SoorglaÜcretsiz Dene

Karar Detayı

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi

Daire / Kategori

bam

Esas No

2021/1034

Karar No

2024/1236

Karar Tarihi

19 Eylül 2024

T.C.

İSTANBUL

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

14. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO: 2021/1034

KARAR NO: 2024/1236

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

İ S T İ N A F K A R A R I

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ: İSTANBUL 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ: 22/01/2021

NUMARASI: 2018/789 E. - 2021/47 K.

DAVANIN KONUSU: İtirazın İptali

Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının ilk derece mahkemesince yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerle davanın kısmen kabulüne dair verilen karara karşı, davalılar ... Şirketi, ..., ... San. Ve Tic. Ltd. Şti.vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine Dairemize gönderilmiş olan dava dosyası incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.

TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ Davacı vekili, dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin, ... no'lu nakliyat emtia sigortası abonman poliçesi ile dava dışı sigortalısı ... Anonim Şirketi'nin nakliye rizikolarına karşı sigortaladığını, dava dışı sigortalısı ... Şirketi'nin Antalya şubesi tarafından eksper raporunda detayları belirtilen taze sebze ve meyve cinsi emtiaların davalı ... idaresindeki ... - ... plakalı tıra ... no'lu sevk irsaliyesi ile yüklendiğini, diğer davalı nakilyeci ... San. Ve Tic. Ltd. Şti. tarafından ... - ... plakalı tır ile Antalya'dan - Tuzla / İstanbul'a yapılacak nakliye ile ilgili olarak, ... no'lu taşıma irsaliyesi düzenlendiğini, davalı ...'ın sevk ve idaresindeki ... - ... plakalı tırın taşıma sırasında başka araçlara arkadan çarptığını, sürücü davalının kusuru ile kazanın meydana geldiğini, emtiaların başka bir tıra aktarılarak nakliyesine devam edildiğini, kaza sebebiyle meydana gelen hasar karşılığında davacı tarafından dava dışı sigortalısına 21.391,05-TL tazminat ödemesi yapıldığını, davalılardan ... San. Tic. Ltd. Şti.'nin taşımayı yapan firma olduğunu, diğer davalı ... Sigorta AŞ'nin nakliyeci şirketin sigortacısı olduğunu, davalı ...'ın ise tırın sürücüsü olduğununu, hasar nedeniyle müştereken ve müteselsilen sorumlu olduklarını, ödeme dekontuna istinaden yaptığı ödeme ile davacının TTK'nın 1472.maddesi uyarınca sigortalısının dava ve talep haklarının halefi olduğunu, davalılara gönderilen rücu yazılarına olumlu cevap verilmemesi sonucunda alacağın tahsili için İstanbul ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyası ile ilamsız icra takibi başlatıldığını, davalıların haksız yere takibe itiraz ettiklerini ileri sürerek, itirazın iptali ile %20'den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına karar verişmesini talep ve dava etmiştir. Davalı ... vekili, savunmasında özetle; davanın yasal süresi içerisinde açılmadığını, taşıma hasarına dayalı davaların TTK'nın 855.maddesi uyarınca 1 yıllık zamanaşımı süresine tabi olduğunu, 16/01/2017 tarihinde meydana gelen hasar nedeniyle takip başlatılan 17/01/2018 tarihi itibariyle zamanaşımının dolduğunu, abonman sigorta sözleşmelerinin çerçeve nitelikte sözleşmeler olduğunu, dava konusu taşıma işinin teminat altına alındığına dair davacı tarafça münferit (spesifik) sigorta poliçesinin sunulmadığını, Antalya'dan İstanbul'a ... / ... plakalı araçlar ile sevk edilecek emtialara ilişkin taşıma işleminin davacı sigortacı şirkete bildirilmiş olduğuna ilişkin her hangi bir yazılı bilgi veya belgenin dosyaya sunulmadığını, geçerli bir poliçe teminatı kapsamında ödeme yapılmadığını, halefiyet şartlarının oluşmadığını, ödemenin geçerli bir poliçeye istinaden yapılmaması sebebiyle hatır ödemesi olduğunu, Yargıtay 11.Hukuk Dairesinin 2002/13167 Esas, 2003/5432 Karar ve 2002/1329 Esas, 2002/4876 Karar sayılı kararlarının da bu yönde olduğunu, davanın aktif husumet yokluğu nedeniyle reddi gerektiğini, müvekkilinin sorumluluğun kusur oranında ve poliçe limiti ile sınırlı olduğunu, kazada davalı sigortalı firmanın her hangi bir kusuru bulunmadığını, TTK'ya göre taşıyıcının sınırlı sorumlu olduğunu, ayrıca zarar miktarının fahiş olup, gerçek zarar miktarının mahkemece tespit edilmesi gerektiğini, ancak davacı tarafça taşımaya konu mallara ilişkin fatura vb. belge sunulmadığından ispat edilemeyen davanın reddi gerektiğini, TTK'nın 882.maddesi gereği taşıyıcının sınırlı sorumluluk esaslarına göre hesaplanacak tazminat miktarı ile sorumlu olabileceğini, TTK'nın 880 maddesinin nazara alınması gerektiğini, davacı tarafından taşımaya konu emtialara ilişkin mal faturası vb. belge sunulmadığını, hasarlı emtiaların imha edildiğine ilişkin her hangi bir belgenin dosyaya sunulmadığını, meydana geldiği iddia edilen zarara ilişkin sovtaj ve piyasa araştırması yapılmadığını, hasarlandığı iddia edilen mallara ilişkin hasar durumlarını net bir şekilde gösterir detaylı hasar/kaza fotoğraflarının dosyaya sunulmadığını, evrak üzerinden ve belgesiz olarak beyana dayalı ekspertiz raporu tanzim edildiğini, davacının taleplerinin yargılamayı gerektirmesi sebebiyle alacak likit olmadığından davacının icra inkar tazminatı talebinin de reddi gerektiğini savunarak, davanın reddi ile %20 oranında kötüniyet tazminatına karar verilmesini istemiştir. Davalı ... vekili, savunmasında özetle; müvekkilinin borçtan sorumlu olmadığını,, müvekkilinin aracının mücbir sebeplerden dolayı kazaya karıştığını, rücu şartlarının oluşmadığını, kazadaki kusuru kabul anlamına gelmemek kaydıyla müvekkilinin bir kusurundan bahsedilecek olsa bile bu kusurun müvekkilin rücu edilmemesi gerektiğini, ancak müvekkilinin sigorta şirketine rucu edilebileceğini, borcun zamanaşımına uğradığını, savunarak, davanın reddi ile %20 oranında kötüniyet tazminatına karar verilmesini istemiştir. Davalılardan .. Ltd. Şti. vekili, savunmasında özetle; yetkili icra dairesinin müvekkili şirketin bulunduğu yer olan Mersindeki icra daireleri olduğunu, müvekkili şirketin kazanın oluşumunda ve meydana gelişinde herhangi bir kusuru bulunmadığını, karşı tarafın bahsettiği şekilde şiddetli bir kaza yaşanmadığını, olaya karışan müvekkili şirkete ait tırın büyük çapta bir araç olduğunu, hızının yüksek olmadığını, aracın son derece donanımlı olup bakım ve kontrollerinin düzenli olarak yapıldığını, müvekkilinin gereken tüm önlemleri aldığını, bu sebeple kazada hiçbir kusur ve sorumluluğu olmadığını, kazanın müvekkili şirket çalışanının sevk ve idaresinde iken meydana geldiğini, diğer bir ifadeyle dava konusu kazanın müvekkili şirket aracında oluşan herhangi bir arızadan meydana gelmediğini savunarak, davanın reddi ile %20 oranında kötüniyet tazminatına karar verilmesini istemiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda; "Dava, nakliyet emtia abonman sigorta şirketinin davadışı sigortalıya ödediği zararı, TTK md 1472'ye göre halefiyet hakkına dayanarak, akdi ve fiili taşıyıcı ile taşıyıcı mali mesuliyet sigorta şirketinden rücuen tazmini talebine ilişkindir. İstanbul 25.İM 2018/1251 E takip dosyası celbedilerek incelendiğinde, 21.391,05 TL asıl alacak için, takip sonrası yasal faiz istemiyle 18/01/2018 tarihinde başlatılan takibe davalı borçluların ayrı ayrı süresinde verdikleri itiraz dilekçeleri üzerine takibin tüm borçlular yönünden durdurulmuş olduğu, davanın 1 yıllık hak düşürücü süre içinde açıldığı görülmüştür. Takibe itiraz dilekçesinde davalılardan ....Ltd.vekilince icra dairesi yetkisine de (Mersin şeklinde) itiraz edildiği görülmekle, özel dava şartı olan bu husus takip dosyasının geldiği celsede değerlendirilerek, İİK md. 50 atfıyla uygulanması gereken HMK yetki kurallarına göre, borçlulardan birinin yerleşim yerinin (... Sig.) İstanbul adliyesi yetki alanında bulunduğu, davacının sırf itiraz eden davalıyı yerleşim yerinden farklı yerde dava takibine zorlama kastı ve niyeti bulunduğuna dair dosyada bir delilin de bulunmadığı anlaşıldığından HMK md 7 uyarınca yerinde görülmeyerek reddedilmiştir. Davalılardan ...'ın itiraz dilekçesinde de icra dairesi yetkisine itiraz bulunmakla birlikte yetkili yer açıkça bildirilmediğinden, HMK md 19 kapsamında bu itiraz usule uygun sayılamayacağından, itibar edilmemiştir. Davalılardan ... Sig. ve ... vekillerince cevap dilekçelerinde ileri sürülen zamanaşımı def'i ön inceleme celsesinde değerlendirilmiş, davadaki talep taşıyıcı sorumluluğu yanında trafik kazası nedeniyle haksız fiil sorumluluğuna da dayandığından, TTK md 855/son cümle hükmü ile saklı tutulan KTK md. 109 uyarınca kaza/hasar tarihinden sonra iki yıl içinde takip başlatılmış ve hak düşürücü süre içinde itirazın iptali davası açılmış olduğundan reddedilmiştir. Kaldı ki TTK md 855'teki 1 yıllık zamanaşımının uygulanacağı kabul edilse bile, dosyaya sunulan taşıma irsaliyelerine göre 16/01/2017 tarihli kazada davalı taşıyıcının tırının devrilmesi sırasında zarar görmeyen emtia kısmının 17/01/2017 tarihinde taşıyıcının gönderdiği başka araçla alıcısına teslim edilmek üzere yüklendiği görülmekle, TTK md 855/1'e göre kısmi hasara uğrayan yük nedeniyle zamanaşımının yükün alıcıya teslim tarihinden başlatılması gerektiğinden, yolun yaklaşık üçte birlik kısmı katedildikten sonra 16/01/2017'de Afyon Sinanpaşa'da meydana gelen kaza sonrası 17/01/2017'de başka araca yüklenen yükün aynı gün İstanbul Tuzla'daki yük alıcısına (taşıtanın şubesine) teslim edilmiş olduğuna dair davalı (taşıyıcı-teslim eden) taraflarca dosyaya sunulmuş bir delil bulunmadığından, 18/01/2018 takip tarihi itibariyle zamanaşımının dolmuş olduğundan bahsetmek de olanaklı değildir. Nitekim Yargıtay 11.HD'nin emsal 2016/7575 E 2017/5615 K sayılı içtihadı, İstanbul BAM 14.HD 2018/795 E 2019/122 K sayılı emsal kararı da aynı yöndedir.Davalı ... Sig. vekilinin davacı ... Sig. yönünden aktif husumet yokluğu itirazı da, spesifik taşıma alt poliçesi sunulmamışsa da davacı sigorta şirketinin incelenen poliçesinin kapsamı, içeriği, taşınacak (temin edilen) mal detayları ile taşıma başına teminat limitinin poliçede ayrıca düzenlenmiş olması, klozları, feshedilmemiş poliçe olduğu, dava konusu taşımanın dava dışı sigortalının mal satış nedeniyle taşıma işi değil kendi şubeleri arası mal sevkine ilişkin olması, incelenen poliçe kapsamına göre davacının ödemesinin teminat dışı hal olmadığı gibi, ex gratia ödeme sayılmasının da mümkün olmadığı, TTK md 1472'ye göre kanuni halefiyet hakkına dayanarak dava açılmış olması, sigortalıya ödeme belgesinin sunulması, ileri sürülen hususun dava dışı sigortalının davalıların taşıması sırasında oluştuğu sabit olan zararı nedeniyle, davalı taşıyıcı ile onun fiilini-kusurunu temin eden taşıma sigortasını sorumluluktan kurtarmayacağı hususları hep birlikte gözetildiğinde, aktif husumetinin bulunduğu anlaşılmakla reddedilmiştir. Nitekim Yargıtay 11.HD 2016/7257 E 2017/4196 K sayılı emsal ilamı da aynı yöndedir. ... Sig.vekilinin süre uzatım talep dilekçesinde yer alan yetki itirazında yetkili yer belirtilmediğinden, mahkeme yetkisine ilk itirazı usule uygun itiraz sayılamayacağından itibar edilmemiştir. Tarafların bildirdiği tüm deliller toplanmış, takip dosyası, davacı sigorta şirketinin poliçe, hasar dosyası, ekspertiz raporu, davacının 28/04/2017 tarihli ödeme belgesi, davalı sigorta şirketinin poliçe, hasar dosyası, dava konusu taşıma işine ilişkin mal cinsi, miktarı, bedelini gösteren liste ve sevk irsaliyeleri ile taşıma irsaliyeleri, taşıma bedeli faturası, 16/01/2017 tarihli maddi hasarlı trafik kazası tespit tutanağı, araç kayıtları, kaza fotoğrafları incelenmiş; davacının sigortalıya ödemesinin poliçesine uygun ve zorunlu ödeme olup olmadığı, kazadaki kusur oranları, dava dışı sigortalının gerçek zarar tutarı, davalıların zarardan sorumlu tutulup tutulamayacakları, davalı sigorta şirketinin poliçesinin dava konusu zararı temin edip etmediği hususlarında taşıma sigortaları konusunda uzman sigortacı-aktüer bilirkişi, trafik kazalarında uzman makine mühendisi bilirkişi, karayolları taşımacılık sektörü uzmanı bilirkişi, taşınan emtiaya ilişkin sektör (İTO'dan bildirilen kabzımal-manav) bilirkişi, mali bilirkişiden oluşan bilirkişi kurulu aracılığıyla bilirkişi incelemesi yapılarak rapor alınmıştır. Beş kişilik bilirkişi kurulundan alınan raporda özetle; yük hasarına neden olan zincirleme trafik kazasının, dikkatli, tedbirli özenli davranış sergilenmesi durumunda önlenebilir nitelikte olup kaçınılmazlık faktörü, ıztırar hali, mücbir sebep, teknik arıza kaynaklı olmadığı, kazanın yolda gerçekleşen ilk kaza nedeniyle yolun sağ banket kısmında duran birden fazla taşıta, en arkadan gelen davalı fiili taşıyıcı sürücünün kullandığı frigo tır-çekicinin sağa yönelerek ve duramayarak çarpması sonucu zincirleme kaza haline geldiği, bu haliyle çekicinin teknik özellikleri de dikkate alındığında yoldaki buzlanmanın kazada etkili olduğundan bahsetmenin mümkün olmadığı ve kazanın oluşumunda %100 kusurlu olduğu; TTK md. 880/1-3'e göre davacının hasar dosyasında bağımsız eksper tarafından belirlenen, dava dışı sigortalı tarafından sunulmuş sevk irsaliyelerinde miktarı belli olan (1587 kasa-16.845,00 kg.) taze meyve-sebze emtiasından zarar görmüş kısmına ilişkin (742 kasa-8.227,00 kg) emtia tutarının dava dışı sigortalının Tuzla'daki şubesine teslim edilen emtia ile Antalya'da taşınmak üzere yüklenen emtia tutarı sayılarak karşılaştırılmak suretiyle tespit edilmiş olduğu, hasarın kaza fotoğraflarına, kazanın oluş şekline, yük ve taşıma şekline uygun-uyumlu olduğu, tespit edilen ve davacı tarafından sigortalıya ödenen hasar tutarının (20.018,15 TL emtia zararı+1.372,00 TL kasa zararı) olay tarihinde yüklemenin yapıldığı üretim bölgesi olan Antalya ilindeki hal-piyasa fiyatlarıyla uyumlu ve kadri maruf gerçek zarar tutarı olduğu, yaş sebze-meyvenin böyle bir olayda kaza ve yer koşullarında gördüğü zarar nedeniyle sovtaj değeri düşülemeyeceği, davacı sigorta şirketinin nakliyat abonman poliçesinin yaş sebze-meyve taşımaları için beher seferde vasıta başına 90.000,00 TL limitle ICC (A) 1.1.82 C1.252 klozlar dahilinde teminat verdiği, davacının düzenlediği poliçenin genel ve özel şartlarıyla çelişmeyen riziko hasarını tazmin etmekle yükümlü olduğu, zararın poliçe kapsamında temin edilen risklerden ve klozlardan doğduğu, bu nedenle davacının sigortalısına ex-gratia ödeme yaptığından bahsedilemeyeceği; davalı sigorta şirketi yönünden ise davalı taşıyıcı sürücünün alkollü olmaması, yeterli ehliyetnameye sahip olması, aracın tescilli olması ve kazada %100 kusurlu olması nedeniyle taşıyıcının hukuki sorumluluğunu temin eden davalı sigorta şirketinin Karayolu Taşıma MMS poliçesinin genel ve özel şartlarına göre teminat dışı hal bulunmadığı ve zarardan sorumlu olduğu hususları ve görüşleri bildirilmiştir. Tüm dosya kapsamı, sunulan deliller ve alınan bilirkişi kurulu raporu sonucunda, dava konusu taşıma karayoluyla ve yurtiçi taşıma olduğundan CMR hükümlerinin uygulanamayacağı, TTK ve KTK hükümlerinin uygulanması gerektiği, taşınan emtia tamamen değil kısmen hasara uğradığından TTK md 882 kapsamında sınırlı sorumluluk uygulanmasının da mümkün olmadığı, davalıların dava dışı (davacıya sigortalı) şirketin yükünü taşıması sırasında %100 kusuruyla gerçekleşen kaza/hasar nedeniyle, taşıtanın oluşan gerçek zararından müştereken ve müteselsilen sorumlu tutulmaları gerektiği, davacının poliçe teminat limiti (90.000,00 TL) ve davalının poliçesindeki üçüncü şahıs mali mesuliyet teminat limiti (500.000,00 TL) itibariyle zararın teminat limitleri dahilinde olduğu, davalı taşıyıcıları ve onların hukuki sorumluluğunu temin eden mali mesuliyet sigorta şirketini sorumluluktan kurtaracak bir hususun bulunmadığı kanaatine varılmakla birlikte, alınan bilirkişi raporunda davalı sigorta şirketinin KTMMS poliçesinin ikinci sayfasında "üçüncü şahıslara karşı mali mesuliyetsigortası genel şartları" bölümünde yer alan "her bir hasarda ve olayda beher tır başına 1.000,00 TL tenzili muafiyet uygulanacağı" maddesinin dikkate alınmayarak davalı sigorta şirketinin sorumlu olduğu hesaplanan tazminattan düşülmediği görüldüğünden hükümde mahkememizce tenzil edilmiş, alınan rapor diğer yönlerden olayın oluş şekline, taşıma işlemine, taşınan mal ve oluşan gerçek zararın niteliğine, sigorta poliçeleri genel ve özel şartlarına uygun, denetime ve hüküm kurmaya elverişli bulunduğundan, takip öncesi işlemiş faiz talebi bulunmadığı, temerrüdün talep gibi takip tarihinde oluştuğu, takip sonrası talep edilen yasal faizin de istenebileceği hususları hep birlikte değerlendirilerek, aşağıdaki şekilde tüm davalılar borçtan müştereken müteselsilen sorumlu tutulmak ve tahsilde tekerrür yaratmamak koşuluyla, sigorta şirketi yönünden davanın kısmen, diğer davalı akdi ve fiili taşıyıcılar yönünden tam kabulüyle takibe itirazlarının hükme uygun iptaline karar vermek gerekmiştir. Takip talebindeki alacak-gerçek zarar ve sorumluluk durumları yargılama yapılarak belirlendiğinden alacak likit sayılamayacağından davacı vekilinin icra inkar tazminatı isteminin reddine, ayrıca reddedilen kısımla ilgili davalı ... vekilinin kötüniyet tazminatı isteminin davacının takip başlatmaktaki kötüniyeti ispatlanamadığından, davalı ... vekilinin kötüniyet tazminatı isteminin ise itirazının haksız olduğu-takibin haklı olduğu ... '' gerekçesiyle davanın davalı sigorta şirketi yönünden kısmen, diğer davalılar yönünden tam kabulü ile davalılardan ... Sigorta'nın İstanbul ...İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı takip dosyasına itirazının kısmen iptaline, diğer davalıların takibe itirazının tamamen iptaline, takibin davalı ... Sigorta yönünden (poliçe teminat limitini aşmamak koşuluyla) 20.391,05-TL asıl alacak, diğer davalılar yönünden takip talebindeki gibi 21.391,05-TL asıl alacak yönünden (tüm davalılar müştereken müteselsilen sorumlu tutulmak ve tahsilde tekerrür yaratmamak koşuluyla), takip sonrası aynı koşullarda devamına, davalı ... Sigorta AŞ'den fazla istemin reddine, davacının icra inkâr tazminatı isteminin, davalılardan ... Sigorta'nın ve ...'ın kötü niyet tazminatı taleplerinin ayrı ayrı reddine karar verilmiştir.Bu karara karşı, davalılar ... Sigorta vekili, davalı ... vekili ve davalı ... San. Ve Tic. Ltd. Şti. vekillerince ayrı ayrı istinaf başvurusunda bulunulmuştur.

İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ Davalı ... Sigorta vekili, istinaf başvuru dilekçesinde özetle; davanın yasal süresi içerisinde açılmadığını, taşıma hasarına dayalı davaların TTK'nın 855.maddesi uyarınca 1 yıllık zamanaşımı süresine tabi olduğunu, 16/01/2017 tarihinde meydana gelen hasar nedeniyle takip başlatılan 17/01/2018 tarihi itibariyle zamanaşımının dolduğunu, abonman sigorta sözleşmelerinin çerçeve nitelikte sözleşmeler olduğunu, dava konusu taşıma işinin teminat altına alındığına dair davacı tarafça münferit (spesifik) sigorta poliçesinin sunulmadığını, Antalya'dan İstanbul'a ... / ... plakalı araçlar ile sevk edilecek emtialara ilişkin taşıma işleminin davacı sigortacı şirkete bildirilmiş olduğuna ilişkin her hangi bir yazılı bilgi veya belgenin dosyaya sunulmadığını, geçerli bir poliçe teminatı kapsamında ödeme yapılmadığını, halefiyet şartlarının oluşmadığını, ödemenin geçerli bir poliçeye istinaden yapılmaması sebebiyle hatır ödemesi olduğunu, Yargıtay 11.Hukuk Dairesinin 2002/13167 Esas, 2003/5432 Karar ve 2002/1329 Esas, 2002/4876 Karar sayılı kararlarının da bu yönde olduğunu, davanın aktif husumet yokluğu nedeniyle reddi gerektiğini, davaya konu trafik kazası öncesinde önde meydana gelen bir diğer kazanın etkisinin gereği gibi değerlendirilmediğini, dava konusu kazadan önce meydana gelen diğer trafik kazası ile ilgili olarak mevzuat gereği ışıklandırma, uyarıcı levha vb unsurların kaza mahalline geride gelecek araçlar için konulup konulmadığının belli olmadığını, eksik inceleme ile tespit edilen kusura itiraz etiklerini, dosyanın Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesine gönderilerek bir önceki kaza, kaza anındaki hava durumu (buzlanma), aracın mevcut durumu, hızının tespit edilememiş olması vb unsurlar dikkate alınarak kusur ve kusur oranı hakkında rapor aldırılması gerekirken bu taleplerinin değerlendirmeye alınmadığını, gerçek zarar miktarının mahkemece tespit edilmediğini, bilirkişilerce piyasa araştırması yapılmadığını, emsal gösterilmediğini, sadece eksper raporuna dayalı olarak zarar tespti yapıldığını, davacı tarafından taşımaya konu emtialara ilişkin mal faturası vb. belge sunulmadığını, hasarlı emtiaların imha edildiğine ilişkin her hangi bir belgenin dosyaya sunulmadığını, meydana geldiği iddia edilen zarara ilişkin sovtaj ve piyasa araştırması yapılmadığını, hasarlandığı iddia edilen mallara ilişkin hasar durumlarını net bir şekilde gösterir detaylı hasar/kaza fotoğraflarının dosyaya sunulmadığını, evrak üzerinden ve belgesiz olarak beyana dayalı ekspertiz raporu tanzim edildiğini, bu nedenlerle ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek, kararın kaldırılmasına ve davanın reddine karar verilmesini istemiştir. Davalı ... vekili, istinaf başvuru dilekçesinde özetle; zamanaşımının dolduğunu, davanın bu sebeple reddi gerektiğini, müvekkilinin aracının aracı mücbir sebeplerden dolayı kazaya karıştığını, önceki kazadan dolayı aracı durduramadığını, müvekkilinin bir kusurundan bahsedilecek olsa bile bu kusurun müvekkiline rücu edilmemesi gerektiğini, sigorta şirketine rücu edilebileceğini, bu nedenlerle ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek, kararın kaldırılmasına ve davanın reddine karar verilmesini istemiştir. Davalı ... San. ve Tic. Ltd. Şti vekili, istinaf başvuru dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin kazanın oluşumunda ve meydana gelmesinde herhangi bir kusuru bulunmadığını, aracın süratli olmadığını ve şirket araçlarının son derece donanımlı araçlar olduğunu, kaza önleyici tedbirlerin tüm detaylarıyla alındığını, bu nedenlerle ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek, kararın bozulmasına karar verilmesini istemiştir.

İNCELEME VE GEREKÇE Dava, nakliyat emtia sigortası abonman sözleşmesi (blok) kapsamında sigortalıya ödenen hasar bedelinin taşıyıcı, sürücü ve taşıyanın sorumluluk sigortacısından rücuen tahsili amacıyla başlatılan ilamsız icra takibine karşı yapılan itirazın İİK'nın 67. maddesi uyarınca iptali istemine ilişkindir. İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda davanın kısmen kabulüne karar verilmiş; bu karara karşı, davalılar ... Sigorta vekili, davalı ... vekili, davalı ... San. Ve Tic. Ltd. Şti.vekilince, yasal süresi içinde istinaf başvurusunda bulunulmuştur. İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi uyarınca, ileri sürülmüş olan istinaf nedenleriyle ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır. Dosya kapsamında bulunan İstanbul ...İcra Müdürlüğünün ...Esas sayılı icra dosyasının incelenmesinde; davacı takip alacaklısı tarafından davalı takip borçluları aleyhine 21.391,05 TL asıl alacak olmak üzere 18.01.2018 tarihinde icra takibi başlatıldığı, takip dayanağı olarak 21.391,05 TL asıl alacağın gösterildiği, ödeme emrinin ... Sigorta Anonim Şirketi'ne 22.01.2018, ... ve ... San. Ve Tic. Ltd. Şti'ne 23.01.2018 tarihinde tebliğ edildiği, davalılar tarafından 24.01.2018 tarihinde süresinde ayrı ayrı verilen itiraz dilekçeleri ile borcun tamamına ve ferilerine itiraz edildiği, itiraz üzerine takibin durduğu ve davanın bir yıllık yasal hak düşürücü sürede açıldığı anlaşılmıştır. 6102 sayılı TTK'nın ''Halefiyet'' başlıklı 1472.maddesi (6762 sayılı TTK m.1301) uyarınca sigortacının sigorta tazminatını ödemesi halinde sigortalının yerine geçerek rücu davası açılabilmesi için, sigortacı ile sigortalı arasında bir sigorta sözleşmesinin mevcudiyeti, sigortacının bu nedenle sigortalısına bir ödeme yapmış olması ve sigortalının zarar sorumlusuna karşı dava hakkının bulunması gerekir. Somut olayda, davacı ile dava dışı sigortalı ... Şirketi arasındaki16.07.2016-16.07.2017 tarihleri arasında geçerli olmak üzere düzenlenen ... sayılı nakliyat emtia sigortası abonman sözleşmesi (blok) dosyaya ibraz edilmiş başkaca bir spesifik (alt) poliçe ibraz edilmemiştir. Sadece abonman sözleşmesinin bulunması, yani belirli bir taşımaya ilişkin kazadan önce bildiri ve bu bildirim sonucu düzenlenen spesifik (alt) poliçe olmadıkça, taşınan malın sigorta örtüsü altında olduğundan söz edilemeyeceği gibi, sigortacı da böyle bir rizikodan sorumlu olmaz. Bu husus aktif dava ehliyetine ilişkin olup mahkemece re'sen nazara alınması gerekir. Zira nakliyat emtia sigortası abonman sözleşmeleri birer çerçeve anlaşma niteliğinde olup, sigortacı ile sigortalı arasında, sigortayla ilgili çerçeve bir hukuki ilişkiyi oluşturur. Bu hukuki ilişkiden dolayı her taşıma için ayrı bir sigorta sözleşmesi düzenlenir (Yargıtay 11.Hukuk Dairesinin 29.06.2018 tarih ve 2016/12047 Esas, 2018/4971 Karar, 10.04.2018 tarih ve 2016/10175 Esas, 2018/2562 Karar sayılı kararı). 6102 sayılı TTK'nın 1458. maddesi (6762 sayılı TTK m. 1279) ise '' (1) Sigorta, sigorta koruması sözleşmenin yapılmasından önceki bir tarihten itibaren sağlanacak şekilde yapılabilir. Ancak, rizikonun gerçekleştiği veya gerçekleşme ihtimalinin ortadan kalkmış olduğu, sözleşmenin yapılması sırasında, sigortacı ile sigorta ettiren ve sigortadan haberi olmak şartıyla, sigortalı tarafından biliniyorsa sözleşme geçersizdir. Rizikonun gerçekleştiği veya gerçekleşme ihtimalinin ortadan kalktığının sigorta ettiren veya sigortalı tarafından bilinip sigortacı tarafından bilinmediği durumlarda, sigortacı sözleşme ile bağlı olmamakla birlikte, ödenmesi gereken primin tamamına hak kazanır.'' hükmünü haizdir. Dosya içeriğinden, spesifik sigortanın (alt sigorta poliçesi)nin bulunmadığı, davacının, sigortalı ile 16.07.2016-16.07.2017 tarihleri arasında geçerli olmak üzere düzenlenen ... sayılı nakliyat emtia sigortası abonman sözleşmesi (blok)'ne dayandığı anlaşılmaktadır. Davacı yanca dava konusu taşımaya ilişkin spesifik poliçe bulunduğuna ilişkin bir beyanda bulunulmadığı, böyle bir poliçenin dosyaya sunulmadığı gibi dosyada sigorta ettirenin alacağa ilişkin her türlü hakkını davacı sigortacıya temlik ettiğine ilişkin bir temlik belgesi de bulunmamaktadır. Bu durumda sadece abonman sözleşmesinin bulunması, belirli bir taşımaya ilişkin akdî ilişki ve bildirim olmadıkça, taşınan malın sigorta örtüsü altında olduğunu göstermez. Kaldı ki davacı ile sigortalı arasındaki ... sayılı nakliyat emtia sigortası abonman sözleşmenin 6. maddesinde tarafların yükümlülükleri düzenlenmiş olup anılan maddede sözleşme süresince sigortalının tüm sevkıyatları davacıya (sigortacıya) bildirip sigorta ettirmek, sigortacı da sözleşme şartları dâhilinde tüm sevkıyatları sigorta etmekle yükümlü olduğu, aksi hâlde bu sözleşmenin (poliçenin) hiç bir ihtara gerek kalmadan fesih olacağı belirtilmiştir. Bu nedenlerle, somut olayda, davacının geçerli bir sigorta sözleşmesine istinaden yaptığı ödeme söz konusu olmadığı gibi davacının, sigortalının alacağa ilişkin tüm haklarını temlik aldığına dair bir belge de bulunmadığından, davacı tarafın aktif dava ehliyetinin bulunmadığı anlaşılmış olup mahkemece davanın bu sebeple reddi gerekirken, yazılı şekilde kabulüne karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olmuştur. Mahkemece, her ne kadar Yargıtay 11.Hukuk Dairesinin 2016/7257 Esas, 2017/4196 Karar sayılı kararına dayanılmış ise de bahsi geçen emsal kararda da geçerli spesifik (alt) poliçe bulunmaması hâlinde sigortalının alacağa ilişkin tüm haklarının sigortacı tarafından temlik aldığına dair belgenin bulunması hâlinde sigortacının ödediği bedel için zarar sorumlularına karşı temlik alan sıfatıyla rücu talebinde bulunabileceği vurgulanmış olup mahkemece bu karara yanlış anlam verildiği görülmektedir. Davalılarca, kötüniyet tazminatı talep edilmiş ise de, somut olayda kötüniyet tazminatı şartları oluşmadığından bu talebin reddine karar vermek gerekmiştir. Açıklanan bu gerekçelerle, dosya üzerinde yapılan istinaf incelemesi sonunda, davalı ... Sigorta vekilinin husumete yönelik istinaf sebebi yerinde olduğu gibi Dairemizce resen yapılan istinaf incelemesi sonunda davacının aktif husumet ehliyeti bulunmadığı anlaşıldığından, HMK'nın 33, 355 ve 353/1.b.2 maddeleri uyarınca ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararının kaldırılmasına, davanın esası hakkında Dairemizce yeniden hüküm kurulmasına ve neticede davanın aktif husumet ehliyeti (davacı sıfatı) yokluğu nedeniyle reddine dair aşağıdaki hüküm verilmiştir.

HÜKÜM:Yukarıda açıklanan gerekçelerle; HMK'nın 33, 355 ve 353/1.b.2 maddeleri uyarınca davalıların istinaf başvurularının kabulüyle ve resen yapılan değerlendirme sonucunda, ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararının kaldırılmasına, davanın esası hakkında Dairemizce yeniden hüküm verilmesine, bu doğrultuda; 1-Tüm davalılar aleyhindeki davanın aktif husumet ehliyeti yokluğu nedeniyle reddine,2-Yasal koşulları oluşmadığından, davalı tarafın kötü niyet tazminatı talebinin reddine, 3-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gerekli 427,60 TL karar ve ilam harcından, davacı tarafça peşin olarak yatırılan 258,35 TL'nin mahsubu ile bakiye 169,25 TL harcın davacıdan tahsili ile Hazineye gelir kaydına, 4-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,5-Davalılar kendilerini vekil ile temsil ettirdiklerinden, karar tarihinde yürürlükte olan AAÜT uyarınca takdir olunan maktu 17.900,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılara verilmesine 6-Davalılarca yapılan bir yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,7- İstinaf aşamasındaki harç ve yargılama giderleri yönünden; a-Davalılar tarafından yatırılan istinaf başvuru harçlarının Hazineye gelir kaydına; davalılar tarafından yatırılan istinaf peşin karar harçlarının, talep hâlinde, ilk derece mahkemesince davalılara iadesine, b-Davalı ... Sigorta tarafından yatırılan 162,10 TL başvuru harcı, 31,50 TL istinaf posta gideri olmak üzere toplam 193,60 TL istinaf yargılama giderinin davacıdan alınarak davalı ... Sigorta AŞ'ye verilmesine, c-Diğer davalılar tarafından harcanan 324,20 TL kanun yolu giderinin, davacıdan alınarak, eşit miktarlarda bu davalılara verilmesine, 8-Gerekçeli kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine dair; HMK'nın 33, 355 ve 353/1.b.2 maddeleri uyarınca dosya üzerinden yapılan istinaf incelemesi sonucunda, 19.09.2024 tarihinde, oybirliğiyle ve kesin olarak karar verildi.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

davanınsürülenkonusutaraflarınİptaliözetisavunmalarınınistinafdereceistanbulgerekçesebepleriİtirazınktmmsincelemekararınınileriiddiamahkemesi

Kaynak: karar_bam

Taranan Tarih: 25.01.2026 18:34:32

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim