Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi
bam
2021/1040
2024/1237
19 Eylül 2024
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
14. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2021/1040
KARAR NO: 2024/1237
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İSTANBUL ANADOLU 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 17/02/2021
NUMARASI: 2019/528 E. - 2021/133 K.
DAVANIN KONUSU: İtirazın İptali
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının ilk derece mahkemesince yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerle davanın reddine dair verilen karara karşı, davacı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine Dairemize gönderilmiş olan dava dosyası incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ Davacı vekili, dava dilekçesinde özetle; dava dışı ... Tic. AŞ'nin müvekkilinin sigortalısı olduğunu, taraflar arasında 14.08.2018-13.10.2018 vadeli ve ... numaralı nakliyat poliçesi bulunduğunu, dava dışı sigortalının a dava dışı ... adlı satıcı firmadan 1 Kap – 200 Adet – 20,00 Kg ... kodlu duman dedektörü cinsi etmia satın aldığını, emtiaların Almanya'da bulunan satıcı firma tarafından, nakliyeci olan davalı firmaya 16.07.2018 tarihinde teslim fişi ile teslim edildiğini, ancak emtiaların dava dışı sigortalıya teslim edilmediğini, 14.08.2018 tarihinde konu emtianın kaybolduğunun tespit edildiğini, davalı tarafından sigortalıya gönderilen 10.10.2018 tarihli yazıda bu kaybolma hadisesinin, kendi sorumluluklarında meydana geldiğinin belirtildiğini, bunun üzerine dava dışı sigortalının meydana gelen hasarın tespit ve tazmini için müvekkili davcıya ihbarda bulunduğunu, eksper raporu alındığını, hasar miktarı olarak tespit edilen 48.597,93 TL'nin dava dışı sigortalıya müvekkilince ödendiğini, meydana gelen bu hasardan davalının taşıyan sıfatıyla sorumlu olduğunu, müvekkilinin de dava dışı sigortalısının zararını ödemesi sebebiyle TTK'nın 1472.maddesi uyarınca sigortalının haklarına halef olduğunu, müvekkilinin hasar tazminatı ödemesini gerçekleştirmesi ve diğer şartların varlığı sebebiyle rücu hakkı doğduğunu, ödeme belgesinin sunulmasının rücu hakkının ispatı için yeterli olduğunu, kaldı ki, poliçe sebebiyle halefiyet kazanılamayacağı düşünülse dahi davacının alacağın temliki hükümlerine göre sigortalıdan devraldığı alacak için davalıya rücu hakkına sahip olduğunu, ödenen bu bedelin rücusu için davalıya İstanbul Anadolu ...İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyası ile ilamsız icra takibi başlatıldığını, davalının takibe itirazının haksız olduğunu ileri sürerek, itirazın iptali ile %20 oranında icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, savunmasında özetle; davacının halefiyet hakkı doğmadığından, aktif dava ehliyeti bulunmadığını, dava konusu zararın, sigorta teminatı kapsamında olup olmadığının mahkemece değerlendirilmesi ve gerek duyulur ise bilirkişi aracılığı ile tespit edilmesi gerektiğini, davacının dayanmakta olduğu poliçenin geçersiz olduğunu, ödemenin hatır ödemesi olduğunu, davacının 14.08.2018 - 13.10.2018 vadeli ... nodu poliçeye dayandığını, ancak, davacı tarafından da ikrar edilmiş olduğu üzere söz konusu taşımanın 16.07.2018 tarihinde başladığını, yani taşımanın davacı tarafından dayanılmakta olan poliçenin düzenlenme tarihinden önce başladığını, bunun eksper raporunda da belirtildiğini, buna göre sigorta poliçesinin, taşıma başladıktan ve iddia edilen zarar gerçekleştikten sonra zararın gerçekleştiğinin davacı sigortalısı tarafından öğrenilmiş olmasından sonra, sırf ödeme almak niyetiyle düzenlenmiş olması nedeniyle söz konusu poliçenin geçersiz olduğunu, davacıya halefiyet hakkı sağlamayacağını, ödemenin hatır ödemesi niteliğinde olduğunu, Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 2016/12047 Esas, 2018/4971 Karar sayılı kararının bu yönde olduğunu, taşımanın hava yoluyla gerçekleşmesi sebebiyle Montreal Sözleşmesi hükümlerinin uygulanması gerektiğini, zarar iddiası ve miktarının ispata muhtaç olduğunu, taşıyıcıya atfedilecek bir kusur olmadığını, ayrıca taşıyıcının sorumluluk limitinin sınırlı sorumluluk hükümleri kapsamında belirlendiğini, alacağın likit olmadığını ve icra inkar tazminatı talebinin reddi gerektiğini, takibin haksız olduğunu savunarak, davanın reddini ve kötü niyet tazminatına hükmedilmesini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda; "... Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; dava hukuki niteliği itibariyle icra müdürlüğünce yapılan icra takibine İİK 67. maddesi uyarınca itirazın iptali ile icra inkar tazminatına hükmedilip hükmedilmeyeceğine ilişkin olup, tarafların delilleri toplanarak, tarafların iddia ve savunmaları, dosya kapsamı ile mahkememizce yapılan ön inceleme duruşmasında zapta geçen beyanlar ve uyuşmazlık tespiti dikkate alınarak davacı alacağının bulunup bulunmadığının tespiti için dosya hava taşımacılığında uzman bir bilirkişi ve sigorta bilirkişisine tevdi edilerek, dosya üzerinde inceleme yapmak suretiyle düzenlenen ve mahkememizce de benimsenerek hükme esas alınan rapor da dikkate alınarak, dava konusu hasarlanan emtia yükleme tarihi olan 16.07.2018 tarihi olduğu Sigorta Poliçesinde Başlangıç tarihî dikkate alınması gerektiği kanaatine varılması, davacı Sigortacı ... Sigorta A.Ş. tarafından düzenlenen, Sigortalısı ... San. ve Tic. A.Ş., Başlangıç tarihi 14.08.2018 , Bitiş tarihi 13.10.2018, Poliçe numarası ... olan Nakliyat Sigorta Poliçesinin, dava konusu hasarlanan emtiaların yükleme tarihi olan 16.07.2018 tarihinden sonra tarih olan 14.08.2018 düzenlendiği kanaatine varılması sebebiyle, dava konusu sigorta hasarının davacı sigortacı ... SİGORTA A.Ş. tarafından düzenlenen, sigortalısı ... SAN. VE TİC. A.Ş., başlangıç tarihi 14.08.2018 , bitiş tarihi 13.10.2018 , poliçe numarası ... olan nakliyat sigorta poliçesi, teminatı kapsamında olmadığı, 03/11/2018 tarihli ekspertiz raporunda poliçenin emtia yükleme ve hasar tespit sigortacıya Rücu etme hakkını sağlayan,Ticaret Kanununun Madde 1472 olan "(l)Sigortacı Sigorta tazminatını ödediğinde, hukuken sigortalının yerine geçer.Sigortalının, gerçekleşen zarardan dolayı sorumlulara karşı dava hakkı varsa bir hak, tazmin ettiği bedel kadar, sigortacıya intikal eder. Sorumlulara karşt bir dava veya takip başlatılmışsa, Sigortacı, Mahkemenin veya diğer tarafın onayı gerekmeksizin halefiyet kuralı uyarınca, sigortalısına yaptığı ödemeyi ispat ederek, dava veya takibi kaldığı yerden devam ettirebilir." hükmünün dava konusu olay için geçerli olmadığı, dava HMK 318 maddesi gereğince basit yargılama usulüne tabi olduğundan davacı vekilinin sonradan bildirmiş olduğu dava dilekçesi ekinde olmayan sigorta poliçesine davalının da muvafakatı bulunmadığından mahkememizce dikkate alınmamış olup, Davacı Sigorta şirketi olan ... Sigorta A.Ş. nin, Davalı ... Ltd. Şti'ne, Rücu Etme Hakkının olmadığı ... " gerekçesiyle davanın reddine, karar verilmiştir. Bu karara karşı, davacı vekilince istinaf başvurusunda bulunulmuştur.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ Davacı vekili, istinaf başvuru dilekçesinde özetle; abonman poliçeleri ve teminatları açısından poliçe yurtiçi ve yurtdışı karayolu, denizyolu, havayolu ve demiryolu dahil olarak poliçede belirtilen istisnalar hariç tüm tehlikelere karşı poliçe süresi boyunca kapasite sağlayacak şekilde tasarlandığını, bu tür poliçelerin özellik açısından master poliçe şeklinde düzenlendiğini, bu anlamda bu poliçelerin sigorta şirketinin yıl içinde yapılacak sevkiyatlar için uygulayacağı sigorta şart ve koşullarını gösterir sigorta sözleşmesi şeklinde olduğunu, sigortacının kural olarak geçerli bir sigorta ilişkisi kurulduktan sonra oluşan rizikolardan sorumlu olduğunu, en kısa tarifi ile sigorta poliçesi genel şartlarında ve/ veya özel şartlarda yer alan rizikonun gerçekleşmesi halinde sigortacının tazminat ödeme yükümlülüğünün doğacağını, sigortacının düzenlediği poliçe ile üstlendiği yükümlülüğü yerine getirdikten sonra sigortalısının halefi olabilmesinin ve rücu yoluyla talep edebilmesinin birinci şartının sigorta tazminatının gerçek hak sahibine ya da onun gösterdiği kişiye, geçerli bir poliçe kapsamından ve poliçe genel ve özel şartları ile çelişmeyen rizikonun gerçekleşmesi sonucunda ortaya çıkan zarar için ödenmiş olması olduğunu, yine sigorta poliçesi özel şartlarında "sigortalı partiler halinde sevk ettireceği sigorta konusu emtiaya ait bilgileri her sevkiyat içi ve seferin başlangıcından varış mahalline kadar tüm seferi karşılayacak şekilde emtianın cinsi, sigortaya esas teşkil edecek bedeli, ambalaj durumu, koli adedi, nereden nereye sevk edileceği hareket tarihi ve benzeri bilgileri sevkiyat başlamadan önce sigortacıya bildirmekle yükümlüdür." dendiğini, nitekim, alt poliçelerin uygulamadaki misyonunun da bu olduğunu, alt poliçelerin sigortalılar tarafından yapılan bir ihbara müteakip olarak hazırlanan ve master poliçe ile zaten teminat altına alınmış olan emtialardan hasarlanmış olanları belirtmek amacıyla düzenlenen poliçeler olduğunu, davacının 14/01/2018 tarihinde düzenlediği ... numaralı nakliyat emtia abonman sigorta poliçesisinin sigorta başlangıç ve bitiş tarihlerinin 01.01.2018 - 01.01.2019 olduğunu, ihbarı takiben davacı tarafından vade tarihi 14.08.2018 - 13.10.2018 olan ... numaralı alt poliçenin eksik olarak teslim edildiğini, otomotiv yedek aksamı 1 kap için düzenlendiğini, bir diğer ifade ile davacının TTK'nın 1472.maddesi uyarınca sigortalısına halef oluğunu ve davalıya rücu hakkı olduğunu, incelemeye konu olan ... numaralı alt poliçenin bilgilendirme kısmında "Bağlı Poliçe No: ..." olarak ifade edildiğini, sigorta uygulamaları da göz önünde bulundurulduğunda alt poliçenin bağlı olacağı poliçenin abonman poliçe olacağının aşikar olduğunu, yani, ... numaralı alt poliçede "Bağlı Poliçe No: ..." şeklinde ifade edilmesinin aslında ... numaralı abonman poliçenin mahkemeye bildirilmesi olduğunu, dolayısıyla, davalının muvafakati olmaksızın incelenebilecek olan bir delilin incelenmediğini, bunun da yanlış bir hükmün kurulmasına sebebiyet verdiğini, ... numaralı hasar dosyasında mevcut olan ibraname/ temliknamede davacının dava dışı sigortalının sahip olduğu hakları TBK'nın 183.maddesi uyarınca devraldığını, davacının TTK anlamında halef olmadığı düşünülse dahi davacının TBK'nın 183.maddesi gereğince dava dışı sigortalıdan devraldığı alacak için rücu hakkının mevcut olduğunu, Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 2016/6188 Esas, 2018/283 Karar sayılı kararının bu yönde olduğunu, bu nedenlerle ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek, kararın kaldırılmasına ve davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.
İNCELEME VE GEREKÇE Dava, nakliyat emtia abonman alt sigorta poliçesi kapsamında ödenen hasar bedelinin rücuen tahsili amacıyla davalı taşıyan aleyhine başlatılan ilamsız icra takibine karşı itirazın İİK'nın 67.maddesi uyarınca iptali istemine ilişkindir. İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda davanın reddine karar verilmiş; bu karara karşı, davacı vekilince, yasal süresi içinde istinaf başvurusunda bulunulmuştur. İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi uyarınca, ileri sürülmüş olan istinaf nedenleriyle ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır. Davacı vekili, müvekkilinin dava dışı sigortalısına ait emtianın 14.08.2018-13.10.2018 vadeli ve ... numaralı nakliyat emtia abonman alt sigorta poliçesi ile sigortalandığını, davacının sigortalısının Almanya'dan satın aldığı 1 Kap – 200 Adet – 20,00 Kg ... kodlu duman dedektörü cinsi etmianın davalı tarafça taşındığını ancak emtianın dava dışı sigortalıya teslim edilmediğini, sigortalının ihbarı üzerine hasar miktarı olarak tespit edilen 48.597,93 TL'nin dava dışı sigortalıya müvekkilince ödendiğini, meydana gelen bu hasardan davalının taşıyan sıfatıyla sorumlu olduğunu, davacının TTK'nın 1472. maddesi uyarınca sigortalının haklarına halef olduğunu, ayrıca alacağın temliki hükümleri uyarınca alacaklı olduğunu ileri sürerek, ödediği bedelin rücuen tazmini için başlatılan icra takibine vaki itirazın iptalini istemiştir. Davalı vekili ise dava konusu taşımanın 16.07.2018 tarihinde başladığını ancak davacının 14.08.2018 - 13.10.2018 vadeli ... nodu poliçeye dayandığını, taşımanın davacının dayandığı poliçenin düzenlenme tarihinden önce başladığını, bunun eksper raporunda da belirtildiğini, buna göre sigorta poliçesinin taşıma başladıktan ve iddia edilen zarar gerçekleştikten sonra düzenlendiğini, poliçenin geçersiz olduğunu, davacıya halefiyet hakkı sağlamayacağını, ödemenin hatır ödemesi olduğunu savunmuştur. Dosya kapsamında bulunan İstanbul Anadolu ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı takip dosyasının incelenmesinde; davacı takip alacaklısı tarafından davalı takip borçlusu aleyhine 48.597,93 TL asıl alacak ve 1.298,16 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 49.896,06 TL alacak yönünden 14.01.2019 tarihinde icra takibi başlatıldığı, takip dayanağı olarak 14.01.2019 tarihli hasar tazmini 48.597,93 TL'nin gösterildiği, ödeme emrinin 23.01.2019 tarihinde tebliğ edildiği, davalı tarafından 24.01.2019 tarihinde süresinde verilen itiraz dilekçesi ile borcun tamamına ve ferilerine itiraz edildiği, itiraz üzerine takibin durduğu ve davanın bir yıllık yasal hak düşürücü sürede açıldığı anlaşılmıştır. Davacı tarafın sunduğu 14.08.2018-13.10.2018 tarihleri arasında geçerli ve ... numaralı nakliyat emtia abonman alt sigorta poliçesinin incelenmesinde; dava dışı ... Sanayii ve Tic. AŞ olduğu, davacının sigortacı olduğu, 25.09.2018 tarihinde düzenlendiği, bağlı poliçenin numarasının ... olarak belirtildiği, sigorta konusunun ''otomotiv yedek aksamı 1 kap'' olarak yer aldığı, sevk başlangıç yerinin Almanya, varış yerinin Gebze olduğu görülmektedir. Davacı vekilince dosyaya sunulan ... sayılı nakliyat emtia abonman sigorta poliçesinin incelenmesinde; sigortalının alıcı ... Sanayii ve Tic. AŞ olduğu, sigorta poliçesinin başlangıç ve bitiş tarihlerinin 01.01.2018-01.01.2019 olduğu görülmektedir. Dosya kapsamının incelenmesinden; dava dışı sigortalının dava dışı ... adlı satıcı firmadan 1 Kap – 200 Adet – 20,00 Kg ... kodlu duman dedektörü cinsi emtia satın aldığı, emtiaların nakliyeci olan davalıya 16.07.2018 tarihinde teslim fişi ile teslim edildiği, ancak emtiaların dava dışı sigortalıya teslim edilmediği, dava dışı sigortalı ve satıcı firma yazışmalarına göre 14.08.2018 tarihinde konu emtianın kaybolduğunun tespit edildiği, davacı sigortacı tarafından 14.08.2018-13.10.2018 tarihleri arasında geçerli olmak üzere ... numaralı nakliyat emtia abonman alt sigorta poliçesinin 25.09.2018 tarihinde düzenlendiği, davacı sigortacının dava dışı sigortalısına ...325 numaralı nakliyat emtia abonman alt sigorta poliçesi kapsamında 22.11.2018 tarihinde 48.597,93 TL ödeme yapıldığı anlaşılmaktadır. Davacı taraf, rizikonun alt sigorta poliçesinin bağlı olduğu ve 01.01.2018-01.01.2019 tarihleri arasında geçerli olan ... sayılı nakliyat emtia abonman sigorta poliçesinin geçerlilik süresi içinde gerçekleşmesi sebebiyle ödemenin poliçe kapsamında geçerli bir ödeme olduğunu ve dava dışı sigortalının haklarına halef olduğunu iddia etmektedir.6102 sayılı TTK'nın ''Halefiyet'' başlıklı 1472. maddesi (6762 sayılı TTK m.1301) uyarınca sigortacının sigorta tazminatını ödemesi halinde sigortalının yerine geçerek rücu davası açılabilmesi için, sigortacı ile sigortalı arasında bir sigorta sözleşmesinin mevcudiyeti, sigortacının bu nedenle sigortalısına bir ödeme yapmış olması ve sigortalının zarar sorumlusuna karşı dava hakkının bulunması gerekir. Somut olayda, davacı ile dava dışı sigortalı ... Sanayii ve Tic. AŞ arasındaki nakliyat emtia abonman sigorta poliçesi yanında dava konusu taşımaya ilişkin spesifik (nakliyat emtia abonman alt sigorta poliçe) poliçesi dosyaya ibraz edilmiştir. Sadece abonman sözleşmesinin bulunması yani belirli bir taşımaya ilişkin kazadan önce bildiri ve bu bildirim sonucu düzenlenen spesifik (alt) poliçe olmadıkça taşınan malın sigorta örtüsü altında olduğunu göstermeyeceği gibi sigortacı da böyle bir rizikodan sorumlu olmaz. Bu husus aktif dava ehliyetine ilişkin olup mahkemece re'sen nazara alınması gerekir. Zira nakliyat emtia abonman sigorta sözleşmeleri birer çerçeve anlaşma niteliğinde olup, sigortacı ile sigortalı arasında, sigortayla ilgili çerçeve bir hukuki ilişkiyi oluşturur. Bu hukuki ilişkiden dolayı her taşıma için ayrı bir sigorta sözleşmesi düzenlenir. 6102 sayılı TTK'nın 1458.maddesi (6762 sayılı TTK m. 1279) ise '' (1) Sigorta, sigorta koruması sözleşmenin yapılmasından önceki bir tarihten itibaren sağlanacak şekilde yapılabilir. Ancak, rizikonun gerçekleştiği veya gerçekleşme ihtimalinin ortadan kalkmış olduğu, sözleşmenin yapılması sırasında, sigortacı ile sigorta ettiren ve sigortadan haberi olmak şartıyla, sigortalı tarafından biliniyorsa sözleşme geçersizdir. Rizikonun gerçekleştiği veya gerçekleşme ihtimalinin ortadan kalktığının sigorta ettiren veya sigortalı tarafından bilinip sigortacı tarafından bilinmediği durumlarda, sigortacı sözleşme ile bağlı olmamakla birlikte, ödenmesi gereken primin tamamına hak kazanır.'' hükmünü haizdir. Dosya içeriğinden, spesifik sigortanın (nakliyat emtia alt sigorta poliçesi) 18.08.2018-13.10.2018 tarihleri arasında geçerli olmak üzere 25.09.2018 tarihinde tanzim edildiği, teklif tarihinin yer almadığı, buna ilişkin başkaca bir belgenin de dosya kapsamında bulunmadığı, poliçe konusu emtiaların 16.07.2018 tarihinde taşıyıcıya teslim edildiği, taşıma sırasında bu emtiaların kaybolduğu hususunun 14.08.2018 tarihinde tespit edildiği anlaşılmaktadır. Sigortalıya ait emtiaların 16.07.2018 tarihinde taşıyıcıya teslim edildikten sonra taşınması sırasında 14.08.2018 tarihinde kaybolduğunun tespiti ile yani riziko meydana geldikten sonra sigortacı tarafından nakliye emtia abonman alt sigorta poliçesinin düzenlendiği göz önüne alındığında teminatın en erken teklif tarihinde başlayacağının kabulü gerekir. Ancak somut olayda teklif tarihine ilişkin bir bilgi ve belge bulunmamaktadır. Metni yukarıya alınan yasa hükmüne göre, rizikonun gerçekleşmesinden sonra yapılan teklif üzerine veya rizikonun gerçekleşmesi üzerine düzenlenen sigorta poliçesi hükümsüzdür. Hükümsüz bulunan bir sigorta ilişkisine nazaran yapılan ödeme de TTK'nın 1472. maddesi uyarınca davacıya halefiyet hakkı sağlamaz (Yargıtay 11.Hukuk Dairesinin 29.06.2018 tarih ve 2016/12047 Esas, 2018/4971 Karar sayılı kararı ). Bu durumda somut olayda davacının aktif dava ehliyeti bulunmamaktadır. Öte yandan, davacı taraf, dava dışı sigortalının haklarını temlik aldığını ileri sürülmüşse de dosya kapsamında herhangi bir temliknameye rastlanılmamıştır. Zira davacı vekilince dava dilekçesinde ''ibraname'' bulunduğu belirtilmiş, 24.12.2019 tarihli delil listesinde 5.bentte ''halefiyet belgeleri'nin bulunduğu belirtilmiş, son olarak istinaf dilekçesinde ''İbraname, Mutabakatname ve Tazminat Makbuzu'' başlıklı bir adet belge görüntüsüne yer verilmiş, ancak bu belgenin kendisine dosya kapsamında rastlanmadığı gibi görüntüde de bir imzaya rastlanmamıştır. Bu açıklamalara göre, davacı vekilinin istinaf sebepleri yerinde görülmemekle birlikte mahkemece, davacının aktif husumet ehliyeti bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddi gerekirken, yazılı şekilde davanın esastan reddine karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olmuştur. Yine mahkemece, spesifik (alt) poliçenin, delil sunma süresinden sonra sunulması ve davalı tarafın muvafakatinin bulunmaması sebebiyle değerlendirmeye alınamayacağı gerekçede belirtilmiş ise de HMK'nın 145. maddesi uyarınca, bir delilin sonradan gösterilmesi yargılamayı uzatma amacı taşımıyorsa, mahkeme o delilin sonradan gösterilmesine izin verebileceğinden mahkemenin bu yöndeki gerekçesi de yerinde olmamıştır. Bu durumda mahkemece, spesifik alt poliçenin rizikonun gerçekleşmesinden sonra düzenlendiği ve hükümsüz olduğu, davacının dava dışı sigortalıdan aldığı bir temliknameyi de sunamadığı, bu sebeple davacının aktif husumet ehliyeti bulunmadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı gerekçe ile davanın reddine karar verilmesi doğru olmamıştır. Buna göre, davacı vekilinin istinaf nedenleri yerinde olmamakla birlikte, Dairemizce resen yapılan değerlendirme sonunda, kararının gerekçesinin ve hüküm fıkrasının düzeltilmesi için kararın resen kaldırılması ve Dairemizce yeniden hüküm kurulması gerekmiştir. Davalı tarafça, kötüniyet tazminatı talep edilmiş ise de somut olayda kötüniyet tazminatı şartları oluşmadığından bu talebin reddine karar verilmiştir.Mahkeme kararı, Dairemizce resen gözetilen sebeplerle kaldırıldığından, yeniden hüküm kurulurken ilk derece mahkemesinde davalı lehine hükmedilen vekalet ücreti aynen muhafaza edilmiştir. Açıklanan bu gerekçelerle; HMK'nın 33, 355 ve 353/1.b.2. maddeleri uyarınca dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, davacı vekili tarafından ileri sürülen istinaf başvuru nedenleri yerinde olmamakla birlikte, ilk derece mahkemesince verilen kararın gerekçesi ve hüküm fıkrası itibariyle yerinde olmadığı Dairemizce resen yapılan inceleme sonunda tespit edildiğinden, ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararının düzeltilmek üzere kaldırılarak davanın esası hakkında Dairemizce yeniden karar verilmesine dair aşağıdaki hüküm verilmiştir.
HÜKÜM:Yukarıda açıklanan gerekçelerle; HMK'nın 33, 355 ve 353/1.b.2 maddeleri uyarınca dosya üzerinden yapılan istinaf incelemesi sonucunda, davacı vekilinin ileri sürdüğü istinaf başvuru nedenleri yerinde görülmemekle birlikte, resen düzeltilmek üzere ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararının kaldırılmasına, davanın esası hakkında yukarıdaki gerekçeyle Dairemizce yeniden karar verilmesine, bu doğrultuda; 1-Davanın, davacının aktif husumet ehliyeti yokluğu nedeniyle reddine, 2-Yasal şartları oluşmadığından davalı taarfın kötüniyet tazminatı talebinin reddine, 3-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 427,60 TL maktu karar harcının peşin yatırılan 580,46 TL'den mahsubu ile artan 152,86 TL harcın, talep hâlinde, davacıya iadesine, 3-Karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT gereğince hesaplanan 7.117,73 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 5-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, 6-Taraflarca yatırılan ve kullanılmayan gider ve delil avanslarının yatıran taraflara iadesine, 7-İstinaf aşamasındaki harç ve yargılama giderleri yönünden: a-Davacı tarafından yatırılan istinaf başvuru harcının Hazineye gelir kaydına; davacı tarafından yatırılmış olan istinaf peşin karar harcının, talep hâlinde, ilk derece mahkemesince davacıya iadesine, b-Davacı tarafından yapılan kanun yolu giderlerinin takdiren davacı üzerinde bırakılmasına, 8-Gerekçeli kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine, 9-Dosyanın, kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine dair; HMK'nın 33, 355 ve 353/1.b.2 maddeleri uyarınca dosya üzerinden yapılan istinaf incelemesi sonucunda, oybirliğiyle ve kesin olarak karar verildi.19.09.2024
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_bam
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:34:32