İstanbul BAM 14. HD 2023/1431 E. 2023/1574 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi
bam
2023/1431
2023/1574
11 Ekim 2023
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
14. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2023/1431
KARAR NO: 2023/1574
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İSTANBUL 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 22/09/2020
NUMARASI: 2019/141 E. - 2020/431 K.
DAVANIN KONUSU: İtirazın İptali
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının ilk derece mahkemesince yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerle konusuz kalan davada karar verilmesine yer olmadığına dair verilen karara karşı, davalı tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine Dairemize gönderilmiş olan dava dosyası incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ Davacı vekili, dava dilekçesinde özetle; davacı ile dava dışı borçlu şirket ... San. Tic.AŞ arasında imzalanan genel kredi sözleşmesinde davalının müşterek ve müteselsil kefil olduğunu, sözleşme gereği borçlu şirkete ticari kredi kredileri açılıp kullandırıldığını, imzalanan kredi sözleşmeleri hükümlerinin ihlal edilmesi ve bakiye borcun ödenmemesi üzerine 31/10/2018 tarihi itibarı ile hesabın kat edildiğini, borçlulara Üsküdar ...Noterliğinin 01/11/2018 tarihli, ... yevmiye numaralı borcun ödenmesi ihtarlarını ve kullanılan kredilere ilişkin hesap özetlerini içeren ihtarname keşide edilerek gönderildiğini, talep edilen muaccel borcun ihtara rağmen ödenmemesi üzerine İstanbul ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, davalının takibe itiraz ettiğini, davalının icra takibine itiraz ettiğini, davacı bankanın taraflar arasındaki sözleşme gereği kendi edimini yerine getirerek davalıya kredi/krediler kullandırıldığını, davalı borçlu ise kullandığı kredileri sözleşmeye aykırı bir şekilde geri ödenmediğini ileri sürerek, itirazın iptali ile %20'den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, savunmasında özetle; takip ve dava konusu kredi borcu ile ilgili olarak müteselsil kefil ... ile davacı bankanın İMES ticari şubesi arasında 22/04/2019 tarihinde davacı banka tarafından hazırlanmış olan borç ikrarı ve ödeme taahhüdü sözleşmesi imzalandığını, sözleşmede alacak/borç miktarının 156.687,64-TL olduğunun saptandığını, bu alacak/borç sözleşmede belirlenen ödeme planına göre son taksiti 30/08/2019 tarihinde olmak üzere ödenmiş borcun tamamının kapandığını, takip konusu alacak/borç, yargılama ve takip giderleri ile vekalet ücreti de dahil olmak üzere, diğer kefil ... tarafından ödenmiş olmakla müvekkilinin sorumluluğunun sona erdiğini, sözleşmede saptanmış olan borç miktarının yargılama giderleri ile avukatlık ücretin kapsadığının da açık şeklide belirtilmiş olduğunu, TBK'nın 131/I-II maddesi gereği bu yöne ilişkin borçların da sonar erdiğini ve davanın bu yönü ile de konusuz kaldığını savunmuştur.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda; "...Dava, davacının, genel kredi sözleşmesinden kaynaklı olarak, İstanbul ...İcra Müdürlüğü’nün ... E. sayılı dosyasından başlattığı ilamsız takibe, davalının yapmış olduğu itirazın iptaline ilişkindir. Davalı vekilinin, 14/10/2019 tarihli cevap dilekçesi ve ekinde sunduğu protokol ile davacı ile dava dışı kefil ... ile yapılan 22/04/2019 tarihli Borç İkrarı ve Ödeme Taahhüdü protokolü ile dava konusu borcun ödendiği ve davanın konusuz kaldığından, karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesini, protokolün yargılama gideri ve vekalet ücretini de kapsadığını bu nedenle davacı yararına vekalet ücreti ve yargılama giderine hükmedilemeyeceğine, davacının protokol ile icra inkar tazminatı hakkını açıkça saklı tutmadığından icra inkar tazminatını da talep edemeyeceğine ilişkin beyanda bulunduğu görüldü. Davacı vekili tarafından, dava dosyasına sunulan 06/11/2019 tarihli dilekçe ile dava açıldıktan sonra, dava konusu alacağın dava dışı kefil tarafından ödendiğini, dava açıldıktan sonra ödeme yapıldığından dolayı dava konusuz kaldığından, karar verilmesine yer olmadığına dair karar verilmesini, davanın açılmasına sebebiyet vermesi nedeniyle davalı aleyhine vekalet ücreti ve yargılama giderine hükmedilmesini talep ettikleri anlaşıldı. Davalı banka tarafından, 06/12/2019 tarihli cevabi yazı ile, protokolün 22/04/2019 tarihli olduğu ve dava açıldıktan sonra ödeme yapıldığının bildirildiği görüldü. Davacı vekilinin, 22/09/2020 tarihli duruşmada, davanın konusuz kaldığı, yargılama gideri ve vekalet ücreti taleplerinin devam ettiği, icra inkar tazminatı talepleri olmadığı beyanında bulunduğu görüldü. Davalı vekilinin,22/09/2020 tarihli duruşmada, dava dışı kefil ile yapılan protokolün vekalet ücreti ve yargılama giderlerini de kapsadığını bu nedenle davanın tüm yönleri ile konusuz kaldığını beyan ettiği görüldü.Taraf vekillerinin, dava konusu borcun dava tarihinden sonra ödenmiş olduğunu ve böylece davanın konusuz kaldığını bildirmiş olmaları karşısında, konusuz kalan davada karar verilmesine yer olmadığına, davalının davanın açılmasına sebebiyet vermesi ve dava açıldıktan sonra dava konusu borcun ödenmesi nedeniyle davacı yararına vekalet ücreti ve yargılama giderine hükmedilmesine karar vermek gerekmiş aşağıdaki hüküm kurulmuştur." gerekçesiyle, konusuz kalan davada karar verilmesine yer olmadığına, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davalı üzerinde bırakılmasına karar verilmiştir. Bu karara karşı, davalı vekilince istinaf başvurusunda bulunulmuştur.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ Davalı vekili, istinaf başvuru dilekçesinde özetle; mahkemece, ücreti vekalet ve yargılama giderleri yönünden davanın kabulüne karar verildiğini, ancak 18.02.2020 tarihli dilekçelerinde de belirtildiği gibi davanın açılmasından sonra davacı banka ile diğer kefil ... arasında imzalanmış olan 22.04.2019 tarihi borç ikrarı ve ödeme taahhüdü başlıklı sözleşmede borç miktarının, "anapara, faiz, BSMV, dava mahkeme masrafı ile vekalet ücreti borcunun" toplam 178.485,77 TLolduğu hususunda taraflarca ikrarda bulunulduğunu, davalı müvekkilinin 22/04/2019 tarihli sözleşme uyarınca, vekalet ücreti ve yargılama giderleri de dahil olmak üzere, borcunun tamamını ödeyerek dava konusu borcu kapattığını, açık şekilde yargılama giderleri ile ücreti vekaletinin de 22/04/2019 tarihli sözleşmede mutabık kalınan borç miktarının içerisinde olduğunu, sözleşmede açıkça belirtilmiş olduğuna göre ve yine sözleşme konusu borcun da tamamı ödenmiş olduğuna göre yargılama giderleri ve ücreti vekalet hakkında da karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesi gerekirken, bu kalemler yönünden davacı lehine alacağa hükmedilmiş olmasının borç taahhüt sözleşmesine aykırı olduğunu, bu nedenlerle ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek, kararın kaldırılmasına ve 22/04/2019 tarihli sözleşme uyarınca konusuz kalan davada yargılama giderleri ile ücreti vekalet yönünden de karar verilmesine yer olmadığına dair yeniden karar verilmesini istemiştir.
İNCELEME VE GEREKÇE Dava, İİK'nın 67.maddesi uyarınca, genel kredi sözleşmesinden kaynaklanan alacağın asıl borçlu ve müteselsil kefillerden tahsili için başlatılan ilamsız icra takibine, davalılarca yapılan itirazın iptali ve icra inkar tazminatı istemine ilişkindir.İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda davanın konusuz kalması sebebiyle karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiş; bu karara karşı, davalı vekilince yasal süresi içinde istinaf başvurusunda bulunulmuştur.
İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi uyarınca, ileri sürülmüş olan istinaf nedenleriyle ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır. Davacı banka ile dava dışı asıl borçlu ... San. Tic. AŞ genel kredi sözleşmesi imzalandığı, bu kapsamda asıl borçluya kredi kullandırıldığı, dava dışı ...'ın ve davalının bu sözleşmeyi müşterek müteselsil kefil olarak imzaladığı, kredi borcunun ödenmemesi üzerine hesabın kat edildiği ve davalı müteselsil kefil aleyhine İstanbul ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyası ile ilamsız icra takibi yapıldığı, davalının itirazı üzerine takibin durduğu ve eldeki itirazın iptali davasının açıldığı anlaşılmaktadır. Dosya kapsamına göre; dava tarihi olan 05.04.2019 tarihinden sonra yargılama sırasında davacı banka ile diğer müteselsil kefil ... arasında ''Borç İkrarı ve Ödeme Taahhüdü'' başlıklı belgenin imzalandığı, bu belgede dava ve vekalet ücreti ile kredi borcunun toplam 178.485,77 TL olduğunun belirtildiği görülmektedir. Bu kapsamda belirlenen borcun ... tarafından ödendiği hususunda taraflar arasında ihtilaf bulunmamakta olup mahkemece de takip konusu borç ödendiğinden konusuz kalan davada karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiş, ayrıca, davacı vekilinin talebi doğrultusunda davacı lehine yargılama giderleri ile vekalet ücretine hükmedilmiştir. Uyuşmazlık, davacı lehine vekalet ücreti ve yargılama giderlerine hükmedilmesinin yerinde olup olmadığı, ''Borç İkrarı ve Ödeme Taahhüdü'' başlıklı belge uyarınca yapılan ödemenin mahkeme yargılama giderleri ile vekalet ücretini de kapsayıp kapsamadığı noktasındadır. Davacı banka ile genel kredi sözleşmesinin diğer müşterek ve müteselsil kefili olan dava dışı ... arasında 22.04.2019 tarihli ''Borç İkrarı ve Ödeme Taahhüdü'' başlıklı belgenin imzalandığı, belgede asıl borçlu şirketin adının sol üst kısımda yazılı olduğu, takip konusu kredi borcunun yanı sıra dava mahkeme masrafı 6.798,13 TL, vekalet ücreti 15.000,00 TL olmak üzere 178.485,77 TL'nin ödenmesinin kararlaştırıldığı ve ödemenin yapıldığı, ticaret sicil kayıtlarından ...'ın asıl borçlu şirketin Üsküdar şubesinin müdürü olduğu anlaşılmaktadır. Dava açıldıktan sonra ortaya çıkan bir olgu nedeniyle artık dava konusu edilen talep hakkında olumlu ya da olumsuz bir karar verilmesine gerek ya da neden kalmıyorsa dava konusuz kalır. HMK’nın ''Esastan sonuçlanmayan davada yargılama gideri'' başlıklı 331/1 maddesiyle “Davanın konusuz kalması sebebiyle davanın esası hakkında bir karar verilmesine gerek bulunmayan hâllerde, hâkim, davanın açıldığı tarihteki tarafların haklılık durumuna göre yargılama giderlerini takdir ve hükmeder.'' hükmü düzenleme altına alınmış olup, mahkemece davanın konusuz kalması nedeniyle karar verilmesine yer olmadığına karar verilirken yargılama giderlerinin tayininde tarafların, davanın açıldığı tarihteki haklılık durumu belirlenerek yargılama giderleri hüküm altına alınacaktır. Kural bu şekilde olmakla birlikte, somut olayda, davacı banka tarafından, asıl borçlu ve müteselsil kefillerle aralarında başkaca bir dava veya takip bulunduğuna dair iddianın ileri sürülmediği, dosya kapsamından da dava konusu krediye ilişkin eldeki dava veya takipten başka bir takip veya dava dosyasının bulunmadığı anlaşıldığından, ayrıca dava tarihinden sonra yapılan ''Borç İkrarı ve Ödeme Taahhüdü' başlıklı belgede mahkeme vekalet ücreti ile yargılama giderlerinin de hesaplamada yer aldığı ve bu toplam miktar üzerinden borcun ödendiği nazara alındığında vekalet ücreti ve mahkeme yargılama giderlerinin davacıya ödendiği sonucuna ulaşılmaktadır. Bu durumda mahkemece, davacı vekilince talep edilmiş olsa dahi davalı aleyhine vekalet ücretine ve yargılama giderlerine hükmedilmesi doğru olmamıştır. Bu nedenle, davalı vekilinin istinaf isteminin kabulü ile Dairemizce yeniden esas hakkında hüküm kurulmasına karar verilmek gerekmiştir. Öte yandan, 6235 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-14. bendinde "Bu madde uyarınca arabuluculuk bürosu tarafından yapılması gereken zaruri giderler; arabuluculuk faaliyeti sonunda anlaşmaya varılması hâlinde anlaşma uyarınca taraflarca ödenmek, anlaşmaya varılamaması hâlinde ise ileride haksız çıkacak taraftan tahsil olunmak üzere Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanır." hükmü, Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği'nin 26/2. maddesinde ise "Arabuluculuk faaliyeti sonunda tarafların anlaşamamaları hâlinde iki saatlik ücret tutarı Tarifenin Birinci Kısmına göre Bakanlık bütçesinden ödenir. İki saatten fazla süren görüşmeler sonunda tarafların anlaşamamaları hâlinde ise iki saati aşan kısma ilişkin ücret aksi kararlaştırılmadıkça taraflarca eşit şekilde, Tarifenin Birinci Kısmına göre karşılanır. Bakanlık bütçesinden ödenen ve taraflarca karşılanan arabuluculuk ücreti, yargılama giderlerinden sayılır." hükmü yer almaktadır. Söz konusu yasal düzenlemeler uyarınca dava şartı olan arabuluculukta, tarafların anlaşmaması halinde Bakanlık bütçesinden karşılanan arabuluculuk ücretinin re'sen yargılama gideri olarak tahsil edilmesi gerektiği halde, mahkemece, Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen ve yargılama giderlerinden sayılan arabuluculuk ücretine ilişkin hüküm kurulmaması da yerinde görülmemiştir. Açıklanan bu gerekçelerle, HMK'nın 353/1.b.2 maddesi uyarınca dosya üzerinden yapılan istinaf incelemesi sonucunda; davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353.1.b.2 maddesi uyarınca kabulü ile ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararının vekalet ücreti ve yargılama giderleri ile arabuluculuk ücreti yönünden düzeltilmek üzere kaldırılarak davanın esası hakkında Dairemizce yeniden hüküm verilmesine dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
KARAR: Yukarıda açıklanan gerekçelerle; Davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353.1.b.2 maddesi uyarınca kabulü ile ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararının vekalet ücreti ve yargılama giderleri yönünden düzeltilmek üzere kaldırılmasına, davanın esası hakkında Dairemizce yeniden hüküm verilmesine, bu doğrultuda; 1-Davanın konusuz kalması sebebiyle karar verilmesine yer olmadığına, 2-Harçlar Kanununca alınması gerekli 269,85 TL ilam harcının, davacı tarafından peşin yatırılan 1.304,69 TL harçtan mahsubu ile artan 764,99 TL harcın, talep hâlinde, davacı tarafa iadesine, 3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin borç ikrarı ve ödeme taahhüdü başlıklı belge gereğince, kendi üzerinde bırakılmasına, 4-Dosya kapsamındaki 1.320,00 TL arabuluculuk masrafının davalıdan alınarak Hazineye gelir kaydına, 5- Borç ikrarı ve ödeme taahhüdü başlıklı belge gereğince, davacı lehine vekalet ücreti hükmedilmesine yer olmadığına,6-Artan gider avanslarının karar kesinleştiğinde yatıran taraflara iadesine, 7-İstinaf aşamasındaki harç ve yargılama giderleri yönünden;a-Davalı tarafından yatırılan istinaf başvuru harcının Hazineye gelir kaydına; davalı tarafından yatırılan istinaf peşin karar harcının, talep halinde, ilk derece mahkemesince davalıya iadesine,b-Davalı tarafından harcanan 492,00 TL başvuru harcı gideri ile ayrıntısı UYAP'ta kayıtlı 72,00 TL posta gideri olmak üzere toplam 564,00 TL kanun yolu giderinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,8-Gerekçeli kararın ilk derece mahkemesince taraf vekillerine tebliğine dair; HMK'nın 353/1.b.2. maddesi uyarınca dosya üzerinden yapılan istinaf incelemesi sonucunda, 11.10.2023 tarihinde, oy birliğiyle ve kesin olarak karar verildi.
KANUN YOLU: HMK'nın 362/1a maddesi uyarınca karar kesindir.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_bam
Taranan Tarih: 25.01.2026 19:02:15