İstanbul BAM 13. HD 2021/2190 E. 2024/805 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi
bam
2021/2190
2024/805
9 Mayıs 2024
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
13. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2021/2190 Esas
KARAR NO: 2024/805 Karar
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İSTANBUL ANADOLU 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
NUMARASI: 2018/1369 Esas - 2021/634 Karar
TARİHİ: 07/09/2021
DAVA: Alacak (Ticari Satıma Konu Malın İadesi)
KARAR TARİHİ: 09/05/2024
İlk derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dava dosyası incelendi:
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMASININ ÖZETİ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle, Müvekkilinin 23/03/2017 tarihinde davalının ve ... şirketinin taraf olduğu sözleşme uyarınca 2017 model Biçerdöver satın aldığı, müvekkilin tüm edimlerini yerine getirmesine rağmen bu biçerdöver çeşitli tarihlerde toplamda 14 adet büyük kısmı büyük arıza olan arızalardan oluştuğu, alınan biçerdöverin ayıplı mal kapsamında olduğunun anlaşıldığı, müvekkilin aracı sıfır kilometre almış olup söz konusu imalattan olduğunu düşündüğü hatalar sebebiyle yaklaşık 45 gün boyunca işletemediği, bu nedenle müvekkilinin ticari olarak büyük bir kardan mahrum kaldığı ve borçlarını ödeyemez duruma geldiği, müvekkilinin davalıya Diyarbakır ... Noterliğinin ... yevmiye ve 05/09/2017 tarihli ihtarnamesi ile yaptığı başvuru neticesinde, davalı tarafından taraflarına Kadıköy ... Noterliğinin 14 Eylül 2017 tarih ve ... Yevmiye numaralı ihtarnameye cevabi yazısı ile talebin reddedildiği, bu nedenle ayıplı aracın ayıpsız misliyle değiştirilmesi ve aracın çalışmadığı süredeki kar kaybının davalıdan alınarak müvekkiline ödenmesini talep ve dava etmiştir. Davacı vekili 02/06/2021 tarihli ıslah dilekçesi ile; davadaki maddi tazminat taleplerini 1.000,00-TL den 31.500,00-TL‘ye ıslah ederek ve temerrüt tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte 31.500,00 TL'nin davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle, Dava şartı niteliğinde olan ayıp ihbarının yapılmadığını, Garanti Sözleşmesi 4.maddesine göre üründe bir hata görüldüğünde hu durumun en geç 3 gün içinde yazılı olarak ürünü satın aldığı yetkili satıcıya bildirilmesi gerektiğini, geç bildirilen hata iddialarının garanti kapsamında değerlendirilemeyeceğini. Borçlar Kanunu 223.maddesinde, alıcının malda bir ayıp olduğu iddiası var ise bu durumu derhal satıcıya ihbar etmesi gerektiği, aksi takdirde satılan malı ayıp ile birlikte kabul etmiş sayılacağının düzenlendiğini, davalının dava konusu biçerdöverin satıcısı veya imalatçısı olmadığını, dava konusu biçerdöverde ayıp olmadığını, davaya konu biçerdöçverin motor ve diğer aksamında oluşan arızaların biçerdöverin hatalı üretiminden değil, davacının biçerdövere takmaması gereken saman makinesinin biçerdövere takılmasından kaynaklandığının tespit edildiğini, motor ve diğer akşamlarda oluşan kırıkların kullanıcının Garanti ve Hakim Kitapçığına aykırı olarak saman makinesi montajından, bir diğer ifade ile biçerdöverde yapılan değişlik, modifikasyonda ve eklemelerden kaynaklandığını, üretimden kaynaklanmadığını, bu arızalardan müvekkil şirketin sorumlu olmayacağını, garanti sözleşmesinin 2.maddesi incelendiğinde, garanti yükümlülüğünün sadece ücretsiz tamir yükümlülüğü şeklinde olduğu, davacının arıza halinde bedel iadesi ve araç değişimi istenemeyeceğinin açıkça görüleceği, davaya konu biçerdöverin yaklaşık 1 yıldır davacı tarafından kullanıldığını, davacının talebinin haklı görülmesi durumunda biçerdöverinde meydana gelen değer kaybı ve kullanma bedelinin mahsup edilmesi gerektiğini belirterek davanın reddini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARININ ÖZETİ: İlk Derece Mahkemesi 07/09/2021 tarih 2018/1369 Esas - 2021/634 Karar sayılı kararında; " Dava dilekçesi cevap dilekçesi, Ziraat Mühendisi ... ve ... tarafından hazırlanan kök ve ek bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamında yapılan değerlendirmede,davacının 23.03.2017 tarihinde davalı taraftan davaya konu 2017 model ... marka ... tip biçerdöver satın aldığı,ancak biçerdöverin arızası sebebiyle birden fazla kez servise götürüldüğü,ayıplı mal satışı sebebiyle davacının davaya konu biçerdöverin ayıpsız misliyle değiştirilmesini istediği ayrıca kullanamadığı dönem için kazanç kaybı talebinde bulunduğu,ancak daha sonra biçerdöverin makina aksanındaki arıza nedeniyle yandığı davacının davaya sadece kazanç kaybı yönünden devam ettiği,bu doğrultuda yapılan yargılamada ,dosya üzerinden dosyanın bilirkişiye tevdii edildiği, 09.03.2020 tarihli makine mühendisi tarafından hazırlanan rapor ile müstakilen Ziraat Mühendisi tarafından hazırlanan 21.12.2020 tarihli raporlar birarada değerlendirildiğinde raporlar arasında görüş farklılığı olduğu, bu haliyle raporların denetime elverişli olmadığı anlaşıldığından dosyanın yeni bir Tarım Makineleri Konusunda Uzman Makine Mühendisi bilirkişi ve Tarım makinaları konusunda uzman bir Ziraat Mühendisinden oluşan yeni bir heyete tevdii ile, dosya üzerinden yeniden rapor hazırlanmasının istendiği,denetime elverişli ziraat mühendisi ve makina mühendisi tarafından hazırlanan denetime elverişli bilirkişi raporunda da işaret edildiği üzere ,dava konusu biçerdöverde meydana gelen elektrik tesisatındaki kopmanın tesisatın tamamının değiştirilerek giderilmesi gerekirken kopan hattın birleştirilerek giderilmeye çalışıldığı,bunun yangına sebebiyet verme riski taşımakla birlikte ayıplı hizmet olarak nitelendirildiği,dava konusu biçerdöverin motorun hararet yapması,vites değiştirme cer dişlisi kırma motor şasesi kırma kuyruk milinin arızalanması hususlarının davacının biçerdöverden beklediği faydaları azaltıcı nitelikte olduğu gizli ayıp niteliğinde olduğu,makul onarım süresinin 45 gün olarak belirlendiği,kullanım hatası olduğunu söylemenin mümkün olmadığı, 23.03.2017 tarihinde satış işleminin gerçekleştiği,ilk arızanın 30.04.2017 tarihinde oluştuğu ve giderildiği ve ayıbın gizli ayıp olduğu değerlendirildiğinde makul sürede bildirimin yapıldığı hususunun kabulünün gerektiği,kazanç kaybı yönünden 45 günlük onarım süresine tekabül eden kazanç kaybının 31.500 TL olacağının bildirildiği görüldüğünden bu bedel yönünden davacının ıslah talebi doğrultusunda karar verilmiştir.Davacının davaya konu biçerdöverin ayıpsız misliyle değiştirilmesine yönelik talebi hakkında da dava konusuz kaldığından karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiş,ancak mevcut haliyle biçerdöverin ayıpsız misliyle değiştirilmesinin ayıbın niteliği gözönüne alındığında hakkaniyet gereği orantılı olmayacağı anlaşılmakla,davacının bu talebinde haklı olmadığı anlaşıldığından haklılık durumuna göre davalı lehine yargılama gideri ve vekalet ücretine hükmedilerek aşağıdaki şekilde karar verilmiştir."gerekçesi ile, "1-Davacının dava konu malın ayıpsız misli ile değiştirilmesine yönelik talebinin KONUSUZ KALMASI NEDENİYLE KARAR VERİLMESİNE YER OLMADIĞINA ;2-Davacının tazminat talebinin kabulü ile 31.500 TL tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine," karar verilmiş ve karara karşı davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle, haklı sebeplerle reddettiklerini düşündükleri bilirkişilerin raporunun, red gerekçeleri incelenmeden hükme esas alınımayacağını; raporu hükme esas alınan bilirkişilerin biçerdöver konusunda uzman olmadığının raporlarındaki fahiş hatalar ile ortaya çıktığını; uzman olmayan kişilerin raporunun hükme esas alınamayacağını; bilirkişi raporunun gerçeklere ve matematik kurallarına dahi aykırı olduğunu; bilirkişi raporuna itirazlarının karşılanmadığını ve dosyadaki bilirkişi raporları arasındaki çelişkinin giderilmediğini; davava konu arızaların üretim hatasından değil, biçerdövere takılmaması gereken patoz (saman) makinesinin takılmasından kaynaklandığını; bu hususun, hükme esas alınan bilirkişi raporlarında itirazlarına rağmen değerlendirilmediğini; dosyadaki ayrık görüş belirten bilirkişi raporunda ise bu itirazların baklılığını tespit edildiğini; mahkemenin, gerçeklere uygun bu bilirkişi raporunu sebebi anlaşılamaz bir şekilde değerlendirmeye almadığını; dava şartı olan ayıp ihbarının süresinde ve usulüne uygun yapılmadığını; onarım süresinde kar kaybı talep edilemeyeceğinin biçerdöverin garanti şartlarında belirtilmiş olmasına rağmen, garanti şartlarına aykırı bir karar oluşturulduğunu; davacı, onarım kaybına uğradığına dair delil listesinde hiçbir delil belirtmediğini ve dolayısıyla bu konudaki iddiasını da ispatlayamamış durumda olduğunu; Yerleşmiş Yargıtay içtihatlarında belirtilen ithalatçının sadece garanli şartları ile sorumlu tutulabileceği yönündeki içtihatın, mahkeme tarafından dikkate alınmadığını; Yerleşmiş Yargıtay içtihatlarına aykırı olarak ve hiçbir gerekçe göslerilmeden ıslah edilen kısma dava tarihinden itibaren faiz işletildiğini; ıslah edilen kısım ile ilgili zamanaşımı itirazında bulunmalarına rağmen bu konuda hiçbir karar verilmediğini; konusuz kalan misli ile değişim talebi yönünden müvekkili lehine biçerdöver değeri üzerinden nispi vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğini, davada verilen kararın, her yönüyle, gerçeklere, garanti şartlarına, kanuna ve yerleşmiş yargıtay içtinatlarına aykırı olduğunu, İleri sürerek, arz ve izah edilen ve resen tespit edilecek sebeplerle, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın reddine, yargılama masrafları ve vekalet ücretinin davacıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ: HMK'nın 355. maddesine göre istinaf incelemesi; istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırılık görüldüğü takdirde ise resen gözetilmek suretiyle yapılmıştır. Dava; satış sözleşmesine konu biçerdöverin gizli ayıplı olduğu iddiasına dayalı olup, misli ile değiştirilmesi ve biçerdöverin ayıp nedeniyle serviste kaldığı süreler boyunca işletilememesinden doğan kazan kaybının tespiti ve tahsili istemlerine ilişkindir. Mahkemece biçerdöverin misli ile değişimi istemi yönünden konusuz kalan davanın esası hakkında karar verilmesine yer olmadığına, maddi tazminat isteminin ıslah edilen tutar üzerinden kabulüne karar verilmiştir. Dava konusu biçerdöverin davacı tarafından, dava dışı ... Şirketi'inden finansal kiralama sözleşmesi ile kiralandığı, finansal kiralama sözleşmesinin 4/c bendi kapsamında, kiralayan şirketin davacıya, biçerdöverdeki ayıptan ötürü satıcıya dava açma hususunda muvafakat ettiği, davacını aktif husumet eksikliğinin bulunmadığı tespit olunmuştur. Davacı yan, dava konusu biçerdöverin 23/03/2017 tarihinde teslim alındığını, aracın senelik çalışma süresinin üç ay ve yaz dönemi olduğunu, 30/04/2017 ila 02/08/2017 tarihleri arasında aracın toplam on dört kez arıza verdiğini ve yaklaşık kırk beş gün serviste kaldığını, bu süre boyunca işletilemediğini, aracın gizli ayıplı olduğunu ileri sürerek misli ile değiştirilmesini ve işletilemediği süre içerisinde oluşan kazanç kaybının tahsilini talep etmiştir. Davacı vekili tarafından sunulan 20/03/2019 tarihli dilekçe ile, dava konusu biçerdöverin dava açıldıktan sonra çıkan yangın nedeniyle tamamen yandığı, sigorta bedelinin sigorta şirketinden tahsil edildiği, bu nedenle misli ile değişim talebinin konusuz kaldığı, davaya aracın işletilemediği süre içerisinde oluşan kazanç kaybı istemi yönünden devam edildiği belirtilmiştir. Dosya arasına alınan hasar dosyası içeriğinden davacının poliçe kapsamında 88.831,00-Euro sigorta bedeli tahsil ettiği görülmüştür. Davalı yan; davacının süresinde yazılı ayıp ihbarında bulunmadığını, bu hususun tanıkla ispat olunamayacağını, aracın maliki olmayan davalının davayı açmak hukuki yararı bulunmadığını, muvafakatnamenin yeterli olmadığını, zira dava kabul edilse dahi davacıya yeni bir araç verilemeyeceğini, davalının dava konusu biçerdöverin üreticisi veya satıcısı değil ithalatçısı olduğunu, dolayısıyla ancak verdiği garanti kapsamında sorumlu olacağını, biçerdöverde ayıp bulunmadığını, meydana gelen arızaların davacının biçerdövere takılmaması gereken saman makinesini kullanması nedeniyle ortaya çıktığını, arızanın üretimden değil kullanıcı hatasından kaynaklandığını, davacının garanti şartlarına göre araç değişimi ve kar kaybı talep edemeyeceğini, davacı tarafından bir yıldır kullanılan biçerdöverin değişiminin istenilemeyeceğini, iade edilecekse de kullanımdan kaynaklanan değer kaybının davalıya ödenmesinin zorunlu olduğunu savunmuştur. Mahkemece taraf delilleri toplanmış, finansal kiralama sözleşmesi, dava konusu biçerdöverin satış faturası, finansal kiralama şirketi muvafakatnamesi, biçerdöverdeki arızalara ilişkin tüm servis kayıtları, tarafların karşılıklı ihtarnameleri, dava tarihinden sonra meydana gelen yangına ilişkin hasar dosyası, garanti belgesi ve bakım talimatları celbedilmiş, önce makine mühendisi bilirkişiden rapor alınmış, tarafların itirazı üzerine aynı bilirkişiden ek ve ziraat mühendisi bilirkişiden ayrı bir rapor alınmış, davalının ek rapora, davacının ziraat mühendisi raporuna itirazları üzerine, bir makine mühendisi ve bir ziraat yüksek mühendisi bilirkişiden oluşan heyetten yeni bir rapor alınmış, davacının kar kaybı hesabı yapılmadığına, davalının ise teknik tespitlere itirazı üzerine aynı heyetten ek rapor alınarak, bu heyet tarafından tanzim edilen raporlar doğrultusunda istinafa konu karar verilmiştir. Davalı tarafından ileri sürülen istinaf sebepleri; bilirkişileri red taleplerinin, gerekçeleri incelenmeksizin kabul edilemeyerek, raporun hükme esas alındığı, ek rapordaki kuyruk mili görsellerinin sahte olduğu, davalının ithal ettiği ve dava konusu biçerdöverde kuyruk mili bulunmadığı, bilirkişilerin dava konusu biçerdöverle ilgili uzmanlıklarının bulunmadığı, bilirkişi heyetinin kök ve ek raporlarına itirazlarının karşılanmadığı, dosyaya daha önce rapor sunan ziraat mühendisi bilirkişinin biçerdöverde ayıp olmadığı, arızanın kullanıcı hatasından kaynaklandığı yönünde rapor verdiği, raporlar arasındaki çelişkiler giderilmeden hüküm kurulduğu, raporda dosyaya mübrez garanti belgesi ve kullanım klavuzunun mahkeme ara kararına rağmen değerlendirilmediği, biçerdöverde kuyruk mili bulunduğuna yönelik rapora eklenen görsellerin, başka bir firma ve markaya ait ve sahte oldukları, biçerdöverde meydana gelen arızaların araca takılmaması gereken saman makinesinin takılması nedeniyle oluştuğu yönündeki itirazlarının değerlendirilmediği, davacının onarım süresi ile ilgili kar kaybı talep edemeyeceği, onarımı davalının yapmadığı, araçta ayıp olmadığı için onarıma davalının sebep olmadığı, ithalatçı olan davalının yalnızca garanti şartları ile sorumlu olduğu ve garanti kapsamındaki onarım süreleri için kendisinden kar kaybı talep edilemeyeceği, aracın onarımda kaldığı süreye ilişkin varsayımsal tahminde bulunulduğu, ıslah edilen tutara yönelik zamanaşımı def'ilerinin mahkemece değerlendirilmediği, yazılı ayıp ihbarı bulunmadığı, davalının konusuz kalan misli ile değişim talebi bakımından davalı lehine biçerdöverin değeri üzerinden nispi vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiği, ıslah ile arttırılan kısma dava tarihinden itibaren faiz işletilemeyeceği yönündedir. Davalı yanın reddettiği bilirkişi heyeti tarafından düzenlenen ek raporda yer alan görsellerin, davalı firma tarafından ithal edilen biçerdövere ilişkin olduklarına dair bir tespit bulunmadığı, aksine görsellerin dava konusu biçerdöverden başka markalara ait olduklarının bizzat görsellerden anlaşıldığı, bunun dışındaki rapora itiraz sebeplerinin, mahkemenin 07/09/2021 tarihli celse ara kararında belirtildiği üzere HMK'nun 272/1 maddesi atfı ile 36/1 maddesi ve alt bentlerinde sayılan ret sebepleri arasında yer almadığı, mahkemece red isteminin reddinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığı anlaşılmış olup, davalı vekilinin bu yöndeki istinaf sebebi yerinde görülmemiştir. Dosyaya mübrez servis kayıtları kapsamından dava konusu biçerdöverin 30/04/2017 tarihi ile 02/08/2017 tarihleri arasında toplam 14 kez arızalandığı ve yetkili servise götürülerek arızların garanti kapsamında giderildiği, ilk iki arızanın aracın çalıştırılmaya başlamasından sonraki beşinci saatte son arızanın ise sekizyüzüncü saatte gerçekleştiği, arızaların çeşitli oldukları ve kuyruk miline bağlı arızanın 12/07/2017 tarihli beşyüzellinci çalışma saatinde meydana gelen arıza olduğu, bunun öncesinde ve sonrasında da aracın farklı arızalarla servise götürüldükleri, dosyaya mübrez garanti belgesi kapsamından, garantinin yalnızca malzeme, montaj ve işçilik hatalarını kapsadığının, dosyada mevcut olmayan tanıtma kitabı ve kullanım klavuzu ile dosyaya mübrez garanti ve bakım kitabındaki talimatlara aykırı kullanımlar ile kullanıcı hatasından kaynaklanan arızaların garanti kapsamında olmadıklarının açıkça düzenlendiği, davacı tarafından her arızada yetkili servise götürülen araçtaki arızların tamamının garanti kapsamında giderilmiş veya giderilmeye çalışılmış olması karşısında, arızaların malzeme, montaj veya işçilik yani imalat hatasından kaynaklandığına yönelik davacı lehine fiili bir karine oluştuğu, aksinin davalı tarafça ispat olunmasının zorunlu olduğu, mahkemece makine mühendisi bilirkişiden alınan ilk kök ve ek rapor ile son bilirkişi heyetinden alınan kök ve ek raporlardaki teknik tespitlerin birbirleri ile uyumlu, neredeyse aynı oldukları, buna göre teknik bilirkişiler tarafından servis kayıtları ve garanti belgesi de incelenerek yapılan tespitler neticesinde, aracın toplam on dört kez çeşitli sepeplerle arıza verdiğinin, klima ikaz müşiri arızası dışındaki tüm arızaların önemli arızalar olduklarının, bu arızaların kullanıcı hatasından kaynaklandığına dair delil bulunmadığının, buna göre araçta meydana gelen arızaların kullanımla ortaya çıkan gizli ayıplar olduklarının, aracın on dört kez servise gitmiş olması nedeniyle ve servis çıkış tarihleri belli olmamasına rağmen, kimi yedek parçaların başka yerlerden tedarik edildikleri de nazara alındığında, tüm bu arızalar için serviste geçen toplam sürenin kırkbeş gün olduğuna yönelik davacı iddiasının delillerle uyumlu olduğunun, kaldı ki tüm bu arızalar için toplam makul onarım süresinin de kırkbeş gün olarak kabul edilebileceğinin tespit edildiği, davalının raporlar arasında çelişki savunmasını dayandırdığı 21/12/2020 tarihli birinci ziraat mühendisi bilirkişi raporu incelendiğinde, öncelikle bu bilirkişinin tarım makineleri alanında uzman olmadığı, öte yandan raporda dosyadaki somut hiçbir delilin değerlendirilmediği, servis kayıtları ve garanti belgesi bakım kitabının incelenmediği, genel olarak biçerdöverlerin ne için ve ne şekilde kullanıldıkları anlatıldıktan sonra, dava konusu biçerdöverin sık sık arızlanma nedeninin makinistin dikkatli ve ehil olmaması ve biçerdövere sonradan kuyruk mili monte edilerek saman makinesine bağlanması olduğu, araçta gizli ayıp olmadığı, olsa idi aynı markanın aynı serisinden üretilen başka biçerdöverlerde de benzer arızaların çıkması gerektiği, dosyaya böyle bir bilgi yansımadığı kanaatinin bildirildiği, ziraat mühendisinin uzmanlık alanı dışındaki biçerdöverin imal ve çalışma prensiplerine yönelik tespitlerinin, somut delillere değil, soyut ve denetlenme imkanı bulunmayan kanaatlere dayandığı, mahkeme ve kanun yolu denetimine açık olmayan bu raporun diğer raporlarla çelişki oluşturduğunun kabul edilemeyeceği, mahkemece bu rapora dayalı hüküm kurulmamasında ve yeni bir heyetten rapor alınmamasında usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığı, davacının her arızada yetkili servise başvurmuş olması karşısında ayıp ihbarında bulunulduğunun açık olduğu, dosyaya mübrez ilk makine mühendisi bilirkişi ek raporunda belirtildiği üzere, 12/07/2017 tarihli servis kaydında biçerdöverin motor kuyruk mili krank kasnağına bağlı civataların kopmuş olduğunun ve değiştirilmesinin kayıtlı olduğu, servis kaydında uyruk milinin biçerdövere takılamayacağı yönünde bir kayıt bulunmadığı, yine bu raporda belirtildiği üzere davalının internet sitesinde, dava konusu model ve marka biçerdöverin tanıtımında, bu biçerdöverin motorunun sap parçalayıcı, mısır tablası, mısır biçeri vs gibi ek veya isteğe bağlı aksesuarları enerjilendirebileceğinin ve en zorlayıcı koşullarda bile üstün harmanlama gücüne sahip olduğunun belirtildiği, davalı yanca biçerdöverin tanıtım ve kullanım klavuzu dosyaya ibraz edilmemiş olup, biçerdöverde kuyruk mili bulunup bulunmadığının belli olmadığı, ne varki garanti şartları ve bakım kitabında biçerdövere kuyruk mili veya ek aksesuar takılamayacağına yönelik bilgi ve uyarı olmadığı gibi, internet sitesindeki tanıtım dikkate alındığında dava konusu biçer döverin, ek aksesuarların çalışmasına yetecek güçte olduğunun belirtilmiş olması karşısında, davalının biçerdöverin saman makinesi takılmasına uygun olmadığı yönündeki savunmasını ispatlayamadığı, kaldı ki yukarıda belirtildiği üzere biçerdöverde kuyruk miline bağlı olmayan birden fazla sayıda farklı arızanın farklı zamanlarda ortaya çıkmış olduğu, bu çerçevede mahkemece bilhassa makine mühendisi teknik bilirkişilerin tespitleri doğrultusunda, çeşitli sebeplerle sürekli arıza veren biçerdöverin gizli ayıplı olduğunun kabul edilmesinde isabetsizlik olmadığı anlaşılmış olup, davalı vekilinin hükme esas alınan ve önceki makine mühendisi tespitleri ile çelişkili tespitler içermeyen raporu tanzim eden heyette bulunan bilirkişilerin, dava konusu biçerdöverle ilgili uzmanlıklarının bulunmadığı, bilirkişi heyetinin kök ve ek raporlarına itirazlarının karşılanmadığı, dosyaya daha önce rapor sunan ziraat mühendisi bilirkişinin biçerdöverde ayıp olmadığı, arızanın kullanıcı hatasından kaynaklandığı yönünde rapor verdiği, raporlar arasındaki çelişkiler giderilmeden hüküm kurulduğu, raporda dosyaya mübrez garanti belgesi ve kullanım klavuzunun mahkeme ara kararına rağmen değerlendirilmediği yönündeki istinaf sebepleri yerinde görülmemiştir. Dava konusu biçerdöverin on dört adet servis kaydının tamamının farklı arızlara dayalı oldukları, davacı yanın sürekli arıza veren biçerdöverin ayıplı olduğu, bu ayıp nedeniyle aracın onarımda geçen süreler boyunca işletilemediği ve bu nedenle kazanç kaybına uğranıldığı iddiasının ve bu iddiaya yönelik tazminat talebinin esasen 6098 Sayılı TBK'nun 227/2 fıkrasına dayalı ve seçimlik haklar dışında ayıp nedeniyle uğranılan diğer zararların genel hükümlere göre tazmini istemine ilişkin olduğu açıktır. Davacı tarafından dava dışı finansal kiralama şirketine dava konusu biçerdöver ile ilgili satış faturası düzenlenmiş olup, davalı yalnızca ithalatçı değil aynı zamanda satım sözleşmesinin tarafı da olduğundan, sorumluluğu yalnızca garanti şartları ile sınırlı olmayıp, TBK'nun satıcının ayıba karşı tekeffül hükümleri çerçevesinde davalıya başvurulabilecek ise de; garanti kapsamı da sözleşmeye dahildir ve tarafları bağlamaktadır. Yargıtay 11 Hukuk Dairesi'nin 2022/3676 esas, 2023/7549 karar sayılı kararında da belirtildiği üzere, ayıplı aracın kullanılamaması nedeniyle istenecek kazanç kaybı; ancak garanti şartlarında belirtilen aracın azami serviste kalma süresini aşan zaman dilimleri bakımından istenebilir. Somut olayda; aracın garanti belgesinde, garanti kapsamındaki arızalar için traktörün serviste kalacağı azami tamir süresi 30 gün olarak belirtilmiştir. Davacı konusu traktör on dört kez servise girmiş ise de hiçbirisinde otuz günden fazla serviste kalmamıştır. Bu nedenle davacı aracın kullanılamaması nedeniyle uğradığı kazanç kaybını davalıdan talep edemez. Mahkemece bu husus nazara alınarak kazanç kaybı isteminin reddi gerekirken kabulüne karar verilmesi yerinde olmamış davalı yanın bu yöndeki istinaf sebebi yerinde bulunmuştur. Mahkemece biçerdöverin ayıplı olduğunun tespit ve kabul edilmiş olması karşısında, konusuz kalan misli ile değişim talebi bakımından, dava tarihindeki haklılık durumuna göre davalı lehine vekalet ücretine hükmedilmemesinin yerinde olduğu, davalı vekilinin aksi yöndeki istinaf sebeplerinin yerinde olmadığı anlaşılmıştır. Davacının konusuz kalan misli ile değişim talebi bakımından, karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'nin 6 maddesi uyarınca kendisini vekil ile temsil ettiren davacı yararına vekalet ücreti takdir edilmesi gerekmekte ise de, mahkemece yalnızca maddi tazminat istemi bakımından vekalet ücretine hükmedilmiş, misli ile değişim talebi bakımından vekalet ücreti takdir edilmemiş olup, davacı tarafından konusuz kalan talebe ilişkin vekalet ücreti yönünden istinaf başvurusu bulunmadığı, kararın bu yönden davalı lehine usuli kazanılmış hak teşkil ettiği anlaşıldığından, konusuz kalan talep bakımından davacı yararına vekalet ücreti yönünden bir değerlendirme yapılmamıştır. Sonuç itibariyle, davalı vekilinin istinaf başvurusunun kısmen kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının 6100 Sayılı HMK'nun 353/1-b2 maddesi uyarınca kaldırılmasına, dairemizce esas hakkında yeniden hüküm kurularak, davacının konusuz kalan misli ile değişim talebi bakımından karar verilmesine yer olmadığına, kazanç kaybına dayalı maddi tazminatı isteminin ise reddine karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davalının istinaf başvurusunun KISMEN KABULÜ ile; İstanbul Anadolu 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 07/09/2021 tarih ve 2018/1369 Esas - 2021/634 Karar sayılı kararının HMK'nın 353/1-b-2 maddesi gereğince KALDIRILMASINA ve dairemizce yeniden esas hakkında hüküm kurularak; 2-Davacının konusuz kalan misli ile değişim talebi yönünden KARAR VERİLMESİNE YER OLMADIĞINA 3- Davacının tazminat talebinin REDDİNE, İLK DERECE MAHKEMESİ YÖNÜNDEN: 4- Dairemiz karar tarihi itibariyle Harçlar Kanunu gereğince misli ile değişim talebi bakımından alınması gereken 427,60-TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,5-Dairemiz karar tarihi itibariyle Harçlar Kanunu gereğince maddi tazminat talebi bakımından alınması gereken 427,60-TL harcın, davacı tarafından yatırılan 31,40-TL peşin ile 521,00-TL tamamlama harcından mahsubu ile başkaca harç alınmasına yer olmadığına, 6- Davacı tarafından yapılan 36,00-TL ilk masraf, 31,40 TL peşin harç, 521,00 TL tamamlama harcı, 314,00 keşif harcı, 284,50 TL posta-tebligat masrafı, 3.000,00 bilirkişi masrafı olmak üzere toplam 4.186,90 TL yargılama giderinden haklılık durumuna göre 3.885,44-TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, bakiye yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına, 7- İlk derece mahkemesinde yapılan yargılama sırasında davalı tarafından sarf edildiği anlaşılan 100,00 TL yargılama giderinden haklılık durumuna göre 7,20-TL'nin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, bakiye yargılama giderinin davalı üzerinde bırakılmasına, 8-Davalı kendisini vekille temsil ettirdiğinden reddedilen maddi tazminat istemi bakımından dairemiz karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT gereğince hesaplanan 17.900,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 9-Artan gider avansı varsa talep halinde avansı yatıran tarafa iadesine, İSTİNAF YÖNÜNDEN: 10-Harçlar Kanunu gereğince istinaf eden davalı tarafından yatırılan istinaf kanun yoluna başvurma harcının hazineye gelir kaydına, istinaf karar harcının talep halinde davalıya iadesine, 11-Davalı tarafından istinaf aşamasında sarf edilen 162,10-TL istinaf kanun yoluna başvurma, 72,60-TL dosya gönderme masrafı ve 118,00-TL posta masrafı olmak üzere toplam 352,70-TL harcın davacıdan alınarak davalıya verilmesine,12-Bakiye gider avansı varsa karar kesinleştiğinde ve talep halinde yatıran tarafa iadesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK' nın 361/1. maddesi gereğince kararın taraflara tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içerisinde Yargıtay' da temyiz yolu açık olmak üzere 09/05/2024 tarihinde oy birliği ile karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_bam
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:42:19