İstanbul BAM 13. HD 2024/660 E. 2024/799 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi
bam
2024/660
2024/799
9 Mayıs 2024
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
13. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2024/660
KARAR NO: 2024/799
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN DOSYANIN
MAHKEMESİ: İSTANBUL 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİH: 15/12/2022
NUMARASI: 2021/609 Esas - 2022/913 Karar
DAVA: Alacak (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan), Ticari Şirket (Tasfiyeye İlişkin)
*BİRLEŞTİRİLEN İSTANBUL 18. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİNİN 2022/253 ESAS 2022/288 KARAR SAYILI DAVADA
DAVA: Ticari Şirket (Tasfiyeye İlişkin)
KARAR TARİHİ: 09/05/2024
İlk derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dava dosyası incelendi:
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMASININ ÖZETİ: Davacı vekili dava dilekçesi ile, müvekkili Tasfiye halinde ... Dış Tic. Ltd. Şti ve Sgk Başkanlığını hasım göstererek İstanbul 22. İş Mahkemesi nezdinde 2020/223 E sayılı dosya ile hizmet tespit davası açıldığını, ancak tasfiye halinde ... Hiz. Dış. Tic. Ltd. Şti adlı şirketin ticaret sicilinden resen terkin edildiğini yapılan yargılamada öğrenildiğini, İstanbul 22. İş Mahkemesince taraflarına bu davayı açmak için mehil verildiğini, ihyasını talep ettikleri Tasfiye .... Hiz. Dış. Tic. Ltd. Şti adlı şirketin ticaret sicilinden terkin dilmeden önceki merkez adresinin ... Mah. ... Cad. No:... K:... Bayrampaşa/İst. Adresi olduğunu şirketin ticaret sicilinden resen silindiğini, şirketin tafiye/ ek tasfiyesi için karar vererek şirketle ile ilgili işlemlerin yapılabilmesi için yeni bir veya birkaç kişiyi tasfiye memuru olarak atayarak tescil ve ilan edilmesini, 6335 sayılı kanun ile 6102 sayılı Türk Ticaret Kanununa eklenen geçici 7. Madde gereğince iş bu davayı ikame etme gereğinin hasıl olduğunu, İstanbul Ticaret Sicili Müdürlüğünün sicilinde kayıtlı Tasfiye Halinde ... Teks. Ve Sağ. Hiz. Dış Tic. Ltd. Şti unvanlı şirketin tüzel kişiliğinin ihyasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesi ile, huzurdaki davanın olağan tasfiye sonucu gerekli prosedürün yerine getirilmesi ve talep üzerine ticaret sicilinden terkin edilen Tasfiye Halinde ... Tekstil ve Sağlık hizmetleri Dış Ticaret Limited Şirketi'nin ek tasfiyesine karar verilmesi kapsamında olduğunu, davacı vekilinin husumeti yalnızca yasal hasım olan müvekkili müdürülüğe yönelttiğini, usule ve Yargıtay içtihatlarına göre husumetin aynı zamanda dava konusu şirketin tasfiye memuru olan ...'na da yöneltilmesi gerektiğini, bu itibarla uyuşmazlığa uygulanacak hukuk kuralları ve davacı vekilinin iddialarının değerlendirirken anılan hususların göz önünde bulundurulmasını, müdürlüğün TTK. M. 32 ve Ticaret Sicili Yönetmeliği M. 34. Hükmü çerçevesinde işlem yapıldığını, tasfiye sürecinde yetki ve sorumluluğun şirket tasfiye memurunda olduğunu, müvekkilinin davanın açılmasına sebep olmadığını bu nedenle yargılama gideri ve vekalet ücretinden sorumlu tutulmamasını talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARININ ÖZETİ: İlk Derece Mahkemesi 15/12/2022 tarih 2021/609 Esas 2022/913 Karar sayılı kararında; "....TTK 547/1 maddesi uyarınca tasfiyenin kapanmasından sonra ek tasfiye işlemlerinin yapılmasının zorunlu olduğu anlaşılırsa son tasfiye memurları, yönetim kurulu üyeleri, pay sahipleri veya alacaklılar şirket merkezinin bulunduğu yerdeki asliye ticaret mahkemesinden bu ek işlemler sonuçlandırılıncaya kadar şirketin yeniden tescilini isteyebilirler. Somut uyuşmazlıkta, davacı 3. kişi olup, İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğünce gönderilen belgelerden ihyası istenen Tasfiye Halinde ... Tekstil ve Sağlık Hizmetleri Dış Ticaret Ltd Şti'nin 06/03/2020 tarihinde tasfiye sonu yapılarak ticaret sicilinden terkin edildiği, davacının terkin edilen Tasfiye Halinde ... Tekstil ve Sağlık Hizmetleri Dış Ticaret Ltd Şirketi hakkında İstanbul 22.İş Mahkemesinin 2020/223 E.sayılı dosyası ile dava açtığı, davanın halen derdest olduğu, davacının ihya davası açmakta hukuki menfaatinin bulunduğu anlaşıldığından; Asıl ve birleşen davada davanın kabulüne, İstanbul Ticaret Sicil Memurluğunun ... nolu Sicilinde kayıtlı bulunan Tasfiye Halinde ... Tekstil ve Sağlık Hizmetleri Dış Ticaret Ltd Şti'nin İstanbul 22.İş Mahkemesinin 2020/223 E.sayılı dosyası ile sınırlı olmak kaydıyla ihyasına, tasfiye memuru olarak önceki tasfiye memuru ...'nun atanmasına, tasfiye memuruna ücret takdirine yer olmadığına, kararın Ticaret Sicil Memurluğunda tescil ve ilanına karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur..."gerekçesi ile, 1-Asıl ve birleşen davada davanın kabulüne, İstanbul Ticaret Sicil Memurluğunun ... sicil nosunda kayıtlı, Tasfiye Halinde ... Tekstil ve Sağlık Hizmetleri Dış Ticaret Ltd. Şirketinin İstanbul 22. İş Mahkemesinin 2020/223 Esas Sayılı dosyası ile sınırlı olmak üzere ihyasına, 2-Tasfiye Memuru olarak ...'nun atanmasına, 3-Kararın Ticaret Sicil Memurluğunda tescil ve ilanına, 4-Harç peşin alınmış olduğundan yeniden harç alınmasına yer olmadığına, 5-Davalı İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğü yasal hasım durumunda bulunduğundan, davacı lehine vekalet ücreti ve yargılama gideri takdirine yer olmadığına, 6-Davacı tarafça yatırılan gider avansından bakiye kalan kısmın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine, Birleşen davada; 7-Karar tarihinde yürürlükte bulunan harçlar tarifesi uyarınca belirlenen 80,70-TL başvuru harcının davacıdan tahsili ile hazineye irad kaydına, 8-Davacı tarafça yatırılan gider avansından bakiye kalan kısmın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine, 9-Karar tarihinde yürürlükte bulunan avukatlık asgari ücret tarifesince belirlenen 9.200,00-TL maktu vekalet ücretinin davalı tasfiye memuru ...'ndan alınarak davacıya ödenmesine, karar verilmiş ve karara karşı birleşen dosya davalısı tasfiye memuru vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Birleşen dosya davalısı tasfiye memuru vekili istinaf dilekçesi ile, yerel mahkeme kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu, Davacı taraf/ ... ile müvekkilinin şirket ortağı olarak yeraldığı ve 2012 yılında tasfiyeye giren ... Teks.ve Sağlık Hiz. Dış Tic.Ltd.Şti.'nin tasfiyesi 2013 yılında tamamlanarak kesinleştiğini, Ticaret Sicil Gazetesi ve dosyadaki tüm deliller ile bu durumun sabit olduğunu, Davacı tarafın bilgisi ve onayı dahilinde gerçekleşen tasfiye işlemleri uzun yıllar önce sonuçlanarak tamamlandığını, davacı taraf da emekliliği sebebi ile şirket ortaklığını sonlandırmış ve ardından da vergi mükellefi olarak bağımsız bir şekilde yeni iş kurduğunu, Bir süre sonra ise bu defa davacı taraf, müvekkili ile şahıs ortaklığı kurmuş ancak her ikisi de diş hekimi olarak ve ayrı ayrı vergi mükellefleri olarak bağımsız bir şekilde kendi çalışmasını yürüttüğünü, bu ortaklığın da 2015 yılında sonlandırıldığını, Davacı taraf 12 yıl önce tasfiyenin yapılmasını bizzat onayladığı ve ortağı olduğu şirketin, bu defa tamamen kötüniyetli bir şekilde " şirketin terkininden yeni haberdar olduğunu " iddia ederek, ihyası talebi ile kendisine haksız çıkar sağlama çabasına girdiğini, bu durum hayatın olağan ve özellikle de çalışma yaşamının akışına aykırı olup, gerçekdışı bir iddia ile tamamen Mahkemeyi yanıltma çabası olduğunu, kaldı ki kendisi 3.kişi konumunda olmayıp bizzat şirket ortağı olduğunu, aradan 10 yılı aşkın zaman geçmiş olmasını ve sözkonusu şirketin çoktan tasfiye edildiğini,aktif olmadığını, dolayısıyla şirketin hiçbir faaliyet göstermediğini çok iyi bilen davacıı taraf, kötüniyetli ve haksız bir şekilde ve de sırf müvekkilini mağdur etmek için iş mahkemesinde alacak davası ve ve akabinde işbu davaları ikame ettiğini, bu sebeple 5 yıllık zamanaşımı süresi ve bütün hak düşürücü süreler geçmiş olmakla, süre ve zamanaşımı yönlerinden yerel mahkeme tarafından davanın reddi karar verilmesi gerekir iken, davanın kabul edilmesi yasa ve hukuka aykırı olup bu yönden kararın kaldırılmasını talep ettiğini, Şirket tasfiye edildikten sonra davacı taraf vergi mükellefi olarak ayrı ve bağımsız çalıştığını, davacı tarafın iş mahkemesinde alacak tesbit talep ettiği döneme ilişkin ortada aktif bir şirket sözkonusu olmadığından, şirketin ihyası talebide haksız ve dayanaksız olup bu sebeple de yerel mahkeme kararının kaldırılması gerektiğini, İleri sürerek istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının istinaf incelemesi sonucunda kaldırılmasına, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ: HMK'nın 355. maddesine göre istinaf incelemesi; istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırılık görüldüğü takdirde ise resen gözetilmek suretiyle yapılmıştır. Asıl ve birleşen dava, ticaret sicilden tasfiye suretiyle terkin edilmiş şirketin ek tasfiye işlemlerinin tamamlanması için TTK 547. maddesine göre ihyası talebine ilişkindir. Mahkemece, asıl ve birleşen davanın kabulüne, karar verilmiş ve karara karşı birleşen dosya davalısı tasfiye memuru vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur. Dosyanın incelenmesi sonucu; Asıl davanın İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğü davalı gösterilerek açıldığı, tevzi formunda davalı uyap sistemine İstanbul Ticaret Odası olarak kayıt edildiği için mahkemece yapılan tensip zaptında davalı olarak İstanbul Ticaret Odasının yazıldığı, asıl davada cevap dilekçesinin davalı olarak İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğü Vekili tarafından verildiği anlaşılmakla, asıl davada husumetin doğru hasma yöneltildiği ve uyap sistemine yanlış kayıt edilmesi ve uyap kaydının düzeltilmemesi sonucu gerekçeli karar başlığında da asıl dava davalısı olarak İstanbul Ticaret Odasının yazılması mahallinde giderilebilecek maddi bir hata olduğundan sonuca etkili görülmemiştir. TTK'nın 547. maddesinde tasfiyenin kapanmasından sonra ek tasfiye işlemlerinin yapılmasının zorunlu olduğunun anlaşılması halinde şirketin yeniden tescilinin istenebileceği düzenlenmiştir. Belirtilen yasa maddesinde açıkça düzenlendiği üzere; tasfiyenin kapanmasından sonra ek tasfiye işlemlerinin yapılmasının zorunlu olduğu anlaşılırsa davaya dayanak olan işlemlerin sonuçlandırılmasına münhasır olarak şirketin yeniden tescili talebi ile işbu davanın açılıp görülmesi mümkündür. Somut olayda, davacı ... tarafından ihyası istenilen şirket aleyhine 13/08/2020 tarihinde İstanbul 22 İş Mahkemesinin 2020/223 Esas sayılı dosyası ile hizmet tespiti davası açıldığı, mahkemece yapılan 11/02/2021 tarihli duruşmanın ara kararı uyarınca taraf teşkilinin sağlanması için 06/03/2020 tarihinde tasfiye sonu yapılarak ticaret sicilinden terkin edilen Tasfiye Halinde ... Tekstil ve Sağlık Hizmetleri Dış Ticaret Ltd Şti'nin ihyası için dava açmak üzere davacı vekiline süre ve yetki verildiği, iş bu yetki belgesine istinaden davacı tarafça istinafa konu iş bu ihya davasının açıldığı, İstanbul 22 İş Mahkemesinin 2020/223 Esas sayılı dosyasında, taraf teşkilinin sağlanması ve müteakip işlemlerin yapılması için ilgili şirketin yeniden tescilinin zorunlu olduğu, buna göre davacının iş bu davayı açmakta hukuki yararı bulunduğu anlaşılmıştır. Dava, tasfiye memurunun sorumluluğuna ilişkin olmayıp dava dışı şirketin TTK.nun 547.maddesi uyarınca ek tasfiyesi talebine ilişkin olup TTK 547 maddesi kapsamında açılan davada ise zaman aşımı veya hak düşürücü süre söz konusu değildir, bu nedenle birleşen dosya davalısı tasfiye memuru vekilinin zamanaşımı süresi içerisisinde dava açılmadığına yönelik istinaf sebebi yerinde değildir. TTK. 547/2 Maddesinde;'' Mahkeme istemin yerinde olduğuna kanaat getirirse, şirketin ek tasfiye işlemlerinin yapılması için yeniden tesciline karar verir ve bu işlemlerini yapmaları için son tasfiye memurlarını veya yeni bir veya birkaç kişiyi tasfiye memuru olarak atayarak tescil ve ilan ettirir,'' hükmü düzenlenmiş olup son tasfiye memurunun birleşen dosya davalısı ... olduğu, buna göre TTK. 547/2 Maddesi uyarınca mahkemece son tasfiye memuru ...'nun tasfiye memuru olarak atanmasına karar verilmesi usul ve yasaya uygun olduğundan birleşen dosya davalısı tasfiye memuru vekilinin bu yöndeki istinaf sebebi yerinde görülmemiştir.Birleşen dosya davalısı tasfiye memuru vekilinin, diğer istinaf sebepleri ihya davasının konusunu teşkil etmediğinden, yerinde görülmemiştir. Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre mahkeme kararı usul ve yasaya uygun olduğundan birleşen dosya davalısı tasfiye memuru vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b1 maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmesi gerektiği kanaatine varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Birleşen dosya davalısı tasfiye memurunun istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK' nın 353/1-b-1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Harçlar Kanunu gereğince istinaf eden birleşen dosya davalısı tasfiye memuru tarafından yatırılan istinaf kanun yoluna başvurma harçlarının hazineye gelir kaydına, 3-Karar tarihi itibariyle Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken maktu istinaf karar harçları istinaf aşamasında yatırılmış olduğundan yeniden harç tahsiline yer olmadığına, yatırılan harçların hazineye gelir kaydına, 4-İstinaf yargılama giderlerinin istinaf talep eden üzerinde bırakılmasına, 5-Artan gider avansı varsa karar kesinleştiğinde ve talep halinde avansı yatıran tarafa iadesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK'nın 361/1. maddesi gereğince kararın taraflara tebliğ tarihinden itibaren iki haftalık yasal süre içerisinde Yargıtay temyiz yasa yolu açık olmak üzere 09/05/2024 tarihinde oy birliği ile karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_bam
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:42:19