Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi
bam
2024/964
2024/1096
10 Temmuz 2024
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
14. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2024/964
KARAR NO: 2024/1096
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İSTANBUL 16. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 28/03/2024 Tarihli ek karar.
NUMARASI: 2024/44 E. - 2024/58 K.
DAVANIN KONUSU: İhtiyati Haciz
Taraflar arasındaki ihtiyati haciz talebinin ilk derece mahkemesince yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerle ihtiyati hacze itirazın reddine dair verilen ek karara karşı, ihtiyati hacze itiraz eden vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine Dairemize gönderilmiş olan dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ Talep eden vekili talep dilekçesinde özetle; borçlu ... tarafından müvekkilinin lehdarı olduğu 17/01/2023 düzenleme tarihli, 17/01/2024 vade tarihli 160.000,00 USD bedelli bono tanzim edildiğini, vade günü gelmesine rağmen borçlu tarafından müvekkiline ödenmediğini iddia ederek, 160.000,00 USD alacak yönünden ihtiyati haciz kararı verilmesi talebinde bulunmuştur. İlk derece mahkemesi, ihtiyati haciz talebini değerlendirdiği 07.02.2024 tarihli değişik iş kararında; "...Alacağın varlığının yaklaşık olarak ispat edildiği ve böylece ihtiyati haciz koşullarının oluştuğu anlaşılmakla, tahsil anında TL karşılığı olan 160.000,00 USD X (T.C.M.B'nın 05/02/2024 tarihli efektif satış kuru:30,47TL=4.875.200,00 TL olmakla) toplam 4.875.200,00TL. Alacak yönünden alacağın % 15'ine tekabül eden 731.280,00 TL. Teminat karşılığında, İİK'nın 257. vd maddeleri gereğince karşı tarafın/borçlunun menkul ve gayrimenkul malları ile üçüncü şahıslardaki hak ve alacaklarının kararda yazılı alacak miktarına yetecek kadar kısmının, İcra İflas Kanunun koyduğu sınırlar içinde ihtiyaten haczine..." gerekçesiyle, alacağın rehinle temin edilmemiş olması ve mevcut kanıtlara göre istem kanuna uygun görülmüş olmakla, alacağın varlığının yaklaşık olarak ispat edildiği ve böylece ihtiyati haciz koşullarının oluştuğu anlaşılmakla, tahsil anında TL karşılığı olan 160.000,00 USD X (T.C.M.B'nın 05/02/2024 tarihli efektif satış kuru:30,47TL=4.875.200,00TL olmakla) toplam 4.875.200,00TL. Alacak yönünden alacağın % 15'ine tekabül eden 731.280,00TL teminat karşılığında İİK'nın 257/1 maddesi gereğince borçluların menkul ve gayrimenkul malları ile üçüncü şahıslardaki hak ve alacaklarından borca yetecek miktarın, İİK'nın koyduğu sınırlar içinde ihtiyaten haczine, karar vermiştir.Bu karara karşı, İİK'nın 265.maddesi uyarınca, borçlu tarafından itiraz edilmiştir.İhtiyati haciz kararına itiraz eden borçlu ... vekili itiraz dilekçesinde; alacaklı olduğunu iddia eden ile müvekkili arasında hiçbir ticari ilişki olmadığını, alacaklı olduğunu iddia edenin bir dönem müvekkilinin avukatlığını yaptığını ancak müvekkili tarafından haklı olarak azledilerek vekalet ilişkisi son bulduğunu, taraflar arasındaki alacak iddiasının yargılamaya muhtaç bir alacak olduğunu, avukat olan vekil tarafından müvekkilinin hataya düşürülerek, zaruret halinden yararlanılarak alınmış bono olduğunu, kambiyo vasfı bulunmadığını, bu yönüyle de verilen kararın hatalı olduğunu, ihtiyati hacze konu senedin bir borç alacak ilişkisine binaen verilmemiş olduğunu, avukatlık ücret sözleşmesi gereği zorla imzalatılmış olduğunu, kambiyo senetleri yoluyla takip yapılamayacağını, alacak iddasının avukatlık hizmet sözleşmesine dayandığından yargılamayı gerektirmekte olduğunu, müvekkilinin yıllardır aynı adreste ikamet etttiğini, "kaçak göçek" bir durumda olduğunun söylenemeyeceğini, müvekkilinin mal kaçırma hareketlerinde bulunmasının mümkün olmadığını, taraflar arasında bir borç alacak ilişkisi değil hizmet sözleşmesi ilişkisi bulunduğunu ve söz konusu hizmet sözleşmesinde davacının edimlerini yerine getirip getirmediğinin yargılamayı gerektirir bir durumda olduğunu, kendisi hizmet sözleşmesi gereklerini yerine getirmediği için azledilmiş olduğunu bu itibarla hizmet sözleşmesi karşılığı aldığı ve tam bir borç doğurmamış olan senede dayanarak ihtiyatı haciz kararı alınmasının haksız ve hukuka aykırı olduğunu, davacının müvekkilinin eski avukatı olması hasebiyle tüm mali ve hukuki bilgilere sahip olduğu için icra takip dosyası incelendiğinde de görülecek olduğu üzere müvekkilinin çevresindeki tüm şahıslara 89/1 haciz ihbarnamesi dahi gönderilmiş bulunduğunu, davacının ihtiyati haciz kararı alınması için mahkeme veznesine depo etmiş olduğu toplam 731.280 TL teminatın davacıya ödenmemesini, dava sonunda müvekkilinin uğrayacağı muhtemel zararların teminatı olarak mahkeme uhdesinde tutulmasını, verilen ihtiyati haciz kararına karşı sunmuş oldukları itirazlarının kabulü ile kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİNİN İSTİNAFA KONU EK KARARININ ÖZETİ İlk derece mahkemesi, ihtiyati hacze itiraz talebini değerlendirdiği 28.03.2024 tarihli ek kararında; "...Müterizin ihtiyati hacizin esasına yönelik itirazların esasa ilişkin olup yargılamayı gerektirdiği, kambiyo senetlerinin sebepten mücerret olduğu, itiraz edenin borcun kaynağına ve talep edene borçlu olunmadığına ve yine talep edenin azledilen vekil olduğuna ilişkin beyanlarının açılacak esas davada incelenecek olduğu..." gerekçesiyle itirazın reddine, karar verilmiştir. Bu ek karara karşı, ihtiyati hacze itiraz eden borçlu vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunmuştur.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ İhtiyati hacze itiraz eden borçlu vekili, istinaf başvuru dilekçesinde özetle; Kararın haksız ve hukuka aykırı olduğunu, müvekkilinin mahvına sebep olacağını ve telafisi güç zararların ortaya çıkacağını, hacze konu edilen kambiyo senedinin müvekkili tarafından hataya düşülerek zaruret halinden faydalanılarak alınmış, kötü niyetli senet olduğunu, ayrıca kambiyo vasfınında bulunmadığını, alacaklı olduğunu iddia eden tarafın 2020 yılından 2023 yılına kadar müvekkilinin avukatlığını yaptığını, avukat olan karşı tarafın müvekkilinin zaruret halinden faydalanarak hata, hile ve korkutma ile fahiş oranda sözleşmeler imzalattığını, bonolar aldığını, ihtiyati hacze konu olan senedin bir borç alacak ilişkisine binaen verilmediğini, avukat ücreti sözleşmesi gereği zorla imzalatılmış olduğundan kambiyo senetleri yolu ile takip yapılamayacağını, alacak iddiasının avukatlık hizmet sözleşmesine dayandığından yargılamayı gerektirdiğini, taraflar arasında borç alacak ilişkisi olmayıp hizmet sözleşmesi ilişkisi bulunduğunu, karşı tarafın edimlerini yerine getirip getirmediğinin yargılamayı gerektirir bir durum olduğunu, edimlerini yerine getirmediği için azledildiğini, bu itibarla hizmet sözleşmesi karşılığı aldığı ve tam bir borç doğurmamış olan senede dayanarak ihtiyati haciz kararı alınmasının haksız ve hukuka aykırı olduğunu, karşı tarafın aynı şekilde hile ve aldatma ile aldığı vade tarihleri benzer olan tarafları aynı olan 4 adet senedin ayrı ayrı icra takibi konusu yapıldığını, taraf avukatın hem baroya şikayet edildiğini, hem de suç duyurusunda bulunulduğunu, bu nedenlerle ilk derece mahkemesinin itirazın reddine dair verdiği ek kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek, ek kararın kaldırılmasına ve itirazın kabulü ile ihtiyati haciz kararının kaldırılmasına karar verilmesini istemiştir.
İNCELEME VE GEREKÇE Talep, İİK'nın 265. maddesi uyarınca ihtiyati haciz kararına karşı yapılan itirazın reddi kararının istinafına ilişkindir.İlk derece mahkemesince, ihtiyati haciz kararına karşı yapılan itirazın reddine dair ek karar verilmiş; bu ek karara karşı, itiraz eden borçlu vekili tarafından, yasal süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurulmuştur. İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi uyarınca, ileri sürülen istinaf başvuru nedenleriyle ve kamu düzenine aykırılık yönleriyle sınırlı olarak yapılmıştır.Dosya kapsamında, talep eden karşı tarafça adına düzenlenen 17.01.2023 tarihli, 17.01.2024 vadeli 160.000,00 USD bedelli bononun tahsili amacıyla İİK 257 maddesi gereğince ihtiyati haciz talebinde bulunduğu anlaşılmıştır. İhtiyati haciz, alacaklının bir para alacağının zamanında ödenmesini garanti altına almak için mahkeme kararıyla borçlunun mallarına önceden geçici olarak el konulmasıdır. İhtiyati hacze ilişkin yasal düzenleme İİK'nın 257 ila 268. maddesinde yer almaktadır. Bilindiği gibi ihtiyati haciz talep edebilme koşulları İİK’nın 257. maddesinde gösterilmiş olup maddede hem vadesi gelen hem de henüz vadesi gelmemiş para alacakları için ihtiyati haciz şartları düzenlenmiştir. Bunlar muaccel alacaklarda, alacağın vadesinin gelmiş olması ve alacağın rehinle temin edilmemiş olmasıdır. Müeccel alacaklarda ise kural ihtiyati haciz istenemeyeceği ise de borçlunun belli bir adresinin olmaması veya borçlunun taahhütlerinden kurtulmak amacıyla mallarını gizlemeye, kaçırmaya veya kendisi kaçmaya hazırlanır yahut kaçar ya da bu amaçla alacaklının haklarını ihlal eden hileli işlemlerde bulunursa vadesi gelmemiş alacaklarda da ihtiyati haciz kararı verilebilir. Sözü edilen maddede bunun dışında herhangi bir koşul öngörülmemiştir.Öte yandan, İİK’nın 258. maddesi “Alacaklı alacağı ve icabında haciz sebepleri hakkında mahkemeye kanaat getirecek deliller göstermeye mecburdur” hükmünü içermekte olup ihtiyati haciz kararı verilebilmesi için alacağın varlığı ve miktarı hakkında kanaate varılması yeterlidir. Mahkemenin alacağın varlığına kanaat getirmesinden anlaşılması gereken, alacağın usul hukuku kurallarına göre kesin bir şekilde ispat edilmesi olmayıp yaklaşık ispat ölçüsünde alacağın varlığını gösteren delillerin sunulmasıdır.İİK'nın 265/1.maddesi hükmü uyarınca ise borçlu, kendisi dinlenmeden verilen ihtiyati haczin dayandığı sebeplere, mahkemenin yetkisine ve teminata karşı; huzuriyle yapılan hacizlerde haczin tatbiki, aksi hâlde haciz tutanağının kendisine tebliği tarihinden itibaren yedi gün içinde mahkemeye müracaatla itiraz edebilir.Yukarıda anılan ilke ve esaslar çerçevesinde somut olayın değerlendirilmesinde; ihtiyati haciz talep eden alacaklının yukarıda belirtilen bono nedeniyle ihtiyati haciz isteminde bulunduğu anlaşılmaktadır. İhtiyati haciz talep eden alacaklı, İİK'nın 258. maddesinde öngörülen alacağın miktarı ve varlığı hakkında mahkemeye kanaat getirecek belgeleri sunduğunun kabulü gerekir. Borçlunun ileri sürdüğü vekalet ilişkisi, azil, aldatma, hile vb. iddialar esas hakkında açılacak itirazın iptali veya menfi tespit davası içinde değerlendirilmesi gereken hususlar olduğu anlaşılmaktadır. Bu nedenlerle, ilk derece mahkemesince itirazın reddine dair verilen ek kararda hukuka aykırılık görülmemiştir.Açıklanan bu gerekçelerle, HMK'nın 353/1.b.1 ve İİK'nın 265/son maddeleri uyarınca dosya üzerinden yapılan istinaf incelemesi sonucunda, borçlu vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine dair aşağıdaki karar verilmiştir.
KARAR:Yukarıda açıklanan gerekçelerle;1-HMK'nın 353/1.b.1 ve İİK'nın 265/son maddeleri uyarınca, ihtiyati hacze itiraz eden borçlu vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine, 2-İhtiyati hacze itiraz eden vekilince yatırılan istinaf başvuru ve peşin karar harçlarının Hazineye irad kaydına,3-İhtiyati hacze itiraz eden tarafından yapılan kanun yolu giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,4-Gerekçeli kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine, 5-Dosyanın, kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine dair;HMK'nın 353/1.b.1 ve İİK'nın 265/son maddeleri uyarınca dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, oy birliğiyle ve kesin olarak karar verildi. 10.07.2024
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_bam
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:37:09