İstanbul BAM 14. HD 2023/1963 E. 2023/1791 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi
bam
2023/1963
2023/1791
2 Kasım 2023
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
14. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2023/1963
KARAR NO: 2023/1791
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İSTANBUL 17. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 11.07.2023 tarihli Ara Karar
NUMARASI: 2023/313 E.
DAVANIN KONUSU: İtirazın İptali (Gemi Ve Yük Alacaklılığından Kaynaklanan)
Taraflar arasındaki itirazın iptaline ilişkin dair derdest dava dosyasında, davacı tarafından talep edilen ihtiyati tedbirin ilk derece mahkemesince reddine dair verilen ara kararına karşı, davacı vekilince istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dairemize gönderilmiş olan dava dosyası incelendi.
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ İhtiyati tedbir talep eden davacı vekili, dava dilekçesinde özetle; müvekkili ile davalı arasında düzenlenen teknenin bakım ve onarımına ilişkin sözleşme uyarınca davalıya ait Valletta Limanına kayıtlı, Malta Bayraklı özel yata bakım, onarım ve muhafaza hizmeti verilerek geminin 08.10.2022 tarihinde denize indirildiğini, ancak davalının ödemeyi yapılmaması üzerine Muğla Asliye Ticaret Mahkemesinden talep edilen ihtiyati haczin kabul edilerek 102.700,00 Euro deniz alacağı için geminin ihtiyaten haczini karar verildiğini, kararın gemi üzerinde uygulanarak yasal süresi içerisinde esas takibe geçildiğini, daha sonra ihtiyati haczi tamamlayan merasim kapsamında ödeme emrine itirazın davacıya tebliğinden itibaren yedi gün içinde arabuluculuğa başvurulmaması nedeniyle TK'daki deniz alacağına ilişkin bir aylık süre dikkate alınmadan ihtiyati haczin 14.06.20203 tarihli kararla hükümsüz kılındığını, bu karara yönelik istinaf başvurusunda bulunulduğunu ve kararın henüz kesinleşmediğini, kararın müvekkili yararına kaldırılmaması halinde alacağın tahsilinin imkansız hale geleceğini, müvekkilince yenilenerek suya indirilen gemiye katılan değere rağmen alacağın ödenmemesinin kötü niyetli olduğunu, geminin acil kaydı ile satışa çıkarıldığının öğrenildiğini, geminin yabancı bayraklı olması sebebiyle Türk karasularından kolaylıkla çıkarılabileceğini ve gemi malikinin Türkiye'de bir malvarlığının bulunmaması nedeniyle alacağının tahsilinin imkansız hale geleceğini, talep edilen tedbirin koşullarının oluştuğunu, bu tedbir kararı ile geminin seferden men edilmediğini ileri sürerek, Fethiye İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasına yönelik itirazın iptaline, davalı tarafından ... Bankası Muğla Şubesinde, Muğla Asliye Ticaret Mahkemesinin 2023/155- 152 Değişik iş sayılı dosyası için açılan vadeli Euro hesabında bulunan ve davalı tarafından yatırılan 123.240 Euro nakdi teminatın itirazın iptali davasının sonucuna kadar çekilmemesine karar verilmesine; aksi halde satışa çıkartılan geminin 3. kişilere satışının engellenerek Malta Gemi Siciline ve ilgili resmi mercilere bildirilmesi yönünde ihtiyati tedbir kararı verilmesi ve yönünde ihtiyati tedbir kararı verilmesini talep etmiştir.İlk derece mahkemesince davanın açıldığı aşamada cevap dilekçesi sunulmadan ihtiyati tedbir talebi değerlendirilmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI ÖZETİ İlk derece mahkemesi, ihtiyati tedbir talebini değerlendirdiği 11.07.2023 tarihli ara kararında; "...HMK.389/1.maddesi gereğince mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkansız hale geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncasının yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hallerinde, uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyati tedbir kararı verilebilir. Davaya konu uyuşmazlığı esastan çözer nitelikte ihtiyati tedbir kararı verilemez. Buna göre Yargıtay uygulamalarında kabul edildiği ve HMK.nun 391.maddesinin gerekçesinde açıklandığı üzere 'açılacak dava sonunda elde edilecek faydayı sağlayacak şekilde' başka bir deyişle 'uyuşmazlığın esasını halleder şekilde' ihtiyati tedbir kararı verilmesi mümkün değildir. Davacı vekili, dava dilekçesi ile davalı ile akdedilen sözleşme kapsamında gemiye yapılan bakım onarım hizmetleri nedeniyle bakiye alacağın tahsili bakımından Fethiye İcra Müdürlüğünün 2023/7458 Esas sayılı dosyasında icra takibi başlattıklarını, davalının haksız olarak takibe itiraz ettiğini ileri sürerek, itirazın iptali ile, Muğla Asliye ticaret mahkemesinin 2023/155 D.iş. 2023/152 K. Sayılı ihtiyati haciz dosyasına yatırılan teminatın davalıya ödenmemesi, bu kabul edilmediği takdirde geminin 3. Kişilere satışının engellenmesi yönünde ihtiyati tedbir kararı verilmesini talep etmiştir. Dosya kapsamı itibariyle, Muğla Asliye Ticaret Mahkemesinin 2023/155 D.iş. 2023/152 K. Sayılı kararı ile davacı tarafın geminin bakım ve onarımına ilişkin alacağın temini bakımından Malta bayraklı '...' isimli geminin ihtiyaten haczine karar verildiği, anılan mahkemenin 08/05/2023 tarihli ara kararı ile donatan ... tarafından 123.240,00 EURO nakdi teminatın yatırılması halinde ihtiyati haciz kararının nakit teminat üzerinden devamına karar verildiği, Muğla Asliye Ticaret Mahkemesinin 14/06/2023 tarihli ek kararı ile ihtiyati haciz kararının hükümsüz olduğunun tespiti ile yatırılan teminatın karar kesinleştiğinde karşı tarafa iadesine karar verildiği, davacı tarafın bu teminatın ödenmemesi ve geminin satışının engellenmesi konusunda ihtiyati tedbir talep ettiği anlaşılmaktadır. HMK 389 vd. maddelerine göre ihtiyati tedbir kararı uyuşmazlık konusu hakkında verilebilecek olup, açıklanan nedenlerle yasal koşulları oluşmadığından..." gerekçesiyle ihtiyati tedbir talebinin reddine, karar vermiştir. Bu ara karara karşı, ihtiyati tedbir talep eden davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ İhtiyati tedbir talep eden davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde; Dava dilekçesinden anlaşılacağı üzere, deniz alacağının teminatı olarak mevduat hesabında bulunan 123.240 Euro nakdi teminata üzerine tedbir konulmasının talep edildiğini, davanın itirazın iptali davası olmakla birlikte Muğla Asliye Ticaret Mahkemesi kararı uyarınca bankaya depo edilen teminat bedelinin (teminatın borçlu tarafından geri alınması riskine binaen) borçluya ödenmemesi yönünde tedbir talep edildiğini, ancak mahkemece verilen kararın hatalı olduğunu, gerekçenin ikinci paragrafının güncel Yargıtay kararlarına ve kanun koyucunun görüşüne aykırı olduğunu, ihtiyati tedbir kararının düzenlendiği HMK'nın 391. maddesinde ne şekilde karar verileceğinin belirlendiğini, eda amaçlı tedbirlerin, ihtilâf konusu olan hakkın geçici olarak ifa edilmesi, mahkemece tedbiren bir şeyin verilmesi, bir işin yapılması veya yapılmaması gibi taleplerin geçici olarak gerçekleştirilmesini amaçladığını, doktrinde savunulan görüşe göre, eda amaçlı ihtiyatî tedbirlerin, dava sonucunda alınacak eda hükümlerini kısmen veya tamamen karşılayacak içerikte tedbirler olduğunu, tasarının eski hükmü, eda amaçlı geçici koruma tedbiri alınmasını engelleyecek mahiyette olmasına karşın "asıl uyuşmazlığı çözecek nitelikte olmamak şartıyla,” ibaresini madde metninden çıkartıldığını ve bir çok yargıtay kararında bu hususun belirlendiğini, bazı Yargıtay kararlarında, asıl uyuşmazlığı çözecek nitelikte, uyuşmazlığın özüne ilişkin olarak ihtiyati tedbir kararı verilemeyeceği kabul edilmesine rağmen HMK tasarısının 395. maddesinin birinci fıkrasında yer alan "asıl uyuşmazlığı çözecek nitelikte olmamak şartıyla,” ibaresinin Adalet Komisyonu çalışmaları sırasında çıkarıldığını, buradaki amacın ise bu ilkenin dar yorumlanması sonucunda, uyuşmazlıkların sonuçlanması uzun zaman aldığından, davacılar çoğu kez davaları kazandığı halde dava ile elde etmek istedikleri sonuca ulaşamadıkları için, oluşabilecek mağduriyetlerin önlenmesi olduğunun bir çok Yargıtay kararı ile belirlendiğini, davalının yabancı şirket olması nedeniyle Muğla Asliye Ticaret Mahkemesince verilen karar ile teminat mektubu sunulmadığını ve hesap açılarak paranın bloke edildiğini, nakit teminat sonucu geminin serbest kaldığını, mahkemece bu noktada HMK'nın tedbire ilişkin hükmünü hatalı yorumlandığını, temel ilişkiden kaynaklanan ihtilaf çözülmeden teminat hesabından paranın çekilmesinin tedbir yoluyla durdurulmasının mümkün olduğunu, yabancı olan davalının gemiyi satması ve Türkiye'de mal varlığının bulunması nedeniyle müvekkilinin alacağına kavuşamayacağını, bu nedenle mahkemece taraflar arasındaki menfaat dengesinin gözetilmesi gerektiğini, ihtiyati tedbir talep edebilmek için tehlikenin veya zararın ciddi ve muhtemel olması yeterli olduğunu, zarar doğmasa dahi, bir tehlike veya emrivakinin karşısına geçebilmek için ihtiyati tedbir kararı verilebileceğini, Muğla Asliye Ticaret Mahkemesi dosyasının istinaftan dönmesinden sonra borçlu tarafından banka hesabından paranın ekilmesi halinde, hakkın elde edilmesinin imkansız hale geleceğini, müvekkilinin alacağının ihtiyati haciz kararı ile belirlenerek, alacağın teminatı olarak ihtiyati haciz kararı verildiğini, gemi üzerindeki ihtiyati haczin bu amaçla açılan teminat hesabına kaydırıldığını, bu durumda çekişmeli olan şeyin aslında tedbirin konusunu da oluşturduğunu, bu davanın konusunun da zaten teminata konu olan para (deniz) alacağı olduğunu, teminatın, bu davadan ya da dava konusu deniz alacağından bağımsız bir değer olmadığını, teminatın borçluya verilmemesinin geçici hukuki koruma tedbirine konu edilebileceğini, geminin satışa çıkarılarak alacağın teminatsız bırakıldığını, ihtiyati haczin hükümsüz olduğunun tespitine ilişkin kararın istinafının olumsuz sonuçlanması ihtimaline binaen tedbir talep edildiğini, bu durumda teminatın da çekilerek alacağın tamamen teminatsız bırakılacağını, Bu nedenlerle ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek, kararın kaldırılmasına ve talebin kabulüne karar verilmesini istemiştir.
İNCELEME VE GEREKÇE Dava, taraflar arasında düzenlenen davalıya ait geminin bakım ve onarımına ilişkin Yeniden Donatma Sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsili amacıyla başlatılan takibe yönelik itirazın iptali istemine ilişkidir. Davacı vekili itirazın iptali davası içinde, Muğla Asliye Ticaret Mahkemesince deniz alacağı için gemi üzerine konulan ihtiyati haczin davalının talebi ile bankada açılan hesaba kaydırıldığını, davalının talebi üzerine mahkemece TTK' daki hükümlerin uygulanmayarak İİK'da bulunan ihtiyati haczi tamamlayıcı merasime ilişkin sürelerin dikkate alınarak ihtiyati haczin kaldırıldığını, kararın kesinleşmesi ile teminat olarak yatırılan paranın çekileceğini, müvekkilinin alacağının mahkeme kararı ile belirlendiğini, paranın çekilmesi halinde müvekkilinin yabancı davalıdan alacağını tahsil edemeyeceğini belirterek, ihtiyati haczin kaydırıldığı banka hesabındaki paranın davalıya ödenmemesi hususunda ihtiyati tedbir kararı verilmesini, aksi halde geminin satışının tedbiren önlenmesini istemiştir. İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda ihtiyati tedbir talebinin reddine karar verilmiş; bu ara karara karşı, davacı vekilince, yasal süresi içinde istinaf başvurusunda bulunulmuştur. İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi uyarınca, ileri sürülmüş olan istinaf nedenleriyle ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır. Davacı ile davalı arasında davalının donatanı olduğu "..." gemisinin yeniden kullanılır hale getirilerek gemi malikine teslimi hususunda yeniden donatma sözleşmesi başlıklı sözleşme düzenlenmiştir. Sözleşmenin 3. maddesinde geminin ne zamana kadar tamir edilerek maliki teslim edileceği belirlenmiştir. Davacının edimini yerine getirerek gemiyi davalı malike teslim ettiği sabittir. Sözleşme bedelinin ödenmemesi üzerine, davacı tarafından deniz alacağının tahsili amacıyla 02.05.2023 tarihinde Muğla Asliye Ticaret Mahkemesinin 2025/155 Değişik iş sayılı dosyasında ihtiyati haciz talep edilmiştir. Mahkemece, davacının deniz alacağına ilişkin talep ve delilleri değerlendirilerek, davacının seferden men talebinin reddine, TTK'nın 1352 ve 1353/1.maddesi uyarınca deniz alacağına ilişkin ihtiyati haciz talebinin kabulü ile davalıya ait "..." gemisinin ihtiyaten haczine karar verilmiştir. Davalının itirazı üzerine aynı mahkemece 08.05.20203 tarihli ek karar ile davalı tarafından bankada açılacak vadeli hesaba yatırılacak vadeli hesaba yatırılacak 102.700 Euro üzerine iptiyati tedbir konulmasına, ihtiyati haczin hesap üzerine konulması nedeniyle Fethiye İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasındaki gemi üzerindeki ihtiyati haczin TTK'nın 1371.meddesine göre kaldırılmasına karar verilmiştir. Davalı vekilinin ihtiyati hacze itiraz etmesi ve 13.06.2023 tarihli dilekçe ile Fethiye İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasında başlatılan takibe süresinde itiraz edilmesine ve takibin durdurulduğuna ilişkin kararın 20.05.2023 tarihinde tebliğ edilmesine karşın İİK'nın 264/2. maddesine göre yedi günlük süre içinde itirazın kaldırılması veya iptalinin istenilmemesi nedeniyle ihtiyati haczin hükümsüz hale geldiği belirtilerek ihtiyati haczin kaldırılması istenilmiştir. Mahkemece 14.06.2023 tarihli ek kararla, ihtiyati hacze yönelik itirazın reddine; ihtiyati hacze ilişkin tamamlayıcı merasimin yerine getirilmemesi nedeniyle ihtiyati haczin hükümsüz kaldığına ilişkin talebin kabulü ile İİK'nın 265/3. maddesi gereğince davalının itirazının kabulü ile mahkemece verilen ihtiyati haciz kararı, tashih kararı ve ihtiyati haczin teminat üzerine kaldırılmasına ilişkin kararların kaldırılmasına, karar kesinleştiğinde bankadaki vadeli mevduat hesabında bulunan 123.240 Euro'nun davalıya ödenmesine karar verilmiştir. Bu karara karşı davacı-ihtiyati haciz talep eden tarafından İzmir Bölge Adliye Mahkemesinde istinaf kanun yoluna başvurulmuştur. UYAP ortamında yapılan incelemede İzmir Bölge Adliye Mahkemesinin 2023/1806-1537 E. K. sayılı dosya ile Muğla Asliye Ticaret Mahkemesinin 2023/155-152 D.İş sayılı dosyasındaki ihtiyati hacize yönelik 08.05.2023 tarihli itirazın reddine ilişkin ek karar, ihtiyati haczin teminat üzerine kaydırılmasına ilişkin ek karar ve 14.06.2023 tarihli ihtiyati haczin hükümsüz olduğuna dair ek kararına yönelik istinaf başvurusunun incelendiği görülmüştür. İncelenen istinaf kararında, ihtiyati haciz talep eden davacının ihtiyati haczin hükümsüzlüğünün tespiti ile ilgili istinaf nedeninin incelenerek bu konuda İİK'nın 264/2. maddesindeki genel hükmün değil TTK'nın 1376. maddesindeki özel hükmün uygulanması gerektiği ve davacının ihtiyati haczi tamamlayan merasimi yerine getirerek 02.05.2023 tarihinde verilen ihtiyati haciz kararından sonra 7 günlük yasal sürede 09.05.2023 tarihinde icra takibini başlattığını, itirazın 28.05.2023 tarihinde tebliğinden itibaren bir aylık süre içerisinde 14.06.2023 tarihinde dava koşulu olan arabuluculağa başvurduğu, arabuluculuk toplantı gününün 10.07.2023 tarihi olarak belirlenerek taraflara bildirildiği, bu tarihten önce 14.06.2023 tarihinde mahkemece ihtiyati haczin hükümsüzlüğüne karar verilmesinin hatalı olması nedeniyle, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak teminat hesabı üzerine kaydırılan ihtiyati haczin yürürlükte olduğunun tespitine kesin olarak karar verilmiştir. Yargıtay 3. Hukuk Dairesinin, hukuk daireleri arasında çıkan uyuşmazlıkların çözülmesine ilişkin 04.06.2021 tarih ve 2021/3452-6001 E.K. Sayılı ilamında belirtildiği üzere, uyuşmazlıkların kısa sürede çözülememesinin sakıncalarının giderilmesi için henüz uyuşmazlığın sona ermesini beklemeden ve uyuşmazlık sona erinceye kadar kişilerin hukukî menfaatlerini geçici olarak güvence altına alma ihtiyacından kaynaklanan geçici hukuki koruma yollarının kabul edildiği, bu yollardan en önemlisinin de ihtiyati tedbir olduğu anlaşılmaktadır. İhtiyati tedbir öğretide "...kesin hükme kadar devam eden yargılama boyunca, davacı veya davalının (dava konusu ile ilgili olarak) hukuki durumunda meydana gelebilecek zararlara karşı öngörülmüş geçici nitelikte, geniş veya sınırlı olabilen hukuki korumadır." şeklinde tarif edilmiştir (Medeni Usul Hukuku 12. Baskı Sh.714-Prof. Dr. Hakan Pekcanıtez, Prof. Dr. Oğuz Atalay, Prof. Dr. Muhammet Özekes). Anılan tariften de anlaşılacağı üzere ihtiyati tedbirin diğer fonksiyonları yanında davanın devamı sırasında ve verilecek hükmün kesinleşmesine kadar olan süreç içerisinde dava konusu şey üzerinde yeni bir takım ihtilafların çıkmasını da önleyici niteliği itibariyle geçici bir hukuki korumadır. İhtiyati tedbirde tam bir ispata gerek bulunmadığı ve ihtiyatî tedbir isteyenin hakkının mevcut olduğunu yaklaşık ispat ölçüsünde kanıtlaması yeterlidir. Geçici hukuki koruma tedbiri şartların değişmesi halinde mahkemece her zaman kaldırılabilir. Yasada teminat, eda ve düzenleme amaçlı ihtiyati tedbir kararları verilebileceği düzenlenmiştir. Her ne kadar öğretide ve HMK öncesi bazı Yargıtay kararlarında, asıl uyuşmazlığı çözecek nitelikte, uyuşmazlığın özüne ilişkin olarak ihtiyati tedbir kararı verilemeyeceği kabul edilmiş ise de; 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu Tasarısında 395. maddesinin birinci fıkrasında yer alan "asıl uyuşmazlığı çözecek nitelikte olmamak şartıyla," ibaresi, TBMM Adalet Komisyonundaki görüşmeler sırasında HMK taslak madde metninden çıkarılmıştır. Kanun koyucunun bu ibareyi taslak metinden çıkarmasındaki amacın, bu ilkenin dar (katı) yorumlanması sonucu, uyuşmazlıkların sonuçlanması uzun zaman almasından dolayı davacının çoğu kez davayı kazandığı halde, dava ile elde etmek istediği sonuca ulaşamadığından kaynaklı olarak oluşabilecek mağduriyetlerin önüne geçmek olduğu sonucuna varılabilir. Bu nedenle ilk derece mahkemesinin bu gerekçeyle talebin reddine karar verilmesi yerinde değildir. HMK'nın 389. maddesi uyarınca mevcut durumda meydana gelebilecek bir gelişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkansız hale geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hallerinde, uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyati tedbir kararı verilebilir. Aynı Kanun'un 391. maddesine göre, mahkeme, tedbire konu olan mal veya hakkın muhafaza altına alınması veya bir yediemine tevdii ya da bir şeyin yapılması veya yapılmaması gibi sakıncayı ortadan kaldıracak veya zararı engelleyecek her türlü tedbire karar verebilir. Kanun hükmü, tedbirin sadece dava konusu olan şey hakkında verilebileceğini düzenlemiştir. Davanın konusu olmayan şeyler hakkında tedbir kararı verilemez. İhtiyati tedbirde, hakkında tedbir kararı alınan şey, esasen asıl davanın konusudur. Konusu para alacağı olan bir davada, koşullarının bulunması halinde İİK'nın 257 vd. maddelerindeki koşullar varsa, talep halinde ihtiyati haciz kararı verilebilir. Davacı tarafından hesaptaki para üzerine ihtiyati haciz talep edilmemiş, HMK'nın 389 ve devamı maddelerine göre ihtiyati tedbir talep edilmiştir. İlk derece mahkemesinin kararı sonucu itibariyle doğru olup, yukarıda incelenen İzmir Bölge Adliye Mahkemesi kararı ile ihtiyati haczin devam etmesi nedeniyle inceleme tarihi itibariyle başka bir geçici hukuk koruma tedbirine de gerek bulunmadığı anlaşıldığından, mahkemece ihtiyati tedbir talebinin reddine ilişkin verilen karar usul ve yasaya uygun görülmüştür. Açıklanan bu gerekçelerle, HMK'nın 353/b.1 ve 391/3. maddeleri uyarınca dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, ihtiyati tedbir isteyen davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine dair aşağıdaki karar verilmiştir.
KARAR: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-HMK'nın 353/1.b.1, 391/3. maddesi uyarınca, ihtiyati tedbir talep eden vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine, 2-İhtiyati tedbir talep eden vekili tarafından yatırılan istinaf başvuru ve peşin harçlarının Hazineye gelir kaydına, 3-İhtiyati tedbir talep eden vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvuru için yapılan masrafların kendi üzerinde bırakılmasına,4-Gerekçeli kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine,5-Dosyanın, kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine dair;HMK'nın 353/1.b.1, 391/3.maddesi uyarınca dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, 02.11.2023 tarihinde oybirliğiyle ve kesin olarak karar verildi.
KANUN YOLU :HMK'nın 362/1.f , 391/3.maddesi uyarınca karar kesindir.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_bam
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:59:32