Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi
bam
2024/1148
2024/1138
11 Temmuz 2024
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
14. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2024/1148
KARAR NO: 2024/1138
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: Bakırköy 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
TARİHİ: 03.04.2024 tarihli ara karar
NUMARASI: 2023/1025 Esas
DAVA: İtirazın İptali
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının ilk derece mahkemesince yapılan yargılaması sırasında ihtiyati haciz isteminin reddine dair verilen ara karara karşı, davacı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine Dairemize gönderilmiş olan dava dosyası incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ Davacı vekili, ihtiyati haciz talep dilekçesinde özetle; müvekkili ... Limited Şirketi ile borçlu ... Limited Şirketi arasında 2022 yılının başında kurulan ticari ilişki bir süre devam ettiğini, söz konusu ticari ilişkiye istinaden taraflar arasında bir cari hesap tutulduğunu, ... Limited Şirketi'nin müvekkiline 1.666.760,31 TL borcu bulunduğunu, müvekkili ... Limited Şirketi de söz konusu cari hesap alacağına istinaden borçlu ... Limited Şirketi aleyhine 11/05/2023 tarihinde Küçükçekmece İcra Dairesi'nde ... E. Sayılı dosya ile 1.666.760,31 TL tutarında ilamsız icra takibi başlattığını, söz konusu takibe salt süreci uzatmak ve müvekkilinin alacağına erişmesini geciktirmek amacıyla 16/06/2023 tarihinde borçlu yanın haksız ve kötü niyetli borca itirazı ile icra takibi durduğunu beyanla; ihtiyati haciz talebinin kabulü ile davalının menkul gayrimenkul ve üçüncü şahıslardaki alacakları üzerine başta teminatsız Mahkeme aksi kanaatte ise uygun bir teminat karşılığında ihtiyati haciz kararın verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ İlk Derece Mahkemesince davacının ihtiyati haciz talebinin değerlendirildiği 03.04.2024 tarihli ara kararıyla; "...Talep; İİK 257. madde de düzenlenen ihtiyati haciz istemine ilişkindir.Bilindiği üzere ihtiyati haciz, İİK'nın 257. vd. maddelerinde düzenlenmiş olup, bir para alacağının zamanında ödenmesini temin etmek için, mahkeme kararı ile borçlunun mal varlığına geçici olarak el konulması halidir. İhtiyati haciz kararı verilebilmesi için, talepte bulunanın alacaklı olması, bu alacağın muaccel bulunması ve rehinle temin edilmemiş olması gerekir. İİK'nın 258/1. maddesinde ise; ihtiyati haciz isteyenin alacaklı olduğunu yaklaşık ispat kuralına göre ispat edebilmiş olması düzenlenmiştir. O halde İİK'nın 258/1. maddesinde getirilen yaklaşık ispat ölçütüne göre ihtiyati haciz istemine konu alacağın varlığının ispatında Mahkemeye kanaat getirecek delillerin sunulması yeterli görülmüştür.Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin emsal içtihatlarına göre ihtiyati haciz kararı verilmesinde mutlak ispat şartlarının oluşmasına gerek bulunmadığı, yaklaşık ispat ölçülerinde ispatın yeterli olacağı belirtilmiştir (26/02/2014 tarihli 2013/16354 esas 2014/3605 karar sayılı emsal içtihadı). Somut olayda, davacı vekili tarafından ihtiyati haciz talep edilmiş ise de, alacağın varlığı, niteliği ve miktarı ancak yapılacak yargılama sırasında tarafların delillerinin toplanması ile belirlenebileceği, bu aşamada yaklaşık ispat koşulunun oluşmadığı ve İİK 257/1 md. yasal şartları taşımadığı..." gerekçesiyle, ihtiyati haciz isteminin reddine karar verilmiştir. Bu karara karşı, davacı vekilince istinaf başvurusunda bulunulmuştur.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ Davacı vekili, istinaf başvuru dilekçesinde özetle; İhtiyati haciz, HMK 406/2 maddesinde geçici hukuki koruma olarak kabul edilmiş, ihtiyati haczin şartları ve etkileri ise İİK 257. maddesinde düzenlendiğini, bu açık hüküm uyarınca; öncelikle müvekkili şirketin yüksek meblağdaki dava konusu alacağını zamanında alamaması sebebiyle uğradığı zararının da şirket ölçeği göz önüne alınarak çok büyük zararlar verebileceği göz önüne alınarak, ivedilikle davalının elinde veya üçüncü kişilerde bulunan taşınır ve taşınmaz malları ile alacak ve diğer haklarının (banka hesapları, vs.) ihtiyaten haczine karar verilmesi gerektiğini, Yargıtay 17. Hukuk Dairesinin 2016/10319 E. - 2017/4277 K.sayılı ve 19.4.2017 tarihli kararının da bu yönde olduğunu, Somut olayda da davalı ... Ticaret Limited Şirketinin müvekkiline karşı taraflar arasında tutulan cari hesap kayıtlarına göre 1.666.760,31 TL borçlu olduğunu, söz konusu hususun tarafların ticari defterlerinin incelenmesi ile birlikte sübuta ereceğini, davaya konu borcun davalı şirket tarafından gerek arabuluculuk görüşmelerinde gerek ise tarafların birbirleri ile iletişime geçtikleri zaman kabul edilse de, bugüne kadar söz konusu borcun ödenmesi için davalı tarafından hiçbir şekilde adım atılmadığını, öyle ki davalının iş bu davada haksız olduğunu ve müvekkiline borcu olduğunu açıkça kabul ettiğini, dava dilekçesi ekinde sundukları arabuluculuk görüşmelerinde kendisini vekil ile temsil ettirmesine rağmen iş bu davaya süresi içerisinde cevap dilekçesi dahi sunmadığını, öte yandan müvekkilinin haricen piyasadan aldığı duyumlara göre davalının son bir kaç ayda davalı şirketin dijital baskı işine devam etmesi için oldukça önem arz eden 2 esas iş makinesini (...) olmak üzere elden çıkardığını öğrendiğini, yine müvekkilinin haricen aldığı duyumlara göre davalı şirket üzerine kayıtlı ... markalı araç da şirket tarafından hızlıca elden çıkarıldığını, nitekim söz konusu hususun mahkemece Trafik Tescil Şube Müdürlüğüne müzekkere yazılması sonucu tespit edilebileceğini, Somut olay yukarıda açıklanan bu iki şartı da sağladığını, müvekkilinin davalı şirketten cari hesap alacağından kaynaklı ferileri hariç 1.666.760,31 TL para alacağı hakkı mevcut olup, müvekkilinin ticari hayatta aldığı duyumlara göre davalının kaybedeceği kuvvetle muhtemel olan işbu davaya konu para alacağını ödememek için tüzel kişiliğin içini boşaltmaya çalıştığının öğrenildiğini, bu durumda müvekkilinin haklı olarak dava sonucu alacağına ulaşamama endişesi içinde olduğunu, Bu nedenlerle ilk derece mahkemesinin istinafa konu ara kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek, ara kararın kaldırılmasına ve ihtiyati haciz talebinin kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.
İNCELEME VE GEREKÇE Dava, ticari satıma ilişkin açık hesap alacağının tahsili için başlatılan ilamsız takibe vaki itirazın İİK'nın 67. maddesi uyarınca iptali istemine, istinaf ise dava içinde ihtiyati haciz talebinin reddine dair ara karara ilişkindir.İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi uyarınca, ileri sürülmüş olan istinaf başvuru nedenleriyle ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır.İlk derece mahkemesince, ihtiyati haciz talebinin yaklaşık ispat yokluğu nedeniyle reddine dair ara karar verilmiş; bu ara karara karşı, ihtiyati haciz talep eden davacı vekili tarafından, yasal süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.İİK'nın 257. maddesinde ihtiyati haciz şartları düzenlenmiş olup maddede, rehinle temin edilmemiş ve vadesi gelmiş bir para borcunun alacaklısının, borçlunun yedinde veya üçüncü şahıstan olan taşınır ve taşınmaz mallarını ve alacakları ile diğer haklarını ihtiyaten haczettirebileceği belirtilmiş, maddenin 2. fıkrasında ise iki bent halinde, vadesi gelmemiş borçlardan dolayı, borçlunun muayyen yerleşim yerinin olmaması, borçlunun taahhütlerinden kurtulmak maksadı ile mallarını gizlemeye, kaçırmaya veya kendisi kaçmaya hazırlanır ya da bu maksatla alacaklının haklarını ihlal eden hileli işlemlerde bulunursa ihtiyati haciz istenebileceği düzenlenmiştir.İİK'nın 258. hükmüne göre, ihtiyati haciz kararı verilebilmesi için mahkemenin alacağın varlığı hakkında kanaat edinmiş olması yeterlidir. Mahkemenin alacağın varlığına kanaat getirmesinden anlaşılması gereken alacağın usul kurallarına göre kesin bir şekilde ispat edilmesi değildir. Bu hükme göre alacaklının, alacağının varlığını ve muaccel olduğunu tam ve kesin olarak ispat etmesi aranmamakta, bu konuda mahkemeye kanaat verecek delilleri göstermesi yeterli kabul edilmektedir. İİK'nın 257. maddesi uyarınca ihtiyati haciz kararı verilebilmesi için alacağın muaccel ve rehinle temin edilmemiş olması gerekmektedir. Davacı dava dilekçesinde, müvekkilinin davalı şirket ile 2022 yılından itibaren ticari ilişkisi bulunduğunu, bu ilişki kapsamında cari hesap ilişkisinde 1.666.760,31 TL alacaklı olduğunu, davalı hakkında Küçükçekmece İcra dairesinin ... E sayılı dosyasında başlatılan takibe haksız itiraz ile takibin durdurulduğunu ileri sürmüştür. İlk derece mahkemesi karar gerekçesinde işaret edildiği üzere, davacının davalıdan talep edebileceği alacak ve tutarı olup olmadığı ve miktarı toplanacak deliller kapsamında ortaya çıkabilecek olup, ihtiyati haciz talebinin değerlendirildiği aşama itibariyle yaklaşık ispatın sağlanmadığı gerekçesiyle davalı yönünden ihtiyati haciz talebinin reddi kararı isabetli olup, davacı vekilinin aksi yöndeki istinaf nedenleri yerinde görülmemiştir. Yine davacı vekilince istinaf dilekçesinde davalının bir kısım makinelerini elden çıkararak mal kaçırdığı duyumu alındığı iddia edilmiş ise de, bu yönde somut delil sunulmadığı anlaşılmakla, bu yönüyle ihtiyati haciz kararı verilmesi gerektiği yönündeki istinaf da yerinde görülmemiştir.Kaldı ki ilk derce mahkemesince yürütülecek yargılamada değişen delil durumuna göre talep halinde her zaman geçici hukuki koruma niteliğinde olan ihtiyati haciz talebi yönünden her zaman yeniden değerlendirme ile karar verilebilecektir.İhtiyati haciz talep eden davacı vekilinin istinaf başvuru nedenleri ile sınırlı olarak dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, ilk derece mahkemesinin karar ve gerekçesinde yasa ve usule aykırılık bulunmadığı gibi kamu düzenine aykırılık da görülmediğinden, ihtiyati haciz talep ede davacı vekilinini istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1.b.1 ve İİK'nın 258/3 maddeleri uyarınca esastan reddine dair aşağıdaki karar verilmiştir.
KARAR Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;1-HMK'nın 353/1.b.1, İİK 258/3 maddeleri uyarınca, ihtiyati haciz talep eden davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine, 2-Davacı tarafından yatırılan istinaf başvuru ve peşin karar harçlarının Hazineye gelir kaydına,3-Davacı tarafından yapılan kanun yolu giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,4-Gerekçeli kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine,5-Dosyanın, kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine dair;HMK'nın 353/1.b.1, İİK 258/3 maddeleri uyarınca dosya üzerinden yapılan istinaf incelemesi sonucunda, 11.07.2024 tarihinde oy birliğiyle ve kesin olarak karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_bam
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:35:52