SoorglaÜcretsiz Dene

İstanbul BAM 14. HD 2024/798 E. 2024/1009 K.

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi

Daire / Kategori

bam

Esas No

2024/798

Karar No

2024/1009

Karar Tarihi

12 Haziran 2024

T.C.

İSTANBUL

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

14. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO: 2024/798

KARAR NO: 2024/1009

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

İ S T İ N A F K A R A R I

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ: İstanbul 9. Asliye Ticaret Mahkemesi

TARİHİ: 19.03.2024

NUMARASI: 2023/857 Esas - 2024/219 Karar

DAVA: İtirazın İptali

Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının ilk derece mahkemesince yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerle davanın usulden reddine dair verilen karara karşı, davacı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine Dairemize gönderilmiş olan dava dosyası incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.

TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ Davacı vekili, dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin davalı taraflardan vaki alacağı sebebiyle davalı borçlular aleyhine İstanbul ... İcra Müdürlüğünün ... E. sayılı takip dosyası ile icra takibine girişildiğini, davalı tarafların ödeme emrinin tebliğine müteakip borca itiraz etmiş olmakla icra memurluğunca takibin durdurulmasına karar verildiğini, bu hususta taraflarınca arabuluculuk sürecine başvurulduğunu anlaşamama ile neticelendiğini, bu nedenle davalı tarafların bu haksız ve yasal dayanaktan yoksun itirazlarının iptali için fazlaya dair hakları saklı tutarak işbu davayı ikame ettiklerini, takibin ilamsız takip olduğunu; dayanağı olan ihtarname örneğinin ise icra dosyasında bulunduğunu, davalı tarafların icra dosyasına yaptıkları itirazda, her ne kadar böyle bir borçları bulunmadığını ileri sürdüklerini ancak, esasen icra takibine ve davaya konu borun davalılardan ... ' a ait banka hesabına 12.06.2014 - 03.08.2015 tarihleri arasında banka havalesi şeklinde gönderildiğini, ancak bu ödemelere karşılık ürünlerin müvekkili şirketin eline hiç geçmediğini, zira davalılar tarafından hiç bir surette ürünlerin gönderimi yapılmadığını, müvekkili şirketin vekili aracılığı ile Yalova .... Noterliği 05.11.2015 tarih ve ... Yevmiye numarası ile kendilerine durumu ihtar ve borcu kat ettiklerini, ürünlerin teslim edilmediğini, sebeplerle iş bu huzurdaki davaya konu icra takibi başlatıldığını ve yapılan itiraz üzerine süresi içerisinde iş bu dava ikame ettiklerini, davalı tarafların sadece icra takibine itiraz etmekle kalmayıp, aynı zamanda itiraza konu ettiği hususlar hakkında İstanbul 8. İcra Hukuk Mahkemesi 2023/125 Esas sayılı dosyasından da "şikayet" hakkını kullandıklarını, davalı tarafların bu şikayet dosyasında icra dosyasının mükerrer takip olduğu hususunu ileri süren davalı tarafın iş bu şikayet davasının "reddine" karar verildiğini, davacı müvekkiliinin alacağının devam ettiğini, bu sebeple davalı tarafların işbu kötü niyetli itirazının iptalini ve takibin devamı ile davalı tarafların %20' den aşağı olmamak kaydı ile icra inkar tazminatı ödemesi yönünde karar verilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesi talebi ile dava ettikleri anlaşıldı.Davalılar vekili, savunmasında özetle; icra takibinin yetkisiz icra dairesinde açıldığını ve dava şartlarından yoksun olan işbu itirazın iptali davasının usulden reddi gerekeceğini, icra dosyasına verdikleri itiraz dilekçelerinde yetki itirazında bulunulduğunu, takibin açıldığı İstanbul icra dairesinin yetkisiz olduğunun açıklandığını, sonuç ve istem kısmında "Ankara mahkeme ve icra dairelerinin yetkili olduğu " belirtildiğini, nitekim icra dosyasındaki takip talebi ve ödeme emrinde yer verilen adres bilgilerine göre müvekkillerinin önceki adresi olan Ankara olduğunu yine gerek takipte gerekse de davada müvekkillerinin tebligat yapılan adresinin ise Samsun'da olduğunu müvekkillerinden ... ile davacı şirket arasında yapılan "..." Marmara Bölgesi Tek Yetkili Distribütörlüğü Sözleşmesi'nin 7.maddesi gereğince yetkili mahkeme ve icra daireleri Ankara ve Yalova olduğunu, davacı şirketin adresi dahi İstanbul'da olmayıp Yalova'da olduğunu, buna göre takibin İstanbul icra dairesinde açılmasının hiçbir dayanağı olmadığı, icraya itiraz dilekçelerinde yetki itirazında bulunduklarını, buna dair açıklamalara yer verildikten sonra sonuç ve istem kısmında "Ankara mahkeme ve icra dairelerinin yetkili olduğu" belirtildiğini bu durumda ortada yetkili icrada açılmış bir takip bulunmadığını, davaya karşı yetki itirazı yönünden: davanın, dava şartı yokluğundan reddi gerektiğini bu talep uygun görülmezse işbu itirazın iptali davasında da mahkememizin yetkisi yönünden de itirazda bulunduklarını, İstanbul mahkemesi'nin yetkili olmadığını, müvekkillerinden ... ile davacı şirket arasında yapılan "..." Marmara Bölgesi Tek Yetkili Distribütörlüğü Sözleşmesi'nin 7.maddesi gereğince yetkili mahkeme ve icra daireleri Ankara ve Yalova mahkemeleri olarak belirlenmiş olduğunu, dosyanın yetkili Ankara Mahkemesinde görülmesini istediklerini, davaya yaptıkları işbu yetki itirazları gereğince de mahkememizin yetkisizlik kararı vermesi gerektiğini, esas açısından davanın reddi sebepleri olarak, davacının alacak talebinin haksız olduğunu, müvekkillerinin davacıya herhangi bir borcu olmadığını, müvekkillerinin davacı tarafa mal ve ya para göndermesini gerektiren bir durum bulunmadığını, dava dilekçesinde belirtilen 2014-2015 dönemi üzerinden uzun yıllar geçmiş olduğunu davacı tarafın, gerçekten alacağı olsa idi bu kadar zamanda talep etmemesinin olağan yaşamla bağdaşmayacağını, konu, sözleşme çerçevesinde ele alındığında davacı tarafın müvekkilinden alacağı olmadığı olmadığını , müvekkilinin davacı taraftan alacakları olduğunu, bunlarla ilgili talep ve dava haklarını saklı tuttuklarını, müvekkili aleyhine herhangi bir kabul anlamına gelmemek kaydıyla talep edilen alacakların zaman aşımına uğradığını, davacı tarafın, icra dosyasına ve dava dilekçesi ekine, talebine dayanak olduğunu iddia ettiği dekontları ve başkaca belgeleri sunmadıklarını, davacı tarafın yeni belge ve ya açıklama sunmasına muvafakatı olmadıklarını, davacı tarafın, her iki müvekkilinden herhangi bir alacağı bulunmadığını, davacı tarafın davayı neden her iki müvekkiline yönlendirdiğini, her bir davalı taraf ile ilgili iddiasının sebeplerini de açıklanmadığını, icra inkar tazminatı talepleri olduğunu, işbu dava ve davaya konu icra takibi haksız ve kötü niyetli açıldığından davanın reddi ile birlikte her bir müvekkili için ayrı ayrı %20 icra inkar tazminatının da davacı taraftan alınarak müvekkillerine ödenmesini, açıklanan nedenlerle ve resen dikkate alınacak gerekçelerle usul ve esas açısından haksız olan davanın öncelikle dava şartı yokluğundan reddine, bu uygun görülmezse Ankara mahkemesinin yetkili olması nedeniyle yetkisizlik kararı verilmesine, bu da uygun görülmezse davanın zaman aşımı ve esas yönünden reddine karar verilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesi talebi ile davanın reddini talep ettikleri anlaşıldı.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda; "...Dosya kapsamına ve davacı tarafından sunulan hesap ekstrasına göre taraflar arasındaki cari ilişkinin en son 2015 yılında olduğu ve davalıların bu tarihte Ankara ilinde faaliyet gösterdiği, davacının davalıların yetki itirazını da kabul ettiği, görülmüştür.Usulüne uygun olarak açılmış bir icra takibinin dava şartı olduğu ve Mahkemenin yetkisinden önce incelenmesi gerektiği, dosya kapsamına göre davalıların icra müdürlüğünün yetkisine de itiraz ederek Ankara İcra Müdürlüğünün yetkili olduğunu belirttiği, taraflar arasındaki Distribütörlük sözleşmesinde Ankara yada Yalova Mahkeme ve İcra Müdrlüklerinin yetkili kılındığının belirtildiği, takip talebinde davalıların adresinin Ankara olarak yazıldığı, davalıların uyuşmazlık konusu dönemde Ankara ilinde ticari faaliyette bulunduğu, davacının adresinin Yalova olduğu, İstanbul İcra Müdürlüklerinin yetkili olmadığı, anlaşılmakla davacının davasının usulüne uygun olarak açılmış bir icra takibi olmadığı..." gerekçesiyle, usulüne uygun olarak açılmış bir icra takibi olmadığından dava şartı yokluğundan usulden reddine, karar verilmiştir. Bu karara karşı, davacı vekilince istinaf başvurusunda bulunulmuştur.

İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ Davacı vekili, istinaf başvuru dilekçesinde özetle; Dava dilekçesindeki ve aşamalardaki beyanlarını aynen tekrarla; davalı borçlular tarafından yapılan haksız itiraz doğrultusunda takibin başlatıldığı İstanbul İcra Müdürlüğünün yetkisiz olduğu açıklanarak Ankara İcra Dairelerinin yetkili olduğunun belirtildiğini, izah edilen bu sebeple davalıların yalnızca yetki yönünden itirazlarını kabul ederek gerek icra dosyasının, gerek ise dava dosyasının yetkili birimlere gönderilmesini tüm beyanlarında açıkça ifade ettiklerini, Taraflarınca hukuka ve usulüne uygun olarak başlatılmış ve mükerrerlik içermeyen icra takibi, borçlular tarafından borcu ödemekten imtina etmek ve alacaklı müvekkilini daha fazla mağdur etmek gibi kötü niyetli tutumlar ile şikayet edildiğini, mahkemece verilmiş olan, iş bu davanın ''usulüne uygun olarak açılmış bir icra takibi olmadığından dava şartı yokluğundan usulden reddine'' kararı hukuka aykırı olup, taraflarınca kabulünün kesinlikle mümkün olmadığını, Ayrıca taraflarınca yine talep edilmiş olan yukarıda esas numarası belirtilen dosyanın, davalılar vekilinin yetki itirazı ve bu husustaki kabulü neticesinde, duruşma yapılmaksızın huzurdaki dava dosyasının yetki yönünden incelenerek Ankara Asliye Ticaret Mahkemesine gönderilmesini talep etmiş bulunsak da yerel mahkeme hatalı olarak vermiş olduğu kararında ısrarcı olup hukukun tesisini sağlamayan bir hüküm kurduğunu, alacağını bir türlü alamamış ve uzun yıllar boyunca bu doğrultuda maddi ve manevi olarak yıpranmış olan müvekkilinin mahkemenin bu hatalı kararı sonucunda bir mağduriyete daha maruz kaldığını, keza Yargıtay 19. Hukuk Dairesinin 2016/1126 E. , 2016/8714 K. içtihatı ve izah ettikleri tüm sebepler doğrultusunda açıkça anlaşıldığı ve görüldüğü üzere mahkeme kararının aksine ortada hiç bir surette usulüne uygun olarak açılmamış bir icra takibi bulunmadığını, Davalı borçlular tarafından öne sürülen gerçek dışı beyanlara ayrıca detaylı olarak tekrar cevaplar sunarak bu asılsız iddiaları çürüteceklerini, iş bu davanın Ankara Asliye Ticaret Mahkemelerinde görülmesi gerektiğini, karşı tarafın davaya konu takibin, kanuna aykırı olduğuna ve mükerrer olduğuna yönelik iddiaları tamamı ile gerçek dışı olduğunu, davaya konu takibin, ilamsız takip olup; dayanağı olan ihtarname örneği icra dosyasında mevcut olduğunu, ayrıca icra takibine ve davaya konu borcun, davalılardan ...'a ait banka hesabına 12/06/2014 - 03/08/2015 tarihleri arasında banka havalesi şeklinde gönderildiğini, ancak bu ödemelere karşılık borçlular tarafından hiç bir surette ürünlerin gönderimi yapılmadığını, izah edilen durum üzerine müvekkili şirket Yalova ... Noterliği kanalı ile 05/11/2015 tarih ve ... yevmiye numaralı ihtar ile durumu borçlulara resmi bir şekilde izah etmiş ve borcu kat ettiğini, ancak yine de borçlular tarafından ürün teslimi gerçekleşmediği gibi herhangi bir iade de yapılmadığını, ayrıca davalılar tarafından, huzurdaki davaya konu icra takibine itiraz etmek haricinde İstanbul 8. İcra Hukuk Mahkemesi 2023/125 E. sayılı dosyasından da icra dosyasının mükerrer olduğu öne sürülerek şikayette bulunulduğunu, mahkemece davalı tarafın bahsi geçen şikayet davasının reddine karar verildiğini, Bu nedenlerle ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek, kararın kaldırılmasına ve davanın reddine, karar verilmesini istemiştir.

İNCELEME VE GEREKÇE Dava, icra takibine yapılan itirazın İİK'nın 67. maddesi uyarınca iptali istemine ilişkindir. İlk derce mahkemesince, icra takibinin yetkili icra dairesinde başlatılmadığı gerekçesi ile dava şartı bulunmadığından davanın usulden reddine karar verilmiş, karara karşı davacı vekilince yasal sürede istinaf başvurusunda bulunulmuştur. İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi uyarınca istinaf başvuru nedenleri ve kamu düzenine aykırılık yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır. İtirazın iptali davalarında, yetkili icra dairesinde usulüne uygun icra takibi yapılmış olması özel dava şartıdır. İcra takibine yetki yönünden yapılan itiraz öncelikle incelenecektir. Davalılar , haklarında davacı yanca başlatılan ilamsız takipte icra dairesinin yetkisine ve borca itiraz etmişlerdir. Genel haciz yolu ile ilamsız takiplerde yetkili icra dairesi, İİK'nın 50/1 maddesinde düzenlenmiş olup, "Para veya teminat borcu için takip hususunda Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun yetkiye dair hükümleri kıyas yolu ile tatbik olunur. Şu kadar ki, takibe esas olan akdin yapıldığı icra dairesi de takibe yetkilidir." şeklinde hüküm altına alınmıştır. HMK'nın 6. maddesine göre genel yetkili mahkeme, davanın açıldığı tarihte davalının yerleşim yeri mahkemesidir. Aynı yasanın 10. maddesinde, sözleşmeden doğan davalarda yetki düzenlenmiş, sözleşmeden doğan davalarda sözleşmenin ifa yeri mahkemesinin de yetkili olduğu belirtilmiştir. Ancak HMK' nın 10. maddesinde belirtilen sözleşmenin ifa yeri mahkemesinin yetkili olabilmesi için taraflar arasında sözleşme ilişkisi bulunduğunun ispatlanması gerekmektedir. Taraflar arasındaki hukuki ilişki veya sözleşmenin varlığı alacaklı tarafça ispatlanamadığı takdirde, yetkili icra dairesi HMK'nın 10. maddesi ve TBK'nın 89. maddeleri uyarınca belirlenemeyecektir. Ayrıca alacaklı tarafça, alacağın konusunu teşkil eden temel hukuki ilişki ispatlanamaz ise, alacaklının bu hukuki ilişkinin varlığına dayanarak kendi ikametgahında icra takibi yapmasına da yasal olanak bulunmamaktadır. Bu durumda yetkili icra dairesi, genel kural gereği borçlunun ikametgahı olan yer icra daireleri olacaktır.Somut olayda, davacı, takip ve davaya konu borcun davalılardan ...' a banka havalesi ile gönderilen paraya ilişkin olduğunu, paranın gönderilmesine rağmen malların davalılarca gönderilmediğini ileri sürmüştür. Bu açıklamalar ışığında gerek davalı takip borçluları adresi gerekse davacı adresi itibariyle takibin yapıldığı İstanbul Adliyesi icra müdürlükleri yetkili olmadığından verilen karar isabetli olup, davacı vekilinin 22.02.2024 tarihli beyan dilekçeleri kapsamında davalıların mahkemenin yetkisine itirazlarını kabul ettikleri beyanı ışığında, davanın usulden reddedilmeyip, dava dosyasının yetkili mahkemeye gönderilmesine karar verilmesi gerektiği yönündeki istinaf nedenleri yerinde değildir. Davacı vekilinin istinaf başvuru nedenleri ile sınırlı olarak yapılan inceleme sonucu ilk derece mahkemesi karar ve gerekçesinde yasa ve usule aykırılık bulunmadığı gibi kamu düzenine aykırılık da görülmediğinden, davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1.b.1 maddesi uyarınca esastan reddine dair aşağıdaki hüküm verilmiştir.

HÜKÜM: Yukarıda açıklanan gerekçelerle; 1-HMK'nın 353/1.b.1 maddesi uyarınca, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine, 2-Davacı tarafından yatırılan istinaf başvuru ve peşin karar harçlarının Hazineye gelir kaydına,3-Davacı tarafından yapılan kanun yolu giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,4-Gerekçeli kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine,5-Dosyanın kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine dair; HMK'nın 353/1.b.1. maddesi uyarınca dosya üzerinden yapılan istinaf incelemesi sonucunda, oy birliğiyle ve kesin olarak karar verildi. 12.06.2024

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

incelemesürülenistinafileriderecesebepleriİptaliistanbulkararınıntaraflarıngerekçeiddianumarasımahkemesiİtirazınözetihükümsavunmalarının

Kaynak: karar_bam

Taranan Tarih: 25.01.2026 18:38:25

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim