Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi
bam
2021/996
2024/1227
19 Eylül 2024
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
14. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2021/996
KARAR NO: 2024/1227
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İSTANBUL 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 16/11/2020
NUMARASI:2019/325E. - 2020/685 K.
ASIL DAVA DOSYASINDA
BİRLEŞEN İSTANBUL 19. ATM'NİN 2019/285 ESAS 2019/336 KARAR SAYILI DOSYASINDA
DAVANIN KONUSU: İtirazın İptali
Taraflar arasındaki asıl ve birleşen davaların davasının ilk derece mahkemesince yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerle asıl ve birleşen davaların reddine dair verilen karara karşı, asıl ve birleşen davalarda davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine Dairemize gönderilmiş olan dava dosyası incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ:Asıl davada davacı vekili, dava dilekçesinde özetle; müvekkili ile davalı arasında 06.04.2018 tarihinde imzalanan ''Son Kullanıcı Lisans ve Satış Sözleşmesi" ve eki "....'' ile davalıya sözleşme içeriğinde belirtilen yazılım ürünlerinin satıldığını, bu sözleşme ile müvekkilinin davalıya sözleşme konusu yazılım ürünlerinde kullanım hakkı tanıyarak satış sonrası hizmetler vermeyi, davalının da 10.560 USD'yi sözleşme tarihinde nakit, 11.840 USD'yi ise sözleşme tarihinde kredi kartına 6 taksit olacak şekilde ödemeyi taahhüt ettiğini, ancak 6 taksitte ödenmesi gereken 11.840 USD'nin hiçbir şekilde ödenmediğini, bu amaçla müvekkilinin davalıdan alacağına istinaden ... Esas sayılı dosyasıyla takip başlatıldığını, ancak davalının haksız ve kötü niyetli olarak borca itiraz ettiğini, davacı müvekkilinin sözleşmeye istinaden ilgili ürünleri davalı bilgisayarlarına kurduktan sonra davalının talepleri doğrultusunda yazılım programlarında düzenlemeler yaptığını, satış sonrası hizmetlerini yerine getirdiğini, servis formaları ile bu hizmetlerin gerçekleştirildiğinin sabit olduğunu, bu anlamda davalının tek taraflı feshinin geçerli olmayacağını, ancak davalının Eskişehir ... Noterliğince keşide edilen 11.01.2019 tarih, ... yevmiye numaralı ihtarname ile müvekkilinin yükümlülüklerini yerine getirmediğini iddia ettiğini, sözleşmeyi feshettiğini ve bakiye bedeli ödemeyeceğini belirterek, ödemiş olduğu bedelin iadesini talep ettiğini, bu ihtarnameye cevaben gönderdikleri Beyoğlu .... Noterliğince keşide edilen 21.01.2019 tarih, ...yevmiye numaralı ihtarname ile davalının iddialarının kabulünün mümkün olmadığı, her ne kadar program bedelinin kredi kartıyla ödenmesi planlanan kısmı ödenmemiş olsa da müvekkilinin yükümlülüklerini eksiksiz yerine getirdiğini belirterek bakiye bedelin ödenmesinin talep edildiğini, davalının Eskişehir... Noterliğince keşide edilen 22.02.2019 tarih,... yevmiye numaralı ihtarname ile düzenlemiş olduğu... sayı, 31.01.2019 tarih ve 58.314,00 TL bedelli; ... sayı, 16.02.2019 tarih ve 5.173,71 TL bedelli iade faturaları ile müvekkilden olduğunu iddia ettiği 16.719,71 TL tutarındaki alacağını ... AŞ'ye devrettiğini gösterir Eskişehir.... Noterliğince keşide edilen 22.02.2019 tarih, ...yevmiye numaralı temlik sözleşmesini müvekkiline gönderdiğini, bu ihtarnameye cevaben gönderdikleri İstanbul ... Noterliğince keşide edilen 08.03.2019 tarih, ... yevmiye numaralı ihtamame ile müvekkilinin yükümlülüklerini yerine getirdiği yinelenerek, herhangi bir haklı sebebe dayanmayan tek taraflı feshin ve faturaların iadesinin kabul edilemeyeceğinin, bildirildiğini ve uyuşmazlık konusu olan bu alacağın devredilemeyeceğinin belirtildiğini ileri sürerek, ...sayılı dosyasına yapılan itirazın iptali ile %20'den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesini istemiştir. Asıl davada davalı ... vekili, savunmasında özetle; müvekkili şirket ve dava dışı üç şirket arasında 06.04.2018 tarihinde ''...'' ve''Ek-2 ...'' imzalanarak buradaki hükümlere ve davalı şirketin işleyişine uygun olacak şekilde yazılım ürünlerinin hazırlanması, yazılım ve donanımların satışı, satış sonrası desteği konularında anlaşıldığını, davalı müvekkilinin sözleşmeden doğan tüm yükümlülüklerini yerine getirdiğini, lisans ve satış sözleşmesinin 6.3 maddesindeki atıfla ek-2 fiyat teklifinde düzenlenen tüm hususların sözleşme hükümleri gibi bağlayıcı olduğu kararlaştırıldığından davacının burada yazılı tüm hususları gerçekleştirmekle yükümlü olduğunu özellikle ek-2 fiyat teklifinde ''..."nin de ''Sistem işletmenize tam olarak uymalı, 'Kullanımı basit olmalı. Bir işi yapmak için uzun prosedürler gerektirmemeli, Özelleştirilebilen — yapısı ile — işletmenin tam istedikleri — sisteme dönüşebilmektedir. Kullanıcı dostu çalışma listeleri sayesinde işlemlerin daha hızlı, daha pratik ve daha güvenli gerçekleştirilmesi sağlanabilir'' vb. maddelerle hız, verimlilik, kolaylık, güvenilirlik konularında davacıya taahhütlerde bulunduğunu, ancak bu taahhütleri yerine getirmediğini, ancak söz konusu yazılımlarda ayrıntılı satışlarda ürünün içindeki hammaddede alım olsa bile maliyetleri ya hatalı yada sıfır atması, alım faturaları girilirken farklı fiyat uygulandığının uyarı sistemi olmaması sebebiyle anlaşılamaması, günlük üretimlerde gün atlama olması, sistem yapısında replikasyon ile sistemdeki raporların çekilmesinde problem yaşanması, mamül içerisine mamül tanımı yapıldığında maliyete ilişkin hata vermesi, ay içi ortalama maliyetleri hesaplamada hataların olması gibi problemlerin mevcut olduğunu, sözleşmeye konu yazılımlardaki en büyük sıkıntılardan birinin de davalı şirketin işyerlerinin gündüz 10:00 ile gece 03:00 arası açık olup bir gün bu saatler arası olduğundan yapılan işlemlerin tek güne işlenmesi gerekli olduğunu, davacıya ait yazılımla işlem yapıldığındaysa gece 00:00'a kadar hareketleri bir güne 00:00'dan sonraki hareketleri ertesi güne işlediğini, bu problemin davalı şirketin günlük stok hareketlerini karıştırdığını, özellikle ayın son günlerine gelindiğinde hem günlük hem de aylık stok hareketlerinin karıştığını, dolayısıyla davalı şirketin iş ve işlemlerini olumsuz etkilediğini, yazılımda karşılaşılan sorunların müvekkili şirketin işlerini aksattığını, personellerin iş yükünü arttırdığını, verimliliğini düşürdüğünü, işlem güvenilirliğini kaldırdığını, kayıtlarında tutarsızlıklar yaratarak idari yaptırımlara maruz kalma tehlikesini yarattığını, tüm bunların müvekkili şirketin sözleşmeye konu yazılımı kullanmasını imkansız hale getirdiğini, bu problemlerin müvekkili şirket tarafından defalarca bildirilmiş olmasına rağmen çözümlendiğinini, davalı şirkete satılan yazılım ve bu yazılımdaki hataların davalı şirketin serverlarında dijital delil olarak saklandığını, bunların bilirkişi aracılığıyla incelenmesini talep ettiklerini, sözleşmenin 4.1.maddesinde ''... 30.04.2018 tarihinde kullanıcı'ya teslim etmeyi taahhüt eder.'' hükmü bulunmasına rağmen, yazılımın davalı şirketin bilgisayarlarına kurularak teslim edilmediğini, dava dosyasında da yazılımların teslim edildiğine dair tutanak vb. evrak da bulunmadığını, kendi borcunu yerine getirmeyen davacının, haksız ve kötüniyetli olarak davalı aleyhine icra takibi başlattığını, davacının, yazılımları kurup gerekli düzenlemeleri yaptığı yönündeki iddialarının ve servis formlarının kabulünün mümkün olmadığını, öncelikle formlarda firma adının ''...'' olarak geçtiğini, bu grubun içerisinde davalının da dahil olduğu 4 farklı şirket bulunduğunu, yazılımların davalı şirkete teslim edilmediğinden bu formların diğer şirketlerle ilgili olduğunun açık olduğunu, ayrıca formlarda yazılımlardaki hataların hepsinin çözümlendiğini ve yazılımın kullanılabilir olarak teslim edildiğine dair kayıt da bulunmadığını, yazılıma ait bahsedilen sorunların ise yazılımın davalı şirket için hazırlanması aşamasında ortaya çıkan ve yine diğer iki dava dışı şirketin de kullanırken karşılaştıkları hususlara ilişkin olduğunu, sözleşmenin yürürlükte kaldığı Nisan 2018'den Ocak 2019'a kadar bu kadar fazla form düzenlenmesinin de yazılımın hatalı olarak davalıya satıldığını ve sonradan hataların düzeltilmeye çalışıldığını ortaya koyar nitelikte olduğunu, Ek-2 fiyat teklifinin ''2.2. Zaman Çizelges'' kısmında ''Projenin 6 hafta sürmesi planlanmaktadı'' hükmü bulunduğundan davacının sözleşmede taahhüt ettiklerini en geç 18.05.2018 tarihine kadar gerçekleştirmesi gerektiğini, ancak söz konusu problemlerin çözümlenemeyip sürekli yenileri eklendiğinden, yazılımın bu sürede tamamlanamamış ve davacının temerrütte düşmüş olduğunu, projenin süresinde tamamlandığının ispatı davacıya ait olup buna ilişkin tutanak ve bildirimin bulunmadığını, bu sorunların sözleşme ilişkisini çekilmez hale getirdiğini, sözleşmenin 6.1 maddesindeki ''Tarafların iş bu satış sözleşmesinde belirtilen şartlara aykırı hareket etmesi durumunda, iş bu satış sözleşmesi ile elde edilen tüm hak ve sorumluluklar ortadan kalkacaktır.'' hükmü doğrultusunda davalı tarafından Eskişehir .... Noterliğinin 11.01.2019 tarih... yevmiye nolu yazısıyla sözleşmenin haklı sebeple feshedildiğini, davacının sözleşmeyle taahhüt ettiği yazılımı kullanıma hazır olarak teslim etmeden önce ... ve ...için 31.05.2018 tarih ... nolu 58.314,00TL'lik ve ... ... için 31.05.2018 tarih ... nolu 5.173,71TL'lik faturalar kestiğini, sözleşmenin haklı sebeple feshinden sonra davalının ödememesi gereken 58.314,00TL için 31.01.2019 tarih ... nolu iade faturası ve davacıya ödenmiş olan 5.173,71TL için 16.02.2019 tarihli ... nolu iade faturası düzenlenerek Eskişehir.. Noterliğinin 22.02.2019 tarih ... yevmiye nolu ihtarnamesiyle davacıya gönderildiğini, ancak, davacının, İstanbul ... Noterliğinin 08.03.2019 tarih ve ... yevmiye nolu ihtarnamesiyle sözleşmeden doğan yükümlülüklerini yerine getirdiğinden bahisle faturaları iade ettiğini, davalı tarafından sözleşme tarihinde nakit ödenen 10.560 USD'nin sözleşmenin 8.kısmındaki ''Satış Sözleşmesi Kapsamındaki Yazılım Konfigürasyonu” maddesinin ''Donanım'' bölümünde sayılan ekipmanların bedelleri olduğunu, söz konusu bedelin dava konusu yazılımlarla ilgisi bulunmadığını, sözleşmenin davalı tarafından haklı feshi sebebiyle ödenmemesi gereken ... (58.314,00TL) ve ödendiği için davacı tarafça iadesi gereken ...(5.173,71TL) toplamı 63.487,71TL olduğunu, halbuki taraflar arasındaki sözleşmenin 7.maddesine göre bu yazılımların bedellerinin toplamı 46.768,00TL (11.840USD) olduğunu, davacı tarafından fazladan fatura edilen bedel 16.719,71TL olup davalı şirketin bu miktar kadar davacıdan alacaklı olduğunu, davalının bu alacağını dava dışı ... AŞ'ye olan borcu sebebiyle 22.02.2019 tarihli ... yevmiye nolu Eskişehir .... Noterliğince düzenlenen alacağın temliki sözleşmesiyle devrettiğini, takibin haksız olduğunu savunarak, %20'den az olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesini istemiştir. Birleşen davada (İstanbul 19. Asliye Ticaret Mahkemesi 2019/285 Esas, 2019/336 Karar) davacı vekili, dava dilekçesinde özetle; müvekkili ile davalı arasında 06.04.2018 tarihinde imzalanan ''Son Kullanıcı Lisans ve Satış Sözleşmesi" ve eki "...' ile davalıya sözleşme içeriğinde belirtilen yazılım ürünlerinin satıldığını, bu sözleşme ile müvekkilinin davalıya sözleşme konusu yazılım ürünlerinde kullanım hakkı tanıyarak satış sonrası hizmetler vermeyi, davalının da 3960 USD'yi sözleşme tarihinde nakit, 4440 USD'yi ise sözleşme tarihinde kredi kartına 6 taksit olacak şekilde ödemeyi taahhüt ettiğini, ancak 6 taksitte ödenmesi gereken 11.840 USD'nin hiçbir şekilde ödenmediğini, bu amaçla müvekkilinin davalıdan alacağına istinaden ...Esas sayılı dosyasıyla takip başlatıldığını, ancak davalının haksız ve kötü niyetli olarak borca itiraz ettiğini, davacı müvekkilinin sözleşmeye istinaden ilgili ürünleri davalı bilgisayarlarına kurduktan sonra davalının talepleri doğrultusunda yazılım programlarında düzenlemeler yaptığını, satış sonrası hizmetlerini yerine getirdiğini, servis formaları ile bu hizmetlerin gerçekleştirildiğinin sabit olduğunu, bu anlamda davalının tek taraflı feshinin geçerli olmayacağını, ancak davalının Eskişehir.... Noterliğince keşide edilen 11.01.2019 tarih, ... yevmiye numaralı ihtarname ile müvekkilinin yükümlülüklerini yerine getirmediğini iddia ettiğini, sözleşmeyi feshettiğini ve bakiye bedeli ödemeyeceğini belirterek, ödemiş olduğu bedelin iadesini talep ettiğini, bu ihtarnameye cevaben gönderdikleri Beyoğlu.... Noterliğince keşide edilen 21.01.2019 tarih, ... yevmiye numaralı ihtarname ile davalının iddialarının kabulünün mümkün olmadığı, her ne kadar program bedelinin kredi kartıyla ödenmesi planlanan kısmı ödenmemiş olsa da müvekkilinin yükümlülüklerini eksiksiz yerine getirdiğini belirterek bakiye bedelin ödenmesinin talep edildiğini, davalının Eskişehir ... Noterliğince keşide edilen 05.03.2019 tarih, ... yevmiye numaralı ihtarname ile düzenlemiş olduğu... sayı, 23.01.2019 tarih ve 23.530,00 TL bedelli iade faturasını müvekkiline gönderdiğini, bu ihtarnameye cevaben gönderdikleri Beyoğlu ....Noterliğince keşide edilen 14.03.2019 tarih, ... yevmiye numaralı ihtamame ile müvekkilinin yükümlülüklerini yerine getirdiği yinelenerek, herhangi bir haklı sebebe dayanmayan tek taraflı feshin ve faturaların iadesinin kabul edilemeyeceğinin, bildirildiğini ve uyuşmazlık konusu olan bu alacağın devredilemeyeceğinin belirtildiğini ileri sürerek,... Esas sayılı dosyasına yapılan itirazın iptali ile %20'den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesini istemiştir. Birleşen davada davalı ... Şti vekili, savunmasında özetle; müvekkili şirket ve davalı ile dava dışı üç şirket arasında 06.04.2018 tarihinde ''Son Kullanıcı Lisans ve Satış Sözleşmesi'' ve''...'' imzalanarak buradaki hükümlere ve davalı şirketin işleyişine uygun olacak şekilde yazılım ürünlerinin hazırlanması, yazılım ve donanımların satışı, satış sonrası desteği konularında anlaşıldığını, davalı müvekkilinin sözleşmeden doğan tüm yükümlülüklerini yerine getirdiğini, lisans ve satış sözleşmesinin 6.3 maddesindeki atıfla ek-2 fiyat teklifinde düzenlenen tüm hususların sözleşme hükümleri gibi bağlayıcı olduğu kararlaştırıldığından davacının burada yazılı tüm hususları gerçekleştirmekle yükümlü olduğunu özellikle ek-2 fiyat teklifinde ''..."nin de ''Sistem işletmenize tam olarak uymalı, 'Kullanımı basit olmalı. Bir işi yapmak için uzun prosedürler gerektirmemeli, Özelleştirilebilen — yapısı ile — işletmenin tam istedikleri — sisteme dönüşebilmektedir. Kullanıcı dostu çalışma listeleri sayesinde işlemlerin daha hızlı, daha pratik ve daha güvenli gerçekleştirilmesi sağlanabilir'' vb. maddelerle hız, verimlilik, kolaylık, güvenilirlik konularında davacıya taahhütlerde bulunduğunu, ancak bu taahhütleri yerine getirmediğini, ancak söz konusu yazılımlarda ayrıntılı satışlarda ürünün içindeki hammaddede alım olsa bile maliyetleri ya hatalı yada sıfır atması, alım faturaları girilirken farklı fiyat uygulandığının uyarı sistemi olmaması sebebiyle anlaşılamaması, günlük üretimlerde gün atlama olması, sistem yapısında replikasyon ile sistemdeki raporların çekilmesinde problem yaşanması, mamül içerisine mamül tanımı yapıldığında maliyete ilişkin hata vermesi, ay içi ortalama maliyetleri hesaplamada hataların olması gibi problemlerin mevcut olduğunu, sözleşmeye konu yazılımlardaki en büyük sıkıntılardan birinin de davalı şirketin işyerlerinin gündüz 10:00 ile gece 03:00 arası açık olup bir gün bu saatler arası olduğundan yapılan işlemlerin tek güne işlenmesi gerekli olduğunu, davacıya ait yazılımla işlem yapıldığındaysa gece 00:00'a kadar hareketleri bir güne 00:00'dan sonraki hareketleri ertesi güne işlediğini, bu problemin davalı şirketin günlük stok hareketlerini karıştırdığını, özellikle ayın son günlerine gelindiğinde hem günlük hem de aylık stok hareketlerinin karıştığını, dolayısıyla davalı şirketin iş ve işlemlerini olumsuz etkilediğini, yazılımda karşılaşılan sorunların müvekkili şirketin işlerini aksattığını, personellerin iş yükünü arttırdığını, verimliliğini düşürdüğünü, işlem güvenilirliğini kaldırdığını, kayıtlarında tutarsızlıklar yaratarak idari yaptırımlara maruz kalma tehlikesini yarattığını, tüm bunların müvekkili şirketin sözleşmeye konu yazılımı kullanmasını imkansız hale getirdiğini, bu problemlerin müvekkili şirket tarafından defalarca bildirilmiş olmasına rağmen çözümlendiğinini, davalı şirkete satılan yazılım ve bu yazılımdaki hataların davalı şirketin serverlarında dijital delil olarak saklandığını, bunların bilirkişi aracılığıyla incelenmesini talep ettiklerini, Ek-2 Fiyat teklifinin ''2.2. Zaman Çizelgesi” kısmında “Projenin 6 hafta sürmesi planlanmaktadır” hükmü bulunduğundan davacının sözleşmede taahhüt ettiklerini en geç 18.05.2018 tarihine kadar gerçekleştirmesi gerektiğini, ancak söz konusu problemler çözümlenemeyip sürekli yenileri eklendiğinden, yazılım bu sürede tamamlanamadığını, davacının temerrütte düştüğünü, projenin süresinde tamamlandığının ispatının davacıya ait olduğunu, buna ilişkin tutanak, bildirim vb husus bulunmadığını, davacının, yazılımları kurup gerekli düzenlemeleri yaptığı yönündeki iddialarının ve servis formlarının kabulünün mümkün olmadığını, öncelikle formlarda firma adının ''...'' olarak geçmekte olduğunu, bu grubun içerisinde davalının da dahil olduğu 4 farklı şirket bulunduğunu, dolayısıyla hangi formun hangi şirkete ait olduğunun açık olmadığından itibar edilemeyeceğini, ayrıca formlarda yazılımlardaki hataların hepsinin çözümlendiği ve yazılımın kullanılabilir olarak teslim edildiğine dair kayıt da bulunmadığını, sözleşmenin yürürlükte kaldığı Nisan 2018'den Ocak 2019'a kadar bu kadar fazla form düzenlenmesinin de yazılımın hatalı olarak davalıya satıldığını ve sonradan hataların düzeltilmeye çalışıldığını ortaya koyar nitelikte olduğunu, bu sorunların sözleşme ilişkisini çekilmez hale getirdiğini, sözleşmenin 6.1 maddesindeki ''Tarafların iş bu satış sözleşmesinde belirtilen şartlara aykırı hareket etmesi durumunda, iş bu satış sözleşmesi ile elde edilen tüm hak ve sorumluluklar ortadan kalkacaktır.'' hükmü doğrultusunda davalı tarafından Eskişehir.... Noterliğinin 11.01.2019 tarih, ...yevmiye nolu yazısıyla sözleşmenin haklı sebeple feshedildiğini, davacının sözleşmeyle taahhüt ettiği yazılımı kullanıma hazır olarak teslim etmeden önce ...için 31.05.2018 tarih ....nolu 3.530,00TL'lik ve . ...için 31.05.2018 tarih ... nolu1.461,50TL'lik faturalar kestiğini, sözleşmenin haklı sebeple feshinden sonra davalının ödememesi gereken 23.530,00TL için 23.01.2019 tarih ... nolu iade faturası ve davacıya ödenmiş olan 5.173,71TL için 16.02.2019 tarihli ... nolu iade faturası düzenlenerek Eskişehir ... Noterliğinin 05.03.2019 tarih ... yevmiye nolu ihtarnamesiyle davacıya gönderildiğini, ancak, davacının, Beyoğlu ... Noterliğinin 14.03.2019 tarih ve ...yevmiye nolu ihtarnamesiyle sözleşmeden doğan yükümlülüklerini yerine getirdiğinden bahisle faturaları iade ettiğini, davalı tarafından sözleşme tarihinde nakit ödenen 3960 USD'nin sözleşmenin 8.kısmındaki ''...'' maddesinin ''Donanım'' bölümünde sayılan ekipmanların bedelleri olduğunu, söz konusu bedelin dava konusu yazılımlarla ilgisi bulunmadığını, sözleşmenin davalı tarafından haklı feshi sebebiyle ödenmemesi gereken ... (23.530,00TL) olduğunu, halbuki taraflar arasındaki sözleşmenin 7.maddesine göre bu yazılımların bedellerinin toplamı 17.538,00TL (14440 USD) olduğunu, davacı tarafından fazladan fatura edilen bedel 5.992,00 TL olup davalı şirketin bu miktar kadar davacıdan alacaklı olduğunu, davalının bu alacağını dava dışı ... San ve Tic. AŞ'ye olan borcu sebebiyle alacağını temliki sözleşmesiyle devrettiğini, takibin haksız olduğunu savunarak, %20'den az olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesini istemiştir. Birleşen (İstanbul 16. Asliye Ticaret Mahkemesi 2019/329 Esas, 2019/778 Karar) davada davacı vekili, dava dilekçesinde özetle; müvekkili ile davalı arasında 06.04.2018 tarihinde imzalanan ''Son Kullanıcı Lisans ve Satış Sözleşmesi" ve eki "...f'' ile davalıya sözleşme içeriğinde belirtilen yazılım ürünlerinin satıldığını, bu sözleşme ile müvekkilinin davalıya sözleşme konusu yazılım ürünlerinde kullanım hakkı tanıyarak satış sonrası hizmetler vermeyi, davalının da 11880 USD'yi sözleşme tarihinde nakit, 13320 USD'yi ise sözleşme tarihinde kredi kartına 6 taksit olacak şekilde ödemeyi taahhüt ettiğini, ancak 6 taksitte ödenmesi gereken 13.320 USD'nin hiçbir şekilde ödenmediğini, bu amaçla müvekkilinin davalıdan alacağına istinaden .... sayılı dosyasıyla takip başlatıldığını, ancak davalının haksız ve kötü niyetli olarak borca itiraz ettiğini, davacı müvekkilinin sözleşmeye istinaden ilgili ürünleri davalı bilgisayarlarına kurduktan sonra davalının talepleri doğrultusunda yazılım programlarında düzenlemeler yaptığını, satış sonrası hizmetlerini yerine getirdiğini, servis formaları ile bu hizmetlerin gerçekleştirildiğinin sabit olduğunu, bu anlamda davalının tek taraflı feshinin geçerli olmayacağını, ancak davalının Eskişehir ...Noterliğince keşide edilen 11.01.2019 tarih, .... yevmiye numaralı ihtarname ile müvekkilinin yükümlülüklerini yerine getirmediğini iddia ettiğini, sözleşmeyi feshettiğini ve bakiye bedeli ödemeyeceğini belirterek, ödemiş olduğu bedelin iadesini talep ettiğini, bu ihtarnameye cevaben gönderdikleri Beyoğlu.... Noterliğince keşide edilen 21.01.2019 tarih, ... yevmiye numaralı ihtarname ile davalının iddialarının kabulünün mümkün olmadığı, her ne kadar program bedelinin kredi kartıyla ödenmesi planlanan kısmı ödenmemiş olsa da müvekkilinin yükümlülüklerini eksiksiz yerine getirdiğini belirterek bakiye bedelin ödenmesinin talep edildiğini, davalının Eskişehir .... Noterliğince keşide edilen 18.02.2019 tarih,... yevmiye numaralı ihtarname ile müvekkil tarafından sözleşmeye binaen gönderilen ... ve ...numaralı, sırasıyla 17.988,00 TL ve 1.724,57 TL bedelli ve 11.02.2019 tarihli e-faturaları sözleşmeyi feshettiğinden bahisle iade ettiğini, bu ihtarnameye cevaben gönderdikleri İstanbul .... Noterliğince keşide edilmiş 22.02.2019 tarih, ... yevmiye numaralı ihtamame ile müvekkilinin yükümlülüklerini yerine getirdiği yinelenerek, faturaların iadesinin kabul edilemeyeceğini belirtildiğini, herhangi bir haklı sebebe dayanmayan tek taraflı feshin ve faturaların iadesinin kabul edilemeyeceğinin, bildirildiğini ileri sürerek,... sayılı dosyasına yapılan itirazın iptali ile %20'den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesini istemiştir. Birleşen davada davalı ... vekili, savunmasında özetle; müvekkili şirket ve davalı ile dava dışı üç şirket arasında 06.04.2018 tarihinde ''...'' ve''...'' imzalanarak buradaki hükümlere ve davalı şirketin işleyişine uygun olacak şekilde yazılım ürünlerinin hazırlanması, yazılım ve donanımların satışı, satış sonrası desteği konularında anlaşıldığını, davalı müvekkilinin sözleşmeden doğan tüm yükümlülüklerini yerine getirdiğini, lisans ve satış sözleşmesinin 6.3 maddesindeki atıfla ek-2 fiyat teklifinde düzenlenen tüm hususların sözleşme hükümleri gibi bağlayıcı olduğu kararlaştırıldığından davacının burada yazılı tüm hususları gerçekleştirmekle yükümlü olduğunu özellikle ek-2 fiyat teklifinde ''..."nin de ''Sistem işletmenize tam olarak uymalı, 'Kullanımı basit olmalı. Bir işi yapmak için uzun prosedürler gerektirmemeli, Özelleştirilebilen — yapısı ile — işletmenin tam istedikleri — sisteme dönüşebilmektedir. Kullanıcı dostu çalışma listeleri sayesinde işlemlerin daha hızlı, daha pratik ve daha güvenli gerçekleştirilmesi sağlanabilir'' vb. maddelerle hız, verimlilik, kolaylık, güvenilirlik konularında davacıya taahhütlerde bulunduğunu, ancak bu taahhütleri yerine getirmediğini, ancak söz konusu yazılımlarda ayrıntılı satışlarda ürünün içindeki hammaddede alım olsa bile maliyetleri ya hatalı yada sıfır atması, alım faturaları girilirken farklı fiyat uygulandığının uyarı sistemi olmaması sebebiyle anlaşılamaması, günlük üretimlerde gün atlama olması, sistem yapısında replikasyon ile sistemdeki raporların çekilmesinde problem yaşanması, mamül içerisine mamül tanımı yapıldığında maliyete ilişkin hata vermesi, ay içi ortalama maliyetleri hesaplamada hataların olması gibi problemlerin mevcut olduğunu, sözleşmeye konu yazılımlardaki en büyük sıkıntılardan birinin de davalı şirketin işyerlerinin gündüz 10:00 ile gece 03:00 arası açık olup bir gün bu saatler arası olduğundan yapılan işlemlerin tek güne işlenmesi gerekli olduğunu, davacıya ait yazılımla işlem yapıldığındaysa gece 00:00'a kadar hareketleri bir güne 00:00'dan sonraki hareketleri ertesi güne işlediğini, bu problemin davalı şirketin günlük stok hareketlerini karıştırdığını, özellikle ayın son günlerine gelindiğinde hem günlük hem de aylık stok hareketlerinin karıştığını, dolayısıyla davalı şirketin iş ve işlemlerini olumsuz etkilediğini, yazılımda karşılaşılan sorunların müvekkili şirketin işlerini aksattığını, personellerin iş yükünü arttırdığını, verimliliğini düşürdüğünü, işlem güvenilirliğini kaldırdığını, kayıtlarında tutarsızlıklar yaratarak idari yaptırımlara maruz kalma tehlikesini yarattığını, tüm bunların müvekkili şirketin sözleşmeye konu yazılımı kullanmasını imkansız hale getirdiğini, bu problemlerin müvekkili şirket tarafından defalarca bildirilmiş olmasına rağmen çözümlendiğinini, davalı şirkete satılan yazılım ve bu yazılımdaki hataların davalı şirketin serverlarında dijital delil olarak saklandığını, bunların bilirkişi aracılığıyla incelenmesini talep ettiklerini, Ek-2 Fiyat teklifinin ''2.2. Zaman Çizelgesi” kısmında “Projenin 6 hafta sürmesi planlanmaktadır” hükmü bulunduğundan davacının sözleşmede taahhüt ettiklerini en geç 18.05.2018 tarihine kadar gerçekleştirmesi gerektiğini, ancak söz konusu problemler çözümlenemeyip sürekli yenileri eklendiğinden, yazılım bu sürede tamamlanamadığını, davacının temerrütte düştüğünü, projenin süresinde tamamlandığının ispatının davacıya ait olduğunu, buna ilişkin tutanak, bildirim vb husus bulunmadığını, davacının, yazılımları kurup gerekli düzenlemeleri yaptığı yönündeki iddialarının ve servis formlarının kabulünün mümkün olmadığını, öncelikle formlarda firma adının ''...'' olarak geçmekte olduğunu, bu grubun içerisinde davalının da dahil olduğu 4 farklı şirket bulunduğunu, dolayısıyla hangi formun hangi şirkete ait olduğunun açık olmadığından itibar edilemeyeceğini, ayrıca formlarda yazılımlardaki hataların hepsinin çözümlendiği ve yazılımın kullanılabilir olarak teslim edildiğine dair kayıt da bulunmadığını, sözleşmenin yürürlükte kaldığı Nisan 2018'den Ocak 2019'a kadar bu kadar fazla form düzenlenmesinin de yazılımın hatalı olarak davalıya satıldığını ve sonradan hataların düzeltilmeye çalışıldığını ortaya koyar nitelikte olduğunu, bu sorunların sözleşme ilişkisini çekilmez hale getirdiğini, sözleşmenin 6.1 maddesindeki ''Tarafların iş bu satış sözleşmesinde belirtilen şartlara aykırı hareket etmesi durumunda, iş bu satış sözleşmesi ile elde edilen tüm hak ve sorumluluklar ortadan kalkacaktır.'' hükmü doğrultusunda davalı tarafından Eskişehir ... Noterliğinin 11.01.2019 tarih, ...yevmiye nolu yazısıyla sözleşmenin haklı sebeple feshedildiğini, davacının sözleşmeyle taahhüt ettiği yazılımı kullanıma hazır olarak teslim etmeden önce ... ve ... için 31.05.2018 tarih ...nolu 17.988,00 TL'lik e fatura ve.... için 31.05.2018 tarih ... nolu 13.153,50 TL'lik e fatura (toplam fatura bedeli 81.549,33 TL'dir) kestiğini, sözleşmenin haklı sebeple feshinden sonra davalı tarafından ... ve ... ... için 17.988,00 TL'lik 05.02.2019 tarih... nolu iade e-faturası ve...için 1.724,57 TL'lik 05.02.2019 tarihli ... nolu iade faturası düzenlenerek davacıya gönderildiğini, ancak davacının, sözleşmeden doğan yükümlülüklerini yerine getirdiğinden bahisle 11.02.2019 tarih ... nolu 17.988,00 TL bedelli iade e-faturası, 11.02.2019 tarih ... nolu 1.724,57 TL bedelli iade ... düzenlediğini, söz konusu e-faturaların davalı şirket tarafından sözleşmenin haklı olarak feshedilmesi sebebiyle Eskişehir ....Noterliğinin 18.02.2019 tarih ... yevmeyi nolu ihtarnamesiyle kabul edilmeyerek iade edildiğini, davalı tarafından sözleşme tarihinde nakit ödenen 11880 USD'nin sözleşmenin ...kısmındaki ''...'' maddesinin ''...'' bölümünde sayılan ekipmanların bedelleri olduğunu, söz konusu bedelin dava konusu yazılımlarla ilgisi bulunmadığını, sözleşmenin davalı tarafından haklı fesih sebebiyle kestiği faturaların ...(17.988,00 TL) ve ...(1.724,57 TL) toplamı 19.712,57 TL olduğunu, taraflar arasındaki sözleşmenin 7.maddesine göre bu yazılımların bedellerinin toplamının ise 52.614,00 TL (13.320 USD) gözüktüğünü, davalı şirketin sözleşme bedelinden 32.901,43 TL daha az fatura kesmişse de davacı sözleşmede imzası olan diğer dava dışı şirketlere yazılımlar hakkında fazladan fatura kestiğinden bu şirketlerin davacıdan alacaklı gözüktüğünü, sözleşmede imzası bulunan diğer şirketlerden ... Şti.'nin fazla kesilen fatura sebebiyle 16.719,71 TL alacaklı olduğunu, dava dışı şirketin bu alacağını davalı ... AŞ'ye olan borcu sebebiyle 22.02.2019 tarihli ... yevmiye nolu Eskişehir ....Noterliğince düzenlenen alacağın temliki sözleşmesiyle devrettiğini, sözleşmede imzası bulunan diğer şirketlerden ...Şti.'nin davacıdan fazla kesilen fatura sebebiyle 5.992,00 TL alacaklı olduğunu, dava dışı şirketin bu alacağını davalı ... AŞ'ye olan borcu sebebiyle 22.02.2019 tarihli ... yevmiye nolu Eskişehir ....Noterliğince düzenlenen alacağın temliki sözleşmesiyle devrettiğini, takibin haksız olduğunu savunarak, %20'den az olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda; ''...Taraflar arasında akdedilen sözleşmenin incelenmesinde; sözleşmenin konusunun yazılım ürünlerinin satışı ve satış sonrası hizmetlerine ilişkin olduğu, davacının davalılara yazılımın yanı sıra donanım ürünlerinin satışını yaptığı, davacının yazılımı 30/04/2018 tarihinde kullanıcılara teslim etmeyi taahhüt ettiği, sözleşmenin 7. maddesinde, davalı ....Şti'nin 10.560 USD'yi sözleşme tarihinde nakit, 11.840 USD'yi sözleşme tarihinde kredi kartına 6 taksit olarak ödeyeceğinin, dava dışı ....Şti'nin 6.600 USD'yi sözleşme tarihinde nakit, 7.400 USD'yi sözleşme tarihinde kredi kartına 6 taksit olarak ödeyeceğinin, davalı ....Şti'nin 3.960 USD'yi sözleşme tarihinde nakit, 4.440 USD'yi sözleşme tarihinde kredi kartına 6 taksit olarak ödeyeceğinin, davalı... A.Ş'nin 11.880 USD'yi sözleşme tarihinde nakit, 13.320 USD'yi sözleşme tarihinde kredi kartına 6 taksit olarak ödeyeceğinin kararlaştırıldığı, toplam satış bedelinin 70.000 USD olarak belirlendiği, sözleşmenin 6.3 maddesinde sözleşmenin Ek-2 kısmında bulunan "..."nin sözleşmenin ayrılmaz bir parçası olduğu, bu teklifte düzenlenmiş tüm hususların, taahhütlerin, hak ve yükümlülüklerinin taraflar için bağlayıcı olduğu, tarafların teklifte düzenlenen hususlara aykırı davranışlarının sözleşme hükümlerine aykırılık olarak kabul edileceğinin düzenlendiği görülmüştür. Sözleşmenin Ek-2 kısmında düzenlenen ... incelenmesinde; davacının yazılım hususunda özelleştirme, güvenlik, verimlilik ve kullanım kolaylığı taahhüdünde bulunduğu görülmüştür. Asıl ve birleşen davalarda uyuşmazlık konuları;, sözleşme ve fiyat teklifi kapsamında davacının yazılım konusundaki taahhütlerini ve hizmetlerini gereği gibi yerine getirip getirmediği, yazılımda hata olup olmadığı, davacının yükümlülüklerini yerine getirip getirmediği ve tüm bunlara bağlı olarak sözleşmenin davalılarca haklı olarak feshedilip edilmediğine ilişkindir. Yargılama sırasında bilirkişi tarafından yapılan teknik yönden inceleme sonucunda; davacı tarafından donanımın teslim edildiği, ana server kurulumunun gerçekleştirildiği ancak sadece birleşen dosyaların davalıları ... pilot uygulama olarak yazılımın kullanılmaya başlanıldığı, davalı ...için herhangi bir veri aktarımı yapılmadığı ve programın kurulmadığı, kurulan yazılımlarda formatsal hatalar bulunduğu, ürün maliyet fiyatlarının program içerisinde tutarlılık göstermediği, yazılımda ayrıntılı satış raporu ile genel satış raporu verileri arasında tutarsızlık olduğu, yazılımın sistem yapısındaki replikasyon ile raporlamada adisyon durumunun yanlış bildirildiği, davacı tarafından taahhüt edilen zaman çizelgesine uyulmadığı, davacı tarafından taahhüt edilen davalı şirketin işleyişine uygun olacak şekilde yazılım ürünlerinin hazırlanması, sistemin işletmeye uygun hale getirilmesi, kullanım kolaylığı sağlanması, özelleştirilebilen yapı, hızlı ve güvenli yazılım konularında eksiklik olduğu, davacının yazılım konusunda taahhütlerini ve hizmetlerini gereği gibi yerine getirmediğini, davacının "özelleştirmeler" "kullanım basitliği" "teslim süresi" gibi yükümlülüklerini yerine getirmediği, asıl ve birleşen dosya davalılarının sözleşmeyi feshetmesinin haklı nedene dayandığı tespit edilmiştir. Tüm dosya kapsamı bir bütün olarak değerlendirildiğinde; sözleşme kapsamında teslim edilen donanımların bedelinin ödendiği, bakiye alacak taleplerinin yazılıma ilişkin olduğu, yargılama sırasında alınan bilirkişi raporunda davacının yazılım hizmetini gereği gibi yerine getirmediği, yazılımda hata ve eksiklikler bulunduğu, davacının 06.04.2018 tarihinde akdedilen "... ve eki "...." kapsamında vermiş olduğu taahhütleri yerine getirmediği, yazılımların zaman akışına uygun şekilde teslim edilmediği, sözleşmenin 6.3 maddesinin atfıyla bağlayıcı olan "..."nde davacı tarafından verilen taahhütlerin ve üstlenilen yükümlülüklerin yerine getirilmediği, bu nedenle davacının sözleşmeye aykırı davrandığı, asıl ve birleşen dosya davalılarının sözleşmeyi haklı nedenle feshettiği anlaşılmakla davacının yazılım hizmetinden kaynaklı olarak asıl ve birleşen dosya davalılarından alacağı olmadığı ..." gerekçesiyle asıl ve birleşen davaların reddine, karar verilmiştir. Bu karara karşı, asıl ve birleşen davada davacı vekilince istinaf başvurusunda bulunulmuştur.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ :Asıl ev birleşen davada davacı vekili, istinaf başvuru dilekçesinde özetle; kararın tek taraflı olarak davalılar nezdinde yapılan inceleme ve tek taraflı bilirkişi raporuna dayandığını, müvekkilinin defterleri ve kayıtlarının incelenmediği gibi davalıların hakimiyetinde bulunan bilgisayarlar üzerinde tek taraflı inceleme ile karar verilmesinin hatalı olduğunu, alınan raporda ve mahkeme kararında hiçbir şekilde servis formlarının dikkate alınmadığını, adeta davalının tek taraflı beyanları doğrultusunda karar verildiğini, alınan bilirkişi raporuna karşı itiraz etme haklarının ellerinden alındığını, bilirkişi raporunun vekil sıfatı kalmayan avukata tebliğ edildiğini, kendisine tebliği talebinin de hiçbir şekilde değerlendirilmediğini, 2018 yılında davalılara eksiksiz bir şekilde teslim edilen programlarla ilgili 2020 yılında tespit yapıldığını, aradan yaklaşık 2,5 senelik bir zaman geçtiğini, bilgisayar programının tamamen davalıların hakimiyetinde olduğunu, bu süreç içerisinde davalıların program üzerinde diledikleri gibi hareket etmelerinin pek tabi mümkün olduğunu, yani kaşeli imzalı servis formları dikkate alınmadan davalıların elinin altında, hakimiyetinde bulunan, diledikleri gibi değiştirme, bozma, bilgisayarları değiştirme, kaldırma vs işlemler yapılabilecek programın tek taraflı incelenmesi ile hüküm kurulmasının hatalı olduğunu, karara esas alınan bilirkişi raporunda belirtilen eksikliklerin neden kaynaklandığı tam olarak tespit edilmediğini, belirtilen hataların kullanıcı kaynaklı olup olmadığı ya da sistemin temelinde hata olup olmadığının tam olarak belirtilmediğini, örneğin formatsal hatalardan ne kastedildiğinin tam olarak anlaşılamadığını, yine aynı şekilde zaman çizelgesi konusunun da tek taraflı olarak davalı nezdinde yapılacak inceleme ile çözümlenecek, tespit edilecek bir husus olmadığını, zaman çizelgesi hususunda müvekkilinin bilgisayarlarında da tespit yapılması gerektiğini, karara esas raporda düzenlenen ayrıntılı tespit raporu ile genel satış raporunun da birebir aynı raporlar olmadığını, rapor seçenekleri farklı, sabit raporlaması farklı olduğunu, raporun ne şekilde alındığı, kullanımdan ya da kullanıcıdan kaynaklı bir eksiklik olup olmadığının incelenmediğini, hesap açısından da müvekkilinin defterleri incelenmeden karar verilmesinin tek başına bozma nedeni olduğunu, ayrıca üç ayrı davalı şirket olduğunu, aynı grup bünyesinde oldukları gerekçesi ile davaların birleştirilmesinin de hatalı olduğunu, her davalı için ayrı ayrı açılan davaların tekrar tefrik edilmesi gerektiğini, aynı grup altında faaliyet göstermeleri her bir davalı şirketin ayrı tüzel kişiliğini etkilemediği gibi davaların birleştirilmesi açısından arada bağlantı olduğu anlamına da gelmediğini, anlaşma konusu ürünlerin tamamının davalılara teslim edildiğini, davalıların önce programların kurulmadığını iddia edip sonrasında da kullanımda yaşadıkları zorlukları belirterek kendi beyanlarıyla çeliştiğini, zaten servis desteğinin ancak kurulup kullanılmaya başlanan ürünler için mümkün olduğunu, kurulumu yapılmayan bir yazılımla ilgili servis desteği verilmesinin mümkün olmadığını, müvekkili şirket çalışanlarının sözleşme ile taahhüt edilen süreden çok daha uzun süre davalılara destek verdiğini , öyle ki davalı şirketlerin grubuna ait ... de uzun süre kaldıklarını, tüm bunların yanı sıra sözleşme ile davalılara satılan ürünün ekstra özelleştirmelerin dahil olmadığı ana ürün olduğunu, firmalara özel özelleştirmeler için ayrıca emek ve mesai harcandığından ayrıca ücret talep edildiğini, davalılardan böyle bir talep gelmediği için özelleştirme yapılmadığını, ancak bu hususlar da incelemede göz ardı edildiğini, sözleşme konusu ürünlerin teslim edildiğinin faturalar ile de sabit olduğunu, davalıların bu faturalara yönelik yaklaşık 8 ay sonra iade faturası düzenlemiş olsalar da TTK md.21 “Bir fatura alan kişi aldığı tarihten itibaren sekiz gün içinde, faturanın içeriği hakkında bir itirazda bulunmamışsa bu içeriği kabul etmiş sayılır.” gereğince faturaları kabul ettiklerini, müvekkilinin verdiği hizmetlerin servis formlarında açıkça belirtildiğini, davalılar tarafından hiçbir kayıt-şerh düşülmeden imza altına alınan formların müvekkilinin yükümlülüklerini yerine getirdiğini ispatladığını, ayrıca servis formlarının davalılarla ilgili olmadığı iddiasının doğru olmadığını, servis alan bölümüne bakılacak olursa davalı şirketlerin yetkililerinin davalılara ait kaşe ile formları imzaladığının görüleceğini, servis formlarının sayılarının çok ya da az olmasının programı kullananların kullanma becerilerine göre değiştiğini, zira bu formların müvekkilden talep edilen destek hizmetleri neticesinde düzenlendiğini, bunun yanında davalıların belirttiği hususların hiçbirinin satılan programların ayıplı olduğuna ilişkin olmadığını, davalıların programları kullanamadıklarına ilişkin beyanda bulunduklarını, bu durumdan da ayıpsız ve hatasız ürün satan müvekkilinin sorumlu tutulamayacağını, dosyaya ibraz edilen servis formlarından da anlaşılacağı gibi müvekkilinin anlaşmada belirtilen tarih olan 30.04.2018'de ilgili yazılımların kurulumunu, davalıların kullanımına yönelik açılış işlemlerini yaptığını, gelişen teknoloji, müşterilerin talepleri ve ihtiyaçlarına göre bu programlar sürekli olarak güncellediğini, yeni özellikler kazandırıldığını, bu durumu "yazılımlar tamamlanmadı" şeklinde göstermeni veya yorumlamanın hatalı olduğunu, bu nedenlerle ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek, kararın kaldırılmasına ve davaların kabulüne karar verilmesini istemiştir.
İNCELEME VE GEREKÇE Asıl ve birleşen davalar, taraflar arasındaki 06.04.2018 tarihli ''...'' kapsamında yazılım ürünlerinin satışından doğan alacağın tahsili için başlatılan ilamsız icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir. İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda asıl dava ve birleşen davaların reddine karar verilmiş; bu karara karşı, asıl ve birleşen davalarda davacı vekilince, yasal süresi içinde istinaf başvurusunda bulunulmuştur.İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi uyarınca, ileri sürülmüş olan istinaf nedenleriyle ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır. ..sayılı icra dosyasının incelenmesinde; davacı takip alacaklısı tarafından davalı takip borçlusu ... Ltd.Şti. aleyhine 11.840,00 USD asıl alacak, 633,89 USD işlemiş faiz olmak üzere toplam 12.473,89 USD alacak yönünden 13.02.2019 tarihinde icra takibi başlatıldığı, takip dayanağı olarak 06.04.2018 tarihli 11.840,00 USD tutarlı asıl alacağın gösterildiği, ödeme emrinin 18.02.2019 tarihinde tebliğ edildiği, davalı tarafından 26.02.2019 tarihinde süresinde verilen itiraz dilekçesi ile borcun tamamına ve ferilerine itiraz edildiği, itiraz üzerine takibin durduğu ve davanın bir yıllık yasal hak düşürücü sürede açıldığı anlaşılmıştır...sayılı icra dosyasının incelenmesinde; birleşen davada davacı takip alacaklısı tarafından birleşen davada davalı takip borçlusu ... AŞ aleyhine 13.320,00 USD asıl alacak, 713,14 USD işlemiş faiz olmak üzere toplam 14.033,14 USD ( 55.430,90 TL) alacak yönünden 13.02.2019 tarihinde icra takibi başlatıldığı, takip dayanağı olarak 06.04.2018 tarihli, 13.320,00 USD tutarlı asıl alacağın gösterildiği, ödeme emrinin 21.02.2019 tarihinde tebliğ edildiği, davalı tarafından 26.02.2019 tarihinde süresinde verilen itiraz dilekçesi ile borcun tamamına ve ferilerine itiraz edildiği, itiraz üzerine takibin durduğu ve davanın bir yıllık yasal hak düşürücü sürede açıldığı anlaşılmıştır. İstanbul ...İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı icra dosyasının incelenmesinde; birleşen davada davacı takip alacaklısı tarafından davalı takip borçlusu ... Şti. aleyhine 4.440,00 USD asıl alacak, 237,70 USD işlemiş faiz olmak üzere toplam 4.677,70 USD ( 18.476,92 TL) alacak yönünden 13.02.2019 tarihinde icra takibi başlatıldığı, takip dayanağı olarak 06.04.2018 tarihli, 4.440,00 USD tutarlı asıl alacağın gösterildiği, ödeme emrinin 21.02.2019 tarihinde tebliğ edildiği, davalı tarafından 26.02.2019 tarihinde süresinde verilen itiraz dilekçesi ile borcun tamamına ve ferilerine itiraz edildiği, itiraz üzerine takibin durduğu ve davanın bir yıllık yasal hak düşürücü sürede açıldığı anlaşılmıştır. Asıl ve birleşen davada davacı vekili; müvekkilinin davalılarla 06.04.2018 tarihinde ''...''ni imzaladığını, davalıya sözleşme içeriğinde belirtilen yazılım ürünlerinin satıldığını, bu kapsamda asıl ve birleşen davalı şirketlere sözleşme konusu yazılım ürünlerinde kullanım hakkı tanıyarak satış sonrası hizmetler vermeyi üstlendiğini, ancak davalıların sözleşme gereği taksitle, ayrı ayrı ödemeleri gereken meblağları ödememeleri üzerine asıl ve birleşen davalı şirketler aleyhine ilamsız icra takipleri başlatıldığını, itiraz üzerine takiplerin durduğunu ileri sürerek, itirazların iptalini istemiştir. Asıl ve birleşen davada davalılar vekili ise; taraflar arasında söz konusu sözleşmelerin imzalandığını ve davalıların işleyişine uygun yazılım ürünlerinin hazırlanması, yazılım ve donanımların satışı, satış sonrası destek konusunda anlaşma sağlandığını, ancak davacının sözleşmedeki hız, verimlilik, kolaylık, güvenilirlilik konusundaki taahhütlerini yerine getirmediğini, yazılımın da davalı bilgisayarlarına kurulup teslim edilemediğini, bu sebeple sözleşmenin feshedildiğini ve davalıların borcu bulunmadığını savunmuştur. Öncelikle belirtmek gerekir ki, HMK'nın 166.maddesi aynı yargı çevresinde yer alan aynı düzey ve sıfattaki hukuk mahkemelerinde açılmış davalar, aralarında bağlantı bulunması durumunda, davanın her aşamasında, talep üzerine veya kendiliğinden ilk davanın açıldığı mahkemede birleştirilebilir. Davaların aynı veya birbirine benzer sebeplerden doğması ya da biri hakkında verilecek hükmün diğerini etkileyecek nitelikte bulunması durumunda bağlantı var sayılır. Somut olayda, asıl ve birleşen davalarda davacı şirket ile asıl ve birleşen davalardaki şirketler arasında 06.04.2018 tarihli ''...'' başlıklı tek sözleşme imzalanmış olup asıl ve birleşen davalarda davacının talebi bu sözleşmeden kaynaklanmaktadır. Bir diğer deyişle davacının iddia ettiği alacaklarının temelinde bu sözleşme bulunmakta olup biri hakkında verilecek hüküm diğerini etkileyebilecek niteliktedir. Bu nedenle asıl ve birleşen davaların birleştirilerek yargılamanın yapılması yerinde olup davacı vekilinin davaların tefrik edilerek görülmesi gerektiği yönündeki istinaf sebebi yerinde görülmemiştir. Davacı vekilince delil listesinde bilirkişi raporuna dayanılmış, davalıların bilgisayarları üzerinde yazılım uzmanı tarafından servis formları gözetilerek inceleme yapılması talep edilmiştir. Konunun teknik uzmanlık gerektirmesi sebebiyle mahkemece de davalıların bilgisayarları ve ticari defterleri üzerinde yazılım uzmanı ve mali müşavir bilirkişiler aracılığı ile inceleme yapılarak 07.09.2020 tarihli bilirkişi raporu alınmıştır. Bilirkişi raporu, 20.09.2020 tarihinde davacı vekili Av. ... '' iki haftalık sürede itiraz etmediği takdirde rapora itiraz etme hakkından vazgeçmiş sayılacağı'' ihtarı ile tebliğ edilmiştir. Her ne kadar asıl ve birleşen davacı vekili Av. ... tarafından adı geçen avukatın sigortalı çalıştığı ve istifa ettiği belirtilerek raporun yeniden kendisine tebliği talep edilmişse de Av... dosyada geçerli yetki belgesi bulunduğu, dayanak vekaletnamedeki tüm yetkilere sahip olduğu ve tebliğ tarihinde bir istifa dilekçesinin de dosyada bulunmadığı nazara alındığında davacı vekiline usulüne uyun tebliğe rağmen davacı vekilince yasal sürede bilirkişi raporuna itiraz ve beyan dilekçesi sunulmadığı görülmektedir. HMK'nun 281.maddesinin 1. fıkrasında yer alan, ''Taraflar bilirkişi raporunun kendilerine tebliği tarihinden itibaren iki hafta içinde, raporda eksik gördükleri hususların, bilirkişiye tamamlattırılmasını, belirsizlik gösteren hususlar hakkında ise, bilirkişinin açıklama yapmasının sağlanmasını veya yeni bilirkişi atanmasını mahkemeden talep edebilir'' şeklindeki düzenleme ile taraflara bilirkişi raporuna karşı itiraz hakkı tanınmıştır. HMK'nın 281. maddesinde taraflar bilirkişi raporuna karşı tebliğ tarihinden iki haftalık süre içerisinde itiraz etmezlerse itiraz edilmeyen rapor taraflar açısından sonuç doğuracağından bu raporun esas alınarak karar verilmesinde bir engel bulunmamaktadır. Maddenin gerekçesinde de tarafların verilen süre içerisinde itirazını dile getirmediği taktirde bilirkişi raporunun onlar açısından kesinleşeceği yani tarafların rapora itiraz olanağını tümüyle kaybedeceği belirtilmiştir (Yargıtay 17.HD'nin 07/10/2019 tarih ve 2016/19125 E., 2019/8987 K., 24/102018 tarih ve 2015/18327 E., 2018/9546 K.,Yargıtay 3.HD'nin 18/02/2019 tarih ve 2017/10485 E., 2019/1231 K.sayılı kararları ). Bu bilgilere göre davacı vekili yönünden usulüne uygun tebliğe rağmen süresinde itiraz edilmemesi sebebiyle raporun kesinleştiği anlaşılmış olup rapora itiraz hakkının elinde alındığı yönündeki istinaf sebebi de yerinde görülmemiştir. Mahkemece hükme esas alınan 07.09.2020 tarihli bilirkişi raporu Dairemizce de denetime ve hüküm kurmaya elverişli olup raporda; davacının servis formları ile zaman çizelgelerinin incelendiği, donanımın davacı tarafından davalılara eksiksiz teslim edildiği, ana server kurulumunun yapıldığı, ancak yazılım kurulumu taahhüt edilen davalılardan .. Ltd. Şti. ve .. AŞ adlı kullanıcılarında pilot uygulama olarak programın kullanımının başladığı, davalı .... Ltd. Şti.şubeleri için herhangi bir veri aktarımı yapılmadığı, program kurulmadığı, yapılan işlem sorguları sonucunda oluşturulan raporlarda formatsal hatalar bulunduğu, maliyet fiyatlarında hatalı değerler üretildiği, davacı tarafından taahhüt edilen ürün maliyet fiyatlarının program içerisinde tutarlılık göstermediği, yazılımda ayrıntılı satış raporu ile genel satış raporu verileri arasında tutarsızlık olduğu, yazılımın sistem yapısındaki replikasyon ile raporlamada adisyon durumunun yanlış bildirildiği, davacı tarafından taahhüt edilen zaman çizelgesine uyulmadığı, davacı tarafından taahhüt edilen davalı şirketin işleyişine uygun olacak şekilde yazılım ürünlerinin hazırlanması, sistemin işletmeye uygun hale getirilmesi, kullanım kolaylığı sağlanması, özelleştirilebilen yapı, hızlı ve güvenli yazılım konularında eksiklik olduğu, davacının yazılım konusunda taahhütlerini ve hizmetlerini gereği gibi yerine getirmediğini, davacının özelleştirmeler, kullanım basitliği, teslim süresi gibi yükümlülüklerini yerine getirmediği, davalılarca sözleşmenin feshinin haklı olduğu tespit edilmiştir. Bilirkişi raporundaki bu tespitlere göre davacının bakiye alacak taleplerinin yazılıma ilişkin olduğu, davacının sözleşmede yazılıma ilişkin üstlendiği yükümlükleri yerine getirmediği ve alacağının bulunmadığı anlaşıldığından mahkemece asıl ve birleşen davaların reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir. Açıklanan bu gerekçelerle, HMK'nın 353/1.b.1 maddesi uyarınca dosya üzerinden yapılan istinaf incelemesi sonucunda, ilk derece mahkemesinin asıl ve birleşen davalara ilişkin istinafa konu kararı usul ve yasaya uygun olup, asıl ve birleşen davada davacılar vekilinin ileri sürdüğü istinaf sebepleri yerinde görülmediğinden, asıl ve birleşen davalarda davacılar vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine dair aşağıdaki hüküm verilmiştir.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan gerekçelerle; 1-HMK'nın 353/1.b.1 maddesi uyarınca, asıl ve birleşen davalarda davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine, 2-Asıl ve birleşen davalarda davacı tarafından yatırılan istinaf başvuru ve peşin karar harçlarının Hazineye gelir kaydına; asıl davca için bakiye 368,30 TL istinaf karar harcının, davacıdan tahsili ile Hazineye gelir kaydına,3- Birleşen İstanbul 16. ATM'nin 2019/329 Esas 2019/778 Karar sayılı dosyası için 1.169,40 TL istinaf başvuru harcı ve 427,60 TL istinaf karar harcının davacıdan tahsiline, Hazineye gelir kaydına, 4-Birleşen İstanbul 19. ATM'nin 2019/285 Esas 2019/336 Karar sayılı dosyası için 1.169,40 TL istinaf başvuru harcı ve 427,60 TL istinaf karar harcının davacıdan tahsiline, Hazineye gelir kaydına, 5-Asıl ve birleşen davalarda davacı tarafından yapılan kanun yolu giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,6-Gerekçeli kararın ilk derece mahkemesince taraf vekillerine tebliğine,7-Dosyanın kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine dair; HMK'nın 353/1.b.1 maddesi uyarınca, dosya üzerinden yapılan istinaf incelemesi sonucunda, 19.09.2024 tarihinde, oy birliğiyle ve kesin olarak karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_bam
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:34:32