Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi
bam
2021/1073
2024/1034
2 Temmuz 2024
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
14. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2021/1073
KARAR NO: 2024/1034
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: BAKIRKÖY 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 02/11/2020
NUMARASI: 2018/1177 E. - 2020/824 K.
DAVANIN KONUSU:Menfi Tespit (Genel kredi sözleşmesinden kaynaklanan)
Taraflar arasındaki menfi tespit davasının ilk derece mahkemesince yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerle davanın reddine dair verilen karara karşı, davacı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine Dairemize gönderilmiş olan dava dosyası incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ Davacı vekili, dava dilekçesinde özetle; Müvekkilinin davalı bankanın kredi borçlusu ''... davalı bankaya karşı şahsen ve kefaleten, doğmuş veya ilerde doğacak borçlarına bir kefaletinin bulunmadığının tespiti ile müvekkili tarafından davalı banka lehine ... Tic. AŞ nin kredi borçlarına teminat oluşturmak için verilen 12/01/2017 tarihli ipotek sebebiyle, davalı banka tarafından müvekkilinin rızası hilafına ipotek akit tablosuna ... Tic AŞ'nin borçlarının teminatı ifadesi yanına, davalı bankaca müvekkilinin borçlanma iradesine aykırı olarak, gizlice eklenen ''... şahsen veya kefaleten, doğmuş veya ilerde doğacak borçlarının teminatı''da ibaresinin yasa ve hukuka aykırı olduğunun tespiti ile müvekkilinin davalıya, ... borçlarından dolayı kefaleten veya ipotek veren sıfatıyla borçlu olmadığının tespitine, ipotek sözleşmesinin niteliğine ve özelliğine uygun olmayan, genel işlem koşulu niteliğinde olan ''... şahsen veya kefaleten, doğmuş veya ilerde doğacak borçlarının teminatı" TBK'nın 21/2 maddesine göre yazılmamış sayılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, savunmasında özetle; Davacının, dava dışı ... veya ... Ltd. Şti.'nin müvekkili bankadan kullandığı ve kullanacağı tüm nakdi ve gayrinakdi kredilerle, kefaletten kaynaklanan borçları dahil ipotek resmi senedinde bahsi geçen tüm borçlarının teminatını teşkil etmek üzere tesis edilmiş bulunan ipotek yüküyle birlikte satın aldığını, dolayısıyla davacı ile gerçekleştirilen ipotek tesisinde hali hazırda riskinden gayrimenkulü ile sorumlu olduğu dava dışı ... asaleten ve kefaleten borçlarından sorumluluğuna ilişkin tarafların serbest iradesi ile sözleşme serbestisi içinde gerçekleşen ipotek sözleşmesine yönelik aksi iddialar MK 2. Maddesinde düzenlenen hakkın kötüye kullanılması yasağı ve MK 3. Maddesindeki iyi niyet kuralına açıkça aykırı olduğunu, davacı ile yapılan ipotek sözleşmesinde davacıya yeni bir sorumluluk yüklenmediğini, davacı ile 2. Dereceden yeni ipotek sözleşmesi kurulduğu tarihte, önceki tarihli 1. Derecedeki ipotek kapsamında dava dışı ... Ltd Şti nin davalı müvekkili banka nezdinde kredi riski bulunduğundan, müvekkili bankanın devam eden bir alacak riskinde bu riskin teminatını teşkil eden ipoteği tümüyle kaldırmasının ticari hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, bu nedenlerle davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda; "...Davacı yan maliki olduğu, ... İli ... İlçesi ... Mah. ... pafta ,... ada ,... parselde kayıtlı ,...kat ,... nolu bağımsız bölüm üzerinde olduğu ... İli ... İlçesi ... Mahallesi ... pafta ,... ada,... parselde kayıtlı ,...kat ... nolu bağımsız bölüm üzerinde ortağı olduğu ... A.Ş lehine ipotek tesis ediliği, Davacı yan iradesi dışından anılan ipotek işlemi yanında dava dışı ...'nın şahsen ve ya kefaleten doğmuş ve doğacak borçları için de iradesi dışında davalı banka tarafından ibare eklendiği ve ... dava dışı ....San.Ltd.Şti nin borcuna kefaletten dolayı davalı bankanın kendisine ihtarname gönderdiği ve de iradesi dışında yazılan bu ibarenin yazılmamış sayılmasına ve borçlu olmadığının tespitini talep etmekle; Gayrimenkulün ilk maliki ..., ...’dan satın aldığı gayrimenkulu 19.12.2014 tarihinde davalı bankaya 1. Derecede 11.650.000,00 TL bedelle ipotek vermek suretiyle davalı bankadan 410.000,00 TL jconut finansmanı kredisi kullanmıştır. İpotek akit tablosunun (1.) maddesi; “ ... ve/veya ...Tic. San. Ltd. Şti. nin ... Bankası A.Ş’nin merkez ve şubelerinden kullandığı ve kullanacağı tüm nakdi ve gayrinakdi kredilerden ve kredi sayılan işlemlerden, bankanın diğer kredi borçlarının kredi ve kredi sayılan işlemlerden kaynaklanan borçları için verdikleri ve verecekleri kambiyo senetlerinden, j bankanın diğer müşterilerinin kredi veya kredi sayılan işlemlerden kaynaklanan borçların ın teminatı olarak verdikleri ve verecekleri kefalet, garanti, aval ve borca katılmalarından, banka ile akdettiği/akdedeceği toplu konut kredilendirme sözleşmelerinden doğmuş ve doğacak borçların, bu borçlardan kaynaklanan her türlü, verçji, harç v b. mali yükümlülükler ile gider, masraf ve komisyonlardan kaynaklanan, işbu sözleşmenin akdine kadar DOĞMUŞ ve işbu sözleşmenin akdinden sonra doğacak anapara, kar payı, mahrum kalınan kar payı, teminat mektubu komisyonu, tüm borçlarınteminatını teşkil etmek 1.650.000,00 TL bedelle serbest dereceden istifade etmek kaydıyla 1. Derede ipotek tesis edilmekle;Yukarıda belirtilen taşınmaz tapu kütüğü kaydı belgelerine göre, ... tarafından 09 03.2015 tarih ve ... yevmiye kaydı ile ipotekli j olarak ... satılmış, daha sonra ... tarafındain ipotekli olarak bu kez 11.01.2017 tarih ve ... yevmiye No.su ile ... satılmış olduğu görülmektedir.DavacI ... ipotekli olarak satın aldığı taşınmazı (1) gün sonra,12.01.2017 tarih ve ... yevmiye kaydı ile 1.500 000,00 TL bedelle davalı bankaya 2. derecede ipotek vermiştir.Davacının kendi serbest iradesi dahilinde 12.01 2017 tarihinde tesis ettirdiği ipotek resmi senedine ... isminin sonradan gizlice ilave edîldiği iddiası ,Tapu kayıtlarının resmi yazılı belgelerden olması, bu belgelerin davalı banka tarafından değil tapu memurluğunca tutulması, bu bakımdan dayalı bankanın bu kayıtlara tek taraflı müdahalesinin sözkonusu olamaması, resmii yazılı belgelerin aksinin yine aynı kuvvetteki resmi yazılı belgelerle ispat edilmesinin gerekmesi, davaya konu ipoteğin içeriğinin daha önce tesis edilen ipoteğin içeriğiyle aynı olması gibi hususlar birlikte değerlendirildiğinde; davacının razısı dışında ipotek resmi belgesinin içeriğinin değiştirildiğine ilişkin iddianın ispat edilemediği anlaşılmakla..." gerekçesiyle davanın reddine, karar verilmiştir. Bu karara karşı, davacı vekilince istinaf başvurusunda bulunulmuştur.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ Davacı vekili, istinaf başvuru dilekçesinde özetle; Kararın hukuka ve maddi gerçekliğe aykırı olduğunu, ipoteğe konu taşınmazın 11 nolu bağımsız bölüm olduğunu, müvekkilinin söz konusu taşınmazı 11.01.2017 tarihinde dava dışı ... satın aldığını, 12.01.2017 tarihinde ise, dava konusu ipoteğin tesis edildiğini, ipoteğin dava dışı ... AŞ'nin davalı bankadan kullanacağı kredilerin teminatı olmak üzere müvekkilinin bilgisi haricinde davalı bankanın hilesi ile ne müvekkilinin ne de dava dışı şirket ile ilgisi bulunmayan ...'ın davalı bankaya şahsen ve /veya kefaletten doğmuş ve/veya ileride doğacak borçlarının teminatı ibaresinin eklendiğini, bu krediye dava dışı ve müvekkili ile hiçbir ilgisi bulunmayan ... Ltd. Şti'nin kefil olmuş olduğunun anlaşıldığını, önemli olan hususun 19.12.2014 tarihli ipoteğin 06.10.2017 tarihinde bankaca fek edildiğini, müvekkilinin ne ... nede ... şirketi ile herhangi bir iş veya bağlantısının bulunmadığını, Tamerofis şirketine müvekkilinin taşınmazı satın aldıktan sonra banka tarafından krediler kullandırıldığını, tüm bu olay örgüsünün davalı bankanın hilesini açıkça gösterdiğini, 12.01.2017 tarihli ipotek tesis edilmesinde ... şahsen ve/veya kefil olduğu borçlar şeklindeki ibarelerin eklenmesinin hem bankanın hilesini hem de bu ibarenin genel işlem koşulları şeklinde olarak işleme tamamen yabancı olmayı açıkça ortaya koyduğunu, güven kurumu olan bankaların bu tür hileli ve müşterisinin tamamen aleyhine işlemlerinin hiçbir şekilde tasvip edilmesinin mümkün olmaması gerektiğini, müvekkilinin işlemden haberdar olmasıyla birlikte ihtar ve iptal beyanını keşide ettiğini, mahkeme tarafından ihbarlarının ve neticelerinin hiç dikkate alınmadığını, sonradan öğrenildiği üzere dava dışı ... isimli şahsa ödenmeyen bu kredilerin ipotek karşılığı verilmiş kredilerden olmadığını, kredinin Garanti Fonu teminatı ile verildiğini, yani herhangi bir teminat alınmadığını, davanın tapu siciline güven ilkesi ile iş bu davanın hiç bir bağlantısının bulunmadığını, mahkeme tarafından bilirkişi raporları esas alınarak karar verilmesinin kabul edilemeyeceğini, raporlarda TMK 1020.maddede yer alan tapu sicilinin aleni ilkesinden bahsedilerek müvekkili aleyhine yorumlar yapıldığını, söz konusu düzenleme ile davanın herhangi bir ilgisinin olmadığını, 12.01.2017 tarihli ipotek tesis edilirken zaten mevcut olan birinci dereceden 16.12.2014 tarihli 1.650.000,00 TL ipoteğin mevcut olduğunu, dolayısıyla müvekkilinin tesis ettiği ipoteğe ... şahsen veya kefalet dolayısıyla borçlarına da teminat teşkil edeceği şeklindeki eklemenin kabul edilebilir hiçbir tarafı bulunmadığını iddia ederek, kararın kaldırılmasına ve davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.
İNCELEME VE GEREKÇE Dava, İİK'nın 72.maddesi uyarınca ipotek veren sıfatıyla borçlu olunmadığının tespitine ve ipotek kaydına yazılan ibarenin hukuka ve yasaya aykırı genel işlem olması nedeniyle TBK'nın 21/2. maddesine göre yazılmamış sayılmasına karar verilmesi taleplerine ilişkindir. İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda davanın reddine karar verilmiş; bu karara karşı, davacı vekili yasal süresi içinde istinaf başvurusunda bulunulmuştur. İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi uyarınca, ileri sürülmüş olan istinaf nedenleriyle ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır.Taraflar arasında davacının ipotek tesis edilen dava konusu 140 parselde kayıtlı 11 nolu bağımsız bölümün maliki olduğu, 12.01.2017 tarihli ipoteğin tesis edilmiş olduğu konularda herhangi bir uyuşmazlık mevcut değildir.Uyuşmazlık, davacının davalı bankaya ipotekten dolayı borçlu olup olmadığı, 11 nolu bağımsız bölüm üzerine ipoteğe eklenen ... da şahsen ve/veya kefaleten doğmuş/veya ileride doğacak borçlarının teminatı ibaresinin hukuka ve yasaya aykırı genel işlem niteliğinde olup olmadığı ve TBK 21/2.maddesine göre, işlem koşulunun yazılmamış sayılmasına dair iddianın yerinde olup olmadığı, mahkeme kararının usul ve yasaya uygun bulunup bulunmadığına ilişkindir. Dosya kapsamından dava konusu 1412 ada 140 parsel taşınmazın ... ili ... ilçesinde olduğu, bağımsız bölümün 14.04.2014 tarihinde kat irtifakının kurulduğu, davacının dava dışı ... söz konusu taşınmazı 19.12.2014 tarihinde satın aldığı, tapu kaydına satış ve ipotek şerhinin düşülmüş olduğu, 11.01.2017 tarihinde davacı tarafça dava dışı ... davacı tarafça satın alındığı, taşınmaza ilhişkin 28.12.2017 tarihinde tevhit işleminin gerçekleştirildiği, davalı banka ile davacı arasında 12.01.2017 tarihinde gerçekleştirilen ipotekle 1.500.000,00 TL tutarında taşınmaz üzerine birinci dereceden ipotek tesis edildiği, söz konusu taşınmaz üzerinde 19.12.2014 tarihinde davalı banka tarafından 1.650.000,00 TL bedelli olarak dava dışı ... ve davacı adına ipotek tesis edildiği, taşınmazın o tarih itibariyle üç hisseli olduğu, her birinin birer hissesine ipoteğin tesis edilmiş olduğu, 12.01.2017 tarihli resmi senet ile ikinci normal kat 11 nolu çatı arasında mahali olan meskenin tamamının davacı adına kayıtlı iken bu defa adı geçen davacı adına dava dışı ... vekaleten davalı banka lehine ipotek tesis edildiği, ipotek bedelinin 1.500.000,00 TL olarak ikinci dereceden belirlendiği ipotek resmi senedine ekli sözleşme şartlarının birinci maddesinde ... .AŞve/veya ... davalı bankanın merkez ve şubelerinden kullandığı veya kullanacağı tüm nakdi ve ... Kredilerden ve doğmuş veya doğacak borçlardan ve bu borçlardan kaynaklanan masraf ve komisyonlardan sözleşmenin akdine kadar doğmuş ve iş bu sözleşmenin akdinden sonra ana para.. Feriler ile mevzuatın ipoteğin kapsamına dahil olacağını belirttiği tüm borçlarının teminatını teşkil etmek üzere maliki bulunduğu resmi senedin arka sayfasında özel sütunda yazılı gayrimenkulü müştemilat ve teferruatları ile birlikte banka lehine 1.500.000,00 TL 'den ikinci dereceden, serbest dereceden istifade etmek kaydı ile faizsiz olmak üzere ve fekki banka tarafından bildirilinceye kadar hüküm ifade etmek üzere ipotek ettiğine yer verildiği, resmi senede ekli sözleşme başlıklı belgenin tapu müdürü resmi senet düzenleyen görevli memur ve taraflarca imzalanmış olduğu, resmi senette yer alan ... Aş'ye ait 18.12.2018 tarihli İstanbul ticaret sicil müdürlüğü cevabı yazı ve eklerinden davacının şirketin yönetim kurulu üyesi olduğu, davalı banka tarafından 14.11.2018 tarihli ihtarnamenin davacıya keşide edildiği, Bakırköy ... Noterliğinde düzenlenen ihtarnamede ... asaleten ve kefaleten bankadan kullandığı/kullandırılacak nakdi/ gayri nakdi kredilerednen kaynaklanan borçların teminatını teşkil etmek üzere banka lehine üzerine ipotek tesis edilen 140 parsel 11 bağımsız nolu taşınmazın muhatap ... tarafından satın alındığının öğrenildiğini, iş bu satış işlemi ile ilgili yasal hakları saklı kalmak kaydı ile ... ipotek borçlusu olarak ve ipotek tutarı ile sınırlı olarak bankaya olan boçlarından sorumlu bulunduğu, ... Ltd. Şirketine kullandırılan ... kefaleti bulunan borçlarından kaynaklanan toplam 87.1487,47 TL nakdi alacağın adı geçene çekilen ihtarnameye rağmen bu güne kadar ödenmediği belirtilerek söz konusu bedelin iki gün içerisinde bankaya ödenmesi aksi halde ipoteğin paraya çevrilmesi dahil yasal takip işlemlerinin başlatılacağının belirtildiği, davacı tarafça 29.11.2017 tarihli Bakırköy ... Noterliğinde düzenlenen ihtarnamenin ise, davalı bankanın genel müdürlüğü, Bağcılar Çiftlik şubesi ve ... hakkında düzenlendiği, ihtarname içerisinde bankanın 15 yıldır müşterisi olan müvekkilinin banka ile milyonlarca liralık işlem yaptığı güven esaslı çok sayıda işlem gerçekleştirildiği, ve diğer hususlara yer verildikten sonra aradaki güven ilişkisinin Bağcılar Çiftlik şubesi çalışanı ... hileli bir işlemi ile sarsıldığı, 12.01.2017 tarihinde ... AŞ adına verilen ipotek işlemine taraflarca ve yapılan işlemin maksadıyla hiçbir ilgisi olmayan üçüncü kişi konumundaki ... isminin de sonradan dahil edilmiş olması nedeniyle banka ile olan güven ilişkisinin bozulduğu, bu olayın öğrenilmesinden sonra müvekkilinin milyonlarca liralık işlemini azalttığı, çekleri iade ettiği, ilişkilerini asgari seviyeye düşürdüğü belirtilmek suretiyle işlemin sehven hatadan kaynaklanması durumunda ... lehine kurulan ipoteğin ihtarın tebliğinden itibaren 7 gün içerisinde kaldırılması ihmali olanlar hakkında soruşturma yapılarak idari yönden cezalandırılmaları, bu işlemin kasıtlı ve bilinçli olarak yapılan işlem ise yapılan ihtara rağmen hileli işlemin düzeltilmemesi halinde nitelikli dolandırıcılık ve zimmet suçunu oluşturmasına binaen Bağcılar Çiftlik şubesi yetkilileri ile öğrendiği halde banka genel müdürlük yetkilileri hakkında suç duyurusunda bulunulacağının belirtildiği ve davacı vekili tarafından iş bu davanın açılmış olduğu anlaşılmıştır. Yargılama aşamasında davacı vekili tarafından 09.07.2019 tarihinde dosyaya ibraz etmiş olduğu dilekçesinde söz konusu 732 nolu belgenin 29.11.2017 tarihinde dava konusu 12.01.2017 tarihinde alınan ikinci derece 1.500.000 TL bedelli ipotek olduğunu, önceden hazırlanmış maktu ipotek belgesi olduğunu, imzaların müvekkili adına vekaleten ... tarafından atıldığını, önceden hazırlanan ve tapuya verilen ipotek metninde sonradan bir değişiklik veya ilave yapılmasının mümkün olmadığı belirtilmiştir. 09.04.2019 tarihli bilirkişi raporunda; davalı banka ile dava dışı ....San.Ltd.Şti. arasında 26/05/2017 tarihinde Genel Kredi Sözleşmesi imzalandığı ve firmaya 06/06/2017 tarihli 95.951,18 TL'lik, 17/07/2017 tarihli 100.000,00 TL'lik ve 21/08/2017 tarihli 125.000,00 TL'lik krediler kullandırıldığı ve bu krediye dava dışı ... da müteselsil) kefalet hesap rehin sözleşmesi gereği firmanın bankaya karşı doğmuş ve doğacak borçlarına bağımsız. müteselsil kefil sıfatıyla kefalet imzasının alındığı, borçlu firmanın borcunu zamanında ödememesi üzerine, davalı bankanın 12/01/2017 tarihli ipotek akdine dayanarak, davacı ... Bakırköy ....Noterliği'nin 14/11/2018 tarih ... yevmiye nolu ihtarnamesini keşide ederek 87.187,47 TL tutarındaki alacağının 2 gün içerisinde ödenmesini aksi takdirde ipoteğin/rehinin paraya çevrilmesi dahil yasal yollara başvuracağını ihtar ettiği, ihtarnamenin 17/11/2018 tarihinde muhatabın belirtilen adreste bulunmam nedeniyle mahalle muhtarlığına tebliğ edildiği görüldüğünden, muhatabın 20/11/2018 tarihinde temerrüde düştüğü, taraflar arasında akdedilen 12/01/2017 tarih 732 yevmiye nolu ipotek akdinin 1.maddesi “...Anonim Şirketi ve/veya ...'ın ... Bankası A.Ş.'nin merkez ve şubelerinden kullandığı ve kullanacağı tür nakdi ve gayri nakdi kredilerinden, bankanın diğer müşterilerinin kredi ve kredi sayılan işlemlerinden kaynaklanan borçlarının teminatı olarak verdikleri ve verecekleri kefalet, garanti, aval ve borca katılmalarından kaynaklanan, işbu sözleşmenin akdine kadar doğmuş ve iş bu sözleşmenin akdinden sonra doğacak ana para, kar payı, mahrum kalınan kar payı,temini mektubu komisyonu, sigorta primi, avukatlık ücreti, prim, temettü halinde yasa sözleşme gereği ödenmesi gereken feriler ile mevzuatın ipoteğin kapsamına dahil olacağını belirttiği tüm borçların teminatını teşkil etmek üzere....” hükmünü içerdiği, davacı ..., gerek davalı bankaya gönderdiği ihtarnamelerde, gerekse dava dilekçesinde belirttiği üzere; 2. dereceden 1.500.000,00 TL'lik ipoteğin tesisi esnasında “... şahsen veya/ kefaleten, doğmuş ve/veya ileride doğacak borçlarının da teminatı...” ibaresinin kendi iradesi dışında eklendiği ve “..ipoteğin tesisi esnasında, taraflarla ve yapılan işlemlerin maksadı ile hiçbir ilişkisi olmayan 3.kişi konumundaki ... isminin sonradan dahil edilmiş olması...” iddiasına katılmanın mümkün olmadığı, zira TMK.1020.,maddesi gereği Tapu Sicilinin Aleniliği İlkesi, tapu sicili kayıtların açıklığı, her türlü tapu işlemini huzurda ve tarafların bilgisi dahilinde yapılıyor olması hususları da göz önünde bulundurularak, davacının iddiasının değerlendirilmesinin mahkemenin takdirinde olduğu, davacı vekili tarafından bilirkişi raporuna karşı itiraz edilmiştir. 14.02.2020 tarihli bilirkişi ek raporunda; 09/04/2019 tarihli kök raporumuzun Netice ve kanaat bölümünde belirtilen; “Davacı ..., gerek davalı bankaya gönderdiği ihtarnamelerde, gerekse dava dilekçesinde belirttiği üzere; 2.dereceden 1.500.000,00 TL'lik ipoteğin tesisi esnasında “ ... şahsen ve/veya kefaleten, doğmuş ve/veya ilerlde doğacak borçlarının da teminatı..” ibaresinin kendi iradesi dişinda eklendiği ve “İpoteğin tesisi esnasında, taraflarla ve yapılan işlemlerin maksadı ile hiçbir ilişkisi olmayan 3.kişi konumundaki ... isminin sonradan dahil edilmiş olması...” iddiasına katılmak mümkün değildir. Zira TMK.1020.maddesi gereği Tapu Sicilinin Aleniliği İlkesi, tapu sicili kayıtların açıklığı, her türlü tapu işleminin huzurda ve tarafların bilgisi dahilinde yapılıyor olması hususları da göz önünde bulundurularak, davacının iddiasının değerlendirilmesinin sayın mahkemenizin takdirlerinde olduğu,”şeklindeki kanaatimizde herhangi bir değişiklik olmadığı belirtilmiştir.15.06.2020 tarihli bilirkişi heyet raporunda; mevcut delil durumuna göre, davalı bankanın kredi borçluları ... ve .... San. Ltd. Şti.'den halen; muaccel ve icra takibine intikal eden kredi alacakları bulunduğu, davacının 12.01.2017 tarih ve ... yevmiye nosu ile 2. Derecede 1.500.000,00 TL'lık bedelle tesis ettirdiği İpotek akit tablosunun (1.) maddesi; “... AŞ ve/veya ... ... Bankası A.Ş'nin merkez ve şubelerinden kullandığı ve kullanacağı tüm nakdi ve gayrinakdi kredilerden ve kredi sayılan işlemlerden, bankanın diğer kredi borçlarının kredi ve kredi sayılan işlemlerden kaynaklanan borçları için verdikleri ve verecekleri kambiyo senetlerinden, bankanın diğer müşterilerinin kredi veya kredi sayılan işlemlerden kaynaklanan barçlarının teminatı olarak verdikleri ve verecekleri kefalet, garanti, aval ve borca katılmalarından, banka ile akdettiği ve akdedeceği toplu konut kredilendirme sözleşmelerinden doğmuş ve doğacak borçların, bu borçlardan kaynaklanan her türlü, vergi, harç v.b mali yükümlülükler ile gider, masraf ve komisyonlardan kaynaklanan, işbu sözleşmenin akdine kadar doğmuş ve işbu sözleşmenin akdinden sonra doğacak anapara, kar payı, mahrum kalınan kar payı, teminat mektubu komisyonu, tüm borçların teminatını teşkil etmek üzere" hükmünü içerdiği, davacının kendi serbest iradesi dahilinde 12.01.2017 tarihinde tesis ettirdiği ipotek resmi senedine ... isminin sonradan gizlice ilave edildiği iddiasına; başta TMK'nın 1020 maddesi, bankacılık yerleşik teamülleri ve tarafların serbestçe ortak irade beyanları ile tapu memuru önünde alenilik ilkesi ve saydamlık/şeffaflık çerçevesinde tesis edildiğinden, katılmanın mümkün olmadığı, tapu kayıtlarının resmi yazılı belgelerden olması, bu belgelerin davalı banka tarafından değil tapu memurluğunca tutulması, bu bakımdan davalı bankanın bu kayıtlara tek taraflı müdahalesinin sözkonusu olamaması, resmi; yazılı belgelerin aksinin yine aynı kuvvetteki resmi yazılı belgelerle ispat edilmesinin gerekmesi, davaya konu ipoteğin içeriğinin daha önce tesis edilen ipoteğin içeriğiyle aynı olması gibi hususlar birlikte değerlendirildiğinde; davacının razısı dışında ipotek resmi belgesinin içeriğinin değiştirildiğine ilişkin iddiasının bu nedenle de yerinde olmadığı belirtilmiştir. Mahkemece yukarıda yer verilen gerekçelere istinaden davanın reddine karar verilmiştir. Taşınmaz tapu kayıtları ve ipotek resmî senetlerinden ve davacı vekilinin dosyaya ibraz etmiş olduğu 09.07.2019 tarihli yazılı beyanından ipotek belgesindeki imzalar davacı adına vekaleten ... tarafından atılmıştır. TMK'nın 997. maddesinde, tapu sicilinin kurulması üst başlığı ile taşınmazlar üzerindeki hakları göstermek üzere tapu sicilinin tutulduğuna birinci fıkrada yer verilmiştir. TMK'nın 1008. maddesinde, taşınmazlara ilişkin hangi hakların tapu kütüğüne tescil edileceğine yer verilmiştir. 1013. maddede, tescilin ve terkinin koşulları başlığı ile birinci fıkrada tescilin tasarrufa konu olan taşınmaz malikinin yazılı beyanı üzerine yapılacağına yeri verilmiştir. Aynı Kanun'un 1020. maddesinin üst başlığı ise "Tapu sicilinin açıklığı"dır. 1020. maddenin ilk fıkrasında tapu sicilinin herkese açık olduğu, ilgisini inanılır kılan herkesin tapu kütüğündeki ilgili sayfanın ve belgenin tapu memuru önünde kendisine gösterilmesini veya bunların örneklerinin verilmesini isteyebileceği, son fıkrada ise kimsenin tapu sicilindeki kaydı bilmediğini ileri süremeyeceği ifade edilmiştir. Somut davada, dava konusu bağımsız taşınmaz üzerine daha önceden önceki malikleri tarafından kullanılan krediye istinaden ipotek tesis edilmiş olduğu, tapu kayıt belgelerinden anlaşılmaktadır. Davacı adına vekaleten sözleşmeyi imzalayan vekilin yukarıda belirtilen yasal düzenlemeler kapsamında tapu kaydını görerek bu işlemleri yaptığının kabulü kaçınılmazdır. Diğer taraftan davacı söz konusu ipotek resmi senedine ekli sözleşme şartlarındaki ilk maddede yer alan ifadenin TBK'nın 21/2.maddesine göre genel işlem şartları nedeniyle yazılmamış sayılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
TBK 20.maddesinde genel işlem koşulları, bir sözleşmeye yapılırken düzenleyenin ileride çok sayıdaki benzer sözleşmede kullanmak amacıyla, önceden tek başına hazırlayarak karşı tarafa sunduğu sözleşme hükümleri olduğuna yer verilmiştir. Maddenin devamında bu koşulların sözleşme metninde veya ekinde yer alması kapsamı, yazı türü ve şeklinin nitelendirmede önem taşımayacağı ve diğer hususlara yer verilmiştir. Kural olarak genel işlem koşulları içeren sözleşmelerin düzenlenmesi, yasal sınırlar içinde hukuken mümkündür. Ancak, Yasanın 25. maddesine göre, “Genel işlem koşullarına, dürüstlük kurallarına aykırı olarak, karşı tarafın aleyhine veya onun durumunu ağırlaştırıcı nitelikte hükümler konulamaz”. Genel işlem koşulu içeren sözleşmeler, dürüstlük kuralına aykırı ve karşı tarafın aleyhine olacak hükümler varsa, bu hükümler hiç yazılmamış (hükümsüz) sayılacaktır. Somut olayda her ne kadar davacı gerçek kişi ise de tüketici vasfında kabul edilemeyeceği, tedbirli davranmak yükümlülüğünün bulunduğu, ipotek akit tablosuna yazılan kaydın dürüstlük kuralına aykırı haksız şart olarak değerlendirilemeyeceği, resmî senedin okunarak imzalandığı dikkate alındığında, sözleşme hükümlerinin genel işlem koşulu olmakla birlikte dürüstlük kuralına aykırı haksız şart içermediği, dolayısıyla da geçerli olduğu sonucuna varılmakla, davacı vekilinin bu yöndeki istinaf nedeni yerinde görülmemiştir. Açıklanan bu gerekçelerle, HMK'nın 353/1.b.1 maddesi uyarınca dosya üzerinden yapılan istinaf incelemesi sonucunda, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-HMK'nın 353/1.b.1 maddesi uyarınca, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine, 2-Davacı tarafından yatırılan istinaf başvuru ve peşin karar harçlarının Hazineye gelir kaydına, bakiye 368,30 TL istinaf karar harcının davacıdan tahsiline,3-Davacı tarafından yapılan kanun yolu giderlerinin kendi üzerlerinde bırakılmasına,4-Gerekçeli kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine,5-Dosyanın, kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine dair;HMK'nın 353/1.b.1 maddesi uyarınca dosya üzerinden yapılan istinaf incelemesi sonucunda, oybirliğiyle ve kesin olarak karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_bam
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:37:09