SoorglaÜcretsiz Dene

İstanbul BAM 14. HD 2023/2029 E. 2023/2040 K.

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi

Daire / Kategori

bam

Esas No

2023/2029

Karar No

2023/2040

Karar Tarihi

14 Aralık 2023

T.C.

İSTANBUL

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

14. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO: 2023/2029

KARAR NO: 2023/2040

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

İ S T İ N A F K A R A R I

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ İSTANBUL ANADOLU 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ: 12.07.2023

NUMARASI: 2022/585 E. - 2023/607 K.

DAVANIN KONUSU: Limited şirket yöneticisinin azli

Taraflar arasındaki davanın ilk derece mahkemesince yapılan yargılaması sonunda, onusu kalmayan davanın esası hakkında karar verilmesine yer olmadığına dair verilen karara karşı, davalı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine Dairemize gönderilmiş olan dava dosyası incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.

TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilleri ile davalının ... Tic. Ltd. Şti'nin ortağı olduklarını, davalının aynı zamanda şirketin müdürü olduğunu, şirketin önemli ve uzun yıllardır çalıştığı müşterilerini sadece kendisiyle çalışması için davalının görüşmeler yaptığına dair duyumlar alındığını, davalının aynı faaliyet alanında başka bir şirket kurduğunu, şirket adına kayıtlı bulunan tırları davalının temsil yetkisini kullanarak muvazaalı şekilde kendi şirketine veya üçüncü kişilere devretme ihtimalinin bulunduğunu, şirkete kayıtlı kamyonun GPS cihazının sökülüp iki gündür kamyondan konum bilgisi alınamadığını, davalının bağlılık yükümlülüğüne aykırı davrandığını iddia ederek, davalının ... Tic. Ltd. Şti'ndeki yönetim ve temsil yetkisinin tedbiren durdurularak, kararın tescil ve ilanı için İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğü'ne bildirilmesine, şirket adına kayıtlı araçların devrinin önlenmesi için ihtiyati tedbir kararı verilerek araçların kayıtlarına ihtiyati tedbir şerhi işlenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili savunmasında özetle; davalının mernis adresine dava dilekçesi ve tensip zaptı tebliğ edilmiş cevap dilekçesi sunulmadığı anlaşılmıştır.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda; "...TTK'nın 626. maddesinde müdürlerin özen ve bağlılık yükümü ile rekabet yasağı düzenlenmiştir. Buna göre müdürler görevlerini tüm özeni göstererek yerine getirmek ve şirketin menfaatini gözetmekle yükümlüdürler. TTK'nın 626/2 maddesine göre aksi kararlaştırılmadığı veya diğer ortakların yazılı izni bulunmadıkça müdürlerin şirketlere rekabet oluşturan bir faaliyette bulunmalarının yasaktır. Tarafların ortağı olduğu ... Ltd. Şti.'nin ana sözleşmesi ve sicil kayıtları incelendiğinde bu yönde alınmış bir karar bulunmadığı anlaşılmıştır. Davalı vekili davacıların müvekkili tarafından kurulan şirketin bilindiğini ifade etmiş ise de davacı ortakların yazılı izni bulunduğuna dair dosyaya hiçbir delil sunulmamıştır. TTK'nın 630/2 maddesine göre her ortak haklı sebeplerin varlığında yöneticilerin yönetim hakkını ve temsil yetkilerinin kaldırılmasını veya sınırlandırılmasını mahkemeden isteyebilir. TTK'nın 630/3 maddesinde yöneticinin özen ve bağlılık yükümlülüğü ile diğer kanunlarda ve şirket sözleşmesinden doğan yükümlülüklerini ağır şekilde ihlal etmesi veya şirketin iyi yönetilmesi için gerekli yeteneği kaybetmesi haklı sebep olarak düzenlenmiştir. Davalı ortak ve müdürü olduğu şirket ile aynı iştigal konusunda faaliyet gösteren yeni bir şirket kurup faaliyete geçirmiş olup rekabet yasağına aykırı davrandığından hakkında haklı sebeple azil koşullarının oluştuğu sonucuna varılmış, ancak davalı dava açıldıktan sonra müdürlükten istifa etmiş olup istifasını şirkete bildirdiğinden davanın konusuz kaldığı tespit edilmiştir. Davacı yan dava açmakta haklı olduğundan davalı tarafın aleyhine yargılama gideri ve vekalet ücretine hükmedilerek... " gerekçesiyle, konusu kalmayan davanın esası hakkında karar verilmesine yer olmadığına, karar verilmiştir. Bu karara karşı, davalı vekilince istinaf başvurusunda bulunulmuştur.

İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ Davalı vekili, istinaf başvuru dilekçesinde özetle; kararın haksız, somut olayla uyumsuz olduğunu, müvekkili aleyhine vekalet ücreti ve yargılama giderlerine hükmedildiğini, kararın dosyadaki bilirkişi raporuna aykırılık teşkil ettiğini, kaldırılarak yargılama gideri ile vekalet ücretinin davacılar üzerinde bırakılması yönünde yeniden hüküm tesis edilmesi gerektiğini, raporda müvekkilinin rekabet yasağına aykırı hareket ettiği yönünde bir tespit yapılmadığını, değerlendirmede bulunulmadığını, müvekkilinin hukuki işlemlerini dürüstlük kuralı çerçevesinde gerçekleştirildiğini, müvekkilinin davacılar tarafından iddia olunduğu üzere dava dışı şirketin müşterilerini kendisiyle çalışma konusunda teşebbüsünün söz konusu olmadığını, müvekkilinin üçüncü kişiler adına farklı, muvazaalı bir oluşuma dahi gidebilecekken diğer ortakların bilgisi dahilinde ... Ltd Şirketi unvanlı lojistik şirketi kurduğunu, ayrıca müvekkilinin diğer ortak ve yetkililer ile alınan ayrılık kararları sonrasında ... Ltd Şirketi bünyesindeki fiili çalışmasını sonlandırdığını, davacıların salt müvekkilinin ortaklık payını vermemek adına kötü niyetli olarak dava açtıklarını, müvekkilinin yönetim kurulu üyeliğinden istifa ettiğini ve istifasını noter aracılığıyla ilgililere bildirdiğini, 17.11.2022 tarihli ihbar ile yönetim kurulu üyeliğinden istifa ettiğini, uzun süre davacılar tarafından mahkemeye bildirilmediğini, müvekkilinin yargılama giderlerine neden olmadığını iddia ederek, kararın kaldırılmasına ve konusuz kalan dava dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına, yargılama gideri ile vekalet ücretinin davacılar üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.

İNCELEME VE GEREKÇE Dava, şirketin müdürü olan davalı gerçek kişinin TTK'nın 630/2. maddesi uyarınca müdürlükten azli istemine ilişkindir.İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda konusu kalmayan davanın esası hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiş; bu karara karşı, davalı vekilince, yasal süresi içinde istinaf başvurusunda bulunulmuştur.İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi uyarınca, ileri sürülmüş olan istinaf nedenleriyle ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır. Taraflar arasında, davalının dava dışı ... Ltd Şirketi'nin ortaklarından ve münferit yetkili temsilcisi iken dava tarihinden sonra 17.11.2022 tarihli noter ihtarı ile müdürlük görevinden istifa ettiği ve davanın böylece konusuz kaldığı, ilk derece mahkemesinin bu sebeple konusu kalmayan davanın esası hakkında karar verilmesine yer olmadığına dair hüküm tesis ettiği anlaşılmaktadır. İstinaf incelemesi bakımından uyuşmazlık, mahkemece yargılama giderleri yönünden davalı tarafın sorumlu tutulmuş olmasının usul ve yasaya uygun olup olmadığına ilişkindir. Dosya kapsamından, tarafların ortak olduğu şirkette müştereken temsile yetkili müdür olan davalının, dava dışı ortağı ve yetkilisi olduğu ... Ltd. Şirketinden ayrı olarak kurucusu olduğu dava dışı ... Ltd Şirketi'ni kurarak 04.07.2022 tarihinde Ticaret Sicil Gazetesi'nde tescil ettirdiği, davalının kurucusu olduğu şirketin amacının ve konusunun yurt içinde ve dışında her nevi kara, hava ve deniz nakil vasıtalarıyla yük ve eşya taşımacılığı, nakliye komisyonculuğu yapmak, yurt içinde ve yurt dışında paket, zarf ve kargo taşımacılığı yapmak, kurye hizmetleri vs. olduğu, davacıların ve davalının yöneticisi ve ortağı olduğu, dava dışı ... Ltd. Şirketi'nin ise 12.12.2013 tarihinde kurulmuş olduğu, faaliyet konusunun uluslararası nakliye, taşımacılık, danışmanlık vb. olduğu, davacı şirket tarafından davalı şirketin davalı yöneticinin şirket kurmasından kısa süre içerisinde yöneticinin azline dair iş bu davanın açıldığı, davalının ise dava tarihinden sonra 17.11.2022 tarihi noter ihtarı ile müdürlük görevinden istifa ettiği anlaşılmıştır. TTK'nın 630/2. maddesine göre de her ortak haklı sebeplerin varlığında yöneticilerin, yönetim hakkının ve temsil yetkilerinin kaldırılmasını veya sınırlandırılmasını mahkemeden isteyebilir. Maddenin 3. fıkrasına göre de yöneticinin özen ve bağlılık yükümü ile diğer kanunlardan ve şirket sözleşmesinden doğan yükümlülüklerini ağır bir şekilde ihlal etmesi veya şirketin iyi yönetimi için gerekli yeteneği kaybetmesi haklı sebep olarak kabul olunur. 25.05.2023 tarihli bilirkişi heyet raporunda; davalı yanın dosya içerisinde cevap dilekçesine rastlanılmadığı, dava, ticari şirket (yöneticilerin azline ilişkin) davası olduğu, ticaret sicilden gelen kayıtlar incelendiğinde; ... ticaret sicil numaralı ...'nin davalı ..., ve davacılar ... dan müteşekkil olduğu, davalı ...”'in kayıtlı 400.000,00 TL sermaye içinde 132.000,00 TL, davacı ...'ın 132.000,00 TL ve diğer davacı ...'in ise 136.000,00 TL tutarında pay sahibi olduğu, davacı ve davalıların ortak olduğu şirketin 12.12.2013 tarihinde kurulduğu, şirketi davalı ... ve davacı ...'ın münferit imzaları ile temsil ettiğinin anlaşıldığı, davaya konu diğer şirket ...'nin ise 04.07.2022 tarihinde kurulduğu, tek ortaklı bu şirketin kayıtlı sermayesinin 500.000,00 TL olduğu, tek ortağı ve yetkilisinin ise diğer dava dışı ...'nin de ortağı ve yetkili müdürü konumundaki davalı ... olduğunun tespit edildiği, ticaret sicil kayıtlarına göre, dava dışı ...'nin “konusu ile ilgili danışmanlık, acente komisyonculuk faaliyetlerinde bulunmak yürürlükteki mevzuat gereğince uluslararası nakliye taşımacılık alanında danışmanlık, yurtiçi, yurt dışı servis ve muşavırlık hizmetleri yapmak, transit ve Türkiye ile yabancı ülkeler arasında taşımacılık işlerinde yasal mevzuatlar çerçevesinde kişi, kurum ve kuruluşlara işletmelere lojistik, danışmanlık, iş takipleri hizmetleri vermek ve ana sözleşmesinde yazılı olan diğer işler” olarak belirtildiği, diğer dava dışı ...'nin iş konusunun ise; “yurt içinde ve dışında her nevi kara hava ve deniz nakil vasıtaları ile yük ve eşya taşımacılığı, nakliye komisyonculuğu yapmak yurt içinde ve yurt dışında paket zarf ve kargo taşımacılığı yapmak, araçlı araçsız kurye hizmetleri vermek, şirket faaliyetiyle ilgili her türlü nakil vasıtaları alıp satmak ,kiralamak ve kiraya vermek, hava, deniz ve kara yolları ile her nevi kargonun nakliyesini tahmil ve tahliyesini yapmak”.... şeklinde olduğunun görüldüğü, dava dışı şirketlerin iş konusunun birbirlerine benzerlik arz etse de, her iki şirketin fiili iştigal konusunun ancak ticari defter ve bunlara dayanak belgeler üzerinden tespit edilebileceği, davalı yanın tek hissedarı olan dava dışı ...'nin ticari defter ve belgelerini ibraz etmediği, bu sebeple mali yönden şirketlerin iş konusu ve müşterilerinin karşılaştırılamadığı, bu hususta hukuki yorum ve takdirin mahkemeye ait olduğu belirtilmiştir.Davacılar vekili tarafından bilirkişi raporuna karşı beyan dilekçelerinde, TTK'nın 626. maddesinde açıkça ortak ve müdürlerin rekabet yasağına tabi olduğunun belirtildiği, 2. fıkrada ise şirket sözleşmesinde aksi öngörülmemiş veya diğer tüm ortaklar yazılı olarak izin vermemişse müdürlerin şirketle rekabet oluşturan bir faaliyette bulunamayacağının belirtildiğini, rapordaki tespitlerde davalının rekabet etmeme yükümlülüğünü ihlal ettiğinin ortaya konulduğunu, müdürlükten azil için yeterli olduğunu, Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 2019/3748 Esas, 2021/2897 Karar sayılı kararında vurgulandığı, muhtıraya rağmen şirketin defterlerini sunmayan davalının ibrazdan kaçındığı, davalının müdürlükten dava sırasında istifa ettiği bu sebeple dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına ve yargılama giderleriyle vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesini talep etmiştir. Davalı taraf vekili vasıtasıyla bilirkişi raporuna karşı beyan ve itiraz dilekçesini dosyaya ibraz ederek, rekabet kuralına aykırı bir işleminin bulunmadığını, şirketin kuruluş işlemlerinin dahi davacıların ve müvekkilinin ortağı olduğu muhasebecisinin yaptığını, hukuki işlemlerin dürüstlük kuralı çerçevesinde gerçekleştirildiğini, müvekkilinin yönetim kurulu üyeliğinden istifa ettiğini belirterek davanın reddine, aksi halde konusuz kalan dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına dair hüküm tesis edilmesini talep etmiştir. Dava yöneticinin azli istemine ilişkin olup dava devam ederken davalı yöneticinin kendi iradesiyle istifa etmesi üzerine eldeki davanın konusuz kaldığı açık olup ilk derece mahkemesince de bu gerekçeyle davanın esası hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir. HMK'nın 331. maddesinde "Esastan sonuçlanmayan davada yargılama gideri" başlığını taşımaktadır. Maddenin ilk fıkrasında, davanın konusuz kalması sebebiyle davanın esası hakkında bir karar verilmesine gerek bulunmayan hallerde hâkimin, davanın açıldığı tarihteki tarafların haklılık durumuna göre yargılama giderlerini takdir ve hükmedeceği belirtilmiştir. Somut davada, dava tarihinden sonra davalı müdürlük görevinden istifa etmiş ve dava konusuz kalmış olup yargılama giderlerinin tahmili bakımından, davanın açıldığı andaki haklılık durumunun ortaya konulması gerekir. TTK'nın 626. maddesinde özen ve bağlılık yükümü, rekabet yasağı düzenlenmiştir. Maddenin 1. fıkrasında, müdürlerin ve yönetimle görevli kişilerin görevlerini tüm özeni göstererek yerine getireceği ve şirketin menfaatlerini, dürüstlük kuralı çerçevesinde gözetmekle yükümlü oldukları; 2. fıkrasında ise şirket sözleşmesinde aksi öngörülmemiş veya tüm ortakların yazılı olarak izin vermemesi hâlinde müdürlerin şirketle rekabet oluşturan bir faaliyette bulunamayacakları; 3. fıkrasında, müdürlerin ortaklar için öngörülmüş bulunan bağlılık borcuna tabi oldukları belirtilmiştir. Aynı yasanın 630. maddesinde ise görevden alma, yönetim ve temsil yetkisinin geri alınması ve sınırlandırılmasına yer verilmiştir. Somut olayda, yukarıda bilirkişi raporu içeriklerinden ve dosyadaki sicil kayıtları ile diğer delillerden de anlaşılacağı üzere, davalı tarafça söz konusu edimlerin ihlal edildiği ve davacıların dava tarihinde davalının azline dair taleplerinde haklı oldukları kanaatine varıldığından, davalı tarafın yargılama giderlerinden ve yargılama giderlerine dahil olan vekalet ücretinden sorumlu tutulmasında bir isabetsizlik görülmemiş, bu nedenlerle davalı vekilinin istinaf başvurusunun reddi gerekmiştir.Açıklanan bu gerekçelerle, HMK'nın 353/1.b.1 maddesi uyarınca dosya üzerinden yapılan istinaf incelemesi sonucunda, davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine dair aşağıdaki hüküm verilmiştir.

HÜKÜM: Yukarıda açıklanan gerekçelerle;1-HMK'nın 353/1.b.1. maddesi uyarınca, davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine, 2-Davalı tarafından yatırılan istinaf başvuru ve peşin karar harçlarının Hazineye gelir kaydına; 3-Davalı tarafından yapılan kanun yolu giderlerinin kendi üzerlerinde bırakılmasına,4-Gerekçeli kararın, Dairemiz Yazı İşleri Müdürlüğünce taraf vekillerine tebliğine dair;HMK'nın 353/1.b.1 maddesi uyarınca dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, tarihinde, oybirliğiyle ve temyizi kabil olmak üzere karar verildi.14.12.2023

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

davanınsürülenşirketkonusutaraflarınözetisavunmalarınınistinafdereceistanbulgerekçesebepleriLimitedincelemekararınınyöneticisininileriazliiddiamahkemesihüküm

Kaynak: karar_bam

Taranan Tarih: 25.01.2026 18:55:38

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim