İstanbul BAM 13. HD 2024/641 E. 2024/948 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi
bam
2024/641
2024/948
30 Mayıs 2024
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
13. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2024/641
KARAR NO: 2024/948
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARI VEREN
MAHKEME: İSTANBUL 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 07/12/2023
DOSYA NUMARASI: 2023/135 Esas - 2023/851 Karar
DAVA: İtirazın İptali
KARAR TARİHİ: 30/05/2024
İlk Derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen karara karşı davalı tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dava dosyası incelendi:
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMASININ ÖZETİ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; borçlunun müvekkili nezdinde ... NOLU ticari kredi kartı borcundan kaynaklanan alacağının tahsili için İstanbul ... İcra Müdürlüğü ... E. Sayılı dosyasında 21.074,99-TL (faiz, fer'i ve masraflar hariç) takip çıkış miktarı ile ilamsız icra takibi başlatılmış olunduğunu, borçlunun yukarıda bilgileri verilen kredi borcunun müvekkili nezdinde muaccel olduğunu, borçlunun işbu takibe ilişkin borcunun tamamına, faize ve diğer tüm ferilerine itiraz etmiş olduğunu, itirazların usul ve yasaya aykırılık teşkil etmekte olduğu ve borçlunun haksız ve kötü niyetli borca, faize ve fer'ilerine olan itirazlarının reddi gerektiği gözetilerek davalarının kabulü ile itirazın iptaline, davalı aleyhine % 20'den az olmamak kaydıyla icra-inkar tazminatına hükmedilmesine, karar verilmesini talep etmiştir. Davalıya yasaya uygun olarak tebligat yapılmış olmasına karşın, davayı takip etmediği gibi, yazılı bildirimde de bulunmadığı, HMK'nın 128. maddesi hükmü gereğince davayı inkar ettiğinin varsayıldığı anlaşılmıştır.
İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARININ ÖZETİ: İlk Derece Mahkemesi 07/12/2023 tarih ve 2023/135 Esas - 2023/851 Karar sayılı kararı ile; " Dava, ilamsız icra takibine vaki itirazın İİK'nın 67/1. maddesi uyarınca iptali ile İİK 67/2.maddesi uyarınca icra inkar tazminatı istemlerine ilişkindir. Dosyada tarafların bildirdiği belgeler, İstanbul ... İcra Müdürlüğü ... E. Sayılı dosyası, Genel Kredi Sözleşmesi, ... barkod numaralı 08.07.2021 tarihli İhtar Mektubu ve bilirkişi raporu delil olarak değerlendirilmiştir. Tarafların imza altına aldığı genel kredi sözleşmesinin 60. maddesi uyarınca İstanbul (Merkez) Mahkemeleri ve İcra Dairelerinin yetkili kılındığı, davacı ile davalı şirket yönünden tacirler arasındaki bu anlaşmanın HMK'nun 17. maddesi uyarınca usulüne uygun düzenlenmiş yetki sözleşmesi mahiyetinde olması nedeniyle davalının (takip borçlusunun) icra takibindeki yetki itirazının reddine karar verilmiştir. Yukarıda yer verilen ilkeler ve bilgiler ışığında dava dilekçesi, yazı cevapları, tarafların bildirdiği belgeler, İstanbul ... İcra Müdürlüğü ... E. Sayılı dosyası, Genel Kredi Sözleşmesi, ... barkod numaralı 08.07.2021 tarihli İhtar Mektubu ile 05/07/2023 tarihli bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; iş bu itirazın iptali davasının İİK'nun 67/1. maddesi uyarınca 1 yıllık yasal hak düşürücü süre içerisinde açıldığı, davacı ... A.Ş ile davalı ... arasında 08.07.2015 tarihli 100.000,00 TL limit dahilinde Genel Kredi Sözleşmesi imzalanmış olduğu, akdedilen sözleşme doğrultusunda davalı ...'a adet taksitli ticari kredi kartı verilmiş olduğu, davacı banka tarafından davalı firmaya kullandırılan kredilerden kaynaklanan alacak tutarları nedeniyle davalılar hakkında başlattığı icra takiplerinde alacak tutarlarının Mahkemece davalı borçlunun temerütte düşürülemediğine kanaat getirilmesi halinde, davacı bankanın, davalı ...'a kullandırdığı ticari kredi kartı alacağından kaynaklanan alacak tutarı 24.09.2021 icra takip tarihi itibariyle; 17.527,48 TL Asıl Alacak, 3.864,67 TL İşlemiş Faiz, 53,79 TL BSMV olmak üzere toplam 21.445,94TL olarak hesaplanmış olmakla beraber talebe bağlı olarak talep edilebilecek tutarın 19.053,94 TL olacağı, Mahkemece davalı borçlunun temerütte düşürüldüğüne kanaat getirilmesi durumunda, davacı bankanın, davalı ...'a kullandırdığı ticari kredi kartı alacağından kaynaklanan alacak tutarı 24.09.2021 icra takip tarihi itibariyle; 17.527,48 TL Asıl Alacak, 3.978,60 TL İşlemiş Faiz, 59,49 TL BSMV olmak üzere toplam 21.565,56TL olarak hesaplanmış olmakla beraber talebe bağlı olarak talep edilebilecek tutarın 19.920,52TL olacağı, davacı alacaklı bankanın davalı borçluya kullandırıldığı dava konusu Ticari Kredi Kartı alacağının asıl alacak tutarına takip tarihinden tamamen tahsil edilinceye kadar % 27,36 ve değişen oranlardan temerrüt faizi ve faizin BSMV sinin talep edilebileceği, kanaatine varılmıştır. 05/07/2023 tarihli bilirkişi raporu dosya kapsamına uygun, teknik anlamda yeterli ve denetime elverişli bulunduğundan Mahkememizce hükme esas alınarak taleple bağlılık ilkesi mucibince; davanın kısmen kabulü ile İstanbul ... İcra Müdürlüğünün ... E sayılı dosyası ile başlatılan takibe yönelik itirazın kısmen iptali ile takibin 17.527,48 TL asıl alacak, 1.472,67 TL işlemiş akdi faiz, 865,86 TL işlemiş temerrüt faizi, 54,51 TL %5 BSMV olmak üzere toplam 19.920,52 TL alacak üzerinden devamına, fazlaya ilişkin istemin reddine, alacak miktarının likit yani belirlenebilir bir alacak miktarı olduğu kanaati ile, İİK'nın 67/2 maddesi uyarınca hükmolunan 19.920,52-TL'nin %20'si oranında (3.984,10-TL) icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, karar verilerek aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur. " gerekçeleri ile; " 1-Davanın KISMEN KABULÜ ile İstanbul ... İcra Müdürlüğünün ... E sayılı dosyası ile başlatılan takibe yönelik itirazın KISMEN İPTALİ ile takibin 17.527,48 TL asıl alacak, 1.472,67 TL işlemiş akdi faiz, 865,86 TL işlemiş temerrüt faizi, 54,51 TL %5 BSMV olmak üzere toplam 19.920,52 TL alacak üzerinden devamına, fazlaya ilişkin istemin reddine, 2-Hükmolunan 19.920,52-TL'nin % 20'si oranında (3.984,10-TL) icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, ... " karar verilmiş ve verilen karara karşı, davalı tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davalı ... istinaf dilekçesinde özetle; İcra dosyasında icra dairesinin yetkisine itiraz edildiğini, ancak Mahkemece yetki itirazı hakkında karar verilmediği, öncelikle yetki itirazı hakkında karar verilmesi gerektiğini, daha sonra borca itirazın incelenebileceğini, yetki anlaşmasının tacirler arası sözleşmeler hariç yasak olduğunu, kendisinin talebi olmadığı halde ticari kredi kartı kullanmasının tacir olduğu anlamına gelmediğini, çalışmasının bedeli faaliyetine bağlı olduğunu ve esnaf olduğunu, mernis kaydında görüleceği üzere adresinin Silivri olduğunu ve Silivri İcra Daireleri ile Mahkemelerinin yetkili olduğunu, yetki uyuşmazlığının halli halinde borç ile ilgili beyanının saklı tutulduğunu, bu sebeple Mahkeme kararının ortadan kaldırılarak davanın yeniden görülmek üzere dosyanın mahkemesine iadesine karar verilmesi talep edilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ: HMK'nın 355. maddesine göre istinaf incelemesi; istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırılık görüldüğü takdirde ise resen gözetilmek suretiyle yapılmıştır. Dava; taraflar arasında akdedilen genel kredi sözleşmesi kapsamında davalıya kullandırılan ticari kredi kartı alacağının tahsili için başlatılan icra takibine itirazın iptaline ve davacı lehine icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesi talebine ilişkindir. Mahkemece yapılan yargılama sonucunda davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, verilen karara karşı davalı tarafından icra takibinin yetkili icra dairesinde başlatılmadığı ve itirazın iptali davasının yetkili mahkemede açılmadığı gerekçesi ile istinaf başvurusunda bulunulmuştur. İİK'nın 50/1. maddesine göre, Para veya teminat borcu için takip hususunda Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun yetkiye dair hükümleri kıyas yolu ile tatbik olunur. Şu kadar ki, takibe esas olan akdin yapıldığı icra dairesi de takibe yetkilidir. 6100 sayılı HMK'nın 6. maddesinde ise, genel yetkili mahkeme, davalı gerçek veya tüzel kişinin davanın açıldığı tarihteki yerleşim yeri mahkemesi olarak kabul edilmiştir. Bununla birlikte HMK'nın 17/1. maddesine göre; Tacirler veya kamu tüzel kişileri, aralarında doğmuş veya doğabilecek bir uyuşmazlık hakkında, bir veya birden fazla mahkemeyi sözleşmeyle yetkili kılabilirler. Taraflarca aksi kararlaştırılmadıkça dava sadece sözleşmeyle belirlenen bu mahkemelerde açılır.Yine HMK'nın 18.madesine göre; Tarafların üzerinde serbestçe tasarruf edemeyecekleri konular ile kesin yetki hâllerinde, yetki sözleşmesi yapılamaz. Yetki sözleşmesinin geçerli olabilmesi için yazılı olarak yapılması, uyuşmazlığın kaynaklandığı hukuki ilişkinin belirli veya belirlenebilir olması ve yetkili kılınan mahkeme veya mahkemelerin gösterilmesi şarttır. HMK'nın 19/2 maddesine göre; Yetkinin kesin olmadığı davalarda, yetki itirazının, cevap dilekçesinde ileri sürülmesi gerekir. Yetki itirazında bulunan taraf, yetkili mahkemeyi; birden fazla yetkili mahkeme varsa seçtiği mahkemeyi bildirir. Aksi takdirde yetki itirazı dikkate alınmaz.Taraflar arasında akdedilen genel kredi sözleşmesinin "Yetki" başlıklı 60. maddesi; "Bu sözleşmenin uygulanmasından ve yorumlanmasından doğabilecek uyuşmazlıklarda HMK'nın 10. maddesi uyarınca sözleşmenin ifa yeri olarak Banka'nın ticari merkezinin bulunduğu İstanbul Merkez ve/veya Banka şubesinin bulunduğu yer mahkeme ve icra müdürlükleri ile sözleşme tahtında kullandırılan kredinin başka bir şubeye nakledilmesi durumunda kredinin nakledildiği şube ve/veya şubenin bağlı bulunduğu bölge adli mercileri yetkili kılmıştır. Ancak bu hüküm HMK uyarınca müşterinin ve/veya kefillerin yerleşim yerinin veya bulunduğu yerin yahut müşteriye ve/veya kefillere ait mal ve değerlerin bulunduğu yerin adli mercilerinin yetkisini kaldırmaz." hükmünü içermektedir. Söz konu sözleşme hükmünde belirlenen İstanbul Merkez Mahkeme ve İcra daireleri seçimlik yetkili adli merciler olarak kabul edilmiş ve davacı tarafından seçim hakkı İstanbul İcra Dairesi ve Mahkemesi yönünde kullanılmıştır. Davalı her ne kadar tacir olmadığını ileri sürmüş ise ide, Mahkemece davalının tacir olup olmadığı yönünde araştırma yapılmış ve İkitelli Vergi Dairesi'nden gelen müzekkere cevabına göre davalının bilanço usulüne göre defter tutmak zorunda olan mükellefler arasında yer aldığı bildirilmiş olup, davalı tacirdir. Taraflar tacir olup, yazılı olarak yapılan ve tarafların üzerinde serbestçe tasarruf edebilecekleri ve kesin yetki kuralının olmadığı iş bu dava konusu uyuşmazlık hususunda yapılan yetki sözleşmesi geçerli olup, davacı tarafından da yetkili İstanbul İcra Dairesi'nde icra takibi başlatılmış ve icra takibine itiraz edilmesi üzerine yetkili İstanbul Asliye Ticaret Mahkemesi'nde itirazın iptali davası açılmıştır. Bunun yanında HMK'nın 10. maddesine göre de, sözleşmeden doğan davaların, sözleşmenin ifa edileceği yer mahkemesinde de açılabileceği düzenlenmiştir. Taraflar arasında sözleşmenin ifa edileceği yer belirlenmemişse, ifa yerinin 6098 sayılı TBK'nın 89. maddesine göre belirleneceği, bu göre para borcu bakımından alacaklının ödeme zamanındaki yerleşim yeri icra daireleri ve mahkemeleri yetkili olacağı, icra takibinin de davacı alacaklının yerleşim yerinde başlatıldığı ve bu hüküm uyarınca da icra takibinin yetkili icra dairesinde başlatıldığı anlaşılmıştır. Ayrıca davalı tarafından süresinde cevap dilekçesi sunulmamış ve Mahkeme'nin yetkisine itiraz edilmemiştir. Bunun yanında davalının istinaf sebebinin aksine Mahkemece ön inceleme duruşma tutanağında ve gerekçeli kararda davalının yetki itirazı değerlendirilmiş ve reddine karar verilmiş olup, davalının istinaf sebepleri yerinde görülmemiştir. Açıklanan nedenlerle; ilk derece mahkemesi karar ve gerekçesi usul ve yasaya uygun olup, kamu düzenine aykırılık da tespit edilmediğinden, davalının istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nun 353/1-b1 maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmesi gerektiği kanaatine varılmış ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davalının istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK' nın 353/1-b1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Harçlar Kanunu gereğince istinaf eden tarafından yatırılan istinaf kanun yoluna başvurma harcının hazineye gelir kaydına, 3-Karar tarihi itibariyle yürürlükte bulunan Harçlar Kanunu gereğince istinaf eden davalıdan alınması gereken 1.360,77-TL istinaf karar harcından, istinaf eden davalı tarafından peşin olarak yatırılan 427,60-TL harcın mahsubu ile bakiye 933,17-TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına, 5-İstinaf yargılama giderlerinin istinaf talep eden üzerinde bırakılmasına, 6-Artan gider avansı bulunması halinde yatıran tarafa iadesine, 7-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğe gönderilmesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 30/05/2024 tarihinde HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince kesin olarak oy birliği ile karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_bam
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:39:45