İstanbul BAM 14. HD 2021/2053 E. 2023/732 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi
bam
2021/2053
2023/732
27 Nisan 2023
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
14. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2021/2053
KARAR NO: 2023/732
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İSTANBUL 17. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 15/01/2021
NUMARASI: 2019/24 E. - 2021/11 K.
DAVANIN KONUSU: Tazminat (Gemi Ve Yük Alacaklılığından Kaynaklanan)
Taraflar arasındaki tazminat davasının ilk derece mahkemesince yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerle davanın açılmamış sayılmasına dair verilen karara karşı, taraflarca istinaf yoluna başvurulması üzerine Dairemize gönderilmiş olan dava dosyası incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ Davacı vekili, dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirket ile Çin menşeli ... Ltd. arasında düzenlenen sözleşme ile plastik hammaddesi satın alındığını, emtiaların ... şirketince taşınması ve işlemlerini gerçekleştiren acentenin ise ... Şirketi olduğunu, emtianın 13.08.2012 tarihinde P... Ltd. ... sigorta şirketi tarafından 115.500 USD üzerinden sigortalandığını, malların satıcı şirketçe gönderilen konşimentonun sipariş edilen ürünlere ait olduğunu, müvekkilinin emtianın sigorta ettirilmesine güvenerek 105.000 USD ödediğini, ancak sipariş edilen ürünlerden farklı ürünlerin teslim edilmeye çalışıldığının limanda fark edildiğini, bu nedenle sigortacının Türkiye' deki acentası olan davalı ... Ticaret AŞ'ye haber verildiğini, emtia üzerinde yapılan incelemede de ürünlerin farklı olduğunun belirlendiğini, müvekkilinin satın alınacak emtianın sigortalanmasına güvenerek ödemeyi yaptığını, bildirime rağmen hasar bedelinin ödenmediğini ileri sürerek, şimdilik 1.000 TL zararın davalılardan tahsiline karar verilmesini istemiştir. Davalı .... A.Ş vekili, savunmasında özetle; müvekkilinin davada taraf sıfatının bulunmadığını, müvekkilinin sigorta şirketinin acentesi ve sigorta poliçesinin tarafı olmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda; "...Mahkememiz 14/12/2020 tarihli 7. Celsesinde davacı vekiline, ... Tic. A.Ş. Nin ... LİMİTED, ... SİGORTA ŞİRKETİ'nin acentesi olduğuna ilişkin kayıt ve belgeleri sunması için 2 hafta kesin süre verilerek, ara karar gereği yerine getirilmediği takdirde, yargılamaya mevcut haliyle devam edileceği ihtaratı yapılmış, belirtilen süre içinde davacı vekilince ... şirketinin davalı sigorta şirketinin acentesi olduğunu ispatlar delil sunulmaması sadece dosya içinde mevcut sigorta poliçesinin yeniden sunulması üzerine 29/12/2020 tarihli 8. Celsede davacı vekiline, ... LİMİTED, ... SİGORTA ŞİRKETİNİN yurtdışındaki adresini bildirip istinabe yoluyla tebligat yapılması için gerekli işlemleri yerine getirmek üzere HMK 119/son md sine göre 1 hafta kesin süre verilmiş, belirtilen süre içinde ara karar gereği yerine getirilmediği takdirde davanın açılmamış sayılacağı ihtarı yapılmış verilen süre içinde ara karar gereğinin yerine getirilmemesi üzerine HMK 119/son maddesi gereğince..." davanın açılmamış sayılmasına, karar verilmiştir. Bu karara karşı, taraf vekillerince istinaf başvurusunda bulunulmuştur.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ Davacı vekili, istinaf başvuru dilekçesinde özetle; Müvekkilinin ... Limited Şirketi’ne izafeten ... firmasına karşı dava açtığını, mahkemece ... Limited Şirketi’nin yurtdışındaki adresinin bildirmesinin istenilmesinin hatalı olduğunu, ... şirketinin, ... Limited Şirketi’nin Türkiye’dek yetkili acentesi olarak göründüğünü, gönderici şirketten CIF teklif alınarak ödemenin ihracatçı firmaya yapıldığını, ... Limited şirketin de ilgili fatura üzerinden işlem yaptığını, poliçe düzenlenirken bu şirketin Türkiye'deki temsilcisinin poliçede gösterildiğini, bu atama işleminin yok sayılarak başka talep edilmesinin hatalı olduğunu, sigorta poliçesinde ...’ın adının yazılmasına rağmen acente olmadığının iddia edilmesinin kötü niyetli olduğunu, acente atanmasının şekle bağlı olmadığını, poliçe üzerine acente adının yazılmasının acente ataması için yeterli olduğunu, acente ile müvekkili arasındaki ilişkinin sözleşmenin nispiliği dikkate alınarak, müvekkilince ispat edilemeyeceğini, aksi halin kabulünün ticari hayattaki güveni ortadan kaldıracağını, mahkemece ... şirketinin, sigortacının acentesi olup olmadığının, ticari defterler incelenerek belirlenmesi gerektiğini, buna rağmen bilirkişinin hatalı görüşünün dikkate alınarak karar verilmesinin hatalı olduğunu, müvekkilince emtianın ... Limited, ... sigorta şirketine 115.500 USD üzerinden sigortalatıldığını, bu poliçeye güvenilerek ödemenin yapıldığını, müvekkilinin yükümlülüklerini yerine getirmesine rağmen davalıların yükümlülüğünü yerine getirmediğini,Bu nedenlerle ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek, kararın kaldırılmasına ve davanın kabulüne, karar verilmesini istemiştir.Davalı vekili, istinaf başvuru dilekçesinde özetle;Davacının açtığı davada mahkemece diğer davalı hakkındaki davanın ayrılarak açılmamış sayılmasına karar verildiğini, müvekkilinin acente olmaması nedeniyle ve davanın tarafa yöneltilmemesi nedeniyle açılmamış sayılmasına karar verildiğini, yargılamanın uzun yıllar sürdüğünü, müvekkilinin yargılamayı takip etmesi nedeniyle HMK'nın yargılama giderlerinin kapsamına ilişkin 323.maddesi gereğince vekalet ücretine hak kazandığını Bu nedenlerle ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek, kararın kaldırılmasına ve müvekkili lehine vekalet ücretinin davacıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir.
İNCELEME VE GEREKÇE Dava, sigorta sözleşmesinden kaynaklanan sigorta tazminatının tahsili istemine ilişkindir. İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda davanın açılmamış sayılmasına, karar verilmiş; bu karara karşı, taraf vekillerince, yasal süresi içinde istinaf başvurusunda bulunulmuştur. İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi uyarınca, ileri sürülmüş olan istinaf nedenleriyle ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır.Davacı ile dava dilekçesinde davalı gösterilen ... Ltd. Şti. Arasında satım sözleşmesi düzenlenmiş ve bu sözleşmenin konusu olan emtia davacı ile ... Ltd. ... sigorta şirketi arasında düzenlenen sigorta poliçesi ile sigorta örtüsü altına alınmıştır. Davacı tarafından satıcıya karşı açılan davanın atiye terk edilmesi nedeniyle işlemden kaldırılarak, davanın açılmamış sayılmasına karar verilmiştir. Tefrik edilen davalı satıcıya yönelik dava, istinaf başvurusuna konu değildir. İstinaf konusu uyuşmazlık, davalı ... Tic. AŞ'nin ... Ltd. ... Şirketinin acentesi olup olmadığı ve bu şirkete karşı izafeten dava açılıp açılamayacağı noktasındadır. Davacı tarafından sunulan sigorta poliçesinin ... Ltd. Shijiazhuang ... Sigorta Şirketi tarafından düzenlendiği ve poliçenin alt kısmında da ... AŞ'nin unvanının yazılı olduğu görülmüştür. Davalılar arasında acentelik sözleşmesi bulunduğu kanıtlanmamıştır. Ayrıca, dava konusu sigorta sözleşmenin de ... tarafından müvekkili adına kurulduğu iddia ve ispat edilmemiştir. Acente olduğu ileri sürülen şirketin bu sözleşmenin kuruluşu veya hazırlık aşamasına katıldığı da ileri sürülmemiştir. TTK'nın 105/1. maddesinde, "Acentenin, aracılıkta bulunduğu veya yaptığı sözleşmelerle ilgili her türlü ihtar, ihbar ve protesto gibi hakkı koruyan beyanlara müvekkili adına yapmaya ve bunları kabule yetkili" olduğu; maddenin ikinci fıkrasında ise "Bu sözleşmelerden doğacak uyuşmazlıklardan dolayı acentenin, müvekkili adına dava açabileceği gibi kendisine karşı da aynı sıfatla dava açılabileceği" hüküm altına alınmıştır. Somut olayda, davacı, ... Ltd. ... Sigorta Şirketine izafeten ... Anonim Şirketine karşı dava açmıştır. Ancak davalı acente ile ... Ltd. Shijiazhuang ... Sigorta Şirketi arasında bir acentelik sözleşmesi bulunduğu kanıtlanmadığı gibi, davalı şirketin bu tür işleri genel olarak acente sıfatıyla yaptığı ve özellikle bu sözleşmenin kurulmasına aracılık ettiği veya sözleşmenin kurulmasına herhangi bir katkısının bulunduğu iddia ve ispat edilmemiştir. Bu nedenle davalılar arasında acentelik ilişkisinin bulunmadığının tespitine ilişkin mahkemece yapılan inceleme, alınan bilirkişi raporu ve ilk derece mahkemesinin değerlendirmesi yerindedir. Davacının, tarafta hata yaptığı değerlendirilerek asıl davalı olan sigortacının yurt dışındaki adresinin bildirilmesi için mahkemece yapılan işlem ile bu ara kararın gereğinin yerine getirilmemesi üzerine verilen istinafa konu karar yerinde olup, davacı vekilinin yerinde görülmeyen tüm istinaf başvuru nedenlerinin reddi gerekmiştir.Davalı vekilinin istinaf başvurusunun incelenmesinde, davanın ... Ltd. ... Sigorta Şirketine izafeten ... Ticaret AŞ aleyhine açıldığı, ... aleyhine doğrudan dava açılmadığı, acente sıfatının da bulunmadığı anlaşılmakla yargılama giderleri ve vekalet ücreti yönünden verilen karar yerinde olup, davalı vekilinin istinaf başvuru nedeni yerinde görülmemiştir.Açıklanan bu gerekçelerle HMK'nın 353/1.b.1 maddesi uyarınca dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-HMK'nın 353/1.b.1 maddesi uyarınca, taraf vekillerinin istinaf başvurularının ayrı ayrı esastan reddine, 2-Davacı tarafından yatırılan istinaf başvuru ve peşin karar harçlarının Hazineye gelir kaydına; bakiye 120,60 TL istinaf karar harcının davacıdan tahsiline,3-Davalı tarafından yatırılan istinaf başvuru ve peşin karar harçlarının Hazineye gelir kaydına; bakiye 120,60 TL istinaf karar harcının davalıdan tahsiline, 2-Taraflarca istinaf kanun yoluna başvuru için yapılan masrafların kendi üzerlerinde bırakılmasına, 3-Gerekçeli kararın Dairemiz Yazı İşleri Müdürlüğünce taraf vekillerine tebliğine, 4-Karar kesinleştikten sonra dosyanın, kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine dair; HMK'nın 353.1.b.1 maddesi uyarınca dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, 27.04.2023 tarihinde, oybirliğiyle ve temyizi kabil olmak karar verildi.
KANUN YOLU: HMK'nın 361. maddesi uyarınca, iş bu gerekçeli kararın taraf vekillerine tebliğ tarihlerinden itibaren iki haftalık süreler içinde temyiz yolu açıktır.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_bam
Taranan Tarih: 25.01.2026 19:10:26