İstanbul BAM 14. HD 2023/2214 E. 2023/1994 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi
bam
2023/2214
2023/1994
7 Aralık 2023
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
14. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2023/2214
KARAR NO: 2023/1994
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İstanbul Anadolu 10. Asliye Ticaret Mahkemesi
TARİHİ: 25.09.2023 TARİHLİ ARA KARAR
NUMARASI: 2023/655 Esas
DAVA: Tazminat
Taraflar arasındaki tazminat davasının ilk derece mahkemesince yapılan yargılaması sırasında ihtiyati tedbir talebinin reddine dair verilen ara karara karşı, davacı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine Dairemize gönderilmiş olan dava dosyası incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ Davacı vekili, dava dilekçesinde özetle; daha önce davalı şirket bünyesinde çalışan davalı ...'ın davacı şirketten işten ayrıldıktan sonra davalı şirket bünyesinde çalışmaya başladığını, davacı şirket bünyesinde iken elde etmiş olduğu ticari sır niteliğindeki bilgileri, bayi ve müşterilere ilişkin dataları hukuka aykırı şekilde ele geçirmek ve kullanmak sureti ile rekabet yasağına aykırı davrandığını, davacı şirketin bayileri ve müşterileriyle iletişime geçerek gerçeğe aykırı söylemlerde bulunduğunu, telefonundaki yönlendirmeyi kaldırmadığını, kötüniyetli olarak ... bayi ve müşterilerini haksız yoldan ele geçirmeye çalıştığını, bu kişi hakkında suç duyurusunda da bulunduklarını belirtmiş davalıların haksız rekabet niteliğindeki eylemleri nedeni ile davalıların mal varlıklarını elden çıkarmalarını önlemek amacı ile banka hesapları ve menkul ve gayrımenkul mallarına ihtiyati tedbir konulmasını talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ İlk Derece Mahkemesi, ihtiyati tedbir talebini değerlendirdiği 25.09.2023 tarihli ara kararıyla; "...Her ne kadar davacı yanca davalıların sahip olduğu menkul ve gayrımenkullere ve banka hesaplarına tedbir konulması talep edilmiş ise de davacının tek taraflı iddiaları haricinde yaklaşık ispatı sağlayacak somut bir delil ibraz edilmediği,kaldı ki davalıların sahip oldukları menkul ve gayrımenkul malların da dava konusu olmadığı, 6100 sayılı HMK'nın 389/1 madde ve fıkrası gereği tedbirin ancak uyuşmazlık konusu hakkında verilebileceği..." gerekçesiyle, ihtiyati tedbir talebinin reddine karar verilmiştir. Bu ara karara karşı, davacı vekilince istinaf başvurusunda bulunulmuştur.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ Davacı vekili, istinaf başvuru dilekçesinde özetle; Öncelikli, müvekkili şirkete İstanbul Anadolu 4.Sulh Ceza Hakimliği’nin 2016/3803 D.İş sayılı kararı ile Olağanüstü Hal Kapsamında Bazı Düzenlemeler Yapılması Hakkında 674 sayılı Kanunun Hükmünde Kararname’nin 13. ve 19. maddeleri ile CMK 133/I maddesi kapsamında Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu (“TMSF”) yetkililerinin kayyım tayin edildiğini, müvekkili şirketin hali hazırda Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonunun gözetiminde, Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonunun ilişkili olduğu Bakanın atadığı yöneticiler tarafından yönetildiğini, Yine 6758 sayılı kanunun 19. Maddesi gereği 'kayyımlık görevi Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu tarafından yürütülen şirketlerin, açtıkları davalarda harçtan muaf olduğunu, bu yasal düzenlemeye bağlı olarak, müvekkili şirketin harçlardan muaf olduğunu, Davalı ...'ın, davacı müvekkili şirket çalışanı iken elde etmiş olduğu ticari sır niteliğindeki bilgileri, bayi ve müşterilere ilişkin dataları hukuka aykırı şekilde ele geçirmek ve kullanmak suretiyle, rekabet yasağına, kişisel verilerin korunması ilkelerine aykırı davranarak, davacı şirket müşterilerini ayarttığını, davacı şirketi, partnerlerine kötülediğini ve davacı şirketin zarara uğramasına neden olduğunu, bu hususun, dosyaya sundukları e-posta yazışmaları ile de belgelendiğini, Huzurdaki davada, Türk Ticaret Kanunu 55 vd. maddeleri ve davalıların sorumluluğunu doğuran sair yasal düzenlemelere istinaden davalıların yol açtığı şimdilik 50.000,00 TL maddi tazminat ile 1.000.000,00 TL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek olan en yüksek ticari faizle birlikte davalılardan müşterek ve müteselsilen tahsili talep edildiğini, mahkemece önleyici bir ihtiyati tedbir kararı verilmemesi durumunda, davalıların adlarına kayıtlı malvarlıklarını üçüncü şahıslara devri ihtimal dahilinde olduğunu, Dolayısıyla şu an için davalıların adına kayıtlı bulunan malvarlıklarının başka üçüncü şahıslara devredilmesi durumunda ise davacı müvekkil şirketin zararını tazmin etmesinin pek güçleşeceğini, hatta imkansızlaşacağını, bu kapsamda bahsettikleri mühim zararının doğmaması açısından HMK'nın 389.maddesi uyarınca ihtiyati tedbir kararı verilirse; yargılama sonunda müvekkili şirketin zararının tazminine karar verilecek ve bu alacak miktarı için, tedbirli malvarlıkları üzerine haciz tatbik olunarak zararın karşılanmasına çalışılacağını, bu itibarla tedbir talebinin haklı, adil ve yasal olduğunu, ihtiyati tedbirin reddine ilişkin kararın yerinde olmadığını, Bu nedenlerle ilk derece mahkemesinin istinafa konu ara kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek, kararın kaldırılmasına ve ihtiyati tedbir talebinin kabulüne karar verilmesini istemiştir.
İNCELEME VE GEREKÇE Davacı tarafından, davalıların müvekkiline karşı TTK'nın 55 vd. maddeleri kapsamında haksız rekabet eylemi gerçekleştirdiklerini ileri sürerek, haksız rekabet nedeniyle maddi ve manevi tazminat tahsili istemli açılan davada, dava içinde davalılara ait mal varlıklarının tespiti ile üçüncü kişilere devrinin engellenmesi yönünde ihtiyati tedbir karır verilmesi isteminin reddine dair ara karar verildiği, bu ara karara karşı, davacı vekilince, yasal süresi içinde istinaf başvurusunda bulunulduğu anlaşılmıştır. İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi uyarınca, ileri sürülmüş olan istinaf başvuru nedenleriyle ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır. HMK'nın 389. maddesi uyarınca, "Mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme sebebiyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkansız hale geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hallerinde uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyat tedbir kararı verilebilir. " Kanun hükmü, tedbirin sadece dava konusu olan şey hakkında verilebileceğini düzenlemiştir. Davanın konusu olmayan mal varlığı hakkında tedbir kararı verilemez. Para alacağı için açılan davada, mal varlığı üzerine tedbir konulamaz. Koşulları varsa, ihtiyati haciz hükümlerinden yararlanılabilir. Yargıtay'ın emsal içtihadında da durum bu yöndedir ( Yargıtay 19. HD. 2012/16760 E-2013/3136 K.sayılı, 19/02/2013 tarihli kararı). Yine, Yargıtay 21.HD.'nin E. 2015/5842, K. 2015/8588 sayılı, 20.4.2015 tarihli kararında belirtildiği üzere: "...Amaç bakımından ihtiyati tedbir, aynı uyuşmazlık konusu olan taşınır veya taşınmaz malların devrinin önlenmesi, dava sonuna kadar aynen muhafaza edilmesi veya bir tehlike yahut zararın önlenmesi amacıyla HUMK'un 101 vd., HMK'nın 389 vd. maddelerinde öngörülen durumlarda başvurulan bir yol olduğu halde, ihtiyati haciz, bir alacağın tahsilini temine yarayan bir vasıtadır. İhtiyati hacizde, ihtiyaten haczedilen mal ve haklar, alacaklının açtığı veya yaptığı veya açmayı yahut yapmayı düşündüğü dava veya icra takibinin konusu değildir. Halbuki ihtiyati tedbirde, hakkında tedbir kararı alınan şey, esasen asıl davanın konusudur ". Somut olayda, haksız rekabet iddiasına dayalı olarak maddi ve manevi tazminat alacağının tahsili amaçlanmaktadır. Bu nedenle, ilk derece mahkemesince dava konusu olmayan davalılara ait banka hesapları, gayrimenkul ve taşıtlar üzerinde ihtiyati tedbir konulması talebinin reddinde isabetsizlik bulunmadığından, HMK'nın 353/1.b.1. maddesi uyarınca davacı yanın istinaf başvurusunun esastan reddine dair aşağıdaki karar verilmiştir.
KARAR: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-HMK'nın 353/1.b.1, 391/3 maddeleri uyarınca, ihtiyati tedbir talep eden davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine, 2-Davacı vekili tarafından yatırılan istinaf başvuru ve peşin karar harçlarının Hazineye gelir kaydına, 3-Davacı tarafından yapılan kanun yolu giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, 4-Gerekçeli kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine, 5-Dosyanın, kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine dair; HMK'nın 353/1.b.1, 391/3 maddeleri uyarınca dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, 07.12.2023 tarihinde oybirliğiyle ve kesin olarak karar verildi.
KANUN YOLU:HMK'nın 362/1.f , 391/3 maddeleri uyarınca karar kesindir.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_bam
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:55:38