Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi
bam
2024/643
2024/1110
11 Temmuz 2024
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
14. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2024/643
KARAR NO: 2024/1110
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İSTANBUL 19. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 19/02/2024
NUMARASI: 2023/96 E. - 2024/140 K.
DAVANIN KONUSU: İstirdat
Taraflar arasındaki çek istirdadı, menfi tespit ve çek bedelin ilişkin ödemelerin davacıya aidiyetinin tespiti davasının ilk derece mahkemesince yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerle davanın hukuki yarar yokluğu sebebiyle reddine dair verilen karara karşı, davacı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine Dairemize gönderilmiş olan dava dosyası incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ Davacı vekili, dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin, müşterisi olan dava dışı keşideci ... Ticaret Ltd. Şti.'nden alacaklarına karşılık olarak iki adet çek aldığını, çeklerin ... Bankası Nevşehir Şubesine ait, 15/01/2023 keşide tarihli, ... numaralı 200.000,00 TL bedell ve ... Bankası Nevşehir Şubesine ait 08/01/2023 keşide tarihli, ... çek numaralı 165.000,00 TL bedelli çekler olduğunu, çeklerin davacı tarafından cirolanmadan önce çalındığını, bu sebeple Karşıyaka Asliye Ticaret Mahkemesinin 2022/702 Esas sayılı dosyası ile zayi nedeniyle çek iptali davası açıldığını, çek hakkında ödemeden men yasağı konulduğunu, müvekkili şirketin lehtar olduğu çalınan bu çeklerin arkasına müvekkili şirketin kaşe ve imzasının sahte olarak atıldığını, tek imza ile sahte ciro oluşturulduğunu, oysa ki müvekkili şirketin çift imza ile temsil edildiğini, müvekkili şirketin çift imza ile temsil edildiğinin Ticaret Sicil Gazetesinde de yayınlanan temsil kararı ile sabit olduğunu, davalı ... Faktoring şirketinin bunu bilmemesinin mümkün olmadığını, zira bu davalının durumu bildiği için, ihtiyati haciz başvurusunda müvekkili şirket aleyhinde başvuru yapmadığını ve müvekkili aleyhine takibe girişmediğini ve sadece keşideci şirket hakkında icra işlemleri yapmakla yetindiğini, cirantanın imzasını taşımayan cironun geçerli ciro olmayacağını, böyle bir cironun ise çek üzerinde bulunan hakkın devrini sağlamayacağını, çekte hak sahibi olabilmek için yetkili hamil olmak gerektiğini, TTK’nın 790. maddesine göre, cirosu kabil bir çeki elinde bulunduran kişinin, son ciro beyaz ciro olsa bile, kendi hakkı müteselsil ve birbirine bağlı cirolardan anlaşıldığı takdirde yetkili hamil sayılacağını, çek üzerindeki cirolar birbirini takip etmiyor veya ciro zincirinde bulunan cirolardan biri geçersiz veya sahte olması dolayısı ile ciro zincirinde kopukluk olması durumunda çekteki hakkın kopukluktan sonraki kişilere geçmeyeceğini, bu nedenle ciro zincirinde kopukluk olan çeki elinde bulunduranın yetkili hamil sayılamayacağını, yetkili hamil olmadığı için de ciro zincirinin koptuğu kişiden itibaren ciranta ve keşideciden talepte bulunamayacağını, davalı ... firmasının iyi niyetli olmadığını, kasta yaklaşan derecede ağır kusurlu olduğunu, her ne kadar ispat yükü davalılarda olsa da benzer olaylarda çekleri icra takibine konu eden firma ve aradaki cirantalar incelendiğinde, hepsinde bu tip çalıntı evraklarla ilgili haklarında çok sayıda ceza davası, savcılık soruşturması ve çeşitli hukuk davaları olan, piyasada bilinen şirketler tarafından icra takibine konu edildiklerinin görüldüğünü, her ne kadar müvekkili şirket hakkında ihtiyati haciz kararı alınmamış ve icra dosyasından ödeme emri gönderilmemiş olsa da, dava-dışı keşideci hakkında ihtiyati haciz kararı alındığını, tüm banka hesaplarına, tüm taşınmaz ve araçlarına haciz konulmuştur. ... firması tarafından haciz tehdidi ile icra dosya borcunun ödenmesi halinde ileride telafisi imkansız zararların doğacağını, telafisi imkansız zararların engellenmesi amacıyla, öncelikle müvekkili şirket ve dava-dışı ihbar olunan keşideci ... bakımından İİK.72 vd. maddeleri uyarınca, davacı müvekkil veya ... tarafından yapılacak ödemelerin, icra veznesine girecek paranın alacaklıya ödenmemesi yönünde ihtiyati tedbir kararı verilmesi gerektiğini ileri sürerek, İstanbul ... İcra Müdürlüğünün ... Esas ve İstanbul ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı icra dosyalarının dayanağı niteliğindeki ... Bankası Nevşehir Şubesine ait, 15/01/2023 keşide tarihli, ... numaralı 200.000,00 TL bedelli ve 08/01/2023 keşide tarihli, 0292060 çek numaralı 165.000,00 TL bedelli bir adet çek olmak üzere toplam 2 adet çek yönünden davalılara borçlu olmadığımızın tespitine, İstanbul ... İcra Müdürlüğünün ... Esas ve İstanbul ....İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı icra dosyalarının dayanağı niteliğindeki ... Bankası Nevşehir Şubesine ait, 15/01/2023 keşide tarihli ... çek numaralı 200.000,00 TL bedelli bir adet çek ve ... Bankası Nevşehir Şubesine ait, 08/01/2023 keşide tarihli ... çek numaralı 165.000,00 TL bedelli çeklerin yasal hamilinin davacı olduğunun tespiti ile çeklerin davacıya iadesine/istirdadına, icra dosyalarına yapılacak ödemelerin davacıya aidiyetine, dava sonuna kadar çek bedellerinin davalılara ödenmek zorunda kalınması halinde ödenen bedelin, ödeme tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte davacıya iadesine/istirdatına, ve açıkça kötü niyetli olarak çeki elinde bulunduran davalılar hakkında %20 kötü niyet tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı ... vekili, savunmasında özetle; 7155 sayılı Yasa ile değişik 3102 sayılı TTK'nın 5/A ve aynı sayılı Yasa ile değişik 6325 sayılı Kanunun 18/A maddesi birinci fıkrası gereğince arabuluculuğa başvurulmasına ilişkin dava şartı noksanlığı nedeniyle duruşma günü beklenilmeksizin davanın usulden reddine karar verilmesi gerektiğini, çeklerin müvekkillerinde olmadığını, ticari alışveriş gereğince çeklerin arkasında cirosu olan ... Tic. Ltd. Şti.'ne ciro ile verdiğini, bu şirketin de diğer davalı ...'e bu çekleri verdiğini, son hamilin ... olduğunu, bu sebeple davanın son hamile karşı açılması gerektiğininden işbu menfi tespit ve istirdat davasının muhatabının müvekkilinin olmadığını, müvekkilinin husumetinin bulunmadığını, dava konusu çekte ciro silsilesinin bozulmadığını, kambiyo vasfına haiz olduğunu, müvekkilinin belirtilen çekte ciranta konumunda olduğunu, çeki, ticari alışverişten kaynaklanan alacağına karşılık ... aldığını ve yaptığı ticari alışveriş gereğince çekin arkasında cirosu olan ...Tic. Ltd. Şti.'ne verdiğini, müvekkilinin dava konusu çeki almasının dayanağı olan ticari alışveriş ile ilgili sözleşme, fatura ve ibra para makbuzlarını dilekçe ekinde sunduklarını, müvekkilinin dava konusu çekleri kötüniyetle veya ağır kusur ile iktisap ettiğinin ispat edilemediğini, çekin kayıp veya çalıntı olduğu iddiası ile ilgili hiçbir bilgisi ve sorumluluğu olmadığını, çekin illetten mücerret olma özelliği olduğundan tanık dinlenmesine muvafakatlerinin olmadığını, savunarak davanın reddi ile %20 oranında icra inkar ve kötü niyet tazminatına karar verilmesini istemiştir. Davalı ... vekili, savunmasında özetle; müvekkilinin iyi niyetli son meşru hamil olduğunu, müvekkilinin iyi niyetli son meşru hamil sıfatıyla işbu çeki icra takibine konu etmesinde hiçbir hukuka aykırılık bulunmadığını, HMK'nın md 200 gereğince senedin senetle ispatının zorunlu olduğunu, davacının imzaya itirazlarının soyut ve mesnetsiz olduğunu, müvekkilinin çeki ciro yolu ile iktisap etmiş iyi niyetli meşru hamil olduğunu, dolayısıyla davacı lehtar imzası ile karşılaştırılmaya elverişli imza örneklerinin taraflarınca bilinmesinin mümkün olmadığını, davaya konu çekin ... kargo ve kurye gönderileri hakkında yönetmelik kapsamında yasaklı maddelerden sayıldığı göz önüne alındığında dahi huzurdaki davanın reddinin gerektiğini, çekin kargo veya kurye marifetiyle taşınmasının ilgili yönetmelik gereği yasak olduğunu, çekin kargo firması tarafından kaybolduğu veya çalındığı iddialarının müvekkiline karşı ileri sürülebilmesinin mümkün olmadığını, dava konusu çekin davacı şirketin ticari defterlerinde işlenip işlenmediği hususunun belli olmayıp davacının tüm iddialarının soyut ve ispattan yoksun olduğunu savunarak, davanın reddi ile kötüniyet tazminatına karar verilmesini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda; "Dava, İstanbul ... İcra Müdürlüğü’nün ... Esas ve ... Esas sayılı takip dosyalarında menfi tespit ve takibe konu çeklerin istirdadı talebine ilişkindir. İcra İflas Kanunu md. 72’ye göre borçlu, icra takibinden önce veya takip sırasında borçlu bulunmadığını ispat için menfi tespit davası açabilir. Borçluyu menfi tespit davası açmaya zorlayan takibin haksız ve kötü niyetli olduğu anlaşılırsa, talebi üzerine, borçlunun dava sebebi ile uğradığı zararın da alacaklıdan tahsiline karar verilir. Takdir edilecek zarar, haksızlığı anlaşılan takip konusu alacağın yüzde yirmisinden aşağı olamaz. Borçlu, menfi tespit davası zımnında tedbir kararı almamış ve borç da ödenmiş olursa, davaya istirdat davası olarak devam edilir.Menfi tespit davalarında davacı borçlu, davalı alacaklı ile arasında hiçbir hukuki ilişki bulunmadığını, borcun hiç doğmadığını iddia ediyorsa ispat yükü davalı alacaklı üzerindedir. Ancak davacı borçlu hukuki ilişkiyi ve borcu kabul etmekle beraber başka bir sebepten ötürü geçersiz olduğunu veya borcun sona erdiğini iddia ediyorsa ispat yükü davacı borçlu üzerindedir.Menfi tespit davasının sonucuna göre davacı borçlu lehine tazminata hükmedilebilmesi için alacaklının borçlu hakkında icra takibinde bulunmuş olması, icra takibinin haksız ve kötü niyetle yapılmış olması ve borçlunun tazminat talebinde bulunmuş olması gerekir.Borçlu aleyhine tazminata hükmedilebilmesi için ise icra takibinin durdurulması için tedbir kararı verilmiş ve bu kararın fiilen uygulanmış olması gerekir.Dava konusu takiplerin incelenmesinde, takiplerin usul ve yasaya uygun olduğu, iki takibin de kambiyo senetlerine mahsus olduğu görülmüştür. Takip konusu senetler keşidecisi ... olan ... Bankası, ... seri numaralı, 15/01/2023 tarihli 200.000 TL bedelli ve ... Bankası, ... seri numaralı, 08/01/2023 tarihli 165.000 TL bedelli çeklerdir. Davacı, takip dayanağı çeklerin lehtarı olup, çeklerin çalındığını bu sebeple davalılara borçlu olmadığını, davalıların kötü niyetli olarak davranmaları sebebiyle çeklerin kendisine geri verilmesini talep etmiştir. İcra müdürlüğünden gelen yazı cevaplarına göre, dava konusu her iki takip dosyasının da infaz edilerek kapatıldığı, borcun 13/02/2023 tarihinde keşideci borçlu tarafından ödendiği anlaşılmıştır. İşbu dava ise, 13/02/2023 tarihinde saat 19:08’de açılmıştır. Takip dosyalarındaki ödeme makbuzlarına göre, işbu dava açılmadan önce takip borcunun ödendiği görülmüştür. Mahkememizce verilen 24/02/2023 tarihli ara karar ile İİK md. 72/3 uyarınca tedbir kararı, sadece davacıya ilişkin olup, dosyada taraf olmayan keşideci tarafından yapılan ödemenin alacaklıya ödenmesini durduracak bir etkiye sahip değildir. Dolayısıyla icra müdürü tarafından yatırılan paranın alacaklıya ödenmesinde usul ve yasaya aykırılık bulunmamaktadır. Davacı vekili aşamalarda, davanın istirdat davası olarak devam etmesi gerektiğini öne sürmüştür. İİK md. 72/6 “Borçlu, menfi tesbit davası zımmında tedbir kararı almamış ve borç da ödenmiş olursa, davaya istirdat davası olarak devam edilir.” şeklindedir. Somut olayda takip konusu borç, davacı tarafından değil dava dışı diğer borçlu tarafından ödendiğinden, işbu davanın davacı lehine istirdat davası olarak devam etmesi söz konusu değildir. Kambiyo senetlerine ilişkin TTK md. 732 “Zamanaşımı sebebiyle veya poliçeden doğan hakların korunması için gerekli olan işlemlerin yapılmasının ihmal edilmiş olması dolayısıyla, düzenleyenin veya kabul edenin poliçeden doğan yükümlülükleri düşmüş bile olsa, bunlar poliçenin hamiline karşı, onun zararına zenginleşmiş olabilecekleri kadar borçlu kalırlar.” şeklindedir. Çekler için de uygulama alanı bulan TTK md. 732, bir senedin zamanaşımına uğraması sebebiyle alacağını tahsil edemeyen hamile, senet borçlusuna sebepsiz zenginleşme hükümlerine göre başvurma imkânı tanımaktadır. Somut olayda açılan menfi tespit davasının TTK md. 732’ye göre kendiliğinden sebepsiz zenginleşme davasına dönmesi usul hükümlerine göre mümkün olmamakla birlikte; madde kapsamında hamilin, keşideciye veya kabul edene sebepsiz zenginleşme hükümlerine göre başvurması düzenlenmiştir. Dolayısıyla davacının, davalılara TTK md. 732 uyarınca başvurması mümkün değildir. Takip dayanağı çeklerin keşideci tarafından ödenmesi ile birlikte çeklerin keşideciye dönmesi ve çek sebebiyle borcun sona ermesi sonucu kendiliğinden doğar. Yani çek sebebiyle sorumlu olan diğer kişilerin de çeke dayalı bir borcu kalmamıştır. Somut olayda da keşideci tarafından yapılan ödeme ile birlikte, çek üzerinden anlaşıldığı üzere davacının, kendisinden sonraki cirantalara ve hamile karşı sorumluluğu sona ermiştir. Davacının herhangi bir sorumluluğu kalmadığı halde menfi tespit davası açmasında hukuki yararı bulunmamaktadır. Yukarıda açıklanan sebeplerle; işbu menfi tespit davasının, takip konusu çeklerin bedeli ödendikten sonra açıldığı ve çeklerin ödeme yapan keşideciye iade edilmesi gerektiği gözetilerek davacının işbu davayı açmakta hukuki yararı bulunmadığından davanın reddine karar verilmiştir. Davanın usulden reddedilmesi ile takip dosyalarının kapatıldığı ve alacaklının alacağına kavuştuğu anlaşıldığından İİK md. 72 uyarınca tedbirin kaldırılmasına ve alacaklıya tazminat ödenmesine yer olmadığından, davalıların tazminat talebi reddedilmiştir." gerekçesiyle, davanın hukuki yarar yokluğu sebebiyle reddine, davalının kötü niyet tazminatının reddine karar verilmiştir. Bu karara karşı, davacı vekilince istinaf başvurusunda bulunulmuştur.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ Davacı vekili, istinaf başvuru dilekçesinde özetle; kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, çeklerin müvekkili tarafından daha cirolamadan çalındığını, dolayısıyla müvekkilinin yasal hamili olduğu çekleri çaldırdığını, iş bu davanın konusunun da bu çeklerin yasal hamiline iadesi olduğunu, her ne kadar mahkemece çeklerin bedellerinin icra dosyasına ödendiği, çeklerin iadesinin de ödemeyi yapan keşideciye yapıldığı, bu nedenle da davacının çekin iadesini istemekte hukuki yararı olmadığı belirtilse de müvekkilinin yasal hamillik sıfatının değişmediğini, mahkeme tarafından istirdat taleplerinin çek bedelinin davacı dışında üçüncü biri tarafından ödenmesi nedeniyle istirdat talep edilemeyeceği belirtilmişse de söz konusu çekin yasal hamilinin müvekkili olduğunu, bu sebeple dosyaya yatan paranın da müvekkiline ödenmesi gerektiğini, dolayısıyla müvekkilinin hala çekin yasal hamili olup, yasal hamil olmayan, çalıntı çeki bilerek ve isteyerek, kötüniyet ve/veya ağır kusurla cebri icra tehdidi ile çek keşidecisinden tahsil eden davalıdan çek bedelini geri almak istediğini, davanın istirdat davası olarak da konusuz kalmadığını, çekin müvekkili şirketin namına yazıldığını, ciro yapılmadan kaybolan çekin arkasına, müvekkil şirketin kaşe ve imzasının sahte olarak atıldığını, tek imza ile sahte ciro ile oluşturulduğunu, oluşturulan sahte ciroda, sahte kaşe üzerine tek imza atıldığını, oysa müvekkilinin dava dilekçesi ekinde yer alan imza sirkülerinde ve Ticaret Sicil Gazetesi ilan metninde görüleceği üzere çift imza ile temsil edildiğini, dolayısıyla söz konusu çekte hala müvekkilinin sahte kaşesi ve sahte imzası yer almaktayken müvekkilinin çekin istirdadı talebinin haksız olduğunun belirtilmesinin usule ve yasaya aykırı olduğunu, çekin istirdatı talebi ile açılan bir davada çek bedelinin ödenmek zorunda kalınması halinde, davanın artık bedelin istirdatına dönüşeceğini, çek bedelinin çekin keşidecisi, tarafından cebri icra tehdidi altında ödendiğini, bu bedelin çekin yasal hamili olan müvekkiline ödenmesi gerekirken çeki haksız ve mesnetsiz bir şekilde elinde bulunduran davalıya ödenmiş olması karşısında istirdat taleplerinin devam edeceğinde tereddüt bulunmadığını, dava dilekçemizin netice ve talep kısmında, dava sonuna kadar çek bedellerinin davalı tarafa ödenmesi halinde ödenen bedelin, ödeme tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte müvekkili şirkete iadesine/istirdatına karar verilmesinin de talep edildiğini, dolayısıyla çek bedeli cebri icra tehdidi altında davalı tarafa ödenmiş olsa da, hatta çek aslı ileride ödemeyi yapan keşideciye iade edilmiş olsa da huzurdaki davanın konusuz kalmasının mümkün olmadığını, davanın davalı tarafa borçlu olmadığının tespiti ve yasal hamil olarak müvekkili tarafından tahsil edilmesi gerekirken davalı tarafa haksız ve mesnetsiz olarak ödenen bedelin davalıdan faizi ile birlikte tahsili olarak devam edeceğini, davacı tarafın çeki iktisap ederken en azından ağır kusurlu olduğunun sabit olduğunu, tek imzalı bir anonim şirket cirosu söz konusuyken ve son hamil bir faktoring şirketiyken çekteki ciro silsilesinin şeklen düzgün olduğundan bahsedilemeyeceğini, bu nedenlerle ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek, kararın kaldırılmasına karar verilmesini istemiştir.
İNCELEME VE GEREKÇE Dava, çek istirdadı, menfi tespit ve çek bedelin ilişkin ödemelerin davacıya aidiyetinin tespiti istemine ilişkindir. İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda davanın hukuki yarar yokluğu sebebiyle reddine, davalının kötü niyet tazminatının reddine karar verilmiş; bu karara karşı, davacı vekilince, yasal süresi içinde istinaf başvurusunda bulunulmuştur.İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi uyarınca, ileri sürülmüş olan istinaf nedenleriyle ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır. Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının ... Bankası Nevşehir Şubesine ait, 15/01/2023 keşide tarihli, ... numaralı 200.000,00 TL bedelli ve 08/01/2023 keşide tarihli, 0292060 çek numaralı 165.000,00 TL bedelli 2 adet çek yönünden davalılara borçlu olmadığının tespitine, çeklerin yasal hamilinin davacı olduğunun tespitine, çeklerin davacıya iadesine/istirdadına, icra dosyalarına yapılacak ödemelerin davacıya aidiyetine, dava sonuna kadar çek bedellerinin davalılara ödenmek zorunda kalınması halinde ödenen bedelin, ödeme tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte davacıya iadesine/istirdatına karar verilmesini talep etmiş, 30.10.2023 tarihli duruşmada taleplerinin TTK'nın 732.maddesi uyarınca istirdat talebi olarak devem ettiğini ileri sürmüştür. Dosya kapsamının incelenmesinde; davalılardan ... AŞ şirketince İstanbul 5. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2023/119 Değişik İş sayılı dosyasında 30.01.2023 tarihli ihtiyati haciz kararı alındığı, ihtiyati haciz kararına konu çekin, dava dışı ... Ltd şirketince ... Bankası Nevşehir Şubesindeki çek hesabından davacı ... AŞ adına 15.01.2023 tarihinde keşide edilen 200.000,00 TL bedelli çek olduğu, çekin davalılardan ... tarafından davalı ... Ltd. Şti.'ne ve adı geçen şirketin ise davalı ... AŞ şirketine ciro ettiği, söz konusu çekin bankaya ibrazında Karşıkaya Asliye Ticaret Mahkemesinin 05.12.2022 tarihli 2022/702 Esas sayılı dosyasında ödeme yasağı bulunduğundan işlem yapılamadığına dair şerh düşüldüğü, dava konusu 08.01.2023 keşide tarihli çekin ise aynı banka şubesinden aynı keşideci tarafından davacıya keşide edilen 165.000,00 TL bedelli çek olduğu, söz konusu çeke ilişkin olarak davalı ... AŞ tarafından İstanbul 6. Aliye Ticaret Mahkemesinin 2023/93 Değişik iş sayılı dosyasında 20.01.2023 tarihli ihtiyati haciz kararı aldığı ve İstanbul .... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasında davalı ... AŞ şirketi tarafından 19.01.2023 tarihinde 165.000,00 TL asıl alacak ve ferileri olmak üzere alacağın tahsili amacıyla davalılar ... Ltd. Şti., ... dava dışı keşideci ... Ltd. Şti.hakkında kambiyo senetlerine mahsus haciz yoluyla icra takibi başlattığı, İstanbul ... İcra Müdürlüğünün .... Esas sayılı takip dosyasında ise 200.000,00 TL bedelli çekle ilgili olarak icra takibinin başlatılmış olduğu, davacı tarafça çekleri keşideciden olan alacaklarına karşılık lehine keşide edildiği ve çeklerin kargo ile şirketin merkezine gönderildiği sırada kargoda çalındığını ileri sürerek Karşıyaka Asliye Ticaret Mahkemesinin 2022/702 Esas sayılı dosyasında zayi nedeniyle çek iptal davası açtığı, icra takip dosyalarında davacının borçlu olarak yer almadığı, borçlu olarak yer alan keşideci şirketin dosya borcunu ödediği anlaşılmaktadır. Davacının borçlu olmadığını ileri sürdüğü ve iadesini istediği çeklerde lehdar konumunda olduğu, keşidecinin ... Ltd. Şti.olduğu, çeklerin davacının imza ve kaşesi ile davalı ...'ya, ondan davalı ... Ltd. Şti.'ne, ondan da davalı ... şirketine cirolandığı görülmektedir.Davacı, çek üzerindeki imzasının ve kaşesinin sahte olduğunu ileri sürerek, çekler nedeniyle borçlu olmadığının tespitine, çekin istirdadına, çek nedeniyle icra dosyasına yapılan ödemenin kendisine aidiyetin tespitine ve ödemenin faizi ile birlikte kendisine iadesine karar verilmesini istemiştir. Davacı, çekler sebebiyle borçlu olmadığının tespitini, çekin istirdadını, ödemenin kendisine iadesini talep etmiş olup iddiası, rızası hilafına elinden çıkan çeklerin sahte imzası ve cirosu ile cirolandığı yönündedir. Çek bedeli son hamile icra dosyası kapsamında dava açılmadan önce ödenmiştir. TTK'nın 792.maddesine göre; "Çek herhangi bir suretle hamilin elinden çıkmış bulunursa, ister hamile yazılı, ister ciro yoluyla devredilen bir çek söz konusu olup da hamil hakkını 790.maddesine göre ispat etsin, çek eline geçmiş bulunan yeni hamil ancak çeki kötüniyetle iktisap etmiş olduğu veya iktisapta ağır bir kusuru bulunduğu takdirde o çeki geri vermekle hükümlüdür." düzenlemesi bulunmaktadır. TTK'nın 790. maddesine göre, iktisap anında ciro silsilesinde görünüş itibari ile kopukluk olup olmadığını inceleme yükümlülüğü bulunmaktadır. Çeki iktisap edene bunun dışında daha fazla yükümlülük yükleyen bir mevzuat hükmü bulunmamaktadır. Çek istirdadı davasının davalısı, çekin nihai hamilidir. Diğer cirantaların, çek istirdadı davasında davalı sıfatı (pasif husumet ehliyeti) yoktur. Somut olayda çekin nihai hamili olan ... şirketi davalı konumdadır. Davacı, dava dilekçesinde yargılama sırasında ödenmek zorunda kalınan çek bedelinin de faizi ile tarafına ödenmesine karar verilmesini istemiştir. Sahte imza ile çekin cirolandığını ve esasında borcu olmadığını iddia etmektedir. İmzaların sahte olduğunun tespiti halinde davacı yetkili hamil olacak, davalıların iktisapları geçersiz olacaktır. Çek bedelinin de kendisine iadesini istemektedir. Bu açıklama ve ve tespitlere göre somut olay değerlendirildiğinde; HMK'nın 33. maddesinde, hâkimin Türk hukukunu resen uygulayacağı düzenlenmiş olup hukuki nitelendirme hâkime aittir. Davacı, dava konusu çeklerin hamil iken elinden rızası dışında çıktığı, rızası hilafına elinden çıkan çeklerin sahte imzası ve cirosu ile cirolandığını, bu sebeple çekin istirdadı gerektiğini, yapılan ödemenin de kendisine ait olduğunu ileri sürerek son hamile ve önceki hamillere eldeki davayı açmış olup bu davayı açmakta hukuki yararı bulunmaktadır. Bu nedenle, davacının talebi hakkında, davalıların pasif husumet ehliyetlerinin bulunup bulunmadığı da gözetilerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, ilk derece mahkemesince bu kapsamında değerlendirme yapılmadan, yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı bulunmuştur.Açıklanan bu gerekçelerle, HMK'nın 353/1.a.4. maddesi uyarınca dosya üzerinden yapılan istinaf incelemesi sonucunda, ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararının usul ve yasaya aykırı olması sebebiyle kaldırılarak davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine dair aşağıdaki karar verilmiştir.
KARAR:Yukarıda açıklanan gerekçelerle;1-HMK'nın 353/1.a.4. maddesi uyarınca, ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararının kaldırılmasına, 2-Yukarıdaki açıklamalar ışığında davanın yeniden görülmesi için dosyanın, kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine, 3-Davacı tarafından yatırılan istinaf peşin karar harcının, talep hâlinde, ilk derece mahkemesince davacıya iadesine,4-Taraflarca İİK'nın 36. maddesi uyarınca yatırılan teminatların, yatıran tarafa iadesine,5-Davacı tarafından yapılan kanun yolu giderlerinin, ilk derece mahkemesince, esas hükümle birlikte yargılama giderleri içinde değerlendirilmesine dair; HMK'nın 353/1.a maddesi uyarınca dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda, oy birliğiyle ve kesin olarak karar verildi.11.07.2024
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_bam
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:35:52