SoorglaÜcretsiz Dene

İstanbul BAM 14. HD 2023/2023 E. 2023/1933 K.

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi

Daire / Kategori

bam

Esas No

2023/2023

Karar No

2023/1933

Karar Tarihi

30 Kasım 2023

T.C.

İSTANBUL

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

14. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO: 2023/2023

KARAR NO: 2023/1933

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

İ S T İ N A F K A R A R I

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ: İSTANBUL 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ: 09.05.2023

NUMARASI: 2023/92 E. - 2023/366 K.

DAVANIN KONUSU: Alacak (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)

Taraflar arasındaki alacak davasının ilk derece mahkemesince yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerle davanın usulden reddine dair verilen karara karşı, davacı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine Dairemize gönderilmiş olan dava dosyası incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.

TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının 01/02/2018-31/05/2019 tarihleri arasında davalı işveren bünyesinde şoför olarak çalıştığını, davacının iş akdinin 31/05/2019 tarihinden itibaren fiili uygulama ile haksız olarak feshedildiğini, huzurdaki davanın işçilik alacaklarının belirlenebilir olmaması sebebiyle belirsiz alacak davası olarak açıldığını, davalının üst işvereninin ... olduğunu, ... isimli bir akıllı telefon uygulamasının sahibi olduğunu, davalının ise ... uygulamasının Türkiye'deki yürütücüsü olduğunu, ... uygulamasının ..., ... gibi işletim sistemlerine akıllı telefonlara indirilerek kullanılabildiğini, ... uygulamasını indiren yolcu(kullanıcı) uygulama üzerinden gitmek istediği yeri belirleyerek kendisini oraya götürmek üzere bir aracın kendisinin bulunduğu yere gelmesini sağladığını, yolcunun, gitmek istediği yere ulaştıktan sonra araçtan inince ... uygulamasına önceden kaydettiği kredi kartı ile internet üzerinden yolculuğun ücretini ...'ye ödediğini, kredi kartıyla internetten yapılan bu ödemenin yolcu tarafından doğrudan ...'ye yapıldığını, ödeme yapıldıktan sonra bu miktarın bir kısmının ... tarafından araç sahiplerine aktarıldığını, araç sahibinin de ücreti şoföre aktardığını, davalının araç sahibi ile şoförün aynı kişi olmasını yasakladığından dolayı şoförün erkek eş, araç sahibinin ise kadın eş olarak kurgulandığını, bu nedenle davacı şoförün aracı kullandığını, araç sahibinin de kadın eş gibi gözükse de aslında araç sahibi ve şoför arasında bir ayrım bulunmadığını, davacı işçinin şoför yapıldığının ortada olduğunu, ...'de yolcuların doğrudan şoföre herhangi bir ödeme yapmadığını, davacının, davalının iş organizasyonuna bağımlı olarak davalının emir ve talimatı altında çalıştığını, davacının, davalının emir-talimatı altında ilk günden itibaren fiilen davalının yolcularını taşımasına rağmen, davacının SGK bildiriminin yapılmadığını, davalının, davacı için ferdi kaza sigortası yaptırdığını, davacıya kesilen trafik cezalarını ödeyerek aralarındaki iş ilişkisini ortaya koyduğunu, davacının İş Kanunundan kaynaklanan kıdem tazminatı, ihbar tazminatı hakkının ödenmediğini, ihbar süresinin de kullandırılmadığını, davacının yıllık izin haklarının kendisine kullandırılmadığını, davacının işe başladığı günden itibaren şoför olarak günlük 3 saati aşan fazla çalışmalarının olduğunu, hafta tatillerinde, ... günlerinde çalıştırıldığını, öğlen arası kullanamadığını beyanla fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla belirsiz alacak davası olarak şimdilik 400,00 TL eksik ödenen ücreti, 400,00 TL fazla mesai ücreti, 400,00 TL yıllık izin ücreti, 400,00 TL hafta tatili ücreti, 400,00 TL ulusal bayram ve genel tatil ücreti, 500,00 TL ihbar tazminatı, 500,00 TL kıdem tazminatı olmak üzere toplam 3.000,00 TL'nin hak ediş tarihlerinden itibaren en yüksek banka mevduat faiziyle birlikte davalıdan tahsilini dava ve talep etmiştir. Davacı vekili; 07/04/2022 tarihli tam ıslah dilekçesi ile; arabuluculuk dosyasındaki anlaşamama tutanağının alacak esaslarından olan asgari geçim indirimi alacağı, kötü niyet tazminatı ve manevi tazminat kalemlerine ilişkin açılmış olması gerekliyken sehven diğer kalemlere ilişkin olarak açıldığını, bu nedenle huzurdaki davanın HMK 180.maddesi uyarınca tamamen ıslah ettiklerini belirterek tamamen ıslah taleplerinin kabulüne karar verilmesini talep etmiştir. HMK 180 maddesi uyarınca ibraz edilen tam ıslaha ait 12.04.2022 tarihli dava dilekçesinde ,her türlü talep hakları saklı tutulmak kaydıyla belirsiz alacak davası olarak 200.00 TL, asgari geçim indirimi alacağı ve 100 TL kötü niyet tazminatının hak ediş tarihlerinden itibaren davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili savunmasında özetle; davanın ... td. Şti'nin dava konusu iddilar ile herhangi bir ilgisinin olmadığını, ...'in, sunduğu mobil uygulama sayesinde taşımacılık hizmetleri sunan şahıs ve şirketler ile yolcuların bir araya getirilmesine aracılık eden bir teknoloji platformu olduğunu, ... taşımacılık hizmeti veren gerçek ve tüzel kişiler ile ticari iş ilişkisi kurduğunu, anılan ticari ilişki kapsamında; platforma kayıt olan taşımacılık hizmet sağlayıcılarına dijital hizmetleri alabilecekleri ... uygulaması sunulduğunu ve bunun karşılığında kendileri tarafından belli bir hizmet bedeli ödendiğini, bu hizmet bedelinin, uygulama üzerinden yapılan her bir yolculuk sonunda, yolcu tarafından ödenen ücret üzerinden sabit bir oranda kesinti yapmak suretiyle tahsil edildiğini, sürücüler veya taşımacılık hizmeti veren şirketler bakımından anılan ticari ilişki kapsamında ... tarafından verilen herhangi bir finansal taahhüt bulunmadığını, bir başka deyişle ... iş modeli platforma kayıtlı taşımacılık şirketi ve sürücülere herhangi bir iş görme yükümlülüğü getirmediğini veya münhasırlık anlaşması içermediğini, sürücülerin (aynen yolcular gibi) uygulamayı bir kere yükledikten sonra uygulamayı belli bir sıklıkta kullandiğini ve hatta uygulamaya bağlı kalmakla yükümlü olmadıklarını, ... uygulamasını akıllı telefonlarına indirmiş olan yolcular uygulamadan yararlanarak yolculuk yapmak istediklerinde (nereden nereye gitmek istediklerini belirterek) uygulamaya bağlandığını, bahse konu yolculuk talebinin, ... uygulamasının kullandığı bir algoritma vasıtasıyla, uygulamaya bağlandığını ve müsait durumda olan en yakındaki sürüye yönlendirildiğini, uygulama üzerinden yolculuk talebini aldıktan sonra, sürücünün yolculuğu kabul etme veya reddetmek için kısa bir zamanı bulunduğunu yaklaşık 15 saniye), sürücünün yolculuk talebini cevapsız bırakması veya reddetmesi halinde, yolculuk talebi yine uygulama üzerinden en yakındaki diğer bir sürücüye yönlendiridiğini, bu sürücünün de aynı şekilde 15 saniye içinde cevap verme imkanı bulunmakta olduğunu, uygulama kullanımının bu şekilde devam ettiğini, huzurdaki davanın ... yönünden pasif husumet yokluğu nedeniyle reddinin gerektiğini, huzurdaki davanın belirsiz alacak davası olarak ikame edilmesinin mümkün olmadığını, dava dilekçesi ve eklerinin ...'e tebliğinin gerektiğini, davacı ile ... arasında hiçbir hukuki ilişkinin bulunmadığını, davacı ile ... arasında herhangi bir ticari ilişki veyahut iş sözleşmesi bulunmadığını, bu nedenle davacının kıdem ve ihbar tazminatı taleplerinin reddinin gerektiğini, işbu davada kabul anlamına gelmemek kaydıyla ...'in işbu davada taraf sıfatının olduğu kabul edilecekse dahil taraflar arasındaki ilişkinin İş Hukuku anlamında iş ilişkisi olmadığını, bu nedenle de davacının taleplerinin reddinin gerektiğini, davacının herhangi bir fazla mesai, yıllık izin ücreti alacağı, hafta tatili ücreti, bakiye ücret alacağı ile ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacağının bulunmadığını beyanla davanın reddini talep etmiştir. İstanbul 8. İş Mahkemesinin 2020/386 Esas, 2022/274 Karar ve 20.04.2022 tarihli kararı ile; Davacı ile davalı arasında bir iş ilişkisi olmadığı, davalının pasif husumet ehliyetinin bulunmadığı gerekçesiyle davanın husumet yokluğu nedeniyle reddine karar verilmiştir. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 48. Hukuk Dairesinin 2022/2451 Esas, 2022/1474 Karar ve 30.11.2022 tarihli kararı ile; Davanın ticari dava olması belirtilmek suretiyle ilk derece mahkeme kararının kaldırılmasına karar verilmiştir. İstanbul 8. İş Mahkemesinin 2023/2 Esas, 2023/14 Karar ve 09.01.2023 tarihli kararı ile Asliye Ticaret Mahkemesinin görevli olması nedeniyle davanın görev yönünden reddine karar verilmiştir. Karar istinaf edilmeksizin kesinleşmiştir. İstinaf incelemesine konu karar, görevli mahkemece verilmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda; "...Somut olayda, dava dışı ...Şirketi, ... uygulamasını üzerinden çevrimiçi taşıma hizmeti almak isteyen yolculara taşıma hizmetini, ulaşım hizmeti sağlamaya yetkili kişiler (araç sahipleri) aracılığı ile sağlamaktadır. Davacı iş sözleşmenin ... tarafından tek taraflı olarak sonlandırılması nedeniyle işçilik alacakları talep emiş olup, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi'nin 01/12/2022 tarihli 2022/1025 esas ve 2022/1808 esas sayılı emsal ilamında belirtildiği üzere, davalı ... şirketinin iştigal konusunun, aracı ulaşım hizmetleri sağlamak konusunda yazılım ve teknoloji desteği ve pazarlama hizmetleri sağlamak olduğu anlaşılmış olup, davacı tarafından davalı ile dava dava dışı ... şirketinin arasında asıl-alt işveren ilişkisi ile davalı ile kendisi arasında bir iş sözleşmesi bulunduğunu ispata yarar yeterli delil sunulmadığı anlaşıldığından davanın pasif husumet yokluğu nedeni ile reddine dair aşağıdaki şekelde hüküm kurulmuştur. ( İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 43. Hukuk Dairesi 2021/517 E 2021/845 K 01/07/2021 T. Kararı ile Aynı dairenin Yargıtay 3. HD 2021/8133 2022/3677 18.04.2022 Tarihli kararı ile kesinleşen 2021/485 E 2021/616 K 20.05.2021 Tarihli emsal karar içerikleri)... " gerekçesiyle, davanın pasif husumet yokluğu nedeniyle reddine karar verilmiştir. Bu karara karşı, davacı vekilince istinaf başvurusunda bulunulmuştur.

İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ Davacı vekili, istinaf başvuru dilekçesinde özetle; ...'in dünyada yaygın olarak kullanılan bir ulaşım aracı olduğunu, telefon uygulaması üzerinden kullanıcının talebi üzerine ... tarafından istenilen konuma gönderilen araçlar vasıtasıyla ulaşımın sağlandığını, ... sistemini anlayabilmek için öncelikle sözleşmeleri ve sözleşme taraflarını doğru tespit etmek gerektiğini, davalı şirketin sahibi ... olduğunu, bu holdingin hem ...'in ... sahibi olduğunu, merkezlerininde aynı adreste olduğunu, bu durumun mernisle ticaret sicil kayıtlarından açıkça görüleceğini, her ne kadar Türkiye hizmetleri olsa da Türkiye 'de şirket açmadıklarını ya da iletişim ofisi bulunduğunu, sadece bir irtibat bürosu için dahi acentenin temsilci olarak kabulünün gerektiğini Türkiye'de dava açılabileceğini, pasif husumet yönünden reddin mümkün olmadığının açık ve anlaşılır biçimde belirtilmiş iken husumet yönetilmeyeceğinin imkansız bir iddia olduğunu, İş Mahkemesinin görevsizliği sonucunda dosyanın Asliye Ticaret Mahkemesine gönderildiğini, İş Mahkemesine 12.04.2022 tarihinde sunmuş oldukları tam ıslah dilekçesiyle davanın konusu ve miktarının değiştirildiğini, gerekçeli kararın 4.hükmünde yer alan dava değerinin 3.000,00 TL olması dikkate alınarak 3.000,00 TL vekalet ücretini hatalı olduğunu, dava değerinin toplam 200,00 TL olması gerektiğini iddia ederek, kararın kaldırılmasını ,davanın kabulüne karar verilmesini, mahkemenin aksi kanaatte olması halinde ise 3.000,00 TL olarak oluşturulan vekalet ücretinin kaldırılmasını ve 200 TL olarak yeniden hüküm kurulmasını talep etmiştir.

İNCELEME VE GEREKÇE Dava, taraflar arasındaki sözleşmenin feshi nedeniyle uğranılan zararların tazmini istemiyle açılmış bir tazminat davasıdır. İlk derece mahkemesince yapılan yargılama soncunda davalı ... Ltd. Şti. hakkındaki davanın pasif husumet yokluğundan reddine karar verilmiş; bu karara karşı, davacı vekilince, yasal süresi içinde istinaf başvurusunda bulunulmuştur. öİstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi uyarınca, ileri sürülmüş olan istinaf başvuru nedenleriyle ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır. Davacı vekilince, hakkındaki dava pasif husumet yokluğu nedeniyle reddedilen davalı ... Ltd. Şti. yönünden kurulan hükme yönelik ve takdir edilen vekalet ücretine yönelik istinaf başvurusunda bulunulduğu anlaşılmaktadır. İstinaf incelemesi HMK'nın 355. maddesi uyarınca istinaf başvuru nedenleriyle ve kamu düzenine aykırılık yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır. Somut olayda, ulaşım hizmeti sağlamaya yetkili kişiler (araç sahipleri) ile bu ulaşım hizmetinden faydalanmak isteyen yolcuların (... uygulaması kullanıcılarının) çevrimiçi (online) bir platformda bir araya getirilmesine hizmet eden ... mobil uygulamasından yararlanmak isteyen davacının söz konusu uygulamayı sunan Hollanda’da mukim davalı ...’den hizmet aldığı sabit olup, eldeki davada, sözleşmenin hizmet sağlayıcısı davalı ... tarafından tek taraflı olarak sonlandırılması nedeniyle uğranılan zararların tazmini istenmiş olup davalı ... şirketin, davacı ile diğer davalı ... arasındaki hizmet sözleşmesine konu ... Mobil uygulaması hizmetinin tedarikçisi olmadığı gibi, sözleşmeye taraf olduğunun ispat edilemediği, kaldı ki davalı şirketin iştigal konusunun, ulaşım hizmetleri sağlamak konusunda yazılım ve teknoloji desteği ve pazarlama hizmetleri sağlamak olduğu, dava dışı ... şirketinin temsilcisi veya acentesi olduğunun dosya kapsamı itibari ile delillendirilemediği hep birlikte gözetildiğinde, davalı ... Hizmetleri Ltd Şti yönünden davanın pasif husumet yokluğundan reddinde karar verilmesinde isabetsizlik görülmemiştir (Yargıtay 3. HD'nin 2021/8133 E- 2022/3677 K sayılı ve 18.04.2022 tarihli emsal kararı). Diğer taraftan, davacının talebini tamamen ıslah etmiş olduğu tartışmasızdır. Ancak, dava değerinin azaltılmış olması ıslah olarak değerlendirilmeyip davadan feragat olarak değerlendirileceğinden davacının vekalet ücretine dair istinaf nedenleri yerinde görülmemiştir. Çünkü, hüküm tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'nin 7.maddesinde, görevsizlik, yetkisizlik, dava ön şartlarının yokluğu veya husumet nedeniyle davanın reddinde, davanın nakli ve açılmamış sayılmasında ücret düzenlenmiştir. 7/2. fıkrada ,davanın dinlenebilmesi için kanunlarda öngörülen ön şartın yerine getirilmemiş olması ve husumet nedeniyle davanın reddine karar verilmesinde davanın görüldüğü mahkemeye göre bu tarifenin 2. kısmının 2.bölümünde yazılı miktarları geçmemek üzere 3.kısımdaki yazılı avukatlık ücretine hükmolunacağı düzenlenmiştir. Açıklanan bu gerekçelerle HMK'nın 353/1.b.1.maddesi uyarınca dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine dair aşağıdaki karar kurulmuştur.

KARAR: Yukarıda açıklanan gerekçelerle;1-HMK'nın 353/1.b.1. maddesi uyarınca, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine, 2-Davacı tarafından yatırılan istinaf başvuru harçlarının Hazineye gelir kaydına; bakiye 89,95 TL istinaf karar harcının davacıdan tahsiline,3-Davacı tarafından istinaf kanun yoluna başvuru için yapılan masrafların kendi üzerinde bırakılmasına,4-Gerekçeli kararın Dairemiz Yazı İşleri Müdürlüğünce taraf vekillerine tebliğine,5-Karar kesinleştikten sonra dosyanın, kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine dair;HMK'nın 353/1.b.1 maddesi uyarınca dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, 30.11.2023 tarihinde, oy birliğiyle ve temyizi kabil olmak üzere karar verildi.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

davanınsürülenkonusutaraflarınKaynaklanan)özetisavunmalarınınkararistinafdereceistanbulgerekçesebepleriincelemekararının(HizmetSözleşmesindenileriAlacakiddiamahkemesi

Kaynak: karar_bam

Taranan Tarih: 25.01.2026 18:56:54

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim