İstanbul BAM 14. HD 2023/1387 E. 2023/1536 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi
bam
2023/1387
2023/1536
5 Ekim 2023
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
14. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2023/1387
KARAR NO: 2023/1536
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İSTANBUL 21. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 14.03.2023
NUMARASI: 2022/556 E. - 2023/179 K.
DAVANIN KONUSU: Tazminat (Bankacılık işleminden kaynaklanan)
Taraflar arasındaki tazminat davasının ilk derece mahkemesince yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerle davanın reddine dair verilen karara karşı, davacı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine Dairemize gönderilmiş olan dava dosyası incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkil şirket nezdinde bulunan çekler, 16.08.2017-21.08.2017 tarihleri arasında -tam saati bilinmemekle birlikte çalındığını, davalı bankanın ödeme yasağına rağmen 3. kişi hamile ödeme yapmasının haksız fiil kapsamında zarara sebebiyet verdiğinin açık olduğunu, telafisi güç zararların doğmaması için müvekkili şirketten çalınan çeklerin iptali için İstanbul 4. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2017/771 Esas sayılı dosyası ile çek zayii davası ikame edildiğini, dava sırasında çalınan çeklere ilişkin ödeme yasağı konulduğunu ve davalı bankaya da işbu ödeme yasağı müzekkere yazılarak bildirildiğini, davalı Bankaya gönderilen müzekkerede; ... Bankası A.Ş.’nin Mardin/Kızıltepe Şubesine ait, keşidecisi ... olan, ... Çek Seri No.lu, 30/06/2018 Tarihli, 20.000,00-TL meblağlı çek ve ... Bankası A.Ş.'nin Mardin/Kızıltepe Şubesine ait, keşidecisi ... olan, ... Çek Seri No.lu, 30/09/2018 Tarihli, 20.000,00-TL meblağlı çek hakkında mahkemece ödeme yasağı konulmuş olduğu ve bankaya ibraz edilmesi halinde ödeme yapılmaması ve gerekli önlemlerin alınması gerektiğinin bildirildiğini, bankaya gönderilen müzekkerelere rağmen davalı tarafından iki çeke ilişkin de ödeme yapılmış olduğunu, mahkemece verilen ödeme yasağına aykırı davranıldığını, haksız fiilin 4 unsuru olan hukuka aykırılık, kusur, zarar ve illiyet bağının dördünün de gerçekleştiğini, hukuka aykırılığın davalı bankanın ödeme yasağına aykırı davranmasıyla, kusurun davalı bankanın bu durumu bilmesine rağmen ödeme yapmasıyla, zararın çalınmış olan çeklerin tahsil edilmiş olmasıyla gerçekleştiğini, bu olaylar ile davalı arasında illiyet bağının bulunduğu hususunun da izahtan vareste olduğunu, davalı banka açısından haksız fiilin tüm şartlarının gerçekleştiğini. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 49/1 hükmü uyarınca meydana gelen zarardan davalının sorumlu olduğunu, davalı bankanın basiretli bir tacir gibi davranmadığını iddia ederek , müvekkilinin uğradığı (şimdilik)40.000-TL maddi zararın ödeme gününden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili savunmasında özetle; davacı tarafın ödeme yasağı bulunan çekler hakkında müvekkil olan banka tarafından ödeme yapılması sonucu zarara uğradığı gerekçesi ile müvekkil banka aleyhine 40.000,00 TL maddi tazminat talepli dava ikame ettiğini, davacı tarafından talep edilen alacağın zamanaşımına uğradığını, huzurdaki davanın tam 5 yıl sonra 2022 yılında açıldığını, söz konusu her iki çekte de davacı ... San. Ve Tic. Ltd. Şti'nin iş bu çeklerin yetkili hamili olduğuna dair herhangi bir cirosu bulunmadığını, davacı tarafça işbu çeklerin kendisinden çalındığına ve her ne kadar cirosu olmasa da bu çeklerin yetkili hamilinin davacı firma olduğuna dair herhangi bir mahkeme kararının da davacı tarafça dosyaya sunulmadığını, dava dilekçesinde, yukarıda bilgileri verilen çekler hakkında İstanbul 4. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2017/771 E. Sayılı dosyasından ödeme yasağı kararı verilmiş olmasına rağmen hukuka aykırı ve kusurlu olarak ödeme yapıldığının iddia edildiğini, davacı tarafından söz konusu ödeme yasağına ilişkin kararın hukuka aykırı olarak bankaya elden ibraz edildiğini, yapılan araştırmada İstanbul 4. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2017/771 E. Sayılı dosyasından 26.09.2017 tarihinde verilen ödeme yasağı kararının banka Genel Müdürlüğü'ne hitaben yazılmasına rağmen usule aykırı olarak bankanın Levent şubesine kararın ilgilisi tarafından Hukuk Muhakemeleri Kanunu Yönetmeliğinin 54. Maddesinin 2. Fıkrasında düzenlenen usule aykırı olarak, ilgili mahkemenin mührü olmaksızın ve kapalı zarf içinde olmadan elden bırakıldığının tespit edildiğini, oysa Hukuk Muhakemeleri Kanunu Yönetmeliğinin " Müzekkerelerin Gönderim Şekli" başlığını taşıyan 54. Maddesi " Mahkemelerce yazılan ve fizikî ortamda gönderilmesi gereken yazılar posta yoluyla ya da mübaşir vasıtasıyla gönderilir. (2) Bu yazılar, hâkimin izniyle elden takip amacıyla iş sahibine veya varsa vekiline ya da kanunî temsilcilerine imza karşılığında teslim edilebilir. Elden teslim edilen yazılar mahkeme mührüyle mühürlenir ve bir zarfa konularak ağzı kapatılır." hükmüne havi olduğunu, bankaya davacı tarafından elden bırakılan İstanbul 4. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin müzekkeresinin ise kapalı zarf içinde gelmediği gibi elden takipli olduğuna ilişkin şerh altında da mahkeme mührü bulunmadığını, kabul anlamına gelmemekle birlikte, huzurdaki tazminat davasının ön koşulu olarak davacının zararının oluşması gerekmekte olduğunu, zararın oluşması için de davacının tüm borçlulara karşı hukuki yolları tüketmekle alacağının semeresiz kalması gerektiğini, ancak işbu davada davacı tarafından çek borçlularına müracaat edilmeksizin erken dava açıldığını ,davacı iddiası doğru olsa dahi herhangi bir zararı olmadığının ortada olduğunu, hiçbir şekilde kabul anlamına gelmeksizin, davacının bir zararı söz konusu ise bu zararın müvekkilinin bu çeklere ilişkin ibraz eden kişilere ödeme yapması sebebiyle değil, davacının çeklerinin çalınması sebebiyle oluştuğunu, bu şekilde davacının iddiasına göre yetkili hamili olduğu ancak cirosu bulunmayan çeklere cirosunu atarak 3. kişiler yerine kendisinin tahsil etme şansını kaçırmış olduğunu, bu durum ile müvekkilinin eylemi arasında herhangi bir illiyet bağının olmadığının izahtan vareste olduğunu, bu sebeple ortada bir zarar söz konusu ise dahi bu zararın gideriminin müvekkili bankadan talep edilemeyeceğini savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda; "...Yargıtayın yerleşik içtihatlarına göre davalı bankanın davacının uğradığı zarardan sorumlu tutulabilmesi için davacının maddi zarara uğradığını ispat etmesi gerekmektedir. Davacı çek bedeli tutarında zarara uğradığını ileri sürerek tazminat talebinde bulunmuştur. Davacının davalı bankadan talepte bulunabilmesi için çekte imzası olan sorumlular hakkında tüm hukuki yolları tüketmesi gerektiği, asıl borçluların aciz halinde olup olmadıklarının henüz belirlenmemesi nedeniyle, davacının zararının gerçekleşip gerçekleşmediğinin sabit olmadığı, davalı bankadan talep hakkı doğmadan davanın erken açılmış olduğu değerldnirilerek zamansız açılan davanın reddine karar verilmiştir. (Benzer yönde; Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 2015/15478 esas ve 2017/2791 karar sayılı ilamı; Ankara BAM 21. HD 2019/788 E., 2020/1134 K.)..." gerekçesiyle, erken açılan davanın reddine karar verilmiştir. Bu karara karşı, davacı vekilince istinaf başvurusunda bulunulmuştur.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ Davacı vekili, istinaf başvuru dilekçesinde özetle; mahkemece tesis edilen ödeme yasağı kararına rağmen ve söz konusu ödeme yasağı bulunan çeklere ilişkin davalı bankanın müvekkilini zarara uğratması nedeniyle tazminat talepli açtıkları davanın ret kararının hukuka aykırı olduğunu, müvekkili şirket nezdinde bulunan çeklerin tam saati bilinmemekle birlikte çalındığını, bu nedenle İstanbul 54. Asliye Ceza Mahkemesinin 2017/682 Esas sayılı dosyasıyla ceza dava açıldığını, telafisi güç zararların doğmaması için tedbir talepli çalınan çeklerin iptali için İstanbul 4. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2017/771 Esas sayılı dosyasında çek zayii davasının açıldığını, çalınan çeklere talepleri üzerine mahkeme tarafından ödeme yasağı konulduğunu ve davalı bankaya ödeme yasağının müzekkere yazılarak bildirildiğini, davalı bankanın daha önce verilen kendisince bilinen ödeme yasağı kararına rağmen çalınan çeklere karşılık ödeme yaparak müvekkilini zararlandırdığını, mahkeme tarafından verilen ödeme yasağı kararı bulunmasa veya davalı bankanın bilgisi dışında olsa yapılan ödemenin maruz görülebileceğini, yargı kararına rağmen davalı bankanın ödeme yapmakta bir beis görmediğini, mahkeme tarafından davanın bankanın zarardan sorumlu tutulabilmesi için davacının maddi zarara uğradığını ispat etmesi gerektiği davacının çek bedeli tutarında zarara uğradığını ileri sürerek tazminat talebinde bulunduğunu, davacının davalı bankadan talepte bulunabilmesi için çekte imzası olan tüm sorumlular hakkında hukuki yollara tüketmesi gerektiğini belirttiğini, olayda sadece hırsızlanmak suretiyle elden çıkan çeklerin söz konusu olmayıp bir o kadar da önemli olanın mahkemece verilen ödeme yasağı, tedbir kararına rağmen buna uymamak suretiyle mahkeme kararına ihlal ile müvekkilinin zararlandırılmasının söz konusu olduğunu, davalının ağırlaştırılmış basiret yükümünü fütursuzca çiğnemesi nedeniyle zarara uğradığının izahtan vareste olduğunu iddia ederek, kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
İNCELEME VE GEREKÇE Dava, ödeme yasağı kararına rağmen ödenen çek bedelinden dolayı uğranılan zararın tazmini istemine ilişkindir. İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda davanın reddine karar verilmiş; bu karara karşı, davacı vekilince, yasal süresi içinde istinaf başvurusunda bulunulmuştur.İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi uyarınca, ileri sürülmüş olan istinaf nedenleriyle ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır.Dosya kapsamından, davacın tarafın, dava konusu ... Bankası AŞ Kızıltepe/Mardin şubesindeki çek hesabından dava dışı ... tarafından keşide edilen 30.06.2018 keşide tarihli 20.000,00 TL bedelli hamiline ve dava dışı ...'nun ... Bankası AŞ Diyarbakır Ofis şubesindeki çek hesabından 30.09.2017 tarihinde keşide edilen 20.000,00 TL bedelli hamiline olan çeklerin hırsızlık sonucu çalındığı iddiası ile İstanbul 4. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2017/771 Esas sayılı dosyası ile çek zayi davasını ikame ettiği, çekin ibraz edilip edilmediği hususuna dair bankanın 04.09.2018 tarihli cevabı yazısında, Kızıltepe şubesindeki çek hesabının ...'a ait olduğu, ... Bankası tarafından 02.07.2018 tarihinde takas merkezine ibraz edildiği, ödeme işleminin gerçekleştirildiği, takas işleminin elektronik ortamda yapıldığından çekin fiziken ibraz edilmediğinin belirtildiği, 17.12.2017 tarihli davalı bankanın İstanbul 4. Asliye Ticaret Mahkemesine hitaben yazılan müzekkerede ise 26.09.2017 tarihli ödeme yasağı kararına aykırı işlem yapılıp yapılmadığı hususunun sorulduğu, keşidecisi ... olan 30.09.2017 tarih ve 20.000,00 TL tutarlı çekin bankaya ibraz edilmediği, söz konusu çekin ... Bankasına 07.10.2017 tarihinde ibraz edildiği ve tahsil edildiğinin tespit edildiği, çek görüntüsü incelendiğinde davacının iş bu çekle ilgili olarak yetkili hamil olduğuna ilişkin ciro bulunmadığı, diğer taraftan usulüne aykırı olarak ibraz edilen ödeme yasağı kararında ödeme yasağı konulan çekin keşide tarihinin 30.09.2018 olarak belirtilmiş iken tahsil edilen çekin keşide tarihinin 30.09.2017 olarak görüldüğü, bankanın ödeme yasağına aykırı davranmadığı, ayrıca 26.09.2017 tarihli ödeme yasağı kararının usulüne uygun olmayarak, mahkeme mührü olmaksızın ve kapalı zarf içerisinde olmadan elden bırakıldığı, kararı getiren ilgiliye kararın yasal düzenlemeye uygun olarak tebliğ edilmediğinin izah edildiği işleme alınamayacağı ve usulüne uygun tebligatın getirilmesi gerektiğinin bildirildiğini, bununla birlikte mahkemeye ulaşılmaya çalışıldığı, teyit edilmediğini, mahkemenin ödeme yasağının teyit edilememesi üzerine işleme alınamadığını, karar öncesinde bankaya bu tür yazıların elden takipli olduğu gerekçesiyle getirildiğini, yapılan incelemeler alınan teyitler neticesinde gelen yazıların sahte olduğunun tespit edildiğini, bu nedenle banka tarafından usulüne uygun olarak tebliğ edilmeyen yazıların işleme alınamayacağı konusunda duyuru yayınlandığını, söz konusu çekle ilgili olarak bu usulün gözetildiğinin belirttiği, davacı tarafça ödeme yasağı kararına rağmen haksız şekilde ödeme yapıldığı iddiası ile iş bu davanın açılmış olduğu anlaşılmıştır. Dava, davalı bankanın kusuru nedeniyle ödendiği iddia edilen çek bedelinin tahsiline ilişkindir. Davacı tarafça, yukarıda yer verildiği üzere çeklerin çalındığı gerekçesiyle iptal davası açılarak ve ödeme yasağı kararı alınmıştır. Ne var ki bankanın cevabı yazılarında ,ödeme yasağına dair gönderilen müzekkerelerde yer verilen çeklerden 30.09.2017 keşide tarihli çekin, 30.09.2018 keşide tarihli olarak belirtildiği, diğer taraftan gerekli yasal düzenlemeye uygun olmayacak şekilde söz konusu müzekkerenin mahkeme mührünü taşımaksızın ve kapalı zarf içerisinde gönderilmediği, banka tarafından mahkemenin ödeme yasağının teyit edilmemesi nedeniyle işleme alınamadığı tartışmasızdır. Çek dava dışı 3.kişiler tarafından ibraz edilerek çek bedeli takastan ibraz edene ödenmiştir. Davacı tarafça davalı bankanın kusurlu olduğu iddiası ile banka taraf gösterilerek iş bu dava açılmıştır. Yargıtay'ın 2015/15478 Esas, 2017/2791 Karar sayılı emsal ilamı ve yerleşik uygulamalara göre banka aleyhine dava açılabilmesi için öncelikle davacının zararının gerçekleşmesi gerekecektir. Davacı zararının gerçekleştiğinin kabulü ise çeki ibraz eden hamile karşı istirdat davası açılması ve açılacak dava sonucunda verilecek karara göre belirlenecektir. Davacının istirdat davasından da bir sonuç elde edememesi halinde davalı bankaya dava açılarak çek bedelini istemesi gerekecektir. Belirtilen şekilde dava açılmaksızın bankaya karşı iş bu davanın açılması isabetli görülmeyerek mahkemece erken açılan davanın reddine dair verilen kararının usul ve yasaya uygun olduğunun kabulü gerekmiştir. Açıklanan bu gerekçelerle, HMK'nın 353/1.b.1 maddesi uyarınca dosya üzerinden yapılan istinaf incelemesi sonucunda, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine dair aşağıdaki hüküm verilmiştir.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan gerekçelerle;1-HMK'nın 353/1.b.1 maddesi uyarınca, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine, 2-Davacı tarafından yatırılan istinaf başvuru ve peşin karar harçlarının Hazineye gelir kaydına; bakiye 89,95 TL istinaf karar harcının davacıdan tahsiline, 3-Davacı tarafından istinaf kanun yoluna başvuru için yapılan masrafların kendi üzerinde bırakılmasına,4-Gerekçeli kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine,5-Dosyanın, kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine dair;HMK'nın 353/1.b.1 maddesi uyarınca dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, 05.10.2023 tarihinde, oybirliğiyle ve kesin olarak karar verildi.
KANUN YOLU: HMK'nın 362/1.a maddesi uyarınca karar kesindir.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_bam
Taranan Tarih: 25.01.2026 19:03:32