SoorglaÜcretsiz Dene

Karar Detayı

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi

Daire / Kategori

bam

Esas No

2024/1113

Karar No

2024/1115

Karar Tarihi

11 Temmuz 2024

T.C.

İSTANBUL

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

14. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO: 2024/1113

KARAR NO: 2024/1115

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

İ S T İ N A F K A R A R I

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ: BAKIRKÖY 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ: 20/05/2024 tarihli ara karar.

NUMARASI: 2023/1131

DAVANIN KONUSU: Genel Kurul Kararının İptali ve Şirkete Kayyım Atanması

Taraflar arasında görülen genel kurul kararının iptali ve şirkete kayyım atanması talepli davada ilk derece mahkemesince yapılan yargılama sırasında ara kararda yazılı nedenlerle yönetim kayyımı atanmasına ilişkin ihtiyati tedbir talebinin reddine dair verilen 20.05.2024 tarihli ara karara karşı, davacılar vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine Dairemize gönderilmiş olan dava dosyası incelendi.

TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ Davacılar vekili, ihtiyati tedbir talepli dava dilekçesinde özetle; toplantıya çağrı şekline ilişkin düzenleme gereği ortakların, hem ana sözleşmede gösterilen şekilde hem var ise ortaklığın internet sitesinde hem de Türkiye Ticaret Sicil Gazetesinde yayınlanan ilanla çağrılacağını, ancak davalı şirketin 14.09.2023 tarihli genel kurul toplantı ilanın davalı şirketin internet sitesinde yayımlanmadığını, davacılara ve diğer hissedarlara, iki hafta önceden çağrı yapılmadığını, toplantıdan iki gün önce gündem değişikliği ilanı yapıldığını, hakim hissedar ...'nın vefatı ile kendisinin hisselerinin mirasa konu olduğunu, İstanbul 10. Sulh Hukuk Mahkemesinin 2022/31 sayılı tereke dosyasının miras hisselerine ilişkin olup dava hala derdest olduğundan dolayı müvekkillerinin mirasçı olmasına rağmen henüz intikal işlemlerinin gerçekleştirilmediğini, ... rahatsızlanması ile tabiri caizse meydanı boş bulan davalı ..., zaman içerisinde kendisinin olmayan ailenin diğer fertlerine ait taşınmazları kendi üzerine geçirerek usulsüz bir şekilde şirkete sermaye olarak kattığını, azar azar kendisini hakim hissedar konumuna getirmeyi başardığını, buna örnek olarak ... isimli teknenin önce %50 payını kendisi adına tescil ettirdiğini, davalı ... usulsüz ve hukuka aykırı işlemleri sebebiyle davacı ...'nın İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 2021/120757 soruşturma dosyasından ... hakkında şikayette bulunulduğunu, şirketin bazı tarihlerdeki genel kurullarında babasının hasta ve genel kurula katılamayacak halde olmasına rağmen hazır bulunmuş gibi imzasının bulunduğunun tespit edilmesi üzerine imza incelemesi yaptırıldığını, uzmanlık raporunda, şirketin 08.06.2020 tarihli genel kurulunun hazır bulunanlar listesi, 11.08.2020 tarihli genel kurulun hazır bulunanlar listesi, 21.01.2021 tarihli genel kurulun hazır bulunanlar listesindeki ... imzalarına ilişkin "....inceleme konusu imzaların her birinin farklı şekillerde oldukları, kendi aralarında tutarlı olmayıp genellikle basit tersimli çiziktirmelerden ibaret oldukları tespit edilmiştir. ....İnceleme konusu belgelerde ... adına atfen atılı imzaların her birinin farklı şekillerde olduğu, genellikle kaligrafik özelliklerden yoksun, basit çiziktirmelerden ibaret oldukları tespit edilmiştir. Söz konusu imzaların ... mukayese imza örnekleri ile karşılaştırıldıklarında imzaların oluşturuluş biçimi, işleklik dereceleri, baskı eğim doğrultu ve kalem yürütme alışkanlıkları bakımından farklılıklar saptanmakla, söz konusu imzaların ... elinden çıktığını gösterir nitelikte grafolojik benzerlik tespit edilememiştir..." tespiti yapıldığını, bu sebeple davalı ... hakkında özel belgede sahtecilik suçundan dava açıldığını, ceza davasının derdest olduğunu, davalı ... gerçekleştirdiği hukuka aykırı işlemlerin, aynı zamanda diğer boyutuyla hukuki ihtilaf da teşkil ettiğinden dolayı genel kurul kararlarının iptali için İstanbul 10. Asliye Ticaret Mahkemesi 2022/246 Esas, İstanbul 2. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2022/433 Esas sayılı dosyalar ile davalar ikame edildiğini, yargılamanın sürdüğünü, davalı ... tarafından yapılan usulsüzlüklerin devam ettiğini, davalının, diğer davalı şirketin gelirlerini de keyfi bir şekilde kendi hesabına ya da başka insanlar adına olan hesaplar kullanılarak kendi uhdesine geçirdiğini, tüm bu sebeplerle İstanbul 14.Asliye Ticaret Mahkemesinin 2023/325 D.İş, 2023/334 Karar sayılı dosyasında ihtiyati tedbir talep edildiğini, şirkete yönetim kayyımı atandığını, bu tedbir kararının da nihai karara ermesi gerektiğini ileri sürerek, davalı ...'nın haksız kazanç sağlamak amacı ile ... Sanayi Ticaret Anonim Şirketin'de usul ve yasaya aykırı işlemler yapabilmek adına, hakkındaki sahte imza ile genel kurul yapılması yönünde hali hazırda ceza yargılaması ve hukuk yargılamaları devam ederken ve dahi vesayet davasında tüm malvarlıkları ve banka hesaplarına vesayet tedbir şerhi konmuş olmasına rağmen yapılan 14.09.2023 tarihli genel kurul toplantısının iptaline, davalı şirkete daimi olarak kayyım atanmasına, İstanbul 14. Asliye Ticaret Mahkemesi 2023/325 D.İş 2023/334 Karar sayılı kararın işbu dosya ile tensiben bileştirilmesine, davalı şirketin ve miras payları oranında hisse sahibi olacak müvekkillerinin selameti için mirasçı olan davalı ... hesaplarında işlem yapma yetkisinin kısıtlanmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davacılar vekili, 06.12.2023 tarihli ihtiyati tedbir talepli dilekçesinde özetle; davalı şirkette yönetim kayyımı olan SMMM ...'nın şirketin büyüklüğü de göz önünde bulundurularak heyet halinde SMMM ... ve de avukat SMMM ... yönetim kayyımı olarak atanmaları için ihtiyati tedbir kararı verilmesine, şirkette bulunan diğer yönetim kurulu üyelerinin yalnızca davalı ... talimatı ile hareket etmesi sebebiyle yetkilerinin kısıtlanmasına, davalı şirketin ve miras payları oranında hisse sahibi olacak davacıların selameti için mirasçı olan ... şirket hesaplarında işlem yapma yetkisinin kısıtlanmasına karar verilmesini talep etmiştir. Davalılar vekili, savunmasında özetle; mahkemece verilen 29.11.2023 tarihli ve 16 nolu tensip ara kararından rücu istemlerini içeren dilekçelerinin 10.12.2023 tarihinde dosyaya gönderildiğini, aynı konuda mahkemece mahkemenin 2023/315 D.İş sayılı dosyasından verilmiş tam tersi bir karar bulunduğunu, genel kurulun iptali davası dışında harcı verilerek açılmış ikinci bir dava ve talep bulunmadığını, uyuşmazlık konusunun sadece genel kurulun iptali olduğunu, diğer taleplerin salt tedbir talebi olduğu ve esasa dair yargılama neticesinde elde edilecek sonuçlar tedbir kararı ile ulaşılmasının mümkün olmadığını, tedbirin uyuşmazlık konusu hakkında verilebileceğini, bu durumda işbu davada dava edilen tek uyuşmazlık konusu olan genel kurulun iptali davasında müvekkili şirkete denetim kayyımı atanmasının dava konusu uyuşmazlıkla ilgisi olmadığını, tensip ara kararı ile verilen ihtiyati tedbir kararının uyuşmazlık konusu hakkında verilmemiş olması ve dava dilekçesindeki diğer taleplerin de esasa dair talepler olmaması nedeniyle, mahkemece verilen tedbir kararının davacılarca süresi içinde tedbir konusu hususlarda esas hakkında dava açılmamış olması nedeniyle HMK'nın 397.maddesi uyarınca kendiliğinden sona erdiğinin tespiti gerektiğini, genel kurul çağrısının mevzuatta öngörülen usulde gerçekleştirildiğini, müvekkili şirket tarafından yapılan çağrı işlemlerinde herhangi bir hukuka aykırılık olmamakla birlikte, anılan hususların tek başına bir iptal sebebi olarak değerlendirilmesinin mümkün olmadığını, davacıların iddialarının aksine, şirket hisselerinin intikali işlemlerinin yapıldığını, müteveffa ... tarafından eski eşi .. lehine yapılan vasiyetname ile ... mirasçı olarak atandığını, vasiyetin açılması kararına karşı, işbu dosyanın davacıları tarafından itiraz edilmiş olduğundan TMK'nın 598/2.maddesi gereğince “vasiyetin açılması kararı” kesinleşene kadar atanmış mirasçılık belgesi alınamadığını, bu nedenledir ki, şirket hisseleri bakımından ...’nın dahil edilmesi suretiyle intikaller yapılamadığını, ancak şirketin iş ve işlemlerinin sürdürülebilmesini teminen vasiyet lehdarı ... tarafından ileride vasiyetten doğan hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik ...’ya ait miras hisselerinin dışlanması suretiyle payların pay defterine işlenmesi ve vasiyetname yokmuş gibi genel kurulların yapılması hususunda noterden muvafakatname verildiğini, bu muvafakatname dahilinde olmak üzere, şimdilik (vasiyetin açılması kararının kesinleşmesine kadar) ... ’nın vasiyetten doğan miras payı yokmuş gibi, şirket hisseleri tüm mirasçılar arasında dağıtılmış ve pay defterine de işlendiğini, tüm hissedarların paylarının arttırıldığının net bir şekilde ortada olduğunu, nitekim sermaye artırımlarından önceki tablo ile sermaye artırımlarından sonraki tablolar karşılaştırıldığında, tüm hissedarların sermayelerinde artış olduğunun görüldüğünü, hisse artırımlarının da yürürlükteki mevzuata uygun bir şekilde ve genel kurul ile gerçekleştirildiğini, İstanbul 60. Asliye Ceza Mahkemesinin 2022/760 Esas sayılı dosyasında yapılan yargılama neticesinde müvekkili şirket yöneticisinin beraat ettiğini, her ne kadar istinaf mahkemesi kararı ile kararın kaldırılmasına karar verilmişse de verilen kararın usuli birtakım eksikliklerin giderilmesini teminen verildiğini, davacıların gerçek dışı iddialarının bitmediğini, nitekim davacılar iddiasının aksine, dava dilekçesinde bahsedilen tahliye davalarının davacısı ... olmayıp ... Vakfı olduğunu, ... isimli tekne ile ilgili iddiaların da gerçek dışı olduğunu, bu teknenin ekspertizi yapılarak belirlenen 364.000,00TL miktarlı ... ’ya ait hissenin ... şirketine devredilerek ...’nın şirkete olan borcundan mahsup edildiğini, iddia edildiğinin aksine müvekkili şirkete yapılan bir ödeme veya sermaye kalemine eklenen bir tutar bulunmadığını, davacılardan ... işbirliği halinde hareket ile sahte borç ihdas ederek birbirlerine karşı ... şirketini avalist göstermek suretiyle senet düzenleyerek şirketi kendilerine toplamda 45.000.000 TL borçlandırdıklarını, sonra da anılan senetleri takibe koyduklarını, konuyla ilgili olarak adı geçen kişiler hakkında İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığının 2022/123090 soruşturma sayılı dosyasından açılan soruşturmanın devam ettiğini, dosyada bir kısım davacı sanıklar hakkında işbirliği halinde müvekkili şirketi ele geçirmek amacıyla yasa dışı yollardan suni borç üretmeleri nedeniyle emniyeti suistimal suçlaması ile dosyanın uzlaşma bürosuna sevkine karar verildiğini, müvekkil şirketin selameti açısından ...’nın yönetim ve temsil yetkisine son verildiğini, asıl davacıların fikir ve eylem birliği içerisinde, şirketin içini boşaltmak için işbirliği halinde olduklarını, bu uğurda sahte borç ihdas ettiklerini, şirketi yönetilemez duruma getirerek amaçlarını gerçekleştirmeyi hedeflediklerini, davacılar tarafından Bakırköy 6. Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 2023/315 D.İş sayılı dosyasından işbu davaya konu hususlarda aynı yönde tedbir talebinde bulunulduğunu, mahkemece anılan taleplerin 14.11.2023 tarihli kararı ile reddedildiğini, 2023/315 D.İş sayılı dosyasına konu talepler ile işbu dava dosyasındaki taleplerin aynı iddia/olay/konuya ilişkin olduğunu, aradan geçen süreçte müvekkili şirket aleyhinde olacak şekilde farklı herhangi bir gelişme bulunmadığını, tam tersine, davacıların iddialarına mesnet yaptıkları hususlarda bir kısım davacılar hakkında savcılık uzlaştırma/iddianame düzenleme aşamasına geçildiğini, mahkeme tarafından aynı konuda kısa zaman aralıkları ile iki farklı karara imza atıldığını, kararın verildiği tarihten bugüne kadar geçen süreçte, durum ve koşullarda müvekkili aleyhine hiçbir değişiklik olmadığını, hatta tam tersine, bir kısım davacılar hakkında, müvekkili şirkete karşı güvenin kötüye kullanılması suç kapsamında savcılık tarafından iddianame düzenlenme aşamasına geçildiğini, organ boşluğu bulunmayan hallerde kayyım atanmasına karar verilemeyeceğini, davacılar tarafından ileri sürülen talep ve iddiaların dayanaksız ve gayri hukuki olduğunu, bunun dışında, çoğunluk sermayedarın haklarını ihlal eder şekilde tesis edilen ihtiyati tedbir kararının ölçülülük ilkesine aykırı ve zarar verici bir talep olduğu gibi, davacıların iddialarının, yaklaşık ispat seviyesinde de olsa gerçek olduğu konusunda kanaat ettirici bir delil mevcut olmaması karşısında, ispat hukukunun temel kavramlarına ve Kanuna açıkça aykırı bir karar tesis edildiğini savunarak, davanın reddini istemiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ ARA KARARI ÖZETİ İlk Derece Mahkemesince 20.05.2024 tarihli ara kararda özetle; "... İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesinin 2024/209 Esas, 2024/261 Karar sayılı ilamı ile; Davalı şirket vekilinin 29.11.2023 tarihli ara karara yönelik istinaf başvurusunun HMK'nın 352/1.ç maddesi uyarınca usulden reddine, HMK'nın 353/1.a.6. maddesi uyarınca, ilk derece mahkemesinin istinafa konu ihtiyati tedbir talebinin reddine dair 12.12.2023 tarihli ara kararının kaldırılmasına, davacılar vekilinin ihtiyati tedbir talebinin yeniden değerlendirilmesi için dosyanın, kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine karar verildiği görülmüştür.İstanbul 21. Sulh Hukuk Mahkemesinin 2023/530 Esas sayılı dosyasında; davacılardan ... davalı ... hakkında savurganlık nedeni ile kısıtlanmasının talep edildiği, dosya kapsamında yapılan araştırma neticesinde davalının savurganlığı bulunmadığından davanın reddine karar verildiği, İstanbul 60. Asliye Ceza Mahkemesinin 2022/760 Esas, 2023/722 Karar sayılı dosyasında; davalı ... sahte imza ile genel kurul yapıldığı şüphesi ile dava açıldığı, yapılan yargılama neticesinde davalı sanığın suçu işlediğine dair delil bulunmadığı, sahte imzası atıldığı iddia edilen ... suça konu genel kurul toplantılarına katıldığı, ... sağ kolu da dahil olmak üzere kısmi felçlik geçirmesi sebebiyle suça konu genel kurul toplantı tutanaklarındaki imzaları ile geçmiş imzaların farklı olabileceği, ayrıca dinlenen tanık beyanlarına göre de ... suça konu tutanakların ait olduğu genel kurul toplantılarına katıldığı, verilen beraat kararının İstinaf tarafından kaldırılması üzerine dosyanın yeni esas aldığı ve yargılamanın halen devam ettiği anlaşılmıştır. İhtiyati tedbirin şartları 6100 sayılı HMK 389/1. maddesinde genel olarak düzenlenmiştir. Buna göre, mevcut durumda meydana gelebilecek değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkânsız hale geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hallerinde, uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyati tedbir kararı verilebilir. HMK'nın 390/3 maddesine göre, tedbir talep eden, öncelikle tedbir istemine ilişkin dilekçesinde dayandığı ihtiyati tedbir sebebini ve türünü açıkça belirtmek ve davanın esası yönünden kendisinin haklılığını yaklaşık olarak, yasal delillerle ispat etmek zorundadır. Buradaki ispatın ölçüsü, “yaklaşık ispat” kuralına göre belirlenir. Yaklaşık ispat kuralı uygulanırken, iddianın doğruluğunu kabul etmekle birlikte, aksinin mümkün olduğu ihtimalini de gözetmelidir. Bu nedenle, ihtiyati tedbire karar verilirken, talebin haksız olma ihtimali de dikkate alınarak talepte bulunandan kural olarak teminat alınır. Geçici hukuki koruma kapsamında olan ihtiyati tedbir kararı verirken hakim, asıl uyuşmazlığı çözecek içerikte bir karar vermemelidir. Bununla birlikte, ihtiyati tedbire karar verilirken tarafların çıkar dengesini ve ihtiyati tedbirin amacını hakimin gözetmesi gerekli ve zorunludur. İhtiyati tedbir kararı verilmesinde hakime geniş bir takdir alanı bırakılmışsa da ; hakim her somut olayda ihtiyati tedbir şartlarının gerçekleşip gerçekleşmediğini dikkatlice incelemelidir ve hangi yasal sebebe ve hangi somut duruma göre ihtiyati tedbir kararını verdiğini kararında belirtmelidir. İhtiyati tedbir şartları mevcut değilse, yasa’nın öngördüğü ölçüde ispat edilememişse, ihtiyati tedbir isteminin reddine karar verilmelidir. HMK 396. maddesi uyarınca durum ve koşulların değişmesi halinde mahkemesince ihtiyati tedbirin değiştirilmesine veya kaldırılmasına karar verilmesi her zaman mümkündür.(İstanbul BAM 3. Hukuk Dairesi'nin 2022/1247-2022/1612 sayılı ilamı). Ticaret şirketleri kâr elde etme amacıyla bir araya gelmiş kişilerden oluşmuş tüzel varlıklardır. Şirketin yönetim kurulunun oluşumu, işleyişi, görevden alınması öncelikle şirketin kendi iç yapısı içinde genel kurulda halledilmesi gereken konulardır. Yargı organları ancak yasanın öngördüğü hallerle sınırlı olarak (organ boşluğu gibi) şirket yönetimine kayyım atayabilir.İstanbul 21. Sulh Hukuk Mahkemesinin 2023/530 Esas sayılı dosyası, İstanbul 60. Asliye Ceza Mahkemesinin 2022/760 Esas, 2023/722 Karar sayılı dosyası, dava, cevap dilekçeleri. İstinaf Karar ilamı ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde;Somut olayda davacı taraf mahkememize vermiş olduğu talep dilekçesiyle tekraren davalı şirketin yönetim kurulunun yetkisinin tamamen kaldırılarak yerine kayyum atanması yönünde ihtiyati tedbir kararı verilmesini talep etmiş ise de; mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkânsız hale geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hâllerinde ihtiyati tedbir kararı verilmesi gerekli olup davalı şirketin yönetim kurulu üyelerinin tamamının temsil yetkisinin tedbiren kaldırılmamasının, davacılar yönünden hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağı ya da tamamen imkânsız hale geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağı konusunda mahkememizde kanaat oluşmadığı, talep sahibi davacıların hakkının korunması adına önemli işlerde denetim ve yönetim kayyımı atanmasına ilişkin tedbir kararın yeterli ve ölçülü bir tedbir kararı olduğu kanaati hasıl olmakla, davacılar vekilinin yönetim kayyımı atanmasına ilişkin ihtiyati tedbir talebinin reddine karar verilmesi gerektiği sonucuna varılarak ... " gerekçesiyle, davacılar vekilinin yönetim kayyımı atanmasına ilişkin ihtiyati tedbir talebinin reddine, karar verilmiştir.Bu ara karara karşı, davacılar vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ Davacılar vekili, istinaf başvuru dilekçesinde özetle; 20.05.2024 tarihli ara kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, yönetim kayyımı atanması yönünde tedbir kararı verilmesinin gerekli olduğunu, müteveffa ... 14.09.2019 tarihinde geçirdiği beyin kanaması sonrasında davalı ... peşi sıra gerçekleştirdiği usulsüz ve hukuka aykırı eylemlerden müvekkillerin bu tarih itibariyle haberdar olduğunu, davalı şirketin, 1987 tarihinde müteveffa tek hissedar ... tarafından kurulan bir aile şirketi olduğunu, müteveffanın geçirdiği beyin kanaması dönemindeki şirket hisse dağılımının 28.08.2019 tarihinde ... hakim hissedar olduğu (% 58,60) 28.09.2020 tarihinde hisselerinin % 54,14 olduğu, 09.02.2021 tarihinde ... % 44,68 oranında hissedar olduğunu, bu süreçte davalının hissesinin oranının yükseldiğini, davalının bu hisse artışını ise şirketin yeterli sermayesi bulunmasına rağmen sadece ve sadece aile üyelerinde maddi değeri olan herhangi bir taşınır/taşınmaz mal kalmaması, tüm malları kendi uhdesinde toplayabilmesi için diğer hissedarlardan ... ait taşınmazı kendisinden cebren ve bila bedel adına tescil ettirdikten sonra şirkete ayni sermaye olarak koyarak hissesini artırdığını, davalının ayni sermaye olarak koyduğu ... adına kayıtlı sermaye artırımı konusu olan bu taşınmazın neden ... tarafından ayni sermaye olarak konulmazken davalı tarafından ayni sermaye olarak eklenmesi olduğunu, davalının, müteveffanın rahatsızlığı döneminde tüm kardeşlerine uyguladığı baskı ve tehditlerle tüm şartları kendi lehine menfaat elde etmeye yönelik kullandığını, müteveffanın 14.09.2019 tarihinde geçirdiği beyin kanaması ile yatağa bağımlı hale gelmesi neticesinde davalı ... tarafından şirket tarihinde hiç görülmemiş bir şekilde sermaye artırımı şartları dahi oluşmadan, apar topar 08.06.2020, 11.08.2020, 16.09.2020 ve 21.01.2021 tarihlerinde ardı ardına 4 (dört) defa genel kurul toplantıları düzenlenerek, kendisinin hakim hissedar durumuna getirildiğini, müteveffanın 12.03.2022 tarihinde vefatı sonrası ise davalı ... yine kendi bildiğini okurcasına müteveffanın terekesine dahil olan şirket hisseleri ile ilgili -henüz müteveffanın hastalık döneminde hisselerinin usulsüz ve hukuka aykırı olarak azaltılması nedeniyle açılan genel kurul kararlarının iptali davalarının neticelenmemesine, tereke tespit davası açılıp işbu davada tereke temsilcisi atanmış olmasına rağmen hisse durumunu kendisine göre düzenlediğini, davalı ... tarafından uygulamaya konulan plan ile davalının asıl amacının müteveffanın vefatı ile davalının şirkette tek başına söz sahibi olabilmek için % 51 oranındaki hisseyi haksız ve hukuka aykırı eylemlerle elde ederek, hakim hissedar olmak olduğunu, müteveffanın rahatsızlığı döneminde mirasçılardan ... tarafından davalı ... hakkında gerçekleştirdiği hukuka aykırı eylemler nedeniyle İstanbul Cumhuriyet Savcılığı'na şikayette bulunulduğunu, soruşturma sonrasında ceza davası açıldığını, alınan raporlarda ... adı karşısına atılı dava konusu söz konusu imzaların mevcut mukayese imzalarına kıyasla ... eli ürünü olmadığı hakkında görüş bildirildiğini, müteveffanın vefatından sonra ilk gerçekleştirdiği 02.02.2023 tarihli genel kurul toplantısı ile yıllardır şirkette çalışan ve yönetim kurulu üyesi olan, anne-baba bir, öz ablası ... yönetim kurulu üyeliğinden çıkardığını, şirketin işleyişinden bihaber olan, yönetim ile ilgisi olmayan sadece kağıt üzerinde ortak olan, toplantılarda fiziken dahi bulunmayan, ancak toplantılarda fiziken bulunmuşcasına hazirun cetvellerini toplantı öncesi günlerde evlerinde imzalayarak gönderen annesi ... ile anne-baba bir kız kardeşi ... pasif üye olarak getirdiğini, müteveffanın vefatından sonra davalı ...nın kendisini hakim hissedar haline getirerek, kötü niyetli bir şekilde hukuka aykırı eylemlerinin devamını sağlamak amacıyla gerçekleştirdiği tüm genel kurul toplantılarında alınan kararların iptali için davalar açıldığını, bu toplantılarda gereken çağrı usullerine dahi riayet edilmediğini, 14.09.2023 tarihli genel kurul toplantısı çağrısı Türkiye Ticaret Sicili Gazetesinde 29.08.2023 tarihinde ilan edildiğini, yine gündeme ilişkin değişen maddelerin de Türkiye Ticaret Sicili Gazetesinde toplantıdan 1 (bir) gün önce 13.09.2023 tarihinde ilan edilmesine rağmen davalı ... tarafından kötü niyetli bir şekilde 29.08.2023 tarihli ilana ilişkin tebliğ, toplantıdan yalnız üç gün öncesi olan 11.09.2023 tarihinde PTT'ye teslim edildiğini, davalı ... tarafından bilerek ve isteyerek müvekkillerinin toplantıdan haberleri olmaması için müvekkillerine toplantı çağrısının tebliği toplantı günü ve sonrasındaki gün gerçekleştirdiğini, toplantı çağrı usulüne dahi uyulmadan gerçekleştirilen bu toplantıda alınan genel kurul kararlarının iptali gerektiğini,26.02.2024 tarihinde kayyım ... tarafından düzenlenen kayyım raporunda; "...Davalı şirketin hem kendi tapulu arazisinde zeytinliği ve hem de ... Müdürlüğü ile Balıkesir Edremit Belediyesinden kiralanan zeytinlikleri mevcuttur. Davalı şirketin ... ... ... Mahallesinde 40.478m2 lik zeytinliğinin mevcut olduğu ve bu zeytinlik arazisinin de kendisine ait olduğu görülmüştür. Ayrıca davalı şirketin kiralama yoluyla Balıkesir Edremit Belediyesinden 01.10.2021 tarihinde kiralanan 269.413 m2 lik zeytinliği (aylık kirası 15.001.-TL) ile ... Genel Müdürlüğünden - 31.03.2020 tarihinde Balıkesir Edremit ilçesinde kiralanan 394.656 m2 lik zeytinliği, (aylık kirası 147.156.-TL) - 01.04.2022 tarihinde Balıkesir Edremit ilçesinde kiralanan 926.435 m2 lik zeytinliği, (aylık kirası 221.265.-TL)- Balıkesir Edremit ilçesinde 04.05.2023 tarihinde kiralanan 1.324 m2 lik zeytinliği, (aylık kirası 7.700.-TL)zeytinliklerinin mevcut olduğu buradan elde edilen zeytinlerden fason olarak zeytinyağı üretimi yaptırıldığı ve "..." markasıyla toptan ve perakende satışının yapıldığı tespit edilmiştir. "..." markası şirketin tescilli markasıdır." şeklinde tespitte bulunulduğunu, ancak "https://..../" internet sitesi üzerinden yaptıkları araştırma neticesinde raporda bahsi geçen "..." markasının rapordaki beyanın aksine davalı şirket adına tescilli olmadığının görüldüğünü, Türk Patent ve Marka Kurumu kayıtlarında işbu marka 31.07.2023 tarihinde ... adına tescilli görüldüğünü, Türkiye Ticaret Sicil Gazetesi kayıtları incelendiğinde ise ... AŞ'nin davalı ... ve kendi aile fertleri tarafından diğer mirasçılardan mal kaçırmak için 05.08.2022 tarihinde kurulmuş bir şirket olduğunu, davacıların aldığı duyumlara göre işbu paravan şirkete bir diğer davalı .... Tic. AŞ'nin gelirlerinin aktarıldığını, bunun kayyım raporu ile de sabit olduğunu, zira yaklaşık 150.000.000.-USD değerindeki malvarlığına sahip ... AŞ'nin aylık milyonlarca liralık kira gelirleri, 1.591.828 m2'lik zeytinlikleri mevcutken şirket mevduatlarında kayda değer bir rakam görünmediğini, hatta ve hatta yine kayyım raporunda da görüldüğü üzere binlerce dönüm zeytinlikten elde edilen zeytinlerden fason olarak zeytinyağı üretimi yapılarak ... markası ile piyasaya sürüldüğünü, ancak bu markanın dahi davalı ...'nın kendi aile şirketi olan ... adına tescilli olduğunu, şirketin ana faaliyet alanlarından biri olan zeytincilik dalında kullanılacak markanın davalı ...'nın ortağı olduğu bir diğer şirket adına tescilli olmasının akla ve mantığa uygun hiçbir açıklaması bulunamadığını, davacıların hissedarları oldukları davalı şirket tarafından gerçekleştirilen zeytincilik faaliyeti ile ilgili gelirlerin de mi davalı ... hissedarı olduğu kendi aile şirketine kaydedildiğini merak ettiklerini, davalı ... tarafından usulsüz ve hukuka aykırı olarak gerçekleştirelen sermaye artırımlarına ilişkin 08.06.2020, 11.08.2020, 16.09.2020 ve 21.01.2021 tarihli 4 (dört) genel kurul toplantısı butlanla batıl olduğundan davalı şirketin aslında organlarından yoksun olduğunu, bu sebeple şirkete yönetim kayyımı atanmasının da zorunlu olduğunu, davalı ... tarafından haksız kazanç sağlamaya yönelik gerçekleştirilen usul ve yasaya aykırı eylemler dizisi göz önünde bulundurulduğunda ve İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığının 2021/120757 sayılı soruşturma dosyasında alınan bilirkişi raporu ve sonrasında asliye ceza mahkemesinde sahtecilik iddiası ile yargılandığı davaya konu her üç genel kurulda da lehine hisse artışını sağlamaya yönelik sermaye artışına ilişkin olması dikkate alındığında tehlikenin varlığı aşikâr olup, davalı şirkete daimi olarak yönetim kayyımı atanmasının zaruri olduğunu, yönetim kayyımı olarak davalı şirkette bir dönem yönetim kayyımlığı görevini icra eden SMMM ... şirketin büyüklüğü de göz önünde bulundurularak heyet halinde SMMM ... ve de avukat SMMM ... yönetim kayyımı olarak atanmalarına, şirkette bulunan diğer yönetim kurulu üyelerinin yalnızca ... talimatı ile hareket etmesi sebebiyle yetkilerinin kısıtlanmasına, şirketin miras payları oranında hisse sahibi olacak müvekkilleriin selameti için mirasçı olan ...'nın şirket hesaplarında işlem yapma yetkisinin kısıtlanmasına karar verilmesinin zorunlu olduğunu, bu nedenlerle ilk derece mahkemesinin istinafa konu ara kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek, ara kararın kaldırılmasına ve ihtiyati tedbir talebinin kabulüne karar verilmesini istemiştir.

İNCELEME VE GEREKÇE Dava, davalı anonim şirketin 14.09.2023 tarihli genel kurul kararlarının iptali ve davalı şirkete kayyım atanması, davalı gerçek kişinin hesaplarda işlem yapma yetkisinin kısıtlanması istemine; istinaf ise yargılama sırasında ihtiyati tedbir talebinin reddine dair verilen 20.05.2024 tarihli ara karara ilişkindir. İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sırasında 20.05.2024 arihli ara kararla davacıların şirkete yönetim kayyımı atanması talebinin reddine karar verilmiş; bu ara karara karşı, davacılar vekilince, yasal süresi içinde istinaf başvurusunda bulunulmuştur.İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi uyarınca, ileri sürülmüş olan istinaf nedenleriyle ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır. Davacılar vekilince, 06.12.2023 tarihli ihtiyati tedbir talepli dilekçe ile; davalı şirkette yönetim kayyımı olan SMMM ... şirketin büyüklüğü de göz önünde bulundurularak heyet halinde SMMM ... ve de avukat SMMM ... yönetim kayyımı olarak atanmaları için ihtiyati tedbir kararı verilmesini, şirkette bulunan diğer yönetim kurulu üyelerinin yalnızca davalı ... talimatı ile hareket etmesi sebebiyle yetkilerinin kısıtlanmasına, davalı şirketin ve miras payları oranında hisse sahibi olacak davacıların selameti için mirasçı olan ...'nın şirket hesaplarında işlem yapma yetkisinin kısıtlanmasına karar verilmesini talep ettiği, mahkemece, 12.12.2023 tarihli ara karar ile bu talebin reddedildiği, davacılar vekilince, bu ara karara karşı istinaf başvurusunda bulunulduğu, istinaf incelemesi sonunda Dairemizin 22.02.2024 tarih ve 2024/209 Esas, 2024/261 Karar sayılı ilamı ile, mahkemece eksik inceleme ile karar verildiği, ceza dava dosyası, davalının kısıtlanmasın ilişkin olarak açılan dava dosyası bir bütün olarak değerlendirilerek, gerekçeli, denetime açık ve somut tespitlerin yer aldığı bir ara karar verilmesi gerektiği belirtilerek mahkemenin 12.12.2023 tarihli ara kararının kaldırılmasına karar verildiği anlaşılmaktadır. İlk derece mahkemesince Dairemiz kaldırma kararı üzerine davacılar vekilinin yönetim kayyımı atanması yönündeki ihtiyati tedbir talebi, kaldırma kararında belirtilen hususlar da nazara alınarak yeniden incelenmiş ve istinafa konu 20.05.2024 tarihli ara karar ile bu ihtiyati tedbir talebinin reddine karar verilmiştir. HMK'nın 389.maddesi "Mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme sebebiyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkansız hale geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hallerinde uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyat tedbir kararı verilebilir " hükmünü, aynı Yasa'nın 390/3 maddesi ise '' Tedbir talep eden taraf, dilekçesinde dayandığı ihtiyati tedbir sebebini ve türünü açıkca belirtmek ve davanın esası yönünden kendisinin haklılığını yaklaşık olarak ispat etmek zorundadır'' düzenlemesini içermektedir.Uyuşmazlık, somut olayda şirkete yönetim kayyımı atanması yönünde ihtiyati tedbir şartlarının oluşup oluşmadığı noktasında toplanmaktadır. Tüzel kişilerde asıl olan, tüzel kişiliğin seçilmiş yöneticileri tarafından yönetilmesidir. Somut olayda, herhangi bir organ boşluğu bulunmadığı gibi, davalı gerçek kişi hakkında ileri sürülen iddiaların, ceza dava dosyası, davalının kısıtlanmasın ilişkin olarak açılan dava dosyası dikkate alındığında mahkemece talebin değerlendirildiği tarih itibariyle yaklaşık ispat ölçüsünde ispatlandığından söz edilemez. Bu aşamada, mahkemenin tedbir isteminin reddine ilişkin ara kararında bir isabetsizlik bulunmadığından davacılar vekilinin istinaf isteminin reddine karar vermek gerekmiştir. Açıklanan bu gerekçelerle, HMK'nın 353/1.b.1 ve 391/3. maddeleri uyarınca dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, İlk Derece Mahkemesince verilen istinafa konu 20.05.2024 tarihli ara karar usul ve yasaya uygun olup, davacılar vekilinin istinaf sebepleri yerinde görülmediğinden, davacılar vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine dair aşağıdaki karar verilmiştir.

KARAR; Yukarıda açıklanan gerekçelerle;1-HMK'nın 353/1.b.1 ve 391/3. maddeleri uyarınca, davacılar vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine,2-Davacılar tarafından yatırılan istinaf harçlarının Hazineye gelir kaydına, 3-Davacılar tarafından yapılan kanun yolu giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,4-Gerekçeli kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine,5-Dosyanın, kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine dair;HMK'nın 353/1.b.1. ve 391/3 maddeleri uyarınca dosya üzerinden yapılan istinaf incelemesi sonucunda, oybirliğiyle ve kesin olarak karar verildi.11.07.2024

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

davanınsürülenkonusutaraflarınKararınınİptaliözetisavunmalarınınkararistinafdereceAtanmasıistanbulgerekçesebepleriveŞirketeincelemeKurulKayyımGenelkararıileritarihiiddiamahkemesi

Kaynak: karar_bam

Taranan Tarih: 25.01.2026 18:35:52

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim