SoorglaÜcretsiz Dene

İstanbul BAM 14. HD 2023/2145 E. 2024/10 K.

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi

Daire / Kategori

bam

Esas No

2023/2145

Karar No

2024/10

Karar Tarihi

24 Ocak 2024

T.C.

İSTANBUL

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

14. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO: 2023/2145

KARAR NO: 2024/10

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

İ S T İ N A F K A R A R I

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ: İSTANBUL 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ: 18/01/2023

NUMARASI: 2023/42 E. - 2023/15 K.

DAVANIN KONUSU: İtirazın İptali

Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının ilk derece mahkemesince yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerle davanın açılmamış sayılmasına dair verilen karara karşı, davalılar vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine Dairemize gönderilmiş olan dava dosyası incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.

TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ Davacı vekili, dava dilekçesinde özetle; müvekkili bankanın ... Ticari Şubesi tarafından davalı ...Anonim Şirketine 30.09.2016 tarihli, 50.000.000,00 TL ve 17.01.2018 tarihli, 60.000.000,00 TL tutarlı genel kredi sözleşmelerine istinaden ticari kredi kullandırıldığını, davalı borçlulardan ... ve ...'in bahsi geçen genel kredi sözleşmelerini müteselsil kefil sıfatıyla imzaladıklarını, kredinin geri ödemesine ilişkin edimlerin yerine getirilmediğini, borçlularca imzalanan genel kredi sözleşmesinin 4.maddesi uyarınca düzenlenen Üsküdar ... Noterliğinin 07.12.2020 tarih ve ... yevmiye nolu ihtarnamenin borçlunun sözleşmedeki adreslerine keşide edilerek hesap kat edildiğini, verilen süre içinde alacağın tasfiye edilmediği gibi bankaya borçlu tarafından bir ödeme planı sunulmadığını, kredi borcunun ödenmemesi sebebiyle kefiller aleyhine İstanbul ...İcra Dairesinin ... Esas sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını ancak borçlular tarafından imzaya, borca ve ferilerinin itiraz edildiğini, borçlular tarafından haksız ve hukuki dayanaktan yoksun olarak ve sadece alacağının tahsilini geciktirmek amacıyla imzaya, takibe, borca ve ferilerinin tamamına itiraz edildiğini, müvekkili bankanın alacağının likit olup borçluların kötü niyetli itirazları karşısında % 20 icra inkar tazimatına hükmedilmesi gerektiğini ileri sürerek, itirazın iptali ile ile takibin takip talebindeki şartlar ile devamına, gayrinakdi depo talebinin kabulüne, davalının % 20'den aşağı olmamak kaydıyla icra inkar tazminatına mahkum edilmesine, karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, savunmasında özetle;davanın, tacir olmayan gerçek kişi davalılar bakımından yetkisiz mahkemede açıldığını, davacı banka ve davalı ... arasında akdedilen takip ve dava dayanağı genel kredi sözleşmelerinin yetkili mahkeme ve uygulanacak hukuk başlıklı 6.2 maddesinde yer alan yetki şartı "Sözleşmeden doğan her türlü anlaşmalıkta Türk Hukukunun uygulanacağı ve anlaşmazlıkları çözmeye İstanbul Mahkeme ve İcra Daireleri yetkili olacaktır" hükmünü içerdiğini, davacı Banka ve ... arasındaki sözleşmede yer alan bu yetki şartının geçerli ve bağlayıcı olduğu ve davalı ... bakımından İstanbul Mahkeme ve İcra Dairelerinin yetkili sayılması gerektiği ileri sürülebilecek ise de bu yetki şartının, tacir sıfatı taşımayan davalı gerçek kişiler ... ve ... bakımından herhangi bir geçerliliği ve bağlayıcılığı bulunmadığını, davacının takip dosyasındaki talepleri ile işbu davadaki taleplerinin birbiri ile uyumsuz olduğunu, dava konusu icra takibinde davacı bankanın faiz talebi olmadığını, itirazın iptali dava dilekçesindeki faiz talebinin buna ilişkin izahatların bu nedenle nazara alınmasının mümkün olmadığını, dava konusu icra takibine ait 14/01/2021 tarihli örnek:7 ödeme emrinde depo talebi bulunmadığını, ödeme emrinde yer almayan ve borçludan istenmeyen bir talebin itirazın iptali aşamasında hükme bağlanmasının istenmesinin mümkün olmadığını, takip talebinde açıkça bir tahsil talebi bulunmadığını, icra yargılama gideri talebi de bulunmadığını, döviz üzerinden yapılan icra takibindeki % 69,80 oranında faiz talep edilmesinin yasal veya sözleşmesel bir dayanağı bulunmadığını savunarak, davanın reddi ile davacının %20'den aşağı olmamak üzere kötüniyet tazminatına mahkum edilmesini istemiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda; "Dava, gayrinakdi alacağın depo edilmesi için başlatılan takibe itirazın iptali istemine ilişkindir. Davacı vekili 2021/154 Esas sayılı dosyanın 30/09/2021 tarihli duruşmadaki beyanında ''gayrinakdi alacak yönünden dava konusuz kalmıştır, bu konuda karar verilmesine yer olmadığına dair karar verilmesini talep ederiz'' şeklinde beyanda bulunmuştur. Mahkememizin 30/09/2021 tarihli duruşmada takip tarihinden sonra teminat mektubunun tazmin edilmiş olması halinde dava konusuz kalmayacağından, davacı vekiline gayrinakdi alacak yönünden takibe devam edilip edilmeyeceği, bu talepten feragat edilip edilmediği, gayrinakdi alacak yönünden davanın takip edilip edilmediği, işlemden kaldırılıp kaldırılmayacağı konusunda beyanda bulunmak ve 02.09.2021 tarihli dilekçesini açıklamak üzere 2 hafta süre verilmesine karar verilmiştir. Mahkememizin 20/01/2022 tarihli duruşmada davacı vekili davaya yalnız nakdi alacak yönünden devam edildiğini belirtmekle davacının gayrinakdi alacakla ilgili davasının işlemden kaldırılmasına karar verilmiştir. Mahkememizin 29/12/2022 tarihli duruşmada daha önce işlemden kaldırılan gayrinakdi alacakla ilgili davanın (3.324.923,00 EURO gayrinakdi krediden kaynaklı) tefriki ile mahkememizin farklı bir esasına kaydedilmesine karar verilmiştir. 6100 sayılı HMK 150. Maddesi "usulüne uygun şekilde davet edilmiş taraflar gelmedikleri veya gelip de davayı takip etmeyeceklerini bildirdikleri takdirde dosyanın işlemden kaldırılmasına karar verilir. İşlemden kaldırıldığı tarihten başlayarak 3 ay içinde yenilenmeyen davalar süresinin dolduğu gün itibariyle açılmamış sayılır ve mahkemece kendiliğinden karar verilerek kayıt kapatılır." hükümlerini ihtiva etmektedir. Dosya kapsamından gayrinakdi alacakla ilgili dava ile ilgili olarak davacının dosyanın işlemden kaldırıldığı 20/01/2022 tarihli duruşmadan itibaren 3 aylık yasal süre içerisinde talebini yenilemediği anlaşılmakla HMK 150 maddesi gereği davanın açılmamış sayılmasına dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir." gerekçesiyle, HMK 150. maddesi gereği yenilenmeyen davanın açılmamış sayılmasına karar verilmiştir. Bu karara karşı, davalılar vekilince istinaf başvurusunda bulunulmuştur.

İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ Davalılar vekili, istinaf başvuru dilekçesinde özetle; ilk derece mahkemesinin davanın açılmamış sayılması kararı, gerekçeli kararda ifade olunan gerekçeye rağmen, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'na ve usul hukukuna, davayı sona erdiren taraf işlemlerine ilişkin usul hukuku kurumları ve terminolojisine açıkça aykırı olduğunu, davacı tarafın, takip ve dava konusu alacaklarından bir kısmı hakkında yeni bir takip başlattığını ve yeni bir itirazın iptali davası açtığını beyan ederek, takip ve dava konusu alacakların bir kısmının takibinden vazgeçtiğini beyan etiğini, davacının talep sonucundan kısmen veya tamamen vazgeçtiğini beyan etmesi davanın bu kısım bakımından konusuz kalması sonucunu doğurmayacağını, bu hususun gerekçeli kararda ifade edildiğini, ne var ki; ilk derece mahkemesinin doğru bir gerekçe ile davanın konusuz kaldığına karar vermemiş ise de açılmamış sayılma kararının da doğru olmadığını, davacının hangi saik ile olursa olsun dava konusu taleplerinin bir kısmından vazgeçtiğini, bu durumun ise, davanın sona ermesine dair diğer nedenlerden birisinin şartları mevcut değil ise ancak davadan kısmen feragat olarak nitelenebileceğini, mahkemenin kısmen vazgeçme üzerine yapması gerekenin tefrik ve tefrik olunan kısım bakımından davanın taraflarca takip edilmemesi nedeniyle açılmamış sayılması kararı vermek olmayıp esas hükümde vazgeçilen kısmın feragat nedeni ile reddi olması gerektiğini, davanın işlemden kaldırılmasına ve bilahare açılmamış sayılma kararı verilebilmesi için tarafların (davacı ve davacının) usulüne uygun davete rağmen duruşmaya gelmemiş olması ya da gelip de davayı takip etmeyeceklerini beyan etmelerinin şart olduğunu, somut uyuşmazlıkta bu iki şartın herhangi birisinin bulunmadığını, aksine davacının davanın konusuz kaldığı gerekçesi ve sonraki celsedeki davayı kısmen takip etmedikleri beyanları üzerine; davayı takip etmediklerin, buna göre davacının kısmi feragat niteliğindeki beyanları nazara alınarak, davanın kısmen vazgeçmeye konu edilen kısım bakımından feragat nedeniyle reddine karar verilmesi gerektiğini açıkça beyan etiklerini, iradeleri bu yönde iken davacının, davanın taraflarca kısmen takip edilmediği gerekçesi ile işlemden kaldırma kararı vermesi ve ardından da tefrik ve davanın açılmamış sayılması kararı vermesinin hukuken doğru olmadığını, davacının davanın konusuz kaldığı beyanı üzerine davanın 30.09.2021 tarihli duruşmasında " Davalı vekilinden soruldu: Cevap ve ikinci cevap dilekçemizi tekrar ederim, davacıların takip talebiyle bize gönderilen ödeme emri arasında bir çelişki vardır, o konudaki itirazlarımız saklı kalmak kaydıyla davacılar bu davadaki gayrinakdi alacağın deposu isteminden vazgeçmeden ayrı bir takip başlatmışlardır, bu takip de İstanbul ... İcra dairesinin ... E. Sayılı dosyasında takibe konulmuştur, davanın konusuz kalması anlamına gelmez, bu davadan feragat anlamına gelir, bu konuda gayrinakdi alacaklar bakımından davanın feragat nedeniyle reddine karar verilmesini talep ederiz dedi" yönünde beyanda bulunduklarını, davacının bilahare, gayri nakdi alacakla ilgili kısmı takip etmiyoruz beyanı üzerine 20.01.2022 tarihli duruşmada da yine söz aldıklarını ve "Davalı vekilinden soruldu: Sulh olma ihtimalimiz yoktur, cevap ve ikinci cevap dilekçemizi tekrar ediyoruz, davacının davadan feragat edip etmediği anlaşılamamaktadır, davacı davasını geri alıyor ise buna muvafakatimiz bulunmamaktadır, takip talebi ve ödeme emri birbiriyle uyumlu değildir, ödeme emrinde tahsil istemi bulunmamaktadır, bu nedenle usulüne uygun bir takipte yoktur, itirazın iptali davasının şartları bulunmamaktadır, kefaletle ilgili itirazlarımızı tekrar ederiz dedi." şeklinde beyanda bulunduklarını, davayı takip etmeyecekleri yönünde bir beyanları olmadığını, tam aksine iradelerinin davacının kısmen konusuz kaldığını beyan ettiği ve ardından da takip etmeyeceğini beyan ettiği kısım bakımından da davanın görülmesine devam edilerek hüküm kurulması yönünde olduğunu, buna rağmen HMK'nın 150.maddesi uyarınca önce işlemden kaldırma kararı ardından da tefrik ve HMK. 150 uyarınca açılmamış sayılma yönünde hüküm kurmasının açıkça hukuka aykırı olduğunu, somut uyuşmazlıkta, davanın davacı tarafından kısmen geri alması durumunun da olmadığını, zira HMK'nın 123.maddesi uyarınca buna muvafakatleri olmadığını, muvafakatleri olsaydı ancak o zaman davanın açılmamış sayılmasına karar verilebileceğini, bu nedenlerle ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek, kararın kaldırılmasına karar verilmesini istemiştir.

İNCELEME VE GEREKÇE Dava, İİK'nın 67.maddesi uyarınca itirazın iptali istemine ilişkindir. İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda davanın açılmamış sayılmasına karar verilmiş; bu karara karşı, davalılar vekilince, yasal süresi içinde istinaf başvurusunda bulunulmuştur. İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi uyarınca, ileri sürülmüş olan istinaf nedenleriyle ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır. Davacı tarafça, davalı şirkete kullandırılan kredi borcunun ödenmemesi üzerine davalı şirket ile davalı kefiller aleyhine İstanbul ...İcra Dairesinin ... Esas sayılı dosyası ile nakdi alacaklar ile gayri nakdi alacaklara ilişkin olarak ilamsız icra takibi başlatılmış, davalıların itirazı üzerine ilk derece mahkemesinin 2021/154 Esas sayılı dava dosyası ile itirazın iptali davası açılmıştır. 20.01.2022 tarihli duruşmada mahkemece, davacının yalnızca nakdi alacak yönünden davasına devam ettiğini belirttiği gerekçesiyle davacının gayrinakdi alacakla ilgili davasının işlemden kaldırılmasına karar verildiği, 29.12.2022 tarihli duruşmada, davacının daha önce işlemden kaldırılan gayrinakdi alacağa ilişkin davasının tefriki ile farklı bir esasa kaydına karar verildiği, mahkemenin 2023/42 Esas sırasına kaydı yapılan gayrinakdi alacağa ilişkin eldeki davada, 29.12.2022 tarihinde işlemden kaldırılan ve 3 ay içinde yenilenmeyen davanın HMK'nın 150.maddesi uyarınca açılmamış sayılmasına karar verilmiştir. Mahkemece verilen bu karara karşı, davalılar vekilince; davanın teminat mektubunun tazmini sebebiyle konusuz kalmadığı gibi gayri nakdi alacağa ilişkin davanın kendilerince takip edilmesine rağmen takip edilmeyen davanın yenilenmemesi sebebiyle açılmamış sayılmasına karar verilemeyeceği, HMK'nın 150.maddesi şartlarının somut olayda gerçekleşmediği, davacının beyanının geri alma olmadığı gibi geri alma kabul edilse bile buna muvafakatlerinin olmadığı, davanın feragat nedeniyle reddi gerektiği belirtilerek, istinaf yoluna başvurulmuştur. Davacı vekili 12.10.2021 tarihli beyan dilekçesinde; İstanbul ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı takibe konu gayri nakdi alacağın deposu talebine konu teminat mektubu kredilerinin takip sonrasında tazmin edilerek nakde döndüğünü, nakde dönen bu krediler için müvekkilince İstanbul ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyası ile ayrı bir ilamsız takip başlatıldığını, depo taleplerinin söz konusu alacağın nakde dönmesi ve ayrı bir ilamsız takibe konu edilmesi sebebi ile konusuz kaldığını, beyanlarının feragat anlamına gelmediğini belirterek, davanın konusuz kalması sebebiyle karar verilmesine yer olmadığına kara verilmesini talep etmiş olup davacı vekilinin bu beyanı davada feragat beyanı niteliğinde olmadığı gibi davanın geri alınması da değildir. Davacı vekilinin bu beyanı üzerine mahkemece, 20.01.2022 tarihli duruşmada davacının yalnızca nakdi alacak yönünden davasına devam ettiği belirtilerek gayrinakdi alacakla ilgili davanın işlemden kaldırılmasına karar verilmiş, 29.12.2022 tarihli duruşmada, davacının daha önce işlemden kaldırılan gayrinakdi alacağa ilişkin davasının tefriki ile farklı bir esasa kaydına karar verilmiş, tefrik edilen ve istinafa konu eldeki dava dosyasında ise 29.12.2022 tarihinde işlemden kaldırılan ve 3 ay içinde yenilenmeyen davanın HMK'nın 150.maddesi uyarınca açılmamış sayılmasına karar verilmiştir. HMK'nın ''Tarafların duruşmaya gelmemesi, sonuçları ve davanın açılmamış sayılması'' başlıklı 150.maddesi uyarınca usulüne uygun şekilde davet edilmiş olan taraflar, duruşmaya gelmedikleri veya gelip de davayı takip etmeyeceklerini bildirdikleri takdirde dosyanın işlemden kaldırılmasına karar verilir. Usulüne uygun şekilde davet edilmiş olan taraflardan biri duruşmaya gelir, diğeri gelmezse, gelen tarafın talebi üzerine, yargılamaya gelmeyen tarafın yokluğunda devam edilir veya dosya işlemden kaldırılır. Dosyası işlemden kaldırılmış olan dava, işlemden kaldırıldığı tarihten başlayarak üç ay içinde taraflardan birinin dilekçe ile başvurusu üzerine yenilenebilir. İşlemden kaldırıldığı tarihten başlayarak üç ay içinde yenilenmeyen davalar, sürenin dolduğu gün itibarıyla açılmamış sayılır ve mahkemece kendiliğinden karar verilerek kayıt kapatılır. Somut olayda, 30.09.201 tarihli duruşmadan itibaren tefrik kararı verilen 29.12.2022 tarihli duruşmaya kadar davalılar vekili duruşmalarda hazır bulunmuş, davanın konusuz kalmadığı, davacının davanın konusuz kaldığı beyanının yerinde olmadığı, bu beyanının feragat anlamına geldiği, davayı geri alıyor ise buna muvafakatlerin bulunmadığı yönünde beyanda bulunmuştur. Bu duruşmalarda davalılar vekilinin açıkça gayri nakdi alacağa ilişkin davayı takip ettiklerine dair herhangi bir beyanının bulunmadığı, gayrinakdi alacağa ilişkin davanın işlemden kaldırılmasına karar verilen 20.01.2022 tarihli duruşmada da bu davayı takip ettiklerine dair bir beyanı bulunmadığı, sonrasında da HMK'nın 150.maddesi uyarınca gayrinakdi alacağa ilişkin davanın, işlemden kaldırıldığı tarihten başlayarak üç ay içinde dilekçe ile başvurusu yaparak yenilenmesi talebinde de bulunmadığı nazara alındığında, mahkemece, davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesinde usul ve yasaya aykırılık görülmemiştir. Bu nedenle, davalılar vekilinin istinaf isteminin reddine karar verilmiştir. Açıklanan bu gerekçelerle HMK'nın 353/1.b.1.maddesi uyarınca dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, davalılar vekilinin istinaf sebepleri yerinde görülmediğinden, davalılar vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur.

HÜKÜM: Yukarıda açıklanan gerekçelerle; 1-HMK'nın 353/1.b.1. maddesi uyarınca, davalılar vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine, 2-Davalılar tarafından yatırılan istinaf başvuru harçlarının Hazineye gelir kaydına, bakiye 157,75TL istinaf karar harcının davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, 3-Davalılar tarafından istinaf kanun yoluna başvuru için yapılan masrafların kendi üzerlerinde bırakılmasına, 4-Gerekçeli kararın Dairemiz Yazı İşleri Müdürlüğünce taraf vekillerine tebliğine dair;HMK'nın 353/1.b.1 maddesi uyarınca dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, 24.01.2024 tarihinde, oy birliğiyle ve temyizi kabil olmak üzere karar verildi.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

davanınsürülenkonusutaraflarınİptaliözetisavunmalarınınistinafdereceistanbulgerekçesebepleriİtirazınincelemekararınınileriiddiamahkemesihüküm

Kaynak: karar_bam

Taranan Tarih: 25.01.2026 18:51:38

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim