SoorglaÜcretsiz Dene

Karar Detayı

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi

Daire / Kategori

bam

Esas No

2021/1079

Karar No

2024/1038

Karar Tarihi

2 Temmuz 2024

T.C.

İSTANBUL

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

14. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO: 2021/1079

KARAR NO : 2024/1038

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

İ S T İ N A F K A R A R I

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ: İSTANBUL 17. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ : 02/03/2021

NUMARASI : 2018/543 E. - 2021/105 K.

DAVANIN KONUSU: Alacak (Deniz yoluyla yük taşımadan kaynaklı)

Taraflar arasındaki alacak davasının ilk derece mahkemesince yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerle davanın reddine dair verilen karara karşı, davacı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine Dairemize gönderilmiş olan dava dosyası incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.

TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ Davacı vekili, dava dilekçesinde özetle; davacı ... A.Ş., ihracatını yaptığı 26.02.2018 tarihli ... fatura nolu Ravaproof marka membran ve astar ürünlerinin alıcı dava dışı ... teslim edilmek üzere davalı Link tarafından ... sight şeklinde teslim alınıp Fas-Kazablanka limanına taşındığını, yüklerin Fas gümrüğüne 28.03.2018 tarihinde vardığını, Fas'taki teamül gereği bu yüklerin ithalinin uygun olup olmadığının teste tabi tutulmasının gerektiğini, söz konusu teste 30.03.2018 tarihinde başlandığını ve test sonucunda düzenlenen raporun 08.05.2018 tarihinde tamamlandığını yüklerin ithalinin Fas yasalarına göre uygun olmadığının anlaşıldığını, alıcıdan 21.05.2018 tarihinde yükün iadesi için gümrük acentesine talimat verilerek işlemlere başlanılmasının istendiğini, davalının kusurlu ve iyiniyetle bağdaşmayan hareketlerinin bu e posta sonrası yükün iadesi işlemleri sırasında vuku bulduğunu ve müvekkili şirketin ödenmesi gereken yüksek meblağlarda demuraj ve ardiye gibi masrafları ödemek zorunda bırakılmış olduğunu, demuraj sorumlusunun navlun sözleşmesinin tarafı olan gönderilen olduğunu, alım satım sözleşmesinin ... esaslı olduğunu, Link'in muhatabının Fas'taki alıcı olduğunu, yüklerin boşaltma limanına varmasını takiben alıcıya yapılan ihbar ile demuraj ve ardiyenin alıcının hesabına işlemeye başladığını, yüklerin varış tarihi 28.03.2018 ile iadesinin talep edildiğini 21.05.2018 tarihleri arasında Link'e karşı demuraj ve ardiye alacağının muhatabının alıcı olduğunu, yüklerin iadesi için işlem yapılması için talimat verilmesinin ardından Link'in esas muhatabı olan yük alıcısından alınması gereken onay ve yüklemeye kadar oluşan demuraj ile ardiye masrafları konusunda davalı tarafça yanlış yönlendirildiğini, test sonucunun müvekkili şirkete ulaşmasının ardından 18.05.2018 Link'ten yüklerin Libya'ya gönderilmesi konusunda işlem yapılmasının talep edildiğini, 23.05.2018 tarihinde Link'e bu talebin hatırlatılmış olduğunu ve Link tarafından 29.06.2018 tarihinde yani talepten neredeyse 1,5 ay sonra cevap geldiğini, bu süreçte yine alıcıya iade işlemi sorulduğunda ise 19.06.2018 tarihinde geri dönüş onayını Link'in Fas'ta bulunan acentesine bildirildiğinin iletilmiş olduğunu, Link tarafından bu hususun 27.06.2018 tarihli e postada "konteynerlerin geri dönüş onayını geçen hafta aldık toplam masrafın gelmesini bekliyoruz" şeklinde raporlandığını, 18.05.2018 tarihinden itibaren yüklerin Fas Limanından Libya Limanına transferi konusunda Link'ten haber beklendiği ve aksiyon almaya çalışıldığını, 19.06.2918 tarihi itibariyle iade işlemi onaylandığı için Link tarafından Libya limanına göndermek için gerekli işlemler yapılmış olsa idi 20.06.2018 tarihi itibariyle yükün Fas limanından çıkabilecek durumda olduğunu, demuraj ve ardiye gibi masrafların yalnızca 21.05.2018-20.06.2018 tarihleri için mevcut olacağını, Link tarafından iade işleminin onayının 27.06.2018 tarihinde bildirildiğini ve bu tarihe kadar henüz demuraj ve ardiye masrafı ile Libya limanına gönderme ücretinin iletilmediğini, 29.06.2018 tarihli Link'in e postasında demuraj 19.800 USD (2 konteyner) ardiye ücreti 17400 USD (2 konteyner) ve Libya limanına gönderme 3550 USD olarak iletildiğini, demuraj ve ardiye ücretine ilişkin bilginin alınmasının ardından 02.07.2018 tarihinde masrafların yazılı olarak iletilmesi ve gönderilen tutarların çok yüksek olduğunu, bu nedenle tarifelerin görülmek istendiğinin Link'e iletildiğini ve yüklerin Türkiye'ye getirilmesi durumunda ödenecek tutarın da sorulduğunu, 04.07.2018 tarihinde Link'ten yalnızca yüklerin dava dışı ... Ltd. hattı ile taşınması sebebiyle ...'dan indirim konusunda geri dönüş beklendiğinin iletildiği iddia edilerek, ihtirazı kayıt ile ödenen 58.977,00 Amerikan doları demuraj ve ardiye ücreti gibi masrafların hukuka aykırı olarak fazla ödenmek zorunda kalınan kısmının aynen veya fiili ödeme gününde cari olan Türkiye Cumhuriyeti Merkez Bankasının efektif satış kuru üzerinden Türk lirası karşılığının davalıdan tahsiline, davalının kusuru neticesinde geç teslim alınan yüklerde meydana gelen hasarın/ yaşlanmanın tespiti ile nihayetinde oluşan zararın tazminine karar verilmesi talep ve dava edilmiştir. Davalı vekili, savunmasında özetle; ... nolu konşimento uyarınca ... ve ... numaralı 2 konteyner muhteviyatı olan emtiaların Yılport/Kocaeli'den (Yükleme limanı) Kazablanka/Fas'a (boşaltma limanı) deniz yoluyla taşınmasının organizasyonunda hizmet verdiğini, taşımanın Cosco Shipping Lines tarafından gerçekleştirildiğini, konteynerlerin 21.03.2018 tarihinde boşaltma limanına vasıl olmalarına müteakip Link Denizciliğin bu taşıma ile ilgili yükümlülüklerinin sona erdiğini, davacı tarafından Fas'taki teamül gereği yükün ithalinin uygun olup olmadığının teste tabi tutulması gerektiğini, yüklerin ithalinin Fas yasalarına uygun olmadığının anlaşıldığı ve alıcıdan yükün iadesi için işlemlere başlanılmasının istendiğini, yüklerin Fas'tan Libya'ya veya Türkiye'ye taşınması veya Dünyanın başka herhangi bir noktasına taşınmasının Türkiye/Fas taşımasından bağımsız olduğunu, ithali mümkün olmayan yüklerin Fas'tan başka bir yere taşınması amacıyla davacı ile çalışmak mecburiyetinin söz konusu olmadığını, (Türkiye/Fas) arasındaki taşımanın Cosco Shipping Lines tarafından gerçekleştirildiği için ... ve ... nolu konteynerlerin Fas'tan başka bir yere taşınacak ise aynı hat ile taşınmalarının tercih edilmesinin zorunlu hale geldiğini, davacının demuraj ve ardiye masraflarını ödemekle yükümlü olmasının sebebinin ithal etmeye çalıştığı yükün Fas otoriteleri tarafından yapılan testi geçmemesi olduğunu, demurajın armatör/hat taşıması tarafından tahsil edilmekte olduğunu, ardiyenin limana ödendiğini, Fas'ta mukim olan We logistics Sarl'ın alıcının (Türkiye/Fas) taşıması yönünden muhatabı olduğunu ve masrafların öncelikle ... tarafından Link'e fatura edildiğini, Link'in de masrafların oluşmasına kusuru ile sebebiyet veren davacıya fatura ettiğini, Cosco Shipping Line'in doğrudan Libya'ya servisinin olmadığını, Pire-Yunanistan aktarmalı sefer yapılması zorunlu olduğundan maliyetin arttığını, davacının 20.06.2018 tarihine kadar yüklerin aktarmalı olarak Libya'ya taşınması ile ilgili karar ve talimat vermediğini, liman/gümrük otoriteleri nezdinde tamamlanması gereken işlemlerin de dikkate alınmasının gerektiğini, oluşmuş masrafların ilgililerine ödenmeden yükün Fas'tan başka bir yere taşınmasının mümkün olamayacağını, davacı tarafından 02.07.2018 tarihine kadar ticari karar verilemediğini, demurajın armatöre, ardiye ücretinin de limana ödendiğinden kendi inisiyatifle hareket ettiğini armatörün gümrük ve liman otoritelerinin kendisine bildirilen kararlarını ilettiğini, davacının sürekli olarak indirim talep etmesinin ticari karar alınmakta gecikilmesine ve sürecin uzamasına sebebiyet verdiği savunmasında bulunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda; "...Davacı, alıcının gönderme limanında malların teslim alınmaması nedeni ile doğan demuraj ve ardiye masraflara taşıtan sıfatı ile katlanmak durumda kalır. Kendisine karşı taşımayı taahhüt eden Davalı, tahliye limanına malları getirmiş ancak mallar tahliye limanındaki yerel mevzuata göre uygun nitelikte bulunmaması nedeni alıcı yasal işlemleri tamamlayamamıştır. Dolayısıyla alıcı ile satıcı arasında satım sözleşmesindeki yükümlülükler gereği gibi ifa edilmemiştir ve bundan doğan sorumluluk EXW kaydı da dikkate alınarak alım satım sözleşmesinin tarafları arasında değerlendirilmesi gerekir. Davalı akdi taşıyanın, davacının davalı adına ödemiş olduğu masraflardan sorumlu tutulması mümkün değildir. Bu masraflann doğmasından veya artmasından davalının kusuru bulunmamaktadır. Açıklanan nedenlerle; taraflar arasındaki navlun sözleşmesi tahtında davalının sorumluluklarını tam ve gereği gibi yerine getirdiği, eşyanın tahliye limandaki ihraç yasağından dolayı alıcısı tarafından teslim alınamadığı, EXW teslim şekline haiz satış sözleşmesinden doğan hak ve sorumluluklara ilişkin değerlendirmenin bu sözleşmenin taraflarını bağlayacağı, davalının ardiye ve demuraj masrafından sorumlu tutulamayacağı, bu masraflara taşıtan sıfatı ile davacının katlanması gerektiği anlaşıldığından açılan haksız ve mesnetsiz davanın reddine karar verilerek ..." gerekçesiyle davanın reddine, karar verilmiştir. Bu karara karşı, davacı vekilince istinaf başvurusunda bulunulmuştur.

İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ Davacı vekili, istinaf başvuru dilekçesinde özetle; Müvekkili tarafından ihracatı yapılan ürünlerin alıcı dava dışı şirkete teslim edilmek üzere davalı şirket tarafından teslim alındığını, Fas/Kazablanka Limanına taşındığını, uyuşmazlık konusu olayda dikkate alınması ve değerlendirilmesi gereken hususlardan birinin yükün ... şeklinde teslim alınıp Fas/Kazablanka Limanına taşınması şeklinde olduğunu, bu şekilde gerçekleştirilen taşınmada navlun ve ferilerine ilişkin sorumluluğun taşınmanın hangi aşamasında hangi tarafa ait olduğunun tespitinin önem arz ettiğini, teslim şeklinin göz ardı edilerek tek taraflı bir değerlendirme ile bütün sorumluluğun yükleten sıfatına haiz müvekkili şirkete atfedildiğini, davalı tarafın kusuru ile yüklerin taşınması işleminin geciktiğini ve kabul edilebilecek rakamlarda demuraj ve ardiye masrafları ödenmek zorunda kalındığının ispat olunmuş iken hiçbir gerekçe gösterilmeden davalı tarafın kusuru olmadığının kabul edildiğini, EX Works "satıcının malları işletmesinde alıcı emrine hazır tutmakla teslim yükümlülüğünün yerine getirdiği bir satış şekli olduğunu, satıcının aksi kararlaştırılmadıkça malın alıcı tarafından sağlanan bir araca yüklenmesinden ya da malların ihraç gümrüğünden geçirilmesinden sorumlu olmadığını, alıcının bu noktadan itibaren varış yerine değin malın taşınması ile ilgili tüm gider ve risklerin yükümlülüğünü taşıyacağını, malların işletmede teslim edilmesinden itibaren malla ilgili bütün masraf ve risk ile yükümlülüklerin alıcı tarafından karşılanacağını, iş bu dava kapsamında alınan bilirkişi raporunda satışın ne olduğu ve hangi hükümlere tabi olduğu hususunun incelendiğini, bu satışlarda asıl sorumluluğun yük alıcısı tarafında olduğunun açıkça tespit edildiğini, rapor kapsamında fiilen satıcının sorumluluğunun alıcı tarafından belirlenen taşıyana malları teslimi ile sona ermekte olduğunu, raporda açıkça alıcının sözleşmeyi yaptığında esasen taşıtan sıfatına haiz olduğu denilmekle birlikte bu aşamada yüke ilişkin tüm risklerin alıcıya geçtiği ve yüklerin taşıyana teslimi ile müvekkili şirketin sorumluluğunun sona erdiğinin tespit edildiğini, buna rağmen mahkeme kararında bu tespitlerin hiçbirine yer verilmeden yalnızca taraflar arasındaki elektronik posta yazışmalarında davalının navlun sözleşmesini müvekkili şirket ile kurduğu yönünde somut gerçeklikten uzak ve farazi bir değerlendirme yapıldığını, navlun ücretinin müvekkili tarafından ödenmediğini ve davanın bu yönde bir iddiasının bulunmadığını, davalı tarafın müvekkili ile navlun sözleşmesini kurduğu yönünde tek bir iddiası ve delili yok iken mahkemece navlun sözleşmesinin müvekkili ile kurulduğu varsayımı ile EXW satış nazara alınarak tespit edilen doğru hususların netice itibariyle yanlış değerlendirildiğini, navlun sözleşmesinin tarafının yük alıcısı olduğu hususunun taraflar arasında ihtilaflı bile olmadığını, ilam kapsamında müvekkili tarafından ihtirazı kayıt ile ödenmek zorunda kalınan meblağın dava dışı şirket tarafından davalı şirkete fatura edilmiş olduğunu ve bu nedenle davalı tarafından talep edilen meblağların artmasında kusuru bulunmadığı yönünde hiçbir temeli olmayan ve kabulü imkansız bir değerlendirme yapıldığını, davalının demuraj ve ardiye faturalarını aynen yansıtmış olması ile bu meblağların oluşumundaki/artmasındaki kusurunun tamamen farklı hukuki sonuçları olan hususlar olduğunu, ürünlerin Fas Gümrüğüne 28.03.2018 tarihinde vardığını, Fas'taki teamül gereği yüklerin ithalinin uygun olup olmadığının teste tabi tutulmasının gerektiğini, testin 30.03.2018 tarihinde başladığını, raporun 08.05.2018 tarihinde tamamlandığını, yükün ithalinin Fas Yasalarına göre uygun olmadığının anlaşıldığını, bunun üzerine alıcıdan 21.05.2018 tarihinde yükün iadesi için gümrük acentesine talimat verilerek işlemlere başlanmasının istendiğini, davalının kusurlu ve iyi niyetle bağdaşmayan hareketlerinin ise yükün iadesi işlemleri sırasında vuku bulduğunu, müvekkili şirketin ödemesi gerekenden çok daha yüksek meblağdan demuraj ve ardiye gibi masrafları ödemek zorunda bırakıldığını, belirtildiği üzere yüklerin ithal edilmeyeceğinin bildirildiği tarihe kadar demuraj ve ardiye masraflarından alıcının sorumlu olduğunu, davalının yük alıcısı tarafından yüklerin taşınması konusunda görevlendirildiğini, yüklerin iadesi talebi ile Türkiye'ye getirilmesi arasında geçen 8 aylık süreç içerisinde davalının iyi niyetle ve dürüstlük kuralı ile bağdaşmayan eylemleri olduğunu, herhangi bir inceleme yapılmadan davalının kusurunun olmadığının değerlendirildiğini, kararın gerekçesinin yeterli olmadığını, ek olarak 18.09.2018 tarihinde yükleme yapılacağının belirtilmiş olmasına karşın davalının müvekkili şirket tarafından ödemenin TL olduğundan bahisle karşı tarafa geç ödeme yapıldığını, bu nedenle yüklemenin gerçekleşmediğini, 01.10.2018 tarihinde müvekkiline söylediğini, yüklemeye hazır yükün Fas Limanında beklemesi bir türlü başka ülkeye ihracatının yapılmaması veya Türkiye'ye getirilememesinin davalı tarafından yapılması gereken işlemlerin zamanında ve iyi niyetle yapılmamasından kaynaklandığını, 6 sayfalık ilamın hiçbir yerinde müvekkili ile davalı arasında yüklerin Fas Limanından çıkarılması hususunda yapılan sayısız yazışmaya değinilmediğini, bu yazışmaların incelenmediğini, adeta yüklerin testi geçememesi nedeniyle müvekkili şirketin her ne sebeple olursa olsun bir meblağ talep edilmesi halinde ödemek zorundaymış gibi hiçbir hukuk kuralı ile izah edilemeyecek değerlendirme yapıldığını, bu nedenlerle ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek, kararın kaldırılmasına ve davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.

İNCELEME VE GEREKÇE Dava, ihtirazı kayıt ile ödenen demuraj ve ardiye ücret masraflarının fazla ödenen kısmının ve geç teslim alınan yüklerde meydana gelen hasar nedeniyle oluşan zararın tazmini istemlerine ilişkindir. İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda davanın reddine karar verilmiş; bu karara karşı, davacı vekili yasal süresi içinde istinaf başvurusunda bulunulmuştur.İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi uyarınca, ileri sürülmüş olan istinaf nedenleriyle ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır.Taraflar arasında, davacının gönderici, davalı şirketin akdi taşıyıcı şirket, taşımanın deniz yolu ile gerçekleştirildiği konularında herhangi bir uyuşmazlık mevcut değildir.

Uyuşmazlık, davalı taşıyıcının davacı tarafça ödenen dava konusu demuraj ve ardiye ücreti ile ilgili iadesi gereken borcunun olup olmadığı, kusurunun bulunup bulunmadığı, zarardan sorumlu olup olmadığı ile kararın usul ve yasaya uygun bulunup bulunmadığına ilişkindir. Dosya kapsamından, davacı taşıtan tarafından ,Türkiye'den Kazablanka'ya iki adet 40'lık konteyner toplam 46 palet ürünün taşınması için davalı şirket ile taşıma sözleşmesinin kurulduğu, konşimentonun 10.03.2018 tarihinde düzenlendiği, yükleme limanın Türkiye, boşaltma limanının Kazablanka olarak belirtildiği, 17.08.2018 tarihinde davacı şirket vekili tarafından davalı şirkete gönderilen ve Kadıköy ... Noterliğinde düzenlenen ihtarnamede, müvekkili tarafından ihracatı yapılan 26.02.2018 tarihli faturalı ... Marka bitümlü membran ve astar ürünlerin müşteri ... teslim edilmek üzere muhatap tarafından ... şeklinde teslim alınıp Fas Kazablanka Limanına taşındığı, ürünlerin limana vardıktan sonra test aşamasına geçildiği, testi geçemediğinden limanda kaldığı, sürekli artmaya devam eden ardiye ve demuraj masraflarının oluşmaya başladığı, Fas Gümrüğüne varış tarihinin 28.03.2018, test başlangıç tarihinin 30.03.2018, raporun hazırlanış tarihinin 08.05.2018 olduğu, test sonucunun taraflarına ulaştığı ve diğer süreçlerin belirtilmesi aşamasından sonra Kazablanka Limanında oluşan masrafların demuraj bedeli 19.800,00 USD (2 konteyner için), ardiye ücretinin 17.700,00 USD (2 konteyner için), konteynerlerin aktarımı ve Libya Limanına gönderilmesinin navlun dahil 44,300 USD olduğu, 13.08.2018 tarihine kadar ne liman ne de Cosconun resmi hesaplama tarifesi iletilmediği gibi bu rakamların ne şekilde hesaplanacağının kendilerine bildirilmediği, muhatap kaynaklı yaşanan sürekli düzensizlik nedeniyle zararın arttığı ve artmaya devam ettiği belirtilerek, ihtirazı kayıt kapsamında bir ödeme yapıldığı takdirde ödeme muhteviyatının muhatabın kusuru nedeniyle oluşan tutar için muhataba faiz ve ferileri de dahil olmak üzere rücu edileceğinin belirtildiği, davacı şirket tarafından 17.09.2018 tarihinde davalı şirket adına iade adı ile toplam mal hizmet tutarı KDV dahil 58.977,00 USD tutarlı faturanın düzenlendiği, Türk Lirası karşılığının 357.748,58 TL olduğu, davacı şirket tarafından davalı şirkete fatura tarihinde Beyoğlu ... Noterliğinde düzenlenen ihtarnamenin gönderildiği, söz konusu ihtarnamede , 17.09.2018 tarihli toplam 58.977,00 USD meblağlı faturanın muhatabı olduklarını kabul ve beyanının kesinlikle ikrar etmek anlamına gelmemek kaydıyla ve daha fazla ardiye, demuraj bedeli ve her nam altında olursa olsun diğer her türlü zarar ve giderlerin doğmasına engel olmak, doğacak zarar ve giderlerin indirgenmesi uğruna ve başkaca hiçbir amaca hizmet etmeksizin satıcı olarak şirketin davalı fiili taşıyan, acenteleri, alıcı ve diğer ilgili tüm taraflara karşı her türlü talep ve dava hakları saklı kalmak kaydı ile ihtirazı kayıtlarla ödediklerini belirttikleri, devamında emtianın bir an önce ve derhal Fas'tan Türkiye'ye gönderilmesi işlemlerinin yapılmasının ve tamamlanmasının ihtar edildiği, davalı şirket tarafından, Kadıköy ... Noterliğinde düzenlenen davacı şirketin göndermiş olduğu 17.09.2018 tarihli ihtarnameye cevaben 20.09.2018 tarihli cevabı ihtarname düzenlendiği, ihtarnamede, faturanın içeriğinde yer alan deniz yolu navlun ve ardiye ücretleri ile demuraj ve gümrük masrajları ile ilgili olarak muhatabın kabulünün mevcut olduğu, faturanın muhatabın kabulüne bağlı olarak düzenlendiği, emtianın Fas'tan Türkiye'ye gönderilmesi işlemlerinin bir an önce yapılmasının talep edildiği, emtianın Fas'tan Türkiye'ye gönderilmesi ve bunun müvekkilinin organizasyonu ile gerçekleştirilmesine dair ticari kararların muhataba ait olduğu, iş bu münferit taşımaya dair ücretlerin ve masrafların ödenmesinden muhatabın sorumlu olduğunun vareste bulunduğu, her halükarda muhatabın kendisinin kusuru ile oluşmuş/oluşacak ardiye ve demuraj masraflarını ödemekle yükümlü olduğunun tartışmasız olduğu, iade faturasına itiraz edildiği, ihtarnamenin ekinde iade edildiği, iade faturasının düzenlenmesinin kabul edilebilir olmadığının belirtildiği ve davacı şirket tarafından iş bu davanın açılmış olduğu anlaşılmıştır. Davalı vekili, 11.07.2019 tarihli dilekçe ile müvekkili tarafından 17.09.2018 tarihinde davacıya kesilen 58.977,00 ABD Dolar tutarlı faturanın içeriğinde yer alan 25.749,00 ABD Doları demuraj masrafı, 26.698,00 ABD Doları liman ardiye ücretinin uyuşmazlık konusu olduğunu, demurajın armatör hat taşıması tarafından tahsil edildiği, ardiyeninde limana ödendiği, We Logistics Sarl tarafından müvekkiline kesilen 14.09.2018 tarihli 56.777,00 ABD Dolar bedelli faturanın içeriği incelendiğinde demuraj ve ardiye masraflarının davacıya aynen yansıtıldığını, müvekkilinin hiçbir kusurunun olmadığını, davacının demuraj ve ardiye masraflarını ödemekle yükümlü olması sebebinin, ihraç etmeye çalıştığı yükün Fas otoriteleri tarafından yapılan testi geçememesi olduğunu, hiç kimsenin kendi kusurundan fayda sağlamayacağını, %30 oranında demuraj indirimi alındığını, masraf artışınında 18.09.2018 tarihi itibariyle durdurulduğunu, davacının 17.09.2018 tarihinde eksik ödeme yaptığını, bakiye ödemenin 18.09.2018 tarihinde geminin kalktığı tarihte yapıldığı belirtilerek, davalı tarafından davacı şirket adına düzenlenen 17.09.2018 tarihli 58.977,00 USD karşılığı 357.748,58 TL tutarlı demuraj masrafı, deniz yolu navlun ücreti, gümrük masrafı, liman ardiye ücretine dair faturayı dava dışı şirket tarafından davalı şirket adına düzenlenen demuraj masrafı, liman ardiye ücreti ve gümrük masrafı olarak toplam 56.777,00 USD bedelli 14.09.2018 tarihli fatura örneğini ve diğer ilgili bilgi ve belgelere dosyaya ibraz etmiştir. 28.04.2020 tarihli bilirkişi heyet raporunda; dosyaya sunulan konişmentolar ve diğer taşıma senetleri incelendiğinde ve taraf beyanları dikkate alındığında, davalı Link tarafından dava konusu Türkiye/Fas (Kazablanka) taşımasının davacı Stopper'e karşı üstlenildiği, taşımanın fiilen dava dışı ... tarafından ifa edildiğinin anlaşıldığı, Link tarafından düzenlenen ... nolu konişmentodaki kayda göre eşyanın teslim alınması için varma limanında ... hizmet vereceği, taşınan eşyanın satım sözleşmesinin ...esasına göre kurulmuş olduğu belirtilmekle birlikte dosyada satış faturasının görülmediği, ancak Dilovası Gümrük Müdürlüğü'ne ... A.Ş. tarafından verilen ... 1029 sayılı 28.02.2018 tarihli ihracat beyannamesinde teslim şeklinin ... olarak kaydedildiği, gerek Incoterms 2000, gerekse 2010 versiyonlarında ... terimlerinde ne satıcının, ne de alıcının diğer tarafa karşı taşıma sözleşmesi kurma yükümlülüğünün söz konusu olduğu, dosyada yer alan taraflar arasındaki elektronik posta yazışmalarından (gerek dava konusu taşımaya gerekse taraflar arasında daha önceden devam etmiş olan ticari ilişkiye dair elektronik postalar dosyaya sunulmuştur) Link'in navlun sözleşmesini kurduğu tarafın davacı Stopper olduğu, buna göre davacının taşıtan sıfatına sahip olduğu sonucuna varıldığı, TTK m. 1200 gereğince taşıtan navlun ücreti ve navlun sözleşmesinden doğan tüm borçların esas borçlusu olduğu, öte yandan, navlun sözleşmesinin tarafı olmayan gönderilenin sözleşmeden kaynaklanan borçlardan sorumlu tutulabilmesi için TTK m. 1203 gereğince eşyayı teslim alma yetkisine sahip kılınması ve (olayda bir konişmento düzenlendiğinden) konişmentoda söz konusu borçların gönderilen tarafından ödeneceğine dair bir kaydın bulunması gerekli olduğu, dosyaya sunulan konişmentoda navlunun varma limanında ödeneceğine dair “freight collect” kaydı yer alsa da, eşyanın idari makamlarda bulunduğu sırada ithalinin mümkün olmadığına karar verildiğinden gönderilen tarafından teslim alınamadığı, bu durumda dava dışı gönderilenin navlun sözleşmesinden doğan borçların borçlusu haline geldiğinin kabul edilemeyeceği ve taşıtanın borçlu olmaya devam ettiği, davalı taşıyan Link'in davacı Stopper'den talep ettiği demuraj ve ardiye bedellerinin tamamının dava dışı ... tarafından davalıya fatura edildiğinin açıklandığı, buna göre, davalı Link'in eşyanın varma limanında teslim alınmaması sebebiyle bu tutarda bir zarara uğradığının kabul edilebileceği, ihtilaflı olan hususun eşyanın Kazablanka Limanı'nda bu süre boyunca bekletilmiş olmasında davalı Link'in kusurunun bulunup bulunmadığı, demuraj bedeli ve ardiye masraflarının artmasına sebep olup olmadığı şeklinde olacağı, bu hususun ise eşyanın varma limanına ulaşmasından sonrasında taraflar arasındaki durumun tespiti ile aydınlatılması mümkün olduğu, davalı Link'in taşıyan sıfatıyla dava konusu taşımadan kaynaklanan borcu eşyayı taşımak ve varma limanında teslim etmek olduğu, taşıyanın teslim borcunu yerine getirebilmesi için tereddütsüz karşısında bir tesellüm muhatabının bulunması ve eşyanın tesliminin mümkün olması gerektiği, dava konusu uyuşmazlıkta taşıyan Link'in taşıma borcunu yerine getirmiş ve eşyayı varma limanında boşaltıp idari makamların zilyetliğine bıraktığı, bu aşamadan sonra ithalat yasağı sebebiyle fiilen teslimin gerçekleşemediği, öyleyse davalı Link'in davacı Stopper ile kurduğu navlun sözleşmesinden kaynaklanan borcunu ifa ettiğinin kabul edilmesi gerektiği, ayrıca davalı taşıyanın varma limanında gönderilen tarafından veya idari karar gereği teslim alınmayan eşyayı tekrar taşıma borcu bulunmadığı, dava konusu eşyanın ikinci kez taşınmasına ilişkin sözleşmenin ayrı bir navlun sözleşmesi olarak değerlendirilmesi gerektiği, dosyaya sunulan elektronik posta yazışmaları incelendiğinde, 24.05.2018 tarihli elektronik posta çevirisinden malların iadesi için (Bay Marwan'ın gönderilenin yetkilisi olduğu değerlendirilmektedir) gönderilenin gümrük acentesinin gerekli işlemleri yapması için iletişim kurulduğunun anlaşıldığı,16.06.2018 tarihli elektronik postada davacı yetkilisi ... konteynerlerin Türkiye'ye iadesi dahil tüm masraflar için 10.000 USD ödeme teklifinin değerlendirilip değerlendirilmediğini sorduğu, 17.09.2018 tarihinde davacı tarafından yapılan ödemenin kur farkı sebebiyle eksik olduğunun davacıya bildirildiği, ödemenin eksik kısmının tamamlandığının cevaben davalıya iletildiğinin görüldüğü, 01.10.2018 tarihinde davacı tarafından dönen konteynerlerin durumunun sorulması üzerine, davalı Link'in karşı tarafa (Cosco'yu temsilen ... olduğu tahmin edilmektedir.) ödemelerin yapıldığının, yükleme detaylarının sabah davacıya bildirileceğinin ilettiğinin görüldüğü, 29.08.2018 tarihli elektronik postada davalı Link'in Cosco'dan %30 indirim alındığını; masrafların nihai halinin bildirilmesi için faturaların düzenlenmesinin beklendiğini davacıya bildirdiği, dosya üzerinde yapılan inceleme ve değerlendirme sonucunda açıklanan gerekçelerle, davalı taşıyanın navlun sözleşmesinden kaynaklanan eşyanın taşınmasına ve teslimine ilişkin borçlarını ifa ettiği, eşyanın teslim edilememesinin varma limanındaki ihraç yasağından kaynaklandığı, eşyanın iade edilmesi için gerekli olan mal bedeli iadesi şartının 17.10.2018 tarihinde gerçekleştiği, bu tarihe kadar eşyanın davacının onayıyla konteynerlerde ve Kazablanka limanında beklediği, dava konusu emtianın satışının EXW kaydıyla gerçekleştirildiği belirtilse de deniz yoluyla taşıma sözleşmesini davalı Link ile davacı Stopper'in kurduğunun ve taşıtan sıfatına sahip olduğunun kabul edilmesinin gerektiği, dava dışı gönderilen alıcının eşyayı teslim alma iktidarına sahip olmadığından dava konusu masraflardan sorumlu tutulma şartlarının gerçekleşmediği, dava konusu ücretlerin alt-asıl taşıma ilişkisi içinde asıl taşıyanın temsilcisi varma limanı yetkilisi (...) tarafından aynı tutarla fatura edilmiş olduğu, davalının demuraj ve ardiye masraflarının artmasında kusurunun bulunduğunun kabul edilemeyeceği, dava konusu ücretlerden sorumlu olan davacının iade talebinin yerinde olmadığı belirtilmiştir. 20.01.2021 tarihli bilirkişi heyet raporunda; davacı ile davalı arasındaki navlun sözleşmesi tahtında davalı şirket'in doğan sorumlulukları tam ve gereği gibi yerine getirdiği, eşyanın tahliye limandaki ihraç yasağından dolayı alıcısı tarafırıdan teslim alınamadığı, EXW teslim şekline haiz satış sözleşmesinden doğan hak ve sorumluluklara ilişkin değerlendirmenin bu sözleşmenin taraflarını bağlayacağı, davalı Şirket'in ardiye ve demuraj masrafından sorumlu tutulamayacağı, bu masraflara taşıtan sıfatı ile davacı'nın katlanması gerektiği ve ancak iade için satış sözleşmesi gereğince dava dışı alıcıya başvurabileceği belirtilmiştir. Davacı vekili bilirkişi raporlarına karşı itiraz etmiştir. Mahkemece, bilirkişi raporlarına göre yukarıda yer verilen gerekçelere istinaden davanın reddine karar verilmiştir. TTK'nın 1200.maddesinde, navlunun borçlusunun taşıtan olduğu düzenlenmiştir. Taşıtan davacıdır. Ödeme yükümlülüğünün doğması başlığını taşıyan TTK'nın 1203. maddesi "(1) Eşya, taşıtandan başka bir kişiye teslim edilecekse, bu kişi, navlun sözleşmesi veya konişmento ya da diğer bir denizde taşıma senedi uyarınca eşyanın teslimini istediğinde, bu istemin dayandığı sözleşmenin veya konişmentonun yahut diğer bir denizde taşıma senedinin hükümlerine göre ödemeye yetkili kılındığı bütün alacakları ödemekle, kendi hesabına gümrük resmi ödenmiş ve başka giderler yapılmış ise bunları da vermekle ve üstüne düşen diğer bütün borçları yerine getirmekle yükümlü olur" şeklindedir.TTK'nın 1207. maddesinin başlığı "Gönderilenin eşyayı teslim almaması hâlinde"dir. Maddenin ilk fıkrasında, gönderilen, eşyanın teslimini isteme hakkını kullanmazsa, taşıtanın navlun sözleşmesi gereğince navlunu ve diğer alacakları taşıyana ödemekle yükümlüdür düzenlemesine yer verilmiştir. Somut davada, gönderilen eşya tahliye limanındaki ihraç yasağından dolayı alıcı tarafından teslim alınamamıştır. EXW teslim şekline haiz satış sözleşmesinden doğan hak ve sorumluluklara ilişkin değerlendirme sözleşmenin taraflarını bağlayacaktır. Davalı taşıyıcı şirketin oluşan ardiye ve demuraj masrafından sorumlu tutulmasının kabulü için kusurlu olduğunu gösteren herhangi bir delil mevcut değildir. Taraflar arasında gerçekleştirilen mail yazışmaları bilirkişi raporunda değerlendirilmiştir. Olayın oluş şekliyle süreci konusunda taraflar arasında uyuşmazlık bulunmadığından mail yazışmalarının sonuca etkili olmayacağı aşikardır. Davalı taşıyıcı firma emtiayı varma limanına götürerek ilgililere teslim etmiştir. Yasa ve sözleşme kapsamında sorumluluklarını tam ve gereği gibi yerine getirmiş olduğunun kabulü kaçınılmazdır. Diğer taraftan, dava konusu edilen demuraj ve ardiye ücretine dair fatura bedeli öncelikle fiili taşıyıcı tarafından davalı akdi taşıyıcı adına düzenlenerek tahsil edilmiştir. Her ne kadar davacı şirket meydana gelen demuraj bedeli ve ardiye ücretinden davalının kusuru nedeniyle sorumlu olduğu iddia edilmiş ise de davalının olayda herhangi bir kusur ve ihmalinin ispat edilemediği, meydana gelen masrafların davacı gönderici tarafça karşılanması gerektiği anlaşıldığından kararın usul ve yasaya uygun olduğu sonucuna varılmıştır. Açıklanan bu gerekçelerle, HMK'nın 353/1.b.1 maddesi uyarınca dosya üzerinden yapılan istinaf incelemesi sonucunda, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine dair aşağıdaki hüküm verilmiştir.

HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;1-HMK'nın 353/1.b.1 maddesi uyarınca, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine, 2-Davacı tarafından yatırılan istinaf başvuru ve peşin karar harçlarının Hazineye gelir kaydına, bakiye 368,30 TL istinaf karar harcının davacıdan tahsiline,3-Davacı tarafından yapılan kanun yolu giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,4-Gerekçeli kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine,5-Dosyanın, kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine dair;HMK'nın 353/1.b.1 maddesi uyarınca dosya üzerinden yapılan istinaf incelemesi sonucunda, 02.07.2024 tarihinde, oybirliğiyle ve kesin olarak karar verildi.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

davanınsürülenyoluylakonusutarafların(Denizözetisavunmalarınınistinafdereceistanbulgerekçetaşımadansebeplerikaynaklı)incelemekararınınyükileriAlacakiddiamahkemesihüküm

Kaynak: karar_bam

Taranan Tarih: 25.01.2026 18:37:09

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim