Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi
bam
2024/1046
2024/1139
11 Temmuz 2024
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
14. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2024/1046
KARAR NO: 2024/1139
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İstanbul 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
TARİHİ: 16.05.2024 tarihli ek karar.
NUMARASI: 2024/157 D. İş - 2024/174 Karar
TALEP: İhtiyati Haciz
Taraflar arasındaki ihtiyati talebinin ilk derece mahkemesince yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerle ihtiyati hacze itirazın reddine dair verilen ek karara karşı, ihtiyati hacze itiraz eden borçlu vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine Dairemize gönderilmiş olan dava dosyası incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ İhtiyati haciz isteyen vekili, talep dilekçesinde özetle; İstanbul 12. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2018/173 esas 2023/885 Karar sayılı dosyası kapsamında verilen karara konu alacağın bedelinin döviz cinsinden ve yüksek bir bedel olmasının alacağın rehinle temin edilmemiş olması ve karşı tarafın mal kaçırddğı duyumları karşısında alacağın güvence altına alınması için ihtiyati haciz talep etme gereğinin hasıl olduğunu, ihtiyati haciz talebine konu alacağın mahkeme ilamına dayandığını, Kesinleşmeden ilama konu olmayacak mahkeme kararlarının kanunla belli olduğunu, söz konusu mahkeme kararının bu karardan olmamasına rağmen karşı tarafça keşide edilen ihtarname ile açıkça ilamın kesinleşmedikçe icra edilmeyeceğinin ifade edildiğini, İstanbul ... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı ilamlı icra takibinin İstanbul ... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı kararı ile hukuka aykırı olarak durdurulduğunu, taraflarınca istinaf kanun yoluna gidilmişse de bu sürece hiçbir teminat da sunmamış olan karşı taraf borçlunun mal kaçıracağı ve mevcudunu eksilteceği yönünde ciddi duyumlar alındığını, tüm bu sebeplerle Borçluya ait menkul ve gayrimenkuller ile üçüncü şahıslardaki hak ve alacaklarının asıl alacak tutarı olan toplam 3.550.000,00 Euro'nun işbu ihtiyati haczin talep edildiği tarihteki TCMB kur karşılığı olan 123.844.945,00 TL'nin İİK'nin 257. Maddesi vd. Hükümleri gereğince ihtiyaten haczine, ihtiyati haciz kararının İİK m. 259 f. 2 kapsamında teminatsız olarak ve karşı taraf dinlenmeden verilmesine, tüm yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yüklenmesine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda 02.05.2024 tarihli kararla; ihtiyati haciz talebinin kabulü ile alacağın rehinle temin edilmemiş olması ve alacak ilama bağlı alacak olmakla; (3.550.000,00 Euro)'nun işbu ihtiyati haczin talep edildiği tarihteki kur karşılığı olan 123.844.945,00-TL alacak yönünden teminatsız olarak İİK'nun 257/1 maddesi gereğince borçluların menkul ve gayrimenkul malları ile üçüncü şahıslardaki hak ve alacaklarından borca yetecek miktarının İcra İflas Kanunun koyduğu sınırlar içinde ihtiyaten haczine, karar verilmiştir. Bu karara karşı ihtiyati hacze itiraz eden vekili, itiraz dilekçesinde özetle; karşı tarafın şirket tarafından, ihtiyati haciz talebine dayanak olarak İstanbul 12. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2018/173 Esas, 2023/885 Karar sayılı ilamına dayandığını, davacı tarafın, söz konusu kararı İstanbul ... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyası üzerinden ilamlı icra takibine konu edildiğini, mahkeme ilamına ve TBK nun 97. maddesine aykırı şekilde başlatılan icra takibine karşı yapmış olduğu şikayet sonucunda İstanbul 21. İcra Hukuk Mahkemesi'nin 2024/226 Esas, 2024/246 Karar sayılı ilamı ile icra takibinin karşı tarafın takibe konu ilamdan kaynaklanan edimini (2 adet ... model jeneratör ve ekipmanlarının teslimi) yerine getirmesine kadar takibin durdurulmasına karar verildiğini, bu karar ile davacının alacağının henüz muaccel hale gelmediğinin tespit edildiğini, davacının ihtiyati haciz kararına dayandığı alacak konusunda esas takibe geçilmiş ve müvekkili hakkındaki takibin, alacağın henüz muaccel olmadığı da tespiti ile, durdurulmasına karar verildiğini, söz konusu karar davacı tarafından istinaf edilmiş olup, dosya Bölge Adliye Mahkemesi'ne gönderilme aşamasında olduğunu, durdurulmasına karar verilen alacak yönünden ihtiyati haciz kararı verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, her ne kadar ilama bağlı alacaklar yönünden teminat aranmaz ise de, İstanbul 12. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2018/173 Esas, 2023/885 Karar sayılı ilamında karşılıklı edimler yüklendiğini, muaccel olmayan alacak yönünden verilen ihtiyati haciz kararı, dayanak alınan mahkeme ilamının infazını ortadan kaldırıcı ve tarafların menfaatinin müvekkili şirket yönünden bozulmasına sebep olduğundan itirazlarının bu yönüyle de değerlendirilip teminatsız olarak verilen haksız ihtiyati haczin kaldırılmasını talep etmiştir. İlk Derece Mahkemesi ihtiyati hacze itirazı değerlendirildiği 16.05.2024 tarihli kararında; "...İhtiyati hacze itiraz İİK 265. maddesinde düzenlenmiştir. İİK 265. maddesinde ihtiyati hacze itiraz nedenleri sınırlı olarak sayılmış ve bunların ihtiyati haczin dayandığı sebeplere, mahkemenin yetkisine ve alınan teminata ilişkin olabileceği belirtilmiştir.Somut olay incelendiğinde, İstanbul ... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı takip dosyasında takip dayanağı olan İstanbul 12 Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 24/11/2023 Tarih, 2018/173 Esas, 2023/885 Karar sayılı ilamının hüküm kısmında " Davanın kısmen kabul kısmen reddi ile, 1-Sözlesme konusu 2 adet ... model jeneratör ve ekipmanları ile ilgili olan 3.550.000,00 Euro'nun (ihtarname tebliği ve verilen süreye göre) 19/02/2018 tarihinden itibaren 3095 sayılı yasanın 4/a maddesi uyarınca isleyecek faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, -Sözleşme konusu olan 2 adet ... model jeneratör ve ekipmanlarının, masrafları davalı tarafından karşılanmak suretiyle davalıya iadesine ve teslimine, -Fazlaya ilişkin 982.000,00 Euro'luk talebin reddine," karar verildiği, söz konusu infazı istenilen ilamın hüküm kısmında sözleşme konusu olan 2 adet ... model jeneratör ve ekipmanların tesliminin, bedelin ödenmesinden önce gerçekleşmesi gerektiği veya eş zamanlı yapılması gerektiği hususlarında bir ifade bulunmadığı gibi dava konusu jeneratör ve ekipmanların bizzat davacı tarafından icra müdürlüğüne teslim edilmesi yönünde de bir hüküm kurulmadığı ilamın içeriğinden anlaşılmaktadır. Yukarıda yapılan açıklamalar ışığında, İhtiyati Hacze itiraz eden tarafından dava konusu 2 adet ... model jeneratör ve ekipmanların teslim edilmediğinden bahisle dosyada ki meblağın İhtiyati Haciz talep edene ödememesi, ilamda yazılı olmayan hususların yorum yolu ile değiştirilemeyeceği, hükmün içeriğinin aynen infazının zorunlu olduğu ( Yargıtay 12. Hukuk Dairesi 2020/6786 Esas, 2021/2243 Karar İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi'nin 23/01/2020 Tarih, 2019/2440 Esas, 2020/172 Karar), ..." gerekçesiyle, ihtiyati hacze itirazın reddine karar verilmiştir. Bu ek karara karşı, ihtiyati hacze itiraz eden borçlu vekilince istinaf başvurusunda bulunulmuştur.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ İhtiyati hacze itiraz eden borçlu vekili, istinaf başvuru dilekçesinde özetle; İhtiyati haczin dayanağı olan mahkeme ilamı İstanbul 12. Asliye Ticaret Mahkemesinin 24/11/2023 tarihli 2018/173 esas ve 2023/885 karar sayılı ilamında; ihtiyati haciz talebine konu edilen hüküm bölümün "Davanın kısmen kabul kısmen reddi ile, sözleşme konusu 2 adet ... model jeneratör ve ekipmanları ile ilgili olan 3.550.000,00 Euro'nun (ihtarname tebliği ve verilen süreye göre) 19/02/2018 tarihinden itibaren 3095 sayılı yasanın 4/a maddesi uyarınca işleyecek faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, sözleşme konusu olan 2 adet ... model jeneratör ve ekipmanlarının, masrafları davalı tarafından karşılanmak suretiyle davalıya iadesine ve teslimine,” şeklinde olduğunu, söz konusu kararın taraflarınca istinaf edilmiş olup henüz kesinleşmediğini, İlk derece mahkemenin kabulünün aksine, ilamda da belirtildiği üzere, hükmün 1 nolu bendi karşılıklı edimleri ihtiva ettiğini, nitekim, dönme üzerine sözleşmenin geçmişe etkili olarak ortadan kalkmasının doğal bir sonucu olarak, taraflar arasındaki sözleşme ilişkisinde karşılıklı edimler bulunduğundan, iade edilecek edimlerin de karşılıklı olarak aynı anda ifa edilmesinin zorunlu olduğunu, davacının, sözleşmeden dönme beyanının kabulü üzerine yukarıda görsellerine yer verilen Azerbaycan’da ...&... Firmasına ait taşınmaz üzerine kurulu tüm tesisin müvekkiline iadesi ve teslimi ile aynı zamanda bu kısma denk gelen 3.550.000 – EURO bedelin de davacıya iadesi gerektiğini, Tam iki tarafa borç yükleyen sözleşmelerin, karşılıklı edimlerin mübadelesini amaçlayan sözleşmeler olduğunu, bu tür sözleşmelerde, taraflardan her biri, diğer tarafı borç altına sokmak için borçlandığını, her iki taraf hem alacaklı hem borçlu olduğunu, satış, trampa, kira, hizmet, eser (istisna) sözleşmeleri, tam iki tarafa borç yükleyen sözleşmelerden olduğunu, karşılıklı edimleri içeren hükmün aynı anda ifa edilmesinin gerekmesi sebebiyle davacının talepte bulunabilmesi ve alacağının muaccel hale gelmesi için ilamda iadesine karar verilen tüm malzemeleri, ekip ve ekipmanları müvekkile fiilen teslim etmesi gerektiğini, aksi halde alacağın muaccel hale geldiğinden söz edilemeyeceğini, Davacı tarafından keşide edilen Beyoğlu .... Noterliği’nin 16.04.2024 tarihli ... yevmiye sayılı ihtarı ile, tüm tesisin müvekkil şirket tarafından sökülmesi talep edilmiş ise de taraflarınca söz konusu ihtara cevaben keşide edilen Ankara ... Noterliği’nin 24.04.2024 tarihli ... yevmiye sayılı ihtarı ile ilamın hali hazırda davacı tarafından icra takibine konu edilmiş olması sebebiyle, müvekkili şirketin, ekipmanları icra müdürlüğü tarafından belirlenecek olan yerde ve zamanda, icra müdürlüğünün nezaretinde teslim almaya hazır olduğunun bildirildiğini, karşılıklı edimleri içeren sözleşmeden dönülmesi halinde aynı anda edimlerin ifasının gerektiği, mal fiilen teslim edilmeden bedel iadesinin muaccel hale gelmeyeceğinin YARGITAY HGK., E. 2010/255 K. 2010/347 T. 23.6.2010 ilamında açıklandığını, Davacı şirketin itiraz konusu ihtiyati haciz kararı verilmeden önce, ihtiyati haciz konusu ilamı İstanbul ... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyası üzerinden ilamlı icra takibine konu ettiğini, mahkeme ilamına ve TBK nun 97.maddesine aykırı şekilde başlatılan icra takibine karşı yapmış oldukları şikayet sonucunda, İstanbul 21. İcra Hukuk Mahkemesinin 05/04/2024 tarih ve 2024/226 Esas, 2024/246 Karar sayılı ilamı ile icra takibinin durdurulmasına karar verildiğini, İstanbul 21. İcra Hukuk Mahkemesi kararı ile, davacının alacağının henüz muaccel hale gelmediği tespiti ile takibin durdurulmuş olmasına rağmen, ihtiyati haciz kararını veren mahkemenin, söz konusu ihtiyati haciz talebini aksi yöndeki gerekçe ile ilama aykırı şekilde kabul ettiğini, Yargıtay'ın, ihtiyati haczin dayanağı olan ilama benzer hükümleri taşıyan ilamlar ile ilgili uyuşmazlıklarda verdiği kararlarında, ilk derece mahkemesinin gerekçesinin aksine, İstanbul 21. İcra Hukuk Mahkemesinin durdurma kararının gerekçesi ile aynı şekilde, kendisine yüklenen edimi yerine getirmeyen tarafın, kendi lehine hükmedilen alacağın tahsilini borçludan talep edemeyeceği, takibin edimin yerine getirilmesine kadar durdurulması gerektiğine, işaret edildiğini, Yargıtay 12. HD., E. 2018/6574 K. 2019/5771 T. 8.4.2019 ve YARGITAY 8. HD. 06.12.2012 T. E:11214,K:118595 sayılı emsal kararlarında da belirtildiği üzere, karşılıklı edimlerle ilgili uyuşmazlıklarda verilen mahkeme kararlarında, alacağının tahsilinin açıkça malın teslimi şartına bağlanmamış olmasının, ilamın karşılıklı edimleri içermesi özelliğini ortadan kaldırmadığı, şart şeklinde açık bir düzenleme getirilmemiş olsa dahi, tarafın kendi edimini yerine getirmediği sürece karşı taraftan edimini yerine getirmesini isteyemeyeceğinin kabul edildiğini, mahkeme kararının bu yönüyle de hatalı olduğunu ve kaldırılması gerektiğini, Müvekkili tarafından, esas takibin yapıldığı ve ihtiyati haciz kararının uygulandığı, İstanbul ... İcra Müdürlüğü’nün ... Esas sayılı dosyasına, 03.05.2024 Tarih ve ... sayılı 230.000.000 TL tutarlı teminat mektubu sunularak mehil vesikası talebinde bulunulduğunu, bu taleplerinin aynı gün kabul edilerek 03.05.2024 tarihli mehil vesikası düzenlendiğini, İstanbul 21. İcra Hakimliğinin kararı ile icranın geri bırakılmasına karar verildiğini, davacının, İstanbul 12. Asliye Ticaret Mahkemesince hükmedilen alacağının tamamı dosyaya depo edildiğini ve alacağın teminat altına alınmış olduğu için hukuki yararı bulunmadığı gibi dosya kapsamından ihtiyati haciz kararı verilmesi için gerekli şartlar oluşmadığından ihtiyati haciz kararının kaldırılması gerekirken, taraflar arasındaki sözleşme ilişkisine, dayanağı olan mahkeme ilamına, usul ve yasaya aykırı olarak ret kararı verildiğini, Bu nedenlerle ilk derece mahkemesinin istinafa konu ek kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek, ek kararın kaldırılmasına ve ihtiyati hacze itirazın kabulüne karar verilmesini istemiştir.
İNCELEME VE GEREKÇE Talep, İİK'nın 265. maddesi uyarınca ihtiyati haciz kararına karşı yapılan itirazın reddi kararının istinafına ilişkindir.İlk derece mahkemesince, ihtiyati haciz kararına karşı yapılan itirazın reddine dair ek karar verilmiş; bu ek karara karşı, itiraz eden borçlu vekili tarafından, yasal süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurulmuştur. İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi uyarınca, ileri sürülen istinaf başvuru nedenleriyle ve kamu düzenine aykırılık yönleriyle sınırlı olarak yapılmıştır.Dosya kapsamında, ihtiyati haciz talep eden şirket tarafından borçlu şirket aleyhine İstanbul 12 Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 24/11/2023 Tarih, 2018/173 Esas, 2023/885 Karar sayılı ilamının hüküm fıkrasına dayalı olarak, hükümde karar altına alınan alacağa dayalı talepte bulunulduğu anlaşılmaktadır.İhtiyati haciz, alacaklının bir para alacağının zamanında ödenmesini garanti altına almak için mahkeme kararıyla borçlunun mallarına önceden geçici olarak el konulmasıdır. İhtiyati hacze ilişkin yasal düzenleme İİK'nın 257 ila 268. maddesinde yer almaktadır. Bilindiği gibi ihtiyati haciz talep edebilme koşulları İİK’nın 257. maddesinde gösterilmiş olup maddede hem vadesi gelen hem de henüz vadesi gelmemiş para alacakları için ihtiyati haciz şartları düzenlenmiştir. Bunlar muaccel alacaklarda, alacağın vadesinin gelmiş olması ve alacağın rehinle temin edilmemiş olmasıdır. Müeccel alacaklarda ise kural ihtiyati haciz istenemeyeceği ise de borçlunun belli bir adresinin olmaması veya borçlunun taahhütlerinden kurtulmak amacıyla mallarını gizlemeye, kaçırmaya veya kendisi kaçmaya hazırlanır yahut kaçar ya da bu amaçla alacaklının haklarını ihlal eden hileli işlemlerde bulunursa vadesi gelmemiş alacaklarda da ihtiyati haciz kararı verilebilir. Sözü edilen maddede bunun dışında herhangi bir koşul öngörülmemiştir.Öte yandan, İİK’nın 258. maddesi “Alacaklı alacağı ve icabında haciz sebepleri hakkında mahkemeye kanaat getirecek deliller göstermeye mecburdur” hükmünü içermekte olup ihtiyati haciz kararı verilebilmesi için alacağın varlığı ve miktarı hakkında kanaate varılması yeterlidir. Mahkemenin alacağın varlığına kanaat getirmesinden anlaşılması gereken, alacağın usul hukuku kurallarına göre kesin bir şekilde ispat edilmesi olmayıp yaklaşık ispat ölçüsünde alacağın varlığını gösteren delillerin sunulmasıdır.İİK'nın 265/1.maddesi hükmü uyarınca ise borçlu, kendisi dinlenmeden verilen ihtiyati haczin dayandığı sebeplere, mahkemenin yetkisine ve teminata karşı; huzuriyle yapılan hacizlerde haczin tatbiki, aksi hâlde haciz tutanağının kendisine tebliği tarihinden itibaren yedi gün içinde mahkemeye müracaatla itiraz edebilir.Yukarıda anılan ilke ve esaslar çerçevesinde somut olayın değerlendirilmesinde; ihtiyati haciz talep eden alacaklının yukarıda belirtilen İstanbul 12 Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 24/11/2023 Tarih, 2018/173 Esas, 2023/885 Karar sayılı ilamının hüküm fıkrasına dayalı olarak, hükümde karar altına alınan alacağa dayalı talepte bulunulduğu anlaşılmaktadır.İlk derce mahkemesi ek karar gerekçesinde de işaret edildiği üzere; İstanbul 12 Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 24/11/2023 Tarih, 2018/173 Esas, 2023/885 Karar sayılı ilamının hüküm kısmında " Davanın kısmen kabul kısmen reddi ile, 1-Sözlesme konusu 2 adet ... model jeneratör ve ekipmanları ile ilgili olan 3.550.000,00 Euro'nun (ihtarname tebliği ve verilen süreye göre) 19/02/2018 tarihinden itibaren 3095 sayılı yasanın 4/a maddesi uyarınca isleyecek faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, -Sözleşme konusu olan 2 adet ... model jeneratör ve ekipmanlarının, masrafları davalı tarafından karşılanmak suretiyle davalıya iadesine ve teslimine," karar verildiği, söz konusu infazı istenilen ilamın hüküm kısmında dava konusu jeneratör ve ekipmanların bizzat davacı tarafından icra müdürlüğüne teslim edilmesi yönünde de bir hüküm kurulmadığı gibi masraflarının da davalı yanca karşılanmasına karar verildiği ilamın içeriğinden anlaşılmaktadır. İhtiyati haciz talep eden alacaklı, İİK'nın 258.maddesinde öngörülen alacağın miktarı ve varlığı hakkında mahkemeye kanaat getirecek belgeleri sunduğunun kabulü gerekir. Alacaklı yanca ilam kapsamında dava konusu jeneratörün teslim alınması için gönderdiği ihtar ile davalı borçlunun bu ihtara verdiği cevap içeriği de gözetildiğinde, borçlunun ileri sürdüğü ihtiyati haciz dayanağı ilamın karşılıklı borçlar yüklediği, buna göre alacaklının kendi teslim edimini yerine getirmediği hususuna göre alacağın muaccel alacak olarak kabul edilemeyeceği yönündeki istinafı yerinde görülmemiştir.İstinaf eden vekili İİK ' nun 36. maddesi uyarınca tehiri icra sırasında teminat yatırdığını belirterek ihtiyati haczin bu nedenle de kaldırılması gerektiğini ileri sürmüş ise de, anılan madde uyarınca borçlunun yeterli miktarda malı hacizli ise ayrıca teminat yatırılmadan tehiri icra kararı alınması mümkündür. Bu nedenle anılan itirazın ihtiyati hacze itiraz kapsamında değerlendirilmesi mümkün görülmemiştir. Bu nedenlerle, ilk derece mahkemesince itirazın reddine dair verilen ek kararda hukuka aykırılık görülmemiştir.Açıklanan bu gerekçelerle, HMK'nın 353/1.b.1 ve İİK'nın 265/son maddeleri uyarınca dosya üzerinden yapılan istinaf incelemesi sonucunda, borçlu vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine dair aşağıdaki karar verilmiştir.
KARAR:Yukarıda açıklanan gerekçelerle;1-HMK'nın 353/1.b.1 ve İİK'nın 265/son maddeleri uyarınca, ihtiyati hacze itiraz eden borçlu vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine, 2-İhtiyati hacze itiraz eden borçlu vekilince yatırılan istinaf başvuru ve peşin karar harçlarının Hazineye irad kaydına,3-İhtiyati hacze itiraz eden borçlu tarafından yapılan kanun yolu giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,4-Gerekçeli kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine, 5-Dosyanın, kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine dair;HMK'nın 353/1.b.1 ve İİK'nın 265/son maddeleri uyarınca dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, oy birliğiyle ve kesin olarak karar verildi. 11.07.2024
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_bam
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:35:52