre somut olay değerlendirildiğinde; alacağı bulunduğunu ispat yükü kendisine ait olan davacı, davasının ispatı için münhasıran davalının defterlerine dayanmamış ise de cari hesap ekstresine, faturalara, taşıma belgelerine ve diğer delillere de dayanmıştır. Davacı vekilince dava dilekçesinde belirtilen açık hesap alacağına esas faturaların ve CMR belgelerinin incelenmesi sonucunda düzenlenen 24.12.2020 tarihli bilirkişi raporunda; fatura konusu taşıma hizmetinin hem gidiş hem dönüşe ait olduğu ve bu hizmetin verildiği, davalının belirttiği hasara ilişkin herhangi bir şerhin ve başkaca bir belgenin bulunmadığı, bilirkişi raporuna karşı davalı tarafın bir itirazının bulunmadığı da nazara alındığında, davacı tarafın sunduğu fatura ve CMR belgeleri ile taşıma hizmeti verdiğini ispatladığı anlaşıldığından, davalı defterlerinde kayıtlı fatura tutarları bakımından davanın kısmen kabulüne karar verilmesi gerekirken, davacının defterlerini sunmadığı ve açık hesap ilişkisinin tespit edilemediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmesi yerinde görülmemiş, bu nedenle davacının istinaf başvurusunun kısmen kabulü gerekmiştir. Davalı taraf, taşıma konusu mallarının zarar gördüğünü savunmuş ise de bu konuya ilişkin herhangi bir delil sunmadığından bu savunmasını ispatlayamadığı kabul edilmiştir. Bu durumda, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak, davalının savunmalarında belirttiği, defterine kaydetmediği ve davacı tarafça içeriği hizmetin verildiği ispatlanamayan 19.03.2019 tarih ve ... nolu 2,732.00 EURO (16.968,16 TL) bedelli fatura dışındaki faturaların davalı defterlerine kaydedildiği ve davalının davacıya 96.062,40 TL borçlu olduğu yönündeki tespitleri yerinde bulunan, hüküm kurmaya elverişli bilirkişi raporu uyarınca 96.062,40 TL üzerinden davanın kısmen kabulüne dair Dairemizce yeniden hüküm kurulmasına karar vermek gerekmiştir. Davacının icra takibinde işlemiş faiz talebi bulunmamaktadır. Bu durumda takipte uygulanacak faizin, yasal temerrüt faizi olduğunun kabulü gerekir. Davcının takip konusu alacağı faturadan kaynaklı olup miktarı davalı tarafından bilinebilecek durumda olduğundan, alacak olup likit kabul edilerek, İİK'nın 67/2.maddesi uyarınca, alacağın takdiren %20'si oranında icra inkâr tazminatının davalıdan davacıyla verilmesine hükmedilmiştir. Açıklanan bu gerekçelerle, dosya üzerinden yapılan istinaf incelemesi sonunda, davacı vekilinin istinaf başvuru nedenleri kısmen yerinde görüldüğünden, istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1.b.2 maddesi uyarınca kısmen kabulü ile ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararının kaldırılmasına ve davanın kısmen kabulüne dair aşağıdaki şekilde hüküm verilmiştir.
HÜKÜM:Yukarıda açıklanan gerekçelerle; Davacı vekilinin istinaf başvurusunun kısmen kabulü ile HMK'nın 353/1.b.2 maddesi uyarınca ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararının kaldırılmasına, davanın esası hakkında Dairemizce yeniden hüküm kurulmasına, bu doğrultuda; 1- İİK'nın 67/1. maddesi uyarınca davanın kısmen kabulü ile İstanbul Anadolu ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı ilamsız icra takibine davalı tarafından yöneltilmiş olan itirazın kısmen iptali ile takibin 96.062,40 TL asıl alacağın takip tarihinden itibaren işleyecek yasal temerrüt faiziyle birlikte tahsili için takibin devamına, fazlaya ilişkin itirazın iptali talebinin reddine, 2-Likit alacağa vaki haksız itiraz nedeniyle, İİK'nın 67/2. maddesi uyarınca takdiren %20 oranında hesaplanan 19.212,48 TL icra inkâr tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 3-Harçlar Kanunu'na göre belirlenen ve alınması gereken 6.562,02 TL ilam harcından peşin alınan1.365,13 TL harcın mahsubu ile bakiye 5.196,89 TL harcın davalıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydedilmesine, 4-Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-(13) maddesi ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Yönetmeliğinin 26/2 maddeleri ile Arabuluculuk Asgari Ücret Tarifesi uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 1.320,00 TL arabuluculuk ücretinin davalıdan tahsili ile Hazineye gelir kaydına, 5-Davacı tarafından sarf edilen 44,40 TL başvuru harcı, 1.365,13 TL peşin harç, olmak üzere 1.409,53 TL harç giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 6-Davacı tarafından sarf edilen 1.064,50 TL bilirkişi ücreti, 1.844,70 TL posta masrafı, olmak üzere toplam 2.909,20 TL yargılama giderinin, davadaki haklılık oranına göre hesaplanan 2.472,47 TL'lik bölümünün davalıdan alınarak davacıya verilmesine, bakiye kısmın davacı üzerinde bırakılmasına, 7-Hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesaplanan 17.900,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 8-Hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesaplanan 16.968,18 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 9-HMK’nın 333. maddesi gereğince hükmün kesinleşmesinden sonra artan avansın taraflara iadesine 10-İstinaf aşamasındaki harç ve yargılama giderleri yönünden: a-Davacı tarafından yatırılan istinaf başvuru harcının Hazineye gelir kaydına; davacı tarafından yatırılan istinaf peşin karar harcının, talep hâlinde, ilk derece mahkemesince davacıya iadesine, b-Davacı tarafından harcanan 162,10 TL istinaf başvuru harcı gideri, 48,50 TL posta gideri olmak üzere toplam 210,60 TL kanun yolu giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 11-Gerekçeli kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine, 12-Dosyanın, kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine dair; HMK'nın 353/1.b.2 maddesi uyarınca dosya üzerinden yapılan istinaf incelemesi sonucunda, oybirliğiyle ve kesin olarak karar verildi.19.09.2024
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_bam
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:34:32