Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi
bam
2024/1230
2024/1210
12 Eylül 2024
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
14. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2024/1230
KARAR NO: 2024/1210
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İSTANBUL 16. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 19.04.2024 tarihli ara karar.
NUMARASI: 2024/237 E. - 2024/481 K.
DAVANIN KONUSU: Alacak
Taraflar arasındaki alacak davasının ilk derece mahkemesince yapılan yargılaması sırasında ara kararda yazılı nedenlerle ihtiyati tedbir talebinin reddine dair verilen karara karşı, davacı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine Dairemize gönderilmiş olan dava dosyası incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ :İhtiyati tedbir isteyen davacı vekili, dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin bonodan kaynaklanan alacağının tahsili amacıyla 18.11.2008 tarihinde 700.000 USD bedelli, keşidecisi ... hamili ..., cirantası ... olan bono nedeniyle ... Esas sayılı dosyasında takip başlatılarak ödeme emirinin tebliğ edildiğini, ... ve ...'in borcu kabul ederek mal beyanında bulunduklarını ve icra takibinin bu kişiler yönünden kesinleştiğini, ... İstanbul 4. İcra Hukuk Mahkemesinin 2009/2672 Esas sayılı dosyasında borca itiraz ederek imza inkarında bulunduğunu, mahkemenin 07.07.2010 tarih ve 2010/1173 sayılı ilamı ile senetteki imzanın borçluya ait olduğunun belirlenmesine rağmen, davanın kabulüne karar verildiğini, bu kararın kesinleşmesinden sonra borçlu ... tarafından davalı ... aleyhine, sahte senet düzenlenerek tahsile çalışılması, resmi evrakta sahtecilik ve icra dairesini vasıta kılmak suretiyle nitelikli dolandırıcılık suçlarından suç duyurusunda bulunulduğunu, İstanbul 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 2011 /394 Esas sayılı dosyasında alınan grafoloji raporları ile imzanın ...'un eli ürünü olduğunun belirlendiğini, borçlu ...'in talebi ile İstanbul 7. İcra Mahkemesinin 2018/1460 Esas sayılı dosyasında, zaman aşımı nedeniyle icranın geri bırakılmasına karar verildiğini ve hükmün kesinleştiğini, oysa alacağın zamanaşımına uğramadığını, borçluların birlikte hareket ederek alacağın tahsilini engellediklerini ileri sürerek, İİK'nın 33/a maddesi uyarınca alacağın zamanaşımına uğramadığının tespitine, takibin geri bırakılmasına ilişkin kararın kaldırılmasına, icra takibinin devamına, aksi halde 150.000 USD alacağın tahsiline, davalıların maliki olduğu taşınmazlara, üçüncü kişilerdeki hak ve alacaklara dava sonuçlanıncaya kadar tedbir konulmasını istemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ İlk Derece Mahkemesince ihtiyati tedbir talebinin değerlendirildiği 19.04.2024 tarihli arar kararla; "...Mahkememizce yapılan değerlendirmede, dava konusu alacağın varlık ve miktarın tespiti alacak tahsil koşullarının oluşup oluşmadığının belirlenmesi, davanın niteliği gereği temel ilişki ve TMK 200 ve devamı maddeleri gereğince yargılama sonucu belirleneceğinden, alacağın teminat altına alınması için ihtiyati tedbir talep edilemeyeceği, ancak dava konusu üzerine doğabilecek telafisi imkansız zararların önlenmesi için ihtiyati tedbir kararı verileceği dikkate alınarak 6100 sayılı HMK 389 devamı maddeleri oluşmadığı..." gerekçesiyle ihtiyati tedbir talebinin reddine, karar verilmiştir.Bu ara karara karşı, davacı vekilince istinaf başvurusunda bulunulmuştur.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: İhtiyati tedbir isteyen davacı vekili, istinaf başvuru dilekçesinde özetle;Dava dilekçesindeki açıklamalar aynen tekrar edilerek, müvekkilinin takip borçluları aleyhine 700.000 USD bedelli 07.11.2008 vade tarihli bonoya istinaden kambiyo senetlerine mahsus haciz yoluyla başlattığı takibin ... ve ... yönünden kesinleştiğini, keşideci ...'e ödeme emiri tebliğ edilmesi üzerine İstanbul 4. İcra Hukuk Mahkemesinin 2009/2672 Esas sayılı dosyası ile icraya konan senet altındaki imzanın kendisine ait olmadığına ilişkin itiraz edildiğini, mahkemece alınan raporlara rağmen, hatalı şekilde davanın kabulüne karar verildiğini, oysa senetteki imzanın borçlunun eli ürünü olduğunun İstanbul 2.Ağır Ceza Mahkemesince alınan raporla belirlendiğini, ceza yargılamasında tüm imzaların borçlulara ait olduğunun ikrar edildiğini, bir süre sonra borçlu ... tarafından İstanbul 7. İcra Hukuk Mahkemesinin 2018/1460 esas sayılı dosyasında zamanaşımı nedeniyle icranın geri bırakılmasının istendiğini ve mahkemece talebin kabulüne karar verildiğini, müvekkilinin alacaklı olduğunun tüm bu yargılamalar sırasında kabul ve ikrar edildiğini, bu nedenle icranın geri bırakılmasına ilişkin kararın iptali, olmadığı takdirde alacağın 150.000 USD kısmının tahsilinin istendiğini, bu süre içinde mal varlığının devri halinde alacağın sonuçsuz kalacağını, nitekim HMK'nın 389 ve devamı maddelerinde de bu sakıncaların önlenmesine ilişkin esasların düzenlendiğini, ihtiyati tedbir kurumunun, kalıcı ve sürekli bir koruma amacının olmadığı, talebi kabul gören hak sahibi lehine nihai hukuki koruma temin edilinceye kadar asıl korumayı etkisiz bırakacak rizikoların engellenmesini ve bu durumla bağlantılı olarak dava devam ederken çıkabilecek yeni uyuşmazlıkların önlenmesini amaçladığının bir çok Yargıtay kararı ile belirlendiğini, Bu nedenlerle ilk derece mahkemesinin istinafa konu ara kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek, ara kararın kaldırılmasına ve ihtiyati tedbir kararı verilmesini istemiştir.
İNCELEME VE GEREKÇE:Dava, İİK'nın 33/a maddesi gereğince, icra mahkemesince verilen icranın geri bırakılması kararının iptali, olmadığı takdirde alacağın şimdilik 150.000,00 TL'lik kısmının faiziyle birlikte tahsili istemine ilişkindir. Dava dilekçesiyle, tazminat davasında HMK'nın 389 vd.maddelerine göre ihtiyati tedbir talep edilmiştir. İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sırasında davacı vekilinin ihtiyati tedbir talebinin reddine karar verilmiş; bu ara karara karşı, davacı vekilince, yasal süresi içinde istinaf başvurusunda bulunulmuştur.İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi uyarınca, ileri sürülmüş olan istinaf nedenleriyle ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır.UYAP ortamında yapılan incelemede ilk derece mahkemesince 08.07.2024 tarihinde, zorunlu arabuluculuğa ilişkin dava şartına uyulmadan dava açılması nedeniyle, davanın usulden reddine karar verilmiştir. Bu karara yönelik istinaf başvurusu henüz incelenmemiştir. Dava ve istinaf dilekçelerindeki açıklamalarda, davacı vekili açıkça HMK'nın 389 vd.maddelerine göre ihtiyati tedbir talep etmiştir. Talep edilen geçici hukuki koruma tedbirinin türü yönünden herhangi bir tereddüt bulunmadığından ve madde numarası gösterilerek talepte bulunulduğundan HMK'nın 31.maddesine göre aydınlatılacak bir husus bulunmamaktadır. HMK'nın 389. maddesi uyarınca mevcut durumda meydana gelebilecek bir gelişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkansız hale geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hallerinde, uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyati tedbir kararı verilebilir. Aynı Kanun'un 391. maddesine göre, mahkeme, tedbire konu olan mal veya hakkın muhafaza altına alınması veya bir yediemine tevdii ya da bir şeyin yapılması veya yapılmaması gibi sakıncayı ortadan kaldıracak veya zararı engelleyecek her türlü tedbire karar verebilir.Kanun hükmü, tedbirin sadece dava konusu olan şey hakkında verilebileceğini düzenlemiştir. Davanın konusu olmayan şeyler hakkında tedbir kararı verilemez. İhtiyati tedbirde, hakkında tedbir kararı alınan şey, esasen asıl davanın konusudur. Konusu para alacağı olan bir davada, koşullarının bulunması halinde İİK'nın 257 vd. maddelerindeki koşullar varsa, talep halinde ihtiyati haciz kararı verilebilir. Davacı tarafından ihtiyati haciz talep edilmemiş, HMK'nın 389 ve devamı maddelerine göre ihtiyati tedbir talep edilmiştir. İlk derece mahkemesince bu husus vurgulanarak para alacağının talep edildiği bir davada uyuşmazlık konusu olmayan şirket payları ve mal varlığı hakkında tedbir kararı verilemeyeceği belirtilmiştir. Davacının iddiasını ileri sürüş tarzına göre, geçici hukuki koruma tedbirlerinden olan ihtiyati tedbirin talep edilemeyeceği açık olduğundan, ilk derece mahkemesinin kararı doğru olup, ihtiyati tedbir talebinin reddine ilişkin verilen karar usul ve yasaya uygun görülmüştür. Açıklanan bu gerekçelerle, HMK'nın 353/1.b.1 ve 391/3. maddeleri uyarınca dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, ilk derece mahkemesince verilen istinafa konu 19.04.2024 tarihli ara karar usul ve yasaya uygun olup, davacı vekilinin istinaf sebepleri yerinde görülmediğinden, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine dair aşağıdaki karar verilmiştir.
KARAR; Yukarıda açıklanan gerekçelerle;1-HMK'nın 353/1.b.1 ve 391/3. maddeleri uyarınca, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine,2-Davacı tarafından yatırılan istinaf harçlarının Hazineye gelir kaydına, 3-Davacı tarafından yapılan kanun yolu giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,4-Gerekçeli kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine,5-Dosyanın, kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine dair; HMK'nın 353/1.b.1. ve 391/3 maddeleri uyarınca dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, oybirliğiyle ve kesin olarak karar verildi.12.09.2024 KANUN YOLU:HMK'nın 362/1.f ve 391/3. maddeleri gereğince karar kesindir.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_bam
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:34:32