SoorglaÜcretsiz Dene

Karar Detayı

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi

Daire / Kategori

bam

Esas No

2021/1385

Karar No

2024/1217

Karar Tarihi

12 Eylül 2024

T.C.

İSTANBUL

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

14. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO: 2021/1385

KARAR NO: 2024/1217

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ: BAKIRKÖY 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ: 26/05/2021

NUMARASI: 2019/744 Esas - 2021/447 Karar

DAVANIN KONUSU: İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)

Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının ilk derece mahkemesince yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerle davanın kabulüne dair verilen karara karşı, davalı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine Dairemize gönderilmiş olan dava dosyası incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.

TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ :Davacı vekili, dava dilekçesinde özetle; taraflar arasında imzalanan 13.10.2018 tarihli "..." ile ... A.Ş.'nin % 51 payının müvekkiline devrinin kararlaştırıldığını, sözleşmeye istinaden 18.10.2018 tarihinde 10.000 Euro ve 19.10.2018 tarihinde 50.000 Euro ödeme yapıldığını, davalının edimini yerine getirmemesi üzerine düzenlenen 31.10.2018 tarihli protokolle devir ve ortaklık sözleşmesinin feshedildiğini, müvekkilince yapılan 60.000 Euro ödemenin 25.000 Euro'luk kısmının 10.12.2018 tarihinde, 25.000 Euro'luk kısmının 10.01.2019 tarihinde, 5.000 Euro'luk kısmının 10.02.2019 tarihinde ve 5.000 Euro'luk kısmının 10.03.2019 tarihinde iadesinin kararlaştırıldığını, davalının iadeleri gerçekleştirmemesi nedeniyle .... Noterliğinin 22.03.2019 tarihli ihtarının sonuçsuz kalması üzerine... sayılı dosyasında alacağın tahsili amacıyla başlatılan takibe yönelik itirazın haksız olduğunu ileri sürerek, itirazın iptali ile takibin devamına ve % 20 oranından az olmamak üzere icra/inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı vekili, savunmasında özetle; taraflar arasında şirket hissesi satışına ilişkin yapılan ön anlaşma gereğince davacının bir miktar kapora verdiğini ve şirketin % 51'lik hissesinin devredildiğini, bu süreçte davacının, şirketin genel müdürü ... ile birlikte hareket ettiğini, aslında kendi kuracakları şirketin alt yapısını oluşturmak üzere hazırlık yaptıklarını, müvekkilinin iş yaptığı... gibi şirketler ile bağlantı kurup müvekkili hakkında karalamalarda bulunduğunun öğrenildiğini, müvekkilinin şirket hissesinin devri ile ilgili sözleşmeden kaynaklanan edimlerini yerine getirdiğini, ancak davalının dava dışı ... ile birlikte harket ederek şirketi zor durumda bıraktığını, müvekkilinin devretmiş olduğu hissesi geri alabilmek için kapora iadesine dair sözleşmeyi imzalamak ve hisse devrine ilişkin sözleşmeyi feshetmek zorunda kaldığını savunarak, davanın reddini savunmuştur.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda; "... Dava konusu uyuşmazlık; davacının takip ve dava tarihi itibariyle takip dayanağı olan 31/10/2018 tarihli protokol nedeniyle davalıdan alacaklı olup olmadığı ,alacağın varlığı ve miktarı ile icra-inkar tazminatı koşullarının oluşup oluşmadığı hususunda toplanmaktadır... tarafından defter ve tüm dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu düzenlenen 10/04/2021 tarihli raporda: 'Taraflar arasındaki cayma sözleşmesi uyarınca davalının almış olduğu dava konusu bedelleri iade etmesi gerektiği, bu bakımdan davacı tarafından başlatılan icra takibine yapılan itirazın haksız olduğu, davacı tarafından davalının 28/03/2019 tarihinde temerrüde düşürüldüğü, davacının icra takibinde asıl alacak olarak 113.225,00 TL talep ettiği, icra takip tarihinde EURO döviz alış kurunun 6,3225 TL olduğu dikkate alındığında davacının 50.000,00 TL + 10.000,00 EURO karşılığı 63,225,00 TL yönündeki talebinin yerinde olduğu, temerrüt tarihinden takıp tarihine kadar 483,92 TL faiz hesaplandığı, davacının 367,98 TL'lik faiz talebinin hesaplanan faiz alacağının altında kaldığı bu bakımdan yapılan takibin hukuka aykırılığından söz edilemeyeceği, davacı açısından icra inkar tazminatı talep etme şartlarının da oluştuğu' hususu belirtilmiştir. Davacı ile davalı arasında ilk olarak davalıya ait ...A.Ş'nin %51'lik hissesinin devri konusunda sözleşme imzalandığı, bu sözleşme kapsamında davacı tarafından davalıya 10.000 Euro ve 50.000,00 TL ödeme yapıldığı, daha sonra hisse devri sözleşmesinden vazgeçilerek davalı tarafından davacıya iki kez 25.000,00 TL olmak üzere 50.000,00 TL ve ayrıca 5.000 Euro ödenmesi konusunda yeni bir sözleşme imzalandığı ve son sözleşme uyarınca kararlaştırılan bedelin davacıya ödenmediği hususunda taraflar arasında uyuşmazlık bulunmamaktadır. Davalı taraf savunmasında; hisse devrine ilişkin sözleşmeden sonra davacının şirket genel müdür yardımcısı ... ile birlikte hareket ederek şirketin mahrem bilgilerini elde ettiği ve izinsiz ve kötüye kullandığı, şirketin iş yaptığı firmalara kendisinin kötülediği, amaçlarının kendi kuracakları şirket için alt yapı hazırlamak olduğunu, davacının şirket çalışanı ile hareket ederek rekabet yasağı ve haksız rekabete ortaklık ettiğini, bu aşamada şirket hissesini geri alabilmek için kapora iadesi konulu sözleşmeyi imzalamak zorunda kaldığını, bu hususun gabin hükümleri gözetilerek ele alınması gerektiğini beyan etmiştir. Davacının, davalıya yaptığı ödemelerin sabit olması, ..i'nden vazgeçilerek yeni sözleşme hazırlanması, bu sözleşmedeki imzanın davalı tarafından inkâr edilmemesi ve bu sözleşmedeki bedellerin davalı tarafça ödenmemiş olması, davalı tarafın haksız rekabete ilişkin soyut iddialarda bulunması, ayrıca haksız rekabet iddialarının şirkete ilişkin olması, ancak Hisse Devri Sözleşmesi ve daha sonraki sözleşmenin davalı ile davacı arasında imzalanması, şirket ile sözleşme imzalanmamış olması karşısında davacının sözleşme gereği ödemek yükümlülüğü altında olduğu parayı ödemediği, bundan sorumlu olduğu kabul edilmiş ve bu kapsamda tekniğine uygun şekilde hazırlanan rapora itibarla davacının itirazının haksız olduğuna... " gerekçesiyle davanın kabulü ile davalının ...sayılı dosyasına yönelik itirazının 113.592,98 TL asıl alacak üzerinden iptaline, asıl alacağa takip tarihinden itibaren yasal faiz uygulanmasına, alacağın % 20'si üzerinden hesaplanan 22.645,00 TL icra inkâr tazminatının davalıdan tahsiline, karar verilmiştir. Bu karara karşı, davalı vekilince istinaf başvurusunda bulunulmuştur.

İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ Davalı vekili, istinaf başvuru dilekçesinde özetle; Davacı, davalı ile yaptığı şirket satışına ilişkin ön sözleşme ile %51 oranında hisse devri için kapora gönderdiğini, davacınını, şirketin iş yaptığı firmalarla ve şirket müşterileri ile doğrudan iletişim kurduğundan taraflar arasındaki iş sözleşmesinin 8. maddesinde rekabet yasağı hükmü bulunduğunu, müvekkilin hisselerini davacıya devrettiğini, davacının bir bedelin bir kısmını ödemesine rağmen, kalanı ödemediğini, ancak davacının amacının şirket mahremiyetini ortaya çıkarmak ve şirketin itibarını zedelemek olduğunun anlaşılması üzerine müvekkilinin paylarını geri alabilmek için ödenen kaporanın iadesi için sözleşme düzenlendiğini, pay devri ile birlikte şirketin anlaşmalı olduğu tüm firmaların davacı tarafından ziyaret edilerek pay devrinin bildirildiğini, bu sırada farklı bir şirket kurularak tüm bilgi, belge ve müşteri portföyünün, müvekkilinin bilgi ve onayı olmadan yeni kurulan şirkete aktarıldığını, İcra inkar tazminatına karar verilmesinin TMK'nın 2. maddesimdeki dürüstlük kurulanı aykırı olduğunu, itirazın haksız olmadığını, davalının haklarının korunması amacıyla takibe itiraz edildiğini, Davacının, müvekkilinin şirketinde çalışan ... ile birlikte şirketin mahremiyetini ihlal edecek bilgileri ve sözleşmeleri usulsüz bir şekilde elde ettiğinin diğer şirketlerden öğrenildiğini, müvekkilinin itibarını zedeleyecek söylemlerden sonra, devredilen hissenin geri alınabilmesi için kapora iadesi konulu sözleşmenin imzalandığını ve bu nedenle başlatılan takibe hakların korunması için itiraz edildiğini, Davacının, dürüstlük ve haksız rekabet kurallarına açıkça aykırı eylemleri neticesinde müvekkili şirketin zarara uğradığını, davacının, müvekkilinin müşteri çevresi ile haksız ilişki kurularak müşterilerin yeni kurulan şirkete yönlendirildiğini, davacının yeni kurduğu şirket bünyesinde iş yaparken müvekkilinin uzun yıllar büyük emek harcayarak kazandığı müşteri güvenini, tanıttığı adını ve geliştirdiği projeleri dürüstlük ve haksız rekabet kurallarına aykırı olarak kullandığını, Bu nedenlerle ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek, kararın kaldırılmasına ve davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

İNCELEME VE GEREKÇE Dava, taraflar arasında düzenlenen anonim şirket pay satımı sözleşmesi kapsamında yapılan kısmi ödemenini, taraflar arasında düzenlenen protokol hükümlerine göre iade edilmemesi üzerine, alacağın tahsili amacıyla başlatılan takibe yönelik itirazın İİK'nın 67.maddesi uyarınca iptali istemine ilişkindir. İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda davanın kabulüne karar verilmiş; bu karara karşı, davalı vekilince, yasal süresi içinde istinaf başvurusunda bulunulmuştur. İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi uyarınca, ileri sürülmüş olan istinaf nedenleriyle ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır. Taraflar arasında 30.10.2018 tarihinde düzenlenen SKYJET Hisse Devir ve Ortaklık Sözleşmesi ile, davalının, dava dışı şirkette bulunan sermayesinin bir kısmının davacıya satılması kararlaştırılmıştır. Sözleşme uyarınca belirlenen 3.014.000,00 TL bedelin ne şekildödeneceği sözleşmenin 3.maddesinde belirlenmiştir. Dosyadaki belgelere göre davacı 18.10.2018 tarihinde 10. 000,00 Euro ve 19.10.2019 tarihinde 50.000,00 TL ödeme yapmıştır. Sözleşme ve yapılan kısmi ödemeye ilişkin taraflar arasında bir uyuşmazlık bulunmamaktadır. Taraflar arasında düzenlenen 31.12.2018 tarihli protokol ile davacının yapmış olduğu ödemelerin, 10.12.2018 tarihinde 25.000,00 TL, 10.01.2019 tarihinde 25.000,00 TL, 10.02.2019 tarihinde 5.000,00 Euro olarak iade edileceği kararlaştırılmıştır. Bu protokol üzerine payın devrine ilişkin bir uyuşmazlık bulunmadığı, taraflar arasındaki uyuşmazlığın protokole konu bu devir bedelinin tahsilinin talep edilip edilemeyeceğine ilişkin olduğu anlaşılmaktadır. .. Esas sayılı dosyasının incelenmesinde, alacaklı tarafından borçlu aleyhine 31.10.2018 tarihli protokolden kaynaklanan 113.225,00 TL asıl alacak ile 367,98 TL işlemiş faizi olmak üzere toplam 113.592,98 TL alacağın tahsili istemiyle ilamsız takip başlatıldığı, ödeme emrinin 16.04.2019 tarihinde tebliği üzerine, 19.04.2019 tarihinde borçlunun itirazı üzerine takibin durduğu, itiraz ve davanın süresinde olduğu anlaşılmıştır. Taraflar arasında düzenlenen pay devir sözleşmesinin herhangi bir neden gösterilmeksizin 31.10.2018 tarihli protokol ile feshedilerek, davacının yapmış olduğu pay devir bedeli ödemesinin hangi vadelerde ve ne şekilde iade edileceği taraflarca kararlaştırılmıştır. Davacı gerçek kişi, payları devir edilen şirketin ortağı olup, payı devir alan davacının devir sonrası şirkete karşı haksız rekabet içerisine girdiğini savunmuştur. Ancak bu savunmaya ilişkin herhangi bir kanıt sunulmadığı gibi buna ilişkin olarak uğranılan somut bir zarardan ve bu zararın takas mahsubundan söz edilmemiştir. Pay devrinin feshine ilişkin protokolü HMK'nın 28. maddesinde düzenlenen aşırı yararlanma, hane altında imzalandığı belirtilmiş ise de, bu soyut savunmayı destekleyecek herhangi bir kanıt sunulmamıştır. İstinaf başvurusu esas olarak takibe yönelik itirazın, davalının haklarını korumak için yapıldığı ve bu kapsamda özellikle icra inkar tazminatına karar verilemeyeceğine ilişkindir. Somut bir zarardan söz edilerek talepte bulunulmadığından, şirkete yönelik haksız rekabetten kaynaklı şirket ortağının bir zararının bulunup bulunulmadığını takas mahsup savunması kapsamında, taleple bağlılık kuralı dikkate alınarak incelenmesi mümkün değildir. Taraflar arasında düzenlenen devir sözleşmesi ile fesih protokolü, TBK'nın 26. maddesi kapsamında düzenlenmiş olup, devam eden maddelerdeki kesin hükümsüzlük ile aşırı yararlanma ve irade bozuklukları hallerinin bulunduğu savunulup kanıtlanmamıştır. Mahkemece davanın esasına ilişkin yapılan değerlendirme yerindedir. İİK'nın 67/2.maddesine göre itirazın iptali davasında, borçlunun itirazının haksızlığına karar verilirse borçlu hükmolunan meblağın %20'sinden aşağı olmamak üzere uygun bir tazminata hükmedilir. Dava konusu uyuşmazlık, taraflar arasında düzenlenen ve kesin vadeleri belirlenmiş bir sözleşme hükmünden kaynaklanması nedeniyle alacağın likit olduğu anlaşıldığından mahkemece icra inkar tazminatına karar verilmesi yerinde görüldüğünden, davacı vekilinin yerinde görülmeyen tüm istinaf başvurularının reddine karar vermek gerekmiştir. Ancak resen yapılan incelemede, Bakırköy Arabuluculuk Bürosunun ... numaralı dosyası ile zorunlu arabuluculuk yoluna başvurulmuş, davalı toplantıya katılmamış olup, 6235 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-14. bendi ile Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliğinin 26/2. maddesi uyarınca dava şartı olan arabuluculukta, tarafların anlaşmaması halinde Bakanlık bütçesinden karşılanan arabuluculuk ücretinin re'sen yargılama gideri olarak tahsil edilmesi gerektiği hâlde, mahkemece, Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen ve yargılama giderlerinden sayılan arabuluculuk ücretine ilişkin hüküm kurulmaması usule aykırı bulunduğundan, kararın bu yönden resen düzeltilmesi gerekmiştir. Dairemizce yeniden hüküm kurulurken, davalıların istinaf nedenleri yerinde görülmeyip hükmün sadece arabuluculuk ücreti yönünden resen düzeltilmesine karar verildiğinden, taraflar lehine ilk derece mahkemesince hükmedilen vekalet ücretleri aynen muhafaza edilmiştir. Açıklanan bu gerekçelerle, davalılar vekilinin ileri sürdüğü istinaf başvuru nedenleri yerinde görülmemekle birlikte, HMK'nın 33, 355 ve 353/1.b.2 maddeleri uyarınca ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararının resen düzeltilmek üzere kaldırılmasına ve davanın kısmen kabulü ile arabuluculuk ücretinin davalılardan tahsiline dair aşağıdaki hüküm verilmiştir.

HÜKÜM:Yukarıda açıklanan gerekçelerle; Davalı vekilinin ileri sürdüğü istinaf başvuru nedenleri yerinde görülmemekle birlikte, HMK'nın 33, 355 ve 353/1.b.2 maddeleri uyarınca ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararının arabulucuk gideri bakımından resen düzeltilmek üzere kaldırılmasına, davanın esası hakkında Dairemizce yeniden hüküm kurulmasına, bu doğrultuda;1-Davanın kabulü ile davalının ... sayılı dosyasına yönelik itirazının 113.592,98 TL asıl alacak üzerinden iptaline, takibin, asıl alacağa takip tarihinden itibaren yasal faiz uygulanarak takipteki diğer koşullarla devamına, 2-Alacağın % 20'si üzerinden hesaplanan 22.645,00 TL icra inkâr tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 3-Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 7.759,53 TL karar ve ilam harcından peşin alınan 1.939,89 TL ile icra veznesine yatırılan 567,96 TL harcın mahsubu sonucu bakiye 5.251,68 TL karar harcının davalıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına, 4- Davacı tarafından yatırılan 44,40 TL başvuru harcı, 1.939,89 TL peşin nispi harç, 6,40 vekalet harcından ibaret toplam 1.990,69 TL harcın davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, 5-Davacı tarafından sarf edilen (2.000,00 TL bilirkişi ücreti ve 129,60 TL posta/tebligat/ müzekkereden ibaret) 2.129,60 TL yargılama giderinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, davalının yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar tesisine yer olmadığına, 6- Sarf olunmayan gider/delil avansının karar kesinleştikten sonra yatıran tarafa HMK'nın 333.maddesine göre ilk derece mahkemesince iadesine,7-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT gereğince 14.741,33 TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, 8-Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-13 maddesi ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Yönetmeliğinin 26/2 maddeleri ile Arabuluculuk Asgari Ücret Tarifesi uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 1.320,00 TL arabuluculuk ücretinin davalılardan tahsili ile Hazineye gelir kaydına,9-İstinaf aşamasındaki harç ve yargılama giderleri yönünden:a-Davalı tarafından yatırılan istinaf başvuru harcının Hazineye gelir kaydına; davalı tarafından yatırılan istinaf peşin karar harcının, talep hâlinde, ilk derece mahkemesince davalıya iadesine,b-Davalı tarafından yapılan kanun yolu giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına10-Gerekçeli kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine,8-Dosyanın, kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine dair; HMK'nın 33, 355 ve 353/1.b.2 maddeleri uyarınca dosya üzerinden yapılan istinaf incelemesi sonucunda, oybirliğiyle ve kesin olarak karar verildi.12.09.2024

KANUN YOLU: HMK'nın 362/1.a maddesi uyarınca, dava konusunun değerine göre karar kesindir.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

davanınsürülenSatımdankonusutaraflarınKaynaklanan)İptaliözetisavunmalarınınistinafdereceistanbulgerekçeskyjetsebepleriİtirazınkanun(Ticariincelemekararınınileriiddianumarasımahkemesi

Kaynak: karar_bam

Taranan Tarih: 25.01.2026 18:34:32

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim