İstanbul BAM 14. HD 2023/2249 E. 2023/2060 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi
bam
2023/2249
2023/2060
14 Aralık 2023
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
14. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2023/2249
KARAR NO: 2023/2060
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: BAKIRKÖY 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 22/06/2023
NUMARASI: 2023/46 E. - 2023/743 K.
DAVANIN KONUSU: Şirketin İhyası
Taraflar arasındaki şirketin ihyası davasının ilk derece mahkemesince yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerle davanın kabulüne dair verilen karara karşı, davalı tasfiye memuru tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine Dairemize gönderilmiş olan dava dosyası incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ Asıl davada davacı vekili, dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin, .... Tic. Ltd. Şti. aleyhine Bakırköy 20. İş Mahkemesinin 2018/47 Esas sayılı dosyası ile işçilik alacağının tahsili davası açtığını, ancak davalı şirketin re'sen terkin edilmesi nedeniyle ihya davası açılması için süre verildiğini ileri, sürerek taraf teşkilinin sağlanması için ... Tic. Ltd. Şti.'nin ihyasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı ... Sicil Müdürlüğü vekili, savunmasında özetle; müvekkilince yapılan terkin işlemin Kanun, Yönetmelik ve hukuka uygun olduğunu, yasal hasım olan müvekkilinin davanın açılmasına neden olmaması nedeniyle aleyhine yargılama giderine hükmedilmemesi gerektiğini savunarak, davanın reddini istemiştir. Birleşen davada davacı vekili, dava dilekçesinde özetle; Bakırköy 20. İş Mahkemesinin 2018/47 Esas sayılı dosyasında davalı ... Tic. Ltd. Şti. aleyhine açılan davada, davalı şirketin sicilinden terkin edildiğinin öğrenilmesi üçerine Bakırköy 7. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2022/238 Esas sayılı dosyasında İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğü aleyhine ihya davası açıldığını, mahkemece davanın kabulüne karar verildiğini, ancak tasfiye memurunun istinaf kanun yoluna başvurması üzerine kararın eksik husumet nedeniyle bozularak tasfiye memuruna yönelik de dava açılarak birleştirilmesinin istendiğini ileri sürerek, bu davanın önceki dava ile birleştirilerek şirketin ihyasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Birleşen davada davalı tasfiye memuru vekili, savunmasında özetle; taraflar arasında 2018 yılından beri devam eden iş davaları nedeniyle mahkemece şirketin ihyası için yol gösterildiğini, ancak davacının ihya davası açma sürecini ertelediğini, eksik hasımla dava açıldığını ve istinaf kararı sonrası tasfiye memuruna yönelik dava açıldığını, tasfiye memurunun görevini yasaya uygun şekilde yerine getirmesi nedeniyle sorumluluğunun bittiğini, ihya davasının süresinde açılmadığını, şirketin tasfiyesinin 07.12.2015 tarihinde tamamlanması ile şiketin sicil kaydının terkin edildiğini, TTK'da belirtilen 5 yıllık hak düşürücü sürenin bu tarihten itibaren başlayacağını ve süresinde ihya davası açılmadığını, Bakırköy 20. İş Mahkemesinin 2018/47 Esas sayılı davasının uzun süredir devam etmesine rağmen 10.03.2022 tarihinde ihya davası açılmasının, uzun süre sonra tasfiye memuruna dava yöneltilmesinin TMK'nın 2.maddesinde yer alan dürüstlük ilkesine aykırı olduğunu, davacının ihya talep etmekte hukuki yararı bulunmadığı gibi, ihya kararı verilmesi için hukuki yararın tek başına yeterli olmadığını, şirketin aktifinde mal varlığı bulunmaması nedeniyle ihyanın bir amacının kalmadığını savunarak, davanın redini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda; "... dava konusu şirketin şirketin tasfiyesinin sona erdiği 07/12/2015 tarihinde tescil edildiğinden müdürlükteki kaydının terkin edildiği, birleşen dava dosya davalısı eski tasfiye memuru ...'in ihyası talep edilen şirketin ortağı ve yetkilisi olduğu, şirket aleyhine Bakırköy 20. İş Mahkemesinin 2018/47 Esas sayılı dosyası ile alacak davası açıldığı, yargılama aşamasında şirketin sicilden terkin edildiğinin anlaşılması üzerine yargılamaya devam olunabilmesi için şirketin ihyası için davacıya süre verildiği, bu bağlamda davacı tarafından dava konusu şirketin ihyasını istemek de hukuki menfaati bulunduğu dikkate alınarak açılan davanın kabulü" gerekçesiyle asıl asıl ve birleşen davanın kabulü ile TTK'nın geçici 7. maddesi uyarınca resen sicilden terkin edilen ...Tic. Ltd. Şti.'nin TTK'nın 547.maddesi gereğince Bakırköy 20. İş Mahkemesinin 2018/47 Esas sayılı dosyasına özgü olarak ihyasına, önceki tasfiye memuru ...'in tasfiye memurluğu görevinin devamına, ücret takdirine yer olmadığına, kararın tescil ve ilanına karar verilmiştir. Bu karara karşı, birleşen davada davalı tasfiye memuru vekilince istinaf başvurusunda bulunulmuştur.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ Birleşen davada Davalı tasfiye memuru vekili, istinaf başvuru dilekçesinde özetle; Mahkemece şirketin ihyası ile müvekkilinin tasfiye memuru olarak atanmasına karar verildiğini, ancak kararda yapılan itirazların dikkate alınmadığını, daha önceki karara yönelik istinaf başvurusunun İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesince kabul edilerek ilk derece mahkemesi kararının kaldırıldığını, ihya davasının TTK'nın geçici 7. maddesinde düzenlenen 5 yıllık süre içinde açılmaması nedeniyle reddi gerektiğini, mahkemece yapılan itirazlara rağmen davanın süresinde açılıp açılmadığının incelenmediğini, asıl ve birleşen davanın hak düşürücü süreden sonra açılmasının dikkate alınmamasının hatalı olduğunu, mahkemece ihya talebinde hukuki yarar bulunduğu kabul edilmesine rağmen, şirketin tasfiyesinin hukuka uygun ve eksiksiz şekilde yapıldığını, ihya davasının tek şartının hukuki yarar olmadığını, tasfiyenin usulüne uygun yapılması nedeniyle ek tasfiyeye gerek bulunmadığını, şirketin mal varlığı bulunmadığını ve şirketin yeniden sicile kaydında davacının korunmaya değer bir menfaatinin bulunmadığını, Bu nedenlerle ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek, kararın kaldırılmasına ve davanın reddine, karar verilmesini istemiştir.
İNCELEME VE GEREKÇE Dava, TTK'nın 547. maddesi gereğince, tasfiyesine karar verilmiş bulunan şirketin ek tasfiye işlemlerinin yerine getirilmesi için sicil kaydının ihyası talebine ilişkindir. İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda asıl ve birleşen davanın kabulüne, karar verilmiş; bu karara karşı, birleşen davada davalı vekilince, yasal süresi içinde istinaf başvurusunda bulunulmuştur.İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi uyarınca, ileri sürülmüş olan istinaf nedenleriyle ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır.Davacı vekili, Bakırköy 20.İş Mahkemesinin 2018/47 Esas sayılı dosyasında dava dışı ... Tic. Ltd. Şti. aleyhine işçilik alacaklarının tahsili amacıyla açılan davada, şirketin sicil kaydının terkin edildiğinin öğrenilmesi üzerine ihya davası açıldığını belirterek, şirketin ihyasını talep etmiştir. Birleşen davada tasfiye memurunun davalı olarak gösterilmesi ile taraf teşkilinin sağlandığı anlaşılmıştır.Şirketin sicil kaydının incelenmesinde; 30.11.2013 tarihinde şirketin tasfiyesine karar verildiği, tasfiyeye ilişkin ilamların yapılarak, alacak borç ilişkilerinin sonlandırılması nedeniyle 07.12.2015 tarihinde tasfiyenin kapatıldığına ilişkin ilan yapıldığı görülmüştür. Bu durumda, dava dışı şirketin TTK'nın tasfiyeye ilişkin 529 vd. Maddelerine göre şirket yetkili organlarınca tasfiye edildiği anlaşıldığından ihya talebinin TTK'nın 547.maddesine göre ileri sürülmesi gerekmektedir. Mahkemece hüküm fıkrasında şirketin re'sen terkin edildiği belirtildikten sonra TTK'nın 547.maddesine göre ihya kararı verilerek, ihyanın sınırlandırılması ve birleşen davada davalının tasfiye memuru olarak atanması nedeniyle maddi hata olarak değerlendirilen bu husus kararın kaldırılması nedeni yapılmamıştır. Ticaret sicilinden terkin edilen şirketlerin yeniden ihyasının sağlanması amacıyla TTK kapsamında iki farklı yol öngörülmüştür. Buna göre, tasfiye sürecine giren şirketlerin tasfiye işlemlerinde eksiklik olması halinde TTK'nın 547. maddesi kapsamında sicilden terkin edilen şirketin tekrar sicile kaydedilmesi mümkündür. Şirkete karşı açılmış bir dava bulunması veya şirkete ait bir malvarlığının bulunması bu duruma örnek olarak gösterilebilir. Bir diğer yol ise TTK'nın geçici 7. maddesi uyarınca sicilden terkin edilen şirketlerin yeniden tescilidir. Buna göre asgari sermaye miktarına ulaşmayan, adres değişikliğini bildirmeyen şirketlerin re'sen kayıtlardan terkini halinde şirketin faal olması ve gerekli bazı koşulların da gerçekleşmesi halinde tekrar sicile kaydı mümkündür.İhya davasının TTK'nın 547. maddesi uyarınca talep edilmesi halinde şirketin tasfiye işlemlerini yapmış olan tasfiye memur ya da memurları ile birlikte bağlı bulunulan ticaret sicil müdürlüğünün davalı olarak gösterilmesi gerekmektedir. Diğer durumda ise esasen şirket tasfiye sürecine girmediğinden ve tasfiye memuru da bulunmadığından davalı olarak bağlı bulunulan ticaret sicil müdürlüğünün gösterilmesi yeterlidir. Başka bir ifadeyle TTK'nın 547. maddesine dayalı ihya davalarında davalı taraf, şirket veya kooperatifin en son tasfiye memuru veya tasfiye kurulu ile yasal hasım konumunda bulunan ticaret sicili müdürlükleridir. Somut olayda, sicil müdürlüğü ile birlikte birleşen dava ile tasfiye memurunun da davalı gösterildiği anlaşılmıştır. Dosyanın incelenmesinde, davacı tarafından Bakırköy 20. İş Mahkemesinin 2018/47 Esas dava dosyalarında, işçilik alacaklarının tahsili amacıyla dava açıldığı, yargılama sırasında şirketin terkin edildiğinin anlaşılması nedeniyle ihya davasının açıldığı anlaşılmıştır. Tasfiyenin tamamlanarak şirketin terkin edildiği tarihte alacak davasının henüz açılmadığı anlaşılmaktadır. Somut olayda, davacı tarafından tasfiye halindeki şirket aleyhine açıldığı anlaşılan iş davasının derdest olduğu, derdest olan bu davada taraf teşkilinin sağlanarak yargılama yapılmasının sağlanması bakımından, tasfiye halindeki şirketin ihyasını talep etmekte hukuki yarar bulunmaktadır. Şirketin ihyası için bunun dışında ayrıca bir menfaat, amaca ulaşma şartı veya ispat şartının aranmamaktadır. Şirketin aktifinin bulunmaması ihyaya engel değildir. İleri sürülen bu hususlar iş mahkemesindeki yargılamada dikkate alınabilir. TTK'nın 547. maddesinde ihya için bir zamanaşımı süresi öngörülmemiştir. Bu maddeye göre açılan ihya davasında TTK'nın geçici 7.maddesinde belirtilen beş yıllık süre uygulanamaz. Kaldı ki Anayasa Mahkemesinin 22/6/2023 Tarihli ve E: 2023/33, K: 2023/117 Sayılı Kararı ile TTK'nın geçici 7.maddesinin 15. fıkrasındaki beş yıl ibaresi iptal edilmiştir. Bu nedenle davalı vekilinin tüm istinaf başvuru nedenleri yerinde görülmemiştir.Açıklanan bu gerekçelerle; dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, ilk derece mahkemesi kararında usul ve yasaya aykırılık görülmediğinden, davalı tasfiye memuru vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1.b.1 maddesi uyarınca esastan reddine dair aşağıdaki hüküm verilmiştir.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;1-HMK'nın 353/1.b.1. maddesi uyarınca, davalı tasfiye memuru vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine, 2-Davalı tasfiye memuru tarafından yatırılan istinaf başvuru ve peşin karar harçlarının Hazineye gelir kaydına,3-Davalı tasfiye memuru tarafından yapılan kanun yolu giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,4-Gerekçeli kararın, Dairemiz Yazı İşleri Müdürlüğünce taraf vekillerine tebliğine dair;HMK'nın 353/1.b.1 maddesi uyarınca dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, tarihinde, oybirliğiyle ve temyizi kabil olmak üzere karar verildi.14.12.2023
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_bam
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:55:38