SoorglaÜcretsiz Dene

Karar Detayı

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi

Daire / Kategori

bam

Esas No

2024/1283

Karar No

2024/1207

Karar Tarihi

12 Eylül 2024

T.C.

İSTANBUL

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

14. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO: 2024/1283

KARAR NO: 2024/1207

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

İ S T İ N A F K A R A R I

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ: İSTANBUL ANADOLU 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ: 14.06.2024 tarihli Ara Karar

NUMARASI: 2023/833 Esas

DAVANIN KONUSU: Ticari Şirket (Genel Kurul Kararının İptali İstemli)

Taraflar arasındaki davanın ilk derece mahkemesince yapılan yargılaması sırasında, davacı vekilinin ihtiyati tedbir talebinin reddine dair verilen ara karara karşı, davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine Dairemize gönderilmiş olan dava dosyası incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.

TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ Davacı vekili, dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin davalı şirketin kurucu ortaklarından ve yönetim kurulu üyesi olduğunu, davaya konu iptali istenen genel kurul kararı ile müvekkilinin temsil ve yönetim kurulu üyeliğinin sonlandırıldığını, TTK'nın ilgili maddelerinde belirtildiği üzere genel kurul kararlarının geçerlilik şartlarının başında toplantı ve karar nisaplarının uyuşmuş olmasının gerektiğini, kararların esas sözleşme ve iyi niyet kurallarına aykırı olmaması gerektiğini, genel kurulun usulüne uygun yönetim kurulu kararı olmaksızın toplandığını, müvekkilinin katılımı olmaksızın 25.08.2023 tarihinde yönetim kurulu toplantısının yapıldığını ve kararların alındığını, müvekkilinin kendisinden habersiz toplantı yapıldığının harici olarak öğrendiğini, bunun üzerine müvekkilinin İstanbul Anadolu 8. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2023/663 Esas sayılı dosyasında usulüne uygun çağrı yapılmaksızın yönetim kurulunun toplanması ve kararların alınması nedeniyle TTK'nın 366,390,391 hükümleri gereğince yok hükmünde olduğunun tespitini talep ettiğini, derdest yönetim kurulu kararının butlanını tespitine dair dosyanın bulunmasına rağmen genel kurulun toplandığını ve müvekkilinin temsil yetkilerinin kaldırılmasına dair karar alındığını, söz konusu kararın 25.10.2023 tarihinde tescil edildiğini, kararların TTK hükümleri kapsamında butlanı talep edilen yönetim kurulu kararına istinaden yapıldığını, müvekkilinin şirket ortaklığının ön sözleşme temelinde gerçekleştiğini, söz konusu protokol başlıklı belgenin TTK hükümleri gereğince kurucu işlem olduğunu, ön sözleşme niteliğine haiz protokolün düzenlenmesi doğrultusunda müvekkili ile şirket ortaklarının şirketi kurduğunu, maden ruhsatının yeni kurulmuş olan şirkete devrinin sağlandığını, ön sözleşmeye uygun olarak % 33,33 hisse dağılımının gerçekleştirildiğini, esas sözleşme kapsamında ibra edilmeyen yönetim ve denetim kurulu üyelerinin genel kurulda tekrar seçilemeyeceğini, genel kurul kararında kanuna aykırı olarak haksız rekabete ilişkin kararlar alındığını, taraflarınca finansal tabloların müzakeresi ve diğer hususlarda bir ay süre ile erteleme talep edilmesine rağmen eksik süre verildiğini, kararların dürüstlük kurallarına aykırı olarak alındığını, davalı şirketin diğer ortaklarının müvekkili ve şirket aleyhine bir çok işlem tesis ettiklerini, bu hususta İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığına suç duyurusunda bulunulduğunu ve soruşturmanın 2023/259903 sayılı dosyada devam ettiğini iddia ederek, maden ruhsatının devri ve rödovans sözleşmeleri yapılmasını engellemek kaydıyla T.C. Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı Maden ve Petrol İşleri Genel Müdürlüğüne müzekkere yazılarak ... Dış Ticaret A.Ş. (Mersis ...) ye ait T.C. Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı ... erişim numaralı maden ruhsatı hakkında; maden ruhsat devri ve rödovans sözlşemeleri gibi işlem yapma yetkileri üzerine tedbir konulmasına, TTK madde 449 kapsamında eldeki dava sonuçlanıncaya kadar genel kurul kararının yürütmesinin geri bırakılmasına ve 20.10.2023 tarihli genel kurul kararının iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. İlk derece mahkemesi, ihtiyati tedbir talebini değerlendirdiği 18.12.2023 tarihli ara kararıyla; "...Kanun koyucu, ihtiyati tedbir hakkında karar verecek olan Hakime geniş bir taktir alanı bırakmış ise de, Hakim her somut olayda, ihtiyati tedbir şartlarının gerçekleşip gerçekleşmediğini dikkatlice incelemeli ve hangi yasal sebebe ve hangi somut duruma göre, ihtiyati tedbir kararı verdiğinin kararında belirtilmelidir, ihtayit tedbir şartları mevcut değilse kanunun ön gördüğü ölçüde ıspat edilememişse, veya yaklaşıkda olsa ıspatı yargılamayı gerekiyorsa ihtiyati tedbir isteminin reddine karar verilmelidir.HMK'nun 389. maddesindeki şartların mevcut olması ve talep halinde ihtiyati tedbire karar verilmelidir. Bu itibarla taraflar arasındaki uyuşmazlığın yargılamayı gerektirdiği, mevcut delil durumu itibarı ile yaklaşık ispat koşulunun sağlanılmadığı, tedbir kararı verilmemesi ve alınan kararların icra edilmesi halinde davacının hakkını elde etmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkansız hale geleceğinden şu aşamada bahsedilmesinin mümkün olmadığı gibi ciddi bir zararın doğacağına dair emare ve delilinde bulunmadığı gözetildiğinde HMK 389 ve devamı madde hükümlerinde ön görülen koşullar gerçekleşmediğinden genel kurul kararının yürütmesinin tedbiren durdurulmasına dair ihtiyati tedbir isteminin bu aşamada reddine karar verilmesi gerektiği... " gerekçesiyle davacı vekilinin ihtiyati tedbir isteminin reddine karar vermiştir. Ara karar davacı vekili tarafından istinaf edilmiştir. Dairemizin 2023/2548 Esas, 2024/219 Karar 15.02.2024 tarihli kararı ile davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK 353/1.b.1 maddesi gereğince reddine karar verilmiştir. Davalı vekili, savunmasında özetle; davacının açmış olduğu davanın hukuki yarardan yoksun olduğunu, davanın somutlaştırılması gerektiğini, hangi kararlara hangi gerekçe ile dava açtığını belirtmediğini, genel kurul toplantısından önce yapılan toplantının çağrı usullerine aykırılığının iş bu davada tartışılmasının mümkün olmadığını, davacının kısmen bahsettiği 2020-2021-2022 dönemlerinde bizzat şirketin yönetim kurulu üyesi sıfatına haiz olduğunu, şirketin kuruluşundan itibaren tüm çabalara rağmen kar edemediğini ve uhtesinde bulunan maden ruhsatı kapsamında esas faaliyeti olan madencilik faaliyetinde ciddi ölçekte bir yatırım yapılmasına rağmen sermayenin getirisinde faydalanamadığını en iyi bilen ve bilebilecek durumda olan kişi olduğunu savunarak, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Davacı vekili, 12.06.2024 tarihli dilekçesinde özetle; önceki iddialarını tekrar ederek, bu aşamada TTK 449.maddede öngörülen tedbirin uygulanabilmesi için yaklaşık ispat koşulunun yazılı belgeler ile sağlandığını, söz konusu yönetim kurulu kararının butlanına ilişkin davanın bekletici mesele yapılmış olmasının iddialarını destekler mahiyette olduğunu, bu kapsamda dava yargılaması sürecinde kazandırılan yeni belgeler değerlendirilerek yürütmenin geri bırakılmasına yönelik karar verilmesini talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİNİN İSTİNAFA KONU ARA KARARININ ÖZETİ İlk derece mahkemesi, ihtiyati tedbir talebini değerlendirdiği 14.06.2024 tarihli ara kararırıyla; "... Taraflar arasındaki uyuşmazlığın yargılamayı gerektirdiği, mevcut delil durumu itibarı ile yaklaşık ispat koşulunun sağlanılmadığı, tedbir kararı verilmemesi ve alınan kararların icra edilmesi halinde davacının hakkını elde etmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkansız hale geleceğinden şu aşamada bahsedilmesinin mümkün olmadığı gibi ciddi bir zararın doğacağına dair emare ve delilinde bulunmadığı gözetildiğinde HMK 389 ve devamı madde hükümlerinde ön görülen koşullar gerçekleşmediğinden ihtiyati tedbir isteminin bu aşamada reddine karar verilmesi gerektiği sonucuna varılmıştır..." gerekçesiyle davacı vekilinin ihtiyati tedbir talebinin reddine, karar vermiştir. Bu ara karara karşı, ihtiyati tedbir talep eden davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ Davacı vekili, istinaf başvuru dilekçesinde özetle; Mahkemece genel kurul kararının iptali dosyasında yürütmenin geri bırakılmasına ilişkin tedbir talebinin ret kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu, İstanbul Anadolu 8. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2023/633 sayılı dosyasında görülmekte olan yönetim kurulu kararının butlanına ilişkin kararın sunulması için süre verildiğini, mahkemeye yönetim kurulu kararının sunulduğunu, yönetim kurulu karar tarihlerinin aynı olmasına rağmen kararların farklı tarihlerde noterlerden tasdik edildiğini, öncelikle ilana dayanak yönetim kurulu kararı ile ilan içeriği uyuşmadığından davaya konu genel kurul kararının iptali gerektiğini, gerçeğe ve yasaya aykırı işlem tesis edildiğini ve belgede sahtecilik boyutunun bulunduğunun kuvvetle muhtemel olduğunu, mahkemenin yönetim kurulu kararının butlanına ilişkin davanın bekletici mesele yapılmış olmasının iddialarını destekler nitelikte olduğunu, ihtiyati tedbir kapsamında yaklaşık ispat koşulunun sağlandığını, yeni yönetim kurulunun yaptığı genel kurulda sermaye artışına gitmesi sebebiyle müvekkilinin %33 ortak olduğu hissesinin kat ve kat düşürülmesi ile karşı karşıya kaldığını ve bu hususta İstanbul 11. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2024/215 Esas sayılı dosyasında iptal davası açıldığını, genel kurul kararının kanuna, esas sözleşmeye ve dürüstlük kurallarına aykırı olarak alındığını ve yaklaşık ispat koşulunun sağlanmış olduğunu iddia ederek, ihtiyati tedbir talebinin reddine dair14.06.2024 tarihli ara kararın kaldırılmasına ve ihtiyati tedbir talebinin kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.

İNCELEME VE GEREKÇE Dava, TTK'nın 445 vd. maddeleri uyarınca genel kurulunda alınan kararların iptali ve dava içinde TTK'nın 449. maddesi uyarınca genel kurul kararlarının yürütülmesinin geri bırakılması taleplerine ilişkindir.İlk derece mahkemesince ihtiyati tedbir talebinin reddine dair ara karar verilmiş; bu ara karara karşı, ihtiyati tedbir talep eden davacı vekili tarafından, yasal süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurulmuştur. İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi uyarınca, ileri sürülen istinaf başvuru nedenleriyle ve kamu düzenine aykırılık yönleriyle sınırlı olarak yapılmıştır. Taraflar arasında, davacının davalı şirketin kurucu ortaklarından olduğu, iptali talep edilen 20.10.2023 tarihli genel kurul kararı ile yönetim kurulu üyelerinin seçilmiş olduğu konularında herhangi bir uyuşmazlık mevcut değildir. Uyuşmazlık, genel kurul kararının TTK'nın 449. maddesi kapsamında yürütülmesinin geri bırakılması şartlarının oluşup oluşmadığına ilişkindir. Dosya kapsamından, davalı şirketin 27.09.2023 tarihli yönetim kurulu kararı ile belirlenen gündem maddeleri sonucunda 2020-2021-2022 olağan genel kurul toplantısının gerçekleştirileceği hususlarına yer verildiği, şirketin 20.10.2023 tarihli genel kurul toplantısının 22.09.2023 tarihinde yapılan 2020-2021-2022 yılları olağan genel kurul toplantısının devamı niteliğinde ertelenmiş maddelere ilişkin olarak gerçekleştirildiği, gündem maddelerinin görüşülmesi sırasında davacı vekili tarafından itirazların ileri sürüldüğü, gündemin 2.maddesinde, bilanço ve gelir tablosunun okunarak oy çokluğuyla kabulüne karar verildiği, 3.maddede, şirket esas sözleşmesinin 6.maddesinin tadil edilerek şirket sermayesinin 500.000,00 TL'den 20.000.000,00 TL olarak artırılmasına yönelik teklifin görüşüldüğü ve yapılan oylama sonucunda sermaye artırımının görüşülmemesine oy birliği ile karar verildiği, 4.gündem maddesinde, yönetim kurulu üyelerinin seçimine geçildiği, davacı vekilinin söz aldığı ve mevcut yönetim ve temsil yetkilerinin mevcut haliyle korunarak devam edilmesinin teklif edildiği, pay sahiplerinden ... ve ... tarafından yönetim kurulunun kendilerinden oluşacak şekilde teşekkül etmesini önerdiği, oylama sonucunda yönetim kurulu üyeliklerine 3 yıl süre ile oy çokluğu ile seçilmelerine karar verildiği, gündemin 5.maddesinde, yönetim kurulu üyelerine ücret ödemesi yapılmamasına oy birliği ile karar verildiği, 6.maddede, iç yönergenin oy birliği ile kabul edildiği, 7.maddede, yönetim kurulu üyelerine TTK'nın 395/396 maddelerinde yazılı izin verilmesine ilişkin müzakereye geçildiği, davacı pay sahibi vekilinin söz alarak yönetim kurulu üyelerinin aynı alanda başka şirketlerle organik bağı olduğu gerekçesiyle haksız rekabete yol açabileceğini belirterek bu yetkilerin verilmesine itiraz ettikleri, yapılan oylamada yönetim kurulu üyelerine TTK 395/396 maddedeki yazılı izinlerin verilmesine oy çokluğu ile karar verildiği, davacı tarafça yönetim kurulu kararının yok hükmünde olduğunun tespiti amacıyla İstanbul Anadolu 8. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2023/663 Esas sayılı dosyasında dava açıldığı ayrıca şikayet neticesinde savcılık soruşturmasının devam ettiği anlaşılmıştır. Davacı vekili tarafından dava dilekçesinin ekinde ve delilleri arasında dava konusu genel kurul karar örneği, yönetim kurulu karar örneği, protokol başlıklı adi yazılı belge ve diğer delilleri ibraz etmiştir. Taraflar arasında birden fazla uyuşmazlığın mevcut olduğu anlaşılmıştır. TTK'nın 445. vd. maddelerinde genel kurul kararlarının iptali ve butlanı düzenlenmiştir. aynı Kanun'un 449/1. maddesine göre; Genel kurul kararı aleyhine iptal veya butlan davası açıldığı takdirde mahkeme, yönetim kurulu üyelerinin görüşünü aldıktan sonra, dava konusu kararın yürütülmesinin geri bırakılmasına karar verebilecektir. Bu düzenleme, hukuki niteliği itibariyle ihtiyati tedbire ilişkindir. HMK'nın 389/1. maddesine göre; Mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkânsız hâle geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hâllerinde, uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyati tedbir kararı verilebilir. Yine aynı Kanunun 390/3 maddesine göre; Tedbir talep eden taraf, dilekçesinde dayandığı ihtiyati tedbir sebebini ve türünü açıkça belirtmek ve davanın esası yönünden kendisinin haklılığını yaklaşık olarak ispat etmek zorundadır. İhtiyati tedbir için yaklaşık ispat yeterli görülmüş olup sunulan belgelerle talep edenin, davada haklılığını yaklaşık olarak ispat etmesi ve diğer şartlarında varlığı halinde ihtiyati tedbir kararı verilebilecektir.Somut olayda, ikinci kez ihtiyati tedbir talebinin reddine karar verildiği tarih itibariyle yaklaşık ispat koşulunun gerçekleştiğinin kabulü mümkün görülmemiştir. Davacı tarafça yönetim kurulu kararının butlanına yönelik açılan davada bekletici mesele yapılmasına ilişkin kararın ve diğer iddiaların yargılamanın geldiği aşamada yaklaşık ispat için yeterli olduğu iddia edilmiş ise de öncelikli bekletici mesele yapılan ara karar nedeniyle somut olayın özelliği de dikkate alındığında yaklaşık ispat şartının yerine getirilmiş olduğu iddiası yerinde görülmemiştir. Ayrıca ihtiyati tedbir konusu yapılan maden ruhsatı ile ilgili talep ise HMK'nın 389/1 maddesi gereğince uyuşmazlık konusu olmadığından, tedbir talebinin reddine ilişkin ara kararda usul ve yasaya aykırılık görülmemiştir. Açıklanan bu gerekçelerle, HMK'nın 353/b.1 ve 391/3. maddeleri uyarınca dosya üzerinden yapılan istinaf incelemesi sonucunda, ihtiyati tedbir talep eden davacı vekilinin istinaf başvurusunun reddine dair aşağıdaki karar verilmiştir.

KARAR; Yukarıda açıklanan gerekçelerle; 1-HMK'nın 353/1.b.1 ve 391/3. maddeleri uyarınca, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine,2-Davacı tarafından yatırılan istinaf harçlarının Hazineye gelir kaydına, 3-Davacı tarafından yapılan kanun yolu giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, 4-Gerekçeli kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine, 5-Dosyanın, kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine dair; HMK'nın 353/1.b.1. ve 391/3 maddeleri uyarınca dosya üzerinden yapılan istinaf incelemesi sonucunda, oybirliğiyle ve kesin olarak karar verildi.12.09.2024

KANUN YOLU:HMK'nın 362/1.f ve 391/3. maddeleri gereğince karar kesindir.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

davanınsürülenkonusutaraflarınŞirketKararınınİptali(Genelözetisavunmalarınınkararistinafİstemli)dereceistanbulgerekçesebeplerimahkemesininkanunincelemeKurulkararınınTicariileriistinafatarihiiddianumarası

Kaynak: karar_bam

Taranan Tarih: 25.01.2026 18:34:32

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim