SoorglaÜcretsiz Dene

İstanbul BAM 14. HD 2023/2074 E. 2023/2082 K.

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi

Daire / Kategori

bam

Esas No

2023/2074

Karar No

2023/2082

Karar Tarihi

20 Aralık 2023

T.C.

İSTANBUL

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

14. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO: 2023/2074

KARAR NO: 2023/2082

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

İ S T İ N A F K A R A R I

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ: İSTANBUL 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ: 15/12/2022

NUMARASI: 2022/580 E. - 2022/914 K.

DAVANIN KONUSU: Ticaret Sicil Memurunun Kararına İtiraz

Taraflar arasındaki ticaret sicil memurunun kararına itiraz davasının ilk derece mahkemesince yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerle davanın reddine dair verilen karara karşı, davacı tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine Dairemize gönderilmiş olan dava dosyası incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.

TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ Davacı vekili, dava dilekçesinde özetle; ... AŞ'nin otopark işletmeleri ile iştigal eden İstanbul'da mukim bir şirket olduğunu, söz konusu şirketin yönetim kurulunu başkan ... ile yönetim kurulu üyeleri olan ... ve ...'den oluştuğunu, şirketin 22.08.2022 tarihinde genel kurulunun yapılması için 22.07.2022 tarihli ve 2022/9 sayılı yönetim kurulu kararı alındığını, şirketin bu kararın yayınlanmasını İstanbul Ticaret Sicili Müdürlüğü'nden talep ettiğini, bu talebin davalı tarafında, şirketin ana sözleşmesi incelemeksizin kabul edilerek ilan edilmesine karar verdiğini ve 28.07.2022 tarihli, 10627 sayılı Ticaret Sicil Gazetesi'nin 131. sayfasında 2021 yılı genel kurul toplantısı'na davet yazısının yayınlandığını, kararın geçerliliği açısından iki farklı nisap bulunduğunu, bunlardan ilkinin toplantı nisabı yani müzakerelere geçip karar alabilmesi için aranan nisap diğerinin ise karar nisabı yani müzakere edilen hususların karara bağlanabilmesi için gereken asgari nisap olduğunu, geçerli bir yönetim kurulu kararı için usulüne uygun toplanan bir kurulun bulunması ve bu kurulda yine usulü dairesinde karar alınması gerektiğini, aksi halde, alınan kararların yok hükmünde olacağını, yok hükmünde olan bir işlemin hukuki olarak sonuç doğurmayacağının açık olduğunu, esas sözleşmede aksine ağırlaştırıcı bir hüküm bulunmadığı takdirde, yönetim kurulu üye tam sayısının çoğunluğu ile toplanır ve kararlarını toplantıda hazır bulunan üyelerin çoğunluğu ile alır düzenlemesinin bulunduğunu, dava konusu şirketin esas sözleşmesinde açık, kesin ve net ağırlaştırıcı bir nisap düzenlemesinin bulunduğunu, şirket esas sözleşmesinin 8/C maddesinde, yönetim kurlunun üç kişiden oluştuğu hallerde asgari toplantı nisabının da üç kişi olacağını, ancak dava dışı şirketin 2022/8 sayılı yönetim kurulu kararının yalnızca iki yönetim kurulu üyesinin katılımı ile alındığını, söz konusu kararın toplantı nisabını oluşturmaksızın dolayısıyla esas sözleşmede öngörülen asgari toplantı sayısına aykırı şekilde alınmış bir karar olduğunu, davalı tarafından yapılan ilanın telafisinin imkansız zararlara ve yeni davalara neden olacağını ileri sürerek, öncelikle söz konusu ilan ve ilanın içeriğinin icrası açısından ivedilikle ihtiyati tedbir kararı verilmesini, İstanbul Ticaret Sicili Müdürlüğü tarafından yapılan 28.07.2022 tarihli, ... sayılı Ticaret Sicil Gazetesinin 131.sayfasında yayınlanan ilanın TTK'nın 34.maddesi uyarınca iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, savunmasında özetle; TTK'nın 34.maddesi ile Yönetmeliğin 35.mddesi uyarınca müvekkiline yapılmış bir başvuru ve müvekkilince verilmiş bir ret kararı bulunmadığını, bu bakımdan davanın usulden reddi gerektiğini, davalı müvekkilinin TTK'nın 32.maddesi çerçevesinde işlem yaptığını, müvekkilinin müdürlük mevzuat gereğince tescile tabi olmayan hususları tescil etmediği gibi tescile tabi olmayan hususlarla ilgili herhangi bir işlem de yapamayacağını, dava konusu şirketle ilgili genel kurula davet hakkındaki yönetim kurulu kararı tescile tabi bir husus olmadığı gibi bu karara ve bu karara binaen genel kurula davetin Türkiye Ticaret Sicili Gazetesinde, Türkiye Ticaret Sicili Gazetesi Müdürlüğünce incelendikten sonra yayınlanmakta olduğunu, mükelleflerin işini kolaylaştırmak için müvekkili müdürlük talep sahibi şirket ile Ticaret Sicili Gazetesi Müdürlüğü arasında aracılık görevi yaparak, Türkiye Ticaret Sicili Gazetesi Müdürlüğüne gönderilmek üzere genel kurul gündem ilanına ilişkin evrakı teslim alarak söz konusu evrakı ilan edilmek üzere, ilanı denetleyip yayınlama yetkisi olan Türkiye Ticaret Sicili Gazetesi Müdürlüğüne gönderdiğini, bu bakımdan da tescile tabi olmayan dava konusu kararı tescil etmediği gibi konuya ilişkin herhangi bir işlem tesis etmeyen müvekkili Müdürlüğün herhangi bir hukuki veya fiili sorumluluğu bulunmadığını, tescile tabi olmayan bir hususu tescil etmeyen ve genel kurul çağrı ilanlarında aracılık görevi yapmakta olan müvekkiline ğe husumet yöneltilemeyeceğini, 28.07.2022 tarihli, ... sayılı Türkiye Ticaret Sicili Gazetesinde ilan edilen genel kurula çağrı ilanına ilişkin yönetim kurulu kararında belirtilen tarihte toplanacak genel kurulun tescili başvurusu durumunda tescil edilmemesinin ise Asliye Ticaret Mahkemesince verilen tedbir kararı ile mümkün olduğunun belirtildiğini, davalının davanın açılmasına sebep olacak herhangi bir işlem yapmadığını, bu nedenle yargılama giderleri ve vekalet ücretinden sorumlu tutulamayacağını savunarak, davanın reddini istemiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda; "6102 sayılı TTK'nın 34/1 maddesinde, ilgililerin, tescil, değişiklik veya silinme istemleri ile ilgili olarak, sicil müdürlüğünce verilecek kararlara karşı, tebliğlerinden itibaren sekiz gün içinde, sicilin bulunduğu yerde ticari davalara bakmakla görevli asliye ticaret mahkemesine dilekçe ile itiraz edebilecekleri düzenlenmiştir. Kanunda özel olarak Ticaret Sicil Müdürlüğünün işleminin iptaline dair düzenleme bulunmadığı hallerde Ticaret Sicil Müdürlüğü işlemine karşı açılacak davalarda genel hüküm olan TTK'nın 34.maddesi uygulanacaktır. TTK'nın 34.maddesine göre sicil işlemine karşı itiraz davası açılmadan önce Ticaret Sicil Müdürlüğüne başvuru yapılması zorunludur. Ticaret Sicil Müdürlüğü tarafından henüz işlem tesis edilmeden sicil memurluğuna hiç tescil başvurusu yapılmadan veya red kararı olmadan doğrudan doğruya mahkemeye başvurulması mümkün değildir, mahkemeye başvurabilmek için elde sicil memurluğunca reddedilmiş bir istem dilekçesi olmalıdır.Davacı tarafça,Ticaret Sicil Müdürlüğünün tescil işleminin iptali için itiraz dava yoluna başvurulabilmesi için öncelikle " tescil, değişiklik , silinme" taleplİ bir başvuru ve akabinde de bu başvurunun reddi yönünde tesis edilen bir işlem olması gerekmektedir. Dosya kapsamında; sicil memurluğunca tesis edilen bu nitelikte bir işlem bulunmadığı, itiraz dava yoluna başvuru için gerekli olan dava şartının gerçekleşmediği anlaşıldığından dava şartı yokluğundan davanın reddine karar vermek grekmiştir." gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.Bu karara karşı, davacı vekilince istinaf başvurusunda bulunulmuştur.

İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ Davacı vekili, istinaf başvuru dilekçesinde özetle; şirket ana sözleşmesine ve nisaba aykırı olarak alınan yönetim kurulu kararı ile genel kurul Taraflar arasındaki ticaret sicil memurunun kararına itiraz davasının ilk derece mahkemesince yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerle davanın reddine dair verilen karara karşı, davacı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine Dairemize gönderilmiş olan dava dosyası incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.

TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ Davacı vekili, dava dilekçesinde özetle; ... AŞ'nin otopark işletmeleri ile iştigal eden İstanbul'da mukim bir şirket olduğunu, söz konusu şirketin yönetim kurulunu başkan ... ile yönetim kurulu üyeleri olan ... ve ...'den oluştuğunu, şirketin 22.08.2022 tarihinde genel kurulunun yapılması için 22.07.2022 tarihli ve 2022/9 sayılı yönetim kurulu kararı alındığını, şirketin bu kararın yayınlanmasını İstanbul Ticaret Sicili Müdürlüğü'nden talep ettiğini, bu talebin davalı tarafında, şirketin ana sözleşmesi incelemeksizin kabul edilerek ilan edilmesine karar verdiğini ve 28.07.2022 tarihli, ... sayılı Ticaret Sicil Gazetesi'nin 131. sayfasında 2021 yılı genel kurul toplantısına davet yazısının yayınlandığını, kararın geçerliliği açısından iki farklı nisap bulunduğunu, bunlardan ilkinin toplantı nisabı yani müzakerelere geçip karar alabilmesi için aranan nisap diğerinin ise karar nisabı yani müzakere edilen hususların karara bağlanabilmesi için gereken asgari nisap olduğunu, geçerli bir yönetim kurulu kararı için usulüne uygun toplanan bir kurulun bulunması ve bu kurulda yine usulü dairesinde karar alınması gerektiğini, aksi halde, alınan kararların yok hükmünde olacağını, yok hükmünde olan bir işlemin hukuki olarak sonuç doğurmayacağının açık olduğunu, esas sözleşmede aksine ağırlaştırıcı bir hüküm bulunmadığı takdirde, yönetim kurulu üye tam sayısının çoğunluğu ile toplanır ve kararlarını toplantıda hazır bulunan üyelerin çoğunluğu ile alır düzenlemesinin bulunduğunu, dava konusu şirketin esas sözleşmesinde açık, kesin ve net ağırlaştırıcı bir nisap düzenlemesinin bulunduğunu, şirket esas sözleşmesinin 8/C maddesinde, yönetim kurlunun üç kişiden oluştuğu hallerde asgari toplantı nisabının da üç kişi olacağını, ancak dava dışı şirketin 2022/8 sayılı yönetim kurulu kararının yalnızca iki yönetim kurulu üyesinin katılımı ile alındığını, söz konusu kararın toplantı nisabını oluşturmaksızın dolayısıyla esas sözleşmede öngörülen asgari toplantı sayısına aykırı şekilde alınmış bir karar olduğunu, davalı tarafından yapılan ilanın telafisinin imkansız zararlara ve yeni davalara neden olacağını ileri sürerek, öncelikle söz konusu ilan ve ilanın içeriğinin icrası açısından ivedilikle ihtiyati tedbir kararı verilmesini, İstanbul Ticaret Sicili Müdürlüğü tarafından yapılan 28.07.2022 tarihli, 10627 sayılı Ticaret Sicil Gazetesinin 131.sayfasında yayınlanan ilanın TTK'nın 34.maddesi uyarınca iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, savunmasında özetle; TTK'nın 34.maddesi ile Yönetmeliğin 35.mddesi uyarınca müvekkiline yapılmış bir başvuru ve müvekkilince verilmiş bir ret kararı bulunmadığını, bu bakımdan davanın usulden reddi gerektiğini, davalı müvekkilinin TTK'nın 32.maddesi çerçevesinde işlem yaptığını, müvekkilinin müdürlük mevzuat gereğince tescile tabi olmayan hususları tescil etmediği gibi tescile tabi olmayan hususlarla ilgili herhangi bir işlem de yapamayacağını, dava konusu şirketle ilgili genel kurula davet hakkındaki yönetim kurulu kararı tescile tabi bir husus olmadığı gibi bu karara ve bu karara binaen genel kurula davetin Türkiye Ticaret Sicili Gazetesinde, Türkiye Ticaret Sicili Gazetesi Müdürlüğünce incelendikten sonra yayınlanmakta olduğunu, mükelleflerin işini kolaylaştırmak için müvekkili müdürlük talep sahibi şirket ile Ticaret Sicili Gazetesi Müdürlüğü arasında aracılık görevi yaparak, Türkiye Ticaret Sicili Gazetesi Müdürlüğüne gönderilmek üzere genel kurul gündem ilanına ilişkin evrakı teslim alarak söz konusu evrakı ilan edilmek üzere, ilanı denetleyip yayınlama yetkisi olan Türkiye Ticaret Sicili Gazetesi Müdürlüğüne gönderdiğini, bu bakımdan da tescile tabi olmayan dava konusu kararı tescil etmediği gibi konuya ilişkin herhangi bir işlem tesis etmeyen müvekkili Müdürlüğün herhangi bir hukuki veya fiili sorumluluğu bulunmadığını, tescile tabi olmayan bir hususu tescil etmeyen ve genel kurul çağrı ilanlarında aracılık görevi yapmakta olan müvekkiline ğe husumet yöneltilemeyeceğini, 28.07.2022 tarihli, ... sayılı Türkiye Ticaret Sicili Gazetesinde ilan edilen genel kurula çağrı ilanına ilişkin yönetim kurulu kararında belirtilen tarihte toplanacak genel kurulun tescili başvurusu durumunda tescil edilmemesinin ise Asliye Ticaret Mahkemesince verilen tedbir kararı ile mümkün olduğunun belirtildiğini, davalının davanın açılmasına sebep olacak herhangi bir işlem yapmadığını, bu nedenle yargılama giderleri ve vekalet ücretinden sorumlu tutulamayacağını savunarak, davanın reddini istemiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda; "6102 sayılı TTK'nın 34/1 maddesinde, ilgililerin, tescil, değişiklik veya silinme istemleri ile ilgili olarak, sicil müdürlüğünce verilecek kararlara karşı, tebliğlerinden itibaren sekiz gün içinde, sicilin bulunduğu yerde ticari davalara bakmakla görevli asliye ticaret mahkemesine dilekçe ile itiraz edebilecekleri düzenlenmiştir. Kanunda özel olarak Ticaret Sicil Müdürlüğünün işleminin iptaline dair düzenleme bulunmadığı hallerde Ticaret Sicil Müdürlüğü işlemine karşı açılacak davalarda genel hüküm olan TTK'nın 34.maddesi uygulanacaktır. TTK'nın 34.maddesine göre sicil işlemine karşı itiraz davası açılmadan önce Ticaret Sicil Müdürlüğüne başvuru yapılması zorunludur. Ticaret Sicil Müdürlüğü tarafından henüz işlem tesis edilmeden sicil memurluğuna hiç tescil başvurusu yapılmadan veya red kararı olmadan doğrudan doğruya mahkemeye başvurulması mümkün değildir, mahkemeye başvurabilmek için elde sicil memurluğunca reddedilmiş bir istem dilekçesi olmalıdır. Davacı tarafça,Ticaret Sicil Müdürlüğünün tescil işleminin iptali için itiraz dava yoluna başvurulabilmesi için öncelikle " tescil, değişiklik, silinme" taleplİ bir başvuru ve akabinde de bu başvurunun reddi yönünde tesis edilen bir işlem olması gerekmektedir. Dosya kapsamında; sicil memurluğunca tesis edilen bu nitelikte bir işlem bulunmadığı, itiraz dava yoluna başvuru için gerekli olan dava şartının gerçekleşmediği anlaşıldığından dava şartı yokluğundan davanın reddine karar vermek grekmiştir." gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir. Bu karara karşı, davacı vekilince istinaf başvurusunda bulunulmuştur.

İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ Davacı vekili, istinaf başvuru dilekçesinde özetle; şirket ana sözleşmesine ve nisaba aykırı olarak alınan yönetim kurulu kararı ile genel kurul çağrı ilanının ilan edilmesi mümkün değilken mahkemece hatalı karar verildiğini, dava konusu yönetim kurulu kararının yalnızca iki yönetim kurulu üyesinin katılımı ile alındığını, toplantı nisabına uyulmaksızın alınan yönetim kurulu kararlarının yok hükmünde olduğunu, İstanbul Ticaret Sicili Müdürlüğünün bu hususların hiçbirisine dikkat etmeden şirket ana sözleşmesini incelemeyerek yok hükmünde olan bu karara dayanarak işlem yaptığını, bu kapsamda davanın reddi kararının hatalı olduğunu, TTK'nın 34.maddesi açık ise de kabul manasına gelmemek kaydıyla, olayda, tamamlanabilir dava şartı mevcut olduğundan işbu şartın tamamlanması için taraflarına kesin ve makul bir sürenin verilmesi gerekirken doğrudan davanın reddine karar verilmesinin hatalı olduğunu, nitekim Yargıtay 10. Hukuk Dairesinin 2016/3589Esas, 2018/10310 Karar sayılı ilamında; "Sosyal Güvenlik Kurumuna müracaat ve Kurum tarafından bu müracaata konu istemin reddine ilişkin bir işlem veya eylem bulunmadığı görülmekle, mahkemece, davacı tarafa 6100 sayılı HMK.'nun 115/2. maddesi uyarınca, 6552 sayılı Kanunun 64. maddesi ile 5521 sayılı Kanunun 7. maddesine üçüncü fıkra olarak eklenen düzenleme doğrultusunda, davaya konu istemi hakkında Sosyal Güvenlik Kurumuna müracaat etmesi ve bu müracaat hakkında anılan yasal düzenleme uyarınca Kurumun red iradesini gösterir işlem veya eyleminin olduğunun belgelenmesi için kesin, ihtaratlı önel verilmeli; bu süre içerisinde dava şartı eksikliğinin tamamlanmaması halinde, dava, dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddedilmeli; Kuruma müracaat ve müracaatın reddine dair Kurum işlem veya eylemine ilişkin dava şartının tamamlanması halinde ise davanın esasına girilerek, varılacak sonuca göre karar verilmelidir." şeklinde belirtildiği üzere davanın taraflarına süre verilmeden doğrudan reddinin mevzuata, bilimsel görüşlere ve yüksek mahkeme ilamlarına aykırı olduğunu, bu nedenlerle ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek, kararın kaldırılmasına karar verilmesini istemiştir.

İNCELEME VE GEREKÇE Dava, ticaret sicil müdürlüğünün ilan yapılmasına dair işleminin terkini ve iptali istemine ilişkindir. İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda davanın, dava şartının bulunmaması sebebiyle reddine karar verilmiş; bu karara karşı, davacı vekilince, yasal süresi içinde istinaf başvurusunda bulunulmuştur. İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi uyarınca, ileri sürülmüş olan istinaf nedenleriyle ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır. Davacı, ... AŞ'nin 22.08.2022 tarihinde genel kurul toplantısının yapılması konulu 22.07.2022 tarihli ve 2022/9 sayılı yönetim kurulu kararının ana sözleşmedeki toplantı ve karar nisabına aykırı şekilde alındığını, yok hükmünde olduğunu, buna rağmen söz konusu kararın yayınlanması talebinin davalı İstanbul Ticaret Sicili Müdürlüğünce kabul edilerek 2022 yılı genel kurul toplantısına davet yazısının yayınlandığını ileri sürerek bu kararın iptalini talep etmiştir. Ticaret Sicil Müdürlüğü kayıtlarına göre davacının, dava dışı şirketin dava tarihi itibariyle yönetim kurulu üyesi olduğu, dava dışı şirketin 22.07.2022 tarihli ve 2022/9 sayılı yönetim kurulu kararının 22.08.2022 tarihinde genel kurul toplantısının yapılmasına ilişkin olduğu, 28.07.2022 tarihli, ... sayılı Ticaret Sicil Gazetesi'nin 131. sayfasında 2022 yılı genel kurul toplantısına davet yazısının yayınlandığını görülmektedir. Davacı, 28.07.2022 tarihli, ... sayılı Ticaret Sicil Gazetesi'nin 131. sayfasında dava dışı şirketin 2022 yılı genel kurul toplantısına davet yazısının yayınlanmasına ilişkin işlemin iptaline (terkinini) karar verilmesini talep etmiştir. Ticaret sicili işlemleri tescil, tadil (değişiklik) ve terkinden ibarettir. Bunlardan ticaret siciline tescil işlemi TTK'nın 27.maddesi ve devamında düzenlenmiştir. Ticaret Sicil Yönetmeliği'nin 28/2. maddesine göre tescil, ticari işletmeyle ilgili belirli hukuki hususların, ticaret sicilindeki ilgili sütunlarına yetkili müdür tarafından ilk kez yazılmasını ifade eden teknik bir terimdir. Tescil, kural olarak talep üzerine yapılır. İstisnai olarak ilgilinin talebi olmaksızın resen veya yetkili kurum veya kuruluşun bildirimi üzerine, tescil de mümkündür (TTK m.27/1.c.2). TTK'nın 28/1. maddesine göre tescil istemi, ilgililer, temsilcileri veya hukuki halefleri tarafından yetkili sicil müdürlüğüne yapılır. Talep edebilecek olanlar ise maddede ilgililer olarak belirtilmiştir. TTK'nın 31/2. maddesine göre tescilin dayandığı olgu veya işlemler tamamen veya kısmen sona erer ya da ortadan kalkarsa sicildeki kayıt da kısmen yahut tamamen silinir. Bu durumda da kaydın kısmen veya tamamen silinmesini talep edebilecek olanlar yine ilgililerdir. Bu kuralın istisnası, resen yapılacak tesciller ile yetkili kurul veya kuruluşun bildirimi üzerine yapılacak tescillerdir. TTK'nın 34. maddesine göre ise ilgililer, tescil, değişiklik veya silinme istemleri ile ilgili olarak, sicil müdürlüğünce verilecek kararlara karşı, tebliğlerinden itibaren sekiz gün içinde, sicilin bulunduğu yerde ticari davalara bakmakla görevli asliye ticaret mahkemesine dilekçe ile itiraz edebilirler. İtiraz talebinde, ilgili ticaret sicil müdürlüğü yasal hasım konumundadır. Bu bilgilere göre, TTK'nın 34.maddesine göre sicil işlemine karşı itiraz davası açılmadan önce Ticaret Sicil Müdürlüğüne başvuru yapılması zorunludur. Ticaret Sicil Müdürlüğüne hiç tescil başvurusu yapılmadan veya red kararı olmadan doğrudan doğruya mahkemeye başvurulması mümkün değildir. Bir diğer ifadeyle mahkemeye başvurabilmek için elde sicil memurunca reddedilmiş bir istem dilekçesi olmalıdır. Somut olayda mahkemece, davacının sicil müdürlüğüne TTK'nın 34. maddesi uyarınca terkin konusunda başvuruda bulunmadığı, bunun dava şartı olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Yukarıda anılan hükümler uyarınca, davacı tarafından konuya ilişkin olarak davacılar tarafından terkin konusunda davalı Ticaret Sicil Müdürlüğüne gerekli başvuru yapılmadan dava açılması sebebiyle davanın reddine karar verilmesi usul ve yasaya uygundur. Dava açılmadan önce Ticaret Sicil Müdürlüğüne başvuru yapılarak bir karar alınması dava şartı niteliğinde olmakla birlikte bu dava şartı daha sonradan tamamlanabilir bir dava şartı da değildir. Bu nedenle, davacı vekilinin istinaf sebepleri yerinde görülmemiştir. Mahkemece, gerekçede öncelikle sicil müdürlüğüne başvurunun dava şartı olduğu isabetli şekilde belirtilmiş olmasına rağmen hüküm kısmında davanın usulden reddi yerine sadece reddine karar verilmiş olması doğru olmamış ise de bu husus esasa etkili olmadığından eleştirilmekle yetinilmiştir. Açıklanan bu gerekçelerle, HMK'nın 353/1.b.1.maddesi uyarınca dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararı usul ve yasaya uygun olduğundan davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur.

HÜKÜM: Yukarıda açıklanan gerekçelerle; 1-HMK'nın 353/1.b.1. maddesi uyarınca, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine, 2-Davacı tarafından yatırılan istinaf başvuru harcının Hazineye gelir kaydına; bakiye 89,95TL istinaf karar harcının davacıdan tahsiline, Hazineye gelir kaydına, 3-Davacı tarafından istinaf kanun yoluna başvuru için yapılan masrafların kendi üzerinde bırakılmasına,4-Gerekçeli kararın, Dairemiz Yazı İşleri Müdürlüğünce taraf vekillerine tebliğine dair;HMK'nın 353/1.b.1 maddesi uyarınca dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, 20.12.2023 tarihinde, oybirliğiyle ve temyizi kabil olmak üzere karar verildi.

KANUN YOLU: HMK'nın 361. maddesi uyarınca, iş bu gerekçeli kararın taraf vekillerine tebliğ tarihlerinden itibaren iki haftalık süreler içinde temyiz yolu açıktır.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

davanınsürülenkonusutaraflarınSicilözetisavunmalarınınistinafKararınadereceİtirazistanbulTicaretgerekçeMemurununsebeplerikanunincelemekararınınileriiddiamahkemesihüküm

Kaynak: karar_bam

Taranan Tarih: 25.01.2026 18:54:15

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim