SoorglaÜcretsiz Dene

İstanbul BAM 14. HD 2023/2197 E. 2023/1931 K.

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi

Daire / Kategori

bam

Esas No

2023/2197

Karar No

2023/1931

Karar Tarihi

30 Kasım 2023

T.C.

İSTANBUL

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

14. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO: 2023/2197

KARAR NO: 2023/1931

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

İ S T İ N A F K A R A R I

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ: İSTANBUL 17. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ: 02.10.2023

NUMARASI: 2023/427 E. - 2023/355 K.

DAVANIN KONUSU: Gemi üzerindeki zilyetliğin tespiti ve geminin teslimi- gemi kira

sözleşmesinin tescili

Taraflar arasındaki davanın ilk derece mahkemesince yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerle davanın feragat nedeniyle reddine, ihtiyati tedbir talebinin reddine dair verilen karara karşı, davacı vekili tarafından ihtiyati tedbir talebinin reddi kararı yönünden istinaf yoluna başvurulması üzerine Dairemize gönderilmiş olan dava dosyası incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.

TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ Davacı vekili, dava ve talep dilekçesinde özetle; Müvekkili ile 1 nolu davalı şirketin 25.07.2019 tarihinde gemi kiralama sözleşmesi yaptıklarını, kira sözleşmesine istinaden müvekkilinin gezinti ve restoran hizmeti verecek olan geminin tersanede her tür onarım, bakım masraflarını yaptığını ve gemiyi sefere hazır hale getirdiğini, mahkemenin 2023/78 D. İş dosyasına davacı tarafından gemiye yapılan bakım, onarım, kumanya, personel maaş ödemeleri, tersane liman, iskele, rıhtım masrafları ve gemi maliki adına gemi içi yapılan sigorta ödemelerine ilişkin masraflara ilişkin bir kısım fatura ve ödemelerine ilişkin delillerini sunduklarını, davacının toplamda yaklaşık 1.3 milyon Dolar civarında masrafı olduğunu, 1 Nolu davalı şirket temsilcisi ve vekilinin, gemi kira sözleşmesinin akdedildiği tarihlerde ve geminin tersane sürecinde gemi üzerinde var olan çeşitli hacizlerin süreç içerisinde kaldırılacağını vaad ve taahhüt etmişken, gemi tersaneden çıktıktan sonra, 1 numaralı davalı şirket, borçlu olduğu bir dosyadan İİK'nın 111/a maddesi gereğince aldığı satış yetkisi ile dava konusu gemiyi, 2 nolu davalı şirkete muvazaalı bir şekilde sattığını ve geminin davacı alacaklı müvekkilinden kaçırıldığını, davalılar arasında İİK'nın 111/a maddesi gereğince yapılmış olan satışın muvazaalı olduğunu, İstanbul ... İcra Dairesinin ... Talimat dosyasından yaptırılan kıymet takdirinde geminin 6.200.000.00 TL değerinde bulunduğunu, davalılar arasındaki İİK'nın 111/a maddesine dayalı satışına esas omak üzere İstanbul ... İcra Dairesinin ... esas sayılı dosyasından yaptırılan kıymet takdirinde ise 2.700.000.00 TL değerinde bulunulduğunu, alacaklı oldukları dosya için yaptırılan incelemede bilirkişi ...'un verdiği 6.200.000 TL bedelli 22.02.2021 tarihli raporun üzerinden tam bir sene sonra yine aynı bilirkişinin bulunduğu bilirkişi heyetinin 02.03.2022 tarihli raporda ise gemi, davalıların tam da maksadına uygun olarak çok düşük bedelli 2.700.000 TL olarak tespit edildiğini, 1 numaralı davalının, dava konusu tüm iş ve işlemlerini çok geniş kapsamlı vekaletnameler verdiği dava dışı ... adlı kişi üzerinden yürüttüğünü, 1 nolu davalı borçlu şirketi adeta paravan olarak kullandığını, müvekkili şirketin, dava konusu gemiyi satış aşamasına getirmişken, ...'nin Şubat 2022 tarihli sulh sözleşmesi teklifinde bulunduğunu ve müvekkili şirketin dava konusu gemiye yaptığı 1.3 milyon dolar mertebelerindeki masraflarını ve alacaklarını, kendisi ve kızı ...'nin ödeyeceği taahhüdünde bulunduğunu, diğer yandan davalılar arasındaki satışın gerçekleştiği İstanbul ... İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı takip sayılı dosyasında, davalılar arasındaki satıştan kısa süre evvel ... tarafından 07.09.2021'de temlik alındığını, ...,nin bu dosyayı arkadaşı ...'e temlik aldırdığını çünkü gemi üzerindeki hacizlerde bu dosyanın 1. sırada alacaklı olarak göründüğünü, davalılardan 2 nolu şirket yetkilisi ...'nin 27.04.2022 tarihinde dava konusu gemiyi satışın gerçekleştiği İstanbul ... İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyasına İİK'nın 111/a maddesine dayanılarak muvazaalı şekilde satın alma müracaatında bulunduğunu, düşük bedelli rapora göre icra dosyasına ödemesini yaptığını, ayrıca geminin 2 nolu davalı şirkete satışı sonrasında da ...'nin, 2 nolu davalı şirkette çalışmaya devam ettiğini beyanla, kiraya konu ... IMO sicil numaralı Türk Bayraklı ... adlı geminin, halen 2 nolu davalı şirket adına kayıtlı olması hâlinde geminin sicil kaydına tensiben ihtiyati tedbir şerhi konulmasına, bu talebin kabul görmemesi halinde TMK'nın. 1010/1 maddesinin kıyasen uygulanarak geminin sicil kaydına "davalıdır" şerhi konulmasına, ayrıca davacı ve 1 Nolu davalı arsındaki Gemi Kira Sözleşmesinin TTK'nın 1121/1 maddesi gereğince tedbiren gemi sicil kaydına tesciline, davacı ile 1 Nolu davalı arasındaki Gemi Kiralama Sözleşmesi gereğince, kiraya konu ... Imo sicil numaralı Türk Bayraklı ... adlı geminin muvazaalı ve kötüniyetli olarak müvekkilinin zilyetliğinden kaçırılmış olması sebebiyle 2 Nolu davalının mülkiyetine ve zilyetliğine geçen dava konusu geminin zilyetliğinin TTK'nın 1123 gereğince 2 nolu davalıdan alınarak davacı müvekkiline teslimine, gemi kira sözleşmesinin gemi sicil kaydına tesciline, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalılara yüklenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI ÖZETİ İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda; "...Dava bağlantılı olan Bakırköy 2.Asliye Hukuk Mahkemesinin 2023/318 esas ve Bakırköy 9.Asliye Hukuk Mahkemesinin 2023/346 esas sayılı dosya örneklerinin celp edilip incelenmesinden; davacı tarafından eldeki dosyaya konu olan gemi ile ilgili muvazaa iddiası nedeniyle gemi ilgilileri olan davalılar hakkında tasarrufun iptali davası açıldığı, 2023/318 esas sayılı dosya üzerinden ... gemisi hakkında verilen ihtiyati haciz kararının sonradan kaldırıldığı ve her iki davanında derdest olduğu anlaşılmıştır. Sonuçta; geminin zilyetliğinin teslimine ilişkin davanın feragat nedeniyle reddine, uyuşmazlık konusu alacak ve muvazaa iddiası Bakırköy 2. ve 9. Asliye Hukuk Mahkemesindeki dava dosyalarında yapılacak yargılama neticesinde ortaya çıkacak olduğundan, davacının HMK 389 ve devamı maddelerine dayanan ihtiyati tedbir talebinin koşulları oluşmadığından reddine karar vermek gerekmiştir... " gerekçesiyle, davanın feragat nedeniyle reddine, ihtiyati tedbir talebinin HMK'nın 389 ve devamı maddeleri gereğince koşulları oluşmadığından reddine, karar vermiştir.Bu kararın ihtiyati tedbir talebinin reddine dair bölümüne karşı, davacı vekili istinaf tarafından başvurusunda bulunmuştur.

İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF NEDENLERİ Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde; istinafa konu ettikleri karar öncesinde 02.10.2023 tarihli feragat dilekçesinde davalı ... / ... arasındaki muvazaalı kira sözleşmesininde ilave edecekleri talepleri için yeni bir dava açmaları gereğinden bahsedildiğini, huzurdaki davada ileri sürdükleri geminin zilyetliğinin taraflarına teslimi talebinden feragat ettiklerini ancak dava dilekçesinin neticeyi talep kısmının 1. maddesindeki ihtiyati tedbire dair davayı sürdürdüklerini beyan edildiğini, 02.10.2023 tarihinde dava şartı olan arabulucuk müracaatının yapılmış olduğunu, mahkeme tarafından tedbir talebinin reddedildiğini, konunun yeterince değerlendirilmediğini, çok net ve somut delillerin dikkate alınmadığını, ret gerekçesinde belirtilen dosyaların huzurdaki dava ile taraf birliğinin olmadığını, kaldı ki İİK'nın 277 vd. maddelerinden kaynaklanan Bakırköy'de açılan tasarrufun iptali davasında uygulanacak kanun hükümlerinin, davanın konusu, sebebi ve taraflarının huzurdaki dava ile aynı olmadığını, mahkemenin yanıldığı konunun tasarrufun iptali davasında asliye hakiminin yapacağı yargılama sonunda muvazaa tespitinin huzurdaki dava için kuvvetli bir delil olarak telakki edilse bile tarafları bağlayıcı mutlak bir delil olamayacağını, ayrıca çok yeni açılan tasarrufun iptali davasının senelerce süreceği dikkate alındığında ihtiyati tedbir talebinin ret sebebine bağlamanın hadiseye uygun düşmediğini, devam eden bir başka davanın neticesinde ortaya çıkacak muvazaa iddiasının ihtiyati tedbir talebinin önünde bir engel oluşturulması gibi bir düzenlemenin bulunmadığını, geçici bir hukuki koruma için istenen ihtiyati tedbir taleplerinde bir başka mahkemede devam eden davadan çıkacak karara bağlı olarak ret kararı verilemeyeceğini, ihtiyati tedbir davalarında muvazaa iddiasının incelemeyeceği şeklinde kanuni bir düzenlemenin bulunmadığını, davalılar arasında İİK'nın 111/a maddesi gereğince yapılmış olan satışın muvazaalı olduğu, 1 numaralı davalının dava konusu tüm iş ve işlemlerinin çok geniş vekaletnameler verdiği dava dışı ... adli kişi üzerinden yürütüldüğünü, ...'nin müvekkili şirket yetkilisi ...'ın cep telefonuna watsap üzerinden gönderdiği yazının dilekçeye ekli olduğunu, hakikatte geminin sahibinin ... olduğunu, denizcilik camiasının gemi sahibinin ... olarak bilindiğini, ayrıca geminin 2 nolu davalı şirkete satışı sonrasında da ...'nin 2 nolu davalı şirkette çalışmaya devam ettiğini, ayrıca taraflar arasındaki uyuşmazlığın gemi kira sözleşmesinden kaynaklanan zilyetliğe ilişkin bir ihtilaf olması nedeniyle TTK'nın 1369/1-d hükmü gereğince gemi hakkında ihtiyati haciz kararı verilebileceğinin kanunda özel olarak düzenlendiğini ve böylelikle gemi kiracısının zilyetliğinden kaynaklanan gemi üzerindeki haklarına kanun koyucu tarafından ayrıcalık tanındığı dikkate alındığında olayda dava konusu gemi hakkında ihtiyati tedbir kararınında verilmesinin kanunun amacına ve ruhuna uygun olacağını iddia ederek, kararın ortadan kaldırılmasını ve gemi kira sözleşmesine dayanak olarak açacakları TTK'nın 1323. maddesinden kaynaklanan gemi zilyetliğinin davacıya teslimi talepli dava öncesinde geminin üçüncü kişilere devrinin tedbiren önlenmesi için açılan huzurdaki ihtiyati tedbir talebinin reddine dair kararın ortadan kaldırılmasını, uygun görülecek teminat karşılığında dava konusu Türk Bayraklı ... adlı geminin üçüncü kişilere devrinin önlenmesi için sicil kaydına işlenmek üzere ihtiyati tedbir kararı verilmesini talep etmiştir.

İNCELEME VE GEREKÇE Dava, 1 nolu davalı ile gerçekleştirilen gemi kiralama sözleşmesi gereğince kiraya konu gemiyle ilgili TTK'nın 1119 vd ile 1352/f-t maddelerinden kaynaklanan haklar nedeniyle ve davaya konu geminin muvazaa iddiası sonucu davacı zilyetliğinden kaçırılarak 2 nolu davalının mülkiyet ve zilyetliğine geçtiği iddiası üzerine dava konusu geminin zilyetliğinin 2 nolu davalıdan alınarak davacıya teslimi ve dava konusu geminin el değiştirmesinin önlemesi için HMK'nın 389 vd maddeleri gereğince gemi hakkında ihtiyati tedbir kararı verilmesi taleplerine ilişkindir.İlk derece mahkemesince, davanın feragat nedeniyle reddine, ihtiyati tedbir talebinin HMK'nın 389 vd. maddeleri gereğince koşulları oluşmadığı gerekçesiyle reddine karar verilmiş; ihtiyati tedbir talebinin reddine dair verilen karara karşı, davacı vekili tarafından, yasal süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi uyarınca, ileri sürülen istinaf başvuru nedenleriyle ve kamu düzenine aykırılık yönleriyle sınırlı olarak yapılmıştır.Yargılama aşamasında davacı vekili tarafından 02.10.2023 tarihli dilekçeyle 1 nolu davalı ile müvekkili arasındaki kira sözleşmesinden kaynaklanan haklarından vazgeçtikleri anlamına gelmemek kaydıyla yeni bir dava açmak için davanın neticeyi talep kısmının 2. maddesinde geçen geminin zilyetliğinin taraflarına teslimi talebinden şimdilik feragat ettiklerini, davaya HMK'nın 389 vd. maddeleri gereğince ihtiyati tedbir davası olarak devam edilmesini, dava dilekçesindeki netice talep kısmının 1.maddesindeki talepleri için geminin sicil kaydına ihtiyati tedbir konulmasını ve kira sözleşmesinin gemi sicil kaydına tedbiren şerh olarak tescil edilmesi talepli davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir. Dava, geminin mülkiyetinin ve zilyetliğinin teslimi ile kira sözleşmesinin gemi sicil kaydına tescili istemine ilişkindir. Davacı asıl talebinden feragat etmiş ancak tedbir talebinin devam ettiğini belirtmiştir. HMK'nın 389/1.maddesi ''Mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkânsız hâle geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hâllerinde, uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyati tedbir kararı verilebilir. '' hükmünü, 390/3.maddesi "Tedbir talep eden taraf, dilekçesinde dayandığı ihtiyati tedbir sebebini ve türünü açıkça belirtmek ve davanın esası yönünden kendisinin haklılığını yaklaşık olarak ispat etmek zorundadır'' hükmünü, 391/1.maddesi ise '' Mahkeme, tedbire konu olan mal veya hakkın muhafaza altına alınması veya bir yediemine tevdii ya da bir şeyin yapılması veya yapılmaması gibi, sakıncayı ortadan kaldıracak veya zararı engelleyecek her türlü tedbire karar verebilir" hükmünü içermektedir.İhtiyati tedbir talebi, esas hakkındaki dava içinde talep edilmiştir. Davacı, esas hakkındaki talebinden feragat etmiş olup, esası bakımından feragat edilen bir davada ihtiyati tedbir talebinin devam ettirilmesi hukuken mümkün değildir. Zira, HMK'nın 307. maddesi uyarınca feragat, davacının, talep sonucundan kısmen veya tamemen vazgeçmesidir. Feragat beyanı, davayı sona erdiren ve kesin hüküm gibi sonuç doğuran bir taraf işlemi olduğundan, bu şekilde sona ermiş bir dava içinde ihtiyati tedbir kararı verilmesi mümkün değildir. Davacının yeni açacağını beyan ettiği dava içinde ihtiyati tedbir talebinde bulunması her zaman mümkündür. Bu nedenlerle davacı vekilinin, ihtiyati tedbire dair ilk derece mahkemesi kararına yönelik istinaf başvuru nedenleri yerinde görülmemiştir.Açıklanan bu gerekçelerle, HMK'nın 353/1.b.1 maddesi uyarınca dosya üzerinden yapılan istinaf incelemesi sonucunda, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine dair aşağıdaki hüküm verilmiştir.

HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;1-HMK'nın 353/1.b.1. maddesi uyarınca, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine, 2-Davacı tarafından yatırılan istinaf başvuru ve peşin karar harçlarının Hazineye gelir kaydına, 3-Davacı tarafından yapılan kanun yolu giderlerinin kendi üzerlerinde bırakılmasına,4-Gerekçeli kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine, 5-Dosyanın, kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine dair; HMK'nın 353/1.b.1. maddesi uyarınca dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, oybirliğiyle ve kesin olarak karar verildi.30.11.2023

KANUN YOLU: İstinaf başvurusu sadece ihtiyati tedbirle ilgili karara yönelik olduğundan, HMK'nın 362/1.f maddesi uyarınca karar kesindir.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

davanınsürülenkonusutaraflarıngemininözetitespitisavunmalarınınistinafdereceistanbulgerekçezilyetliğinkanunveincelemenedenleriGemiüzerindekikirateslimi-kararıilerigemiiddiamahkemesihüküm

Kaynak: karar_bam

Taranan Tarih: 25.01.2026 18:56:54

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim