SoorglaÜcretsiz Dene

Karar Detayı

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi

Daire / Kategori

bam

Esas No

2024/1151

Karar No

2024/1147

Karar Tarihi

17 Temmuz 2024

T.C.

İSTANBUL

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

14. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO: 2024/1151

KARAR NO: 2024/1147

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

İ S T İ N A F K A R A R I

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ: İSTANBUL 21. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ: 24.04.2024 tarihli Ara Karar

NUMARASI: 2023/466 E.

DAVANIN KONUSU: Ticari Şirket (Fesih İstemli)

Taraflar arasında görülen anonim şirketin feshi davasının ilk derece mahkemesince yapılan yargılaması sırasında talep edilen ihtiyati tedbirin kararda yazılı nedenlerle reddine dair ara karara karşı davacılar tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dairemize gönderilmiş olan dava dosyası incelendi.

TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ İhtiyati tedbir talep eden davacılar vekili, dava dilekçesinde özetle; davalı şirketin 2.140.00.000/10.700.000 payına sahip olan davacıların murisi ..., 14.06.2022 tarihinde vefatı sonrası murisin payının TTK'nın 494/2. maddesi uyarınca yönetim kurulunun 26.12.2022 tarihli kararı ile müvekkillerine intikal ettiğini, yönetim kurulu üyesi olan murisin ölümü ile şirketin organsız kaldığından TTK'nın 530. maddesi uyarınca davalı şirketin feshi gerektiğini, uzun süredir şirketin ticari faaliyetinin bulunmadığını, bir çok genel kurulun süresinde toplanmadığını, şirketin gelir getirici bir faaliyetinin bulunmaması nedeniyle sürekli şekilde öz sermayesinin harcandığını, şirketin ana sözleşmesinde belirlenen inşaat faaliyetleri için gereken teçhizat ve personele sahip olmadığını, şirketi tek başına yöneten ortak ...'in pay sahiplerine bilgi vermediğini, davacıların şirket yönetiminden dışlandığını, şirketin tek mal varlığı olan İstanbul Beyoğlu ... mahallemsindeki ... parsel sayılı taşınmazın yönetici olan ... tarafından genel kurul kararı alınmaksızın satılacağının tesadüfen emlakçının araması ile öğrenildiğini, bu vakıaların dikkate alınması halinde şirketin amacının ortadan kalktığını ve şirketin varlığını devam ettirmesinin imkanı kalmadığını, TTK'nın 530/2. maddesi gereğince davanın açılması ile mahkemece şirketin temsilinin sağlanması ve şirketi le pay sahiplerinin ile alacaklıların menfaatini koruyucu önlemler alınabileceğini, şirketi temsile yetkili kimsenin bulunmaması nedeniyle şirketi işbu davada temsili için temsil kayyımı ve şirketin denetimi için denetim kayyımı atanması gerektiğini, ayrıca şirket adına kayıtlı taşınmazın üçüncü kişilere devrinin önlenmesi için HMK'nın 389 vd. maddeleri uyarınca ihtiyati tedbir kararı verilmesi gerektiğini ileri sürerek, şirketin feshi ile şirkete yönetim ve denetim kayyımı atanmasına ve şirkete ait taşınmazın devrinin tedbiren önlenmesine karar verilmesini istemiştir.İlk derece mahkemesince 01.08.2023 tarihli ara kararla teminatsız olarak davalı şirket adına kayıtlı İstanbul Beyoğlu ... Mahallesi ... parselde bulunan taşınmazdaki bağımsız bölümlerin üçüncü kişilere devrinin önlenmesine karar verilmiştir. Davalı vekilinin itirazı 27.09.2023 tarihli ara kararla reddedilmiş, aynı kararda davacının kayyım tayinine ilişkin ihtiyati tedbir talebi de reddedilmiştir. Bu ara karara karşı davalı vekilinin istinaf başvurusu dairemizin 30.11.2023 tarih 2023/2273 -1938 E.K. Sayılı kararıyla kabul edilmiş ve ilk derece mahkemesinin 01.08.2023 tarihli kararı kaldırılarak dairemizce taşınmaz üzerine konulan ihtiyati tedbirin kaldırılmasına karar verilmiştir.Davacılar vekili 17.04.2024 tarihli dilekçesi ile bölge adliye mahkemesi kararından sonra düzenlenen mali müşavir bilirkişi raporunda, şirketin zararda olduğu, zararın faaliyet giderlerinden kaynaklandığı, 2019 yılından sonra satış yapmadığı, öz sermayesini yetirmediği ve borca batık olmadığının belirlendiğini, yapılan tespitle haklı nedenle fesih koşullarının gerçekleştiğini, faaliyeti bulunmayan şirketin tasfiye edilmemesi nedeniyle yakın zamanda borca batık hale geleceğini, şirketin yönetim organının bulunmadığını, taşınmazların elden çıkarılmaya çalışıldığını belirterek, Beyoğlu ilçesi ... Mahallesi ... parseldeki taşınmazların tapu kaydına ihtiyati tedbir konulmasınını istemiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI ÖZETİ İlk Derece Mahkemesi, 24.04.2024 tarihli ara kararında; "...Dava, anonim şirketin haklı nedenle feshi istemine ilişkindir. Alınan bilirkişi raporu ve dosyadaki belgelerden, davanın başından itibaren değişen yeni bir durum gelişmediği anlaşılmıştır.Mahkememizce daha önce verilen ihtiyati tedbir kararının davalı tarafça istinaf edilmesi üzerine istinaf mahkemesi kararı ile tedbir kararının kaldırılmasına ve tedbir talebinin reddine karar verilmiştir.Öncesinde verilen ihtiyati tedbir kararından sonra alınan bilirkişi raporu dışında bir gelişme ve değişiklik görülmediğinden," gerekçesiyle ihtiyati tedbir talebinin reddine, karar vermiştir.Bu ara karara karşı, ihtiyati tedbir talep eden vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ İhtiyati tedbir talep eden davacılar vekili istinaf başvuru dilekçesinde ;Dava dilekçesindeki beyanlar ile önceki ara kararlar ve bu ara karara yönelik dairemizin kararı özetlenerek İstanbul BAM 14. Hukuk Dairesinin kararında davalı şirketin taşınmazlarına tedbir konulabileceği, bu aşamada yaklaşık ispat seviyesinde kanıt bulunmadığı, yargılamanın ilerleyen aşamalarında delillerin toplanmasından sonra mahkemece her zaman tedbir kararı verilebileceğinin belirtildiğini, bilirkişi raporundan sonra yaklaşık ispat koşulunun sağlanması nedeniyle tedbir talep edildiğini, ancak mahkemece yeni bir durum bulunmadığı gerekçesiyle talebin reddine karar verildiğini, oysa 15.02.2024 tarihli bilirkişi raporunun yeni ve yeterli delil olduğunu, bu raporda şirketin faaliyetinin bulunmadığı ve zararda olduğunun belirlendiğini, fesih kararı verilmemesi halinde zararın artacağını, bilirkişinin sadece davalı şirketin kurumlar vergisi beyannamesi ekinde yer alan 2018, 2019, 2020, 2021 ve 2022 yıllarına ilişkin bilanço ve gelir tabloları ile Takbis sistemi üzerinden taşınmaz varlıklarını sorgulayarak raporu düzenlediğini, faaliyeti bulunmayan bir şirketin feshine ilişkin kararın Yargıtayca onandığını, şirketin hiç bir ticari faaliyeti veya gerçekleştirdiği inşaat projesi olmadığını, geçerliliği olan tek bir iş bitirme belgesinin kalmadığını, son 5 yıl içinde hiç bir ihaleye girip teklif dahi veremediğini, herhangi bir aylık veya yıllık gelirinin olmadığı, aylık cari masraflarını karşılayabilecek durumda olmadığını ve sürekli olarak duran varlıklarını satıp varlığını idame ettirmeye çalıştığını, Bu nedenlerle ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek, kararın kaldırılmasına ve talebin kabulüne karar verilmesini istemiştir.

İNCELEME VE GEREKÇE Dava, anonim şirketin feshi davası içinde şirkete temsilci atanması, denetim kayyımı atanması ve şirkete ait taşınmazın üçüncü kişilere devrinin önlenmesi için ihtiyati tedbir kararı verilmesi istemine ilişkindir. İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda davacıların ihtiyati tedbir talebinin reddine karar verilmiş, bu ara karara karşı davacılar vekilince, yasal süresi içinde istinaf başvurusunda bulunulmuştur.İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi uyarınca, ileri sürülmüş olan istinaf nedenleriyle ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır.Limited şirketler yönünden TTK'nın 636 ve 638. maddelerinde özel geçici hukuki koruma düzenlemesi getirildiği halde, anonim şirketler yönünden geçici hukuki korumaya ilişkin özel düzenleme yapılmadığından, dava dilekçesindeki tedbir talepleri bakımından genel hüküm olan HMK'nın 389 vd. maddelerinin uygulanması gerekir.HMK'nın 389. maddesi uyarınca; "Mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme sebebiyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkansız hale geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hallerinde uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyat tedbir kararı verilebilir ".Aynı Yasa'nın 390/3 maddesi,'' Tedbir talep eden taraf, dilekçesinde dayandığı ihtiyati tedbir sebebini ve türünü açıkca belirtmek ve davanın esası yönünden kendisinin haklılığını yaklaşık olarak ispat etmek zorundadır'' düzenlemesini içermektedir.İlk derece mahkemesince daha önce, davalı şirkete ait taşınmazların tapu kayıtlarına ihtiyati tedbir konulmuş olup, karara yönelik davalı itirazı reddedilmiştir. Davalının istinaf başvurusu üzerine dairemizce ilk derece mahkemesi kararı kaldırılarak davalının itirazı kabul edilmiş ve taşınmaz üzerindeki tedbirin kaldırılmasına karar verilmiştir. Belirtilen ilamımızda haklılığın yaklaşık ispat ölçüsünde kanıtlanmadığı belirlenmiştir. İhtiyati tedbir kararı verilmesi için HMK'nın 389 ve 390. maddelerindeki şartların gerçekleşip gerçekleşmediğinin değerlendirilmesi gerekir. Dava dilekçesinde, soyut olarak şirketin mal varlığı üzerinde fiktif ve muvazaalı işlemler yapılarak şirket ortaklar ve alacaklıların zarara uğratılacağı ve şirkete ait tek taşınmazın satılacağı belirtilerek ihtiyati tedbir talep edilmiştir. Davacıların iddiasının aksine sunulan bilirkişi raporunun şirketin mali durumu tespit edilmiş, yönetimden kaynaklı bir zararın bulunduğuna ilişkin herhangi bir tespit yapılmamıştır. Somut olarak şirket yöneticisinin, şirketin mal varlığını, şirketin ticari amaçları dışında azaltıcı faaliyetlerde bulunduğu yaklaşık ispat ölçüsünde kanıtlanmamıştır. Aile şirketi olan davalı şirket ortakları arasında bir takım ihtilafların bulunması inşaat faaliyeti sürdüren şirketin ticari emtiasına tedbir konulması için yeterli değildir. Davadaki ve ihtiyati tedbir sebebindeki haklılığın yaklaşık ispat ölçüsünde kanıtlanması gerekir. İlk derece mahkemesinin ara karar tarihi itibariyle, ihtiyati tedbir sebebi ile davanın esası yönünden haklılığı yaklaşık ispat ölçüsünde kanıtlanmadığı, ayrıca HMK'nın 389.maddesine göre, hakkın elde edilmesini önemli ölçüde zorlaşacağı yada imkansız hale geleceğini, aynı şekilde kanıtlanmadığı anlaşılmakla, davacılar vekilinin yerinde görülmeyen istinaf başvuru sebeplerinin reddine karar vermek gerekmiştir.Açıklanan bu gerekçelerle, HMK'nın 353/1.b.1 maddesi uyarınca dosya üzerinden yapılan istinaf incelemesi sonucunda, ihtiyati tedbir talep eden davacılar vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine dair aşağıdaki karar verilmiştir.

KARAR: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;1-HMK'nın 353/1.b.1, 391/3 maddeleri uyarınca, ihtiyati tedbir talep eden davacılar vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine,2-İhtiyati tedbir talep eden davacılar tarafından yatırılan istinaf başvuru ve peşin karar harçlarının Hazineye gelir kaydına,3-İhtiyati tedbir talep eden davacılar tarafından yapılan kanun yolu giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,4-Gerekçeli kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine, 5-Dosyanın, kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine dair;HMK'nın 353/1.b.1, 391/3 maddeleri uyarınca dosya üzerinden yapılan istinaf incelemesi sonucunda, 17.07.2024 tarihinde oy birliğiyle ve kesin olarak karar verildi.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

davanınsürülenkonusutaraflarınŞirketözetisavunmalarınınkararistinafİstemli)dereceistanbulgerekçesebepleri(FesihincelemeTicarikararıileritarihiiddiamahkemesi

Kaynak: karar_bam

Taranan Tarih: 25.01.2026 18:35:52

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim