SoorglaÜcretsiz Dene

Karar Detayı

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi

Daire / Kategori

bam

Esas No

2024/674

Karar No

2024/1119

Karar Tarihi

11 Temmuz 2024

T.C.

İSTANBUL

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

14. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO: 2024/674

KARAR NO: 2024/1119

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

İ S T İ N A F K A R A R I

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ: İSTANBUL 17. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ: 24/01/2024

NUMARASI: 2022/411 2024/25

DAVA İtirazın İptali (Gemi Ve Yük Alacaklılığından Kaynaklanan)

Taraflar arasında görülen asıl ve birleşen davaların ilk derece mahkemesice yapılan yargılaması sonucunda, asıl ve birleşen davalarda davalı taşıyan/donatan aleyhindeki davanın tahkim şartı nedeniyle usulden reddine, asıl ve birleşen davalarda davalı ... Ltd. Şirketi aleyhindeki davanın tefriki ile ayrı bir esasa alınmasına dair verilen karara karşı, asıl ve birleşen davalarda davacılar vekillerince istinaf kanun yoluna başvrulması üzerine Dairemize gönderilmiş olan dava dosyası incelendi, gereği düşünüldü.

TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ Asıl davada davacı vekili, dava dilekçesinde özetle; Müvekkilinin Sigortalısı ... A.Ş tarafından düzenlenen mal faturaları uyarınca yurtdışında mukim ... Ltd. Şirketine aralarındaki proje sözleşmesine istinaden Boru ve Aksamları satıldığını, Türkiye/Derince Safiport Limanından "..." isimli gemiye yüklenen emtiaların, 1 nolu davalı ile aktedilen sözleşme ile ve düzenlenen konişmentolar tahtında davalı taşıma şirketleri sorumluluğunda ..., Avusturalya Limanına taşındığını, davalı ... üzerine akten almış olduğu taşıma işi için dava dışı sigortalı ... A.Ş'ye tahsil ettiği mavlun için 07/12/2020 tarih ve ... numaralı e-faturasını tanzim ettiğini, emtiaların toplam 3.798.790,00 KG olarak 24.12 2020 tarihli ... ve ... nolu konişmentolar tahtında gerçekleştirilen nakliyesi, Türkiye ile Avustralya arasında yapılan taşımayı da kapsayacak bir şekilde müvekkili şirket tarafından ... numaralı Nakliyat Blok Sigorta Poliçesi tahtında nakliyat muhataralarına karşı sigorta edildiğini, ... Limanında 12.02.2021 tarihinde tahliyeye başlandığını, güverte üstü ve bir kısım tahliye tamamlandıktan sonra geminin 3,4 ve 5 numaralı ambarlarındaki borularının hasarlı, dağınık ve istifinin bozulduğu tespit edilerek tahliye durdurulduğunu, hasar ihbarının zamanında gemi tarafına bildirildiğini,13.02.2021 tarihinde Avusturya Hükümetine bağlı ... tarafından düzenlenen Gözetim Raporu uyarınca, özellikle 3, 4 ve 5 no'lu kargo ambarlarında CTP boruların yük sabitleme düzenlerinde deniz taşıması esnasındaki nezaret vb borcuna aykırı davranmaya dayalı hasarlanmış olduğu kayıt altına alınmış olup, boruların ara çerçeveler ile birbirine bağlanan 4 borudan oluşan paketler halinde olduğu, dörtlü paketlerin kaymış olduğu gerekçesi ile emtiaların planlandığı şekilde tahliye edilemeyeceği tespit edilmiş ve bu nedenle taşımadan kaynaklanan zararların daha da büyümesinin önlenebilmesi gayesi ile Avusturya Hükümeti tarafından boruları tek tek yakalayabilecek mıknatıs özellikli özel bir vinç aparatının getirilmesi talep edildiğini, Avusturya Hükümeti'nin talepleri dağrultusunda mıknatıs özellikli vinç aparatın beklenildiği yaklaşık 30 günlük süreçte (13.002.2021- 15.03.2021 tarihleri arasında) gemi açığa alınmış olup, özel vinç aparatının limana ulaşmasını takiben, ... Firması tarafından 16.03.2021 tarihinde yapılan incelemelerde boruların 8 tanesinde ağır hasar, 27 tanesinde hafif çizikler ve izler olmak üzere toplamda 35 adet boruda hasar olduğu tespit edildiğini, emtiaların davalı taşıma şirketlerinin gerekli önlemleri almamış olması ve pervasızca ve nezaret ve gözetim borcuna aykırı davranışları neticesinde alıcısına tam ve hasarsız şekilde teslim edilememiş olması nedeniyle sigortalı şirketnin zarara uğradığını ve söz konusu zarara ilişkin olarak müvekkili sigorta şirketinin ... numaralı Nakliyat Blok Emtia Sigorta Poliçesi kapsamında Sigortalısı ... A.Ş tarafından yapılan hasar başvurusunun incelendiğini ve söz konusu hasar kapsamında müvekkili ... hissesine düşen %45 oranındaki 382.500,00 USD sigorta tazminat tutarını sigortalısına ödediğini ve böylece alınan tazminat makbuzu ve temlikname belgesi uyarınca müvekkili şirket, sigortalısının haklarına halef ve temellük eden olduğunu, müvekkili şirket tarafından sigortalısının haklarına halef olarak davalılar aleyhinde İstanbul .... lcra Müdürlüğü nezdinde ... Esas sayısı ile icra takibi başlatıldığını, icra takibine borçlu şirketler tarafından itiraz edildiğini ve takibin durdurulduğunu beyanla davalıların icra takibine yapmış oldukları haksız itirazların iptaline ve fazlayı talep hakkı saklı kalmak kaydıyla ve tahsilde tekerrür olmamak üzere, müvekkili sigorta şirketinin dava dışı sigortalısına ödeyerek TTK'nun 1472 maddesi uyarınca haklarına halef olduğu 382.500,00 ABD Doları tazminatın ödendiği tarihten itibaren işletilmiş faiz de dahil, icra takip tarihinden işleyecek 1 yıl vadeli ABD Doları hesabına uygulanan en yüksek faiz oranı üzerinden aynen veya fiili ödeme tarihinde T.C.M.B. efektif satış kuru üzerinden hesap edilecek TL karşılığının davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, davalıların başlatılmış olan icra takibine karşı yapmış oldukları haksız ve yersiz itirazlar nedeniyle %20'den aşağı olmamak üzere icra inkâr tazminatına mahküm edilmelerine, mahkeme masrafları ile ücret-i vekaletin ve arabuluculuk ücreti de dahil diğer tüm yargılama giderlerinin davalı taraflardan tahmiline karar verilmesini talep etmiştir. Asıl davada davalı acente ... Tic. Ltd. Şti vekili, cevap dilekçesinde özetle; davacının taleplerinin zaman aşımına uğradığını, hak düşürücü süre içerisinde ödeme icra takibi ve dava açılmadığını, müvekkili şirkete yöneltilebilecek herhangi bir husumet bulunmadığını, dava dilekçesinden ve eklerinden müvekkilinin dava konusu vakıa ile hiç bir ilgisi olmadığının açıkça görüldüğünü, müvekkilinin dava dilekçesi ekinde yer alan ve diğer davalı ... şirketi ile dava dışı ... arasında imzalanan teklifnamenin, konişmentoların, ve de faturaların tarafı ve muhatabı olmadığını, özü itibariyle davacının iddiasının aksine müvekkilinin dava konusu taşıma ve taşıma esnasında yaşandığı iddia olunan hizmet kusuruyla ilgisi olmadığını, her ne kadar davacı, müvekkilinin ilgili geminin donatanı/taşıyanına izafeten TTK 105 uyarınca acente sıfatıyla sorumlu olduğunu ifade etmekle husumet yöneltmiş ise de, yine aynı maddenin 3.fıkrası uyarınca acentelerin dava ehliyetinin olmadığı açıkça ifade edildiğini, dava konusu geminin yüklenmesi ve taşınması safhasında müvekkilinin herhangi bir dahli olmadığını, tazminat talebine konu hasarların oluşmasında, giderilmesi için yapıldığı iddia olunan masrafların meydana gelmesinde müvekkilinin hiç bir illiyeti olmadığını, tazminat talebine dayanak yapılan ... isimli ekspertiz şirketince hazırlanan raporun güvenilirliği ve denetime elverişliği tartışmalı olduğunu beyanla davanın reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı üzerine bırakılmasın karar verilmesini talep etmiştir. Asıl davada davalı ... Donatanı Taşıyanı ... Ltd / .... Ltd.’ye izafeten ... Anonim Şirketi vekili cevap dilekçesinde özetle; Huzurdaki davada konişmentonun genel şartlarındaki yetki anlaşmasının hukuken geçerli olduğunu, dava, sigorta ödemesine binaen kanuni halefiyet iddiası ile açıldığını, davacı sıfatına haiz olunabilmesi için aktif husumet ehliyetine sahip olunması gerektiğini, davacı tarafından “İbraname”nin, sözde alacağın temlik edildiğine dair herhangi bir beyan içermediğini, davacının aktif husumet ehliyetine haiz olduğu ispat edilmediğini, dava ... Ltd.'ye izafeten ... A.Ş.'ye yöneltildiğini, ancak 21.09.2020 tarihli “Teklifname” incelendiğinde, .... A.Ş.'nin “Taşıtan” ve ... Tic. Ltd. Şti.'nin ise “Taşıyan” sıfatını haiz olduğunun açıkça görüldüğünü, sigortacının halefiyet hakkından bahsedilebilmesi için sigortacı ile sigortalı arasında geçerli bir sigorta sözleşmesi bulunmasını, hukuken geçerli bir sigorta sözleşmesinin varlığı, sigortacının tazminat ödeme borcunun hukuki sebebi olduğunu, ayrıca sigorta ettirene yapılan ödemenin sigorta poliçesi ile teminat altına alınmış olan bir rizkonun meydana getirdiği zarara yönelik olması gerektiğini, geçerli bir sigorta sözleşmesinin bulunmadığı, sunulan evraklardaki tarihlerin bariz bir şekilde çeliştiğini, muhatabının teklifname ve navlun faturasına istinaden taşıyıcı sıfatını haiz ... olduğu, hasarlı teslim edildiği iddia olunan emtialara istinaden hasar bildirimi yapılmamış olmakla beraber hasara istinaden rücu muhatabının müvekkili şirket olmadığı, söz konusu bildirim kanun tarafından öngörülmüş süreler içinde ve öngörülen şekilde yapılmadığından, usulüne uygun bir hasar bildiriminin varlığını kabul etmek mümkün olmayacağını, taşıma esnasında gerçekleştiği iddia olunan hasar ile ilgili Ekspertiz Raporu'nda istifleme hatası olduğundan bahsedildiğini, davacı tarafından dosyaya sunulan ... tarafından “Lashing-Unlashing-Sertifika Bedeli”ne istinaden düzenlenmiş olan 07.12.2020 tarihli faturadan da anlaşılacağı üzere, emtianın yüklenmesi ve istiflenmesi ... sorumluluğunda gerçekleştirildiğini, kabul anlamına gelmemek kaydı ile müvekkili şirketin huzurdaki zararlardan ötürü sorumlu olduğu kabul edilse dahi, ... numaralı konişmentoda sorumluluk sınırlandırıldığını beyanla davanın reddine, yargılama giderinin, vekalet ücretlerinin ve masrafların karşı tarafa tahmiline karar verilmesini talep etmiştir. Asıl davada davalı ... Donatanı/Taşıyanı ... Ltd ve ... Ltd vekili cevap dilekçesinde özetle; Müvekkillerine izafeten açıldığı belirtilen iki şirket olan ... A.Ş. ve ... Ticaret Ltd. Şti ile müvekkilleri arasında herhangi bir acentelik veya başka türlü temsilcilik ilişkisi bulunmadığını, dava dışı taşıtan ... A.Ş ile diğer davalı ... Ltd. Şti, 21 Eylül 2020 tarihli bir taşıma sözleşmesi akdettiklerini, bu ilişkide “taşıyan” olarak tanımlanan ..., sözleşme kapsamında dava dışı Taşıtan tarafından ihraç edilecek olan boru ve ilgili aksesuarlardan oluşan emtiayı Avusturalya'nın Port Hedland limanına taşımayı taahhüt ettiğini, sözleşme kapsamında “taşıyan” olarak tanımlanan ..., taahhüt ettiği taşımanın fiilen gerçekleştirilmesi için müvekkilinin gemisini kiraladığını ve 3 Eylül 2020 tarihli çarterparti bağlama özeti ile ... taşıma işlemini gerçekleştireceği konusunda anlaşıldığını, yükleme limanı olan Derince Safiport limanında görev alacak olan acentenin kiracı/taşıyan ... tarafından atanan ... Ltd. Şti isimli şirket olacağı çarterparti bağlama özetinde belirtildiğini, aynı bağlama özetinde söz konusu taşımadan kaynaklı olarak herhangi bir uyuşmazlık çıkması halinde, uyuşmazlığın İngiliz Hukuku uygulanarak Londra'da tahkim yoluyla çözümleneceği kararlaştırıldığını, ayrıca ifa yeri mahkemelerinin yetkisinin kabul edilmemesi halinde dahi İstanbul mahkemelerinin yetkili olmayacağını, bu doğrultuda derdest davada Hong Kong ve Guangzhou mahkemelerinin yetkili olduğunu, davacı ikame ettiği haksız davasını açmadan önce icra takibi başlattığını, davacı esasında hem icra takibini hem de itirazın iptali davasını yanlış şirketlere karşı ikame etmiş olup, işbu taşıma tahtındaki taşıyana karşı haklar 13 Şubat 2022 tarihindeTTK m. 1188 uyarınca, hak düşümüne uğradığını, müvekkilinin pasif husumet ehliyeti bulunmadığını, gemi Avusturalya'nın Port Hedland limanına vardığını ve yanaşma için demirde beklemeye başladığını, ancak 31 Ocak 2021 günü, Port Hedland Liman Başkanlığı Otoritesi'nden gelen bir yazı üzerine demir bölgesinden ayrılmak zorunda kaldığını, ilgili yazı ile liman başkanlığı, Port Hedland ve çevre bölgede bulunan limanların o gece itibariyle büyük bir fırtınanın (siklon) etkisinde kalacağını, bu sebeple resmi mercilerin alarm seviyesi 3'e geçtiğinin ilan edildiği ve limanlarda/demir bölgelerinde bulunan bütün gemilerin uzaklaşarak siklon geçene kadar güvenli mesafeyi koruması gerektiği hususlarında talimat verdiğini, bu sebeple gemi, 31 Ocak 2021 günü öğle saatlerinde liman başkanlığının talimatı uyarınca demir bölgesinden ayrıldığını, ancak geminin fırtınadan kaçmak için alabileceği tüm önlemleri aldığını ve uyması gereken bütün talimatlara uymuş olmasına rağmen fırtınadan kaçamadığını, fırtınanın dinmesinin akabinde gemi tekrar demir alanına döndüğünü, gemi tahliye için 12 Şubat 2021 gününde Port Hedland limanına yanaştığını ve tahliyeye başladığını, ancak kısa süre sonra, gemiye 4'lü şekilde ve ince ahşap çerçevelerle paketlendiği anlaşılan boru emtiasının istifinin bozulduğunu ve ahşap çerçevelerin kırıldığının anlaşıldığını, 15 Şubat 2021 tarihinde gemi kaptanı tarafından protesto mektubu düzenlenerek ilgili taraflara gönderildiğini, mektupta yükleme, istif, bağlama ve emniyete alma işlemlerinin taşıtan ve ... tarafından üstlenildiğini ve yanlış/özensiz işlemler nedeniyle doğabilecek olan zararların tamamından söz konusu tarafların sorumlu tutulduğunu ihtar edildiğini, tahliyenin tamamlanmasının ardından, yükün gönderileni/alıcısı olan ... Ltd şirketinin ve diğer ilgililerin de katılımıyla yük üzerinde sörvey işlemleri gerçekleştirildiğini ve bu kapsamda yükleme esnasında istifin hatalı şekilde yapıldığını ve ambalaj olarak kullanılan ahşap çerçevelerin deniz taşımasına uygun malzemeler olmadığının tespit edildiğini, davacı sigorta şirketi tarafından taşıtanın uğradığı zarara ilişkin ödeme yapıldığı ve davacı taşıtanın haklarına halef olduğunu savunduğunu, bu kapsamda, davacının işbu haksız davayı ikame etmeden önce müvekkillerine izafeten ... A.Ş ve ... isimli şirketlere karşı İstanbul .... İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı dosyası tahtında icra takibi başlattığının anlaşıldığını, bahse konu şirketler ile müvekkillerinin hiçbir şekilde bağlantısı olmadığından müvekkillerinin bu ödeme emirlerinden haberi olmadığını, kabul anlamına gelmemek kaydıyla müvekkillerinin meydana geldiği iddia edilen hasardan sorumlu tutulabilecek olsaydı dahi, sorumlulukları konişmento hükümleri, milletlerarası sözleşmeler ve ulusal mevzuat gereği sınırlı olacağını beyanla davanın reddine, karar verilmesini talep etmiştir. Asıl davada davalı ...Tic. Ltd. Şti. vekili cevap dilekçesinde özetle; somut uyuşmazlıkta, davacı tarafın sigortalısı olan satıcının, alıcıdan tüm satış bedelini alıp almadığının anlaşılamadığını, mal teslim şekli “CIF Avustralya” olduğundan yükte meydana geldiği iddia edilen herhangi bir ziya ve hasarın talep hakkı alıcıya ait olduğunu, bu nedenle davacının aktif husumet ehliyetinin bulunmadığından davanın menfaat yokluğu sebebiyle aktif husumet yokluğundan davanın reddine karar vermesini talep ettiklerini, sigortalı ... hak sahibi olmadığından kendisine yapılan ödeme davacıya halefiyet hakkı kazandırmadığını, iddia edilen hasara yükün istifini yapan ve taşımaya uygunsuz ve kötü ambalajlama yapan dava dışı sigortalı olan taşıtan sebep olmasına rağmen davacının sigortalısına yapmış olduğu ödemenin lütuf ödemesi olduğunu, davaya ilişkin taşımada müvekkili şirket ... taşıma işleri komisyoncusu olarak hareket etmiş olup fiili taşıyan olmadığını, bu nedenle de varlığı iddia edilen zarardan müvekkilİ şirketin sorumlu tutulması hukuken mümkün olmadığını, taşıma sözleşmesinin tarafları, işbu taşımadan kaynaklanan uyuşmazlıkların İngiliz kanunlarına göre Londra Mahkemelerinde çözüleceği hususunda anlaştıklarını, hasarlandığı iddia olunan eşyanın taşınmasına ilişkin sözleşmesel ilişkinin ... ve ... numaralı konişmentolar tahtında gerçekleştiği düşünüldüğünde geçerli yetki sözleşmesi uyarınca ihtilafın çözümü zımnında Londra Mahkemelerinin yetkili olduğu gözetilerek yetki itirazları çerçevesinde davanın reddine karar verilmesini talep ettiklerini, müvekkili şirket tarafından taşıma işini üstlenilmediğini, ayrıca TTK'nun 926. Maddesi anlamında taşıma senedi düzenlenmesinin söz konusu olmadığını, teklifname kapsamında yükün gemiye yüklenmesi ve taşımaya uygun hale getirilmesi dava dışı sigortalının yani yükletenin yükümlülüğünde olduğunu, davacın dava dilekçesinde sunmuş olduğu 001/2020 sayılı ve 21.09.2020 tarihli teklifnamesinin tarafları madde 4 ile ürünlerin gemiye ve yolculuğa uygun hale getirme yükümlülüğünü taşıtan yani dava dışı sigortalı olan superlit üzerinde bırakıldığını, ... Ltd. Co tarafından düzenlenen rapora ilişkin itirazlarımızı saklı kalmak şartıyla, mezkur raporun “Emniyete Alma ve Sabitleme” başlıkla yer alan açıklamalara göre yükün emniyete alma ve sabitlemesinin üçüncü bir firma olan ... adlı firma tarafından kontrol edilerek uygunluğu denetlenip sertifikalandırıldığını, söz konusu firmanın temsilcisi tarafından düzenlenen sertifika uyarınca yükün sabitlenmesi ve bağlanması “ ... Tic. Ltd. Sti” tarafından yapıldığını, söz konusu şirket ile müvekkili şirket arasında herhangi bir bağlantı olmadığını, sabitleme ve bağlama işlemleri davacının sigortalısı Superlit’in gözetimi ve yükümlülüğü altında yapılmış olup, yükte meydana gelen hasarlardan bizzat sorumlu olduğunu, somut olayda yükleme limanındaki istifleme, taşıtanın/yükletenin talimatları altındaki rıhtım işçileri tarafından yapıldığını, yükün emniyete alınması ve bağlanması işlemlerini da aynı şekilde yükletenin sorumluluğunda olduğunu, dava dilekçesi ile birlikte sunulan rapor uyarınca, hasarın niteliğini ve büyüklüğünün tespiti için yapılan eskpertiz çalışmaların müvekkili şirket temsil edilmediğini, davacının sigortalısı usulüne uygun süresi içinde hasar ihbarında bulunmadığını, davacın hasar tazminatını TL cinsinde yapmış olması ve akabinde Türk Mahkemeleri ve İcra daireleri nezdinde TL cinsinde ödemiş olduğu hasar tazminatının rücuen talep etmiş olması gerekirken, davacı sigorta şirketi icra takibini 16.12.2021 tarihindeki USD karşılığında takip yaptığını ve akabinde de işbu davayı 12.10.2022 tarihindeki USD karşılığında ikame etiğini, davacı sigorta şirketi hem usul kanunları hem de kendi düzenlediği poliçeye aykırı davrandığını, sigorta şirketinin rapor uyarınca, sovtaj hesaplaması yanlış yapıldığını beyanla davanın reddine, yargılama giderleri ve ücret-i vekaletin karşı tarafa tahmiline karar verilmesini talep etmiştir. Birleşen davada davacı vekili, dava dilekçesinde özetle; müvekkili ... Sigorta nezdinde Sigortalı ... A.Ş. tarafından yurt dışında mukim .... Ltd. Şirketine aralarındaki proje sözleşmesine istinaden boru ve aksamaları 303 kap 3.082 adet 3.798.790,00 brüt kg emtia satıldığını ve Türkiye Derince Safiport Limanından "..." isimli gemiye yüklenen emtiaların davalı taşıma şirketleri sorumluluğunda Port Hedland, Avusturalya Limanına taşındığını ve aynı davalı ... üzerine akten almış olduğu taşıma işi için dava dışı sigortalı ... A.ş'e tahsil ettiğini, sözkonusu emtiaların toplam 3.798.790,00 kg olarak 24/12/2020 tarihli ... ve ... nolu konşimentolar tahtında gerçekleştirilen nakliyesi Türkiye ile Avustralya arasında yapılan taşımayı da kapsayacak bir şekilde müvekkil şirket tarafından ... numaralı Sigorta Poliçesi ve ekleri tahtında nakliyat muhataplarına karşı sigorta edildiğini, ... gemisi donatanı/taşıyanı tarafından 21/01/2021 tarihinde Port Hedland Limanına Hazırlık Mektubu verilerek geminin yanaşmaya hazır olduğunun beyan edildiğini ve 12/02/2021 tarihinde tahliye başlandığını bir kısım tahliye tamamlandıktan sonra geminin 3,4 ve 5 numaralı gemi ambarındaki borularının hasarlı dağınık ve istifinin bozulduğunun tespit edilerek tahliyenin durdurulduğunu, 13/02/2021 tarihinde Avusturya Hükümetine bağlı Gözetim Raporu uyarınca, özellikle 3,4 ve 5 no'lu kargo ambarlarında CTP boruların yük sabitleme düzenlerinde deniz taşıması esnasında ki nezaret vb borcuna aykırı davranmaya dayalı hasarlandığının kayıt altına alınmış olduğunu, kaynaklanan zararların daha da büyümesinin önlenebilmesi gayesi ile Avusturya Hükümeti tarafından boruları tek tek yakalayabilecek mıknatıs özellikli özel bir vinç aparatının getirilmesinin talep edildiğini, mıktanıslı vinç aparatın beklenildiği yaklaşık 30 günlük süreçte gemi açığa alındığını, özel vinç aparatının limana ulaşmasını takiben gözetim firması tarafından 16/03/2021 tarihinde yapılan incelemelerde boruların 8 tanesinde ağır hasar 27 tanesinde hafif çizikler ve izler olmak üzere toplamda 35 adet boruda hasar olduğunun tespit edildiğini, emtiaların davalı taşıma şirketlerinin gerekli önlemleri almadığını ve pervasızca davranışları neticesinde alıcısına tam ve hasarsız şekilde teslim edilmediği nedeniyle Sigortalı Şirket zarara uğradığını ve söz konusu zarara ilişkin olarak müvekkili sigorta şirketi ... numaralı Sigorta Poliçesi kapsamında Sigortalısı ... A.Ş. tarafından yapılan hasar başvurusunu incelediğini ve sözkonusu hasar kapsamında müvekkili ... Sigorta hissesine düşen %55 oranında ki 467.500,00 USD sigorta tazminat tutarını sigortalısına ödediğini ve böylece alınan Tazminat Makbuzu ve Temlikname belgesi uyarınca müvekkili şirket sigortalısının haklarına halef olduğunu, müvekkili sigorta şirketinin sigortalısının haklarına halef olarak davalılar borçlular aleyhine İstanbul ... İcra Müdürlüğü nezdinde ... esas sayısı ile icra takibi başlatıldığını, sözkonusu icra takibine borçlu şirketler tarafından haksız olarak itiraz edildiğini ileri sürerek, 467.500,00 ABD Doları tazminatın ödendiği tarihten itibaren işletilmiş faiz de dahil TL karşılığının davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini, davalı borçluların başlatılan icra takibine karşı yapmış olduğu haksız ve yersiz itirazlar nedeniyle %20'den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesini talep etmiştir.Birleşen davada davalı ... vekili, cevap dilekçesinde özetle; Davacı ... numaralı Sigorta Poliçesi ile sigortalanan ... A.Ş'ye ait boru ve aksamları nevi emtianın varış limanı olan Port Hedland/Avusturalya'da gemiden tahliye edildikten sonra bir takım emtianın hasarlı olduğundan bahisle huzurdaki rücu davasını ikame ettiğini, müvekkili şirketin mezkur olayda deniz taşımasını gerçekleştiren taşıyan olmamakla birlikte davacı taraf sigorta priminin ödenip sorumluluğunun başladığını kanıtlayamadığını, davacının sigortalıya yaptığını iddia ettiği ödemenin makbuzunu sigortacının halef olabilmesi için geçerli ibranameyi temliknameyi ve hasarın nasıl meydana geldiğini kanıtlayan evrakları sunması gereken hiçbir delilini dava dilekçesi ekinde sunamadığını, müvekkili taraflarına tebliğ ettiremediğini, ekspertiz raporu ile müvekkilinin sorumlu kılınamayacağının aşikar olduğunu, davacı tarafın sigortalısı olan satıcının alıcıdan tüm satış bedelini alıp almadığının anlaşılamadığını, şayet alıcı satış bedelinin tamamını eksiksiz olarak davacının sigortalısı satıcıya ödemişse, bu durumda davacı sigortacının yaptığı ödeme geçerli bir sigortaya dayanmadığından lütuf ödemesi niteliği taşıyacak ve halefiyet sözkonusu olmayacağını, halefiyetin gerçekleşebilmesi için ödemenin sigorta kapsamına giren bir zararın tazmini için yapılmış olması gerektiğini, sigortacısı sigorta sözleşmesinin gereği olmadan sadece sigortalısını tatmin etmek müşterine hoş görünmek ve gelecekte iyi ilişkilerin devamını sağlamak amacıyla ödemede bulunabileceğini, sigortacı bir rizikonun sigorta koruması kapsamında olup olmadığının da tereddüt edebileceğini, sigortalıya ödeme yapmayı tercih eden sigortacının kanuni halefiyet hakkından yararlanıp yararlanmayacağı tartışmaya açık bir husus olduğunu, ödeme sonucu halefiyetin gerçekleşmesi için sigortacının ödemeyi gerçek hak sahibine yapmasının gerektiğini, poliçenin kapsamında yapılacak ödemenin yapılacağı tarihteki USD'nin TL karşılığı ödenmesi gerekirken temliknamede poliçe kapsamında USD tutarının ödendiğinin iddia edildiğini, teslim şeklinin CIF Avustralya olarak kayıtlı olduğunu, yükte meydana geldiği iddia edilen herhangi bir ziya ve hasarın talep hakkı alıcıya ait olduğunu, davacının aktif husumet ehliyeti bulunmadığından davanın usulden reddi gerektiğini, davacı sigortalısı Superlit'e yaptığı ödemeye istinaden müvekkili şirketten talepte bulunduğunu, ancak sigortalı Superlit hak sahibi olmadığından kendisine yapılan ödeme davacıya halefiyet hakkı kazandırmadığını,müvekkili şirketin konşimento uyarınca ne taşıtan ne de taşıyan olduğunu, davacının sunduğu konşimentolar incelendiğinde müvekkili şirketin ne taşıtan ne de taşıtan olduğunun görüleceğini, işbu taşımadan kaynaklanan uyuşmazlıkların İngiliz Kanunlarına göre Londra Mahkemelerinde çözüleceği hususlarında anlaştıklarını, yetki itirazları çerçevesinde davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, müvekkilinin söz konusu taşıma Freıght Forwarder olarak hareket ettiğini, yükün gemiye yüklenmesi ve taşımaya uygun hale getirilmesi dava dışı sigortalının yani yükletenin yükümlülüğünde olduğunu, hasarın sebebinin kötü istifleme olduğunu, yükleme limanında yükün yüklenmesi ambar içinde istiflenmesi ambar içindeki yükün dağılımının yapılması yükün bağlanması ve emniyet altına alınmasının taşıtan tarafından yapılacağının kararlaştırıldığını, davacının sunmuş olduğu rapor eksik olduğunu, davacı hasarın meydana gelme sebebini ispat edemediğini, davacı poliçe kapsamında TL bazında ödeme yapması gerektiğini, sovtajın eksik yapıldığını, beyan etmekle, davanın öncelikle yetki, husumet yönünden sayın mahkeme aksi görüşte ise haksız ve hukuki dayanaktan yoksun davanın her halükarda esastan reddini yargılama giderleri ve ücret-i vekaletin karşı tarafa tahmiline karar verilmesini talep etmiştir.Birleşen davada davalı acentesi .... Tic. Ltd. Şti.'nin cevap dilekçesinde özetle; davacının taleplerinin zamanaşımına uğradığını, müvekkilinin dava konusu taşıma ve taşıma esnasında yaşandığı iddia olunan hizmet kusuruyla ilgisi olmadığını, davacı müvekkilinin ilgili geminin donatanı / taşıyanına izafeten TTK 105. uyarınca acente sıfatıyla husumet yöneltildiğini, yine aynı maddenin 3.fıkrası uyarınca acentelerin dava ehliyetinin olmadığının açıkça ifade edildiğini, neticeden iddia olduğunun aksine müvekkilinin dava konusu olayla bir ilgisi ve olayda sorumluluğu ve kusuru olmadığını, bu nedenle pasif husumet yokluğu nedeniyle davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, davaya konu olayda müvekkilinin ilgisi kusuru ve sorumluluğu bulunmadığını, dava dilekçesi ve ekleri incelendiğinde dava konusu geminin yüklenmesi ve taşınması safhasında müvekkilinin herhangi bir dahli olmadığını, tazminat talebine konu hasarların oluşmasında giderilmesi için yapıldığı iddia olunan masrafların meydana gelmesinde müvekkilinin hiç bir illiyeti olmadığını, ... isimli ekspertiz şirketince hazırlanan raporun güvenirliği ve denetime elverişliliği tartışmalı olduğunu, dava dilekçesi ekinde yer alan sigorta poliçeleri davacı yana ait olmadığını, poliçelerin ... 'ya ait olduğunu, davacının bu poliçe kaynaklı hak iddiasında bulunması hukuka aykırı olduğunu, beyan etmekle, davanın usulden reddini nihai olarak esastan reddini yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı üzerine bırakılmasını talep etmiştir.Birleşen davada davalı ... Donatanı .... Ltd. vekili cevap dilekçesinde özetle; Müvekkillerine izafeten dava açıldığı belirtilen iki şirket olan ... A.Ş. ve ... Ltd Şti ile müvekkilleri arasında herhangi bir acentelik veya başka türlü temsilcilik ilişkisi bulunmadığını, dava dışı taşıtan ... taşıtan ile diğer davalı ... 21 Eylül 2020 tarihli birtaşıma sözleşmesi akdettiklerini, sözleşme uyarınca yükün gemilere yüklenmesi, gemi içerisinde bağlanması ve emniyete alınmasına dair bütün işlemlerin taşıtan'ın sorumluluğunda ve taşıtan'ın temin edeceği personeller ile yapılacağı hüküm altına alındığını, bununla beraber hem yükleme hem de tahliye limanında Sözleşme'de "taşıyan" olarak tanımlanan ... acentelerinin kullanılacağı hüküm altına alındığını, ... taahhüt ettiği taşımanın fiilen gerçekleştirilmesi için müvekkilinin gemisini kiraladığını, yükleme limanı olan Derince Safiport limanında görev alacak olan acentenin Kiracı Taşıyan ... tarafından atanan ...Ticaret Ltd Şti isimli şirket olacağı çarterparti bağlama özetinde belirtildiğini, yükleme/bağlama/emniyete alma işlemlerinin tamamı Taşıtan'ın adamları tarafından gerçekleştirildiğini, geminin Avusturalya'nın Porthedland limanına vardığını ve yanaşma için demirde beklemeye başladığını, ancak 31 Ocak 2021 günü Port Hedland Liman Başkanlığı otoritesi'nden gelen bir yazı üzerine demir bölgesinden ayrılmak zorunda kaldığını, geminin fırtınadan kaçmak için alabileceği tüm önlemleri aldığını ve uyması gereken bütün talimatlara uyduğunu, fırtınadan kaçamadığını sert hava deniz koşullarına maruz kaldığını, gemi tahliye için Port Hedland limanına yanaştığını ve tahliyenin başladığını, ancak gemi'ye 4'lü şekilde ince ahşap çerçevelerle paketlendiği anlaşılan boru emtiasını istifinin bozulduğunu ve ahşap çerçevelerinin kırıldığının anlaşıldığını, istifin bozulması nedeniyle bazı borular üzerinde çizikler oluştuğunun görüldüğünü, gemi kaptanı tarafından protesto mektubu düzenlenerek ilgili taraflara gönderildiğini, mektupta yükleme istif, bağlama ve emniyete alma işlemlerinin taşıtan ve ... tarafından üstlenildiği ve yanlış özensiz işlemler nedeniyle doğabilecek olan zararların tamamından söz konusu tarafların sorumlu tutulduğunun ihtar edildiğini, tahliyenin tamamlanmasının ardından yükün gönderileni alıcısı olan ... Ltd şirketinin ve diğer ilgililerin de katılımıyla yük üzerinde sörvey işlemleri gerçekleştirildiğini ve bu kapsamda yükleme esnasında istifin hatalı şekilde yapıldığını ve ambalaj olarak kullanılan ahşap çerçevelerin deniz taşımasına uygun malzemeler olmadığının tespit edildiğini, mahkemenin yetkisiz olduğunu, konşimentoda yer alan tahkim şartı uyarınca davanın reddi gerektiğini, konişmentodaki yetki maddesinin geçersiz kabul edilmesi veya ifa yeri mahkemelerinin yetkisinin kabul edilmemesi dahilinde İstanbul Mahkemelerinin yetkili olmayacağını, müvekkillerinin sicile tescil edilmiş iş yeri İstanbul'da değil Çin Halk Cumhuriyeti'nin Hong Kong ve Guangzhou şehirlerinde olduğunu, müvekkilleri bakımından davanın hak düşümüne uğradığını, davacının aktif husumeti ehliyetinin bulunmadığını, müvekkilinin pasif husumet ehliyeti bulunmadığını, müvekkili şirketin taşımayı gerçekleştiren gemi'nin ISM kodu kapsamındaki işleteni olduğunu, geminin donatanı ya da taşıyanı olmadığını, hasarın oluşması sebebinin taşıtan'ın yükleme operasyonları sırasında özensiz davranmış olması ve yükün ambalajı niteliğindeki ahşap çerçeve çıtalarının deniz taşımasına uygun olmaması olduğunu savunarak sonuçta, tahkim itirazı nedeniyle davanın reddedilerek dosyanın Londra'da tahkime havale edilmesini, tahkim itirazının reddi halinde davanın yetkisiz nedeniyle reddedilerek dosyanın sözleşmenini ifa yeri olan Port Hedland mahkemesine gönderilmesini, yukarıda yetki itirazı reddi halinde davanın yine de yetkisizlik nedeniyle reddedilerek dosyanın müvekkillerinin yerleşim yerleri olan Hong Kong ve Guangzhou mahkemelerine her bir müvekkili bakımından ayrı ayrı gönderilmesini, ancak tek bir mahkemeye gönderilecekse Hong Kong mahkemesine gönderilmesini, her halükarda haksız davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Birleşen davada davalı ... Donatanı Taşıyanı ... Ltd'ye izafeten acentesi ... vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkilinin herhangi bir sıfatla somut taşıma ve taşımaya konu gemi ile herhangi bir hukuki bağlantısının olmadığını, zira müvekkilinin ne konişimento da, ne de akdedilen sözleşmelerde bahsinin geçmediğini, ayrıca davacının iş bu davada aktif husumet ehliyeti bulunmadığını, davacının iddia etiği hasarın tarafı olduğu sigorta poliçesi tahtında teminat kapsamında olmadığını, davacının halefiyet hükümlerinden faydalanması ya da iddia olunan hasar için yapılan ödeme tutarını talep edemeyeceğinin kabulü gerektiğini, hasar bildirimi zamanında yapılmadığını, huzurdaki taşıma işleminin davaya konu emtialarda hasarın meydana geldiği gönderilen tarafından en geç teslimat sırasında yazılı olarak bildirmesi ve bu bildirimin yapılmış olduğunun davacı tarafından ispat edilmesi gerektiğini, müvekkil şirketin iddia olunan zarardan hiçbir şekilde sorumlu olmadığı anlaşıldığını, davacı şirketin usulüne uygun olarak hasar bildiriminde bulunmakla ve iş ihbarı ispatla yükümlü olduğunu, kabul anlamına gelmemek kaydıyla müvekkili şirketin Taşıyan sıfatını haiz olduğu kabul edilse dahi hasar bildirimi yapılmadığından huzurdaki davanın usulden redde mahkum olduğunu olduğunu savunarak, davanın mahkemenin yetkisiz olması, davacının aktif husumet ehliyetinin müvekkili şirketin de pasif husumet ehliyeti bulunmamasından dolayı davanın usulden reddini, mahkeme aksi kanaatte ise huzurdaki davaya konu taşıma ilişkisinde davacının haksız ve hukuka aykırı iddialarının aksine müvekkili şirket'in herhangi bir sorumluluğu bulunmadığından davanın esastan reddini, yargılama giderinin vekalet ücretlerinin ve masrafların karşı tarafa tahmilini talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda; "Asıl ve Birleşen dava; davacı sigorta şirketleri nezdinde (müşterek) Nakliyat Blok Sigorta Poliçesi ile sigortalı bulunan yükün gemi ile taşınması sırasında hasarlanmasından dolayı sigortalıya ödenen hasar bedelinin davalarılara rücu edilmesi için başlatılan icra takiplerine itirazın iptali davasıdır. Her iki davadaki uyuşmazlık noktaları, tarafların aktif ve pasif husumet ehliyetlerinin bulunup bulunmadığı, davalıların milletlerarası tahkim ve yetki itirazlarının yerinde olup olmadığı, sigortalı yükteki hasarın neden kaynaklandığı, hasarın meydana gelmesinde davalıların kusur ve sorumluluğunun bulunup bulunmadığı hususlarına ilişkindir. Asıl ve birleşen davaya konu olan İstanbul ... icra Müdürlüğü nezdinde ... Esas ve ... Esas sayılı sayılı icra takipleri; ... Tic Ltd Şti., ... gemisi donatanı taşıyanı ... LTD'ye izafeten acentesi sıfatıyla ... Ltd Şti ve ... gemisi donatanı taşıyanı ... LTD'ye izafeten acentesi ... A.ş'ye karşı başlatılmış olup, itirazın iptali davasıda ... gemisi donatanı / taşıyanı ... LTD' izafeten ... A.Ş'ye karşı açılmıştır. ... gemisi donatanına izafeten takip ve dava yöneltilen ... A.Ş. vekilleri asıl ve birleşen davalarda ayrı ayrı cevap dilekçeleri sunmuş olup; ... vekili cevap dilekçesinde davanın TTK'nın 1188.maddesindeki 1 yıllık hak düşürücü süre içerisinde açılmadığını müvekkili ... dava konusu taşıma ve taşıma sırasında yaşandığı iddia edilen hizmet kusuruyla bir ilgisinin bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir. ... A.Ş. vekili de her iki dava dosyasına sunduğu cevap dilekçelerinde milletlerarası yetki itirazında bulunarak, tahkim şartını içeren konşimentoların gümrükten celbini talep etmiştir. Bu aşamadan sonra ... gemisi donatanı ... LTD ve ... LTD vekilleri tarafından dosyaya sunulan 23.12.2022 tarihli cevap dilekçesinde davanın müvekkillerine tebliğ edilmediğini davadan haricen haberdar olduklarını müvekkilerine izafeten dava yöneltilen ... A.ş ve ... Ltd Şti ile müvekkileri arasında herhangi bir acentelik ve temsil ilişkisinin bulunmadığını ...'nin taahhüt ettiği taşımanın gerçekleşmesi için müvekkillerinin gemisine kiraladığını 03.09.2020 tarihli ... bağlama özeti ile '...' simli geminin taşıma işlemini gerçekleştireceği konusunda anlaşmaya varıldığını bağlama özetinde yükleme limanı olan Derince Safi Port Limanında görev alacak olan acentenin kiracı / taşıyan ... tarafından atanan ... Limited Şirketi isimli şirket olacağının belirtildiğini ayrıca taşımadan kaynaklanacak herhangi bir uyuşmazlık halinde İngiliz Hukukunun uygulanarak tahkime başvurulacağının kararlaştırıldığını, ayrıca konişimentonun arka yüzünde taşımaya ilişkin hüküm ve şartların mevcut olduğunu tahkim şartı dahil olmak üzere çarter parti bağlama özeti hükümlerinin atıf yoluyla konşimentoya dahil edildiği belirtilerek, davanın öncelikle tahkim şartı nedeniyle , tahkim itirazının kabul edilmemesi halinde yetkisizlik nedeniyle ve her halükarda esastan reddine karar verilmesini talep etmişlerdir. Dava dosyasında asıl ve birleşen davalar bakımından öncelikle çözümlenmesi gereken usul sorunu gemi donatanı / taşıyanı olan davalılara izafeten takip ve davanın yöneltildiği ... A.Ş ve .... Tic Ltd Şti'nin gemi donatanı/taşıyanının acentesi sıfatına haiz olup olmadığıdır. Cevap dilekçesinde bahsi geçen gemi bağlama özeti, davacı vekilleri tarafından da belirtildiği üzere ... ile Yurt dışı ... firması arasında düzenlenmiştir. Gemi bağlama özetinde, ... ile ilgili bağlantıdan 'kiracı' olarak söz edildiği, yükleme limanı kiracı acentesi olarak .... Bu durumda ... şirketi yükleme limanında ... adına gemi acenteliğini yapmak üzere görevlendirilmiştir. Gemi donatanı / taşıyanı olan davalıların yetki/ tahkim itirazının değerlendirilmesi için öncelikle taşıyan / donatanın acentesinin kim olduğu ve yetki/ tahkim itirazının cevap süresi içerisinde ileri sürülüp sürülmediği tespit edilmelidir. Hem davacı taraf yazılı ve sözlü beyanlarında hem de davalı donatan ve taşıyan vekili tarafından sunulan 23.01.2023 tarihli cevap dilekçesinin 3.sayfasında, ... kiracı ... tarafından atandığı belirtilmiştir. Gemi bağlama özetinde de ... kiracı ... acentesi olduğu bilgisine yer verildiğinden gemi donatanı / taşıyanına izafeten ... karşı dava ve takip yöneltilemeyeceği değerlendirilmiştir. ... ile ilgili gemi bağlama koşullarının belirlendiği e-posta yazışmalarının ... acentesi ile yurt dışı ... arasında gerçekletiği görülmektedir. Bu durumda ... A.Ş dava konusu taşımaya aracılık etmiş olduğundan bu şirketin davalı donatan/ taşıyanın acentesi konumunda olduğu sonucuna varılmıştır. Bu kabul şekline göre ... A.Ş'nin sunmuş olduğu cevap dilekçesi ve cevap dilekçesinde ileri sürülen ilk itirazlar taraflar bakımından geçerli ve bağlayıcıdır. ... A.Ş. vekili cevap dilekçesinde milletlerarası yetki itirazından söz edip, tahkim şartını içeren konişimentonunun gümrükten celbini istemiştir. Yargıtay 11. HD'nin 2022/2401 E. ve 2023/4104 K. Sayılı İlamına göre, taraflar arasında bir tahkim anlaşması mevcut ise cevap dilekçesinde yetki itirazından bahsedilmiş olsa dahi bu itiraz tahkim itirazı olarak kabul edilmelidir. Somut taşımaya ilişkin 24.12.2020 tarihli ... nolu konşimentonun 3 sayfadan oluştuğu, 1.sayfada taşıma koşullarının belirlendiği, 2.sayfa da konişimentonun çarter partiyle birlikte kullanılacağına dair 'Tobe Used With Charter Parties' ve taşıma şartları için arka sayfaya bakınız( Forcondıtıons off Carriege See owerleaf) kaydının yer aldığı, 2.sayfada da navlunun 03.09.2020 tarihli çarter parti uyarınca ödeneceğinin belirtildiği, konişimentonun 1.sayfasında düzenlenen 1.maddesinde de, 'Arka sayfada tarihi belirtilmiş olan çarter partinin tüm şartları koşulları imtiyazları ve istisnaları, hukuk ve tahkim klozu dahil olmak üzere iş bu belgeye derc edilmiştir.' hükmünün yer aldığı görülmektedir. Bu şekilde konişimentoda 03.09.2020 tarihli çarter partiye açıkça atıf yapılarak, sözkonusu çarter partinin tahkim klozu dahil tüm koşulları konişmentoya dahil edilmiştir.03.09.2020 tarihli Çarter Partide, uyuşmazlıklar için İngiliz Hukuku uyarınca Londra Tahkim Klozunun kabul edildiği görülmektedir. Bu tespitler karşısında TTK 1237.maddesindeki, konişimentoyla birlikte çarter partinin ibraz edilmesi koşulunun gerçekleşmiş olduğu değerlendirilmiştir. Çarter partide yer alan tahkim klozuna göre gemi donatanı ve taşıyanı ile ilgili uyuşmazlığın Londra da tahkim yoluyla çözümlenmesi gerektiğinden, tahkim itirazının kabulü ile, Asıl ve Birleşen davada davalı taşıyan/donatan hakkındaki davanın mahkememizin görevsizliği nedeniyle usulden Reddine, davalı ... Limited Şirketi hakkındaki davanın tefrik edilerek ayrı bir esasa kaydının yapılmasına, karar vermek gerekmiştir." gerekçesiyle, asıl ve birleşen davalarda davalı taşıyan/ donatan aleyhindeki davanın tahkim şartı nedeniyle usulden reddine, asıl ve birleşen davalarda davalı ... Ltd. Şirketi aleyhindeki davanın tefriki ile ayrı bir esasa alınmasına karar verilmiştir.Bu karara karşı, asıl ve birleşen davalarda davacı vekilleri tarafından, yasal süresi içinde istinaf başvurusunda bulunulmuştur. Davalı donatanlar vekili de katılma yoluyla istinaf başvurusunda bulunmuştur.

İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF NEDENLERİ Asıl ve birleşen davalarda davacılar vekilleri, birlikte verdikleri istinaf başvuru dilekçesinde özetle;Dava değerinin yüksek bir döviz miktarına ilişkin olup milli servet niteliğinde olduğunu, mahkemenin görevsizlik kararının bu yüksek değerin ülke dışında kalmasına neden olacağını, geçerli bir tahkim itirazının bulunmamasın rağmen verilen usulden ret kararının hukuka aykırı olduğunu, mahkemece 03.09.2020 tarihli çarter partide yer alan tahkim klozu uyarınca usulden ret kararı verildiğini ancak dosyaya sunulmuş bir çarter parti bulunmadığını, belgenin sıhhatinin tartışmalı olduğunu, asıl belgenin sunulmadığını, davalıların kendi aralarında teati edilmiş bir belgenin geçerli kabul edilemeyeceğini, 04.09.2020 tarihli bağlama özetine itiraz ettiklerini, bağlama özetinde tahkim şartı bulunmayabileceğini, bu belgelerin yeterince incelenmesine fırsat verilmeden karar verildiğini, dosyada yer alan belgeler arasında çarter parti bulunmadığını, bağlama özeti belgesine dayanarak geçersiz ve süresinde olmayan tahkim itirazı yapıldığını, davalı asıla izafeten taraf gösterilen acente ... A.Ş.vekilinin geçerli bir tahkim itirazında bulunmadığını, geçersiz yetki itirazı yapıldığını, bağlama özetinin e-posta yazışması niteliğinde olduğunu, aslının sunulmasına ilişkin taleplerin yerinde görülmediğini, emsal olarak gösterilen linkte yer alan sözleşme örneğinde tahkime ilişkin bir şart bulunmadığını, mahkemece incelenen bağlama özeti belgesinin 03.09.2020 değil, 04.09.2020 olduğunu, bu kaydın navlun ücretinin ödenmesine ilişkin olduğunu, davalı tarafından dosyaya 03.09.2020 tarihli bir çarter parti sunulmadığını, konişmentoda tahkim ibaresi bulunmadığını, 03.09.2020 tarihli çarter partiye dayanılarak konişmento üzerinde atıf yapılmayan 04.09.2020 tarihli bir başka belge üzerinden inceleme yapılarak karar verildiğini, ilk itiraz niteliğinde olan tahkim itirazının cevap süresi içinde açıkça ileri sürülmesi gerektiğini, bu hususun mahkemece kendiliğinden gözetilemeyeceğini, yetki itirazı ile tahkim itirazının birbirinden farklı olduğunu, açık bir tahkim itirazı yapılmadığını, dilekçe içeriğinde bir paragrafta tahkim şartı içeren konişmentonun gümrükten celbinin talep edilmesinin yetki itirazını tahkim itirazı haline getirmeyeceğini, kaldı ki taraflar arasında geçerli bir tahkim sözleşmesinin de bulunmadığını, yazılılık şartının gerçekleşmediğini, açık ve kesin bir tahkim koşulunun kararlaştırılmadığını, yerleşik Yargıtay içtihatlarının bu yönde olduğunu, konişmentoda açıkça yer almayan tahkim şartının müvekkillerini bağlamayacağını, 805 sayılı Kanun uyarınca tahkim şartının Türkçe düzenlenmesi gerektiğini, bu nedenle de geçersizlik söz konusu olduğunu, İzmir 5. Asliye Ticaret Mahkemesinin benzer uyuşmazlıkta, konişmentonun arkasında yazılan yetki kaydına ilişkin itirazın reddine karar verildiğini, genel işlem koşulları bağlamında kaydın geçersiz olduğuna hükmedildiğini, konişmentoda yer alan ve atıf yapılan belgede yer alan tahkim şartının haksız işlem şartı niteliğinde olduğunun kabul edilmesi gerektiğini, İngiltere'de donatana karşı zamanaşımına uğramış olan alacak talebi için tahkim başvurusunda bulunulamayacak olması nedeniyle müvekkilinin zarara uğrayacağını ileri sürerek ve resen gözetilecek sebeplerle ilk derece mahkemesinin istinafa konu usulden ret kararının hukuka aykırı olduğunu belirterek, kararın kaldırılmasına ve işin esasının incelenerek davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir. Davalı ... gemisi donatanı ... LTD ve .... LTD şirketleri vekili, katılma yoluyla istinaf başvuru dilekçesinde özetle; İlk derece mahkemesi kararının sonucu itibariyle isabetli olduğunu ancak Türk hukukunun ve deniz ticaret uygulamasının en temel unsurları değerlendirilerek verilen karara karşı davacılar tarafından farklı gerekçelerle istinaf kanun yoluna başvurulduğunu, ileri sürülen istinaf nedenlerinin hukuki temelinin bulunmadığını, milli dengelerin istismarının hedeflendiğini, ayrıca davacıların ilk derece yargılamasında ileri sürmedikleri hususları istinaf aşamasında ileri sürebilmelerinin HMK'nın 357.maddesi uyarınca mümkün olmadığını, çarter partinin ya da çarter sözleşmesinin farklı şekillerde kurulabileceğini, yasal bir şekil şartının mevcut olmadığını, bu tarz sözleşmelerin internet ortamında teati edilerek oluşturulduğunu, sektördeki uygulamanın yaygın bir şekilde böyle gerçekleştirildiğini, benzer uyuşmazlıklarda Yargıtay'ın konişmentoda yer alan tahkim şartını geçerli kabul ettiğini, e-posta yoluyla teati edilen bu tür belgelerdeki tahkim klozlarının geçerli olduğunu, bağlama özetinin ıslak imzalı olmasının gerekmediğini, matbu bir belgeye atıf yapılarak tahkim anlaşması yapılmasının uluslararası anlaşmalar ve iç hukuk hükümlerine göre mümkün olduğunu, çarter partinin tarihi konusunda davacının ileri sürdüğü iddiaların kafa karıştırmaya yönelik olduğunu, bağlama özetinin davacı bakımından bağlayıcı olduğunu, zira bu konuda standart matbu belgelerin kullanıldığının sektörde bilindiğini, tahkim itirazının usulüne uygun olduğunu, emsal Yargıtay kararından da anlaşılacağı üzere yetki itirazının tahkim itirazını da kapsayacağını, müvekkilleri tarafından asıl ve birleşen dosyalara sunulan cevap dilekçelerinde tahkim ilk itirazının açıkça ileri sürüldüğünü ancak ilk derece mahkemesinin ... A.Ş.'yi davalı müvekkillerinin acentesi olarak kabul etmesinin hatalı olduğunu, bu şirketin müvekkillerinin acentesi olmadığını, bu nedenle müvekkillerince doğrudan verilen cevap dilekçelerindeki usulüne uygun tahkim ilk itirazlarının dikkate alınması gerektiğini, genel işlem şartlarına ilişkin savunmanın yerinde olmadığını, davacıların ve yerine geçtikleri kişilerin tacir olup tedbirli davranmakla yükümlü olduklarını, 805 sayılı Kanun bakımından davacılar tarafından ileri sürülen iddiaların dinlenemeyeceğini çünkü taraflardan birinin yabancı olması halinde bu Kanun'un uygulanmasının mümkün olmadığını, tahkim şartı geçersiz olsa dahi davanın reddi gerektiğini, zira davanın yetkisizlik, zamanaşımı, hak düşürücü süre veya aktif husumet eksikliği sebepleriyle de reddi gerektiğini, bu nedenlerle davacılar vekillerinin istinaf başvurularının reddine gerektiğini belirtmiştir. Katılma yoluyla istinaf dilekçesinde ise; ... davalı müvekkilerinin acentesi olmadığını, isim benzerliği nedeniyle bir karışıklık yaşandığını, ticaret sicil kayıtlarının incelenmesinde de durumun ortaya çıkacağını, bu nedenle ilk derece mahkemesince ... Şirketinin acente olduğuna dair mahkeme gerekçesinin yerinde olmadığını, mahkeme karar gerekçesinin bu yönden düzeltilmesi ve tahkim ilk itirazı bakımından asıl müvekkillerinin vekili sıfatıyla verdikleri cevap dilekçesindeki tahkim ilk itirazına göre değerlendirme yapılarak sonuca gidilmesi gerektiğini belirterek sonuçta, davacıların istinaf başvurularının esastan reddine, katılma yoluyla istinaf başvurularının kabulüyle, karar gerekçesinin düzeltilerek davalı asiller adına sunulan itiraz dilekçelerinde yer alan tahkim itirazları doğrultusunda, davanın tahkim şartı yokluğu nedeniyle usulden reddine, yargılama giderlerinin karşı tarafa tahmiline karar verilmesini istemiştir.

İNCELEME VE GEREKÇE Dava, hukuki niteliği itibariyle, ilk derece mahkemesi kararında da belirtildiği üzere, asıl ve birleşen davaların davacıları olan sigorta şirketleri tarafından nakliyat sigortası ile sigortalanan yükün deniz yoluyla taşınması sırasında hasarlanması suretiyle oluşan hasar bedelinin davalılardan rücuen tahsili amacıyla başlatılan ilamsız icra takibine yönelik itirazların İİK'nın 67.maddesi uyarınca iptali istemine ilişkindir. İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda, asıl ve birleşen davalarda davalı taşıyan/donatan aleyhindeki davanın tahkim şartı nedeniyle usulden reddine, asıl ve birleşen davalarda davalı ... Ltd. Şirketi aleyhindeki davanın tefriki ile ayrı bir esasa alınmasına karar verilmiş; bu karara karşı, asıl ve birleşen davada davacılar vekili tarfından, yasal süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurulmuştur. Davalı donatanlar vekili tarafından katılma yoluyla istinaf başvurusunda bulunulmuştur. İstinaf incelemesi, HMK'nın 355.maddesi uyarınca, ileri sürülmüş olan istinaf başvuru nedenleriyle ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır.Asıl davada dava dilekçesi incelendiğinde; davalı olarak ... Limited Şirketi, "..." Donatanı/Taşıyan .... Ltd'ye İzafeten Acentesi; ... Limited Şirketi, "..." DonatarıTaşıyanı .... Ltd'ye İzafeten Acentesi/fTemsilcisi ... A.Ş'nin gösterildiği anlaşılmaktadır. Bu davalılardan ... Ltd. Şirketi aleyhindeki dava bakımından tefrik kararı verilip bu davalı hakkındaki davanın ayrı bir esasa alınmasına karar verilmiş, eldeki davada hüküm diğer davalı/lar bakımından kurulmuştur. Ancak dava dilekçesi içeriğine göre, hakkındaki dava tefrik edilen ... dışında sadece gemi donatanının ve taşıyanın davalı olduğu ancak donatan/taşıyana izafeten iki acentesinin gösterildiği anlaşılmasına karşın; ilk derece mahkemesinin istinafa konu karar başlığında, hakkındaki dava tefrik edilen ... dışında dört davalının daha gösterildiği anlaşılmaktadır. Kararda hakkında hüküm kurulan dört davalı şöyle sıralanmıştır: ... LTD'YE İZAFETEN ACENTESİ ... TİC. LTD. ŞİRKETİ, ... LTD'YE İZAFETEN ACENTESİ/TEMSİLCİSİ ... A.Ş., ... LTD. ...LTD.Görüldüğü üzere ilk derece mahkemesince karar başlığında acentelerin de numaralandırılarak davalı şeklinde gösterildiği, ayrıca dört ve beş nolu davalılar olarak ...., ...LTD. şirketlerinin gösterildiği ancak hüküm kısmında davalı taşıyan donatan hakkındaki davanın mahkemenin görevsizliği nedeniyle usulden reddine karar verildiği, kararda hangi davalı hakkında hüküm kurulduğuna dair bir açıklığa yer verilmediği, böylece kararın kim hakkında verildiğine dair tereddüt oluştuğu anlaşılmaktadır. İlk derece mahkemesi birleşen dava bakımından davalı olarak, hakkındaki dava tefrik edilen ... dışında üç farklı davalının gösterildiği ve bunların aşağıdaki şekilde olduğu anlaşılmıştır: ..." DONATANI/TAŞIYANI ... LİMİTED ŞİRKETİ ..." DONATANI/TAŞIYANI ... LTD'YE İZAFETEN ... A.Ş. ... LTD ... LTD. Görüldüğü üzere ilk derece mahkemesi birleşen davaya ilişkin gerekçeli karar başlığında davalıları, asıl davaya ilişkin davalılardan kısmen farklı olarak düzenlemiş ancak asıl ve birleşen davalar bakımından tek bir cümleden ibaret hüküm kurmuş ve asıl ve birleşen davalarda davalı taşıyan/donatan hakkındaki davanın mahkemenin görevsizliği nedeniyle usulden reddine karar vermekle yetinilmiştir. Bu durumda hükmün kim ya da kimler hakkında kurulduğu, donatanın/taşıyanın hangi şirket ya da şirketler olduğu konularında ve hükmün ferilerinin kim hakkında uygulanacağına dair tereddüt oluşmaktadır.Mahkemece yapılması gereken, UYAP sisteminde de gerekli düzenlemeleri yaparak, hakkındaki dava ayrılan ... dışındaki davalının ya da davalıların (donatan/ taşıyanların) hangi şirket ya da şirketler olduğunu açıkça göstererek asıl ve birleşen davalar bakımından karar başlıklarının sadeleştirilmesi, acentelerin ise ilgili davalıların altında temsilen/ izafeten gösterilmesi suretiyle tereddüte yer vermeyecek açıklıkta hüküm kurulması gerekir. İstinafa konu kararın mevcut hâli ile mahkemenin usulden ret kararını hangi davalı hakkında verdiği net olarak anlaşılamadığı gibi, acenteler hakkında hüküm kurulup kurulmadığı, TTK'nın 105. maddesinde düzenlenen acente hakkında hüküm kurma yasağının ihlal edilip edilmediği de denetlenememektedir. Bu nedenle kararın kaldırılması gerekmiştir. Diğer taraftan, davalılar vekili ... AŞ'nin acente sıfatının bulunmadığını, bunun bir isim karışıklığından kaynaklandığını ileri sürmüştür. Mahkemece isim karışıklığı iddiasına konu şirketlerin sicil dosyalarının celbi ile farklı şirketler olup olmadığı, dava dilekçesinde acentenin doğru gösterilip gösterilmediği, donatan taşıyan adına işlem yapanın hangi şirket olduğu, buna göre acente sıfatıyla verilen cevaba itibar edilip edilmeyeceği hususları üzerinde durularak bir sonuca gidilmesi gerekir. Kabule göre de gerekçeli kararda, donatan/ taşıyanın acentesi olmadığı tespit edilen ... bakımından hüküm kısmında bir değerlendirme yapılmaması da usuli eksiklik olmuştur. Açıklanan bu gerekçelerle, HMK'nın 353/1.a.6 maddesi uyarınca dosya üzerinden yapılan istinaf incelemesi sonucunda, esasa dair istinaf nedenleri incelenmeksizin, ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararının kaldırılmasına ve davanın yukarıdaki açıklamalar ışığında yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.

KARAR: Yukarıda açıklanan gerekçelerle; 1-HMK'nın 353/1.a.6 maddesi uyarınca, ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararının kararının kaldırılmasına, 2-Yukarıdaki açıklamalar ışığında davanın yeniden görülmesi için dosyanın, kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine, 3-Taraflarca yatırılan istinaf peşin karar harçlarının, talepleri hâlinde, ilk derece mahkemesince yatıran taraflara iadesine,4-Taraflarca yapılan kanun yolu giderlerinin, ilk derece mahkemesince, esas hükümle birlikte yargılama giderleri içinde değerlendirilmesine dair; HMK'nın 353/1.a.6 maddesi uyarınca dosya üzerinden yapılan istinaf incelemesi sonunda, oy birliğiyle ve kesin olarak karar verildi. 11.07.2024

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

sürülentaraflarınşirketiYükKaynaklanan)İptaliözetiAlacaklılığındansavunmalarınınlimitedkararistinafizafetendereceistanbulVe(Gemigerekçeİtirazınincelemenedenleridonatanıtaşıyanıkararınınltd'yeacentesiileriiddiaacentesitemsilcisimahkemesi

Kaynak: karar_bam

Taranan Tarih: 25.01.2026 18:35:52

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim