SoorglaÜcretsiz Dene

Karar Detayı

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi

Daire / Kategori

bam

Esas No

2021/1084

Karar No

2024/1051

Karar Tarihi

2 Temmuz 2024

T.C.

İSTANBUL

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

14. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO: 2021/1084

KARAR NO: 2024/1051

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

İ S T İ N A F K A R A R I

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ: İSTANBUL 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ: 04/03/2021

NUMARASI: 2016/1174 E. - 2021/192 K.

DAVANIN KONUSU: Sigorta tazminatı (Montaj all risk sigortası kaynaklı)

Taraflar arasındaki tazminat davasının ilk derece mahkemesince yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerle davanın kabulüne dair verilen karara karşı, davalı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine Dairemize gönderilmiş olan dava dosyası incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.

TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ Davacı vekili, dava dilekçesinde özetle; müvekkilince Ayvacık ilcesinde kurulacak jeotermal elektrik santralının araç ve ekipmanlarının Almanya'da bulunun ... şirketinden, 9.250.000,00 USD bedele temin ve kurulu için sözleşme düzenlendiğini, santralin taşınması, sahaya teslimi, mantajı ve test aşamasında gerçekleşebilecek terör, yangın, deprem gibi olaylarla ile santralin kurulumu testi ve devreye alma aşamalarında doğabilecek rizikoların davalı tarafından düzenlenen 30.03.2015 tarihli ve ... nolu Montaj All Risk Sigorta poliçesi ile 9.650.000 USD limitle teminat altına alındığını, santral kurulumu sırasında tank içindeki yağa karışan su nedeni ile tankdaki yağın kullanılamaz hale geldiğini, tank ve dişli grubunda paslanması nedeniyle hasar ihbarında bulunulduğunu, gönderilen ilk eksperin teknik bilgisinin yetersiz olması nedeniyle başka bir eksper görevlendirildiğini, bu aşamada sahadaki ilgili Bakanlıkça yapılacak inceleme nedeniyle hasarın müvekkilince karşılanarak daha sonra davalıdan talep edilmesine karar verildiğini, hasarın giderilmesi için tribünün sökülerek vinç yardımıyla depoya götürüldüğünü, yapılan teknik inceleme sonucu 219.192,31 TL ve 39.765 Euro hasar belirlendiğini, hasarın giderilmesinden sonra montaj aşamasının tamamlanarak test aşamasına geçildiğini, 2015 yılı Ekim ayında test çalışmaları devam ederken vakum pompası arızalanarak kilitlendiğini, yapılan incelemede pompanın hasar gördüğü, sızdırmazlık salmastralarının kırıldığı, türbindeki bütan gazı ile redüktördeki yağın birbirine karıştığının belirlendiğini ve durumun davalıya bildirildiğini, santralin test ve devreye alma aşaması devam ederken ulusal şebekede elektrik kesintisi olması halinde sistemin idamesi için tasarlanan ada modu testi sırasında ters yönlü elektriksel kuvvet neticesinde etkilenen sistemin arıza verdiğini, son hasarın da davalıya bildirildiğini, önceki arızalarda olduğu gibi işin aciliyeti nedeniyle müvekkilince bu arızanın da giderildiğini, oluşan hasarlarda müvekkilinin kusurunun bulunmadığını, hasarın süresinde ihbar edildiğini, eksperin hazırladığı raporun müvekkili ile paylaşılmadığını, 02.03.2016 tarihli yazı ile her üç hasara ilişkin tazminat taleplerinin reddedildiğini, inceleme sona ermeden davalı sigorta şirketince sigorta sözleşmesinin feshedildiğini, tazminat talebinin gerekçesiz olarak reddedildiğini, müvekkilince 08.08.2016 tarihinde yeniden tazminat talebiyle davalıya başvurulduğunu ve başvuruya cevap dahi vermediğini ileri sürerek, şimdilik 500.000 TL'nin ihbar tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, savunmasında özetle; dava dilekçesinde belirtilen hasarların tamamının poliçe kapsamında olmadığını, 01.09.2015 tarihli hasarın müvekkiline 09.10.2015 tarihinde ihbar edildiğini, düzenlenen eksper raporunda türbin dişli grubunun yağmur suyu nedeniyle paslandığı ve altında yer alan yağ kanalına akan paslı suyun tanka girerek hidrolik yağını bozduğu, 2015 Mayıs ayında şantiyeye ulaşan türbinin Eylül ayında monte edildiğinde, dişli grubu muhafaza bloğunun üstünde yer alan 2 adet gözlem ve müdahale kapağından sızan yağmur suyunun hasarı oluşturduğunu, türbinin montaj öncesinde 3 ay şantiyenin açık alanında bekletilmesi nedeniyle korozyona bağlı hasır oluştuğunun belirlendiğini, bu nedenle hasarın ani ve beklenmedik olmadığını, zaman içerisinde artarak meydana gelmesi nedeni ile teminat dışında olduğunu, 27.10.2015 tarihli hasarın 02.11.2015 tarihinde ihbarı sonrası düzenlenen ekspertiz raporunda ise montaj konusu makinenin imalatından kaynaklanan hasarın teminat kapsamında olmaması nedeniyle tazmin talebinin reddedildiğini, 25.11.2015 tarihli hasarın aynı gün ihbar edildiğini müvekkili, ... patentli ve özel tasarımlı organik rankine çevrimi santralinin paket ünite olarak anahtar teslimi ihale edildiğini, hasarın tamamen ... tasarımı ve test verilerine göre sorumluluğunda olduğu, işçilik masraflarının muafiyet altında kaldığı, sözleşme genel şartlarının 3.d maddesi uyarınca, montajı yapılan makinenin kendi bünyesindeki bozuklukların teminat dışı olup üreticinin sorumluluğu ve garantisi altında olduğunu, üç hasarın da poliçe teminatı kapsamında olmadığını, poliçede rehin alacaklısı olarak ... Güneşli Ticari şubesinin yer alması nedeniyle davacının aktif dava ehliyeti bulunmadığını, ileri sürülen hasar ile fatura içeriklerinin gerçekle uyumlu olmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda; "...Davacı ile Almanya' da bulunan dava dışı ... arasında Çanakkale İli, Ayvacık İlcesinde kurulacak jeotermal elektrik üretim santralinin araç ve ekipmanlarının temin edilmesi, kurulması test ve devreye alma aşamalarından sonra teslimi hususunda 9.250.000,00 USD bedelli sözleşme imzalanmıştır. Santralin taşınması, sahaya teslimi, mantajı ve test aşamasında gerçekleşebilecek terör, yangın, deprem gibi olaylarla ile santralin kurulumu testi ve devreye alma aşamalarında doğabilecek tüm zarar ve hasarların teminat altına alınması davalı sigorta şirketi ile 30/03/2015 tarihinde ... nolu Montaj All Risk Sigorta poliçesi akdedilerek doğabilecek tüm risklerin 9.650.000 USD limit ile teminat altına alınmıştır. Uyuşmazlık, hasarların teminat kapsamında kalıp kalmadıkları ve uygulanması gereken muafiyet oranı ile tazminat miktarına ilişkindir.Taleple bağlı kalınarak uyuşmazlığın niteliğine uygun konusunda uzman bilirkişilerden uzmanlık raporu alınmıştır. Alınan raporda hasarların meydana gelmesinde davacının kusurunun bulunmadığı, üretici firmanın kusurlu bulunduğu ve % 10 muafiyet uygulanması gerektiği görüşlerine yer verilmiştir. Poliçede test aşamasında muafiyet sınırı hasarın % 10, minimum 25.000 USD olduğu, doğal afetler, bakım, yangın, hırsızlık olaylarında % 10 olduğu, diğer hasarlarda ise % 5 olduğu düzenlenmiştir. Her bir olay yönünden ayrı ayrı 25.000 USD muafiyet uygulanacağınına ilişkin poliçede açık bir hüküm bulunmadığından bu miktar toplam muafiyet miktarı olarak kabul edilmiştir. Rizikonun teminat dışı kaldığının ispat yükü davalı sigorta şirketindedir. Mahkememizce yapılan bilirkişi incelemesi ve dosya içeriğindeki deliller ile hasarın teminat kapsamında olduğu, davalı tarafın bunun aksini ispatlayamadığı anlaşılmıştır.İşin yapımı esnasında teminat kapsamında kalan 3 farklı hasar oluşmuştur. Hasarlar tesisisin kurulum aşamasında meydana geldiğinden zarar hasar anına göre hesaplanmıştır. Birinci hasara ilişkin; 01.09.2015 tarihli 11/540392 numaralı hasar dosyası; bilirkişi tarafından yukarıda belirtilen hasar doğal afetler sonucu oluşan hasar olarak değerlendirilmiş ve bu nedenle muafiyet miktarının 10.000,00 USD olduğu belirlenmiştir. Ancak dosya içeriğinde doğal afet olarak kabul edilebilecek miktarda yağmur yağdığını gösterir bir delil bulunmamaktadır. Bu nedenle yağmur doğal afet olarak kabul edilmemiş ve hasar poliçede yer alan diğer hasarlar başlığı altında düzenlenen test ve deneme aşaması öncesi oluşan hasar kabul edilerek muafiyet oranı 5.000 USD olarak uygulanmıştır.Yapılan bilirkişi incelemesi ile meydana gelen zararın 219.192,31 TL olduğu tespit edilmiştir. 5.000 USD muafiyet oranı (5.000*2,72=13.600) uygulandığından zarar miktarı 205.592,13 TL olarak belirlenmiştir.İkinci ve üçüncü hasara ilişkin; Bilirkişi incelemesi ve dosya içeriği ile bu iki hasarın test aşaması hasarı olduğu anlaşılmıştır. Bu durumda raporda da belirtildiği üzere bu iki hasara % 10 muafiyet oranı uygulanmıştır.Bilirkişi incelemesi ile ikinci hasarda meydana gelen zararın 278.768,04 TL olduğu, % 10 muafiyet (27.876,04 TL) düşümü ile toplam zararın 250.891,23 TL olduğu belirlenmiştir. Üçünci hasarda meydana gelen zararın 56.780,00 TL olduğu, % 10 muafiyet (5.678,00 TL) düşümü ile toplam zararın 51.102,00 TL olduğu belirlenmiştir.Hükme esas alınan bilirkişi raporu (Birinci hasara ilişkin muafiyet oranı % 5 kabul edilmekle) ve dosya içeriğindeki belgeler ile hasarların meydana gelmesinde davacının kusurunun bulunmadığı, hasarların garanti kapsamında kalmayıp teminat kapsamında kaldıkları, davalının poliçe limitleri dahilinde sorumluluğunun bulunduğu tespit edilmiştir. Dolayısıyla somut olayda üç hasar için toplam zararın 507.585,36 TL olduğu hesaplanmıştır..." gerekçesiyle davanın kabulü ile 500.000 TL'nin, temerrüt tarihi olan 23.11.2015 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, karar verilmiştir. Bu karara karşı, davalı vekilince istinaf başvurusunda bulunulmuştur.

İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ Davalı vekili, istinaf başvuru dilekçesinde özetle; Hasar sonucu düzenlenen ekspertiz raporlarında meydana gelen hasarların farklı sebeplerle meydana geldiği ve teminat harici olduğunun belirlenmesine rağmen, mahkemece eksik inceleme ile müvekkilinin sorumlu tutulduğunu, sağlık giderleri açısından müvekkilinin sorumluluğu bulunmadığını, Davacının, Çanakkale Jeotermal Enerji Üretim Tesisinin, Montaj All Risiks Sigorta Poliçesi ile sigortalandığını, santralin kurulumu aşamasında tank içerisindeki yağa su karıştığının tespit edildiğini, montaj işlemi tamamlandığında test aşamasında vakum pompasının arızalanarak kilitlendiğini, bütan gazı ile yağın birbirine karıştığını, sistem kurulumunun tamamlanmasından sonra elektrik kesintisine karşı kurulan sistemin ters yönlü elektriksel kuvvet nedeni ile arızalandığının belirtilerek tazminat talep edildiğini, Dava öncesi hasarın ihbar edildiğini, müvekkilince oluşturulan üç farklı dosyada yapılan ekspertiz incelemesi sonucu üç hasarın da teminat dışı olduğunun belirlendiğini, 01.09.2015 tarihli hasar yönünden türbin dişli grubunun yağmur suyu nedeniyle paslandığını, altında yer alan yağ kanalına akan suyun tanka intikal ederek tankta bulunan hidrolik yağın vasfını bozduğunu, türbinin Almanya’dan Mayıs 2015 tarihinde tedarik edilmesine rağmen monte işleminin Eylül ayında yapıldığını, montaj öncesi 3 ay gibi bir süre zarfında şantiyenin açık alanında bekletilen emtianın korozyona bağlı olarak hasarlandığını, genel şartların sigorta teminatı başlıklı 1. Maddesinde, "Bu sigorta; konusunu teşkil eden değerlerin teminat müddeti içinde, montaj sahasında bulunduğu sırada, bu poliçede gösterilen istisnalar dışında kalan, önceden bilinmeyen ve ani bir sebeple herhangi bir ziya ve hasara uğraması halini temin eder. " hükmü gereğince, hasarın poliçe teminatı kapsamında olmadığını, zira bu hasarın ani ve beklenmedik bir olayla oluşmadığını, genel şartların 3. maddesine göre, “Aşınma, yıpranma, paslanma ve çürümeler,” denilmek suretiyle bu tür hasarların teminat dışı tutulduğunu ve yapılan incelemede hasarın teminat dışında kalması nedeniyle ödenmediğini.27.10.2015 tarihli hasarın, montaj çalışmalarının tamamlanmasından sonra santralin test çalışmaları aşamasında 2 adet kademe türbininin sızdırmazlık salmastlarının görevini yerine getiremediği, sıcak butan gazının redüktör tarafındaki yağa karışmış olduğu, mevcut hasarın detaylı bir şekilde incelenmesi ile birlikte üretici hatasından kaynaklandığını belinlendiğini, üretimden kaynaklanan hasarların teminat dışında olduğunu, 25.11.2015 tarihli hasarın da üretim hatasından kaynaklandığını, Kabul anlamına gelmemek üzere, tazminat kalemlerinin poliçe teminatı kapsamında olup olmadığı hususunda sigorta ekspertizi ve sigorta hukuku bilirkişisinden oluşturulacak uzman bilirkişi heyetinden görüş alınması gerektiğini, raporun uzman kişilerce düzenlenmediğini, poliçe özel şartları uyarınca tespit edilecek makine hasar tutarı üzerinden muafiyet tenzili uygulanması gerektiğini, müvekkilinin poliçe limiti ile sınırlı sorumlu olduğunun değerlendirilmesi gerektiğini, Bu nedenlerle ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek, kararın kaldırılmasına ve davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

İNCELEME VE GEREKÇE Dava, davalı tarafından düzenlenen 30.03.2015 tarihli montaj all risk sigorta poliçesi ile sigorta örtüsü altına alınan jeotermal elektrik üretim santrali inşaatında oluşan hasarların poliçe teminatı kapsamında tazmini istemine ilişkindir. İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda davanın kabulüne karar verilmiş; bu karara karşı, davalı vekilince, yasal süresi içinde istinaf başvurusunda bulunulmuştur.İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi uyarınca, ileri sürülmüş olan istinaf nedenleriyle ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır.Davacı tarafından inşaa edilen Çanakkale ilindeki jeotermal organik rankine çevirim birimi inşaatı 25.03.2015 başlangıç ve 30.09.2015 bitim tarihli montaj all risk sigorta poliçesi ile sigorta örtüsü altına alınmıştır. Sigorta poliçesinde, şantiyede mevcut yapılar veya mülkiyeti sigortalıya ait olan veya sigortalının bakımı, muhafazası veya kontrolü altında bulunan yapıların da poliçe teminatı kapsamında olduğu belirlenmiştir. Poliçe konusu santral inşaat alanında meydana gelen ve dava konusu edilen üç adet hasar için sigortacıya ihbarda bulunummuş ve sigortacı tarafından yapılan inceleme sonucu, meydana gelen rizikonun poliçe teminatı dışında olduğu gerekçesiyle hasar ödemesi yapılmamıştır. Sigorta poliçesi dışında olan hasarlar poliçenin sekizinci sayfasında düzenlenmiş olup, genel olarak genel olarak netice zararları ile bir kaza sonucu ve ani olmayıp, zaman içinde ortaya çıkan her türlü çevre kirliliği zararları poliçe teminatı dışında tutulmuştur. Sigorta sözleşmesinde rizikonun gerçekleştiğinin ispat yükü sigortalıya, meydana gelen zararın poliçe teminatı dışında kaldığının ispatı ise sigortacıya aittir. Eldeki davada, dava konusu edilen üç ayrı hasarla rizikonun meydana geldiği sabittir. Uyuşmazlık, meydana gelen zararın poliçe teminatı kapsamında olup olmadığına ilişkindir.İlk derece mahkemesince hasarın miktarı ile meydana gelen rizikonun poliçe teminatı altında olup olmadığının belirlenmesi için oluşturulan bilirkişi kurulundan alınan 11.09.2018 tarihli raporda; davacı ile dava dışı ... arasında düzenlenen Çanakkale Projesi-Organik Rekine Devir Ünitesinin Tedarikine İlişkin Sözleşme kapsamında temin edilen emtiada meydana gelen hasar incelenmiştir. Bu raporda bildirilen her üç hasar ayrı ayrı incelenmiş ve bu hasarların poliçe teminatı içerisinde olduğu tespit edilerek poliçedeki % 10 muafiyete göre hesaplama yapılmıştır. İtiraz üzerine mahkemece alınan ek raporlarda da hasarın poliçe teminatı içerisinde olduğu kabul edilmiştir. Montaj sigorta poliçesi genel şartlarının birinci maddesinde, sigortanın teminat kasamı, "Bu sigorta; konusunu teşkil eden değerlerin teminat müddeti içinde, montaj sahasında bulunduğu sırada, bu poliçede gösterilen istisnalar dışında kalan, önceden bilinmeyen ve ani bir sebeple herhangi bir ziya ve hasara uğraması halini temin eder." şeklinde belirlenmiştir. Genel şartların 3. maddesinde teminat dışında kalan haller düzenlenmiş olup, davalının iddiasına göre, ani bir olay sonucu meydana gelmeyen aşınma, yıpranma, paslanma ve çürüme rizikoları teminat dışındadır. Gerçekten de ani bir olay sonucu oluşmayan ve zamana bağlı olarak oluşan aşınma, yıpranma, paslanma ve çürümeler poliçe teminatı dışındadır. Ancak eldeki uyuşmazlıkta poliçe genel şartlarına uygun teminat dışı bir hasar bulunmamaktadır. Davacıya ait santral montajı sırasında meydana gelecek olaylar ile santrali kurulum, test ve devreye alınması aşamasında doğacak hasarların teminat altına alındığı ve gerçekleşen tüm zararların santralin test ve kurulum aşamasında gerçekleştiği görülmektedir. Poliçenin teminat kapsamı içinde sigortalıya ait montaj faaliyetlerinin montaj sigortası genel şartları ile üçüncü şahıs mali mesuliyet genel şartları içerisinde teminat altına alınmış olması nedeniyle, rücu hakkı saklı olmak üzere üretici veya yüklenicinin oluşturduğu rizikolardan kaynaklı teminatın da poliçe kapsamında olduğu kabul edilmelidir. Montaj sigortasının amacı bu projenin gerçekleşmesi esnasında makine ve tesislerde meydana gelen poliçe kapsamındaki hasarların tazminidir. Bu kapsamda, tazminat talebi reddedilen montaj çalışması tamamlanan santralin test çalışmaları yapılırken devreye alınma esnasında elektrik kesintisi nedeniyle makineye binen yükten kaynaklı zarar poliçe teminatında olduğu gibi test çalışmaları sırasında vakum pompasının arızalanması nedeniyle oluşan zarar da poliçe teminatı altındadır. Bunun yanı sıra suyun yağın içerisine dolarak yağın niteliğini bozması poliçe teminatı kapsamında bir zarardır. İlk derece mahkemesince oluşturulan bilirkişi kurulu konusunda uzman olup düzenlenen rapor, dosya kapsamı ile ekspertiz raporuna uygun düzenlenmiştir. Hasarın poliçe kapsamında olup olmadığı hukuki bir değerlendirmeye ilişkin olup, bu konuda bilirkişi görüşüne başvurulamaz. Mahkemece yapılan muafiyet poliçede belirlenen şartlara uygun olup, her bir hasar için ayrı ayrı tenzili muafiyet uygulanacağına ilişkin bir hüküm bulunmamaktadır. Bu nedenle, davalı vekilinin yerinde görülmeyen istinaf başvuru nedenlerinin reddi gerekmiştir. Açıklanan bu gerekçelerle, HMK'nın 353/1.b.1 maddesi uyarınca dosya üzerinden yapılan istinaf incelemesi sonucunda, davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur.

HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;1-HMK'nın 353/1.b.1. maddesi uyarınca, davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine, 2-Davalı tarafından yatırılan istinaf başvuru harçlarının Hazineye gelir kaydına, bakiye 25.615,70 TL istinaf nispi karar harcının davalıdan tahsiline,3-Davalı tarafından yapılan kanun yolu giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,4-Gerekçeli kararın, Dairemiz Yazı İşleri Müdürlüğünce taraf vekillerine tebliğine dair;HMK'nın 353/1.b.1 maddesi uyarınca dosya üzerinden yapılan istinaf incelemesi sonucunda, 02.07.2024 tarihinde, oy birliğiyle ve temyizi kabil olmak üzere karar verildi.

KANUN YOLU: HMK'nın 361. maddesi uyarınca, iş bu gerekçeli kararın taraf vekillerine tebliğ tarihlerinden itibaren iki haftalık süreler içinde temyiz yolu açıktır.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

davanınsürülenallkonusutaraflarınözetisavunmalarının(Montajistinafsigortasıdereceriskistanbulgerekçesebeplerikaynaklı)kanunincelemeSigortatazminatıkararınınileriiddiamahkemesihüküm

Kaynak: karar_bam

Taranan Tarih: 25.01.2026 18:37:09

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim