İstanbul BAM 13. HD 2021/2408 E. 2024/955 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi
bam
2021/2408
2024/955
30 Mayıs 2024
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
13. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2021/2408 Esas
KARAR NO: 2024/955 Karar
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İSTANBUL 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
NUMARASI: 2017/27 Esas - 2021/674 Karar
TARİHİ: 28/09/2021
DAVA: Alacak (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
KARAR TARİHİ: 30/05/2024
İlk derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dava dosyası incelendi:
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMASININ ÖZETİ: Davacı vekili dava dilekçesi ile; taraflar arasında akdedilen 25.12.2006 tarihli ve 01.11.2011 tarihli Madeni Yağlar Satış ve Tedarik Anlaşmaları ile 01.01.2014 tarihli Ek Anlaşma gereğince, müvekkili şirketin, sözleşme süresince Türkiye portföyünde bulunan her nev'i madeni yağ, gres ve özel müstahzar ürünlerini davalıya satıp teslim etmeyi ve davalının da bu ürünleri taahhüt miktarlarına uygun olarak müvekkili şirketten satın alıp, bedellerini tam ve zamanında ödemeyi kabul ve taahhüt ettiğini, 25.12.2006 tarihli sözleşmenin 8. maddesi gereğince, taraflar arasındaki ticari ilişki devam ettiği müddetçe sözleşme şartlarına uygun olarak geri ödenmek ve süresinden evvel sözleşmenin sona ermesi halinde, bakiyesi defaten iade edilmek üzere; müvekkili şirket tarafından davalıya 175.000 USD karşılığı 248.800 TL İş Geliştirme Desteği ödemesi yapıldığını ve taraflar arasında son imzalanan 01.01.2014 tarihli Ek Anlaşma ve Peşin İş Geliştirme Destekli Yatırım Protokolüne göre kendisine ödenen İş Geliştirme Destek Tutarı bakiyesinin 42.614,00 TL olduğunu ve Protokolün 21.2 maddesinde belirtilen her bir protokol yılı sonunda olmak üzere 4 taksitte geri ödemeyi kabul ve taahhüt ettiğini, taraflar arasında aktedilen sözleşmelere ekli taahhütnameler gereğince davalının son olarak yıllık 9000 lt satış taahhüdünde bulunmasına rağmen, 2014 yılında 4359 lt ve 2015 yılında da 560 lt mal alımı yaptığını, bu sebeple davalıya, defalarca şifahen uyarılar yapıldığını ancak bu uyarıların sonuç vermemesi üzerine, Beyoğlu ...Noterliğinden 16.06.2015 tarihli ve ... sayılı, Beyoğlu ... Noterliğinden, 09.03.2016 tarihli ve ... sayılı ihtarnameler keşide edilerek, sözleşmeyi ihlal eden bu davranışlarına derhal son verip, taahhüdüne ve sözleşmeye uygun olarak müvekkili şirketten mal mübayaasına başlamasının ihtar edildiğini, buna karşılık davalının, Ankara ... Noterliğinden keşide ettiği 12.04.2016 tarihli ve ... yevmiye sayılı cevabı ihtarnamesi ile taraflar arasındaki anlaşmayı ifa etmediğini ikrar ettiğini, bunun gerekçesi olarak da yetkili servis olma hakkının elinden alınmasından dolayı satışlarının düştüğünü, anlaşmayı anlaşarak feshetmek istediğini ve 35.217,00 TL iş geliştirme desteğini iade etmek istediğini bildirdiğini, davalının, ihtarnamesinde bildirdiği bu gerekçelerin davalının sadece bir yetkili servis hakkının iptal edilmiş olması ve diğer firmadan olan yetkili servis hakkını ve faaliyetini sürdürmüş olması nedeni ile haksız olduğunu, ayrıca 35.217,00 TL bakiye İş geliştirme desteğini de iade etmediğini, açıklanan nedenlerle sözleşme ve eklerinin 30 gün sonra hüküm ifade etmek üzere; 24.05.2016 tarihinde Beyoğlu ...Noterliğinden keşide edilen ... yevmiye sayılı ihtarname ile haklı nedenle feshedildiğini beyan ile talep ve dava hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik iş geliştirme desteği olarak davalıya ödenen meblağdan, bakiye 35.217,00 TL'nin ve sözleşmenin süresinden evvel haklı nedenle feshi sebebiyle süre sonuna kadar mahrum kalınan kârın tespiti ile şimdilik 30.000,00 TL'sinin olmak üzere; toplam 65.217,00 TL'nin en yüksek banka mevduat faizi ile davalıdan tahsiline, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı vekili cevap dilekçesi ile; davacı ile müvekkilinin 2006 yılından bu yana sorunsuz şekilde ticari ilişki yürüttüklerini, müvekkili şirketin araç tamir ve bakım işleri ile iştigal eden bir istasyonda faaliyetlerini sürdürdüğünü, işyerine başvuran araç sahiplerinin araç tamir ve bakım ihtiyaçlarını giderdiğini, ... marka araçların distribütörü ve yetkili servislik anlaşmasında muhatabın ... Tic. A.Ş. olduğunu ancak 2015 yılından itibaren yetkili servislik sözleşmesinin iptal edildiğini, yetkili servis sözleşmesinin iptal edilmesinin ticari hayat içerisinde dava konusu olay için mücbir sebep sayılabilecek bir durum olduğunu ve sözleşmenin iptal edilmesinin müvekkilinin öngörebilmesinin mümkün olmadığını, taraflar arasındaki 2014 tarihli ek anlaşmada davacıdan alınan ürünlerin sadece servis için kullanılacağının açıkça belirtildiğini, davacının talep ettiği zarar rakamlarının fahiş olduğunu, müvekkilinin feshin karşılıklı olarak yapılması halinde iş geliştirme bedelini iade etmeyi taahhüt ettiğini, sözleşmenin davacı tarafça tek taraflı olarak feshedildiğini, davacı ürünlerinin kullanılmasının mümkün olmaması ve iş geliştirme desteğinden fayda sağlanması mümkün olmadığından iş geliştirme bedelinin iadesi isteminin haksız ve yersiz olduğunu beyan ile davanın reddine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARININ ÖZETİ:İlk Derece Mahkemesi'nin 28/09/2021 tarih ve 2017/27 Esas - 2021/674 Karar sayılı kararında;"Dava; taraflar arasındaki madeni yağ tedarik ve satış sözleşmesinin ihlalinden dolayı sözleşmenin feshi nedeniyle sözleşme kapsamında davalıya ödenen iş geliştirme desteği ve sözleşmenin feshinden dolayı mahrum kalınan karın davalıdan tahsili istemine ilişkindir. Tüm dosya kapsım bir bütün olarak değerlendirildiğinde;Taraflar arasında 25.12.2006 tarihli ve 01.11.2011 tarihli Madeni Yağlar Satış ve Tedarik Anlaşmaları ile 01.01.2014 tarihli Ek Anlaşmanın akdedildiği, sözleşme ile davacının davalıya madeni yağ, gres ve özel müstahzar ürünlerini teslim etmeyi, davalının da bunları dava dışı ... Tic. A.Ş nın yetkili servisi olarak ... marka araçların bakım ve onarımı işinde kullandığı, 2015 yılında yetkili servislik sözleşmesinin iptal edilmesinden ötürü davacıdan ürün temin etmesinin ve kullanmasının mümkün olmadığından bahisle davanın reddi gerektiğini savunduğu, davacının davalıya iş geliştirme desteği ödenen bakiye 35.217,00 TL nin ve sözleşmenin süresinden evvel haklı nedenle feshi sebebiyle uğranılan kar kaybından 30.000,00 TL nın davalıdan tahsilini talep ettiği görülmüştür.Dosya kapsamında mevcut taraflar arasında akdedilmiş sözleşme ve ek sözleşme ile tarafların noter kanalıyla yaptığı ihtarat ve cevabi ihtarlar incelenmiş, sözleşmenin kapsam, başlığı altıda “.. Anlaşma süresi içerisinde MÜŞTERİ' nin Yetki Belgesinin ilgili makam tarafından alınması halinde ... isterse anlaşmayı sonlandırıp yatırımını geri talep edebileceği gibi anlaşmayı devam ettirme hakkına sahiptir...” süre başlığı altında; “İşbu anlaşma ve eklerinin imza tarihinden itibaren 5 (beş) yıldır. Sürenin hitamında anlaşma ve ekleri hiçbir ihtar veya ihbara gerek olmaksızın kendiliğinden sona erer. Bu süre içerisinde MÜŞTERİ' nin Yetki Belgesinin iptal edilmesi halinde ... anlaşmayı de vam ettirebileceği gibi dilerse anlaşmayı tek taraflı sona erdirebilir.” “... ile Alıcı arasında daha önce akdedilen 25.12.2006 tarihli anlaşma ve ekleri, 01.11.2011 tarihli ek anlaşma ve ekleri, 01.01.2014 tarihinden itibaren 4 yıl süre ile aşağıda belirtilen diğer hususlar dışında diğer şartlar aynen baki kalmak kaydı ile revize edilmiştir. “ düzenlemelerine yer verildiği ve davacının 24.05.2016 tarihinde ihtarname ile sözleşmeyi tek taraflı olarak feshettiği görülmüştür.Mahkememizce tarafların ticari ilişki dönemini kapsar ticari defter ve kayıtları üzerinde mali müşavir bilirkişiler vasıtası ile inceleme yaptırılmış, davacı tarafın2006 ve 2014 yılları ve arasındaki yıllar açılış ve kapanış tasdiklerinin kanuni süreler içerisinde ve mevzuata uygun olduğu, 2015, 2016 ve 2017 yıllarına ait defterler e-defter şeklinde olduğu, e-defter beratlarının mevzuata uygun olduğu; davalı şirketin 2014,2015,2016 ve 2017 yılına ait ticari defterinin açılış. kapanış tasdiklerinin yasal süresi içerisinde yaptırılmış olduğu ve sonuçta tarafların ticari defter ve kayıtlarının kanunda belirli şartları tam olarak taşıdığından sahibi lehine delil gücüne sahip olduğu tespit edilmiştir.Taraflar arasındaki sözleşmeye göre davalının taahhütlerini yerine getirmemesine karşılık, sözleşmenin feshi düzenleyen hükümlerine göre taraflar arasında akdedilen ana ve ek sözleşmenin davacı tarafından haklı fesih nedenlerinin oluştuğu kanaatine varılmıştır.Davacı tarafça sözleşmenin süresinden önce haklı nedenle feshedildiğinden bahisle, sözleşmenin feshinden geçerlilik süresinin sonuna kadar geçecek sürede uğranılan kar kaybının davalıdan tahsili talep edilmiş ise de, taraflar arasındaki sözleşmenin fesih ve sorumluluğun sınırlandırılması hükümlerine düzenleyen 13. Maddesinde, sözleşmeye aykırılık nedeniyle haklı fesih halinde uğranılan fiili zararın istenebileceği hükme bağlanmış olup, maddenin 4. Fıkrasında sözleşmeye aykırılık nedeniyle tarafların gerçek veya öngörülen kar kaybı isteyemeyeceği bağlanmış olup, sözleşmenin bu hükmü uyarınca davacının kar kaybı talebinin yerinde olmadığı kanaatine varılmıştır.İddia, savunma, sunulan deliller ve karşı deliller, taraflar arasındaki sözleşme ve ihtarlar, tarafların yasal delil vasfı taşıyan ticari defter ve kayıtları ile sektörel inceleme neticesinde aldırılan kök ve ek raporlar ve tüm dosya kasamı bir bütün olarak değerlendirildiğinde davacının davalıdan 35.216,93 TL iş geliştirme desteği alacağının bulunduğu, sözleşmenin süresinde önce ve davacı tarafça haklı nedenle feshi nedeniyle bu bedelin davalıdan tahsilini talep etmekte haklı olduğu kanaatine varılmış, davacının davasının kısmen kabulüne karar vermek gerekmekle, 35.216,93 TL iş geliştirme desteği alacağının, davacının dava dilekçesinde faiz talebine ilişkin tarih bildirmediğinden, dava tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile davalıdan alınarak davacıya verilmesine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur." gerekçesi ile; "1-Davacının davasının KISMEN KABULÜNE, 35.216,93 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, Fazlaya ilişkin istemin reddine," karar verilmiş ve verilen karara karşı taraf vekillerince istinaf başvurusunda bulunulmuştur.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili istinaf dilekçesi ile; taraflar arasında akdedilen 25.12.2006 tarihli ve 01.11.2011 tarihli Madeni Yağlar Satış ve Tedarik Anlaşmaları ile 01.01.2014 tarihli Ek Anlaşma gereğince, müvekkili şirketin sözleşme süresince Türkiye portföyünde bulunan her nev’i madeni yağ, gres ve özel müstahzar ürünlerini davalıya satıp teslim etmeyi ve davalının da bu ürünleri taahhüt miktarlarına uygun olarak, münhasıran müvekkili şirketten satın alıp, bedellerini tam ve zamanında ödemeyi kabul ve taahhüt ettiklerini, Mahkemece her ne kadar taraflar arasındaki sözleşmenin 13. maddesi ile sözleşmeye aykırılık nedeniyle haklı fesih halinde uğranılan fiili zararın istenebileceği, maddenin 4.fıkrasında sözleşmeye aykırılık nedeniyle tarafların gerçek veya öngörülen kâr kaybı istenemeyeceğinin hükme bağlandığından bahisle kâr kaybının talep edilemeyeceğine hükmedilmişse de, taraflar arasındaki tüm sözleşmeler incelenip değerlendirilmeden verilen bu hükmün hukuka ve sözleşmeye aykırı olduğundan bahisle işbu dilekçe ile kaldırılmasını talep etme mecburiyetinde kalındığını, taraflar arasındaki anlaşmanın 2 numaralı eki olan Peşin İş Geliştirme Destekli Yatırım Protokolünün 5. maddesinde açıkça; “ALICI’nın (Davacı)işbu Protokolü feshetmesi veya tek taraflı olarak 5 senelik süre dolmadan Anlaşma ve Protokolü feshetmek istemesi veya ALICI’nın, protokole aykırı davranması nedeniyle Anlaşma ve Protokolün süresi dolmadan feshi durumunda ... (Müvekkil Şirket), dilerse vermiş olduğu Peşin İş Geliştirme Desteğinin tamamını veya feshi tarihi itibariyle kıstelyevm esasına göre hesaplanarak bulunacak bakiye kısımını geri talep edebilir. ALICI, ... tarafından kendisine bildirilecek meblağı 15 gün içinde ...’ye nakden ve defaten derhal geri ödeyecektir. Bu durumda ayrıca ...’nin Anlaşma ve İşbu Protokolden doğan kâr mahrumiyetini talep dahil, işbu protokolden doğan tüm hakları saklıdır” denmek suretiyle, müvekkilinin ödediği meblağı ve ayrıca kâr mahrumiyetini talep edebileceğinin taraflarca baştan kararlaştırıldığını, davacının taraflar arasındaki sözleşmeyi ve taahhüdü ihlal ettiğini, müvekkilinin keşide ettiği ihtarnamelere rağmen sözleşmeyi ifa edilemez hale getirdiğini, müvekkilinin sözleşme süresi sonuna kadar sözleşmeden doğan haklarını talep ve dava edebileceğinin açık olduğunu, bu durumun Mahkemece de tespit edildiğini; Söz konusu sözleşmenin davalı açısından bağlayıcılığının sözleşmesinin süresi sonuna kadar olduğunu, dolayısıyla müvekkili şirketin sözleşmeden süre sonuna kadar yararlanma hakkı bulunduğunun tartışma götürmez hukuki bir gerçek olduğunu, bu kapsamda TBK madde 112-117 uyarınca müvekkilinin sözleşmenin ifa edilmemesi nedeniyle mahrum kaldığı kar süresinin fesih tarihinden başlamak üzere sözleşme süresi sonuna kadar olan süre olduğunu, bu nedenle müvekkili şirketin, davalı şirketin sözleşmeyi ifa etmemesinden dolayı madeni yağ bayii olarak elde etmeyi hedeflediği satışı ve dolayısıyla kârı da anılan süre için elde edemediğini, Yerel mahkemenin kâr mahrumiyeti talebinin reddine dayanak olarak gösterilen taraflar arasındaki ek anlaşmanın 13.4 maddesinin başında da; “İşbu Anlaşmada ve eklerinde aksi yönde bir hüküm bulunmadığı müdettçe..” denmek suretiyle yatırım protokolünün 5. maddesinin istisna kapsamına alındığını, bu madde gereğince kâr mahrumiyeti zararının talep edilemeyeceği yolundaki mahkeme kararının hatalı olduğunu, ek anlaşmanın Mahkemece yanlış değerlendirildiğini, dosyada mevcut ve taraflar arasında akdedilen Madeni Yağ Bayiliğine Dair Anlaşmanın 01.01.2014 tarihinden itibaren Ek Anlaşma ile 4 yıl daha uzatıldığını ve taraflar arasındaki anlaşmanın 31.12.2017 tarihinde sona ereceğinin kararlaştırıldığını; Davacının müvekkiline verdiği satış taahhüdünün de anlaşma süresince geçerli olduğunu, davacının, sözleşmeyi ve taahhüdü ihlali sebebiyle taraflar arasındaki sözleşmenin normal süresinin sona ermesinden evvel müvekkili tarafından haklı nedenle feshedilmek ve sözleşmeden doğan hakların talep edilmek mecburiyetinde kalındığını ve sözleşmenin feshedildiği ve davanın açıldığı tarihe kadar değil, sözleşme süresi sonuna kadar taahhüt edilen ürünün satın alınmaması sebebiyle mahrum kalınan kârın talep edildiğini, davacının verdiği satış taahhüdünün 2. fıkrasında açıkça; “...’ın işbu taahhütnameden doğan haklarını bir veya birden fazla kereler kullanmamış olmasının, söz konusu haklardan feragat ettiği şeklinde yorumlanmayacağını da beyan ve kabul ederiz.” cümlesinden ve aynı şekilde taraflar arasındaki Ek Anlaşmanın 24.3 maddesinde de; “... (Müvekkil Şirket)nin, anlaşmadan doğan hak veya yetkilerinden herhangi birini kullanmamış olması, bu hakkından vazgeçtiği veya feragat ettiği anlamına gelmez. ..., anlaşmadan doğan haklarını dilediği zaman kullanmakta serbesttir.” hükmünden müvekkili şirketin haklarını talep edebilmesi için taahhüdün ihlal edildiği beher yılın sonunda eksik tonaj sebebiyle ihtirazi kayıt sunmak ve/veya ihtarname keşide etmek zorunda kalmayacağının açıkça anlaşıldığını; Dosyada mevcut; 16.06.2015 tarihli ve ... yevmiye sayılı, 24.05.2016 tarihli ve ... yevmiye sayılı ve 19.12.2016 tarihli ve ... yevmiye sayılı ihtarnamelerle davacı müvekkili tarafından defalarca uyarıldığını ve sözleşmeyi ve taahhüdünü ihlal eden davranışlarına son vererek, taahhüdüne uygun miktarda ürün alması gerektiğini, aksi takdirde anlaşmanın feshedilerek, haklarının talep ve dava edileceğinin açık ve net olarak ihtar edildiğini, taraflar arasındaki sözleşmeyi ihlal ederek icra edilemez hale getirdiği tespit edilen davalının, sözleşme süresi sonuna kadar satış kaybından dolayı mahrum kaldığı kârı ödeme yükümlülüğünün bulunduğunu ve Yerel mahkeme kararına dayanak olarak kabul edilen ek anlaşmanın 13/4 md. de de bunun talep edilemeyeceği yolunda bir hüküm bulunmadığını, bu maddedeki hükmün, taraflar arasındaki anlaşma ve eklerinde aksine hüküm bulunmadığı müddetçe geçerli olacağının açıkça belirtildiğini ve kâr mahrumiyetinin de talep edilebileceğine dair protokolün 5. maddesinin istisna edildiğini beyanla Yerel mahkemece verilen kararın kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili istinaf dilekçesi ile; iş geliştirme desteğinin iadesi yönündeki karar bakımından istinaf talepleri bulunduğunu, iş geliştirme desteğinin iadesi kararı hatalı olup hesaplamanın da eksik incelemeye dayandığını, taraflar arasındaki ticari ilişkinin 2006 yılından sonra 10 yıla yakın bir zaman sorunsuz bir şekilde devam ettiğini ancak son dönemde müvekkilinin çalışma koşullarındaki öngörülemez değişikliğin sözleşmenin uygulanamaz hale gelmesine neden olduğunu, bu değişikliğin, davacı tarafın da fahiş fiyat uygulamasına dayandığını, bu nedenle iş geliştirme desteğinin iade edilmesi gerekmediğini, müvekkili şirket ... marka araçların distribütörü ve yetkili servis hizmetlerini yürütmekte iken davacı ile uzun süreden beri devam eden anlaşmasını yenilediğini, ancak Kia markasının bu anlaşmaları 2015 yılında sona erdirdiğinden, iş yükünde önemli derecede azalma meydana geldiğini, feshe ilişkin kayıtların dosyada mevcut olduğunu; Davacı şirketin vermeyi taahhüt ettiği ürünlerin fiyatlarının da aşırı derecede pahalandırıldığını ve %80 azalan iş hacminde bu fiyatların kullanılması imkanının kalmadığını, yargılama aşamasında alınan bilirkişi raporlarının diğer ürünlere göre fahiş fiyatı tespit ettiğini ancak piyasa koşullarında markanın çok daha farklı fiyat uygulayabileceği kanaatini belirttiğini, oysa davacının ürünlerinin piyasa fiyatının 2 katı kadar arttırıldığını, bu haliyle davacı şirket ürünlerinin satılmasının, bizzat davacı kusuru ile engellendiğinin kabul edilmesi gerektiğini, davacı tarafın sözleşmelerdeki tek taraflı hükümlere dayandığını, bu durumun uygulanmasının mümkün olmadığını, piyasada 32,00 TL ye alınan yağın, davacı tarafça 72,00 TL ye satıldığını, bilirkişinin davacı tarafın piyasada hakim konumda ve kaliteli mal ürettiğini ve bu nedenle de emsallerinden pahalı mal satmasının doğal olduğuna işaret ettiğini, bu değerlendirmeye itiraz ettiklerini, müvekkilinin de bayilik sözleşmesinin iptal edildiği nazara alınarak, emsal ürünlerin bedellerine göre hesaplama yapılması gerektiğini; Yetkili servis sözleşmesinin iptal edilmesi ve fahiş rakamla mal satın almaya zorlamak eyleminin ticari hayat içerisinde somut olay için mücbir sebep sayılması gerektiğini, bu nedenle oluşan durumda davacının açık kötü niyetinin var sayılması ve iş geliştirme desteği talebinin reddedilmesi gerektiğini, 01.01.2014 tarihli ek anlaşmanın mücbir sebepleri düzenleyen 16.1. maddesi hükmünün tarafların kötüniyetli olmaları halini düzenlediğinin düşünülmesi ve somut olaya uygulanması gerektiğini, hakimin durumdan faydalanan davacının da fahiş fiyat uygulamasının da kötü niyet kabul edilerek, tarafların hiçbir şekilde sorumlu olmayacakları sonucu ile iş geliştirme desteği iade talebinin reddedilmesi gerektiğini, bunun yanında dava dilekçesinde davalı tarafından 2014 yılında 4.359 lt mal, 2015 yılında 560 lt satın alındığının iddia edildiğini ve bu rakamlara göre bakiye 35.217,00 TL iş geliştirme desteği iadesinin talep edildiğini ancak bilirkişi incelemelerinde davalı tarafından 2014 yılında 5.159 lt ve 2015 yılında 1.757 lt mal satın alındığının yani iddiadan çok fazla mal satın alındığının tespit edildiğini, bu durumda iş geliştirme desteği talebinin dava dilekçesinde yazılı rakama çok yakın olarak hesap edildiği 25.06.2019 tarihli rapordaki değerlendirmenin doğru olmadığını, iş geliştirme desteği ödemesi talebi kabul edilecekse de hesaplamanın somut olaya uygun şekilde ve doğru yapılması gerektiğini, bu yöndeki talebin Mahkemece kabul görmediğini beyanla tehiri icra kararı verilmesini, iş geliştirme desteğinin kabulüne yönelik kararın kaldırılmasını ve davanın tümden reddi yönünde yeni bir hüküm kurulmasını talep etmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ: HMK'nın 355. maddesine göre istinaf incelemesi; istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırılık görüldüğü takdirde ise resen gözetilmek suretiyle yapılmıştır. Dava, taraflar arasında akdedilen Madeni Yağlar Satış ve Tedarik Anlaşmalarına Ek Anlaşmanın, davalının satın alma taahhüdünü ihlal ettiği ve bu şekilde anlaşmaya aykırı davrandığından bahisle feshi nedeniyle peşin ödenen iş geliştirme desteği bakiyesinin iadesi ve sözleşmenin süresinden önce feshi nedeniyle kalan sürede yapılamayan satışlar nedeniyle uğranılan kar kaybının tazmini taleplerine ilişkindir.Mahkemece yukarıda açıklanan gerekçe ile davanın bakiye iş geliştirme desteği talebi yönünden kabulüne, kar payı talebi yönünden ise reddine karar verilmiş, verilen karara karşı taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuşlardır.Dosya kapsamından; taraflar arasında öncelikle 25.12.2006 tarihli Tedarik Anlaşması ve 01.11.2011 tarihli Ek Anlaşma, ardından 01.01.2014 yürürlük tarihli ve 4 yıl süreli Ek Anlaşmanın imzalandığı, Ek Anlaşmanın 1.1. maddesi ile; bu anlaşma hükümleri çerçevesinde ...'nin (davacı) Türkiye portföyünde bulunan her nevi madeni yağ, gros ve özel müstehzar ürünlerini alıcıya (davalı) satmayı ve teslim etmeyi, alıcının da ...'den ürünleri münhasıran satın ve teslim almayı ve bedellerini ödemeyi kabul ettiği, Ek Anlaşmanın 2 nolu eki olan Peşin İş Geliştirme Destekli Yatırım Protokolü'nün 1.1. maddesi ile; alıcının iş bu ek protokolü imzalaması üzerine, 25.12.2006 tarihli anlaşma ve eklerine istinaden ... tarafından alıcıya ödenen iş geliştirme destek tutarından kalan bakiyenin 42.614 TL olduğunun, ... tarafından ödenen peşin iş geliştirme desteğinden kalan tutarın alıcı tarafından 4 taksitle geri ödeneceğinin, bu geri ödemelerin protokolün 2.1.2. maddesinde belirtilen her bir protokol yılı sonunda yapılacağının ve 2.1.2. maddesine göre bu yılların 01.01.2014-31.12.2014...01.01.2017-31.12.2017 arasında olduğunun, 2.1.1. maddesi ile; protokolün, alıcının her bir protokol yılı için protokolde yer alan tabloda belirtilen miktarlarda ürün satın alma taahhüdü temelinde imzalandığının, buna göre alıcının söz konusu taahhüde uygun olarak tabloda belirtilen ... ürünlerinden her yıl asgari o yıla tekabül eden toplam tonaj kadar satın almayı, ... dışında başka kaynaklardan hiçbir şekilde ürün satın almamayı peşinen kabul, beyan ve taahhüt ettiğinin kabul edildiği, 3.1. maddesi ile davalıya ödenecek satış ciro priminin ödenme şartlarının belirlendiği, Gerçekleşmeyen Satın Alma Taahhüdüne Karşılık Yatırımın Geri Ödenmesi başlıklı 4.1. maddesinde; davalının herhangi bir protokol yılında satın aldığı ürün miktarının taahhüt edilen satın alma miktarının altında kalması durumunda alıcı ile ...'nin, bunun ...'nin yaptığı peşin iş geliştirme desteği ödemesi karşılığında taahhüdün eksik yerine getirilmesi anlamına geleceği ve alıcının bu açığı karşılayacak bir ödeme yapacağı konusunda anlaştıklarının, Feshin Sonuçları başlıklı 5. maddesinde; alıcının protokole aykırı davranması nedeniyle anlaşma ve protokolün süresinden önce feshi durumunda ...'nin dilerse vermiş olduğu peşin iş geliştirme desteğinin tamamını veya fesih tarihi itibariyle kıstelyevm esasına göre hesaplanarak bulunacak bakiye kısmını geri talep edebileceğinin, bu durumda ayrıca ...'nin anlaşma ve iş bu protokolden doğan kar mahrumiyetini talep dahil bu protokolden doğan tüm haklarının saklı olduğunun düzenlendiği, Ek Anlaşmanın Fesih ve Sorumluluğun Sınırlandırılması başlıklı 13. maddesi uyarınca da, taraflardan herhangi birinin anlaşma ve eklerinde yer alan maddelere aykırı davranması halinde diğer tarafın ihlalin giderilmesi için karşı tarafa 20 günlük süre tanıyacağının ve bu sürenin sonunda ihlalin giderilmemiş olması halinde anlaşma ve eklerinin tek taraflı olarak 30 gün önceden yazılı olarak ihbar etmek suretiyle feshedilebileceğinin ve anlaşmanın alıcı tarafından haksız şekilde feshi veya ... tarafından haklı olarak feshedilmesi halinde ...'nin fesih nedeniyle fiili zararlarını talep etme hakkına sahip olduğunun, bu anlaşma ve eklerinde aksine bir hüküm bulunmadığı sürece taraflardan hiçbirisinin bu anlaşma uyarınca veya anlaşma ile bağlantılı olarak gerçek veya öngörülen kar kaybı, ticari faaliyetin kesintiye uğramasına bağlı olan zararlar ... dan diğer tarafa karşı sorumlu olmayacağının kabul edildiği anlaşılmıştır. Davacı tarafından Ek Anlaşma ve eki protokoller 24.05.2016 tarihli Noter ihtarnamesi ile 30 gün sonra hüküm doğurmak üzere, davalının satış taahhüdüne aykırı davrandığından bahisle ve haklı sebeple feshedilmiş, aynı ihtarname ile davalıya 35.217 TL tutarlı bakiye peşin iş geliştirme desteğini ödemesi ihtar edilmiştir. Bundan önce davalıya gönderilen 09.12.2016 tarihli Noter ihtarnamesi ile de, 2014 ve 2015 yılı için verdiği satın alma taahhüdüne uymadığı bildirilerek 20 gün içerisinde taahhüdünü yerine getirmesi, aksi halde bakiye 35.217 TL peşin iş geliştirme desteğini ödemesi ihtar edilmiştir. Tarafların ticari defterleri üzerinde yapılan inceleme neticesinde düzenlenen bilirkişi raporlarında davalının 2014 ve 2015 yılında taahhüt ettiği miktarda ürün almadığı ve davacı dışındaki şirketlerden de ürün satın aldığı tespit edilmiş olup, davalının Ek Anlaşmada yer alan satın alma taahhüdüne uymaması nedeniyle davacı, ihbar sürelerine uyarak Anlaşma ve eklerini feshetmekte haklıdır. Davalının, Kia marka araçların yetkili servislik anlaşmasının feshedidiği ve davacının fahiş fiyat uyguladığına yönelik savunması, Ek Anlaşmanın 16. maddesinde sayılan mücbir sebeplerden değildir. Bu nedenle davacı yukarıda açıklanan Ek Anlaşmanın 2 nolu eki olan Peşin İş Geliştirme Destekli Yatırım Protokolü'nün 5. maddesi uyarınca bakiye peşin iş geliştirme desteğini davalıdan talep etmekte haklıdır. Kaldı ki davalı tarafından gerek davacıya gönderilen ihtarnamede, gerekse cevap dilekçesinde davacının bakiye peşin iş geliştirme desteğinin iade edileceği beyan ve kabul edilmiştir. Davacı tarafından Ek 2 nolu protokolün 6.2. maddesi uyarınca Ek Anlaşma ile kabul edilen miktar (42.614 TL) üzerinden sözleşmenin fesih tarihi itibariyle bakiye ödeme hesaplanmış olup, davalıya gönderilen ihtarnamede bildirilen eksik alım miktarları ile davacının ticari defterleri üzerinde inceleme yapılarak düzenlenen birinci kök bilirkişi raporunda tespit edilen miktarlar aynıdır. Buna göre Mahkemece, talep edildiği şekilde 35.217 TL bakiye peşin iş geliştirme talebinin kabulüne karar verilmesi usul ve yasaya uygun, davalının aksi yöndeki istinaf sebepleri haksızdır. Öte yandan Ek Anlaşmanın 13. maddesi ile, sözleşmenin feshi halinde, taraflardan hiçbirisinin bu anlaşma uyarınca veya anlaşma ile bağlantılı olarak gerçek veya öngörülen kar kaybından sorumlu olmaması ancak bu anlaşma ve eklerinde aksine bir hüküm bulunmaması koşuluna bağlanmıştır. Ek protokolün 5. maddesinde ise, sözleşmenin feshi halinde ...'nin anlaşma ve iş bu protokolden doğan kar mahrumiyetini talep dahil, bu protokolden doğan tüm haklarının saklı olduğu kabul edilmiştir. Davacı taraf sözleşmenin süresinden önce feshi nedeniyle kalan sürede alınması taahhüt edilen ürün miktarına göre uğradığı kar kaybını talep etmiştir. Bu talep müspet zarar kapsamına dahil olup, sözleşmenin feshi halinde talep edilmesi için sözleşmede açıkça düzenlemiş olması gerekir. Sonuç olarak davacı Ek Anlaşmanın 13. ve Ek protokolün 5. maddesi kapsamında kabul edildiği üzere davalıdan sözleşmenin haksız feshi nedeniyle kalan sürede alınması taahhüt edilen ürün miktarına göre elde edeceği karı, müspet zarar kapsamında talep edebilecektir. Mahkemece alınan 20.02.2020 tarihli bilirkişi raporunda ortalama birim karlılığına göre yapılan hesaplama neticesinde davacının uğradığı kar kaybı (2016-2017 yılları için) 9.900 TL olarak hesaplanmış olup hesaplama davacının ticari defter ve kayıtları esas alınarak yapılmış ve dosya kapsamına uygun olduğundan Mahkemece bu miktar tazminatın davalıdan tazminine karar verilmesi gerekirken, taraflar arasındaki sözleşmeye aykırı gerekçe ile talebin reddine karar verilmesi hatalı olmuştur.Açıklanan nedenlerle dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere göre, davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK 353/1-b-1 maddesi gereğince esastan reddine, davacı vekilinin istinaf başvurusunun kısmen kabulü ile, mahkemece deliller toplanılmış olup, yeniden yargılama yapılmasını gerektirir bir husus bulunmadığından HMK'nın 353/1-b-2 maddesi uyarınca ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, Dairemizce esas hakkında yeniden karar verilmesi gerektiği kanaatine varılmış ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davalının istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, 2-Davacının istinaf başvurusunun KISMEN KABULÜNE; İstanbul 5. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 28/09/2021 tarih ve 2017/27 Esas - 2021/674 Karar sayılı kararının HMK'nın 353/1-b2 maddesi uyarınca KALDIRILMASINA, Dairemizce yeniden hüküm kurulmak suretiyle; 3-Davanın KISMEN KABULÜ İLE; 35.216,93 TL peşin iş geliştirme desteği ile 9.900,00 TL kar kaybı tazminatının dava tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine,İLK DERECE MAHKEMESİ YÖNÜNDEN: 4-Karar tarihi itibariyle ve Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 3.081,93 TL karar harcından davacı tarafından dava açılırken peşin olarak yatırılan 1.113,75 TL harcın mahsubu ile bakiye 1.968,18 TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye irad kaydına, 5-Davacı tarafından yatırılan 1.113,75 TL peşin harç ve 59,30 TL başvuru harcı toplamı olan 1.173,05 TL'nin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, 6-Davacı tarafından sarf edildiği anlaşılan 4.083,00 TL yargılama giderinin davanın haklılık oranına göre (%69) hesap olunan 2.817,27 TL'sinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, bakiyenin davacı üzerinde bırakılmasına, 7-Davalı tarafından sarf edildiği anlaşılan 110,00 TL yargılama giderinin davanın red oranına göre (%31) hesap olunan 34,10 TL'sinin davacıdan tahsili ile davalıya verilmesine, bakiyenin davalı üzerinde bırakılmasına, 8-Davacı yargılama sırasında kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan 2023/2024 AAÜT uyarınca kabul edilen miktar üzerinden hesap ve takdir olunan 17.900,00 TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, 9-Davalı yargılama sırasında kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan 2023/2024 AAÜT uyarınca reddedilen miktar üzerinden hesap ve takdir olunan 17.900,00 TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalıya verilmesine, 10-Kullanılmayan gider avansı bulunması halinde avansı yatıran ilgili tarafa iadesine, İSTİNAF YÖNÜNDEN: 11-Harçlar Kanunu gereğince istinaf eden taraflarca yatırılan istinaf kanun yoluna başvurma harçlarının hazineye gelir kaydına,12-Karar tarihi itibariyle ve Harçlar Kanunu gereğince davacı tarafından yatırılan istinaf karar harcının talep halinde davacıya iadesine,13-Karar tarihi itibariyle ve Harçlar Kanunu gereğince istinaf eden davalıdan alınması gereken 2.405,60 TL harçtan davalı tarafından istinaf aşamasında yatırılan 605,00 TL harcın mahsubu ile bakiye 1.800,60 TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına,14-Davacı tarafından istinaf aşamasında sarf edilen 162,10 TL istinaf kanun yoluna başvurma harcı ile 40,00 TL dosyanın istinafa gidiş dönüş masrafı olmak üzere; toplam 202,10 TL yargılama giderinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, 15-Davalı tarafından herhangi bir yargılama gideri sarf edilmediği anlaşıldığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,16-Kullanılmayan gider avansı bulunması halinde avansı yatıran ilgili tarafa iadesine, 17-Kararın ilk derece mahkemesi tarafından taraflara tebliğe gönderilmesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 30/05/2024 tarihinde HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince kesin olarak oy birliği ile karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_bam
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:39:45