SoorglaÜcretsiz Dene

Karar Detayı

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi

Daire / Kategori

bam

Esas No

2021/1227

Karar No

2024/1203

Karar Tarihi

12 Eylül 2024

T.C.

İSTANBUL

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

14. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO: 2021/1227

KARAR NO: 2024/1203

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

İ S T İ N A F K A R A R I

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ: İSTANBUL 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ: 25/01/2021

NUMARASI: 2019/105 E. - 2021/34 K.

DAVANIN KONUSU: İtirazın İptali (Simsarlık sözleşmesinden kaynaklanan)

Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının ilk derece mahkemesince yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerle davanın kabulüne dair verilen karara karşı, davalı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine Dairemize gönderilmiş olan dava dosyası incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.

TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ Davacı vekili, dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin emlak işi ile ilgilendiğini, müvekkili ile davalı arasında emlak görme sözleşmesinin imzalandığını, ... Caddesi, No:... Kat:... 34460 Sarıyer/ İstanbul adresinde yer alan gayrimenkulde belirlenmiş olan iş yerinin kiralanması hususunda davalı firma temsilcisi ... ve diğer firma yetkilileri tarafından mail üzerinden görüşme yapıldığını, 09/05/2018 tarihinde ise emlak görme belgesinin imzalandığını, taraflar arasında imzalanan sözleşme uyarınca müvekkilinin taşınmaza ilişkin ana sözleşmenin kurulması ile birlikte emlak komisyonu ücretine hak kazandığını, Taşınmaz Ticareti Hakkında Yönetmelik hükümlerince belirlenen üst sınır dikkate alınarak düzenlenen 09/05/2018 tarihli emlak görme evrakından doğan yıllık kira bedelinin %12+KDV ödeme borcunu davalının yerine getirmesi gerektiğini, dava dışı ...'ın tüm faaliyetlerini davalının bilgisi ve onayı dahilinde yaptığını, ... ve diğer firma yetkililerinin kiralama sürecine bizzat katıldıklarını, bu nedenle borçlu şirket adına hareket ettikleri açık olan dava dışı ... ve diğer firma çalışanlarının temsil yetkisini kabul ettiğini ve ...'ın borçlu şirket adına temsile yetkili olduğundan komisyon ücretinden sorumlu tutulması gerektiğini, davalıdan borcun tahsili amacıyla İstanbul ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyası ile icra takibine geçildiğini, davalının itirazı üzerine takibin durduğunu ,itirazın haksız olduğunu iddia ederek, itirazın iptali ile takibin devamına, %20'den az olmamak kaydı ile icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, savunmasında özetle; müvekkilinin davalı sıfatının bulunmadığını, husumet itirazlarının olduğunu, sözleşmenin müvekkili ya da yetkili temsilciler tarafından imzalanmadığını, müvekkili şirketin ticari merkezinin İzmir olduğunu ve yetkili mahkemelerin İzmir Mahkemeleri olması nedeniyle yetki itirazlarının bulunduğunu, müvekkili şirketin bir sermaye şirketi olduğunu, sermaye şirketlerinin ancak yönetim kurulu veya yönetim kurulu tarafından yetkili kılınan kişiler tarafından temsil edilebileceğini, dava dışı ... tarafından imzalanan evrakın müvekkili şirket tarafından kabulünün mümkün olmadığını, davacının kendi kiraladığını bahsettiği taşınmazın ... AVM içerisinde bulunduğunu, ... AVM'nin dışarıdan emlakçı ile çalışmadığını, dava dışı ...'ın ise müvekkili şirket bayisi olan ...Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi çalışanı olduğunu savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda; "... davaya konu olayda emlak görme sözleşmesinin ... isimli davalı şirket çalışanı tarafından davalı şirketin markası olan ... adına imzalandığı, sözleşme öncesi görüşmelerin ... firmasının yetkilileri tarafından yapıldığı, kira sözleşmesinin tarafı olan ve emlak görme sözleşmesine konu taşınmazın malikleri ... İnşaat ve ... Grup tarafından taşınmazın kiralanmasına ilişkin olarak davacıya aracılık faaliyetini yürütme konusunda yetki verildiği anlaşılmakla, taraflar arasında akdedilen emlak görme sözleşmesi gereğince davacının 36.000,00 TL + KDV simsarlık ücreti alacağının bulunduğu sonucuna varılmıştır. Tüm bu açıklanan nedenlerle; davanın kabulüne, itirazın iptaline, takibin 36.000,00 TL üzerinden devamına, asıl alacağa takip tarihinden itibaren yasal faiz uygulanmasına, alacak likit ve belirlenebilir olduğundan kabul edilen alacağın %20'si oranındaki icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline karar vermek gerekmiş ..." gerekçesiyle davanın kabulüne, itirazın iptaline, takibin 36.000,00 TL üzerinden devamına, asıl alacağa takip tarihinden itibaren yasal faiz uygulanmasına, kabul edilen alacağın %20'si oranındaki 7.200,00 TL icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline, karar verilmiştir. Bu karara karşı, davalı vekilince istinaf başvurusunda bulunulmuştur.

İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ Davalı vekili, istinaf başvuru dilekçesinde özetle; Müvekkilinin bir sermaye şirketi olduğunu ,ancak yönetim kurulu veya vekil sıfatıyla atanan şahıslar tarafından temsil edilebileceğinin değerlendirilmediğini, hatalı değerlendirme sonucunda davanın kabulüne karar verildiğini, davacının dayandığı yer gösterme belgesinin ne müvekkili şirketin ne de temsilcisi tarafından imzalanmadığını, yetkisiz bir şekilde temsil edilen müvekkilinin bu işlemden dolayı sorumluluğunun doğmasının hukuk ve hakkaniyete aykırı olduğunu, yer gösterme belgesi sonucunda başlatılan icra takibinin kabulünün mümkün olmadığını, 09.02.2018 tarihli emlak görme belgesinin ... ibaresi altında ... tarafından imzalandığını kabul ettiğini, öncelikle müvekkili adına temsilci olan bir kimsenin şirket unvanını dahi bilmemesinin hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, ... olarak belirtilen ibarenin müvekkili şirkete ait bir marka olduğunu, tüzel kişilik vb olmadığından temsil dahi edilemediğini, bu nedenle ... tarafından imzalanan belgenin kabulünün mümkün olmadığını, belgenin adi bir belge olduğunu, müvekkili şirketin sicil kayıtlarının celp edilmiş olmasına rağmen inceleme yapılmadığını, bir tüzel kişiyi yetkisiz olarak temsil eden şahsın ancak ve ancak kendi adına işlem yapmış gibi değerlendirilebileceğini, ... isimli şahsın müvekkili şirketin bayisi konumunda olan ... Ltd Şirketinin çalışanı olmasına rağmen davanın müvekkiline yöneltildiğini, ayrıca emlak gösterme belgesi sonucunda davacının gösterdiği emek ve mesai dikkate alınmaksızın alacağın tamamının kabulünün usul ve yasaya aykırı olduğunu iddia ederek, kararın kaldırılmasını ve davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

İNCELEME VE GEREKÇE Dava, simsarlık sözleşmesinden doğan ücret alacağının tahsili amacıyla başlatılan ilamsız icra takibine karşı yapılan itirazın İİK'nın 67. maddesi uyarınca iptali istemine ilişkindir. İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda davanın kabulüne karar verilmiş; bu karara karşı, davalı vekilince, yasal süresi içinde istinaf başvurusunda bulunulmuştur.İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi uyarınca, ileri sürülmüş olan istinaf nedenleriyle ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır.Taraflar arasında, davacı simsar ile dava dışı ... arasında 09.05.2018 tarihinde emlak görme belgesinin imzalandığı, imzası bulunan ...'ın davalı şirketin yetkilisi veya temsilcilerinden herhangi biri olmadığı konularında uyuşmazlık mevcut değildir. Uyuşmazlık, davalı şirketin emlak görme belgesi kapsamında takip konusu alacaktan dolayı sorumlu olup olmadığı, sözleşmeye davalının onay verip vermediği ile kabul edilen miktarın isabetli bulunup bulunmadığına ilişkindir. Dosya kapsamından, ... unvanı ile davacı adı altında emlak görme belgesinin düzenlendiği, belge tarihinin 09.05.2018 olduğu, belge üzerinde adres olarak ... İş Merkezi İstinye/İstanbul 200m2 ofis ve ... İş Merkezi İstinye/İstanbul 415 m2 dükkan olarak belirtildiği, açıklama içerisinde ise "Adresinde bulunan emlakları satın alma/kiralamak için 09.05.2018 tarihinde gördüm. Söz konusu emlakı şahsım, annem, babam, kardeşlerim veya ortağı veya idarecisi bulunduğu şirket, şirketin ortağı olduğu kuruluşlar veya birinci derece kan veya sıhri kısımlarının satın aldığı veya kiraladığı takdirde satın alma bedelinin %3 + KDV'sini /yıllılk kiralama bedelinin %12 + KDV'sini hizmet bedeli olarak mal sahibi tarafından yetkilendirilmemiş olsa dahi (yazılı sözleşme olmasa dahi) ..., ...'a ödemeyi kabul ve taahhüt ediyorum." ifadelerinin yer aldığı, emlakı gören kısımda ise ... adı ve imzası ile firma adı olarak ... ifadesinin yer aldığı, davalı şirket tarafından 25.06.2018 tarihinde kira bedelleriyle ilişkin hükümleri 01.08.2018 tarihinden sonra işlerlik kazanmak üzere ... Center/İstinye kira sözleşmesinin imzalanmış olduğu, sözleşmede kiracının davacı şirket, kiralayanın ise dava dışı ... ve ... olduğu, sözleşme konusunun 3.maddesinde kira sözleşmesinin mülkiyete kiralayana ait olmak üzere ... Mahallesi ... Caddesi No:... Sarıyer İstinye adresinde yer alan 4.maddede belirtilen iş yerinin davalı şirkete kiralanması olarak belirtildiği, 4.maddede, kiralamaya mevzu olan iş yerinin Sarıyer ... adresindeki ... parselde yer alan zemin kattaki 415 m2 alana sahip olan iş yeri olarak belirtildiği, belirtilen iş yerinin emlak görme belgesinde yer alan 2.sıradaki adresteki iş yeri olduğu, sözleşmenin davalı şirket tarafından imzalandığı, kiraya veren dava dışı ... ile davacı arasında 31.05.2018 tarihinde sözleşmeye dair maillerin gerçekleştirildiği, sözleşmedeki düzeltmelerle ilgili yazışmaların yer aldığı, ayrıca ... unvanı ile dava dışı ...ile davacı arasında ... mağaza planı ile ilgili 24 Mayıs 2018 tarihinde gerçekleştirilmiş olan mail ile birlikte yine 23.07.2018 tarihinde davacı tarafça dava konusu ... 200 m2 mağaza planına dair dava dışı kişilere maillerin gönderilmiş olduğu, 18.05.2018 tarihli davacının göndermiş olduğu mailde 18.05.2018 tarihli ... tarafından davacıya ... İstinye hakkındaki teklif değerlendirmesine dair mailin yer aldığı, dava dışı kiraya veren şirketlerden ... tarafından 03.09.2018 tarihinde ..., ....com adresine gönderilen mailde, davacı ... Beyin kendisinden resmi kanal ile sözleşmeyi istediği, avukatı aracılığıyla yasal işlemlere başlayacağını, her konuda muhatap olarak firma ile görüşüldüğü için nasıl ve kiminle çözülecekse firmanın bileceği iş olduğu ancak kendilerinin davacı ... Beye gerekli bütün desteği yapacaklarını, kendilerine göre ciddi ve tatsız bir sorun olduğunun belirtildiği, başkaca maillerin bulunduğu, 14.09.2018 tarihinde davacı tarafça dava dışı kiraya veren şirketlerden ... Grup'a gönderilen mailde kendilerini ... firması ile olan problemlerden dolayı rahatsız ettiğini, kira kontratıyla ilgili gelişmenin olup olmadığını sorduğunu, 10.09.2018 tarihli davacının mailinde ise ... firmasıyla anlaşamadıklarını belirterek sözleşmenin mail ile gönderilmesinin talep edildiği, davacı tarafça 09.10.2018 tarihinde davalı şirket ve dava dışı ... hakkında 36.000,00 TL asıl alacağın tahsili amacıyla İstanbul ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasında ilamsız icra takibi başlatıldığı, takip konusu alacağın sebebi olarak emlak görme sözleşmesi KDV hariç komisyon bedeli olarak gösterildiği, davalı şirketin icra takibine karşı itiraz ederek borcun bulunmadığını belirttiği, davacı şirket tarafından İİK 67.maddesi gereğince bir yıllık hak düşürücü süre içerisinde iş bu itirazın iptali davasını açmış olduğu, kira sözleşmesinde aylık kira bedelinin 25.000,00 TL + KDV olarak belirlendiği, davacı tarafça sözleşmede belirlenen şekilde yıllık kira bedelinin %12 tutarının KDV hariç olarak hizmet bedeli alacağı için icra takibi başlatıldığı, emlak görme belgesini imzalayan dava dışı ...'ın dosyaya ibraz edilen delillerden ... Bölge Kurumsal Satış Yöneticisi olarak nitelendirildiği, buna ilişkin olarak basın haberlerinin örnek olarak ibraz edildiği, davalı şirkete ait İzmir Ticaret Sicil Müdürlüğünün 09.07.2019 tarihli sicil kayıtlarından şirket temsilcisinin 27.11.2018 - 27.11.2021 yılları arasında ... olduğunun belirtildiği anlaşılmıştır. Mahkemece, tarafların delilleri dosyaya celp ve ibraz edildikten sonra dosya üzerinde bilirkişi incelemesi gerçekleştirilmiştir. 09.11.2020 tarihli bilirkişi heyet raporunda; dosyada aslı bulunan ... antetli belgede belirtilen taşınmazların 09.05.2018 tarihinde ... tarafından görüldüğü ve firma adının ... olarak belirtildiği, belgede, taşınmazın kiralanması hâlinde yıllık kira bedelinin %12 + KDV hizmet bedelinin ...'a ödeneceğinin taahhüt edildiği, görülen taşınmazların; ... İş Merkezi - 205 m2 dükkan (... yanı), ... İş Merkezi - 415 m2 dükkan (...) olduğu, ...'a ait SGK kayıtlarının incelenmesinde, 18.11.2012 - 23.12.2019 tarihleri arasında davalı şirkette çalıştığı, 24.12.2015 tarihinde tekrar davalı şirket için SGK kaydı yapıldığı, 2018/1. ve 12. ayda davalı şirkete çalışarak 23.12.2018 tarihinde ayrıldığı, 2018/3. ve 4. ayda davalı şirkette çalışarak 04.06.2018 tarihinde ayrıldığı, 13.02.2019 tarihinde ... Tek. İnş. Dek. şirketinde çalışmaya başladığı, davanın temelini teşkil eden ve tellalın ücrete hak kazanıp kazanmayağını tespite yarayan uyuşmazlık konularının, ... tarafından imzalanan ve TBK'nin 520/3. maddesindeki şarta tekabül eden Emlak Görme Sözleşmesi ile davalı şirketin bağlı olup olmadığı, ilgili yerin kiralanması ile yapılan tellalık faaliyeti arasında nedensellik bulunup bulunmadığı, emlak görme sözleşmesini imzalayan kişi ve onun taşınmaza ilişkin sözleşmeye taraf şirketi temsili hakkında Yargıtay 13. HD, 22.01.2010, E. 2009/10252, K. 2010/670 sayılı kararında, gayrimenkul tellallığı sözleşmesinin yazılı şekilde düzenlenmesini geçerlilik şartı olarak öngördüğü, ilamında devamında ise, davacı tarafından sunulan “Yer Gösterme ve Komisyon Akdi” sözleşmesinin dava dışı kişi tarafından, kendi adı yazılmak suretiyle imzalanmış olduğu, davalı şirket adına imzalandığına dair bir kaydın sözleşmede bulunmadığı gibi aynı sözleşmede şirketi temsilen imza atıldığına dair bir imza ya da parafın da bulunmadığı, mevcut bu olgular karşısında davaya konu taşınmaz satışına ilişkin yer göstermenin davalı şirketi bağlamayacağı, sözleşmedeki taşınmazın davalı şirket tarafından satın alınsa dahi sorumluluğun dava dışı şahsın üstlendiği, öyle olunca taraflar arasında geçerli bir emlak komisyon sözleşmesinin varlığından bahsedilemeyeceği belirtilerek, davanın reddine karar verilmesi gerektiğine dair ifadelere yer verildiği, davaya konu olayda ise, Emlak Görme Sözleşmesinin ... isimli davalı şirket çalışanı tarafından, davalı şirketin markası olan ... adına imzalandığı, yine sözleşme öncesi görüşmelerin ... firmasının uzantılı mail adresi üzerinden ve bu firma yetkilileri tarafından gerçekleştirildiği, davalının taşınmazı başka bir tellal aracılığıyla kiraladığına ilişkin dosya kapsamında bir belgeye rastlanılmadığı, yine kira sözleşmesinin tarafı ... AVM tarafından mahkemeye hitaben yazılan yazıda, taşınmazın kiralanmasına ilişkin aracılık faaliyetinin davacı tarafından yapıldığının ifade edildiği, hâl böyle olunca, ... isimli kişinin ilgili taşınmazın kiralanması bakımından şahsen sorumluluk üstlendiği ve taşınmazın kiralanması ile tellalın faaliyeti arasında nedensellik bağı olmadığı sonucuna varılamayacağı kanaatinin oluştuğu, davalının markası olan ... adına davalının SGK'li çalışanı ... tarafından imzalanan sözleşmenin TBK'nin 520/3. maddesi bağlamında, taşınmaz tellallığı sözleşmesi için yazılılık şartının sağlanması bakımından yeterli olduğu, tellalın ücrete hak kazanabilmesi için, gerçekleştirdiği edimin kapsamından; diğer bir ifadeyle, sözleşmenin kurulması için sarf ettiği efordan ziyade, bu edim sonucunda ortaya çıkan edimin diğer bir ifadeyle, taşınmazın kiralanmasına ilişkin sözleşmenin kurulup kurulmamasının önem arz ettiği, tellalin “göstereceği çaba” için değil, “ulaşılacak başarılı sonuç” için ücrete hak kazanacağı, bu nedenle, tellalın hak kazanacağı ücretin bir “başarı ücreti” olarak tanımlanabileceği, somut olayda, kiralanan taşınmazın tellal tarafından ... isimli kişiye gösterildiğine dair Emlak Komisyon Sözleşmesinin mevcut olduğu, taşınmazın davalı tarafından kiralandığı da göz önüne alındığında, tellalın ücrete hak kazanması için gerekli şartların gerçekleştiği, Emlak Görme Sözleşmesi Gereğince hak kazanılan ücret hesabının davalı ile ... ve ... şirketi arasında yapılan sözleşme de aylık kira bedelinin 25.,000,00 TL + KDV olarak anlaşıldığı, emlak görme belgesinde yıllık kira bedelinin %12 + KDV bedeli ödenmesinin kabul edildiği, buna göre 25.000 TL x 12 ay 5 300.000 TL %12 - 36.000 TL + KDV olduğu belirtilmiştir. Mahkemece bilirkişi raporuna göre yukarıda yer verilen gerekçelere istinaden davanın kabulüne dair hüküm tesis edilmiştir. TBK'nın 520/son maddesi uyarınca, taşınmazlar hakkındaki simsarlık sözleşmelerinin yazılı yapılması geçerlilik koşuludur. Tarafların sözleşmeye ne ad verdiklerinin önemi yoktur. Somut olayda, emlakı gören ve davacı simsarın imzaları yer almaktadır. TBK'nın 521/1. maddesi uyarınca simsar, ancak yaptığı faaliyet sonucunda sözleşme kurulursa ücrete hak kazanır. Tellallık sözleşmesi, tellal ile bu sözleşmeyi imzalayan kişi arasında hak ve borç doğuran bir sözleşmedir. Davalı, şartların gerçekleşmesi halinde, davacıya karşı sözleşme ile yükümlendiği ücretten sorumludur. TBK'nın 521/1. maddesi uyarınca; simsar, ancak yaptığı faaliyet sonucunda sözleşme kurulursa ücrete hak kazanır. Ancak taraflar sözleşmede bunun aksini kararlaştırabilirler. Simsarın ücrete hak kazanması için simsar ile gayrimenkul sahibi arasında sözleşme bulunmasına veya gayrimenkul malikinin rıza göstermesine, simsara yetki vermesine de gerek yoktur. Somut olayda, davacı ile dava dışı ... arasında davalı şirketin ... markası kullanılmak suretiyle emlak görme belgesi düzenlenmiştir. yapılan sözleşme bir simsarlık sözleşmesidir. TBK'nın 521. maddesi kapsamında simsarın faaliyeti sonunda davalı şirket ile dava dışı kiralayan şirketler arasında kira sözleşmesi kurulmuştur. TBK'nın 521. maddesi uyarınca simsarın ücrete hak kazanabilmesi için, aracılık ettiği sözleşmenin kurulması gerektiği belirtilmiş ise de, az yukarıda da belirtildiği üzere, bu düzenleme emredici olmayıp yedek hukuk kuralı niteliğinde olup taraflarca aksi kararlaştırılabilir.Somut olaydaki simsarlık sözleşmesi, hukuki niteliği itibariyle, fırsat gösterme simsarlığı niteliğindedir. Buna göre, davacı, davalıya gayrimenkul kira sözleşmesi yapabilme fırsatını göstermiştir. Fırsat gösterme tellallığında simsarın ücrete hak kazanabilmesi için ayrıca kira sözleşmesinin kurulmasına da aracılık edilmesi zorunlu değildir. Sözleşmede böyle bir ek yükümlülük getirilmemiştir. Diğer taraftan sözleşmeyi imzalayan ..., tarafların kabulünde olduğu üzere, davalı şirketin temsilcisi değil çalışanıdır. Sözleşme tarihinde yürürlükte bulunan 6102 sayılı TTK'nın ile ilgili hükümlerinde şirketin ne şekilde temsil edileceği düzenlenmiştir. Söz konusu düzenlemeler kapsamında dava dışı ...'ın davalı şirketi temsil yetkisinin olmadığı tartışmasızdır. Ancak, aynı tarihte yürürlükte bulunan TBK'nın 46/1. maddesinde, yetkisiz temsil başlığı ile bir kimsenin yetkisi olmadığı halde temsilci olarak bir hukuki işlemi yapması halinde, bu işlemin ancak onanması halinde temsil olanı bağlayacağı düzenlemesine yer verilmiştir. Somut olayda, gerek sözleşme öncesinde ve sonrasında gerçekleştirilen mail yazışmaları, davalı vekilinin cevap dilekçesinde, davacı tarafın yer gösterme belgesini imzaladığı taşınmazın tamamen kendi portföyünde olduğunu ve bahsi geçen kira sözleşmesi imzalandıysa bu sözleşmenin imzalanması için ne kadar efor sarf ettiğini ve sözleşmeye katkısını ortaya koymak durumunda olduğuna dair beyanı ile özellikle de davalı şirket tarafından sözleşmede yer alan taşınmaza ilişkin olarak kira sözleşmesinin düzenlenmiş olması dikkate alındığında, dava dışı yetkisiz temsilcinin yapmış olduğu işlemi davalı şirketin onadığının kabulü gerekeceğinden, davalı şirketin aksine iddiaları yerinde görülmemiştir. Ayrıca sözleşmede yer alan oran dikkate alınarak kira sözleşmesi ile belirlenen kira bedeline göre hesaplanan hizmet bedeline ilişkin kabul şeklide isabetli olduğundan, davalı vekilinin alacak miktarına yönelik itirazıda yerinde görülmemiştir. Açıklanan bu gerekçelerle, HMK'nın 353/1.b.1 maddesi uyarınca dosya üzerinden yapılan istinaf incelemesi sonucunda, davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine dair aşağıdaki hüküm verilmiştir.

HÜKÜM: Yukarıda açıklanan gerekçelerle; 1-HMK'nın 353/1.b.1. maddesi uyarınca, davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine, 2-Davalı tarafından yatırılan istinaf başvuru ve peşin karar harçlarının Hazineye gelir kaydına; bakiye 1.844,37 TL istinaf karar harcının davalıdan tahsiline, Hazineye gelir kaydına, 3-Davalı tarafından yapılan kanun yolu giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, 4-Gerekçeli kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine,5-Dosyanın kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine dair; HMK'nın 353/1.b.1. maddesi uyarınca dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, oybirliğiyle ve kesin olarak karar verildi.12.09.2024

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

davanınsürülenkonusutaraflarınİptaliözetisavunmalarınınistinafdereceistanbulsözleşmesindengerekçesebepleriİtirazınincelemekararının(Simsarlık%+kdvilerikaynaklanan)iddiamahkemesihüküm

Kaynak: karar_bam

Taranan Tarih: 25.01.2026 18:34:32

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim