Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi
bam
2021/1006
2024/1231
19 Eylül 2024
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
14. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2021/1006
KARAR NO: 2024/1231
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İSTANBUL 20. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 25/03/2021
NUMARASI: 2019/418 E. - 2021/290 K.
DAVANIN KONUSU: İtirazın İptali
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının ilk derece mahkemesince yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerle davanın kısmen kabulüne dair verilen karara karşı, davacı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine Dairemize gönderilmiş olan dava dosyası incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ Davacı vekili, dava dilekçesinde özetle müvekkili banka ile davalı ... Sanayi Ve Ticaret Ltd. Şti. arasında akdedilen genel kredi sözleşmesine istinaden davalı şirkete çek taahhüt kredisi, nakdi krediler, teminat mektupları, ticari kredili mevduat hesabı, taksitli ticari kredileri açılıp kullandırıldığını, anılan sözleşmeyi diğer davalılar ... ve ... Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti.'nin müteselsil kefil sıfatı ile imzaladığını, davalı asıl borçlu şirkete kullandırılan kredi borcunun ödenmemesi üzerine kredi hesabının 16.05.2018 tarihinde kat edilerek borçlulara Kahramanmaraş ...Noterliğinin 16.05.2018 tarih ve ... yevmiye sayılı ihtarnamesinin gönderildiğini ve alacağın kat tarihi itibariyle muaccel hale getirildiğini, borcun ödenmemesi üzerine, İstanbul ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı icra dosyası ile icra takibi başlatıldığını, davalıların takibe itirazı üzerine takibin durduğunu, davalıların itirazlarının dayanaktan yoksun ve haksız olduğunu ileri sürerek, itirazın iptali ile alacağın %20 oranında icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davalılar vekili, savunmasında özetle; davacının hangi genel kredi sözleşmesine dayandığını açıkça belirtmediğini, dava dilekçesine ekli birden fazla sözleşme olduğunu, 22.06.2016 tarihli genel kredi sözleşmesinin dava dilekçesine eklendiğini, yine dosya kapsamında 18.07.2017 tarihli genel kredi sözleşmesinin sunulu olduğunu, davacı tarafın Kahramanmaraş ...Noterliği'nin 16.05.2018 tarihli ... sayılı ihtarnamesiyle hesabın kat edildiğini, borçluların temerrüte düşürüldüğünü ifade ettiğini, bu bakımdan bu kapsamda kredi garanti fonuna gönderilen ve taraflar arasında akdedilen genel kredi sözleşmesinin de işbu dosya kapsamına alınmasının açık bir zorunluluk olduğunu, işbu yapılandırma sonrası taksitlerin öngörülen vadelerle ödenmeye devam etmekte iken, davacı banka tarafından haksız surette İstanbul ...İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı icra dosyası ile icra takip işlemlerine başlanıldığını, davacının ... kapsamında yapılandırılan, akdedilen yeni sözleşme uyarınca yükümlenmiş olduğu edimleri yerine getirmeksizin yapılandırma sözleşmesi ile alacaklar muaccel hale getirilmeksizin önceki sözleşme ve hesap kat ihtanamesine dayanarak icra takip işlemlerine başladığını, diğer taraftan bu durumun hesabın katı ile temerrüt tarihini değiştireceği de hiç kuşkusuz olduğunu, davacı tarafın şartları oluşmamışken, icra takip işlemlerine başlamış olmasını, bir an önce ... kapsamında alacağına ulaşma çabasına bağlamakta olduklarını, ancak davacı tarafın izlediği yöntemin sözleşme şartlarına uygun davranmaması nedeniyle doğru ve usulüne uygun olmadığını, bu aşamada davacı bankanın ilgili fondan herhangi bir tahsilat yapılıp yapılmadığının da sorgulanması gerektiğini, davacı tarafça aynı borç sebebine dayalı olarak, ... San. ve Tic. Ltd. Şti. aleyhine ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla ilamlı icra takibine başlandığını, Kahramanmaraş ...Noterliğinin 16.05.2018 tarihli, ... sayıl ihtarnamesi içeriğinden de anlaşılacağı üzere İstanbul İli, Kadıköy İlçesi, ... Mah. ... Ada, ... parselde kayıtlı ... blok ... no'lu bağımsız bölüm davalı banka lehine takip konusu edilen sözleşme uyarınca ipotek verildiğini, davacı taraf istanbul ... İcra Müdürlüğü'nün ... Eas sayılı dosyası ile ipotek takibini başlatmış olup/ hali hazırda derdest olduğunu, İİK'nın 45/1 maddesi gereğince rehinle temin edilmiş bir alacağın borçlusu iflasa tabi şahıslardan olsa bile alacaklı yalnız rehnin paraya çevrilmesi yolu ile takip yapabileceğini, Hukuk Genel Kurulunun 14.10.1972 tarih ve 215-841 sayılı kararında da açıklandığı üzere bu madde asıl borçlu için sevkedilmiş olup, alacağı rehinle temin edilen bir kimsenin rehni veren hakkında doğrudan doğruya genel haciz yoluyla takibe geçmesini önlediği rehinletemin edilmiş bir alacağın borçlusu iflasa tabi şahıslardan olsa bile alacaklının yalnız rehnin paraya çevrilmesi yokuyla takip yapılabileceğine ilişkin bulunduğunu, TBK'nın 487.maddesi hükmü nedeniyle alacaklı kredi sözleşmesiyle müşterek borçlu ve müteselsil kefil sıfatıyla borcun ifasını üstlenen kişilere karşı rehnin paraya çevrilmesinden önce ya da bundan ayrı olarak genel haciz yoluyla takip yapmasının mümkün olduğunu, kefalet sözleşmesi için kanunda geçerlilik şekli öngörülmesini gerekli kıldığını, buna göre kefalet sözleşmesinin, yazılı şekilde yapılmadıkça ve kefilin sorumlu olacağı azami miktar ile kefalet tarihi belirtilmedikçe geçerli olmayacağını, kefilin, sorumlu olduğu azami miktarı, kefalet tarihini ve müteselsil kefil olması durumunda, bu sıfatla veya bu anlama gelen herhangi bir ifadeyle yükümlülük altına girdiğini kefalet sözleşmesinde kendi el yazısıyla belirtmesinin şart olduğunu, kendi adına kefil olma konusunda özel yetki verilmesi ve diğer tarafa veya bir üçüncü kişiye kefil olma vaadinde bulunulması da aynı şekil koşullarına bağlı olduğunu, tarafların, yazılı şekle uyarak kefilin sorumluluğunu borcun belirli bir miktarıyla sınırlandırmayı kararlaştırabileceklerini, kefalet sözleşmesinde sonradan yapılan ve kefilin sorumluluğunu artıran değişiklikler, kefalet için öngörülen şekle uyulmadıkça hüküm doğurmayacağını, bu bakımdan anılan sözleşmenin müvekkilleri açısından hüküm doğurmayacağını, kredi kullandırımına ilişkin olarak 22.06.2015 tarihli kredi sözleşmesine göre geçerli bir kefalet ilişkisi bulunmadığına göre, bu dönemde kullandırılan kredilere ilişkin olarak kefalet sorumluluğu olduğunu söylemekte mümkün olmayacağını, bu bakımdan dosyaya sunulu bulunan 18.08.2017 tarihli kredi sözleşmesine istianaden bu tarihten itibaren ... San. ve Tic. Ltd. Şti.'ne kullandırılmış bulunan herhangi bir kredi olup olmadığının da irdelenmesi gerektiğini, bu yönüyle 18.08.2017 tarihinden itibaren herhangi bir kredi kullandırımı yapılmamışsa yine kefalet ilişkinin hüküm doğurmayacağını savunarak, davanın reddi ile %20'den aşağı olmamak kaydıyla kötüniyet tazminatına hükmedilmesini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda; "... dava, davacı banka tarafından davalı borçlular aleyhine açılan genel kredi sözleşmesinden kaynaklanan alacağa ilişkin başlatılan icra takibine davalılar tarafından yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir. Davacı tarafça davalı şirkete kullandırılan kredi borcunun ödenmemesi nedeniyle hesabın kat edilerek takibe geçildiğini, davalılar tarafından icra takibine yapılan haksız itirazın iptaline ve davalılar aleyhine icra inkar tazminatına karar verilmesini talep etmiştir. Davalılar ise davacı tarafça başlatılan icra takibinin usulsüz olduğunu, takibe itirazın haklı olduğunu, davanın reddine karar verilerek davacı aleyhine kötü niyet tazminatına karar verilmesini talep etmişlerdir. İstanbul ... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas Sayılı icra dosyasının incelenmesinde; alacaklı davacı banka tarafından borçlu davalılar aleyhine genel kredi sözleşmesine dayalı alacağa ilişkin başlatılan adi takip yolu ile icra takibi başlatıldığını, ödeme emri tebligat parçalarının bulunmadığı ancak takip tarihi ve takibe itiraz tarihi göz önüne alındığında davalılar tarafından süresinde itiraz edilmesi üzerine icra takibinin durdurulmasına karar verildiği ve itirazın iptali davasının süresinde açıldığı anlaşılmıştır. Genel kredi sözleşmesinin incelenmesinde; davacı banka ile davalı şirket arasında imzalandığı, diğer davalıların genel kredi sözleşmesinde müteselsil kefil olarak yer aldığı, kefalet miktarının 2.250.000,00-TL olduğu görülmüştür. Kahramanmaraş ... Noterliği'nin 16/05/2018 tarih ve ... yevmiye sayılı ihtarnamesi ile genel kredi sözleşmesi hesabının kat edildiği, ihtarnamenin davalı asıl borçlu şirkete ve davalı kefillere 21/05/2018 tarihinde tebliğ edildiği anlaşılmıştır. Bankacı Bilirkişi ... tarafından düzenlenen 01/06/2020 alındı tarihli bilirkişi raporunun hesap hatası bulunması ve tahsilata ilişkin tespitlerin tereddütlü olmasından dolayı denetime elverişli bulunmaması nedeniyle bilirkişiden ek rapor alınmıştır. Bankacı Bilirkişi ... tarafından düzenlenen 08/02/2021 havale tarihli bilirkişi raporuna göre; kredili mevduat hesabı asıl alacak 77.291,34-TL, işlemiş faiz 6.669,39-TL ile BSMV 33,47-TL olmak üzere toplam 84.294,20-TL alacaklı olduğunun hesaplandığı, Kredili mevduat alacağına ilişkin, davalıların İstanbul ... İcra Müdürlüğü'nün ... E. Sayılı takip dosyasına yapımış olduğu itiraz nedeniyle davacı bankanın davalılardan 22.10.2018 takip tarihi itibarı ile 77.291,34 TL asıl alacak 6.669,39 TL işlemiş faiz ve 333.47 TL BSMV olmak üzere toplam 84.294,20 TL alacaklı olduğu, 77.291,34 TL asıl alacağa takip tarihinden itibaren yıllık % 30.24 ve TCMB tarafından 3 ayda bir deklere edilen değişen oranlarda temerrüt faizi ve bu faizin %5 BSM nin davalı kefilden istenebileceği, Taksitli, spot, rotatif krediler asıl alacak 778.438,87-TL, işlemiş faiz 111.775,94-TL ile BSMV 5.588,79-TL olmak üzere toplam 895.803,60-TL alacaklı olduğunun hesaplandığı, taksitli, spot, rotatif krediler alacağına ilişkin, davalıların İstanbul ... İcra Müdürlüğü'nün ... E. Sayılı takip dosyasına yapımış olduğu itiraz nedeniyle davacı bankanın davalılardan 22.10.2018 takip tarihi itibarı ile 778.438.87 TL asıl alacak 111.775.94 TL işlemiş faiz ve 5.588.79 TL BSMV olmak üzere toplam 895.803.60 TL alacaklı olduğu 778.438.87 TL asıl alacağa takip tarihinden itibaren yıllık % 50 oranında temerrüt faizi ve bu faizin %5 BSM nin davalı kefilden istenebileceği, Sözleşme şartlarına göre davalı asıl borçludan ve kefillerden 1.600.00x19=30.400.00 TL çek depo talebinde bulunabileceği Ancak davacı banka takip talebinde 24.400.00 TL talepte bulunduğundan taleple bağlılık ilkesi gereği talebiyle bağlı kalacağı tespit edilmiştir. Tarafların karşılıklı iddia ve savunmaları, incelenen takip dosyası, düzenlenen bilirkişi ek raporu, toplanıp değerlendirilen delillere göre; taraflar arasında akdedilen genel kredi sözleşmesi kapsamında, davacı banka tarafından davalı ... Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi'ne kredi kullandırıldığı, davalı şirketin vadesinde borçlarını ödememesi üzerine hesabın kat edildiği ve alacağın tahsili için davalı şirket ile müteselsil kefil olan davalılar hakkında icra takibi yapıldığı, davalı asıl borçlu şirket tarafından kredi borcunun ödenmediği, kefalet sözleşmesinin yasal şartları taşıması ve geçerli olması nedeniyle diğer davalılar olan müteselsil kefiller tarafından da borcun ödenmemesi nedeniyle nakdi kredi borcundan ve sözleşmedeki şart gereği gayri nakdi kredi bedelinin depo edilmesinden sorumlu oldukları, bilirkişi kök raporunda 520.000,00-TL'lik tahsilat olduğuna yönelik tahsilat olduğuna ilişkin hatalı tespitte bulunulmuş ise de buna ilişkin davalılar tarafından ödemeyi ispata yarar delil sunulmaması ve tahsilata ilişkin bir kayıt olmaması da göz önüne alındığında ek raporda da belirtildiği şekilde 520.000,00-TL miktarında bir tahsilat bulunmadığı sabit olduğundan düzenlenen dosya kapsamına uygun ve denetime elverişli bulunan bilirkişi ek raporu ve tüm dosya kapsamına göre takip tarihi itibariyle davacı bankanın davalılardan kredili mevduat hesabından kaynaklı kredi alacağı yönünden 77.291,34-TL asıl alacak(tüzel kmh), 6.669,39-TL işlemiş faiz, 333,47-TL BSMV, 2.340,62-TL ihtarname masrafı olmak üzere toplam 86.634,82-TL alacaklı olduğu, takibin borçlu davalılar yönünden tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla belirtilen miktar yönünden takip tarihinden itibaren asıl alacak için uygulanacak yıllık %30,24 ve değişen oranlarda faiz ve bu faize %5 gider vergisi uygulanmak suretiyle kaldığı yerden devamı gerektiği, genel kredi sözleşmesinden kaynaklı kredi alacağı yönünden 778.438,87-TL asıl alacak(gks), 111.775,94-TL işlemiş faiz, 5.588,79-TL BSMV olmak üzere toplam 895.803,60-TL alacaklı olduğu, takibin borçlu davalılar yönünden tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla belirtilen miktar yönünden takip tarihinden itibaren asıl alacak için uygulanacak yıllık %50 oranında faiz ve bu faize %5 gider vergisi uygulanmak suretiyle kaldığı yerden devamı gerektiği, nakdi kredi alacağı yönünden davacının fazlaya ilişkin isteminin haksız olduğu, ayrıca davalılar tarafından gayri nakdi kredi alacağından kaynaklanan 24.400,00-TL çek bedelinin depo edilmesi gerektiği, gayri nakdi alacağa ilişkin takibin borçlu davalılar yönünden tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla belirtilen miktar yönünden tazmin tarihlerinden itibaren tazmin tutarları üzerinden uygulanacak yıllık %50 oranında faiz ve bu faize %5 gider vergisi uygulanmak suretiyle kaldığı yerden devamı gerektiği anlaşılmış; alacak likit ve itiraz haksız olduğundan asıl alacağın (855.730,21-TL'nin) %20'si oranında icra inkar tazminatının borçlu davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacı tarafa verilmesine dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir. ... " gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile; davacı tarafın başlattığı İstanbul ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı icra dosyasındaki kredili mevduat hesabından kaynaklı kredi alacağı yönünden borçlu davalılar tarafından 77.291,34-TL asıl alacak(tüzel kmh), 6.669,39-TL işlemiş faiz, 333,47-TL BSMV, 2.340,62-TL ihtarname masrafı olmak üzere toplam 86.634,82-TL alacağa yönelik yapılan itirazın iptaline, takibin borçlu davalılar yönünden tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla belirtilen miktar yönünden takip tarihinden itibaren asıl alacak için uygulanacak yıllık %30,24 ve değişen oranlarda faiz ve bu faize %5 gider vergisi uygulanmak suretiyle kaldığı yerden devamına, fazlaya ilişkin istemin reddine, genel kredi sözleşmesinden kaynaklı kredi alacağı yönünden borçlu davalılar tarafından 778.438,87-TL asıl alacak(gks), 111.775,94-TL işlemiş faiz, 5.588,79-TL BSMV olmak üzere toplam 895.803,60-TL alacağa yönelik yapılan itirazın iptaline, takibin borçlu davalılar yönünden tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla belirtilen miktar yönünden takip tarihinden itibaren asıl alacak için uygulanacak yıllık %50 oranında faiz ve bu faize %5 gider vergisi uygulanmak suretiyle kaldığı yerden devamına, fazlaya ilişkin istemin reddine, gayri nakdi kredi alacağı yönünden borçlu davalı tarafından 24.400,00-TL çek bedelinin depo edilmesine yönelik yapılan itirazın iptaline, gayri nakdi alacağa ilişkin takibin borçlu davalılar yönünden tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla belirtilen miktar yönünden tazmin tarihlerinden itibaren tazmin tutarları üzerinden uygulanacak yıllık %50 oranında faiz ve bu faize %5 gider vergisi uygulanmak suretiyle kaldığı yerden devamına, asıl alacağın (855.730,21-TL'nin) %20'si oranında icra inkar tazminatının borçlu davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacı tarafa verilmesine, karar verilmiştir. Bu karara karşı, davacı vekilince istinaf başvurusunda bulunulmuştur.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ Davacı vekili, istinaf başvuru dilekçesinde özetle; eksik ve hatalı inceleme neticesinde tesis edilen hükmün davacı aleyhine olan kısmının kaldırılması ve haklı alacaklarının kabulüne karar verilmesini talep etmek zorunda kaldıklarını, mahkeme tarafından nakdi kredi alacağına ilişkin yapılan hesaplamaların Kahramanmaraş ... Noterliğinin 16.05.2018 tarihli ve ... yevmiye numaralı ihtarnamesinde yer alan alacak miktarından daha az olduğunu, bu tespitin hükme esas alınmasının usul ve yasaya aykırılık teşkil ettiğini, ticari kredili mevduat hesabı kredisinden kaynaklanan asıl alacak tutarının kararda 77.291,34 TL olarak gösterildiğini, fakat 16.05.2018 tarihli ihtarnamede de görüleceği üzere hesap kat tarihi itibariyle tüzel kredili mevduat hesabından kaynaklanan asıl alacak miktarının 79.912,71 TL olduğunu, yapılan eksik ve hatalı tespitin gerekçeli kararda ayrıca bir gerekçe gösterilmeksizin hükme esas alınmasının usul ve yasaya aykırılık teşkil etiğini, bu hususta yeniden inceleme yapılması gerektiğini, kaldı ki, alacağın eksik hesaplanmış olmasının tespit edilen bütün alacaklara sirayet ederek davacı nezdinde telafisi güç zararlara neden olacağını, gerekçeli kararın eksik inceleme tesis edildiğini, 08.02.2021 tarihli bilirkişi ek raporuna ilişkin 26.02.2021 tarihli beyan dilekçelerinde itirazları doğrultusunda dosyanın yeni bir bilirkişiye tevdiini talep ettiklerini, ancak mahkemece dilekçede izah edildiği üzere itirazları doğrultusunda yeniden bilirkişi incelmesi yapılması ve dosyanın yeni bir bilirkişiye tevdii edilmesi gerekirken itirazların dinlenilmediğini, bu nedenlerle ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek, kararın kaldırılmasına ve davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.
İNCELEME VE GEREKÇE Dava, İİK'nın 67. maddesi uyarınca, genel kredi sözleşmesinden kaynaklanan banka alacağının asıl borçlu ve müteselsil kefillerden tahsili için başlatılan ilamsız icra takibine vaki itirazın İİK'nın 67.maddesi uyarınca iptali ve icra inkâr tazminatının tahsili taleplerine ilişkindir. İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda davanın kısmen kabulüne karar verilmiş; bu karara karşı, davacı vekilince, yasal süresi içinde istinaf başvurusunda bulunulmuştur. İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi uyarınca, ileri sürülmüş olan istinaf nedenleriyle ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır. Dosya kapsamında bulunan İstanbul ...İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı icra dosyasının incelenmesinde; davacı takip alacaklısı tarafından davalı takip borçluları aleyhine 82.075,49 TL tüzel kredili mevduat hesabı asıl alacağı, 10.720,71TL işlemiş faiz, 536,04 TLBSMV, 2.340,62 TL diğer masraf olmak üzere 95.672,86 TL; 829.708,07 TL genel kredi sözleşmesi asıl alacağı, 177.287,67 TL işlemiş faiz, 8.864,39 TL BSMV olmak üzere toplam 1.015860,13 TL olmak üzere 1.111.532,99 TL nakdi alacak ile 24.400,00 TL gayri nakti alacak yönünden 22.10.2018 tarihinde icra takibi başlatıldığı, takip dayanağı olarak genel kredi alacağı ve tüzel kredili mevduat hesabı alacağının gösterildiği, davalılar tarafından borca ve ferilerine itiraz edilmesi üzerine takibin durduğu ve eldeki davanın açıldığı anlaşılmıştır.Dava dilekçesinde dava değeri 1.129.802,99 TL olarak gösterilmiş Mahkemece, alınan bilirkişi kök ve ek raporu uyarınca, davanın toplam 982.438,42 TL nakdi alacak yönünden kısmen kabulüne, 147.364,57 TL nakti alacak yönünden reddine karar verilmiş, gerekçeli karar taraf vekillerine tebliğ edilmiş, davalılarca istinaf isteminde bulunulmamış, yalnızca davacı vekilince istinaf isteminde bulunulmuş olup bu çerçevede istinaf incelemesi yapılmıştır. Davacı ile davalılardan Ersa şirketi arasında 22.06.2015 tarihli ve 1.250.000,00 TL limitli genel kredi sözleşmesi ile 18.08.2017 tarihli ve 1.000.000 TL limitli genel kredi sözleşmesinin bulunduğu, davalı ... ve davalı ...iterm şirketinin sözleşmeleri müteselsil kefil sıfatıyla imzaladıkları görülmektedir. Davacı vekili, mahkemece davalıların kullandığı kredilere ilişkin eksik hesaplama yapıldığını, ticari kredili mevduat hesabı kredisinden kaynaklanan asıl alacak tutarının kat ihtarnamesinde 79.912,71 TL olduğunu ancak mahkemece bu asıl alacak tutarının 77.291,34 TL olarak kabul edildiğini, bunun hatalı hesaplama sonucu olduğunu istinaf sebebi olarak ileri sürmüştür. Davacı taraf kat ihtarnamesinde kredili mevduat hesabı asıl alacağını 79.912,71 TL olarak göstermiş, takip talebinde ise bu asıl alacağını 82.075,49 TL olarak göstermiştir. Mahkemece hükme esas alınan, tarafların itirazlarının karşılandığı, hüküm kurmaya elverişli bilirkişi ek raporunda, hesabın kat edildiği tarih itibariyle alacağın ulaştığı miktarın belirlendiği, temerrüt tarihine kadar akdi faiz hesaplanarak bunun kapitalize edilerek temerrüt tarihine göre asıl alacağın faiz ve BSMV ile 82.445,69 TL olarak hesaplandığı, bu asıl alacaktan temerrüt tarihinden takip tarihine kadar yapılan tahsilatlar mahsup edilerek davacının kredili mevduat hesabı asıl alacağının 77.291,34 TL, işlemiş faizin 6.669,39 TL ile 333,47 TL BSMV olmak üzere toplam 84.294,20 TL olarak hesaplandığı görülmektedir. Ek raporda 77.291,34 TL kredi mevduat hesabı asıl alacağının, davacı tarafça sunulan ödeme planında yer alan ve takip tarihine kadar yapılan tahsilatlar da nazara alınarak hesaplanması yerinde olmuştur. Bu sebeple mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemekte olup davacı vekilince başkaca somut bir itiraz sebebi de bulunmadığından davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerekmiştir. Açıklanan bu gerekçelerle, HMK'nın 353/1.b.1 maddesi uyarınca dosya üzerinden yapılan istinaf incelemesi sonucunda, ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararı usul ve yasaya uygun olup davacı vekilinin istinaf sebepleri yerinde görülmediğinden, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine dair aşağıdaki hüküm verilmiştir.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan gerekçelerle; 1-HMK'nın 353/1.b.1. maddesi uyarınca, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine, 2-Davacı tarafından yatırılan istinaf başvuru ve peşin karar harçlarının Hazineye gelir kaydına; bakiye 368,30 TL istinaf karar harcının davacıdan tahsiline, Hazineye gelir kaydına, 3-Davacı tarafından yapılan kanun yolu giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, 4-Gerekçeli kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine, 5-Dosyanın kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine dair; HMK'nın 353/1.b.1. maddesi uyarınca dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, oybirliğiyle ve kesin olarak karar verildi.19.09.2024
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_bam
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:34:32