SoorglaÜcretsiz Dene

İstanbul BAM 13. HD 2023/2207 E. 2024/84 K.

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi

Daire / Kategori

bam

Esas No

2023/2207

Karar No

2024/84

Karar Tarihi

25 Ocak 2024

T.C.

İSTANBUL

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

13. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO: 2023/2207

KARAR NO : 2024/84

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I

İNCELENEN KARARI VEREN

MAHKEME : BAKIRKÖY 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ : 22/05/2019

DOSYA NUMARASI : 2018/990 Esas - 2019/531 Karar

DAVA: İtirazın İptali (Taşıma Sözleşmesi Kaynaklı)

KARAR TARİHİ 25/01/2024

İlk Derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen karara karşı davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dava dosyası incelendi:

TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMASININ ÖZETİ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili ile davalı arasında Acentelik sözleşmesi akdedildiğini, sözleşme gereğince müvekkilinin ... Levent Oto Sanayi Şubesinin acenteliğini yapmaya başladığını, ancak davalı tarafın sözleşmeden doğan sorumluluklarını yerine getirmediğini, bunun üzerine müvekkilinin sözleşmeyi tek taraflı olarak feshettiğini, davacı tarafın müvekkili tarafından kesilen faturalara hiçbir şekilde geri dönüş yapmadığını ve cari hesabın kapatılmadığını, bundan kaynaklı olarak davalıya faturalar gönderildiğini ancak faturalara süresi içerisinde itiraz yapılmadığını bu nedenle davalı aleyhine Bakırköy ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyası ile icra takibine başlanıldığını, davalının takibe haksız olarak itiraz ettiğini beyan ederek takibi yapılan itirazın iptali ile davalının %20 oranında icra inkar tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalıya tahmiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davanın yapılan yetki sözleşmesi gereğince yetkisiz mahkemede açıldığını, esasa ilişkin olarak ise davacının sözleşmeye aykırı davranıp haksız şekilde sözleşmeyi sona erdirdiğini, bu nedenle müvekkili şirketin zarar gördüğünü belirterek davanın reddini talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARININ ÖZETİ: İlk Derece Mahkemesi 22/05/2023 tarih ve 2018/990 Esas - 2019/531 Karar sayılı kararı ile; " Somut olayda; davacı taraf ile davalı arasında imzalanan acentelik sözleşmesi ek protokolünün 14. maddesi gereğince "Acente ile ... arasında çıkacak ihtilaflarda İstanbul Mahkemeleri ile icra daireleri yetkilidir" hükmü yer almaktadır. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 17. maddesine göre; ''Tacirler veya kamu tüzel kişileri, aralarında doğmuş veya doğabilecek bir uyuşmazlık hakkında, bir veya birden fazla mahkemeyi sözleşmeyle yetkili kılabilirler. Taraflarca aksi kararlaştırılmadıkça dava sadece sözleşmeyle belirlenen bu mahkemelerde açılır." hükmüne göre sözleşmedeki yetki şartına atfen süresinde yapılan yetki itirazı sonucu, aksi de kararlaştırılmadığından, bu davada yetkili mahkeme İstanbul Mahkemeleri olmaktadır. Bu açıklamalar ışığında dosyanın yetkili ve görevli olan İstanbul Asliye Ticaret Mahkemesine gönderilmesine karar verilmesi gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir. " gerekçeleri ile; " 1-HMK 114/ç, 115. maddeleri gereği davanın usulden reddine, mahkememizin yetkisizliğine, HMK 20. madde gereği kararın kesinleştiği tarihten itibaren 2 hafta içinde mahkememize başvuru yapıldığında dava dosyasının yetkili İstanbul Asliye Ticaret Mahkemesine gönderilmesine, aksi halde davanın açılmamış sayılmasına karar verileceğine, 2-Harç, yargılama gideri ve vekalet ücreti hususlarının görevli ve yetkili mahkemece değerlendirilmesine, ... " karar verilmiş ve verilen karara karşı, davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.

İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; Bakırköy 6. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 22.05.2019 tarih 2018/990 Esas ve 2019/531 Karar sayılı kararı ile yetkisizlik kararı verdiğini, verilen kararın hukuka aykırı olduğunu, Müvekkilin davalıdan olan alacaklarının tahsili amacı ile Bakırköy .... İcra Müdürlüğü’nün ... Esas sayılı dosyasından davalı aleyhine icra takibi başlattığını, ancak başlatılmış bulunan takibe davalı tarafından haksız ve kötü niyetli olarak itiraz edildiğini, Usule ilişkin olarak; Borçlu davalının Bakırköy ... İcra Müdürlüğü’nün ... Esas sayılı dosyasına yapmış olduğu yetki itirazı yokken itirazın iptali davasına yetki itirazı sunmasının hukuka aykırı olduğunu, itirazın reddi gerektiğini, Borçlu tarafından her ne kadar yetki itirazının olduğu beyan edilse de; Bakırköy .... İcra Müdürlüğü’nün ... Esas sayılı dosyasına yapılan itirazda sadece konu kısmında yetki ibaresinin yazıldığını, başkaca hiçbir yerde yetkiye ilişkin bir husustan bahsedilmediğini, Özellikle netice-i talep kısmında “ ayrıca ve açıkça “ ibaresinin de olmadığını, yetki adına en ufak bir kelimeye bile yer verilmediğini, Kaldı ki icra müdürü tarafından hazırlanan 04.10.2018 tarihli itiraz başlıklı karar yazısında borçlu olan davalının sadece borca ve faize itiraz ettiği bu sebeple de takibin durdurulduğu kararının yazıldığını, Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 13.11.2013 Tarih 2013/ 10-395 Esas 2013/ 1598 Karar sayılı kararında aynen; “Yetkisinin Kamu Düzenine Dair Olmadığı/İcra Dairesinin Kendiliğinden Yetkisizliği Gözetemeyeceği - Borçlunun İleri Sürmesinin Gerekir.” denilmekte olduğunu, Bu aşamada icra dosyasına yapılmadan yetki itirazının mahkemede ikame edilen itirazın iptali dosyasına yapılmasının, yetki kamudan olmadığı için zaten hukuka aykırı olduğunu, davalı hem icra dairesine yetki itirazında bulunmadığını, hem de itirazın iptali davasında bir anda yetkiye itiraz ettiğini beyan ettiğini, açıklanan sebepler ve YHGK kararı nezdinde yetki itirazının reddi gerektiğini, Davalı yan her ne kadar davanın yetkisiz mahkemede açıldığını beyan etse de ve icra dosyasına yetki itirazı sunmamış olsa da dosya dayanağı icra takibinin yetkili icra dairesinde açılmış olduğunu, Dava Bakırköy ... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyasına bağlı olarak açıldığından yetkili icra müdürlüğünde açılmış olduğunu, Dava tarafları arasındaki ilişkinin para alacağına ilişkin olup; müvekkilin faturaya dayalı para alacağı aranacak borçlar arasında yer aldığından borçlu davalının adresinin yargıla çevresinde açılmış olduğunu, borçlunun Bağcılar adresinde faaliyet göstermekte olup, tebligatlarının da tebliğ edildiği göz önüne alındığında yetkili yerde icra takibi başlatıldığı hususunun ortada olduğunu, Kaldı ki; her ne kadar davalının icra itirazında yetkiye itiraz etmediği ortada olsa da bir an için itirazları olduğu düşünülse dahi, ekte yer alan YHGK ve daireleri kararları gereğince icraya yapılan borca itirazın sadece konu kısmında yetkiye itiraz yazıldığından, netice-i talepte bir emare olmadığından ve itiraz dilekçesinde asıl yetkili olduğu iddia edilen icra dairesi gösterilmediğinden ortada geçerli bir yetki itirazı da bulunmadığını, Davalı tarafından kabul etmedikleri şekilde sadece konu kısmına yetki yazılarak yapılan itirazın zaten geçersiz olduğunu, ama açıklamak gerekirse aşağıda yer verilecek ve ekte de metnin tamamı sunulacak olan Yargıtay Hukuk Genel Kurulu kararları ve daire kararları gereğince davalı borçlu tarafından yapılan yetki itirazının varlığı kabul edilse dahi, yetkili olduğu iddia edilen yargı çevresi gösterilmediğinden davalının yetki itirazının geçerli sayılmayacağını, • Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun 16.04.2014 Tarih 2013/ 19-1520 Esas 2014/ 524 Karar sayılı kararında aynen; “Yetki itirazında yetkili bulunan icra dairesinin yargı teşkilatının neresi olduğunun itirazda bulunan tarafından açıkça gösterilmesi gerekir. İcra Müdürlüğünde yetki itirazında bulunan borçlu, "takip adresinin bulunduğu yer icra müdürlüğünün yetkili olduğunu" belirtmiş, bu yerin hangi yargı teşkilatı olduğunu açıkça göstermemiştir. Ayrıca, Bağcılar olarak gösterilen adrese çıkarılan dava dilekçesi tebligatının, "adresten ayrılmış olması nedeniyle" tebliğ edilemediği anlaşılmıştır. HMK 19.maddesi uyarınca usulüne uygun olarak icra müdürlüğünde yetki itirazında bulunulmadığından, davanın esasına girilerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş mahkeme kararının bozulması gerekmiştir.... itirazın iptali davasında, mahkemenin yetkisine itiraz edilmiş olsun veya olmasın, mahkeme öncelikle, icra dairesinin yetkisine yönelik itirazı inceleyerek kesin olarak sonuçlandırmalıdır. “ denilmekte olduğunu, ( Ek-2) • Yargıtay 13. Hukuk Dairesi’nin 12.12.2017 Tarih 2016/ 26168 Esas 2017/ 12357 Karar sayılı kararında aynen; “davacı tarafından ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı icra dosyası ile 26.04.2013 tarihinde ilamsız icra takibi başlatıldığı, yapılan icra takibine karşı davalı-borçlunun süresinde hem borca hemde icra müdürlüğünün yetkisine itiraz ettiği, itiraz neticesinde icra takibinin durdurulmasına karar verildiği anlaşılmıştır. Somut olayda, davalı-borçlunun icra dairesinin yetkisine itiraz ettiği ancak itirazında yetkili icra dairesinin neresi olduğunun beyan edilmediği bu haliyle yapılan yetki itirazının geçersiz olduğu böylece icranın yetkisinin kesinleştiği sabit olup mahkemece, işin esasına girilerek, neticesine göre karar verilmesi gerektiği gözetilmeksizin, yazılı şekilde hüküm tesisi usul ve yasaya aykırı olup, hükmün bozulmasını gerektirir. “ denilmekte olduğunu, ( Ek-2) • Yargıtay 12. Hukuk Dairesi’nin 10.11.2014 Tarih 2014/ 28861 Esas 2014/ 26579 Karar sayılı kararında aynen; “Borçlular itiraz dilekçelerinde, icra dairesinin yetkisiz olduğunu belirtmekle yetinip, yetkili icra dairesini göstermediklerinden usulüne uygun olarak yapılmış bir yetki itirazının varlığından söz edilemez. Bu nedenle mahkemece yetki itirazının kaldırılmasına karar verilmesi doğru olup, bu yöne ilişkin temyiz itirazları yerinde değil ise de;” denilmekte olduğunu ( Ek-2 ) beyanla; Yargıtay HGK ve daireleri kararlarından da davalı borçlunun borca itiraz dilekçesinde sadece konu kısmına yazmakla geçtiği yetki itirazının aslında zaten geçersiz olduğu hususunun açıkça görülmekte olduğunu, yetki itirazında tarafların yetkili icra dairesini açıkça yazmış olmasının geçerlilik sebebi olduğunu, bu bakımdan YHGK ve Daireleri kararları da göz önüne alınarak yetkiye ilişkin yerel mahkemenin yetkisizlik kararının bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir.

İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ: HMK'nın 355. maddesine göre istinaf incelemesi; istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırılık görüldüğü takdirde ise resen gözetilmek suretiyle yapılmıştır. Dava; taraflar arasında akdedilen acentelik sözleşmesi kapsamında cari hesap alacağının tahsili için başlatılan icra takibine itirazın iptaline ve davacı lehine icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesi talebine ilişkindir. Mahkemece iş bu yargılamada İstanbul Asliye Ticaret Mahkemesi'nin yetkili olduğu gerekçesi ile davanın usulden reddine ve Mahkemenin yetkisizliğine karar verilmiş, karara karşı davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur. Tararlar arasında 13/01/2017 tarihli acentelik sözleşmesi ve ek protokolü akdedildiğine dair bir ihtilaf yoktur. Taraflar arasında istinafa gelen ihtilaf Mahkemenin iş bu yargılamada yetkili olup olmadığına ilişkindir. HMK'nın 17/1. maddesine göre; Tacirler veya kamu tüzel kişileri, aralarında doğmuş veya doğabilecek bir uyuşmazlık hakkında, bir veya birden fazla mahkemeyi sözleşmeyle yetkili kılabilirler. Taraflarca aksi kararlaştırılmadıkça dava sadece sözleşmeyle belirlenen bu mahkemelerde açılır. Yine HMK'nın 18.madesine göre; Tarafların üzerinde serbestçe tasarruf edemeyecekleri konular ile kesin yetki hâllerinde, yetki sözleşmesi yapılamaz. Yetki sözleşmesinin geçerli olabilmesi için yazılı olarak yapılması, uyuşmazlığın kaynaklandığı hukuki ilişkinin belirli veya belirlenebilir olması ve yetkili kılınan mahkeme veya mahkemelerin gösterilmesi şarttır. Taraflar arasında akdedilen acentelik sözleşmesi ek protokolünün 14. maddesinde; taraflar arasında çıkacak ihtilaflarda İstanbul Mahkemeleri ve İcra Daireleri'nin yetkili olduğu hüküm altına alınmıştır. Taraflarca aksi kararlaştırılmadıkça dava sadece sözleşmeyle belirlenen bu mahkemelerde açılır. Taraflar tacir olup, yazılı olarak yapılan ve tarafların üzerinde serbestçe tasarruf edebilecekleri ve kesin yetki kuralının olmadığı iş bu dava konusu uyuşmazlık hususunda yapılan yetki sözleşmesi geçerli olup, davalı tarafından da süresinde verilen cevap dilekçesinde usulüne uygun olarak Mahkemenin yetkisine itiraz edilmiştir. Bu sebeple Mahkemece İstanbul Asliye Ticaret Mahkemesi'nin yetkili olduğu gerekçesi ile davanın usulden reddine ve Mahkemenin yetkisizliğine karar verilmesi usul ve yasaya uygundur. Davacı vekilinin istinaf sebebinin aksine Mahkemece icra dairesinin yetkisiz olması sebebiyle Mahkemenin yetkisizliğine karar verilmemiştir. Yetki sözleşmesi uyarınca iş bu yargılamada İstanbul Mahkemeleri yetkili kılındığından yetkisizlik kararı verilmiştir. Yoksa davalı borçlu tarafından icra dairesinin yetkisine usulüne uygun olarak itiraz edilmemiş ve icra dairesi yetkili hale gelmiştir. İcra takibine itiraz dilekçesinde icra dairesinin yetkisine itiraz edilmemesi sebebiyle yetkisiz icra dairesinin yetkili hale gelmesi itirazın iptali davası açılan Mahkemenin de yetkili hale geldiği ve Mahkemenin yetkisine itiraz edilemeyeceği anlamına gelmemektedir. Bu sebeple davacı vekilinin istinaf sebepleri yerinde görülmemiştir.Açıklanan nedenlerle; ilk derece mahkemesi karar ve gerekçesi usul ve yasaya uygun olup, kamu düzenine aykırılık da tespit edilmediğinden, davacının istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK'nun 353/1-b-1 maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmesi gerektiği kanaatine varılmış ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.

HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davacının istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK' nın 353/1-b1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Harçlar Kanunu gereğince istinaf eden tarafından yatırılan istinaf kanun yoluna başvurma harcının hazineye gelir kaydına, 3-Karar tarihi itibariyle Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 427,60 TL istinaf karar harcından, davacı tarafından peşin olarak yatırılan 269,85 TL harcın mahsubu ile bakiye 157,75‬ TL harcın davacıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına, 4-İstinaf yargılama giderlerinin istinaf eden üzerinde bırakılmasına, 5-Artan gider avansı bulunması halinde yatıran tarafa iadesine, 6-Kararın ilk derece mahkemesince tarafa tebliğe gönderilmesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 25/01/2024 tarihinde HMK' nın 362/1-c maddesi gereğince kesin olarak oy birliği ile karar verildi.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

sürülentaraflarınesastanİptaliKaynaklı)özetiSözleşmesiistinafreddinederecesebeplerininistanbuldeğerlendirilmesi(Taşımasavunmasınınsebepleriİtirazınmahkemesininkararınınileridosyaiddianumarasıhüküm

Kaynak: karar_bam

Taranan Tarih: 25.01.2026 18:51:38

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim