SoorglaÜcretsiz Dene

İstanbul BAM 13. HD 2022/1478 E. 2024/857 K.

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi

Daire / Kategori

bam

Esas No

2022/1478

Karar No

2024/857

Karar Tarihi

16 Mayıs 2024

T.C.

İSTANBUL

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

13. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO: 2022/1478 Esas

KARAR NO: 2024/857 Karar

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ: BAKIRKÖY 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

NUMARASI: 2020/579 Esas - 2022/513 Karar

TARİHİ: 10/05/2022

DAVA: İtirazın İptali (Taşıma Sözleşmesi Kaynaklı)

KARAR TARİHİ: 16/05/2024

İlk derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dava dosyası incelendi:

TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMASININ ÖZETİ: Davacı vekili dava dilekçesi ile; davalının, Adana ili Ceyhan ilçesinde bulunan ... fabrikasında gübre bayilerine dağıtım işleri yapan bir firma olduğunu, davalı ile yapılan anlaşma gereği müvekkilinin araçları ile davalı adına bu gübre taşıma işini ifa ettiğini, icra takibine konu 30.11.2019 tarih ... seri nolu 52.066,32 TL miktarlı faturanın bir kısmının elden ödenmiş olduğunu ancak bakiye 32.965,00 TL merkezden para geleceği söylenerek daha sonra ödeneceğinin bildirildiğini, geçen süreye rağmen herhangi bir ödeme yapılmadığı gibi davalının (2019 Aralık ortalarında), ... Fabrikası şubesinde çalışan kasa personelinin taşıma hizmeti veren firmalara ödenmek üzere gönderilen paraları zimmetine geçirdiğini, bu nedenle ödemelerin geciktiğini, yapılacak inceleme sonucu bakiye ödemenin yapılacağını bildirdiğini ancak herhangi bir ödeme yapmadığını, bakiye alacağın tahsili amacı ile davalı aleyhine Büyükçekmece ... İcra Müdürlüğünün ... E. sayılı dosyası üzerinden icra takibi başlattığını, davalının borca itirazda bulunduğunu ve icra takibini durdurduğunu, davalının borcun miktarını tamamen bilmesine rağmen bu itirazı müvekkilinin alacağını sürüncemede bırakmak için yaptığını, arabulucuya başvuruduklarını ancak başvurunun anlaşmama ile sonuçlandığını, arabuluculuk kurumundan da netice alınamayınca bu davayı açma zorunluluğunun doğduğunu beyanla itirazın iptaline, takibin devamına, alacağın %20'den aşağı olmamak şartı ile icra-inkar tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesi ile; bu davanın kanunda belirtilen 1 yıllık yasal süre içerisinde açılmadığını, davanın yasal süre içerisinde açılmamış olması sebebiyle zamanaşımı gerçekçesiyle usulden reddinin gerektiğini, davacının dava dilekçesinde belirtmiş olduğu delil eklerinin taraflarına tebliğ edilmediğini, bu nedenle öncelikle delil eklerinin taraflarına tebliğ edilmesi halinde beyanda bulunmak ve karşı delil sunma haklarını saklı tuttuklarını belirtmek istediklerini, müvekkili şirketin davacı şirkete karşı herhangi bir borcunun bulunmadığını, davacı tarafından verilen taşıma hizmetinin karşılığı olarak tüm ödemelerin eksiksiz bir şekilde yapıldığını, bu hususun müvekkili şirkete ait ticari defterlerin incelemesi neticesinde açıklığa kavuşacağını, haksız ve kötü niyetli olarak müvekkili şirketi aleyhine icra takibi başlatıldığını beyanla davanın reddi ile davacı aleyhine asıl alacağın %20'sinden aşağı olmamak kaydı ile kötü niyet tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARININ ÖZETİ:İlk Derece Mahkemesi'nin 10/05/2022 tarih ve 2020/579 Esas - 2022/513 Karar sayılı kararında; "Tarafların aktif ve pasif dava ehliyetleri denetlenip uyuşmazlık konuları re'sen belirlenerek taraflarca gösterilen deliller toplanmış ve konunun incelenmesinde uzmanlık gerektiren yönler olduğundan bilirkişi incelemesi yaptırılmak suretiyle dava sonuçlandırılmıştır.Dosyada ve tüm deliller birlikte değerlendirildiğinde; davacının bakiye fatura alacağından kaynaklı davalı aleyhine başlattığı icra takibine davalının itirazı sonucunda işbu davayı açtığı görülmüştür. Taraflar arasında icra takibine dayanak yapılan faturaya konu taşıma işinin yapıldığı konusunda uyuşmazlık bulunmamakta olup davalı tarafından cevap dilekçesi ile taşıma işi bedelinin davacıya ödendiği iddia edilmiştir. Mahkememizce tarafların ticari defter ve kayıtları üzerinde bilirkişi incelemesi yapılmasına karar verilmiş olup yapılan inceleme neticesinde düzenlenen raporda tarafların ticari defter ve kayıtlarının lehlerine delil niteliğinin bulunduğu; davalı tarafça takip konusu fatura bedelinin ödendiğine ilişkin tek taraflı olarak düzenlenen tediye makbuzunda davacının imzası olmadığından ispata muhtaç olduğu belirtilmiştir. Bunun üzerine mahkememizce davalıya yemin delili hatırlatılmış olup davalı tarafından davacıya yemin teklif edilmesi üzerine davacı şirket yetkilisi tarafından ''... Aş'ye karşı açmış olduğumuz takip ve dava tutarı olan 32.965,00 TL'nin tarafımıza ödenmediğine, söz konusu alacak nedeniyle ... AŞ'nin tarafımıza borçlu olduğuna ilişkin namusum, şerefim ve kutsal saydığım tüm inanç ve değerler üzerine yemin ederim.'' şeklinde yemin eda edilmiştir. Davalı tarafından ödeme iddiası ispatlanamadığından açılan davanın kabulü ile takdiren kabul edilen asıl alacağın %20'si oranında hesaplanan icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine; davalının şartları oluşmayan kötü niyet tazminatı talebinin reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurmak gerekmiştir." gerekçesi ile, "1-AÇILAN DAVANIN KABULÜ ile davalının Büyükçekmece ... İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı takip dosyasında yapmış olduğu itirazın 32.965,00 TL asıl alacak yönünden İPTALİ ile takip tarihinden itibaren asıl alacağa davacının talebi aşılmamak üzere yasal faiz uygulanmak suretiyle TAKİBİN DEVAMINA, 2- Alacağın likit olması nedeni ile davacının icra inkar tazminatı talebinin KABULÜ ile takdiren kabul edilen asıl alacak tutarının %20'si oranında hesaplanan 6.593,00 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 3- Şartları oluşmayan davalının kötü niyet tazminatı talebinin REDDİNE," karar verilmiş ve verilen karara karşı davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.

İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davalı vekili istinaf dilekçesi ile; davacının dava dilekçesinde belirtmiş olduğu delil eklerinin taraflarına tebliğ edilmediğini, 6100 sayılı HMK'nın 121. madde hükmü uyarınca, dava dilekçesinde gösterilen ve davacının elinde bulunan belgelerin asıllarıyla birlikte davalı sayısından bir fazla düzenlenmiş örneklerinin veya sadece örneklerinin dilekçeye eklenerek Mahkemeye verilmesi gerektiğini ancak dava dilekçesi ekinde davacının sunmuş olduğu delil eklerinin taraflarına tebliğ edilmediğini, bu usulü eksiklik tamamlanmaksızın karar verilmiş olmasının hatalı olduğunu; Davacı şirkete tüm ödemelerin yapıldığını, müvekkili şirketin herhangi bir borcu olmadığını, davacı tarafından verilen taşıma hizmetinin karşılığı olarak tüm ödemelerin eksiksiz bir şekilde yapıldığını, davacıya ödemelerin nakdi ve aynı zamanda yakıt yüklemesi yapılarak yapıldığını, bu hususun gözden kaçtığını, bu nedenle kararın hatalı olduğunu, müvekkili ile davacı arasındaki anlaşma neticesinde, davacının yaptığı taşımalara ilişkin navlun alacağını müvekkili şirkete yansıtacağını, davacının yakıt ihtiyaçlarının da müvekkili tarafından sağlanan kart ile karşılanacağını, bu doğrultuda 242.513,95 TL toplamda oluşan nakliye bedelinden 179.645,40 TL yakıt alımları neticesinde oluşan davacı borcu mahsup edildikten sonra bakiye kalan 62.868,55 TL bedelin de davacıya ödendiğini, bu husustaki evrakların dosyada olup, bilirkişi raporuna itiraz dilekçesi ekinde de Mahkeme'ye ayrıca arzedildiğini, yeniden bilirkişiye gönderilmek sureti ile ek rapor alınmasını talep etmelerine rağmen Mahkeme tarafından dikkate alınmaksızın karar verilmiş olmasının hatalı olduğunu; Davacının defterlerini usulüne uygun olarak tutmadığını, bu nedenle sahibi lehine delil vasfı bulunmadığını, ticari defter ve kayıtlar arasında tutarsızlık bulunduğunu, yaklaşık olarak 2 milyon Türk Lirası tutarında kaydın davacı defterinde yer almadığını, davacı talebi ile örtüşmeyen bu farklılığın, davacının defter ve kayıtlarının güvenli olmadığını gösterdiğini, bu itibarla da Mahkeme tarafından 32.295,00 TL üzerinden takibin devamına karar verilmiş olmasının hatalı olduğunu;Müvekkilinin borca itirazında kötü niyetli olmadığını, alacağın yargılamayı gerektirdiğini, bu nedenle hükmedilen inkar tazminatının reddinin gerektiğini, taraf defterleri arasında 2 milyon Türk Lirası tutarında ciddi bir farklılık bulunduğunu, karar bu nedenle de hatalı olup kaldırılması gerektiğini, davacı taraf takibinde haksız ve kötü niyetli olup, müvekkili lehine icra inkar tazminatına hükmedilmesi gerektiğini beyanla Yerel mahkeme kararının ortadan kaldırılarak açılan davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ: HMK'nın 355. maddesine göre istinaf incelemesi; istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırılık görüldüğü takdirde ise resen gözetilmek suretiyle yapılmıştır. Dava, faturaya dayalı alacağın tahsili amacıyla başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali, takibin devamı ve icra inkar tazminatı taleplerine ilişkindir.Davacı taraf, davalı adına gübre taşıma işi yaptığını, davalının, adına düzenlenen 52.066,32 TL bedelli faturanın bir kısmını ödediğini, 32.965 TL'lik kısmını ise ödemediğini, bu nedenle hakkında başlatılan takibe itirazının haksız olduğunu beyan ederek itirazın iptaline karar verilmesini talep etmiş, davalı taraf davacıya tüm ödemelerin eksiksiz bir şekilde yapıldığını beyan ederek davanın reddini savunmuş, Mahkemece yukarıda açıklanan gerekçe ile davanın kabulüne karar verilmiş ve karara karşı davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. Tek başına fatura düzenlenmesi alacağın ispatı için yeterli değildir. Fatura içeriği malın teslim edildiğinin/hizmetin verildiğinin, düzenleyen tarafça ispat edilmesi gerekir. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 222. maddesi uyarınca ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması ile diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması, diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi (Ek cümle: 22/7/2020-7251/23 md.) veya defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir. Dosyadaki belgelere, duruşma sürecini yansıtan tutanak ve gerekçe içeriğine göre; Mahkemece dava dilekçesinin tebliği için davalı tarafa gönderilen tebligata davacı delilleri eklenmemiş ise de, dava dilekçesinde dayanılan delillerin takip konusu fatura, takip dosyası, ticari defterler, arabuluculuk son tutanağı, bilirkişi incelemesi, tanık ve yemin olduğu, bu deliller arasında davalıya tebliğ edilebilecek tek delil takip konusu fatura olup davacı tarafından dava dilekçesine eklenmediği, bununla birlikte faturanın bir suretinin diğer bir davacı delili olan takip dosyasında bulunduğu, buna göre davalı tarafın, davacı delillerinin taraflarına tebliğ edilmediğine yönelik istinaf sebebinin yerinde olmadığı, tarafların ticari defterleri üzerinde inceleme yapılmak suretiyle düzenlenen bilirkişi raporunda; takip konusu faturanın davacının usulüne uygun şekilde tutulmuş ticari defterlerinde kayıtlı ve takip tarihi itibariyle davacının davalıdan 2.100.960,61 TL alacaklı olduğunun, davalının usulüne uygun şekilde tutulmuş ticari defterlerinde de takip konusu faturanın kayıtlı ve fakat davalının defterlerinde takip tarihinde davacıdan 1.950 TL alacaklı olduğunun, tarafların kayıtları arasındaki farkın davalının defterlerinde kayıtlı olup davacının defterlerinde kayıtlı olmayan 2.102.90,61 TL tutarındaki ödemeden kaynaklandığının tespit edildiği, davacının alacağını dayandırdığı faturanın davalı tarafından kabul edildiği, davalı tarafın cevap dilekçesinde alacağa itiraz etmediği ancak tüm alacağın ödendiğini beyan ettiği, dolayısıyla ispat yükünün ödeme savunmasında bulunan davalıda olduğu, davalı tarafça dosyaya sunulan tediye makbuzlarında davacının imzasının bulunmadığı, her ne kadar davalı taraf bilirkişi raporuna itiraz dilekçesi ekinde davacının defterlerinde kayıtlı olmayan ödemeye ilişkin 09.01.2020 ve 13.01.2020 tarihli iki adet banka dekontu ibraz etmiş ve bu dekontlarda yer alan tutarlar talep edilen alacaktan fazla ise de, dekontlarda ödemenin takip konusu faturaya istinaden yapıldığına dair bir açıklamanın bulunmadığı, bu nedenle yapılan ödemelerin TBK'nın 101 ve 102. maddesi de nazara alınarak açık hesapta daha önce muaccel olmuş borç için yapılmış kabul edileceği ve açık hesapta davacının yapılan ödemelerden çok daha yüksek miktarda alacağının bulunduğu, davalının ödemelerin bir kısmının yakıt ikmali ile yapıldığı iddiasını ispata yarar bir delil sunmadığı, davacı tarafa teklif edilen yeminin de eda edildiği, bu minvalde Mahkemece davanın kabulüne ve alacak her iki taraf için de muayyen, icra takibine yapılan itiraz da haksız olduğundan davacı lehine icra inkar tazminatına hükmedilmesinin isabetli olduğu anlaşılmıştır. Sonuç olarak, dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere göre, Mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığı gibi kamu düzenine aykırılık da görülmediğinden, davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK 353/1-b-1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerektiği kanaatine varılmış ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.

HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davalının istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Harçlar Kanunu gereğince istinaf eden davalı tarafından yatırılan istinaf kanun yoluna başvurma harcının hazineye gelir kaydına, 3-Karar tarihi itibariyle ve Harçlar Kanunu gereğince istinaf eden davalıdan alınması gereken 2.251,83 TL istinaf karar harcından istinaf eden davalı tarafından peşin olarak yatırılan 675,55 TL harcın mahsubu ile bakiye 1.576,28 TL'nin davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına, 4-İstinaf yargılama giderlerinin istinaf talep eden üzerinde bırakılmasına, 5-Artan gider avansı varsa talep halinde avansı yatıran ilgili tarafa iadesine, 6-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğe gönderilmesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 16/05/2024 tarihinde HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince kesin olarak oy birliği ile karar verildi.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

davanınsürülen"açılantaraflarınesastanİptaliKaynaklı)özetiSözleşmesikararistinafreddinederecesebeplerininistanbuldeğerlendirilmesi(Taşımasavunmasınınsebepleriİtirazınmahkemesinintakibiniptalikararınındevamınareddine"ilerikabulüdosyaiddianumarasıhüküm

Kaynak: karar_bam

Taranan Tarih: 25.01.2026 18:41:02

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim