Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi
bam
2021/1218
2024/1198
12 Eylül 2024
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
14. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2021/1218
KARAR NO: 2024/1198
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: BAKIRKÖY 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 19/02/2021
NUMARASI: 2020/448 E. - 2021/212 K.
DAVANIN KONUSU: İtirazın iptali ve menfi tespit (Ticari satımdan kaynaklanan)
Taraflar arasındaki itirazın iptali ve menfi tespit davasının ilk derece mahkemesince yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerle davanın kısmen kabulüne dair verilen karara karşı, taraf vekilerince istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine Dairemize gönderilmiş olan dava dosyası incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ Davacı vekili, dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin davalı şirketten ... satın aldığını, söz konusu makinenin 24/04/2015 tarih, ... seri nolu iade faturası ile davalı şirkete iade edildiğini, iade edilen makine karşılığı davalı şirkete yapılan ödemenin iadesi için icra takibi başlatıldığını, Bakırköy ... İcra Müdürlüğü’nün ... E. sayılı takip dosyasına yapılan itiraz neticesine takibin durduğunu, itirazın iptali takibin devamı talebiyle Bakırköy 7. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2016/416 E. sayılı dosyası ile dava açıldığını, belirtilen davada davalı şirketin verdiği cevapta davacı şirketten iade aldığı makineden dolayı alacaklı olduğu gerekçesi ile Bakırköy ... İcra Dairesinin ... E. sayılı dosyasında takip başlatıldığının ileri sürüldüğünü, yapılan araştırmada takibin bulunduğu ortaya çıkmış ise de usulüne uygun yapılmış bir tebligat olmadığını, bahsi geçen takipten önce makineyi ihtirazi kayıt ileri sürmeden geri alan davalı şirketin makineden dolayı alacağı olmayıp, aldığı bedeli iade borcunun bulunduğunu, nitekim Bakırköy 7. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2016/416 E. sayılı dosyasında yapılan yargılamada davacının davalı şirkete iade ettiği makine nedeniyle davalı şirketten 19.800 TL alacaklı olduğuna karar verildiğini, kararın kesinleştiğini, kesinleşen mahkeme kararı üzerine Bakırköy ... İcra Dairesinin ... E. sayılı dosyasında alacağın tahsili için girişilen haciz sonrası davalı şirket adına vekilin dosyaya ödeme yaptığını, aynı zamanda takip dosyasına ödenen bu paraya alacağı olmadığı belirlendiği halde Bakırköy ... İcra Dairesinin ... E. sayılı dosyasında haciz konulduğunu ve dosyaya aktarılan paranın davalı şirkete ödendiğini, davalı şirkete haksız alınan paranın iadesi için ihtar gönderildiğini, ihtarın karşılıksız kaldığını, bu nedenle Bakırköy ... İcra Müdürlüğü’nün ... E. sayılı dosyasında icra takibi başlattıklarını, davalı şirketin haksız ve kötü niyetli itirazı nedeniyle takibin durdurulmasına karar verildiğini iddia ederek, davalının müvekkili hakkında Bakırköy ...İcra Dairesinin ... Esas sayıyı dosyasında başlattığı takip ve sair nedenlerle borçlu olmadığının tespitine; davalının Bakırköy ...İcra Dairesinin ... Esas sayılı dosyada başlatılan icra takibine karşı yapmış olduğu haksız itirazın iptali ile bu takibin devamına, %20 oranındaki icra inkâr tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, savunmasında özetle; davacı tarafın haklı ve geçerli bir nedene dayanmadan başlattığı Bakırköy ... İcra Müdürlüğünün ... E. sayılı dosyasında müvekkilinin davacıya herhangi bir borcu bulunmadığı için icra takibe itiraz edildiğini, ileri sürülen alacak iddiasını kabul etmemek ile birlikte alacak iddiasının zamanaşımına uğradığını, davacının menfi tespit davasına konu ettiği Bakırköy ... İcra Müdürlüğünün ... E. sayılı dosyasının infazen kapatıldığını, cebri icra tehdidi altında yapılan ödemenin istirdat davasına konu edilebilir ise de menfi tespit davasına konu edilemeyeceğini, müvekkili ve davacı arasında yargılaması yapılan ... E. 2018/329 K. sayılı dosyasında yapılmış ve neticelenmiş bir uyuşmazlık söz konusu olmuşsa da Bakırköy ... İcra Müdürlüğünün ... E. sayılı dosyası hakkında verilmiş herhangi bir karar olmadığını, davacı tarafından müvekkili aleyhine başlatılan Bakırköy ... İcra Müdürlüğünün ... E. sayılı dosyasının müvekkili taraefından yapılan ödeme ile infazen kapatıldığını, Her ne kadar davacının Bakırköy ... İcra Müdürlüğünün ... E. sayılı dosyası yönünden müvekkiline borçlu olmadığını iddia etmiş ise de her hangi bir itiraz olmaksızın kesinleşmiş olan icra takibinde müvekkilinin alacaklı olduğunun izahtan vareste olduğunu, Bakırköy 7. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2016/416 E. sayılı dosyasında istinaf incelemesini yapan İstanbul BAM 13. H.D.’nin kararındaki değerlendirmeden anlaşılacağı üzere makinenin kullanım bedelinin mahsup edilmemesinin nedeninin değerinin çok fazla tutarında çek verilmesi ve çeklerin tamamının iade edilmemesi olduğunu yani İstinaf Dairesinin müvekkili alacağını iade edilmeyen çeklerden aldığını gerekçe göstererek kullanım bedelini mahsup etmediğini, müvekkilinin başkaca bir tahsilatının bunulmadığını, davacı şirketin TTK bağlamında ticari faaliyetini sürdürmeyi bırakmış olduğundan davayı açmakta hukuki yararı olmadığını savunarak, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda; "...Davacı vekili Bakırköy ... İcra Müdürlüğü’nün ... E. sayılı dosyasında müvekkilinin davalıya borçlu olmamasına rağmen, itiraz edilmeden kesinleşen dosyada, davalı şirketin borçlu olduğu Bakırköy ... İcra Müdürlüğü’nün ... E. sayılı dosyasında yaptığı ödemeye haciz konularak, haksız olarak tahsilat yaptığını iddia ederek, haksız olarak ödenen paranın iadesi için yeni bir takip başlatmış, davalının vaki itirazı nedeniyle takip durmuş, davacı tarafça iş bu dava ikame edilmiştir. Taraflar arasındaki ticari ilişkinin incelenmesinde, davacının davalıdan ... alımı gerçekleştirdiği, davacı firmanın sözleşmeden dönerek aldığı makineyi iade ettiği, iade faturasının ödenmemesi nedeniyle davacının Bakırköy ... İcra Müdürlüğü’nün ... E. sayılı dosyası ile satım nedeniyle ödediği bedeli talep ettiği, davalının itirazı sebebiyle Mahkememizin 2016/416 E.- 2018/329 K. Sayılı dosyasında yapılan yargılamada iade edilen makine nedeniyle davalı firmanın 19.800 TL tahsilat yaptığının tespit edilmesi nedeniyle, bu miktar yönünden davalının itirazının iptaline karar verildiği verilen kararın kesinleştiği, karar uyarınca takibin devam ettiği ve davalı-borçlu vekilinin Bakırköy ... İcra Müdürlüğü’nün ... E dosyasına ödeme yaptığı anlaşılmıştır. Bakırköy .. İcra Dairesinin ... esas sayılı takip dosyasında davalının davacıya sattığı ürün nedeniyle davacıdan aldığı 17/04/2015 tarihli, 13.800 TL bedelli, ... seri numaralı çeke dayalı takip yaptığı, takibin, davacının ödeme emrine itirazı olmaması nedeniyle kesinleştiği, Bakırköy ... İcra Müdürlüğü’nün ... E, sayılı dosyasına yapılan ödeme sonrası, bu dosyadan konulan haciz nedeniyle 22.373,25 TL’nin bu dosyaya aktarılarak davalıya ödendiği anlaşılmış ise de, bu takibe dayanak yapılan çekin Printer alımı karşılığı verildiği, malın iadesi nedeniyle çekin karşılıksız kaldığı Mahkememizin 2016/416 E. 2018/329 K. Sayılı dosyasından anlaşılmış olup, Bakırköy ... İcra Müdürlüğünün dosyasın da yapılan tahsilatın haksız olduğu, takibe dayanak çek nedeniyle davacının davalıya borçlu olmadığı sabit olmakla, davalı tarafından tahsil edilen ücretin iadesi için davacının davalı aleyhine başlattığı Bakırköy ... İcra Müdürlüğü’nün ... sayılı dosyada 22.373,25 TL asıl alacağa, temerrüt tarihi olan 25/10/2019 tarihi ile takibin yapıldığı 02/12/2019 tarihleri arasındaki 1 ay 7 gün için yıllık %18,25 olarak uygulanacak avans faizinin resen hesaplanması neticesinde 425,09 TL işlemiş faize yönelik itirazın iptaline, ihtar masraflarına ilişkin yazılı delil sunulmaması nedeniyle fazlaya ilişkin talebin reddine, davalının menfi tespit talebinin ilgili dosyanın infaz edilerek kapatılması, davalının ödediği miktar yönünden ayrı bir takip yapması, bu nedenle davacının menfi tespit davası açmakta hukuki yarar olmaması nedeniyle reddine karar verilerek, dava İİK.nun 67. maddesi uyarınca açılan itirazın iptali davası olup, hüküm altına alınan alacak bilinebilir, bir başka deyişle likit olduğundan hükmedilen miktarın % 20'si oranında İİK.nun 67. maddesi uyarınca davacı yararına tazminata hükmedilmesine karar verilerek..." gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, Bakırköy ... İcra Müdürlüğünün ... E. sayılı takip dosyasında davalının 22.373,25 TL asıl alacak ve 425,09 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 22.798,34 TL alacağa yönelik itirazın iptali ile takibin devamına, fazlaya ilişkin talebin reddine kabul edilen alacağın %20’si oranında belirlenen 4.474,65 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine; davacının menfi tespit talebinin hukuki yarar yokluğundan reddine, karar verilmiştir. Bu karara karşı, her iki taraf vekillerince istinaf başvurusunda bulunulmuştur.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ Davacı vekili, istinaf başvuru dilekçesinde özetle; Müvekkili şirket tarafından davalıdan printer satın alındığını, söz konusu makinenin iade faturasıyla davalıya iade edildiğini, iade edilen makineye karşılık olarak ödenen bedelin iadesinin talep edildiğini, iade edilmemesi üzerine Bakırköy ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasında takip başlatıldığını, davalı tarafın takibe itirazı üzerine Bakırköy 7. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2016/416 Esas sayılı dosyasında ise itirazın iptali davasının açıldığını, yapılan yargılama sonucunda davalının Bakırköy ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasında başlatmış olduğu takip konusu alacağın savunmasında değerlendirilerek davalı şirkete iade edilen makine nedeniyle müvekkilinin davalıdan 19.800,00 TL alacaklı olduğuna karar verildiğini, istinaf talebinin reddedildiğini, davalı tarafın icra dosyasında herhangi bir alacağının olmadığının belirlendiğini, buna rağmen davalının başlatmış olduğu icra takip dosyasından davacının alacaklısı olduğu icra dosyasına mahkeme kararı gereği yaptığı ödemeye haciz uyguladığını, Bakırköy ... İcra Dairesine ödenen paranın 22.373,25 TL'sinin 25.10.2019 tarihinde davalı şirketin başlatmış olduğu dosyaya aktarıldığı ve ödendiğinin anlaşıldığını, davalı tarafa icra dosyasında ihtar gönderildiğini, netice alınamaması üzerine Bakırköy ... İcra Dairesinin ... Esas sayılı dosyasında takip başlatıldığını, takibe itiraz edildiğini, itirazın iptali amacıyla dava açıldığını, mahkeme tarafından menfi tespit davası açılmasında hukuki yarar olmadığı gerekçesiyle bu talebin reddine karar verildiği anlaşılmış ise de davalının verdiği cevapta davacının davasında borçlu olmadığının tespiti istemekte hukuki yararının olduğunu gösterdiğini, davalının tutumu sürdürdüğü ihtilafa göre davacının davalıya Bakırköy ... İcra Dairesinde başlattığı haksız haczine gerekçe oluşturan takipten dolayı ve başkaca borcu olmadığının tespitini istemekte hukuki yararı bulunduğundan aksi yöndeki kararın isabetli olmadığını bu sebeple kararın kaldırılması gerektiğini, ayrıca dosyada belgesi bulunmadığı gerekçesiyle 30,80 TL masrafın dikkate alınmamasının yerinde olmadığını, kararın düzeltilmesi gerektiğini, takipte 19,50 oran üzerinden faiz talep edildiğini, mahkemenin ise 18,25 oran üzerinden avans faizi ile hüküm tesis ettiğini, 31.12.2016 tarihinden itibaren %9,75 oranında avans faizi öngörülmüş iken 29.06.2018 tarihinden itibaren avans faiz oranın 19,50 orana yükseltildiğini, düşük avans faizi hesabının yerinde olmadığını, kararın kaldırılarak düzeltilmesi gerektiğini, ayrıca takipte talep eden tutarın 22.858,40 TL olduğunu, kabul edilen miktar ile reddedilen miktar arasındaki farkın yaklaşık 60,06 TL olduğunu, yargılama giderlerinden 279,26 TL'nin davalıdan tahsiline karar verildiğini buna rağmen davacı yararına 3.428,76 TL vekalet ücreti hükmedilerek çelişki oluştuğunu, avukatlık asgari ücretinin 13. maddesine aykırı olduğunu iddia ederek, kararın belirtilen ve davacı lehine belirlenecek sair nedenlerle esastan kaldırılmasını veya düzeltilmesine karar verilmesini talep etmiştir.Davalı vekili, istinaf başvuru dilekçesinde özetle; Davanın tümden reddi gerektiğini, kabul etmemekle birlikte alacak iddiasının zamanaşımına uğradığını, Bakırköy ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyası hakkında verilmiş herhangi bir kararın bulunmadığını, davacının söz konusu dosya yönünden müvekkiline borçlu olmadığı iddia edilmiş ise de itiraz edilmeksizin kesinleşmiş olan icra dosyasında müvekkilinin alacaklı olduğunun izahtan vareste olduğunu, kabul anlamına gelmemekle birlikte herhangi bir itiraz olmadan kesinleşmiş icra dosyası nedeniyle icra vekalet ücretine hak kazanmış olmaları ve davacı tarafın aleyhine başlattığı icra takibinde bu miktarı dikkate almamasının kötü niyetli olduğunu ortaya koyduğunu, BAM kararındaki değerlendirmelerden anlaşılacağı üzere makinelerin kullanım bedelinin mahsup edilmemesinin nedeninin değerinden çok fazla tutarda çek verilmesi ve çeklerin tamamının iade edilmemesi olduğunu, icra inkar tazminatı talebinin kabulüne karar verilmiş ise de kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, gerekli koşulların oluşmadığını, dava konusu alacak iddiasının taraflar arasında ihtilaflı olduğunu, likit alacak olmadığını iddia ederek, kararın kaldırılmasını, davanın tümden reddine karar verilmesini ve kötü niyet tazminata karar verilmesini talep etmiştir.
İNCELEME VE GEREKÇE Dava, İİK'nın 72/3 maddesi gereğince icra takibinden sonra açılan menfi tespit ile alacağın tahsili amacıyla başlatılan icra takibine karşı yapılan itirazın İİK'nın 67.maddesi uyarınca iptali taleplerine ilişkindir. İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda itirazın iptali talebinin kısmen kabulüne, menfi tespit talebinin hukuki yarar yokluğu nedeniyle usulden reddine karar verilmiş; bu karara karşı, her iki taraf vekillerince, yasal süreleri içinde istinaf başvurusunda bulunulmuştur.İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi uyarınca, ileri sürülmüş olan istinaf nedenleriyle ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır.Taraflar arasında, ticari satım ilişkisinin bulunduğu, ticari satıma konu ürünle ilgili icra takiplerinin başlatıldığı ve hukuki uyuşmazlıkların mevcut olduğu konusunda herhangi bir tartışma yoktur.Uyuşmazlık, mahkemece davacı yararına kabul edilen miktar üzerinden uygulanan avans faizinin yerinde olup olmadığı, davalı yararına tayin edilen vekalet ücretinin fahiş olup olmadığı ile menfi tespit davasının hukuki yarar yokluğundan ret kararının isabetli olup olmadığı, davacının alacağının zamanaşımına uğrayıp uğramadığı, davacı yararına hükmedilen icra inkar tazminatının usul ve yasaya uygun bulunup bulunmadığına ilişkindir. Dosya kapsamından, davalı şirket tarafından davacı şirkete, bir adet Inkjet printer cinsindeki makineyi 40.000,00 TL bedelle KDV dahil 47.200,00 TL bedelle sattığı, buna dair 16.02.2015 tarihinde satış faturası düzenlendiği, davacı şirket tarafından davalı adına birden fazla çek düzenlendiği, davacı şirket tarafından 24.04.2015 tarihli satın alınan ürüne ait KDV dahil iade faturasının düzenlendiği, davalı şirket tarafından davacı şirket aleyhine Bakırköy ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasında 13.05.2015 tarihinde 13.800,00 TL asıl alacak ve 83,07 TL işlemiş faiz olarak toplam 13.885,07 TL alacağın takibi için ilamsız icra takibi başlatıldığı, takibe konu alacak nedeni olarak davacı şirketin ... Bankası Bursa Otosanatkarları Şubesindeki çek hesabından 17.04.2015 tarihinde keşide edilen 13.800,00 TL tutarlı çekin gösterilmiş olduğu, söz konusu takibin kesinleştiği, davacı şirket tarafından icra dosyasına 28.10.2019 tarihli reddiyat makbuzu ile 20.901,44 TL'nin yatırıldığı, 30.10.2019 tarihinde icra müdürlüğü tarafından imzalanmış olduğu, davacı şirket tarafından davalı şirket hakkında 28.09.2015 tarihli Antalya ... İcra Müdürlüğünü ... Esas sayılı dosyasında 47.200,00 TL asıl alacak, 2.131,76 TL işlemiş avans faizi olmak üzere toplam 49.331,76 TL alacağın tahsili amacıyla ilamsız icra takibi başlatıldığı, takip konusu olarak satılan ürüne ilişkin anlaşma alımından vazgeçilmesi ve iade faturası gereği borçluya ödenen bedel olarak açıklandığı, davalı şirketin icra takibine karşı 19.11.2015 tarihinde itiraz ettiği, davalının itirazı üzerine davacı tarafça Bakırköy 7. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2016/416 Esas 2018/329 Karar sayılı dosyasında itirazın iptali davasını açtığı, mahkemenin 03.04.2018 tarihli kararı ile davanın kısmen kabulüne , Bakırköy ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı takibe yapılan itirazın 19.800,00 TL asıl alacak yönünden iptaline karar verildiği, söz konusu kararın istinaf edilmesi sonucunda İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesinin 2018/873 Esas, 2019/1082 Karar ve 11.09.2019 tarihli kararı ile davalının istinaf başvurusunun reddine karar verildiği, söz konusu kararın 11.09.2019 tarihinde kesinleştiği, Bakırköy ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasında davalı borçlu tarafından 21.10.2019 tarihli tahsilat makbuzu ile 44.500,00 TL yatırıldığı, davacı şirket tarafından davalı şirket hakkında Bakırköy ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasında 02.12.2019 tarihinde 22.404,05 TL asıl alacak ve 454,35 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 22.858,40 TL alacağın tahsili amacıyla ilamsız icra takibi başlatıldığı, takibe konu olarak mahkeme kararını, iadeli taahhütlü yazı örneğini ,25.10.2019 tarihinde haksız yapıldığı iddia edilen kesintiye ilişkin belgeyi, Bakırköy 7. Asliye Ticaret Mahkemesinde alınan bilirkişi rapor örneğini göstermiş olduğu, davalı şirketin icra takibine itiraz ettiği, itiraz dilekçesinde alacaklı tarafından yapılan takibin derdest olduğu, aynı alacak için Bakırköy ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, dosyanın infazen kapatıldığını, bu nedenle derdestlik itirazında bulunduklarını, borca ve ferilerine itiraz ettiklerini belirttiği, davacı şirket tarafından 20.07.2020 tarihinde İİK 67.maddesi gereğince yasal bir yıllık süre içerisinde itirazın iptali davası ile birlikte davalı şirket tarafından 13.05.2015 tarihinde Bakırköy ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasına yönelik borçlu olmadığının tespitine dair menfi tespit davasını açmış olduğu, Bakırköy ... İcra Dairesinin ... Esas sayılı dosyasındaki 28.10.2019 tarihli tahsilat makbuzu ile ... nolu icra dosyası hesabından Bakırköy ... İcra Dairesinin hesabına 22.373,25 TL tutarın alacaklıya verilmek üzere davacı şirket tarafından yatırılmış olduğunun açıklandığı, söz konusu tahsilat makbuz tarihinin davacının davalı aleyhine başlatmış olduğu dava konusu Bakırköy ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasında başlatılan icra takip tarihi olan 02.12.2019 tarihinden önceki tarihli olduğu ,yani dava tarihi itibariyle davalının davacı aleyhine başlatmış olduğu takip dosyasındaki alacağın tahsil edilmiş olduğu anlaşılmıştır. Mahkemece, taraf delileri dosyaya celp ve ibraz edildikten sonra resen yapılan inceleme ve hesaplama neticesinde itirazın iptali davasının kısmen kabulüne, menfi tespit davasının ise hukuki yarar yokluğu nedeniyle reddine karar verilmiştir. Davacı vekili dava dilekçesinde, davalı tarafça başlatılmış olan Bakırköy ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyası nedeniyle borçlu olmadığının tespiti ile Bakırköy ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyada alacağın tahsili amacıyla davalı hakkında başlatılmış olan icra takibine karşı yapılan itirazın iptali istemi ile dava açmıştır. Mahkemece resen yapılan inceleme sonucunda davacı alacağı için hesaplamaya esas tutulan %18,25 oranındaki avans faiz miktarı yerindedir. Çünkü söz konusu tarih itibariyle TCMB verilerine göre avans faiz oranı %18,25'tir. Diğer taraftan ,davacı tarafça her ne kadar davalının başlatmış olduğu Bakırköy ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyası yönünden menfi tespit davası açılmış ise de söz konusu dosyadaki takip itirazsız kesinleşerek tahsilat 28.10.2019 tarihinde gerçekleştirilmiştir. Davacı tarafça davalıya söz konusu dosya ile ilgili gerçekleştirilen 22.373,25 TL'nin iadesine dair icra dosyasında 30.10.2019 tarihinde ihtarname çıkartılmıştır. İhtarname neticesinde davalı borçlunun ödemeyi gerçekleştirmemesi neticesinde itirazın iptaline konu olan Bakırköy ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasında 02.12.2019 tarihinde icra takibi başlatılmıştır. Yani icra takibine konu edilen bedel, davacının menfi tespit davasına dair davalı şirket tarafından davacı tarafa başlatılan ve söz konusu takip dosyasında tahsil edilen bedelin iadesine ilişkindir. Mahkeme tarafından menfi tespit davası açılmasında hukuki yararın bulunmadığı belirtilmek suretiyle menfi tespit talebinin hukuki yarar yokluğundan reddine karar verilmiştir. Takip ve dava tarihinde yürürlükte bulunan HMK'nın 114.maddesinde, dava şartları düzenlenmiştir. 114/1-h bendinde davacının dava açmakta hukuki yararının bulunmasına yer verilmiştir. Tespit davası HMK'nın 106.maddesinde düzenlenmiş 1.fıkrasında tespit davası yoluyla mahkemeden bir hakkın veya hukuki ilişkinin varlığının ya da yokluğunun yahut belgenin sahte olup olmadığının belirlenmesinin talep edileceği, 2.fıkrada, tespit davası açanın kanunlarda belirtilen istisnai durumlar dışında bu davayı açmakta hukuken korunmaya değer güncel bir yararının bulunması gerektiğine yer verilmiştir. Somut olayda, davalı tarafça başlatılan icra takip dosyası kesinleşerek infaz edilmiş ve bu aşamadan sonra davacı infaza konu edilen bedelin haksız olduğunu iddia ederek icra takibi başlatmıştır. Davacının dava tarihinde menfi tespit davası açmasında hukuken korunmaya değeri ve güncel bir yararından söz edilemeyecektir. Bu nedenle, mahkemece menfi tespit davasının bu anlamda reddinde bir isabetsizlik görülmemiştir. Mahkeme tarafından reddedilen menfi tespit davası yönünden kendisini vekille temsil ettiren davalı yararına hüküm tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT gereğince 3.428,76 TL vekalet ücreti takdir edilmiştir. Menfi tespit davasının dava değerinin 13.883,07 TL olduğu dikkate alındığında hükmedilen vekalet ücretinde bir isabetsizlik görülmemiştir. Bu sebeplerle davacı vekilinin istinaf başvurularının yerinde olmadığı sonucuna ulaşılmıştır. Ancak hukuki yarar yokluğundan reddedilen menfi tespit davası yönünden alınması gereken maktu ilam harcı alınmamış olduğundan hükmün bu yönden düzeltilmesi HMK 355.maddesi gözetilerek yerinde görülmüştür. Davalı vekili ise istinaf nedenleri olarak zamanaşımı defiyle ile birlikte icra inkar tazminatının yerinde olmadığını belirtmiştir. Taraflar arasında 16.02.2015 tarihli fatura ile ticari satım ilişkisinin olduğu konusunda hiçbir uyuşmazlık mevcut değildir. TBK 146.maddesinde, kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça her alacağın 10 yıllık zamanaşımına tabi olduğu belirtilmiştir. Aynı yasanın 149.maddesinin 1.fıkrasında zamanaşımının alacağın muaccel olmasıyla işlemeye başlayacağı düzenlenmiştir. Yasanın 154.maddesinde ise zamanaşımının kesilmesine dair düzenlemeye yer verilmiştir. TBK 154/2 fıkrada, alacaklının dava veya defi yoluyla mahkemeye veya hakeme başvurmuşsa icra takibinde bulunmuşsa ya da iflas masasına başvurmuşsa zamanaşımının kesileceği belirtilmiştir. Somut olayda, davacı tarafça fatura konusu ürünün iade edilmesiyle birlikte iade bedelinin tahsili amacıyla başlatmış olduğu takip, takibe itiraz ve itiraz sonucu açılan mahkeme kararının kesinleşmesi neticesinde alacak bedelini talep etmektedir. 10 yıllık zamanaşımının yanında davacının başlatmış olduğu icra takipleri açılan dava dikkate alındığında zamanaşımının kesilerek yeniden başlamış olduğu aşikardır. İş bu dava tarihi 20.07.2020 olup fatura tarihinden itibaren yaklaşık 5 yıl sonra açılmıştır. Yani talebin ticari satıma ilişkin olduğu düşünüldüğünde davanın her halükarda zamanaşımı süresi içerisinde açılmış olduğunun kabulü gerekecektir. Davacı tarafça alacağın tahsili amacıyla icra takibini 02.12.2019 tarihinde başlatmıştır. Davacı alacağının sübuta ermesi ise Bakırköy 7. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2016/416 Esas, 2018/329 Karar ve 03.04.2018 tarihli kararın İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi kararı ile birlikte 11.09.2019 tarihinde kesinleşmiştir. Davacı tarafça bu kesinleşemeye istinaden davalıdan 08.11.2019 tarihli ihtarname ile alacağın iadesini istemiştir. Bir diğer şekilde mahkeme kararının kesinleşmesi ile davacının alacağının muaccel olduğunun kabulü halinde ve TBK 149.maddesi gereğince zamanaşımı alacağı muaccel olmasıyla işlemeye başlayacağından davacının ilamın kesinleşmesinde hemen sonrasında başlatmış olduğu icra takibi dikkate alındığında yine alacağın zamanaşımına uğramış olduğundan söz etmek mümkün olmadığı gibi davalıya takip dosyasında gerçekleştirilen ödeme tarihinin 28.10.2019 olduğu gözetildiğinde yine zamanaşımından söz etmenin mümkün olmadığı aşikardır. Bu nedenlerle davalı vekilinin zamanaşımı definin yerinde olmadığı mahkemenin işin esası ile ilgili karar verilmiş olmasının bu anlamda isabetli olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Davalı vekilinin bir diğer istinaf nedeni ise mahkemenin kabul edilen alacak miktarı üzerinden davacı yararına İİK 67.maddesi gereğince icra inkar tazminatına hükmetmiş olmasıdır. Yukarıda belirtildiği üzere taraflar arasındaki uyuşmazlığın temeli ticari ilişkiye dayanmaktadır. Takip konusu alacak gerek kesinleşen mahkeme ilamı gerek ise takip öncesinde davalı tarafa gönderilen ihtarname ile bilindiği gibi davalı tarafın icra dosyasından tahsil ettiği ve karar neticesinde iade etmesi gerektiği alacak miktarını bilmediği kabul edilemeyeceğinden İİK 67 maddesi gereğince alacağın likit olması ve bilinir olması gözetildiğinde verilen icra inkar tazminatına ilişkin kararında bir isabetsizlik görülmemiştir. Açıklanan nedenlerle, davacı ve davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK 355 maddesi gereğince resen harç yönünden kısmen kabulü ile tümden reddedilen menfi tespit davası yönünden HMK 353/1.b.2 maddesi gereğince hükmün düzeltilmesi gerektiğinden aşağıdaki hüküm verilmiştir.
HÜKÜM: Yukarında açıklanan gerekçelerle;HMK'nın 353/1.b.2 maddesi uyarınca davacı ve davalı vekilinin istinaf başvurusunun kısmen kabulü ile ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararının harç yönünden düzeltilmek üzere kaldırılmasına, davanın esası hakkında Dairemizce yeniden karar verilmesine, bu doğrultuda; 1-Davanın kısmen kabulü ile; 2-Bakırköy ... İcra Müdürlüğü’nün ... E. sayılı takip dosyasında davalının 22.373,25 TL asıl alacak ve 425,09 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 22.798,34 TL alacağa yönelik itirazın iptali ile takibin devamına, fazlaya ilişkin talebin reddine,3-Kabul edilen alacağın %20’si oranında belirlenen 4.474,65 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 4-Davacının menfi tespit talebinin hukuki yarar yokluğundan reddine, 5-Reddedilen menfi tespit davası için hüküm tarihinde yürürlükte bulunan 492 sayılı Harçlar Kanununa göre 427,60 TL harcın davacı taraftan tahsili ile Hazineye irat kaydına, 6-İtirazın iptali davası için alınması gerekli 1.557,35 TL harçtan davacı tarafça yatırılan 390,73 TL harcın mahsubuyla bakiye 1.166,98 TL harcın davalıdan alınarak hazineye irat kaydına,7-Davacı tarafından yapılan 54,40 TL başvurma harcı, 390,37 TL peşin harç olmak üzere toplam 444,77 TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,8-Davacı tarafça posta / tebligat gideri olarak yapılan (ayrıntısı uyapta kayıtlı) 280,00 TL yargılama giderinden kabul ve red oranı üzerinden takdiren 279,26 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, bakiye yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına, 9-AAÜT gereğince hesap edilen 4.080,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 10-Reddedilen talep üzerinden hesap edilen 3.428,76 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 11-Arabuluculuk ücreti 1.320,00 TL'nin davalıdan alınarak hazineye irat kaydına, 12-Kararın kesinleşmesine kadar yapılan yargılama giderlerinin davacı tarafça peşin olarak yatırılan yargılama gider avansından mahsubu ile bakiye kısmın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine, 13-İstinaf aşamasındaki harç ve yargılama giderleri yönünden; a-Davacı tarafından yatırılan istinaf başvuru ve peşin karar harçlarının Hazineye gelir kaydına, bakiye 368,30 TL istinaf karar harcının davacıdan tahsiline, b-Davalı tarafından yatırılan istinaf başvuru ve peşin karar harçlarının Hazineye gelir kaydına, bakiye 1.167,95 TL istinaf karar harcının davalıdan tahsiline, c-Kararın kaldırma gerekçesi dikkate alınarak taraflarca yapılan istinaf yargılama giderlerinin kendi üzerlerinde bırakılmasına, 14-Gerekçeli kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine,15-Dosyanın, kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine dair; HMK'nın 353/1.b.1. maddesi uyarınca dosya üzerinden yapılan istinaf incelemesi sonucunda, 12.09.2024 tarihinde, oy birliğiyle ve kesin olarak karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_bam
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:34:32