SoorglaÜcretsiz Dene

İstanbul BAM 13. HD 2024/587 E. 2024/848 K.

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi

Daire / Kategori

bam

Esas No

2024/587

Karar No

2024/848

Karar Tarihi

16 Mayıs 2024

T.C.

İSTANBUL

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

13. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO: 2024/587

KARAR NO: 2024/848

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I

İNCELENEN KARARI VEREN

MAHKEME: İSTANBUL ANADOLU 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ: 15/12/2023

DOSYA NUMARASI: 2023/897 Esas - 2023/1033 Karar

DAVA: Ticari Şirket (Fesih İstemli)

KARAR TARİHİ: 16/05/2024

İlk Derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen karara karşı davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dava dosyası incelendi:

TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMASININ ÖZETİ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının 70.000 TL sermayeli 2.800 hisseden ibaret davalı şirketin 20 adet payına sahip ortağı olduğunu, şirket yönetiminden ve yöneticilerin kararlarından sebeple yanlış işleyiş nedeni ile murat ettiği faydayı göremediğini, şirketin atıl ve faaliyet edemez hale geldiğini, gerekli genel kurulların yapılmadığını, faaliyet ve kararlarla ilgili bilgilendirme yapılmadığını,iş ve mali tablolarla ilgili bilgilendirme yapılmadığını, kötü yönetim nedeni ile faaliyet yapamaz hale geldiğini belirtmiş davacıya ayrılma akçesi ödenmek sureti ile ortaklıktan çıkartılmasına, olmadığı taktirde şirketin feshine karar verilmesini talep etmiştir. Davacının yerel mahkemenin 2023/858 E. Sayılı dosyası ile birleştirme talep ettiği, Anadolu 12. ATM 2023/845 E. sayılı dosyada da birleştirme kararı verildiği anlaşılmıştır.

İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARININ ÖZETİ: İlk Derece Mahkemesi 15/12/2023 tarih ve 2023/897 Esas - 2023/1033 Karar sayılı kararı ile; " Bir anonim şirket ile pay sahibi arasındaki ortaklık ilişkisi, kural olarak pay sahibinin payını devretmesi ile sona erer. Bir anonim şirketin payını elinde bulunduran kişi iradi olarak payını üçüncü bir kişiye devrederek ortaklık ilişkisini sonlandırabilir. Anonim şirketlerde pay sahibinin çıkarılması TTK ile getirilen önemli bir yeniliktir. TTK kapsamında üç hale özgü olarak düzenlenmiştir. Birleşme işleminin tarafı olan şirketler, birleşme sözleşmesinde ortaklara pay iktisap etmek veya ayrılma akçesi almak arasında seçim hakkı tanıyabilir. TTK, birleşme sözleşmesinde ortaklara sadece ayrılma akçesi verilmesinin öngörülebileceğini de düzenler. Böylelikle, birleşen şirketler, birleşme sözleşmesinde ortaklara pay vermek yerine sadece ayrılma akçesi verileceğini düzenleyerek, bu kişilerin birleşen şirkette ortak olmamasını sağlayabilir. Ancak TTK m. 141 uyarınca, birleşme sözleşmesinde ortaklara sadece ayrılma akçesi verilmesi imkânı tanınıyorsa, bu sözleşme devreden şirket tarafından ancak o şirkette mevcut oyların yüzde doksanının olumlu oylarıyla onaylanabilir. TTK’da m. 208’de düzenlenen ikinci çıkarma hali şirketler topluluğuna özgüdür. Bir şirketler topluluğundaki hâkim şirket, bağlı şirket paylarının en az yüzde doksanına sahip ise, kalan azınlığın dürüstlüğe aykırı davranması, sıkıntı yaratması veya pervasızca hareket etmesi halinde, azınlığın paylarını satın alarak azınlık pay sahibini şirketten çıkarabilir. Burada öngörülen çıkarma hakkı ancak haklı sebebin bulunması halinde kullanılabilir. Gerekçede maddenin getiriliş amacı, şirkette alınacak kararlara çeşitli sebeplerle karşı çıkan pay sahiplerinin şirketi bunaltan hareketlerine son vermek ve şirket içi barışı sağlamak olarak belirtilmiştir. TTK’da öngörülen üçüncü çıkarma hali, pay sahibinin, şirketin haklı nedenle feshini talep hakkı ile birlikte TTK m. 531’de düzenlenir. Azınlık pay sahibi, haklı sebeplerin olması halinde (azlık hakkı, bilgi alma hakkı gibi hakların sürekli olarak ihlal edilmesi gibi) şirketin feshini talep ederek dava açabilir. Bu davaya bakan asliye ticaret mahkemesi hâkimi, şirketin feshi yerine davacı pay sahibine pay bedeli ödenerek pay sahibinin şirketten çıkarılmasına karar verebilir. Bu son hal, şirketlere tanınan bir çıkarma hakkı değildir. Pay sahibinin çıkartılması ancak haklı sebeple fesih davasının açılması halinde ve hâkim kararı ile söz konusudur. 6102 sayılı TTK'nın 531. maddesi " Haklı sebeplerin varlığında, sermayenin en az onda birini ve halka açık şirketlerde yirmide birini temsil eden payların sahipleri, şirketin merkezinin bulunduğu yerdeki asliye ticaret mahkemesinden şirketin feshine karar verilmesini isteyebilirler. Mahkeme, fesih yerine, davacı pay sahiplerine, paylarının karar tarihine en yakın tarihteki gerçek değerlerinin ödenip davacı pay sahiplerinin şirketten çıkarılmalarına veya duruma uygun düşen ve kabul edilebilir diğer bir çözüme karar verebilir." hükmüne haizdir. Yukarıda detaylı olarak izah edildiği üzere anonim şirketlerde esas olan paydaşın payını devretmesi sureti ile ortaklıktan çıkmasıdır. TTK'da çıkarılma hali 3 hale özgülenmiş olup yukarıda açıklanmıştır. Somut olayda dava konusu ilgilendiren husus TTK'nın 531. Maddesidir. Bu maddeye göre şirkette en az %10 hissedar olan ( halka açık şirketlerde 1/20) ortak şirketin feshini talep edebilir. Mahkeme haklı fesih nedeninin ispat edildiğine kanaat getirmesi halinde fesih yerine alternatif çözüm kapsamında ortağın ayrılma akçesi almak sureti ile ortaklıktan ayrılmasına karar verebilir. Somut olayda davacı her ne kadar öncelikli olarak ayrılma akçesi almak sureti ile çıkarılma talep etmişse de bir ortağın şirketin feshini istemeden bu şekilde bir talepte bulunması mümkün değildir. Davacı yukarıdaki talebinin uygun görülmemesi halinde şirketin feshini talep etmiştir. Davacı yanca kanunun ilgili maddesi tersten yorumlanarak talepte bulunulduğu, davacının şirketteki hisse oranının 2800 hisseden 20 adet olduğu ( 70.000 TL sermayeli şirkette 500 TL hissesi bulunmakta olup 1/140 hisseye sahiptir.) kanunda belirtilen asgari %10 hisseye sahip olmadığı görülmüştür. Bilindiği üzere fesih davası ve buna alternatif olarak ayrılma akçesi almak sureti ile ortaklıktan çıkartılma talep edilebilmesi için halka açık olmayan bir şirkette ortağın en az %10 hissesi bulunmalıdır. Bilindiği üzere birleşen davalar bağımsızlıklarını korur. Her biri açısından ayrı ayrı hüküm kurulmalıdır. Her ne kadar davacının eşi olan mahkememiz 2023/858 E. Sayılı dosyası davacısının hissesi %10 un üzerinde ise de davacılar birlikte dava açma imkanları varken bunu kullanmamışlar ayrı ayrı dava açmışlardır. Davacının dava açmak için gerekli asgari sermaye koşuluna sahip olmaması nedeni ile dava tefrik edilmiş bu esasa kaydedilmiştir. Davacının TTK'nın 531. Maddesinde belirtilen asgari %10 sermayeye sahip olmaması 6100 sayılı HMK'nın 114/2. Maddesinde tanımlanan diğer kanunlarda ön görülen dava şartlarındandır. Aynı kanunun 115. Maddesi dava şartı noksanlığı durumunda davanın usulden reddine karar verilmesi gerektiğini belirtmiştir. Tüm bu anlatılan nedenlerden ötürü davanın dava şartı noksanlığı nedeni ile reddine karar verilmiş buna dair aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir. " gerekçeleri ile; " 1- 6102 sayılı TTK'nın 531. Maddesi, 6100 sayılı HMK'nın 114/2 ve 115/2 madde ve fıkraları uyarınca davanın dava şartı noksanlığı nedeni ile USULDEN REDDİNE, ... " karar verilmiş ve verilen karara karşı, davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.

İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; İstinafa konu kararda mahkemece gerekçe olarak; - ''Ortağın şirketin feshini istemeden, ayrılma akçesi almak sureti ile çıkarılma talep etmişse de TTK'nın 531. maddesinin davacı yanca tersten yorumlanarak talepte bulunulduğu'', - '' Davacının eşi olan mahkememiz 2023/858 E. Sayılı dosyası davacısının hissesi %10 un üzerinde ise de davacılar birlikte dava açma imkanları varken bunu kullanmamışlar '' gerekçeleri ile davanın reddine karar verildiğini, Mahkeme karar gerekçeleri usul ve yasaya aykırı olduğundan kararın kaldırılması gerektiğini, Şöyle ki; İlk karar gerekçesi olan, ''Ortağın şirketin feshini istemeden, ayrılma akçesi almak sureti ile çıkarılma talep etmişse de... '' tespitinin hatalı olduğunu, dava dilekçesinde davacı tarafından, '' davacı müvekkilin ayrılma akçesi ödenmek sureti ile ortaklıktan çıkartılmasına, olmadığı taktirde şirketin feshine karar verilmesini vekaleten talep ederim...'' şeklinde açık bir fesih talebi bulunduğunu, istinafa konu davanın reddi kararının ilk gerekçesinin açık bir fesih talebi olduğundan hatalı olduğunu, istinaf incelemesi ile kararın kaldırılması gerektiğini, İkinci karar gerekçesi olan " Davacının eşi olan mahkememiz 2023/858 E. Sayılı dosyası davacısının hissesi %10 un üzerinde ise de davacılar birlikte dava açma imkanları varken bunu kullanmamışlar '' tespitinin de hatalı olduğunu, davacıların medeni halinin ticari iş ve işlemleriyle doğrudan ilgisi olmadığı gibi davanın ne şekilde, ne zaman ve nerede açılacağının ancak kanunla belirlenebilen usuli düzenlemeler olduğunu, Davacı taraf ile birleşen dosya yönünden diğer davacı tarafın eş olmaları halinde birlikte dava açmaları gerektiğine dair bir düzenlemenin HMK, TTK vb hiçbir kanunda düzenlenmemiş olduğunu, Bununla beraber mahkemece karar gerekçesi olarak gösterilen ''birlikte açabilirlerdi çünkü evlidirler'' gerekçe cümlesinin aslında süresinde açılmış olan davaların birleşmesiyle usulüne uygun bir şekilde zaten birlikte açılmış hale gelen davanın tefrik kararını ve ret gerekçesini ortadan kaldırmakta olduğunu beyanla; Açıklanan nedenlerle; - İstinaf taleplerinin kabulüne, - İstanbul Anadolu 10. Asliye Ticaret Mahkemesi' nin Esas No: 2023/897 Karar No: 2023/1033 sayılı kararının kaldırılmasına, - Yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı yana tahmiline karar verilmesini talep etmiştir.

İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ: HMK'nın 355. maddesine göre istinaf incelemesi; istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırılık görüldüğü takdirde ise resen gözetilmek suretiyle yapılmıştır.Dava, TTK'nın 531. maddesi uyarınca davacının paylarının karar tarihine en yakın tarihteki gerçek değerinin ödenerek davacının davalı şirketten çıkarılmasına, bunun mümkün olmaması halinde şirketin haklı sebeple feshine karar verilmesi talebine ilişkindir. Mahkemece davacının TTK'nın 531. Maddesinde belirtilen asgari %10 sermayeye sahip olmaması sebebiyle 6100 sayılı HMK'nın 114/2 ve 115/2 madde ve fıkraları uyarınca davanın dava şartı noksanlığı nedeni ile usulden reddine karar verilmiş, verilen karara karşı davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.6102 Sayılı TTK'nın 531. maddesine göre; haklı sebeplerin varlığında, sermayenin en az onda birini ve halka açık şirketlerde yirmide birini temsil eden payların sahipleri, şirketin merkezinin bulunduğu yerdeki asliye ticaret mahkemesinden şirketin feshine karar verilmesini isteyebilirler. Mahkeme, fesih yerine, davacı pay sahiplerine, paylarının karar tarihine en yakın tarihteki gerçek değerlerinin ödenip davacı pay sahiplerinin şirketten çıkarılmalarına veya duruma uygun düşen ve kabul edilebilir diğer bir çözüme karar verebilir.Davacı tarafından ilk önce davacının paylarının karar tarihine en yakın tarihteki gerçek değerinin ödenerek davacının şirketten çıkarılmasına, bunun mümkün olmaması halinde şirketin haklı sebeple feshine karar verilmesi talep edilmiştir. Oysa kanun maddesine göre ilk önce koşulların bulunması halinde şirketin haklı sebeple feshi talep edilebilecek, Mahkemece haklı sebeple fesih koşullarının bulunması halinde fesih yerine davacı pay sahiplerine, paylarının karar tarihine en yakın tarihteki gerçek değerlerinin ödenip davacı pay sahiplerinin şirketten çıkarılmalarına veya duruma uygun düşen ve kabul edilebilir diğer bir çözüme karar verebilecektir. Yani davacının bu madde hükmüne göre doğrudan anonim şirket ortaklığından çıkma talep etmesi mümkün olmadığı gibi, davacının davalı şirketteki payı, sermayenin onda birini bulmadığından, anonim şirketin feshini isteme hakkı bulunmamaktadır. Ayrı ayrı dava dilekçesi ile açılan ve farklı esasa kaydedilen davaların birleştirilmesi davaların birlikte açıldığı anlamına gelmeyip, her bir dava ayrı dava olup, her bir dava koşulları ayrı ayrı değerlendirilip, yargılama yapılarak her biri hakkında ayrı ayrı hüküm kurulması gerekmektedir. Bu sebeple ayrı dava dilekçesi ile dava açma koşulunu sağlayan ortak yönünden açılan dava ile bu davanın birleştirilmesi bu davacı yönünden dava koşulunun sağlandığı anlamına gelmemektedir. Mahkemece bu hususlar gözetilmek suretiyle davanın dava şartı noksanlığı nedeni ile usulden reddine karar verilmesi isabetli olup, davacı vekilinin aksi yöndeki istinaf sebepleri yerinde görülmemiştir. Açıklanan nedenlerle; ilk derece mahkemesi karar ve gerekçesi usul ve yasaya uygun olup, kamu düzenine aykırılık da tespit edilmediğinden, davacının istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nun 353/1-b1 maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmesi gerektiği kanaatine varılmış ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.

HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davacının istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK' nın 353/1-b-1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Harçlar Kanunu gereğince istinaf eden tarafından yatırılan istinaf kanun yoluna başvurma harcının hazineye gelir kaydına, 3-Karar tarihi itibariyle Harçlar Kanunu gereğince istinaf eden davacıdan alınması gereken 427,60 TL istinaf karar harcı davacı tarafından istinaf aşamasında peşin olarak yatırıldığından yeniden harç tahsiline yer olmadığına, yatırılan harcın hazineye gelir kaydına, 4-İstinaf yargılama giderlerinin istinaf talep eden üzerinde bırakılmasına, 5-Artan gider avansı varsa karar kesinleştiğinde avansı yatıran ilgili tarafa iadesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK'nın 361/1. maddesi gereğince kararın taraflara tebliğ tarihinden itibaren iki haftalık yasal süre içerisinde Yargıtay temyiz yasa yolu açık olmak üzere 16/05/2024 tarihinde oy birliği ile karar verildi.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

sürülenusuldentaraflarınŞirketesastanözetiistinafİstemli)reddinederecesebeplerininistanbuldeğerlendirilmesisavunmasınınsebepleri(FesihmahkemesininkararınınTicariileridosyaiddianumarasıhüküm

Kaynak: karar_bam

Taranan Tarih: 25.01.2026 18:41:02

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim