SoorglaÜcretsiz Dene

İstanbul BAM 14. HD 2023/1876 E. 2024/12 K.

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi

Daire / Kategori

bam

Esas No

2023/1876

Karar No

2024/12

Karar Tarihi

24 Ocak 2024

T.C.

İSTANBUL

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

14. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO: 2023/1876

KARAR NO: 2024/12

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

İ S T İ N A F K A R A R I

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ: İSTANBUL 15. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ: 10/07/2023

NUMARASI: 2023/347 E. - 2023/673 K.

DAVANIN KONUSU: Tespit Tescil

Taraflar arasındaki şirket hisselerinin davacıya ait olduğunun tespiti ve tescili davasının ilk derece mahkemesince yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerle verilen birleştirme kararına karşı, davalı ... vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine Dairemize gönderilmiş olan dava dosyası incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.

TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ Davacı vekili, dava dilekçesinde özetle; İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğünün ... sicil numarasında kayıtlı ... Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti.'nin kuruluşunda hissesinin tamamının davacı müvekkiline ait olduğunu, davacını Çin vatandaşı olduğunu, dava dışı ... ile evli olduğunu, ...'ın da şirketin yönetim kurulu üyesi olduğunu, davacının Çin'de iken Covid 19 pandemisi sebebiyle Türkiye'ye gelemediğini, bu sebeple işlerin aksadığını, bu nedenle, Çin'de çıkardığı 23.03.2021 tarihli vekaletname ile şirket hisselerinin inançlı işlemle devrine ilişkin sözleşme yapılmak suretiyle Bakırköy ...Noterliğinin 02.04.2020 tarihli ve ... yevmiye nolu “Limited Şirket Pay Devri Sözleşmesi'' ile şirket hisselerini davalı ...'a devrettiğini, sözleşme gereği hisselerin istediği anda davacıya devredileceğini davalının kabul ettiğini, daha sonra davalıdan inanç sözleşmesi ile devir edilen şirket hisselerinin davacıya bila bedel geri verilmesi yönünde talepte bulunulduğununu, ancak iletilen talebin yerine getirilmediği gibi, davalının yetkisi sona eren şirket yönetim kurulundan, davacının eşini çıkarmak ve tüm yetkileri tek başına kendi elinde toplamak suretiyle, şirketi ve davacıyı zarara uğratma girişimlerinde bulunduğunun tespit edildiğini, şirket hisselerinin inanç sözleşmesi ile davalıya devri sonrasında; şirketin tür değişikliği yapılarak Anonim Şirkete dönüştürüldüğünü, şirket hisselerinin hamiline olması ve hisselerin basılmasına ilişkin alınan 29.03.2021 tarihli ve 2021/01 sayılı yönetim kurulu kararı gereğince, şirket hisselerinin basımının yapıldığını, hisselerin, davacının eşinin ablasının eşi olan ...'ın yedinde bulunduğunu, davalıya devredilen tüm hisselerin aslında davacıya ait olduğunu ileri sürerek, davalı şirket hisselerinin davalıya inançlı işlemle devir ve adına tescil edilmiş olması sebebiyle, davalı adına kayıtlı hisselerin iptali ile şirkete ait tüm hisselerin davacıya ait olduğuna, şirketin %100 hissesinin davacıya ait olduğu hususunun ticaret siciline tesciline, yedieminde bulunan hamiline hisse senetlerinin yediemin ... tarafından mahkeme kasasına teslimi talebi gereği mahkeme kasasına alınarak, dava neticesinde mahkemece davacıya teslimi ile ... nezdinde hisselerin sahibi olarak davacının kaydedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiş, ayrıca, şirket hisselerinin devir ve temlikinin önlenmesi, davalının şirkette kendi lehine sonuç doğuracak işlem yapmasının önlenmesi, şirketi borçlandırıcı sözleşme yapmasının önlenmesi, şirketin genel kurul yapmasının önlenmesi, hisse senetlerinin mahkeme kasasında saklanması, şirkete kayyım atanması yönünde ihtiyati tedbir kararı verilmesini istemiştir. Davalı ... vekili, savunmasında özetle; davacının Çin vatandaşı olup, MÖHUK 48/1 hükmü uyarınca dava şartı olarak teminat gözterme zorunluluğu bulunduğunu, davacı vekili tarafından söz konusu davanın aynı tarihte hem Bakırköy 5. Asliye Ticaret Mahkemesinde, hem de İstanbul 15. Asliye Ticaret Mahkemesinde açıldığını, davacı vekilinin tamamen kötüniyetli olarak taleplerini kabul edecek mahkeme arayışında olduğunu, derdestlik itirazında bulunduklarını, dava konusu ticari uyuşmazlıkta şirketin merkezinin "..., ... Sk. No:..., ... Bağcılar/İstanbul" adresinde olması nedeniyle yer bakımından Bakırköy Asliye Ticaret Mahkemelerinin yetkili olduğunu, davanın yetki yönünden de reddine karar verilmesi gerektiğini, davacı tarafın Bakırköy 5. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2023/502 Esas sayılı dosyasında aynı istemle aynı davayı açtığını, bu nedenle derdestlik itirazında bulunduklarını davanın derdeslik nedeniyle reddi gerektiğini, müvekkilinin Bakırköy ... Noterliğinin 02.04.2020 tarihli ve ... yevmiye no'lu “Limited Şirket Pay Devri Sözleşmesi” ile davacıdan hisseleri devraldığını, sözleşmenin 10.04.2020 tarihli ve 10056 sayılı Ticaret Sicil Gazetesinin 365. sahifesinde ilan edildiğini, 6762 sayılı TTK'nın 520. maddesi uyarınca resmi şekil şartına uygun ve tamamen ticari hal ve icaplara uygun olarak davacının hisselerini devraldığını, bu bakımdan, hukuk sisteminde en temel ispat kurallarından birisi olan senede karşı senetle ispat kuralı olduğunu, bu ilkenin bir gereği olarak da yazılı şekilde yapılmış bir sözleşmenin muvazaalı olduğu ancak ve ancak yazılı (kesin) delil ile ispat edilebileceğini, davalı müvekkilinin, davacının inanç sözleşmesi ve adi senet olarak ortaya koyduğu “Sözleşmedir” başlığını taşıyan 02.04.2020 tarihli herhangi bir belgeyi imzalamadığını, davalı müvekkilinin bu şekilde bir belgeyi imzalaması ve karşı tarafa tüm şirket hisselerini bilabedel devir taahhütü altına girmesinin mümkün olmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir. Davalı şirket, davaya cevap vermemiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda; "Dava; limited şirket hisse devrinin tespiti ve tescili istemine ilişkindir. HMK 166/1.maddesinde; "Aynı yargı çevresinde yer alan aynı düzey ve sıfattaki hukuk mahkemelerinde açılmış davalar, aralarında bağlantı bulunması durumunda, davanın her aşamasında talep üzerine veya kendiliğinden ilk davanın açıldığı mahkemede birleştirilebilir. Birleştirme kararı, ikinci davanın açıldığı mahkemece verilir ve ikinci mahkemenin verdiği karar diğer mahkemeyi bağlar" HMK 166/4.maddesinde de; "Davaların aynı veya birbirine benzer sebeplerden doğması ya da biri hakkında verilecek hükmün diğerini etkileyecek nitelikte bulunması durumunda, bağlantı var sayılır" şeklinde düzenleme yapılmıştır. Bakırköy 5.Asliye Ticaret Mahkemesi 2023/502 Esas sayılı dosyasının incelenmesinde; dava konusunun ve taraflarının aynı olduğu dosyanın 17/05/2023 günün saat 17:01 de mahkememiz dosyasından önce açıldığı ve dosyanın derdest bulunduğu, önce açılan davada verilecek hükmün diğerini etkileyecek nitelikte bulunduğu anlaşılmıştır.Buna göre HMK 166 koşullarının gerçekleştiği sabit olmakla; Bakırköy 5.Asliye Ticaret Mahkemesi 2023/502 Esas sayılı dosyasında görülen davanın mahkememiz dosyasında görülecek olan davayla aynı sebepten doğduğu ve mahkeme tarafından verilecek hükmün mahkememiz dosyasını etkileyecek nitelikte bulunduğu anlaşıldığından mahkememiz dosyasının ilk davanın açıldığı mahkemede birleştirilmesine karar verilmiş ve aşağıdaki hüküm kurulmuştur." gerekçesiyle, mahkeme dava dosyasının hukuki ve fiili irtibat nedeniyle Bakırköy 5.Asliye Ticaret Mahkemesinin 2023/502 Esas sayılı dosya ile birleştirilmesine, davalı ...'ın usule ilişkin itirazlarının Bakırköy 5. Asliye Ticaret Mahkemesince değerlendirilmesine, esasın bu şekilde kapatılmasına karar verilmiştir. Bu karara karşı, davalı ...vekilince istinaf başvurusunda bulunulmuştur.

İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ Davalı ... vekili, istinaf başvuru dilekçesinde özetle; cevap dilekçesinde de belirttikleri üzere davacının konusu, tarafları, talep ve sonucu aynı olan davayı Bakırköy 5. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2023/502 Esas sayılı dosyasında ikame ettiğini, bu sebeple eldeki dava için derdestlik itirazlarının bulunduğunu, mahkemece derdestlik itirazları dikkate almadan, konusu, tarafları, talep ve sonucu aynı olan iki ayrı dosyanın birleştirilmesine karar verildiğini, kararın usul ekonomisi ilkesine aykırılık teşkil ettiğini, davaların aynı veya birbirine benzer sebeplerden doğması ya da biri hakkında verilecek hükmün diğerini etkileyecek nitelikte bulunması durumunda bağlantı var sayılarak davaların birleştirildiğini, ancak somut olayda böyle bir durumun söz konusu olmadığını, ilk derece mahkemesinin 10.07.2023 tarihli ara kararında da belirtildiği üzere iki dosyanın tarafları, konusu ve taleplerin aynı olduğunu, davacının Bakırköy 5. Asliye Ticaret Mahkemesi 2023/502 Esas sayılı dosyasını açmasının sebebinin iyiniyetten uzak bir şekilde taleplerini kabul edecek mahkeme arayışında olması olduğunu, derdestlik itirazı dikkate alınmadan hukuka aykırı şekilde birleştirme kararı verilmesinin bozma sebebi olduğunu, bu nedenlerle ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek, kararın kaldırılmasına ve davanın usulden reddine karar verilmesini istemiştir.

İNCELEME VE GEREKÇE Dava, davalı ... adına kayıtlı şirket hisselerinin iptali ile davalı şirketin tüm hisselerin davacıya ait olduğunun tespiti ve davacı adına tescili istemine ilişkindir. İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda dosyanın Bakırköy 5. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2023/502 Esas sayılı dosya ile birleştirilmesine karar verilmiş; bu karara karşı, davalı ... vekilince, yasal süresi içinde istinaf başvurusunda bulunulmuştur. İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi uyarınca, ileri sürülmüş olan istinaf nedenleriyle ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır. Mahkemece her ne kadar bağlantı sebebiyle dosyanın Bakırköy 5. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2023/502 Esas sayılı dosya ile birleştirilmesine karar verilmiş ise de, ilk derece mahkemesince eksik inceleme ile karar verildiği görülmektedir. Şöyle ki; Dava harcı kamu düzenine ilişkin olup, davanın görülebilmesi için gereklidir. Yine harcın ikmal edilmemesi halinde yapılacak işlem Harçlar Kanunun 32. maddesinde gösterilmiş, aynı Kanun'un 30. maddesinde "Muhakeme sırasında tespit olunan değerin, dava dilekçesinde bildirilen değerden fazla olduğu anlaşılırsa yalnız o celse için muhakemeye devam olunur, takip eden celseye kadar noksan değer üzerinden pesin karar ve ilam harcı tamamlanmadıkça davaya devam olunmaz." düzenlemesine yer verilmiştir.Somut olayda, davacı, davalı şirket hisselerinin davalıya inançlı işlemle devir ve adına tescil edilmiş olması sebebiyle, davalı adına kayıtlı hisselerin iptali ile şirkete ait tüm hisselerin davacıya ait olduğuna, şirketin %100 hissesinin davacıya ait olduğu hususunun ticaret siciline tesciline, yedieminde bulunan hamiline hisse senetlerinin yediemin ... tarafından mahkeme kasasına teslimi talebi gereği mahkeme kasasına alınarak, dava neticesinde mahkemece davacıya teslimi ile ... nezdinde hisselerin sahibi olarak davacının kaydedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davacı taraf dava değeri belirtilmemiş, mahkemece de bu konuda davacıdan açıklama talep edilmemiş ve eksik harç tamamlattırılmamıştır. Bu durumda, ilk derece mahkemesince, kanuni sonuçları hatırlatılmak suretiyle, kesin süre verilmesi yoluna gidilmelidir. Davacı yana verilen kesin sürede dava değerinin belirtilmesi ve eksik harcın ikmal edilmesi hâlinde yargılamaya devam edilerek bir karar verilmesi, aksi durumda ise yukarıda yer verilen 492 sayılı Kanun'un 30-32 maddeleri dikkate alınarak, mahkemece dava dosyasının HMK'nın 150. maddesi uyarınca işlemden kaldırılması, üç aylık yasal sürede harç ikmal edilip dava yenilenmez ise davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesi gerekirken, bu husus üzerinde durulmadan yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olmuştur. Teminat gösterilmesi, HMK'nın 114/1-ğ maddesinde dava şartı olarak düzenlenmiştir. Bir davanın veya talebin haksız görülmesi halinde karşı tarafın uğrayabileceği zararın ödenmesinin tehlikeye düşmesi ihtimali olan hallerde dava açanın önceden bir teminat göstermesi gerekir. Hangi hallerde teminat gösterilmesi gerektiği, kanun tarafından sınırlı olarak belirtilmiştir. Yabancıların Türkiye'de dava açması halinde teminat gösterme yükümlülüğü MÖHUK'un 48. maddesinde düzenlenmiştir. Yabancı davacının teminat göstermesi, HMK'nın 114/1-ğ bendinde belirtildiği üzere, dava şartlarındandır. Somut olayda, mahkemece davacı tarafın yasal düzenlemeler kapsamında teminat göstermekle yükümlü olup olmadığı üzerinde durularak, teminat yatırması gerektiğinin kabulü halinde takdir edilen teminatın yatırılması için davacıya uygun bir kesin süre verildikten sonra sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, dava şartı üzerinde değerlendirme yapılmaksızın karar verilmesi de hatalı olmuştur. Öte yandan, HMK'nın 14/2 maddesinde " Özel hukuk tüzel kişilerinin, ortaklık veya üyelik ilişkileriyle sınırlı olmak kaydıyla, bir ortağına veya üyesine karşı veya bir ortağın yahut üyenin bu sıfatla diğerlerine karşı açacakları davalar için, ilgili tüzel kişinin merkezinin bulunduğu yer mahkemesi kesin yetkilidir." şeklinde yetkiye ilişkin düzenleme yapılmış olup bu durumda yetki kesin yetkidir, kamu düzenine ilişkindir ve dava şartı olduğundan resen nazara alınması gerekir. Ancak, eldeki davada ilk derece mahkemesince yetki konusunda hiç bir araştırma yapılmamış, bir karar verilmemiş olması da usul ve yasaya aykırı olmuştur. Diğer yandan, davacı, davalı ... Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti.nin tüm hissesine sahip iken bu hisseleri davalı ...'a inançlı işlem ile devredildiğini, gerçek bir devir olmadığını, hisselerin kendisine devri talebinin davalı yanca kabul edilmemesinin yasal dayanağı bulunmadığını ileri sürerek, davalı adına kayıtlı hisselerin iptali ile şirkete ait tüm hisselerin davacıya ait olduğuna, şirketin %100 hissesinin davacıya ait olduğu hususunun ticaret siciline tesciline, yedieminde bulunan hamiline hisse senetlerinin mahkemece davacıya teslimi ile ... nezdinde hisselerin sahibi olarak davacının kaydedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiş, mahkemece, Bakırköy 5.Asliye Ticaret Mahkemesinin 2023/502 Esas sayılı dosyasının dava konusunun ve taraflarının aynı olduğu, dosyanın 17.05.2023 günün saat 17:01'de eldeki dava dosyasından önce açıldığı ve dosyanın derdest bulunduğu, önce açılan davada verilecek hükmün diğerini etkileyecek nitelikte bulunduğu gerekçesiyle, dava dosyasının Bakırköy 5.Asliye Ticaret Mahkemesinin 2023/502 Esas sayılı dava dosyası ile birleştirilmesine karar verilmiştir. Bakırköy 5.Asliye Ticaret Mahkemesinin 2023/502 Esas sayılı dosyasının UYAP üzerinden yapılan incelemesinde; davacısının ..., davalıların ... ve ... Sanayi ve Tic. olduğu, davanın 17.05.2023 tarihi saat 17.01'de açıldığı, dava değeri gösterilmediği, maktu harç yatırıldığı, davacının talebinin davalı şirket hisselerinin davalıya inançlı işlemle devir ve adına tescil edilmiş olması sebebiyle, davalı adına kayıtlı hisselerin iptali ile şirkete ait tüm hisselerin davacıya ait olduğuna, şirketin %100 hissesinin davacıya ait olduğu hususunun ticaret siciline tesciline, yedieminde bulunan hamiline hisse senetlerinin yediemin... tarafından mahkeme kasasına teslimi talebi gereği mahkeme kasasına alınarak, dava neticesinde mahkemece davacıya teslimi ile ... nezdinde hisselerin sahibi olarak davacının kaydedilmesi şeklinde olduğu, ayrıca, şirket hisselerinin devir ve temlikinin önlenmesi, davalının şirkette kendi lehine sonuç doğuracak işlem yapmasının önlenmesi, şirketi borçlandırıcı sözleşme yapmasının önlenmesi, şirketin genel kurul yapmasının önlenmesi, hisse senetlerinin mahkeme kasasında saklanması, şirkete kayyım atanması yönünde ihtiyati tedbir kararı verilmesini istediği, dosyanın bilirkişide olduğu, bir sonraki duruşmasının 28.02.2024 tarihinde olduğu anlaşılmıştır. Derdestlik 6100 sayılı HMK'nın 114/I-ı. maddesinde olumsuz bir dava şartı olarak düzenlenmiş olup, davanın görülmekte olması anlamına gelmektedir. Derdestlik nedeni ile davanın reddi şu koşullara bağlıdır. Bunlar; davanın daha önce aynı veya başka bir mahkemede açılmış olması, birinci davanın görülmekte olması ve daha önce açılmış ve görülmekte olan dava ile ikinci davanın yani bu davanın aynı olması şeklinde sayılabilir. Dava şartı noksanlığı ikinci dava bakımından söz konusu olup birinci dava için söz konusu değildir. Birinci davanın görülmekte olması (derdest) demek ikinci davanın açıldığı tarihte birinci davanın henüz karara bağlanmamış olması veya karara bağlanmış olmakla beraber verilen kararın henüz şekli anlamda kesinleşmemiş olması gerekir. Bir dava ile görülmekte olan başka bir davanın aynı dava olduğunu söyleyebilmek için ise, maddi anlamda kesin hükümde olduğu gibi her iki davanın taraflarının, dava sebeplerinin ve konusunun aynı olması gerekir. Davacının dava dilekçesinde bildirdiği vakıalar,davanın temelidir. Çünkü davanın sınırını çizmekte hakim ancak bu vakıalar hakkında inceleme yapabilmektedir. Bu nedenle hukukumuzda dava sebebi davacının davasını dayandırdığı vakıalardır. Açılmış ikinci davanın derdest sayılabilmesi için her iki davanın dava sebeplerinin aynı olması gerekmektedir. Dava sebebinin aynı olması demek davanın dayanağını oluşturan vakıaların aynı olmasıdır. Mahkemece, kesin yetki konusunun ardından Bakırköy 5.Asliye Ticaret Mahkemesinin 2023/502 Esas sayılı dosyası bakımından eldeki dava yönünden derdestlik bulunup bulunmadığı konusunda bir değerlendirme yapılmaması da hatalı olmuştur. Zira HMK'nın 166.maddesi uyarınca, davaların aynı veya birbirine benzer sebeplerden doğması ya da biri hakkında verilecek hükmün diğerini etkileyecek nitelikte bulunması durumunda, bağlantı var sayılır ve birleştirme kararı verilir. Ancak somut olayda eldeki davanın 17.05.2023 tarihinde saat 17.04'de açıldığı, birleştirme kararı verilen Bakırköy 5.Asliye Ticaret Mahkemesinin 2023/502 Esas sayılı dosyasının davacısının ..., davalıların ... ve ... Sanayi ve Tic. olduğu, davanın 17.05.2023 tarihi saat 17.01'de, yani eldeki davanın daha sonra açıldığı, yukarıda açıklandığı üzere talep konusunun eldeki dava ile aynı olduğu görülmektedir. Bu durumda, birinci davanın ( Bakırköy 5.Asliye Ticaret Mahkemesinin 2023/502 Esas sayılı) görülmekte olduğu, görülmekte olan bu dava ile eldeki ikinci davanın aynı olduğu anlaşılmaktadır. Bu nedenle mahkemece, dava şartı olan derdestlik konusunda bir karar verilmesi gerekirken şartları oluşmayan HMK'nın 166.maddesi uyarınca birleştirme kararı verilmesi usul ve yasaya aykırı olmuştur. Bu durumda ilk derece mahkemesince; yukarıda izah edilen hususlarda gerekli araştırma ve inceleme yapılarak, öncelikle, dava değeri belirlenerek eksik harcın tamamlanması, sonrasında dava şartı niteliğindeki yabancılık teminatı, kesin yetki ve derdestlik yönünden inceleme ve değerlendirme yapılarak uygun sonuç çerçevesinde bir karar verilmesi gerekirken, bu hususlar üzerinde hiç durulmadan, yazılı şekilde eksik inceleme ile karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olduğundan ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına karar vermek gerekmiştir. Açıklanan bu gerekçelerle, dosya üzerinden yapılan istinaf incelemesi sonucunda, HMK'nın 353/1.a.6 maddesi uyarınca, işin esası incelenmeksizin, ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararının kaldırılmasına dair aşağıdaki karar verilmiştir.

KARAR: Yukarıda açıklanan gerekçelerle; 1-HMK'nın 353/1.a.6 maddesi uyarınca, işin esasına dair istinaf nedenleri incelenmeksizin, ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararının kaldırılmasına, 2-Yukarıdaki açıklamalar ışığında davanın yeniden görülmesi için dosyanın, kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine, 3-Kanun yoluna başvuran davalı ... tarafından yatırılan istinaf peşin karar harcının, talep halinde, ilk derece mahkemesince iadesine, 4-Davalı ... vekili tarafından yapılan kanun yolu giderlerinin, ilk derece mahkemesince, esas hükümle birlikte yargılama giderleri içinde değerlendirilmesine dair; HMK'nın 353/1.a.6 maddesi uyarınca dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda, oy birliğiyle ve kesin olarak karar verildi.24.01.2024

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

davanınsürülenTespitkonusutaraflarınözetisavunmalarınınkararistinafdereceistanbulgerekçesebepleriincelememöhukkararınınileriTesciliddiamahkemesi

Kaynak: karar_bam

Taranan Tarih: 25.01.2026 18:51:38

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim