SoorglaÜcretsiz Dene

Karar Detayı

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi

Daire / Kategori

bam

Esas No

2021/1022

Karar No

2024/1232

Karar Tarihi

19 Eylül 2024

T.C.

İSTANBUL

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

14. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO: 2021/1022

KARAR NO: 2024/1232

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

İ S T İ N A F K A R A R I

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ: İSTANBUL ANADOLU 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ: 01/12/2020

NUMARASI: 2017/1049 E. - 2020/990 K.

DAVANIN KONUSU: İtirazın İptali

Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının ilk derece mahkemesince yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerle davanın kısmen kabulüne dair verilen karara karşı, davalı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine Dairemize gönderilmiş olan dava dosyası incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.

TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ Davacı vekili, dava dilekçesinde özetle; müvekkili ile davalı arasında uzun yıllardan bu yana ticari ilişki bulunduğunu, davalının davacıdan mal ve hizmet aldığını, karşılığında kimi zaman ödeme yapıldığını, kimi zaman çek verildiğini, son dönemde ise herhangi bir ödeme alınamadığını, 2016 yılında davalının cari hesap borcunun 13,664,36 TL'ye ulaştığını, davalının herhangi bir ödeme yapmaması üzerine İstanbul Anadolu ...İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyası ile ilamsı icra takibi başlatıldığını, davalının itirazı üzerine takibin durduğunu, davalının faturalar kendisine ibraz edildiğinde içeriğine itiraz etmediğini, TTK'nın 21/2 maddesi uyarınca fatura içeriğini kabul ettiğini ileri sürerek, itirazın iptali ile %20'den aşağı olmamak icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, savunmasında özetle; davacı ile müvekkili arasında uzun yıllardır ticari ilişki olduğunu, davalının ödemelerini zamanında ve eksiksiz yaptığını, davalının dava konusu miktarı ürünlerin teslimatı yapılmadığı için ödemediğini, dava konusu alacağa ait ürünlerin müvekkil şirkete teslim edilmediğini, davalının, davacı şirketle aralarındaki güven ilşkisi sebebiyle faturalara itiraz etmediğini, teslimatın nasıl olsa yapılacağını düşündüğünü savunarak, davanın reddini istemiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda; " ... Tüm dosya kapsamı, tarafların iddiaları, savunmaları, toplanan deliller ve alınan bilirkişi raporları bir bütünlük içinde değerlendirildiğinde, her iki tarafın usulüne uygun tutulmuş ticari defterleri üzerinde yapılan inceleme sonucu tanzim edilen bilirkişi raporlarında da belirtildiği üzere, davacı tarafından tanzim edilen faturaların davalının defterlerinde kayıtlı olduğu, faturaların davalı tarafından kabul edildiği, her ne kadar davalı tarafından genel ifadelerle fatura konusu malların teslim edilmediği, bu nedenle borçlu olmadığı iddia edilmişse de, davacı tarafından tanzim edilen faturaları defterlerine kaydetmiş olması nedeniyle ispat yükü kendisine geçen ve basiretli bir tacir gibi hareket etmesi gereken davalı tarafından, faturalara itiraz edilmediği ve iade faturası düzenlenmediği hususları birlikte değerlendirildiğinde, dava tarihi itibariyle davacının davalıdan 13.148,83-TL alacaklı olduğu sonucuna varılmış, davanın kabulüne, icra takibine yöneltilen itirazın 13.148,83-TL'lik kısım yönünden iptali ile takibin asıl alacak üzerinden devamına, davalının temerrüde düşürüldüğüne dair belge sunulmadığından işlemiş faiz talebinin reddine, davalının takibe yapmış olduğu itirazın haksız olduğu anlaşıldığından ve alacak likit olduğundan ... " gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne, İstanbul Anadolu ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyası ile başlatılan icra takibine davalı tarafından yapılan itirazın kısmen iptali ile takibin 13.148,83-TL asıl alacak üzerinden devamına, kabul edilen 13.148,83-TL üzerinden hesaplanacak %20 icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir. Bu karara karşı, davalı vekilince istinaf başvurusunda bulunulmuştur.

İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ Davalı vekili, istinaf başvuru dilekçesinde özetle; dava konusu alacağın cari hesaba dayalı ve alacaklı görünen şirket ile müvekkili şirket arasında yıllardır süregelen güvene dayalı bir ticari ilişki sonucu olduğunu, davalının senelerdir taraflar arasındaki alışverişlerden doğan borçlarını zamanında ve düzenli ödediğini, işbu davaya konu olayda, davacının davalıya orijinal malzeme göndereceğini beyan etmesine rağmen orijinal malzemelerin müvekkiline gönderilmediğini, bu sebeple müvekkili şirket tarafından faturalara itiraz edildiğini, cari hesaptan düşülmediğini, dosya içeriğinden de anlaşılacağı üzere orijinal malzemelerin müvekkili şirkete gönderilmediğini, davacı tarafından da malzemelerin teslim edildiğine dair herhangi bir kargo makbuzu ve/veya sevk irsaliyesi ibraz edilemediğini, davalı tarafından davacı tarafa defalarca orijinal malzemelerin gönderilmesine dair talepte bulunulsa da davacı tarafın aralarındaki ticari ilişkiye dayalı güveni sarstığını, teslim edilmemiş olan orijinal malzemelerin alacağına ilişkin ilamsız icra takibi başlattığını, defterde işli olan faturaların karşılığı malzemenin müvekkili şirkete teslim edilmemiş olmasından ve ortada doğmuş bir alacak bulunmadığından işbu davanın reddi gerektiği halde kabulüne karar verilmesinin usule ve yasaya aykırı olduğunu, bu nedenlerle ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek, kararın bozulmasına, vekalet ücreti ve dava masraflarının davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini istemiştir.

İNCELEME VE GEREKÇE Dava, satım ilişkisine dayalı açık hesap alacağının tahsili için başlatılan ilamsız icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir. İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda davanın kısmen kabulüne karar verilmiş; bu karara karşı, davalı vekilince, yasal süresi içinde istinaf başvurusunda bulunulmuştur.İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi uyarınca, ileri sürülmüş olan istinaf nedenleriyle ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır.Davacı vekili; taraflar arasında mal teslimi kapsamında ticari ilişki bulunduğunu, ancak davalının karşılığında bir süredir ödeme yapmadığını,cari hesap borcunun 13,664,36 TL'ye ulaştığını ileri sürerek ilamsız icra takibi başlatmış, itiraz üzerine eldeki davayı açmıştır. Davalı vekili ise; davalının dava konusu ürünlerin teslimatı yapılmadığı için ödeme yapmadığını, davalının, davacı şirketle aralarındaki güven ilişkisi sebebiyle faturalara itiraz etmediğini, teslimatın nasıl olsa yapılacağını düşündüğünü savunarak, davanın reddini istemiş, 25.12.2017 havale tarihli dilekçesinde, orjinal ürün yerine muadillerinin verildiğini belirtmiş, 30.11.2020 tarihli bilirkişi raporuna beyan dilekçesinde ise, davacının, sipariş edilen malzemeleri müvekkiline teslim ettiğini, fakat malzemelerin orjinal olmaması sebebiyle müvekkilinin orjinalleri ile değişimi istediğini, malzemeleri iade ettiğini, davacının orjinal malzemelerin teslimini yapmadığını beyan etmiştir. Dosya kapsamında bulunan İstanbul Anadolu ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı icra dosyasının incelenmesinde; davacı takip alacaklısı tarafından davalı takip borçlusu aleyhine 13.664,36 TL asıl alacak ve 515,51 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 13.664,36 TL için 10.05.2017 tarihinde icra takibi başlatıldığı, takip dayanağı olarak cari hesap açığının gösterildiği, ödeme emrinin15.05.2017 tarihinde tebliğ edildiği, davalı tarafından 18.05.2017 tarihinde süresinde verilen itiraz dilekçesi ile borcun tamamına ve ferilerine itiraz edildiği, itiraz üzerine takibin durduğu ve davanın bir yıllık yasal hak düşürücü sürede açıldığı anlaşılmıştır.Mahkemece alınan 28.02.2020 tarihli bilirkişi raporu ile; tarafların ticari defterlerinin usulüne uygun ve eksiksiz tutulduğu, sahipleri lehine delil niteliğinde olduğu, davacı defterlerinde takip tarihi itibariyle davacının 13.148,85 TL alacaklı olduğu, davalı defterlerinde davalının davacıya 13.148,83 TL borçlu olduğu tespit edilmiştir. Ticari defter ve kayıtların usulüne uygun şekilde düzenlenmiş olması tek başına alacağı ispata yeterli olmayacaktır. HMK'nın 222. maddesinde, ticari defterlerin ibrazı ve delil olması düzenlenmiştir. HMK 222/ 3.fıkrasında, 2. fıkrada belirtilen şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerektiğine yer verilmiştir. Somut olayda, davalı ticari ilişkiyi kabul etmiş olup taraflar arasında açık hesap ilişkisi şeklinde yani borç ve alacakların karşılıklı olarak kayıt ve mahsup edilmesi ve bunların ödenerek, borcun takip edilmesini esas alan bir açık hesap şeklinde işleyen bir ilişki bulunduğu anlaşılmaktadır. Davacı ve davalı tarafın usulüne uygun şekilde tutulan ticari defter ve kayıtlarında yer alan ve birbiri ile uyumlu ticari defter kayıtlarından davalı defterlerinde davalının davacıya 13.148,83 TL borçlu, davacı defterlerinde davacının davalıdan 13.148,85 TL alacaklı olduğu tespit edilmiştir. Bu durumda her ne kadar davalı vekilince malların teslim edilmediği ileri sürülmüş ise de, malların davalıya teslim edildiğinin kabulü gerekir. Davalı vekili bilirkişi raporuna beyan dilekçesinde davacının, sipariş edilen malzemeleri müvekkiline teslim ettiğini, fakat malzemelerin orjinal olmaması sebebiyle müvekkilinin orjinalleri ile değişimi istediğini, malzemeleri iade ettiğini savunmuş ancak bu hususu ispata yarayacak herhangi bir delil sunmamıştır.Sonuç olarak, kesin delil niteliği taşıyan ve birbiri ile uyumlu kayıtlar içeren taraf ticari defterleri uyarınca başkaca bir ispat koşulunun aranmasına gerek bulunmamaktadır. Malların sonradan teslim edileceğine duyulan güvenle faturaların ticari defterlere kayıt edilmesi hayatın olağan akışına uygun olmadığı gibi, basiretli bir tacir davranışı da değildir. Bu nedenlerle ilk derece mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir.Açıklanan bu gerekçelerle, HMK'nın 353/1.b.1 maddesi uyarınca dosya üzerinden yapılan istinaf incelemesi sonucunda, ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararı usul ve yasaya uygun olup davalı vekilinin istinaf sebepleri yerinde görülmediğinden, davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine dair aşağıdaki hüküm verilmiştir.

HÜKÜM: Yukarıda açıklanan gerekçelerle; 1-HMK'nın 353/1.b.1. maddesi uyarınca, davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine, 2-Davalı tarafından yatırılan istinaf başvuru ve peşin karar harçlarının Hazineye gelir kaydına, bakiye 673,65 TL istinaf karar harcının davalıdan tahsiline, Hazineye gelir kaydına, 3-Davalı tarafından yapılan kanun yolu giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, 4-Gerekçeli kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine, 5-Dosyanın kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine dair; HMK'nın 353/1.b.1. maddesi uyarınca dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, oybirliğiyle ve kesin olarak karar verildi.19.09.2024

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

davanınsürülenkonusutaraflarınİptaliözetisavunmalarınınistinafdereceistanbulgerekçesebepleriİtirazınincelemekararınınileriiddiamahkemesihüküm

Kaynak: karar_bam

Taranan Tarih: 25.01.2026 18:34:32

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim