İstanbul BAM 14. HD 2024/818 E. 2024/1014 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi
bam
2024/818
2024/1014
12 Haziran 2024
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
14. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2024/818
KARAR NO: 2024/1014
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İstanbul 10. Asliye Ticaret Mahkemesi
TARİHİ: 16.04.2024 Tarihli ara karar
NUMARASI: 2024/210 Esas
DAVA: Tazminat (Haksız Rekabetten Kaynaklanan)
Taraflar arasındaki haksız rekabetin tespiti- önlenmesi ve tazminat davasının ilk derece mahkemesince yapılan yargılaması sırasında davacı vekilinin ihtiyati tedbir talebinin reddine dair verilen ara karara karşı, davacı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine Dairemize gönderilmiş olan dava dosyası incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ Davacı vekili, dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin Elazığ ili Keban ilçesi sınırlarında yer alan Karakaya Barajı 10. Bölge olarak adlandırılan alanda su ürünleri yetiştiriciliği yapmak üzere ihtiyaç duyulan 1 da.'lık yüzey alanını Elazığ İl Tarım ve Orman Müdürlüğü'nden 1380 sayılı Su Ürünleri Kanununun 4. maddesi uyarınca kiralamıştır Haricen yapılan araştırmalar sonucu ... ili, ... ilçesi, ... Nehri üzerinde faaliyet sürdüren davalı tarafın mevzuata aykırı şekilde faaliyetlerine devam ettiğini, kapasite üzerinde ve izinsiz üretim yaptığı tespit edildiğini, davalı tarafın kullanım alanlarının dışına çıktığını, idareden gerekli izinleri almadan olağan dışı kullanım alanı yaratarak 300 adet kafes kurduğunu, baraj kapasitesine göre fazla kafes eklediğini ve bu doğrultuda ticari faaliyetlerini icra ettiğini, fazlaya ilişkin talep ve hakları saklı kalmak kaydıyla, davalı tarafın TTK 54 vd. maddelerinde düzenlenen haksız rekabet hükümlerine aykırılık teşkil eden fiilleri sebebiyle haksız rekabetin tespiti ile haksız rekabetin men'ine, mahkemece alınacak bilirkişi raporu ile belirlenebildiği anda artırılmak üzere şimdilik 1000,00-TL maddi tazminat ödenmesine ve davalı aleyhine ihtiyati tedbir kararı verilmesine, mahallinde yapılacak keşif ile davaya konu baraj gölü üzerinde su ürünleri yetiştiriciliği yapmakta olan tüm tesislerin lisans ve ilgili idarece tahsis edilen toplam üretim kapasiteleri, su yüzey kullanım alanları, su ürünleri yetiştiricilik faaliyetlerinde kullanılan kafeslerin adet ve çap bilgileri hususlarında tespit yapılmasına, davanın kabulüne, haksız rekabetin tespiti ile haksız rekabetin men'ine, davalı tarafın fırat nehri üzerindeki su ürünleri yetiştiriciliği faaliyetlerinin durdurulmasına ilişkin ihtiyati tedbir kararı verilmesine, davaya konu baraj gölünde faaliyet gösteren su ürünleri yetiştiricilerinin toplam üretim kapasiteleri, su yüzey kullanım alanları, su ürünleri yetiştiricilik faaliyetlerinde kullanılan kafeslerin adet ve çap bilgileri hususunda delil tespitinin yapılmasına, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine, karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sırasında; "...6100 Sayılı HMK'nın 389. ve devamı maddelerinde ihtiyati tedbir müessesesi düzenlenmiştir. Buna göre; mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkansız hale geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hallerinde, uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyati tedbir kararı verilebilir.İhtiyati tedbir talebi dava açılmadan önce esas hakkında görevli ve yetkili olan Mahkemeden istenebilir. Talep edenin haklarını derhal korunmasında zorunluluk bulunan hallerde hakim karşı tarafı dinlemeden de tedbire karar verebilir. Tedbir talep eden dilekçesinde dayandığı ihtiyati tedbir sebebini ve türünü açıkça belirtmek ve davanın esası yönünden kendisinin haklılığını yaklaşık olarak ispat etmek zorundadır.Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; uyuşmazlığın yargılamayı gerektirdiği, mevcut dosya delillerinin incelenmesinde yaklaşık ispat koşulunun bu aşamada oluşmadığı..." gerekçesiyle, ihtiyati tedbir isteminin reddine, karar verilmiştir. Bu ara karara karşı, davacı vekilince istinaf başvurusunda bulunulmuştur.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ Davacı vekili, istinaf başvuru dilekçesinde özetle; İhtiyati tedbir dilekçesindeki taleplerini aynen tekrarla; müvekkili şirketin dava dilekçesinde detaylıca açıkladıkları üzere, haksız rekabete uğradığını ve nihai bir çözüm amacıyla ikame edilen iş bu davanın sonuçlanmasının gecikmesi nedeniyle ortaya çıkabilecek geri dönülmez zararların oluşmasının engellenmesi amacıyla taraflarınca, davalı tarafın Fırat Nehri üzerinde yapmakta olduğu su ürünleri yetiştiriciliği faaliyetlerine ilişkin ihtiyati tedbir kararı verilmesini talep ettiklerini, dava dilekçesinde detaylıca açıklanan nedenlerle, davalının eylemlerinin haksız rekabet teşkil ettiği, müvekkili şirketin iş bu eylemleri dolayısıyla zarara uğradığı ve zarara uğrama tehlikesinin bulunduğu, davalının eylemleri ile ortaya çıkan zarar arasında uygun illiyet bağı bulunduğunun izahtan vareste olduğunu, Bu durumda ilk derece mahkemesi tarafından yapılan değerlendirme sonucunda somut olayda yaklaşık ispat koşulunun sağlanmadığı gerekçesiyle ihtiyati tedbir taleplerinin reddedilmiş olmasının, dilekçe ekinde sunulan doktrin görüşler ve Yargıtay kararları ile de detaylıca izah edildiği üzere, mevzuata, yerleşik Yargıtay içtihatlarına ve hakkaniyete aykırı olduğunu, Açıklanan nedenlerle, istinaf dairesince yapılacak inceleme sonucunda, ihtiyati tedbir talebine ilişkin yerel mahkeme kararının kaldırılarak, davalının elinde bulundurduğu hisseye bağlı haklarının kullanımının engellenmesi yönünde teminatsız olarak ihtiyati tedbir kararı verilmesi gerektiğini, Bu nedenlerle ilk derece mahkemesinin istinafa konu ara kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek, ara kararın kaldırılmasına ve ihtiyati tedbir talebinin kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.
İNCELEME VE GEREKÇE Dava, TTK'nın 54. maddesi uyarınca haksız rekabetin tespiti, meni, meydana gelen maddi zararın tahsili istemlerine ilişkindir.İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sırasında davcı vekilinin ihtiyati tedbir talebin reddine dair ara karar verilmiş; bu ara karara karşı, davacı vekilince, yasal süresi içinde istinaf başvurusunda bulunulmuştur.İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi uyarınca, ileri sürülmüş olan istinaf nedenleriyle ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır.Davacı vekili, dava dilekçesinde, müvekkilinin Keban barajı 10. Bölge olarak adlandırılan yerde su ürünleri yetiştirmek üzere Tarım İl Müdürlüğünden 1 da lık yer kirilandığını, davalının ise Keban ilçesi Fırat Nehri üzerinde mevzuata aykırı şekilde kapasite üzerinde ve izinsiz faaliyette bulunduğunu, davalının üretim alanı dışında kullanım yaptığını, baraj kapasitesine göre fazla kafes eklediği, davalının bu eylemlerinin müvekkili yönünden haksız rekabet oluşturduğunu, bu konuda iddiaları kapsamında delil tespiti yapılarak davalı eylemlerinin haksız rekabet ettiğinin tespiti ile uğranılan zararın tespiti ile tazminini, davalının haksız rekabet oluşturan eylemleri nedeniyle faaliyetinin ihtiyati tedbiren durdurulmasına karar verilmesini talep edilmiştir.İlk derece mahkemesince davacı vekilinin ihtiyati tedbir talebinin reddine karar verilmiş ve davacı tarafından bu ara karara karşı istinaf başvurusunda bulunulduğu anlaşılmaktadır.Dava, TTK'nın 54 ve devamı maddeleri gereğince açılmış haksız rekabetin tespiti, önlenmesi ve maddi tazminat davası olup, davacı taraf, davalının haksız rekabet oluşturan eylemlerinin dava sonucuna kadar tedbiren durdurulması yönünde ihtiyati tedbir talep etmiştir. TTK'nın ihtiyati tedbirler başlıklı 61/1.maddesinde, ''Dava açma hakkına haiz bulunan kimsenin talebi üzerine mahkeme, mevcut durumun olduğu gibi korunmasına, 56.maddenin birinci fıkrasının b ve c bentlerinde öngörüldüğü gibi haksız rekabet sonucu oluşan maddi durumun ortadan kaldırılmasına, haksız rekabetin önlenmesine ve yanlış veya yanıltıcı beyanların düzeltilmesine ve diğer tedbirlere, hukuk usulu muhakemeleri kanunun ihtiyati tedbir hakkındaki hükümlerine göre karar verilebilir '' düzenlemesi yer almaktadır. Buna göre davacının, TTK'nın 56 ve devamı maddelerine dayalı talebine ilişkin olarak ihtiyati tedbir talepleri TTK'nın 61. maddesine göre değerlendirilmelidir. Burada hüküm bulunmayan konularda, tamamlayıcı hüküm olarak HMK'nın 389 vd. maddelerinden yararlanılmalıdır. HMK'nın 389/1. maddesi ''Mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkânsız hâle geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hâllerinde, uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyati tedbir kararı verilebilir.'' hükmünü, 390/3. maddesi, " Tedbir talep eden taraf, dilekçesinde dayandığı ihtiyati tedbir sebebini ve türünü açıkça belirtmek ve davanın esası yönünden kendisinin haklılığını yaklaşık olarak ispat etmek zorundadır'' hükmünü, 391/1.maddesi ise ''Mahkeme, tedbire konu olan mal veya hakkın muhafaza altına alınması veya bir yediemine tevdii ya da bir şeyin yapılması veya yapılmaması gibi, sakıncayı ortadan kaldıracak veya zararı engelleyecek her türlü tedbire karar verebilir" hükmünü içermektedir. Haksız rekabetin koşullarının somut olayda gerçekleşip gerçekleşmediği, iddiaya konu eylemlerin sabit olup olmadığı konularındaki nihai değerlendirme, elbette devam etmekte olan yargılama sonunda verilecek esas hükümle ortaya çıkacaktır. Buna göre bu tür davalarda ihtiyati tedbir talepleri TTK'nın 61. maddesine göre değerlendirilmelidir. Burada hüküm bulunmayan konularda, tamamlayıcı hüküm olarak HMK'nın 389 vd. maddelerinden yararlanılmalıdır. İlk derece mahkemesince talep TTK'nın 61 ve HMK'nın 389 vd maddelerine göre değerlendirilerek, yaklaşık ispat koşulunun sağlanmaması nedeniyle talebin reddine karar verilmiştir. Somut olayda, dosyanın mevcut durumu itibariyle davacı vekilinin TTK'nın 54. vd maddelerine göre talepleri yönünden haksız rekabet koşullarının mevcudiyetine dair ileri sürülen konular ispata muhtaç durumdadır. Davacı tarafından iddia edilen davalı eylemlerinin mevcudiyetinin ortaya çıkması için delil tespiti de talep edilmiştir. Mahkemece ihtiyati tedbir talebi değerlendirilmiş olup, ihtiyati tedbirin gerekli olduğuna ve davacı iddialarının yerinde olduğuna ilişkin yaklaşık ispat ölçüsünde kanıt bulunmamaktadır. Bu hususlar, yargılama içinde toplanıp incelenecek deliller ışığında yargılama sırasında ortaya çıkacaktır. Ara karar tarihi itibariyle HMK'nın 390/3. maddesinde belirtilen yaklaşık ispat koşulu gerçekleşmediğinden ve değişen durumlara göre ilk derece mahkemesinde yeniden tedbir talep edilmesi de mümkün olduğundan, ihtiyati tedbir talebinin reddine dair ilk derece mahkemesi ara kararında usul ve yasaya aykırılık görülmemiştir. Açıklanan bu gerekçelerle, HMK'nın 353/1 ve 391/3 maddeleri uyarınca dosya üzerinden yapılan istinaf incelemesi sonucunda, ihtiyati tedbir talep eden davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine dair aşağıdaki karar verilmiştir.
KARAR Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;1-HMK'nın 353/1.b.1, 391/3 maddeleri uyarınca, ihtiyati tedbir talep eden davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine, 2-Davacı tarafından yatırılan istinaf başvuru ve peşin karar harçlarının Hazineye gelir kaydına,3-Davacı tarafından yapılan kanun yolu giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,4-Gerekçeli kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine,5-Dosyanın, kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine dair; HMK'nın 353/1.b.1, 391/3 maddeleri uyarınca dosya üzerinden yapılan istinaf incelemesi sonucunda, 12.06.2024 tarihinde oy birliğiyle ve kesin olarak karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_bam
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:38:25