SoorglaÜcretsiz Dene

İstanbul BAM 13. HD 2021/2271 E. 2024/759 K.

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi

Daire / Kategori

bam

Esas No

2021/2271

Karar No

2024/759

Karar Tarihi

2 Mayıs 2024

T.C.

İSTANBUL

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

13. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO: 2021/2271

KARAR NO: 2024/759

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I

İNCELENEN KARARI VEREN

MAHKEME: İSTANBUL 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ: 30/09/2021

DOSYA NUMARASI: 2017/141 Esas - 2021/777 Karar

DAVA: Ticari Şirket (Yönetim Kurulu Kararının Yoklukla veya Mutlak Butlanla Malul Olduğunun Tespiti, Genel Kurul Kararının İptali İstemli)

KARAR TARİHİ: 02/05/2024

İlk Derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen karara karşı davalı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dava dosyası incelendi:

TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMASININ ÖZETİ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davalı ... Sanayi ve Ticaret Şirketi, dava konusu edilen ... Sanayi ve Ticaret A.Ş. Yönetim Kurulunun, dava konusu edilen 09.12.2016 Tarih ve 10 karar sayı ile “Kolaylaştırılmış Birleşme ve Devir İşlemleri” konulu (1), (2) (3) (4) ve (5) nolu kararının İstanbul Ticaret Sicil Memurluğunda 21.12.2016 Tarihinde tescil edilmesi sonucunda, tasfiyesiz infisah ve birleşme neticesinde sicilden terkin editdiği için TTK. m155 ve TTK.m 153 hükümleri Uyarınca kanuni halefiyet çerçevesinde iş bu davada Davalı konumundadır. Her iki şirket, birleşme öncesinde grup şirketlerindendir. Davacı her iki şirkette de pay sahibidir. Ancak birleşilen ... Sanayi ve Ticaret A.Ş'nde tüm pay sahiplerinin payları eşit olmadığından davacı haricindeki diğer pay sahipleri birleşme nedeniyle birleşilen şirkette bulunan daha fazla olan payları kadar haksız kazanç sağlamakta, Davacı birleşme nedeniyle ciddi tutarda maddi zarara uğramaktadır.Davacı ..., dava konusu ettiğimiz birleşme kararından hemen önce, ... Sanayi Ticaret A.Ş. 'nin 5.9.2016 Tarihinde gerçekleştirilen olağanüstü genel kurul toplantısına kadar bu şirkette 928,34 oranında azlık pay sahibidir. Birleşilen Davalı ... Sanayi ve Ticaret A.Ş. şirketi ise 24.2.2016 Tarihinde, ilk olarak Birleşen ... Sanayi ve Ticaret A.Ş. 'de, bir başka ortaktan sadece 961 hisse devir alarak ortak durumuna getirilmiştir. ... Sanayi ve Ticaret A.Ş. 'ye ortak dahi olmadığı 16.12.2016 tarihinde, şirketin ... Avrupa Kurumsal Şube hesabına dekonta açıklama yazılmadan 10.784.050,75 Euro havale yapmıştır. Bu tutar şirket kayıtlarına TL kuru üzerinden 35.295.119,70 TL şeklinde kaydedilmiştir. 24.2.2016 tarihinde ortaklık sıfatını aldıktan sonra yine ... üzerinden 8.3.2016 tarihinde açıklamasız 3.000.000TL, 9.3.2016 tarihinde açıklamasız 2.000.000 TL, 9.3.2016 tarihinde açıklamasız 2.500.000 TL, 14.3.2016 tarihinde açıklamasız 3.000.000 TL, 15.3.2016 tarihinde açıklamasız 2.750.000 TL, 15.3.2016 tarihinde açıklamasız 2.600.000 TL, 17.3.2016 tarihinde açıklamasız 4.000.000 TL, 17.3.2016 tarihinde açıklamasız 3.000.000 TL, 22.3.2016 tarihinde açıklamasız 2.000.000 TL, 29.3.2016 tarihinde açıklamasız 100.000 TL olmak üzere toplamda 60.245.119,00 TL havale ederek kendisini alacaklı konumuna getirmiştir. Bu noktada belirtmek gerekir ki tüm bu havale işlemlerinin yapıldığı tarihlerde gönderen şirket ... Sanayi ve Ticaret A.Ş.'nin de gönderilen ... Sanayi ve Ticaret A.Ş. nin de kontrolü hâkim ortaklar ... ve ...'ın elindedir. Gönderilen havalelere ilişkin dekontlar. Davalı şirket vekilinin İstanbul 4. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2016/1167 E. Sayılı dosyasına sunduğu dilekçe ve delil listesinden alınmıştır.Birleşilen Davalı ... Sanayi ve Ticaret A.Ş.'nin 961 olan hissesi ise bir anda haksız, dürüstlük kuralına açıkça aykırı ve hukuk dışı işlem ve kararlarla Y099 küsur paya yükseltilmiştir. Bu şekilde TTK. m155'in 490 üstü pay sahipleri için öngördüğü, kolaylaştırılmış birleşme kararı alma imkanı, kendi yararlarına olacak şekilde ve dürüstlük kuralı ihlal edilerek hakim ortaklarca sağlanmıştır. Başka deyişle hakların sakınılarak kullanılması ilkesi ayaklar altına alınmıştır.Şirket hakim ortaklarınca, belirli bir plan çerçevesinde hareketle ve süreklilik arz eden sistematik kötü niyetle, dürüstlük kuralına ve hukuka aykırı karar ve işlemler icra edilerek, Davacının rüçhan hakkını kullanması engellenmiş, 500.000 TL olan şirket toplam sermayesi bir anda 44.500.000,00 TU sı tutarında artırılarak, toplam sermaye 45.000.000,60 TL 'sına çıkarılmıştır. Eğer şirketin sermaye ihtiyacı varsa bunun pay sahiplerinin pay almalarını engellenerek ve tüm payları bir ortağa vermek suretiyle değil, tam aksine usulüne uygun şekilde tüm pay sahiplerine yeni paylardan alma imkanı verilerek sağlanması gerekir.Dava konusu 9.12.2016 tarih ve 10 sayılı yönetim kurulu kararının TTK. 390. Maddesinin 4. Bent kapsamında alınmadığı da açıkça bellidir. Zira 390. Maddenin 4. Bendi ile ilgili kanun gerekçesinde, bir öneriye diğer üyelerin katılması suretiyle karar alınması usulünde söz konusu önerinin tüm yönetim kurulu üyelerine sunulduğunun yazılı belge ile kanıtlanması şartının kanun maddesine açıkça yazıldığı, olası kötüye kullanmaların önüne geçilmesinin amaçlandığı hususu da kuşkuya yer bırakmayacak şekilde açıklanmıştır.Devamında, önerinin tüm üyelere sunulmuş olması, mezkür kararın geçerlilik şartıdır.Geçerlilik şartlarının ise yazılı delille ispatının gerekli olduğu hususu özellikle belirtilmiştir. Dava konusu olayda alınan yönetim kurulu kararının kötüye kullanma suretiyle, davacıya hiç çağrı yapılmadan alındığı barizdir. Davalı Şirket, böyle bir durumda elden dolaştırma yoluyla 4. Bent kapsamında toplantı yapıldığını, toplantı konusunu, gününü, saatini ve yerini Davacı ...'a bildirdiğini yazılı delil sunarak ispatlamakla yükümlüdür. Bu haklı nedenlerle, öncelikle 9.12.2016 Tarih ve 10 sayılı Yönetim kurulunun yok hükmünde olduğunun tespitine karar verilmesi gerekmektedir.Birleşen şirket ... san ve tic a.ş. yönetimkurulunca, 09.12.2016 gün ve 10 sayı ile alınan kararın, ttk. m. 192/1 ve 2. ve ttk. m 391. hükmü uyarınca batıl olduğunun tespiti talebimiz hakkında: Birleşen şirketin, 5.9.2016 tarihinde yapıları olağanüstü genel kurulunda alınan sermaye artırımı kararı, davacının rüçhan hakkı ve bilgi alma hakkı engellenerek karara bağlandığından dolayı, işbu dosyanın birleştirilmesini talep ettiğimiz İstanbul 4. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2016/1167 E Sayılı dosyasında iptali dava konusu edilmiştir. Bahis konusu 5.9.2016 Tarihli Olağanüstü genel kurulda sermaye artırım kararı alınmamış olsaydı, dava konusu 9.12.2016 tarih ve 10 sayılı yönetim kurulu kararı ile, TTK. m.156 hükmü dairesinde yönetim kurulu karar ile birleşme kararı alınması hukuken mümkün olamayacaktı. Çünkü sermaye artırımı kararından önce Davacı birleşen şirkette 4428.34 hisseye sahip, azlık pay sahibiydi.Davacının Birleşen şirketteki 4028.34 hissesi usulsüz ve kanuna aykırı şekilde eritildikten sonra, birleşilen Davalı Şirkette genel kurulda bilgi alma hakları engellenerek ortaklık çekilmez hale getirilmiştir. Esasen birleşme raporu ve birleşme sözleşmesinin kanuna uygun olup olmadığı,birleşen şirketin malvarlıklarının usulüne Uygun şekilde değerlemesinin yapılmadığı meçhul olduğu gibi bu durum pay sahibi Davacıdan gizlenerek haklarını kullanmasına da mani olunmuştur. Denkleştirme hesabının doğru yapılmadığı anlaşılmaktadır. Bu durumun mahkemece görevlendirilecek bilirkişiler tarafından incelenmesi, artırımı yapılarak bedelsiz dağıtılan sermayenin yeterli olup olmadığının da belirlenmesi zorunludur. Esasen Davalı Şirket'in, Davacının bilgi alma ve inceleme hakkını sürekli olarak engellediği hususu, Davacının özel denetçi atanması talebini kabul eden ve Davalı Şirket'e özel denetçi atayan, İstanbul 13. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2015/1006 E sayılı dosyasında 29.12.2016 tarihli kesin nitelikli kararıyla da sabittir, belgelidir.(a) Birleşen Şirketin, 09.12.2016 Tarih ve 10 karar sayı ile “Kolaylaştırılmış Birleşme ve Devir İşlemleri” konulu (1), (2) (3) (4) ve (5) nolu Yönetim Kurulu Kararının TTK.m380 hükmüne aykırı şekilde toplantı yapılmadan ve yönetim kurulu üyesi davacının bilgisi, iştiraki ve imzası olmadan alınması nedeniyle TTK, m 390/4 hükmü uyarınca yok hükmünde olduğunun tespitine karar verilmesi,(b) Mahkemeniz eğer, dava konusu yönetim kurulu kararının yoklukla malul olmadığı kanaatinde otursa, 09.12.2016 Tarih ve 10 karar sayı ile “Kolaylaştırılmış Birleşme ve Devir İşlemleri” konulu (1), (2) (3) (4) ve (5) nolu Birleşen Şirket Yönetim Kurulu Kararının, TTK. m. 192/t ve 2., TTK. m 391 madde Hükümleri özelinde kanuna, ana sözleşmeye ve özellikle dürüstlük kuralına aykırı olması ve bu çerçevede pay sahiplerinin özellikle vazgeçilmez nitelikteki haklarını ihlal etmesi nedeniyle batıl olduğunun tespitine karar verilmesi, Davalı ... Sanayi ve Ticaret A.Ş. (“Davalı Şirket”) 'in, 15.12.2016 tarihli olağanüstü genel kurul toplantısında karara bağlanan 3 nolu sermaye artırımına ilişin genel kurul kararının, kanuna, ana sözleşmeye ve özellikle dürüstlük kuralına aykırılıkları nedeniyle iptaline karar verilmesi, (a) Dava konusu edilen tüm kararların TTK. m 449 Uyarınca yürütülmesinin geri bırakılmasına karar verilmesini, (b) TTK. m 448 uyarınca dava açıldığının Davalı Şirket tarafından ilanına karar verilmesini, yargılama giderleri ve lehlerine takdir edilecek vekalet ücretinin karşı tarafa yüklenmesine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; ... san ve tic. a.ş. ve hirleşen ... sanayi ve ticaret a.ş.; ...nin kurulduğu 1972 yılında temeli atılan ... Holding A.Ş., 1996 yılı “strateji tespiti, kontrol, koordinasyon, geliştirme ve yönlendirme” çalı: halarını yapmak amacıyla, iştiraklerini aynı çatı altında toplayarak Türkiye'de yarattığı ilklerle tanınan, eğitim, taşımacılık, sağlık, enerji, sanayı ve inşa, organik tarım, sigortacılık alanlarında gerçekleştirdikleriyle önemli başarılara imza atan, Türkiye'nin en köklü ve başarılı kuruluşları arasına adını yazmayı başaran “...” markası altında kırk yılı aşkın süredir iki yüz binden fazlı ezun veren ... Eğitim Kurumları, ve eğitim sektöründeki deneyimleriyle 201 ; 015 Akademik Yılı'nda eğitim öğretime başlayan ... Üniversitesi ile, ve 198 "b e Türkiye'de ilk kargo şirketi olan ... Kargo gibi dünya markası olan çok : yıda şirketi kapsayan yatırımlar zincirinin odağında yer alan ve çatısı altın ki tüm şirketlerle farklı alanlarda ülke ekonomisine katkı sağlamaya devam edel | diğer yandan topluma yararlı sosyal sorumluluk projelerini de desteklemeye devam eden bir ... HOLDİNG A.Ş. kuruluşudur. Davacının Genel Kurul Kararının yürütülmesinin durdurulmasına ilişkin ihtiyati tedbir kararı talebinin reddine, davalı müvekkilimiz şirketin iş bu dava sebebiyle uğrayacağı zararların tazminini talep hakkımız yanında tüm talep ve dava haklarımız saklı kalmak kaydıyla ;a)Davacının T.T.K. Md. 448/3 uyarınca Mahkemenin uygur) göreceği miktarda davacının nakdi teminat göstermesine,b)Haksız ve yersiz davanın usulden reddine,c)Dayanaksız iddialarla açılmış olan davanın esastan reddine, Yargılama masrafı ile takdir edilecek Avukatlık ücretinin de davacı tarafa yüklenmesine karar verilmesini talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARININ ÖZETİ: İlk Derece Mahkemesi 30/09/2021 tarih ve 2017/141 Esas - 2021/777 Karar sayılı kararı ile; " Dava; TTK'nun 445. maddesi gereğince Anonim Şirket Genel Kurul Kararlarının iptali istemine ilişkindir. Taraf vekilllerince davaya ilişkin tüm delilleri belge ve dayanakları ile birlikte dosyaya sunulmuş,İstanbul Ticaret İl Müdürlüğü cevabi yazısı, İstanbul 4.ATM nin 2016/1167 E.sayılı dosyası celp edilmiştir. Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde, açılan dava TTK 445 mad'ne göre genel kurul kararlarının iptali davasıdır. Davalı ... Paz.San ve Tic.A.Ş. davaya konu edilen ... Paz.San ve Tic.A.Ş. 'nin 09/12/2016 tarihli yönetim kurulu kararı ile tasfiyesiz infisah ve birleşme gerçekleştiğinden ve bu karar İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğü'nün 21/12/2016 tarihinde tescil edilmiş olduğundan birleşme sonucu açılan davada birleşilen şirket ... San.ve Tic.A.Ş. 'nin davalı sıfatına haiz olması nedeniyle yapılan husumet itirazının reddine karar vermek gerekmiştir. Davanın esasına girilecek olursa her ne kadar ayrı genel kurul kararları olması nedeniyle iş bu dava İstanbul 4.ATM'nin 2016/1167 E.sayılı dosyası ile birleştirilmemiş ise de her iki davanın temelde birebir birbirini etkilediği ve İstanbul 4.ATM 'de verilen kararın iş bu davada verilecek olan hükmün dayanağını teşkil ettiği tartışmasızdır.Çünkü birleşen şirket ... San.ve Tic.A.Ş. 'nin 05/09/2016 tarihli genel kurul toplantısında sermaye arttırımı nedeniyle esas sözleşmenin tadiline karar vermesi, sermaye arttırımı nedeniyle şirket hisselerinin % 99 oranındaki kısmına davalı ... İnş.Paz.San.ve Tic.A.Ş.'nin sahip olması nedeniyle Birleşen şirket ... İnş.A.Ş. 'nin TTK 155 mad.uyarınca kolaylaştırılmış Birleşme hükümlerini yürürlüğe koyabildiği ve yine yapılan sermaye arttırımı dayanak alınarak davalı ... İnş.Paz.San ve Tic..AŞ.'nin de 15/12/2016 tarihli Olağanüstü genel kurul toplantısında 2.sermaye arttırımı kararı alabildiği ve netice olarak davaların zincirleme olarak birbirine bağlı olduğu anlaşılmaktadır.Bu nedenle öncelikle İstanbul 4.ATM'nin 2016/1167 E - 2018/684 K.sayılı ve 16/02/2021 tarihinde kesinleşen ilamı incelendiğinde birleşme öncesi ... A.Ş.'nin vermiş olduğu sermaye avansları kullanılarak yapılan arttırım dış kaynaklardan sermaye arttırımı niteliğinde olduğu, ... A.Ş.'nin esas sözleşmesinin sermaye maddesinin değiştirilmesi ile kısa yoldan sermaye arttırımına gidilmek istendiği, kısa yoldan sermaye arttırımında da pay sahiplerinin rüçhan haklarının bulunduğu,... A.Ş.'de rüçhan haklarının kullanımı için yapılan ilanların açıklık içermediği,rüçhan haklarını sınırlayan veya kaldıran sermaye arttırım kararlarının iptal edilmesi gerektiği vurgulanarak birleşen ... İnş.Paz.San ve Tic.A.Ş.'nin 05/09/2016 tarihli genel kurul toplantısında alınan 2 no'lu sermaye artırım kararının iptaline karar verilmiştir.Kesinleşen bu mahkeme kararı dayanak alındığında ... İnş.A.Ş.'nin 09/12/2016 tarihli 10 no'lu yönetim kurulu kararları,sermaye arttırımı iptal edildiğinden ve bunun neticesinde ... İnş.A.Ş. 'nin % 99 hisseye sahip olduğu söylenemeyeceğinden TTK 155 mad.kapsamında kolaylaştırılmış birleşme yoluna başvurulması mümkün olmayıp TTK 391 mad.uyarınca pay sahiplerinin vazgeçilmez haklarını ihlal eden ve sermayenin korunması ilkesini gözetmeyen yönetim kurulu kararlarının batıl olduğunun tespitine karar vermek gerekmiş ayrıca Birleşilen ... A.Ş. her ne kadar 15/12/2016 tarihli Olağanüstü genel kurul toplantısında 3 no'lu kararla TTK 155/2 mad.kapsamında yapılan birleşme nedeniyle şirket sermayesinin arttırılmasına karar verilmiş ise de alınan yönetim kurulu kararının batıl olması ve TTK 155/2 mad.kapsamında kolaylaştırılmış birleşme hükümlerinin uygulanmasının hukuken mümkün olmaması nedeniyle Olağanüstü genel kurul toplantısında alınan 3 no'lu sermaye arttırımına ilişkin kararın iptaline karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. " gerekçeleri ile; " Davanın KABULÜNE, Davacı birleşen şirket ... İnş.Paz.San ve Tic.A.Ş. Yönetim kurulunun 09/12/2016 tarih ve 10 Karar sayılı "Kolaylaştırılmış birleşme ve devir işlemleri " başlıklı 1,2,3,4 ve 5 Nolu Yönetim Kurulu Kararlarının Batıl olduğunun TESPİTİNE, Usule aykırı birleşme kararı dayanak alınarak verilen davalı ... Paz.San.ve Tic.A.Ş. 'nin 15/12/2016 tarihli Olağanüstü Genel Kurul Toplantısında alınan 3 nolu Sermaye artırım kararının İPTALİNE, " karar verilmiş ve verilen karara karşı, davalı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.

İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; Davanın basit yargılama usulüne tabi olmasına rağmen usule uygun yargılama yapılmadığını, yerel mahkemece savunmalarının, delillerinin, sunulan uzman görüşünün diğer beyanlarının irdelenmeden ve incelenmeden yalnızca ve doğrudan İstanbul 4. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 24/05/2018 tarih, 2016/1167 esas ve 2018/684 karar sayılı ilamının dikkate alınarak karar verildiğini, taraflar bilirkişi incelemesine dayanmasına rağmen Mahkemece bilirkişi incelemesi yaptırılmadığını, birleşme işlemlerinin usul ve yasaya uygun olduğunu, TTK'nın 134 ila 158 maddeleri usul ve esaslara uygun olduğunu, davacının bu birleşmeden zarar görmediğini, İstanbul 4. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 24/05/2018 tarih, 2016/1167 esas ve 2018/684 karar sayılı ilamın iş bu hükmün dayanağını teşkil etmediğini, davacı tarafından yönetim kurulu kararının yokluğu ve butlanı taleplerini TTK'nın 390/4 ve 391 maddelerine dayandırdığını, ancak Mahkemece dava konusu yönetim kurulu kararına yabancı İstanbul 4. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 24/05/2018 tarih, 2016/1167 esas ve 2018/684 karar sayılı ilamını dikkate alarak karar verdiğini, sermaye arttırımının tescilinden sonra iptal edilmesinin ara dönemde gerçekleşen birleşme işlemini kendiliğinden hükümsüz kılmadığını, HMK'nın 108/3, inşai hükümlerin, kanunda aksi belirtilmedikçe ileriye yönelik etki doğuracağını öngördüğü, TTK'da ise bu yönde özel bir düzenleme bulunmadığını, bu itibarla genel kurul kararlarının iptalinin geriye etkisinin “toptan ve mutlak" şekilde kabulünü gerektirecek bir hukuki gerekçe olmadığını, iptat edilebilir. genel kurul kararları, mahkeme tarafından verilecek bir iptal kararının kesinleşmesine kadar geçerli olup, sonuçlarını doğuracağını, öğreti ve içtihatta, genel kurul kararlarının iptalinin, (i) ortaklık içi ilişkileri aşan durumlarda üçüncü kişilerin menfaatlerinin ve işlem güvenliğinin korunması için, yahut (ii) geriye etkinin uygulanmasının çok güçleştiği durumlardan ileriye etkili olması kabul edilmekte olduğunu, Sermaye artırımları bağlamında da iptal kararının geriye etkili uygulamanın imkansızlaştığı veya üçüncü kişilerin işlem güvenliğinin korunması gereken hâllerde, iptalin ileriye etkili olacak şekilde uygulanması gerektiği, (bkz. Uzman Raporu, s. 15). Nitekim sermaye artırımının, ortaklık içi ilişkilerin ötesine geçen ve üçüncü kişilerin (örn. şirket alacaklıların ve ihraç olunan yeni payların müktesipleri) menfaatlerini doğrudan ilgilendiren özellikleri sebebiyle, kanun koyucu işlem güvenliğini öncelemekte ve TTK m. 456/4 hükmünde, ortaklığın kuruluşunda fesih davasını düzenleyen TTK m. 353'ün tüm sermaye artırımı türlerine kıyasen uygulanacağı öngörüldüğünü, sermaye artırımı ile iptal kararı arasındaki dönemde gerçekleştirilen birleşme işlemi de, iptal kararının ileriye etkili olmasını gerekli kılan istisnalardan biri olduğunu, zira birleşme neticesinde tasfiyesiz şekilde infisah olan ... ve devralan ... AŞ'nin malvarlıkları iç içe geçmiştir; sicilden terkin edilmiş bir şirket bakımından malvarlığı unsurlarının ayrıştırılması mümkün olmadığını, daha önemlisi işleminin geçerliliğine güvenen üçüncü kişilerin haklı güveninin korunması gerektiği, aksi halde tescil edilmiş olan birleşme işlemine güvenen (birleşme öncesinde borca batık olan) ... AŞ'nin alacaklılarının durumu, ellerinde olmayan bir sebeple kötüleşeceğini, kaldı ki ticaret ortaklıklarının yeniden yapılandırılmasını düzenleyen TTK'nın 134 ilâ 193. maddeleri çerçevesinde yeniden yapılandırma işlemlerinin ayakta tutulması prensibi benimsendiğini, yeniden yapılandırma işlemlerinin karmaşık yapısı ve geniş bir menfaat sahipleri çevresini doğrudan etkilemesi sebebiyle, sermaye artırımının iptalinin ara dönemdeki birleşme işlemini de geçersiz kılacağının iddia edilmesi kanun koyucunun açık iradesine de ters düşeceğini, Mahkemece haklı, makul veya mazur bir gerekçe ortaya konulmadan her iki davanın temelde birebir birbirini etkilememesi ve İstanbul 4. Asliye Ticaret Mahkemesi tarafından verilen kararın iş bu davada verilecek hükmün dayanağını teşkil etmemesine rağmen Mahkemece asinin kabulünün doğru olmadığını, Yerel Mahkeme, 2016/1167 E. Sayılı davada verilen kararın geçmişe etkili olduğunu kabul ederek, işbu davayı tamamen söz konusu kararın üzerine inşa ettiğini ve başkaca bir hukuki gerekçeye ihtiyaç duymaksızın birleşmenin hükümsüzlüğüne karar verdiğini, oysa Mahkeme'nin, sermayenin artırılmasının iptali kararını geçmişe etkili kabul ettikten sonra, “birleşme işleminin TTK m. 155 ve 192 hükümleri karşısında geçerli olup olmadığını incelemesi” gerekirdi. Zira birleşmenin hükümsüzlüğü, buna özgü hükümsüzlük hallerini düzenleyen kurallara göre çözümlenmesi gerektiğini, somut uyuşmazlıkta Mahkeme'nin dayandığı maddi olgu da, esasında sermaye artırımının iptali sebebiyle birleşmenin TTK m. 155'e aykırılığı iddiası olduğunu, ancak, Mahkeme'nin söz konusu incelemeyi yapmak yerine, hatalı olarak ve yalnızca davacı'nın talebi doğrultusunda TTK m. 391 uyarınca bir inceleme gerçekleştirdiğini, Kaldı ki Mahkeme'nin TTK m. 391 tahtındaki tespit ve değerlendirmeleri de ne yazık ki isabetsiz olduğunu, zira Mahkeme, birleşme konulu yönetim kurulu kararının hem “vazgeçilmez pay sahipliği hakkını” hem de “sermayenin korunması ilkesini” ihlal ettiğini ileri sürerek bâtıl addettiğini, ne var ki uyuşmazlık TTK m.391 açısından incelendiğinde, birleşme konulu yönetim kurulu kararının hangi vazgeçilmez hakkı ne şekilde ihlal ettiği de ortaya koyulmadığını, yerel Mahkeme'nin ihlal edildiğini düşündüğü hak, iptaline karar verilmiş olan sermaye artırımındaki rüçhan hakkı ise, bu hak “vazgeçilmez” olmadığı gibi, birleşme kararının rüçhan hakkını ihlal etmesi de mümkün olmadığını, bu kabul, birleşme işleminin doğasına aykırı olduğunu, bu hususta ayrıntılı açıklamaya cevap dilekçelerinde yer verdiklerini, diğer taraftan aynı tespiti “sermayenin korunması ilkesi” açısından yapmanın da mümkün olduğunu, zira birleşme, sermaye azaltımı ve bölünmenin aksine, sermayenin korunması ilkesini zedeleyebilecek nitelikte bir işlem türü olmadığını, İstinaf eden müvekkili davalı şirketin birleşme sonrasında yapılmış olan genel kurul toplantılarına davacının bizzat katılıp, hiçbir çekince koymadan da toplantıya katılanlar listelerini imzaladığını, Yerel Mahkeme şayet bir inceleme yapsaydı bunu da pek ala göreceğini, Netice itibarıyla yerel Mahkemenin istinaf ettikleri kararı, usul ve esasa uygun bir karar olmadığı gibi işin pratiğine de uygun olmayan hakkaniyetli bir karar olmadığını, Yukarıda ve dosyada mübrez dilekçelerinde arz ve izah edilen nedenlerle ve resen dikkate alınacak nedenlerle İstanbul 7. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 30/09/2021 tarih, 2017/141 Esas - 2021/777 Karar sayılı kararına ilişkin istinaf sebeplerinin kabulü ile kararın kaldırılmasına, yargılamanın yeniden görülmesi için dosyanın iadesine, davanın reddine, yargılama gideri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.

İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ: HMK'nın 355. maddesine göre istinaf incelemesi; istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırılık görüldüğü takdirde ise resen gözetilmek suretiyle yapılmıştır. Dava; davalı birleşen şirketin 09/12/2016 tarih ve 10 karar sayılı yönetim kurulu kararlarının yoklukla malul olduğunun tespitine, bunun kabul görmemesi halinde mutlak butlan ile malul olduğunun tespitine ve davalı şirketin 15/12/2016 tarihli olağanüstü genel kurul toplantısında sermaye arttırımına ilişkin 3 nolu kararın iptaline karar verilmesi talebine ilişkindir. Mahkemece yapılan yargılama sonucunda davanın kabulüne karar verilmiş, verilen karara karşı davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur. Davacı vekili, davalı ... San. ve Tic A,Ş. ile birleşen ... Sanayi ve Ticaret A.Ş.nin grup şirketler olduğunu, davacının her iki şirkette pay sahibi olduğunu, davacı ile söz konusu diğer şirketlerin ortaklarından kardeşleri arasında husumet bulunduğu ve bu sebeple kardeşlerinin davacıyı zarara uğratmak için eylemlerde bulunduklarını, bu kapsamda davalı ... San. ve Tic A,Ş.nin birleşen şirkette payı bulunmamasına rağmen %1 hisse devir alarak ortak durumuna getirildiğini, daha sonra bu şirket tarafından birleşen şirkete farklı tarihlerde bankadan açıklamasız olarak para gönderildiğini ve birleşen şirketin borçlandırıldığını, daha sonra birleşen şirketin 05/09/2016 tarihli genel kurulunda sermaye arttırımı kararı alınarak ... San. ve Tic A,Ş.nin % 99 hisse sahibi konumun getirildiğini ve davacının paylarının azaltıldığını, bu sermaye artırımına ilişkin İstanbul 4. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2016/1167 esas sayılı dosyasında iptal davası açıldığını, daha sonra birleşen şirketin 09/12/2016 tarih ve 10 karar sayılı yönetim kurulu kararı ile ... San. ve Tic A,Ş.ye devir edilmek ve tasfiyesiz infisah suretiyle birleştirilmesine karar verildiğini, alınan kararın yönetim kurulu toplantısı yapılmadan ve davacıya çağrı ve öneri yapılmadığından yok hükmünde olduğunu, bunun kabul görmemesi halinde kararın TTK'nın 191/1-2 ve 391 maddeleri uyarınca batıl olduğunu, ayrıca davalı şirketin 15/12/2016 tarihli olağanüstü genel kurul toplantısında sermaye arttırımına ilişkin 3 nolu kararının ana sözleşmeye, kanuna ve dürüstlük kuralına aykırı olduğun, davacıya bilgi alma ve inceleme hakkının kullandırılmadığını, bu nedenlerle davalı birleşen şirketin 09/12/2016 tarih ve 10 karar sayılı yönetim kurulu kararlarının yoklukla malul olduğunun tespitine, bunun kabul görmemesi halinde mutlak butlan ile malul olduğunun tespitine ve davalı şirketin 15/12/2016 tarihli olağanüstü genel kurul toplantısında sermaye arttırımına ilişkin 3 nolu kararın iptaline karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili, birleşen ... Sanayi ve Ticaret A.Ş.nin sunulan mali müşavir raporuna göre sermayesinin karşılıksız kaldığını ve ... Holdinge olan borç ve faiz yükünün artması sebebiyle davalı ... San. ve Tic A,Ş.'nden sermaye avansı aldığını ve borcunu ödediğini ve bu sebeple yarar sağladığını, 15/12/2016 tarihli olağanüstü genel kurul toplantısına ilişkin davacının bilgi alma ve inceleme hakkının engellenmediğini, birleşilen şirkette gerçekleştirilen sermaye arttırımı neticesinde ortaya çıkan yeni hisselerin birleşme işlemi gereğince hesaplanan değişim oranı uyarınca birleşmeye katılan şirketlerin pay sahiplerine verildiğini, sermaye arttırımı sonucunda davacının iddia ettiği gibi zararının olmadığını, birleşen şirketin 09/12/2016 tarih ve 10 karar sayılı yönetim kurulu karar önerisinin davacıya iki kez mail ile gönderildiğini, TTK'nın 390/4 maddesi uyarınca usul ve yasaya uygun olarak karar alındığını, TTK'nın 391. maddesindeki koşulların gerçekleşmediğini ve davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. TTK'nın 390/1. maddesi” Esas sözleşmede aksine ağırlaştırıcı bir hüküm bulunmadığı takdirde, yönetim kurulu üye tam sayısının çoğunluğu ile toplanır ve kararlarını toplantıda hazır bulunan üyelerin çoğunluğu ile alır. Bu kural yönetim kurulunun elektronik ortamda yapılması hâlinde de uygulanır.” hükmünü, Aynı Yasanın 390/4 maddesi ise “Üyelerden hiçbiri toplantı yapılması isteminde bulunmadığı takdirde, yönetim kurulu kararları, kurul üyelerinden birinin belirli bir konuda yaptığı, karar şeklinde yazılmış önerisine, en az üye tam sayısının çoğunluğunun yazılı onayı alınmak suretiyle de verilebilir. Aynı önerinin tüm yönetim kurulu üyelerine yapılmış olması bu yolla alınacak kararın geçerlilik şartıdır. Onayların aynı kâğıtta bulunması şart değildir; ancak onay imzalarının bulunduğu kâğıtların tümünün yönetim kurulu karar defterine yapıştırılması veya kabul edenlerin imzalarını içeren bir karara dönüştürülüp karar defterine geçirilmesi kararın geçerliliği için gereklidir.” hükmünü içermektedir. Yönetim kurulunu toplantıya kural olarak başkan çağırır, diğer üyelerin yönetim kurulunu doğrudan doğruya toplantıya çağırma yetkisi olmamakla birlikte, TTK’nın 392/7 m. uyarınca her yönetim kurulu üyesi başkandan, yönetim kurulunu toplantıya çağırmasını yazılı olarak isteyebilir. Toplantı çağrısı herhangi bir şekle tabi değildir, önemli olan üyelerin toplantı hakkında bilgi sahibi olmalarıdır. Ancak çağrı şeklinin ispat edilebilir bir araca dayanması, örneğin telefonla, faksla, noter aracılığı veya elektronik posta yolu ile yapılması gerekir. Somut uyuşmazlıkta birleşen şirketin 09/12/2016 tarih ve 10 karar sayılı yönetim kurulu kararı TTK'nın 390/4 maddesi uyarınca toplantı yapılmadan elden ele dolaştırma yöntemi ile alınmış ve karar önerisi davacıya mail ile iki kez gönderilmiş ve karar üye tam sayısının çoğunluğu ile alınmıştır. Bu haliyle alınan karar usul yönünden TTK'nın 390/4 maddesine uygun olarak alınmıştır. TTK'nın 391. maddesi "(1) Yönetim kurulunun kararının batıl olduğunun tespiti mahkemeden istenebilir. Özellikle; a) Eşit işlem ilkesine aykırı olan, b) Anonim şirketin temel yapısına uymayan veya sermayenin korunması ilkesini gözetmeyen, c) Pay sahiplerinin, özellikle vazgeçilmez nitelikteki haklarını ihlal eden veya bunların kullanılmalarını kısıtlayan ya da güçleştiren, d) Diğer organların devredilemez yetkilerine giren ve bu yetkilerin devrine ilişkin, kararlar batıldır." hükmünü içermektedir. Söz konusu maddede sayılan butlan halleri sınırlayıcı değildir. Yine TBK'nın 27/1 maddesi uyarınca Kanunun emredici hükümlerine, ahlaka, kamu düzenine, kişilik haklarına aykırı veya konusu imkânsız olan sözleşmeler kesin olarak hükümsüzdür. TTK'nın Sermaye Şirketlerinin Kolaylaştırılmış Şekilde Birleşmesi a) Uygulama Alanı" başlıklı 155/2 maddesi "Devralan sermaye şirketi, devrolunan sermaye şirketinin tüm paylarına değil de oy hakkı veren paylarının en az yüzde doksanına sahipse, azınlıkta kalan pay sahipleri için; a) Devralan şirkette bu payların denk karşılığı olan paylar verilmesi şirket payları yanında, 141 inci maddeye göre, şirket paylarının gerçek değerinin tam dengi olan nakdî bir karşılık verilmesinin önerilmiş olması ve b) Birleşme dolayısıyla ek ödeme borcunun veya herhangi bir kişisel edim yükümlülüğünün yahut kişisel sorumluluğun doğmaması, hâlinde birleşme kolaylaştırılmış usulde gerçekleşebilir." hükmünü, TTK'nın 156/2 maddesi "Birleşmeye katılan ve 155 inci maddenin ikinci fıkrasında öngörülen şartlara uyan sermaye şirketleri, birleşme sözleşmesinde, sadece, 147 nci maddenin ikinci fıkrasının (a), (b) ve (f) ilâ (i) bentlerinde gösterilmiş bulunan kayıtlara yer verirler. Bu şirketler 147 nci maddede öngörülen birleşme raporunu düzenlemeye ve birleşme sözleşmesini 151 inci madde gereğince genel kurula sunmaya da zorunlu değildirler. 149 uncu maddede öngörülen inceleme hakkının, birleşmenin tescili için ticaret siciline yapılan başvurudan otuz gün önce sağlanmış olması gerekir." hükmünü, TTK'nın 192/1-2 maddesi "134 ilâ 190 ıncı maddelerin ihlali hâlinde, birleşme, bölünme ve tür değiştirme kararına olumlu oy vermemiş ve bunu tutanağa geçirmiş bulunan birleşmeye, bölünmeye veya tür değiştirmeye katılan şirketlerin ortakları; bu kararın Türkiye Ticaret Sicili Gazetesinde ilanından itibaren iki ay içinde iptal davası açabilirler. İlanın gerekmediği hâllerde süre tescil tarihinden başlar. (2) Kararın bir yönetim organı tarafından verilmesi hâlinde de bu dava açılabilir." hükmünü içermektedir. İstanbul 4. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 24/05/2018 tarih, 2016/1167 esas ve 2018/684 karar sayılı ilamı ile davalıyı % 99 hisse sahibi konumuna getiren birleşen şirketin 05/09/2016 tarihli sermaye arttırımına ilişkin kararın iptaline karar verildiği ve kararın istinaf incelemesinden geçerek 16/02/2021 tarihinde kesinleştiği görülmüştür. TTK'nın 155/2 maddesi uyarınca kolaylaştırılmış birleşme hükümlerinin uygulanabilmesi için zorunlu şartlardan biri de devralan sermaye şirketi, devrolunan sermaye şirketinin tüm paylarına değil de oy hakkı veren paylarının en az yüzde doksanına sahip olması gerekmektedir. İstanbul 4. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 24/05/2018 tarih, 2016/1167 esas ve 2018/684 karar sayılı ilamı ile davacıyı % 99 hisse sahibi konumuna getiren sermaye arttırımı kararı iptal edildiğinden ve genel kurul kararlarının iptaline ilişkin mahkeme kararları bozucu yenilik doğurucu nitelikte olup geçmişe etkiliği olduğundan ve ayrıca 155/2-a maddesinde belirtilen şartında yerine getirilmemesi sebebiyle kolaylaştırılmış birleşme şartları gerçekleşmemiş ve bu kısımda düzenlenen özel hükümlere aykırı olduğu anlaşılmıştır. Mahkemece bu yönde yapılan tespit yerinde ise de, özel olarak düzenlenen hükümlere aykırı olduğu gerekçesi ile yönetim kurulu kararlarının iptaline karar verilmesi gerekirken butlan şartları oluşmamasına rağmen batıl olduğuna ve 5 nolu karar olmamasına rağmen olmayan karar hakkında da hüküm kurulması isabetli olmamış, davalı vekilinin istinaf sebebi usulen kabul edilmiştir. TTK'nın 445/1 maddesine göre; 446 ncı maddede belirtilen kişiler, kanun veya esas sözleşme hükümlerine ve özellikle dürüstlük kuralına aykırı olan genel kurul kararları aleyhine, karar tarihinden itibaren üç ay içinde, şirket merkezinin bulunduğu yerdeki asliye ticaret mahkemesinde iptal davası açabilirler. Yine TTK'nın 446. maddesinde; Toplantıda hazır bulunup da karara olumsuz oy veren ve bu muhalefetini tutanağa geçirten, toplantıda hazır bulunsun veya bulunmasın, olumsuz oy kullanmış olsun ya da olmasın; çağrının usulüne göre yapılmadığını, gündemin gereği gibi ilan edilmediğini, genel kurula katılma yetkisi bulunmayan kişilerin veya temsilcilerinin toplantıya katılıp oy kullandıklarını, genel kurula katılmasına ve oy kullanmasına haksız olarak izin verilmediğini ve yukarıda sayılan aykırılıkların genel kurul kararının alınmasında etkili olduğunu ileri süren pay sahipleri, Yönetim kurulu, kararların yerine getirilmesi, kişisel sorumluluğuna sebep olacaksa yönetim kurulu üyelerinden her birinin iptal davası açabileceği hüküm altına alınmıştır. Somut uyuşmazlıkta pay sahibi olan ve muhalefetini tutanağa geçiren davacının iş bu davayı açmakta aktif husumet ehliyeti bulunmaktadır. Yine karar tarihinden itibaren üç aylık hak düşürücü süre içerisinde iş bu dava açılmıştır. Davalı şirketin iptali talep edilen 15/12/2016 tarihli olağanüstü genel kurul toplantısının 3 nolu kararında TTK'nın 155/2 maddesine göre yapılan birleşme sebebiyle şirket sermayesi 445.000,00 TL arttırılarak 30.045.000,00 TL'ye çıkarılmış, arttırılan sermaye birleşen şirket ile birleşme nedeniyle arttırılmış ve birleşen şirketin ödenmiş sermayesinden karşılanmış ve ortakların payları belirtilmiş ve ana sözleşmenin 7. maddesi bu şekilde değiştirilmiştir. İptali talep edilen kararda TTK'nın 155/2 maddesine göre yapılan birleşme sebebiyle sermaye arttırımına gidildiğinden ve birleşme kararının mutlak butlan ile malul olması sebebiyle sermaye arttırımının da yasal dayanağı kalmadığından adı geçen kararın iptaline karar verilmesi isabetli olup, davalı vekilinin aksi yöndeki istinaf sebebi yerinde görülmemiştir. Davalı vekili tarafından dosyaya sunulan uzman görüşü dikkate alınmadan karar verilmesi ve bilirkişi incelemesi yaptırılmaması sebebiyle kararın usul ve yasaya aykırı olduğu ileri sürülmektedir. Ancak HMK'nın 266/1 maddesi uyarınca Mahkemece, çözümü hukuk dışında, özel veya teknik bilgiyi gerektiren hâllerde, taraflardan birinin talebi üzerine yahut kendiliğinden, bilirkişinin oy ve görüşünün alınmasına karar verilebileceği, davalı vekilinin dayandığı içtihatta da belirtildiği gibi özel ve teknik bilgiyi gerektiren konularda tarafların sunduğu uzman görüşünün değerlendirileceği, dava konusu uyuşmazlığın ise özel ve teknik bir bilgi gerektirmediği, doktrin ve içtihatlardan yararlanmak suretiyle yasal mevzuat çerçevesinde hakimlik mesleğinin gerektirdiği hukuki bilgi ile çözümlenmesi mümkün olduğundan davalı vekilinin bu yöndeki istinaf sebebi de yerinde görülmemiştir. Açıklanan nedenlerle; davalının istinaf başvurusunun usulen kabulü ile, ilk derece mahkemesi kararının HMK'nın 353/1-b2 maddesi uyarınca kaldırılmasına, yeniden yargılama yapılması gerekmediğinden Dairemizce yeniden hüküm kurulmasına karar verilmesi gerektiği kanaatine varılmış ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.

HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davalının istinaf başvurusunun USULEN KABULÜ ile; İstanbul 7. Asliye Ticaret Mahkemesi' nin 30/09/2021 tarih ve 2017/141 Esas - 2021/777 Karar sayılı kararının HMK'nın 353/1-b2 maddesi gereğince KALDIRILMASINA ve Dairemizce yeniden esas hakkında hüküm kurularak; 2-Davanın KABULÜ İLE; -Davacı birleşen şirket ... İnş. Paz. San. ve Tic. A.Ş. Yönetim Kurulunun 09/12/2016 tarih ve 10 Karar sayılı "Kolaylaştırılmış Birleşme ve Devir İşlemleri " başlıklı 1,2,3 ve 4 nolu Yönetim Kurulu Kararlarının İPTALİNE, -Usule aykırı birleşme kararı dayanak alınarak verilen davalı ... Paz. San. ve Tic. A.Ş. 'nin 15/12/2016 tarihli Olağanüstü Genel Kurul Toplantısında alınan 3 nolu sermaye artırım kararının İPTALİNE,

İLK DERECE MAHKEMESİ YÖNÜNDEN: 3-Dairemiz karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Tarifesi gereğince alınması gereken 427,60 TL maktu karar harcından, davacı tarafından peşin olarak yatırılan 31,40 TL harcın mahsubu ile bakiye 396,2‬0 TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına, 4-Dairemiz karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Ücret Tarifesi uyarınca takdir edilen 17.900,00 TL maktu vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, 5-İlk derece mahkemesinde yapılan yargılama sırasında davacı tarafından sarf edildiği anlaşılan toplam 211,00 TL'nin ( 31,40 TL BVH, 4,60 TL VH, 31,40 TL Peşin Harç, 143,60TL tebliğler ) yargılama giderinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, 6-Artan gider avansı bulunduğu takdirde karar kesinleştiğinde avansı yatıran ilgili tarafa iadesine,

İSTİNAF YÖNÜNDEN: 7-Harçlar Kanunu gereğince istinaf eden davalı tarafından yatırılan istinaf kanun yoluna başvurma harcının hazineye gelir kaydına, istinaf karar harcının talep halinde davalıya iadesine, 8-Davalı tarafından istinaf aşamasında sarf edilen 162,10 TL istinaf kanun yoluna başvurma harcı ile 61,50 TL posta/ tebligat gideri olmak üzere; toplam 223,6‬0 TL' nin davacıdan tahsili ile davalıya verilmesine, 9-Artan gider avansı bulunduğu takdirde karar kesinleştiğinde avansı yatıran ilgili tarafa iadesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK'nın 361/1. maddesi gereğince kararın taraflara tebliğ tarihinden itibaren iki haftalık yasal süre içerisinde Yargıtay temyiz yasa yolu açık olmak üzere 02/05/2024 tarihinde oy birliği ile karar verildi.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

iptalinesürülentespitineKurulukaldırılmasına(YönetimtaraflarınŞirketYokluklaMalulKararınınİptaliözetiistinafkabulüneİstemli)derecesebeplerininistanbuldeğerlendirilmesiButlanlayönündensavunmasınınsebeplerimahkemesininOlduğununKurulGenelkararınınTicariMutlakTespiti,usulenileriveyakabulüdosyahükümiddianumarasımahkemesiholding

Kaynak: karar_bam

Taranan Tarih: 25.01.2026 18:43:41

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim