SoorglaÜcretsiz Dene

İstanbul BAM 14. HD 2023/2086 E. 2023/2042 K.

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi

Daire / Kategori

bam

Esas No

2023/2086

Karar No

2023/2042

Karar Tarihi

14 Aralık 2023

T.C.

İSTANBUL

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

14. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO: 2023/2086

KARAR NO: 2023/2042

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

İ S T İ N A F K A R A R I

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ: İSTANBUL ANADOLU 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ: 27.04.2023

NUMARASI: 2023/196 E. - 2023/351 K.

DAVANIN KONUSU: Şirketin İhyası

Taraflar arasındaki ihya davasının ilk derece mahkemesince yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerle davanın kabulüne dair verilen karara karşı, davalı Ticaret Sicili Müdürlüğü vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine Dairemize gönderilmiş olan dava dosyası incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.

TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; ... Ticaret Limited Şirketi ile müvekkil kurum arasında, İstanbul Anadolu 18. İş Mahkemesi’nin 2017/372 E. sayılı dosyasında görülen alacak davası esnasında davalı şirket kaydının sicilden terkin olduğunun anlaşıldığını, bu sebeple şirketin ihya zaruretinin hasıl olduğunu, ... Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi' nin tasfiye olmuş olmasının İstanbul Anadolu 18. İş Mahkemesi’nin 2017/372 E. sayılı dosyada taraf teşekkülünün sağlanmasını ve bu sebeple müvekkili kurumun alacağına kavuşmasını engeller mahiyette olduğunu, iş bu sebeple mahkemenizden şirketin ihyasını talep etme zorunluluğu doğduğunu, izah olunan nedenlerle; ... Ticaret Limited Şirketi' nin ihyasına karar verilmesini talep ve dava etmişlerdir.Davalı vekili savunmasında özetle; Ticaret Sicili Müdürlüğünün, TTK.m.32 ve Ticaret Sicili Yönetmeliği m.34 hükmü çerçevesinde işlem yaptığını, Ticaret Sicili Müdürlüğü, Ticaret Sicili’ne tescil konusundaki talepleri, ilgili yasanın kendisine verdiği yetki ve görev alanı içinde değerlendirirek sonuca bağladığını, davacının TTK'nın geçici 7.maddesinin 15 fıkrasına dayalı olarak eldeki davayı açtığını, 7.maddede gösterilen şartlar gerçekleşmeden şirketin terkin edildiğini ileri sürmediğine göre müvekkilinin yargılama giderlerinden sorumlu tutulamayacağını, ayrıca resen terkin işleminin hukuka ve kanuni prosedüre uygun olduğunu savunarak, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda; "...Davalı şirketin TTK. Geçici 7. maddesi uyarınca resen terkin işleminden itibaren 5 yıl geçmiş ise de Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin içtihatlarında belirtildiği üzere yasada belirtilen usule uygun gerekli tebliğ ve ilan işlemleri yapıldıktan sonra şirket yetkilileri tarafından tebliğ ve ilanda belirtilen işlemler yapılmadığı takdirde şirketin resen terkin edilerek tescil ve ilan edilmesi gerektiği, şayet şirket hakkında herhangi bir dava veya icra takibi var ise ya da tebliğ ve ilan işlemleri usulüne uygun yapılmamış ise şirketin ticaret sicil kaydının silinmesinin TTK. Geçici 7.maddesine aykırı olduğu, bu nedenle hak düşürücü süre söz konusu olmayacağı, ticaret sicil müdürlüğünce TTK. 7. maddesi kapsamında gerekli işlemlerin yapılması için yapılan tebligata rağmen cevap verilmediği gerekçesiyle dava konusu şirketin resen terkin edildiği ancak yasada belirtilen tebligatların şirket yetkililerine usulüne uygun yapılmadığı anlaşıldığından bu durumda 5 yıllık hak düşürücü sürenin uygulanmasının söz konusu olmadığı, dava konusu şirketi derdest İstanbul Anadolu 18. İş Mahkemesinin 2017/372 Esas sayılı dosyasında temsil etmek üzere şirketin ihyasına, zorunlu nedenlerden dolayı açılan ihya davalarında yasal hasım konumunda olan ticaret sicil müdürlüğünün yargılama giderlerinden (davada yapılan giderler, vekalet ücreti, yargılama harçları, HMK.m.323) sorumlu tutulamayacağı, 6102 sayılı TTK'nun geçici 7. maddesi uyarınca ticaret sicilinden resen terkin edilen şirketin ihyası için yasal koşulların oluştuğu, davacı tarafın ihya talep etmekte hukuken korunmaya değer haklı menfaatinin bulunduğu anlaşıldığından davacının davalı ticaret sicil müdürlüğü aleyhine açtığı davanın kabulüne dava konusu şirketin mahkeme dosyası ile sınırlı olmak üzere ihyasına ve ticaret siciline tesciline karar verilmiş... " gerekçesiyle, davanın kabulu ile İstanbul Ticaret Sicili Müdürlüğünün ... numarasında sicile kayıtlı iken sicilden resen terkin edilen ... Sanayi Ve Ticaret Limited Şirketi'nin İstanbul Anadolu 18. İş Mahkemesi'nin 2017/372 Esas sayılı dosyası ve bu dosyada verilecek kararın infazı ile sınırlı olarak ihyasına, kararın İstanbul Ticaret Sicili Müdürlüğünce tescil ve ilan edilmesine karar verilmiştir. Bu karara karşı, davalı vekilince istinaf başvurusunda bulunulmuştur.

İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ Davalı vekili, istinaf başvuru dilekçesinde özetle; mahkeme tarafından davanın kabulüyle dava konusu şirketin tüzel kişiliğinin İstanbul Anadolu 18. İş Mahkemesinin 2017/372 Esas sayılı takip dosyasıyla sınırlı olmak üzere ihyasına karar verildiğini ancak şirketin sermayesinin asgari sermaye miktarının altında olması nedeniyle ihyasına karar verilen şirkete tasfiye memurunun atanmamış olmasının mevzuata aykırı olduğunu, ek tasfiye kararı verilmesinin takdirinin mahkemeye ait olmasıyla birlikte, dava konusu şirkete tasfiye memurunun atanması gerektiğini, Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 28.09.2021 tarihli, 2017/11-3184 Esas, 2021/1107 Karar sayılı ilamında da bu hususa yer verildiğini, dava konusu şirkete tasfiye memuru atanmaması sebebiyle istinaf kanun yoluna başvurulduğunu belirterek, kararın kaldırılmasını ve şirkete tasfiye memuru atanmasını talep etmiştir.

İNCELEME VE GEREKÇE Dava, TTK'nın geçici 7.maddesi gereğince şirketin ihyası istemine ilişkindir. İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda davanın kabulüne karar verilmiş; bu karara karşı, davalı vekilince, yasal süresi içinde istinaf başvurusunda bulunulmuştur. İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi uyarınca, ileri sürülmüş olan istinaf nedenleriyle ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır. Taraflar arasında, dava dışı ... San ve Tic Ltd şirketinin TTK'nın geçici 7.maddesi uyarınca resen terkin kapsamına alınarak sicildeki kaydının 07.07.2014 tarihinde terkin edildiği, davacı idare tarafından İstanbul Anadolu 18. İş Mahkemesinin 2017/317 Esas sayılı dava dosyasının derdest olduğu konularında herhangi bir uyuşmazlık mevcut değildir. Uyuşmazlık, iş mahkemesi dosyası ile sınırlı olarak ihya kararı verilen şirkete tasfiye memurunun atanmamış olmasının usul ve yasaya uygun olup olmadığına ilişkindir. TTK'nın geçici 7. maddesinin 15. fıkrası “...Ticaret sicilinden kaydı silinen şirket veya kooperatifin alacaklıları ile hukuki menfaatleri bulunanlar haklı sebeplere dayanarak ... şirket veya kooperatifin ihyasını isteyebilir.” TTK'nın geçici 7. maddesi uyarınca sicilden terkin edilmiş olan bir şirketin, terkinin usulsüz olduğu gerekçesiyle kalıcı olarak ihyasına karar verildiğinde, ayrıca tasfiye memuru atanmamalıdır. Çünkü şirket, tasfiyesiz olarak sicilden terkin edilmiştir. İş bu kararla şirket varsa terkin öncesi organlarıyla temsil edilecektir. Yöneticilerin süresi dolmuşsa, şirket kendi organlarını seçebileceği gibi, bunun gerçekleşmemesi halinde, şirket aleyhine açılan dava içinde, esas davayı gören mahkemece bir temsil kayyımı atanması suretiyle yargılamaya devam edilebilecektir. Şirketin veya bir mal varlığının tasfiyesi söz konusu olmadığından, tasfiye memuru atanması da söz konusu değildir. Dairemizin önceki kararlarında, TTK'nın Geçici 7.maddesine dayılı geçici ihya kararlarında da tasfiye memuru atanmasına gerek olmadığına karar verilmekteydi. Ne var ki emsal Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 2017/11-3184 E- 2021/1107 K sayılı ve 28.09.2021 tarihli ilamı; emsal Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 2023/4049 E- 2023/568 K sayılı, 18.09.2023 tarihli ilamı; aynı Dairenin 2023/4718 E- 2023/5260 K sayılı, 25.09.2023 tarihli ilamı; aynı Dairenin 2022/1340 E- 2023/5265 K sayılı, 25.09.2023 tarihli ilamında belirtilen gerekçelerle, Dairemizin eski uygulamasından dönülmesi gerekmiştir. Anılan Yargıtay kararlarında belirtildiği üzere; ihya kararının bir davanın görülmesi, mal varlığının tasfiyesi gibi geçici amaçla TTK'nın Geçici 7. maddesine dayalı ihya kararının verildiği durumlarda ihya kararına konu işlemlerin yapılması bakımından tasfiye memurunun atanması gerektiği sonucuna varılmıştır. Zira kanun koyucu 6102 sayılı kanunun geçici 7. maddesinin 15.fıkrasında "ihya" terimini kullanmakla birlikte ayrıntılı düzenlemeye yer vermemiş olup ihya konusunda düzenleme, aynı Kanun'un 547. Maddesinde yapılmıştır. Bu genel düzenlemenin TTK'nın Geçici 7.maddesi uyarınca geçici ihya kararı verildiği durumlar da kıyasen uygulanması gerekir. Yani TTK'nın Geçici 7. maddesi ihyaya (ek tasfiyeye) karar verilmesi durumunda tasfiye memuru atanması yönünden bir hüküm içermemekle birlikte aynı Kanun'un 547. maddesinde olduğu gibi, mahkemece sınırlı olarak ihyaya karar verildiği durumlarda aynı zamanda tasfiye memuru da atanmalıdır. Zira geçici 7. maddenin amacı, kapsamına giren ortaklıkların bir an önce ticaret sicilinden silinmesi ve ihtilafların azaltılmasına yöneliktir.Bu açıklamalar ışığında, ilk derece mahkemesince sınırlı ihya kararı verildiği hâlde tasfiye memuru atanmasına da karar verilmesi gerekirken, bu konuda bir karar verilmemiş olması, usul ve yasaya uygun görülmemiştir. Açıklanan bu gerekçelerle, HMK'nın 353/1.a.6 maddesi uyarınca dosya üzerinden yapılan istinaf incelemesi sonucunda, ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararının kaldırılmasına ve davanın yukarıdaki açıklamalar doğrultusunda yeniden görülmesi için dosyanın kararı verin ilk derece mahkemesine gönderilmesine dair aşağıdaki karar verimştir.

KARAR: Yukarıda açıklanan gerekçelerle; 1-HMK'nın 353/1.a.6.maddesi uyarınca, ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararının kaldırılmasına, 2-Yukarıdaki açıklamalar ışığında davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine, 3-Davalı tarafından yatırılan istinaf peşin karar harcının, talep hâlinde, ilk derece mahkemesince davalıya iadesine, 4-Davalı tarafından yapılan kanun yolu giderlerinin, ilk derece mahkemesince, esas hükümle birlikte yargılama giderleri içinde değerlendirilmesine dair; HMK'nın 353/1.a maddesi uyarınca dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda, oy birliğiyle ve kesin olarak karar verildi. 14.12.2023

KANUN YOLU:HMK'nın 353/1.a maddesi uyarınca karar kesindir.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

davanınsürülenkonusutaraflarınözetisavunmalarınınkararistinafdereceistanbulgerekçesebeplerikanunincelemeŞirketinkararınınileriİhyasıiddiamahkemesi

Kaynak: karar_bam

Taranan Tarih: 25.01.2026 18:55:38

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim