SoorglaÜcretsiz Dene

Karar Detayı

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi

Daire / Kategori

bam

Esas No

2024/1285

Karar No

2024/1208

Karar Tarihi

12 Eylül 2024

T.C.

İSTANBUL

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

14. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO: 2024/1285

KARAR NO: 2024/1208

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

İ S T İ N A F K A R A R I

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ: İSTANBUL 21. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ: 08.05.2024 tarihli Ara Karar

NUMARASI: 2024/143 Esas

DAVANIN KONUSU: İtirazın İptali (Şirket ortaklık ilişkisinden kaynaklı)

Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının ilk derece mahkemesince yapılan yargılaması sırasında, ilk derece mahkemesince verilen ihtiyati haciz ara kararına karşı davalı vekilinin itirazının kısmen kabulüne dair verilen ara karara karşı, davacı vekili ile davalı ... Tic. AŞ. vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine Dairemize gönderilmiş olan dava dosyası incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.

TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ Davacı vekili, dava dilekçesinde özetle; Müvekkili ile borçlu ... arasında Tekirdağ, Çorlu, ... Mah., ... Mevkii, ... Ada, ... Parsel ve ... Ada, ... Parselde kayıtlı taşınmazların hissedarlardan satın alınabilmesi için müvekkilinin ...' a nakden 5.000.000,00 TL ödemeyi, ...'un bu taşınmazları sözleşmede açıkça belirtilmiş olduğu sadece bir aracı sıfatıyla peyderpey kendisi yahut gerekirse akrabalarının adına satın alarak öncelikle yeni kurulacak bir şirkete devretmeyi, bilahere bu şirketin %17 hissesini de müvekkiline devretmeyi üstlendikleri 01/04/2016 tarihli sözleşme akdedildiğini, müvekkilinin 5.000.000,00 TL alacaklı olduğu konusunda taraflar arasında herhangi bir ihtilaf olmadığını, müvekkili ile davalının imzaladığı sözleşmenin senet hükmünde olduğunu, paranın alındığının kabul edildiğini, borçlu şirketin ise, sözleşme uyarınca ..., ...' un eşi ... ve ...'un kayınbiraderi ...' in taşınmazları devretmek üzere kurdukları ve tek iştigal konusu bu taşınmazlardan ekonomik fayda elde etmek olan bir anonim şirket olduğunu, sözleşmenin ilgili maddesine göre bu 3 aile bireyi dışındaki yegane malik 3. kişi ...'nın hisseleri dışındaki arsada tüm hisselerin alınması görevinde ...' un taahhüdünün, ...' nın, ... ve ... A.Ş. adına alınmış hisseleri de evleviyetle kapsadığını, yatırımcıların parasıyla alınan hisseler bu üç kişi marifetiyle ... A.Ş.' nin üzerine kayıtlı olduğunu, arsaların, aslında parasını ödemiş yatırımcılara ait olduğunu, sözleşmenin C-2, C-3, C-4, maddeleri uyarınca ...' un bu sözleşme çerçevesinde üstlendiği borcun Çorlu' da bulunan her iki taşınmazın tüm hisselerinin Mahmut tarafından bizzat yahut yakın akrabaları olan ... ve ... adına emaneten peyderpey satın alınması, bu taşınmaz hisselerinin bilahare bu yakın akrabalarının sadece kuruluş aşamasında ortak olacakları, kurulacak ... şirketi adına devredilmesi veya birleşme yoluyla devredilmesi, kurulacak şirket hisslerinden en az 4.000 m2 arsaya tekabül eden ve şirketin asgari %17 kısmının müvekkiline devir etmek olduğunu, 01/04/2016 tarihli sözleşme gereğince müvekkilinin yükümlülüğünü yerine getirip 5.000.000,00 TL ödemeyi yaptığının davalıların kabulünde olduğunu, buna karşılık davalıların kendi yükümlülüklerini yerine getirmediklerini, birleşme sözleşmesinde açıkça kurulması ve adına taşınmazların devri öngörülen borçluların alacaklılardan mal kaçırmak amacıyla danışıklı işlemlerle hizmet ettiğinin açık olduğunu, bu nedenle davalılar aleyhinde İstanbul ... İcra Müdürlüğü ... E sayılı dosyasında takibe geçildiğini ancak haksız itirazla takibin durduğunu beyanla, öncelikle icra takip dosyasında infaz edilmek üzere davalıların her türlü taşınır, taşınmaz ile üçüncü kişilerdeki hak ve alacakları üzerine teminatsız olarak ihtiyati haciz kararı tesis edilmesini ve davalı ...' a ait olup İstanbul ... İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı icra dosyasında haczedilerek icra kasasında muhafaza altına alınan hisselerin 3. kişilere devrinin engellenmesi için teminatsız olarak ihtiyati tedbir konulmasına, davalıların İstanbul ... İcra Müdürlüğü ... E sayılı takibine yönelik itirazının iptaline ve takibin takibin devamına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.İlk derece mahkemesi ihtiyati haciz talebini değerlendirdiği 21.03.2024 tarihli ara karar ile; davacının ihtiyati haciz talebinin kabulü ile 39.967.162,29 TL alacak bakımından %20 oranında hesaplanan 7.993.432,45 TL nakdî veya kesin ve süresiz banka teminat mektubu teminat yatırılması şartıyla, davalıların menkul, gayrimenkul ve üçüncü kişilerdeki hak ve alacaklarına ihtiyati haciz konulmasına, karar verilmiştir. Davalı ... vekili cevap ve itirazında: müvekkilinin sözleşmede bir imzasının olmadığını, kendisinin davacı ile bir anlaşma yapmadığını, sözleşmenin tarafı olmaması nedeniyle borçlardan da sorumlu olmadığını, birleşme suretiyle devir alının ... işletmesinin sözleşmeden sonra kurulduğunu, devir ilanlarının yapıldığını ve davacının süresinde başvuru yapmadığını, devir sözleşmesinde de böyle bir borç kaydı bulunmadığını beyanla davanın reddine ve ihtiyati haciz kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ İlk derece mahkemesi, ihtiyati hacze itirazı değerlendirdiği 08.05.2024 tarihli ara kararıyla; " ... İncelenen belgelerden, ... ve davacı arasında yapılan 01/04/2016 tarihli sözleşme uyarınca davacının verdiği 5.000.000,00TL bedel karşılığında taşınmaz alımı, ... Ticaret A.Ş kurulumu, taşınmazların şirkete devri ve sonrasında davacıya %17 şirket payı verilmesinin kararlaştırıldığı, sözleşmeye göre gerçekten de taşınmazların alındığı, ...nin kurulduğu, taşınmazların şirkete devir edildiği, davalı ...'nin kurduğu ticari işletmesinin ... dış Ticaret A.Ş ile birleştiği, sözleşmeye göre bütün işlemlerin yapıldığı ancak davacıya pay verilmediği, sözleşmeye göre 31/12/2017 tarihine kadar pay devri yapılmaması halinde bu tarihte 1.000.000,00USD cezai şartın ... tarafından davacıya ödeneceğinin kararlaştırıldığı anlaşılmıştır. ... Dış Ticaret A.Ş'nin kurucu ortağı olduğu, diğer ortakların eşi ve kayın biraderi olduğu, ceza soruşturmasında bu kişilerin ... yönlendirmesi ile ortak olduğu ve işlem yaptıklarını ifade ettikleri görülmüştür. Davacı ile ... arasındaki sözleşmeye göre ...'nun borçlu olduğuna dair sözleşme olduğu, sözleşmeye göre taşınmaz alımı ve şirket kurulumu yapıldığı, taşınmazların şirkete devrinin ve birleşmenin gerçekleştiği anlaşılmasına göre, taşınmaz alımı ve şirket kurulumu ile birleşme sonucu asıl alacak 5.000.000,00TL'den davalı şirketin sorumlu tutulma ihtimalinin bulunduğu, bu konuda yaklaşık ıspat şartının sağlandığı anlaşılmakla, bu kısım için itirazın reddine karar verilmiştir. Cezai şart yönünden ise, sözleşme ve birleşme nedeniyle davalı şirketin halef olup olmayacağı, külli halefiyetin bu borcu da kapsayıp kapsamadığı hususunda yargılama yapmak gerektiği, cezai şart yönünden şirketin sorumlu tutulmaması halinde verilen ihtiyati haciz nedeniyle telafisi ağır zararlar doğma ihtimalinin bulunduğu, bu nedenle yaklaşık ıspat şartının yeniden değerlendirilmesi için tüm delillerin toplanması ve değerlendirilmesi gerektiği anlaşıldığından, cezai şart yönünden itirazın kabulüne karar vermek gerektiği vicdani kanaat hasıl olduğundan..." gerekçesiyle davalı şirketin 21/03/2024 tarihli ihtiyati haciz kararına yönelik itirazının 5.000.000,00 TL yönünden reddine, geri kalan cezai şart bedeli yönünden kabulü ile bu kısım yönünden davalı şirketin sorumluluğu yargılamayı gerektiğinden 34.967.162,29 TL yönünden ihtiyati haciz kararının kaldırılmasına, karar vermiştir. Bu ara karara karşı, ihtiyati haciz talep eden davacı vekili ile ihtiyati hacze itiraz eden davalı ... vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.

İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; Mahkeme tarafından ihtiyati haciz talepleri üzerine 21.03.2024 tarihli ara kararı ile ihtiyati haciz kararı verildiğini, davalıların itirazı üzerine kısmen kabul kararı verildiğini, müvekkili şirketin alacağını ispat etmiş olduğunu, müvekkili ile davalı arasında imzalanan sözleşme aslının dosyaya ibraz edildiğini, müvekkili tarafından davalı gerçek kişiye 5.000.000,00 TL ödendiğinin yazılı olduğunu, alacaklı olduğu hususunun ihtilafsız olduğunu, sözleşmenin cezai şart başlıklı 7.maddesinde, taşınmazın 5.000.000,00 TL karşılığında satın alınmasına rağmen şirket hisselerini en geç 31.12.2017 tarihine kadar devretmediği takdirde paranın iadesi ile birlikte 1.000.000,00 USD cezai şart ödeyeceğinin kararlaştırıldığını, cezai şart koşulununda ispat edildiğini, müvekkiline 4000 m2 değil 4 m2 dahi taşınmazın devrinin yapılmadığını, İİK 257 maddedeki ihtiyati haciz şartlarının oluştuğunu, davalı gerçek kişinin borcunda davalı şirketin sorumlu olduğu konusunda hukuki tereddütün bulunmadığını, dosya içerisindeki sicil müdürlüğünde ilan edilen birleşme evrakına göre davalı gerçek kişinin ticari işletmesinin birleşme suretiyle ... Şirketi ile birleştiği, birleşmenin TTK'nın137/2-b maddesine göre yapıldığı ve devralan şirketin devir olanın tüm borçlarından TTK'nın 153.maddesine göre sorumlu olacağının ispatlandığını, davalı gerçek kişinin tacir sıfatını kazanmasının yegane sebebinin bu taşınmaza ilişkin yaptığı yatırım faaliyeti olduğunu belirterek, mahkemenin 08.05.2024 tarihli ara kararının kısmen ortadan kaldırılmasına, itirazın tümüyle reddine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ... vekili, istinaf başvuru dilekçesinde özetle; Müvekkili şirketin ihtiyati haciz talebine dayanak alacaklardan sorumlu tutulup tutulmayacağının yargılamayı gerektirdiğini, davacı ile davalı gerçek kişi arasında 01.04.2016 tarihinde taşınmaz yatırım sözleşmesi başlıklı bir adet sözleşme imzalandığını, sözleşmeye göre 5.000.000,00 TL ödenmesi karşılığında davalı gerçek kişinin bahsi geçen taşınmazlarda dava dışı ... hissedarların hisselerini satın almayı kurulacak şirketten yapılan ödemeye tekabül edecek hisseyi davacıya devretmeyi yükümlendiğini, taşınmazların satın alınmasına rağmen şirket hisselerini 31.12.2017 tarihinde devretmediği takdirde 7.maddede 1.000.000,00 USD cezai şart ödeyeceğinin kararlaştırıldığını, davacının herhangi bir hisse devrinin gerçekleşmediğini iddia ettiğini ve para iadesi ile birlikte cezai şart alacağının ödemesi amacıyla icra takibi başlattığını, takibe haklı olarak itiraz edildiğini, müvekkili aleyhine verilen ihtiyati haciz kararının son derece hatalı olduğunu, müvekkilini birleşme yoluyla davalı ... isimli şahsın işletmesini devraldığını, müvekkilinin devralana ticari işletmesini 05.051.2017 tarihli Ticaret Sicil Gazetesinde yayınlandığı üzere 29.12.2016 tarihinde kurulduğunu, müvekkili şirketin devraldığı ticari işletmesi ile ilgili olmayan ...'nun şahsi nitelikte borçlarından sorumlu tutulabilmesinin olanaksız olduğunu, davacı tarafça başkaca bir icra takibine müvekkili şirketin birleşme nedeniyle borçlu sıfatı ile eklendiğini ve haciz işlemlerini tatbik edildiğini, yapılan şikayet üzerine şikayetin bölge adliye mahkemesi tarafından reddedildiğini ancak Yargıtay 12. Hukuk Dairesinin 2024/565 Esas ve 2024/2500 Karar sayılı ilamıyla müvekkilinin herhangi birleşme ve birleşmenin taraflara getireceği hak ve yükümlülüklerin yargılama yolu ile belirlenmeden borçlu sıfatıyla takibe eklenemeyeceği yönünde karar verildiğini, ihtiyati haciz kararına itirazlarının müvekkili şirketin 5.000.000,00 TL'nin iadesinde sorumlu tutulma ihtimali bulunduğu gerekçesiyle reddedilmesinin hukuka aykırı olduğunu, davacının alacak iddiasını müvekkilinin bizzat imzalamadığı ve taraf olmadığı bir sözleşmedeki edimlerin ifa edilmediği iddiasına dayandığını belirterek, mahkemenin 08.05.2024 tarihli ara kararının 5.000.000,00 TL asıl alacak yönünden reddine yönelik kısmının kaldırılmasını, ihtiyati haciz kararının itirazları dikkate alınarak tamamının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.

İNCELEME VE GEREKÇE Dava, İİK'nın 67.maddesi uyarınca açılan itirazın iptali istemine ve dava içinde İİK'nın 257 vd. maddeleri uyarınca ihtiyati haciz talebine ilişkindir. İlk derece mahkemesince ihtiyati haciz talebinin kabulüne karar verilmiş, bu karara, davalı şirket vekili tarafından itiraz edilmiştir. Mahkemece, ihtiyati haciz kararına karşı yapılan itirazın kısmen kabul- kısmen reddine dair ara karar verilmiş; itiraz hakkında verilen bu ara karara karşı, davacı vekili ile davalı ... Tic. vekili tarafından, İİK'nın 265/son maddesi gereğince yasal süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurulmuştur. İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi uyarınca, ileri sürülen istinaf başvuru nedenleriyle ve kamu düzenine aykırılık yönleriyle sınırlı olarak yapılmıştır. Dosya kapsamından, davacı ile davalılardan ... arasında 01.04.2016 tarihli "Taşınmaz Yatırım Sözleşmesi" imzalandığı, sözleşmede davacının yatırımcı, davalı gerçek kişinin ise koordinatör olarak anıldığı, sözleşmenin (b) maddesinde konu olarak tapu kaydı belirtilen iki adet taşınmaz hisselerinin hissedarlardan satın alınması ve elde edilecek ekonomik faydanın paylaşım koşulları olarak ifade edildiği, koşullar madde başlığı altında 1 nolu bentte, yatırımcının aracı-koordinatöre tapu kaydı yazılı taşınmazdan hisse satın alması amacıyla muhtelif tarihlerde yaptığı ödemelerle toplam 5.000.000,00 TL ödediği, 2.bentte her iki taşınmazın satın alındıktan sonra taşınmazların ileride kurulacak ve muhtemel unvanı ... Tic. olacak şirket adına tescil edileceği, dolayısıyla sözleşme konusu taşınmazlarda sadece iki hissedarın olacağı, taşınmazların şirket adına tescil edilmesinden sonra aracı koordinatör yatırımcıdan tahsil ettiği 5.000.000,00 TL'ye denk gelecek taşınmaz karşılığı 4000 m2 tekabül eden şirket hissesini yatırımcıya veya onun yazılı talimatı ile bildireceği kişiye devredeceği hususlarına ve devrin gerçekleşmemesi halinde cezai şarta ilgili düzenlemelere yer verildiği, davalı şirketin kurularak Ticaret Sicil Kaydına tescil edildiği, davacı tarafça sözleşmeden kaynaklanan edimlerin yerine getirilmediği iddiası üzerine İstanbul ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasında davalılar ve dava dışı ... hakkında 5.000.000,00 TL asıl alacak, 5.921.095,89 TL 31.12.2017 tarihinden itibaren işleyen faiz olmak üzere toplam 10.921.095,89 TL alacak ile 1.000.000,00 USD cezai şart alacağı 394.739,73 USD işlemiş faizi olmak üzere toplam 1.394.739,73 USD'nin tahsili amacıyla icra takibi başlattığı, takibe itiraz üzerine İİK 67.maddesi gereğince itirazın iptali davasını açıldığı, davada harca esas değer olarak 39.967.167,29 TL'nin gösterilmiş olduğu, mahkeme tarafından 21.03.2024 tarihli ara karar ile davacı tarafın ihtiyati haciz talebinin dava konusu alacak üzerinden %20 oranındaki teminat ile kabulüne karar verildiği, söz konusu ara karara itiraz üzerine ise yukarıda yer verildiği üzere talep konusu cezai şart alacağına ilişkin kısmın yargılamayı gerektireceği, yaklaşık ispat şartının gerçekleşmediği vb gerekçelerle kabul ediliği ve söz konusu kısım yönünden ihtiyati haciz kararının kaldırılması üzerine kısmen kabul kararı nedeniyle davacı ve davalı şirket vekilinin ara karara yönelik istinaf talebinde bulunmuş oldukları anlaşılmıştır. İhtiyati haciz, alacaklının bir para alacağının zamanında ödenmesini garanti altına almak için mahkeme kararıyla borçlunun mallarına önceden geçici olarak el konulmasıdır. İhtiyati hacze ilişkin yasal düzenleme İİK'nın 257 ila 268. maddesinde yer almaktadır. Bilindiği gibi ihtiyati haciz talep edebilme koşulları İİK’nın 257. maddesinde gösterilmiş olup maddede hem vadesi gelen hem de henüz vadesi gelmemiş para alacakları için ihtiyati haciz şartları düzenlenmiştir. Bunlar muaccel alacaklarda, alacağın vadesinin gelmiş olması ve alacağın rehinle temin edilmemiş olmasıdır. Müeccel alacaklarda ise kural ihtiyati haciz istenemeyeceği ise de borçlunun belli bir adresinin olmaması veya borçlunun taahhütlerinden kurtulmak amacıyla mallarını gizlemeye, kaçırmaya veya kendisi kaçmaya hazırlanır yahut kaçar ya da bu amaçla alacaklının haklarını ihlal eden hileli işlemlerde bulunursa vadesi gelmemiş alacaklarda da ihtiyati haciz kararı verilebilir. Sözü edilen maddede bunun dışında herhangi bir koşul öngörülmemiştir.Öte yandan, İİK’nın 258. maddesi “Alacaklı alacağı ve icabında haciz sebepleri hakkında mahkemeye kanaat getirecek deliller göstermeye mecburdur” hükmünü içermekte olup ihtiyati haciz kararı verilebilmesi için alacağın varlığı ve miktarı hakkında kanaate varılması yeterlidir.Mahkemenin alacağın varlığına kanaat getirmesinden anlaşılması gereken, alacağın usul hukuku kurallarına göre kesin bir şekilde ispat edilmesi olmayıp yaklaşık ispat ölçüsünde alacağın varlığını gösteren delillerin sunulmasıdır.İİK'nın 265/1.maddesi hükmü uyarınca ise borçlu, kendisi dinlenmeden verilen ihtiyati haczin dayandığı sebeplere, mahkemenin yetkisine ve teminata karşı; huzuriyle yapılan hacizlerde haczin tatbiki, aksi hâlde haciz tutanağının kendisine tebliği tarihinden itibaren yedi gün içinde mahkemeye müracaatla itiraz edebilir.Yukarıda anılan ilke ve esaslar çerçevesinde somut olayın değerlendirilmesinde; ihtiyati haciz talep eden davacının dava dilekçesinin ekinde yer alan taşınmaz yatırım sözleşme örneği, şirket sicil kayıtları, tapu kaydı dikkate alındığında İİK'nın 258. maddesi kapsamında alacağın varlığı için kanaat getirecek delilerin gösterilmiş olduğunun kabulünde herhangi bir usulsüzlük görülmemiştir. Mahkeme tarafından aynı sözleşme gereğince davacı tarafça takibe konu edilen cezai şart alacağına dair yapılan ihtiyati haciz kararına itirazın kabulünde ise özellikle talep ve davanın niteliği ile sözleşmede davalı şirketin yer almaması gibi hususlar gözetildiğinde, herhangi bir hukuka aykırılık görülmemiştir. Yargılamanın devam eden aşamalarında söz konusu bedel için mevcut deliller yeniden değerlendirilerek bu konuda talep üzerine karar verilebileceğinden, davacı vekilinin istinaf nedenleri yerinde görülmemiştir.Davalı şirket vekili ise takibe konu edilen alacağa yönelik olarak sözleşmenin tarafı olmadığı iddiasıyla itirazda bulunmuş ve emsal Yargıtay ilamına dosyaya ibraz etmiş ise de yukarıda yer verilen sözleşmenin niteliği ve kapsamı, şirketin kuruluşu dikkate alındığında, davacı tarafın davalı şirket yönünden de alacağın varlığını yaklaşık olarak ispat etmiş olduğunun kabulünde bir isabetsizlik görülmemiştir. Dosyaya ibraz edilen Yargıtay 12. Hukuk Dairesinin 2024/565 Esas, 2024 2500 Karar ve 14.03.2024 tarihli karar ilamının incelenmesinde, davacı tarafça davalı şirket hakkında kambiyo senetlerine mahsus haciz yoluyla takip başlatıldığı, söz konusu kambiyo senedinde davalı şirketin imzasının bulunmadığı iddiasına dayandığı, Yargıtay ilamında, takipte taraf olmayan üçüncü kişinin kambiyo senedine özgü takipte borçlu olarak eklendiğinin görüldüğü, birleşme ve birleşmenin taraflara getireceği hak ve yükümlülüklerin yargılama yolu ile belirlenmeden kambiyo takibinde borçlu olarak yer almayan birleşen üçüncü kişiye dosya borcunu ödemesi için muhtıra gönderilmesi ve bu muhtıraya dayalı olarak yapılan haciz ve satış işlemlerinin hukuka aykırı olduğu gerekçesiyle şikayetin kabulü ve haciz ve satış işlemlerinin iptaline karar verilmiş olduğu anlaşılmıştır. Somut olayda ise takibe konu edilen alacak kambiyo senedine dayanmamaktadır. Dosya kapsamındaki delillerden İİK'nın 258. maddedeki düzenleme kapsamında davacının davalı şirket yönünden de kanaat getirecek delillerin dosyaya ibraz edildiğinin kabulü ile verilen kararda bir isabetsizlik görülmemiştir. Açıklanan bu gerekçelerle, HMK'nın 353/1.b.1 ve İİK'nın 265. maddeleri uyarınca dosya üzerinden yapılan istinaf incelemesi sonucunda, taraf vekillerinin 08.05.2024 tarihli ara karara yönelik istinaf başvurularının esastan reddine aşağıdaki karar verilmiştir.

KARAR: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-HMK'nın 353/1.b.1 ve İİK'nın 265/son maddeleri uyarınca, taraf vekillerinin istinaf başvurularının esastan reddine, 2-Taraflarca yatırılan istinaf başvuru ve peşin karar harçlarının Hazineye gelir kaydına, 3-Taraflarca yapılan kanun yolu giderlerinin kendilerinin üzerinde bırakılmasına, 4-Gerekçeli kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine, 5-Dosyanın, kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine dair; HMK'nın 353/1.b.1 ve İİK'nın 265/son maddeleri uyarınca dosya üzerinden yapılan istinaf incelemesi sonucunda, 12.09.2024 tarihinde oy birliğiyle ve kesin olarak karar verildi.

KANUN YOLU:HMK'nın 362/1.f ve İİK'nın 265/son maddeleri uyarınca karar kesindir.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

davanınsürülenkonusutaraflarınİptaliözetisavunmalarınınkararistinafdereceistanbulortaklıkgerekçesebeplerikaynaklı)İtirazınkanunincelemekararınınileriilişkisinden(Şirkettarihiiddianumarasımahkemesi

Kaynak: karar_bam

Taranan Tarih: 25.01.2026 18:34:32

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim