SoorglaÜcretsiz Dene

İstanbul BAM 13. HD 2021/2207 E. 2024/755 K.

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi

Daire / Kategori

bam

Esas No

2021/2207

Karar No

2024/755

Karar Tarihi

2 Mayıs 2024

T.C.

İSTANBUL

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

13. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO: 2021/2207

KARAR NO: 2024/755

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I

İNCELENEN KARARI VEREN

MAHKEME: İSTANBUL ANADOLU 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ: 21/09/2021

DOSYA NUMARASI: 2020/369 Esas - 2021/920 Karar

DAVA: Sigorta (Kaza Sigortası Kaynaklı)

KARAR TARİHİ: 02/05/2024

İlk Derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen karara karşı davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dava dosyası incelendi:

TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMASININ ÖZETİ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin, bünyesinde bulunan ... plakalı beton pompasını kırılma risklerine karşı, davalı şirkete ... poliçe numarası ile 13.03.2019-13.03.2020 tarihleri arasını kapsayacak şekilde sigortalatıldığını, ... plakalı araç ilgili poliçe ile koruma altında iken 25.01.2020 tarihinde beton pompasının yağ akıttığı ve sesli çalıştığının fark edilmesi üzerine derhal yetkili servisin arandığını, yetkili servisçe yapılan incelemede ana pompada kırıkların mevcut olduğunun tespit edildiğini, kırılmadan oluşan hasar ... Tic. Ltd. Şti'de müvekkil tarafından toplam 313.196,55 TL bedelle giderildiğini, hasar bedelinin tazmini için ... hasar numarası ile davalıya başvurulduğunda sigorta şirketi hasar bedelinde kesintilere giderek, müvekkil şirkete 10.03.2020 ibraname gönderdiğini, sigortacılık uygulamalarında; hasar dosyası incelendikten sonra ödemenin onaylanması halinde ibraname sigorta şirketi tarafından sigortalıya gönderildiğini, somut olayda da müvekkilin dosyası incelenip onaylandıktan sonra müvekkile ibraname gönderildiğini, müvekkil şirket ilgili ibranameyi imzalayıp 13.03.2020 tarihinde davalı sigorta acentesine gönderdikten sonra, davalı sigorta şirketi güncel faaliyet belgesi ve operatör belgesi talep ettiğini, faaliyet belgelerinin davalı sigorta acentesine 18.03.2020 tarihinde gönderilmesinden sonra, cevaben 27.03.2020 tarihinde dosyanın incelemesinin tamamlandığını, Operatör belgesi beklenmektedir iletildiğinde dosya sonuçlanacaktır. Mailinin taraflarına iletilmiş olduğunu, 28.03.2020 tarihinde talep edilen belgenin acenteye gönderilmesinden sonra ise davalı sigorta acentesinden "08.04.2020 tarihinde ödeme yapılacaktır. " taahüdünü içerir mail gelmiş olduğunu, her ne kadar davalı 08.04.2020 tarihinde hasara ilişkin ödeme yapılacağı taahhüdünde bulunmuşsa da herhangi bir ödeme gerçekleştirmediğini, bunun üzerine müvekkil Bakırköy ... Noterliği'nin ... Yevmiye Numaralı 28.04.2020 tarihli ihtarnamesi ile davalı ve acentesine başvurulmuşsa da somut bir sonuç alamadığını, sonrasında müvekkil ... Numaralı Başvuru ile davalı aleyhine arabuluculuk başvurusunda bulunmuşsa da müvekkilin tüm çabaları sonuçsuz kaldığını, davalı sigorta şirketi basiretli bir tacir olarak dosyayı inceleyip ödeme taahhüdünde bulunduktan sonra ilgili ödemeyi yapmaktan kaçındığını, davalı taraf taahhüdün kendi bilgisi dışında acentenin kusurlu davranışıyla verildiğini iddia ve ispat etmesi halinde Mahkemeden; Yargıtay 17. Hukuk Dairesi'nin 2016/1488E. Ve 2019/1955 K. Numaralı kararında (EK:13) yer alan "Acente, adına işlem yürüttüğü tacir nam ve hesabına sözleşme tanzim ettiğinden, düzenlediği sözleşmeler bakımından sorumluluk altına girmez. Bu yüzden, acenteye karşı kural olarak doğrudan dava açılamaz ise de, acentenin şahsi kusuruna dayanılması durumunda istisnai olarak acente aleyhine de dava açılması mümkündür. " hükmü uyarınca sigorta şirketi ve acente arasında zorunlu dava arkadaşlığı doğma ihtimali olduğundan davalı acentesi ... A.Ş'nin davaya davalı olarak taraf eklenmesini talep etme haklarının saklı olduğunu da beyan ettiğini, davalı inceleyip onayladığını yazılı olarak beyan ettiği hasar dosyasına ilişkin taahhüt ettiği tazminat ödemesini halen yerine getirmediğinden dolayı, taraflarından 216.442,65 TL hasar tazminini talep etme zorunluluğu hasıl olduğunu bildirmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı tarafın maliki olduğu ... plakalı beton pompasının 25.01.2020 tarihinde meydana gelen olay sebebiyle oluşan hasarın onarım maliyeti olan 216.442,65 TL'nin müvekkil şirket nezdindeki ... nolu Makine Kırılması Sigorta poliçesinden tazminini talep ettiğini, davacının davasını müvekkil şirkete yöneltmesinin dayanağı olan ... nolu Makine Kırılması Sigorta Poliçesi olduğunu, müvekkil şirketin sözkonusu poliçe sebebiyle sorumluluğunun doğup doğmayacağı, sorumluluğu doğuyor ise sorumluluk sınırı, Poliçe genel ve özel şartları, poliçeye ek madde ve klozlar ile poliçe teminat miktarı ile sınırlı olarak belirlendiğini, dava konusu hasarın müvekkil şirket nezdindeki makine kırılması sigorta poliçesi teminat kapsamında olmadığını, sigortalı iş makinesi beton pompası olduğunu, iş makinası operatörü ...'ın sevk ve idaresinde inşaat alanında beton basımı yapılırken bir anda basım işleminin durduğu ve operatörün incelemesi sonucu yere yağ aktığının tespit edildiğini, sigortalı iş makinesi beton pompası üzerinde yapılan Hasar Ekspertiz İncelemesi sonucunda; ... plakalı ... marka kamyon üzerinde bulunan ... marka beton pompasında, beton basma sırasında meydana gelen hidrolik pompa arızası sonucu tüm piston ve borularda betonun donması sonucu hasar meydana geldiğini, beton pompalarında motora bağlı olarak çalışan ve gücünü kamyonun dizel motorundan alan hidrolik pompaların hidrolik güç üreterek beton basan silindirlere hareket verdiğini, herhangi bir şekilde hidrolik pompalarda arıza meydana gelirse pistonlar hareketsiz kaldığını ve basılan beton hareketsiz şekilde silindirlerde, borularda ve depolarda donarak hasara sebebiyet verdiğini, operatör bu gibi durumları göz önüne alarak makineyi usulüne uygun çalıştırmak zorunda olduğunu, dava konusu zararın iş makinesi operatörü ... hatası sebebiyle meydana geldiğini, davacı sigortalı tarafından müvekkil şirkete ibraz edilen ekteki İş makinesi operatörü ... ait "Kurs Bitirme Belgesi"operatör belgesi yerine geçmediğinden dava konusu zararın poliçe teminat kapsamında olmadığı belirlendiğini ve poliçede yer alan özel şart ve hüküm gereğince davacı tarafa tazminat ödemesi yapmak mümkün olmadığını, ekte sundukları Milli Eğitim Bakanlığı'nca Türkiye Sigorta Birliği'ne gönderilen "Yönerge hakkında" konulu 07.11.2018 tarihli bilgilendirme yazısına göre; KTK'nun 42.maddesi gereğince iş makinesi operatörlük belgeleri, Milli Eğitim Bakanlığı'ndan yetki alan kurumlar tarafından verildiğini, işleyiş ile ilgili mevzuat Milli Eğitim Bakanlığı'na bağlı Özel Öğretim Kurumları Genel Müdürlüğü tarafından yürütüldüğünü, bu bağlamda "İş Makineleri Sürücü Eğitim Kursları ile ilgili Yönerge" gereğince yapılan sınavlarda başarılı olanlara verilen operatörlük belgesi dışında alınmış olan (Başarı belgesi , kurs bitirme belgesi vb.) belgelerin hukuki geçerliliği bulunmadığını, davacı sigortalı tarafından müvekkil şirkete ibraz edilen İş makinesi operatörü ...'a ait "Kurs Bitirme Belgesi" , "İş Makineleri Sürücü Eğitim Kursları ile ilgili Yönergeye uygun olarak düzenlenen kursa katılım ve kurs sonunda yapılan sınavda başarılı olması sonucu alınmış bir İş Makinesi Kullanma Yetki Belgesi (OPERATÖRLÜK BELGESİ) olmadığını, kurs bitirme belgesinin Halk Eğitim Merkezi Müdürü , Meslek Lisesi Müdürü ve Genel Sekreteri tarafından imzalandığını, operatörlük belgesi için toplamda 60 saatlik bir eğitim (araç kullanma, araç başı uygulama ve teori eğitimi) alınması şartı olduğunu, kurs bitirme belgesine göre ise 40 saatlik eğitim alındığını, oysa ki belgenin İlçe Milli Eğitim Müdürü ve Kurs Müdürü 'nün imzasını taşıması gerektiğini ve belgede "2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 42 nci maddesi ve 5580 sayılı Özel Öğretim Kurumları Kanunu gereğince Millî Eğitim Bakanlığınca tespit edilen esaslara uygun olarak düzenlenen kursa katıldığını, kurs sonunda yapılan sınavda başarılı olmuş ve bu belgeyi almaya hak kazanmıştır" ibaresinin bulunması gerektiğini, dava konusu zararın talep dayanağı Makine Kırılması Sigorta Poliçesi'nin 2.sayfasında yer alan "EHLİYETLİ SÜRÜCÜLER ÖZEL ŞARTI" ve 3.sayfada yer alan "SÜRÜCÜ VE OPERATÖR BELGESİ KLOZU" gereğince teminat dışı olup müvekkil şirketin nezdindeki poliçe sebebiyle davacıya karşı herhangi bir zarar tazmin sorumluluğunun olmadığı ve davanın reddi gerektiğini, ibranamenin sigortalıya gönderilmesi işlemi müvekkil şirketin borç ikrarı ve ödeme taahhüdü olarak yorumlanamadığını, bu işlemin hasar dosyasının inceleme aşamasında yapılan hazırlık hareketlerinden olduğunu, hasar tedvir sürecinin bir gereği olduğunu, ibranamenin gönderilmesi işleminin tazmini talep edilen hasarın "poliçe teminat kapsamında olması" şartı ile hasar incelemesi tamamlandığında sigortalıya yapılacak ödemenin gecikmemesi için hasar inceleme sürecinde rutin olarak yapılan ve herhangi bir borç ikrarını ya da ödeme taahhüdünü içermeyen bir uygulama olduğunu, savunmalarımız saklı kalmak ve davayı kabul anlamına gelmemek kaydıyla izah edilen sebeplerle davacının faiz talep etmesine ve faiz türüne itiraz ettiğini bildirmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARININ ÖZETİ: İlk Derece Mahkemesi 21/09/2021 tarih ve 2020/369 Esas - 2021/920 Karar sayılı kararı ile; Dava hukuki niteliği itibariyle; hasar bedelinin sigorta poliçesi kapsamında davalı sigortacıdan tazmini talepli alacak davasıdır. Taraf teşkili sağlanmış, taraf delilleri toplanılmış, ... sayılı hasar dosyası celp edilmiş, konunun uzmanlık gerektirmesi nedeniyle dosya makine mühendisi ve sigortacı alanında uzman bilirkişi heyetine tevdi edilmiş, 25/03/2021 tarihli heyet raporunda özetle; Davalı ... A.Ş.nezdindeki ... Yenileme Nolu Makine Kırılması Sigortası Poliçesi incelendiğinde 13.3.2019 başlangıç tarihli, 13.3.2020 bitiş tarihli, sigortalı olarak ... Ltd. Şti. olduğu, 3400 posta kodu Esenyurt-İstanbul adresinin riziko adresi olduğu; poliçede kule ve vinç hareketli beton pompaları için 450.000 EURO; GLKHH-KNH-TERÖR için 450.000 EURO hareketli makine-deprem 450.000 EURO, sigorta teminatı bulunduğu, sigorta konusu hanesinde makine yaşı karşısında (D)3 Yaş ve üzeri açıklamasının yer aldığının görüldüğünü, poliçede beyan klozu, eksik sigorta klozu ve yeni ikame değeri bildirimi konusunda ihtar klozu, dövizli poliçe klozu, yenileme klozu, ithal makinalar için döviz ayarlama klozu, deprem teminat müşterek sigorta ve muafiyeti klozu bulunmadığı, eksik sigorta klozunda poliçe ve poliçe eklerinde belirtilen makinelerin sigorta bedelinin yeni ikame bedeline eşit olması gerektiğini, hasar anında bulunacak yeni ikame bedelinin sigorta bedelinden fazla bulunacak olursa bu fark nispetinde hasarı sigortalının karşılayacağı, eksik sigorta prensibinin uygulanacağının belirtildiğini, poliçede hareketli makineler geniş kasko teminatı bulunduğunu, bu teminata göre, Makine kırılması sigortası genel şartları saklı kalmak üzere, söz konusu poliçe ekindeki cetvelde yer alan makinelerde çarpma, çarpışma, raydan çıkma, devrilme, düşme yuvarlanma, toprak kayması, toprak çökmesi, kaya düşmesi, yangın , yıldırım, deprem, seylap çiğ sebepleri ile meydana gelecek hasarlar şantiye sınırları içerisinde olmak kaydı ite teminata dahil edildiği, 3.şahıslara verilecek hasarlar teminat dışı tutulduğu, poliçede ehliyetli sürücüler özel şartında, sigortalı makinelerin ilgili ehliyet sınıfını haiz “Ehliyetli Sürücüler” tarafından kullanılması halinde teminatın geçerli olacağının belirtildiği, sürücü ve operatör belgesi klozunda, iş makineleri ve müteharrik makinelerin Karayolları Trafik Kanununa göre gerekli sürücü ve operatör belgesine sahip olmayanlar tarafından kullanılması halinde teminatın geçerli olmayacağı ifade edildiği, poliçede Karayollarında seyir halindeyken meydana gelecek hasarların teminat dahilinde olduğu, bu şekilde oluşacak hasarlarda 10.000 EURO dan az olmamak üzere %10 tenzili muafiyet uygulanacağının yazılı olduğu, poliçede 10 yaşına kadar beton pompaların, 10 yaş dahil her bir hasarda 5.000 EURO dan az olmamak kaydıyla %10 Tenzili Muafiyet uygulanacağı, 10 Yaş üstündeki pompalar için yine 5.000 EURO dan az olmamak kaydıyla bu sefer %20 Tenzili muafiyet uygulanacağı açıklaması bulunduğu, poliçe ... marka 2016 model beton pompası ... Plakalı araçta 450.000 açıklaması yer aldığı, dosyaya sunulu 12.02.2020 tarihli ve ... nolu ekspertz raporunda; “25.01.2020 tarihinde ... plaka sayılı beton Pompasının Beylikdüzünde bulunan Demir İnşaatta beton döküm esnasında pompanın beton basmayı durduğunu, operatörün beton döküm esnasında yağ akıttığını gördüğünü, yetkili servis geldiğinde ana pompanın hasarlanmış olduğu tespitinin yapılmış olduğunu, söz konusu pompada 216.442,65 TL hasar meydana gelmiş olduğunu ve operatör hatası olduğu” tespit edildiği, dava konusu Beton Pompa operatörünün E sınıfı ehliyet ve MEB onaylı operatörlük belgesinin bulunduğu, ancak G sınıfı ehliyetinin bulunmadığı tespit edildiği, dava konusu hasara ilişkin olarak 6.2.2020 tarihli ve ... nolu işçilik dahil 313.196,55 TL. bedelli fatura tanzim edildiği, heyetlerindeki teknik üye tarafından yapılan incelemede; operatörün makine bölümünün çalıştırılmasına yönelik gerekli tedbirleri alması ve uygun şekilde çalıştırması gerektiği ve hasar miktarının sovtaj dahil 276.975,00 TL olduğu, sovtaj bedelinin 1.389,35 TL olduğu tespit edildiği, ayrıca Sigorta şirketi tarafından ... Bankası vasıtasıyla 30.12.2019 tarihli ve 177.126,62 TL bedelli ödeme yapılmış olduğu gözüktüğü, ancak bu ödemenin dava konusu araca ait olmadığı tespit edildiği, hasarın operatörün hatası sonucu meydana geldiği teknik incelemede belirlendiği, dava konusu Poliçede ehliyetli sürücüler özel şartında , sigortalı makinelerin ilgili ehliyet sınıfını haiz “Ehliyetli Sürücüler” tarafından kullanılması halinde teminatın geçerli olacağı ve sürücü ve operatör belgesi klozunda , iş makineleri ve müteharrik makinelerin Karayolları Trafik Kanununa göre gerekli sürücü ve operatör belgesine sahip olmayanlar tarafından kullanılması halinde teminatın geçerli olmayacağı hususunda özel şartlar bulunduğunu, bu özel şartların aynı zamanda teminatın devreye girmesi için bir ön şart niteliğinde olduğu, Karayolları Trafik Yönetmeliği'nin G Sınıfı - Arazi Taşıtları başlıklı 7.maddesine göre; “NI sınıfı araçlardan azami kütlesi 2 tonu aşmayanlar ve sınıfını motorlu araçlar, en az bir ön dingili ve en az bir arka dingili eşzamanlı tahrikli olarak tasarlanmış olduğu, bir dingilinin tahriki ayrılabilen araçlar dahil ve en az bir diferansiyel kilit mekanizması veya buna benzer işlevde en az bir mekanizması varsa ve tek araç için hesaplanan % 30'luk bir eğimi tırmanabiliyorsa, arazi tipi araç olarak kabul edildiği, NI sınıfı araçlardan azami kütlesi 2 tonu aşanlar ile N2, N3, M2 ve M3 sınıfı araçların arazi taşıtı sayılabilmesi için Motorlu Araçlar ve Römorkları Tip Onayı Yönetmeliğindeki şarıları taşıması gerektiği, Karayolları Trafik Yönetmeliği 75.maddesinin (n) bendi ve Araçların Sürülmesinde Yetki Durumu başlıklı 85.maddesinin c bendinde de G sınıfı için düzenlemeler bulunduğu, dava konusu olayda hasarlanan makineyi kullanan sürücü/aperatörün OPERATÖRLÜK BELGESİ VE (E) SINIFI EHLİYETİ bulunduğu, fakat sürücü olarak ehliyetinin E SINIFI değil, (G) SINIFI olması gerektiği, poliçedeki EHLİYETLİ SÜRÜCÜLER ÖZEL ŞARTInda açıkça gereken ehliyet sınıfına sahip olmayan sürücü tarafından kullanılması halinde poliçe teminatının geçerli olmayacağı kararlaştırıldığı, bu itibarla G SINIFI EHLİYETİ bulunmayan sürücünün kullanması sırasında meydana geldiği hususunda da herhangi bir tartışma bulunmadığına göre, dava konusu hasar, dava konusu HASAR dava konusu poliçenin teminatı dışında kaldığını, dolayısıyla davacı sigortalının söz konusu hasar sebebiyle davalı sigorta şirketinden ... yenileme Nolu Makine Kırılması Sigortası Poliçesi kapsamında tazminat talep edemeyeceği sonucuna varıldığı, dosya muhteviyatında yapılan inceleme neticesinde, yukarıda yapılan açıklamalar çerçevesinde ve dava konusu olay ile hasar durumunun uyumlu olduğu, dava konusu ... plaka sayılı Beton Pompasında orijinal parçaların kullanılması ile KDV hariç, işçilik dahil 278.475,00 TL ( İskonto hariç) hasar meydana gelmiş olduğunu, bu kapsamda talebe bağlı kalınarak davacının talep etmiş olduğu hasar miktarının kadri marufunda bulunduğu, söz konusu hasarlı parçaların sovtaj değerinin 1.500,00 TL civarında olacağı, bu kapsamda hasar miktarının sovtaj dahil 276.975,00 TL olduğu, (iskontasuz, ve muafiyetler hariç ) olduğu, söz konusu kazalı aracın onarımının yetkili servis ve tamir atölyelerinin iş yükü ile doğru orantılı olmakla birlikte basit işçilikler ile giderilebilecek hasar oluşmuş olduğu ve onarımının yaklaşık 10 (on) iş günü süreceği (Malzeme temin süresi dahil edilmiştir.), dava konusu araç operatörünün G sınıfı ehliyetinin olması gerekirken E sınıfı ehliyetinin bulunduğu, bu kapsamda Operatör Belgesi olmasına rağmen Ehliyetinin yapmış olduğu iş ile uyumlu olmadığı, operatör Belgesinin alımı için eğitimin 40 saat olarak verilmiş olmasının operatörlük için uygun olduğu, dava konusu hasarlı makineyi kullanan sürücünün G sınıfı ehliyetinin bulunmadığı, hasarın bu sürücünün kullanımı sırasında meydana geldiği, dava konusu Makine Kırılması Sigortası Poliçesinde yer alan Ehliyetli Sürücüler Özel Şartı gereğince, gerekli G Sınıfı ehliyeti bulunmayan sürücünün kullanımı sırasında meydana gelen hasarın dava konusu poliçe teminatı dışında kaldığı, bu sebeple sigortalının poliçede yer alan Özel şart hükmü gereği sigorta tazminatı talep edemeyeceği sonuç ve kanaatine varıldığını bildirmiştir. Tüm dosya kapsamı ve denetime elverişli hükme esas alınan bilirkişi heyet rapor içeriğine göre; davacıya ait ... plakalı beton pompasının kırılma risklerine karşı, davalı şirkete ... poliçe numarası ile 13.03.2019-13.03.2020 tarihleri arasını kapsayacak şekilde sigortalatıldığı, 3400 posta kodu Esenyurt-İstanbul adresinin riziko adresi olduğu, 25.01.2020 tarihinde ... plakalı beton pompasının inşaat alanında döküm işlemi sırasında pompanın beton basmayı durduğu, operatörün pompadan yağ aktığını gördüğü, yapılan ekspertiz incelemesine göre hasar nedeninin kullanıcı hatası olduğu, sürücü ...'ın E sınıfı sürücü belgesine sahip olup T.C. Milli Eğitim Bakanlığı tarafından yetkilendirilen kurs ile beton pompası operatörlüğü belgesinin bulunduğu, olayın şantiyede gerçekleşmesi nedeniyle bu belgenin yeterli görüldüğünün belirtildiği, mahkememizce aldırılan bilirkişi raporunda ise meyden gelen hasarın kullanıcı hatası olduğu, dava konusu araç operatörünün G sınıfı ehliyeti olması gerekirken E sınıfı ehliyetinin bulunduğu, kullanıcının operatörlük belgesinin yeterli olduğu, ancak ehliyetinin yapmış olduğu iş ile uyumlu olmadığı, ilgili poliçenin sürücü ve operatör belgesi klozunda iş makinelerinin Karayolları Trafik Kanunu'na göre gerekli sürücü ve operatör belgesine sahip olmayanlar tarafında kullanılması halinde teminatın geçerli olmayacağının ifade edildiğinin belirtildiği, bu haliyle gerekli sürücü belgesinin bulunmaması nedeniyle davacının hasar ödemesi talebi yerinde görülmeyerek davanın reddine karar verilmiştir. " gerekçeleri ile; " 1-Davacının davasının REDDİNE, ... " karar verilmiş ve verilen karara karşı, davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.

İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; Mahkemenin 21.09.2021 tarihinde müvekkili aleyhinde vermiş olduğu kararın usul ve yasaya aykırı olduğu gibi gerçeği de yansıtmadığını, İlk derece mahkemesinin yeterli inceleme ve değerlendirmeden yoksun olarak karar almış olduğunu, Somut olayda dava dilekçelerinde de belirtildiği üzere, dava konusu hasar dosyasına ilişkin müvekkilin dosyası incelenip onaylandıktan sonra müvekkile ibraname gönderildiğini, müvekkil şirketin ilgili ibranameyi imzalayıp 13.03.2020 tarihinde davalı sigorta acentesine gönderdikten sonra, davalı sigorta şirketinin güncel faaliyet belgesi ve operatör belgesi talep ettiğini, faaliyet belgelerinin davalı sigorta acentesine 18.03.2020 tarihinde gönderilmesinden sonra, cevaben 27.03.2020 tarihinde " Dosyanın incelemesi tamamlanmıştır. Operatör belgesi beklenmektedir iletildiğinde dosya sonuçlanacaktır. " mailinin kendilerine iletildiğini, 28.03.2020 tarihinde talep edilen belgenin acenteye gönderilmesinden sonra ise davalı sigorta acentesinden "08.04.2020 tarihinde ödeme yapılacaktır. " taahüdünü içerir mail gelmiş durumda olduğunu, maillerin tamamının dava dosyasında mevcut durumda olduğunu, poliçe şartlarından bağımsız olarak dava dilekçelerinde de ileri sürdükleri üzere davalı tarafın belgeleri inceledikten sonra basiretli bir tacir olarak yapmış olduğu bir ödeme taahhüdünün mevcut olup, davalı tarafın bu taahhüdünü vadesinde yerine getirmemiş durumda olduğunu, ancak bu iddialarının ilk derece mahkemesi tarafından ne yargılama aşamasında ne de karar aşamasında değerlendirilip incelenmediğini ve eksik inceleme ile hüküm kurulduğunu, dayanaklı ve davalı tarafından tarafından reddedilmemiş iddialarının yargılama ve gerekçeli kararında değerlendirilmesi bir yana gerekçede bir cümle bile kendine yer bulamadığını, yeterli ve eksiksiz incelemeden yoksun olarak verilen hükmün hem hukuka ve usule hem de Anayasamızda ve AİHS'de de özellikle yer verilen Gerekçeli Karar Hakkı'na açıkça aykırılık teşkil etmekte olduğunu, zaten mahkeme yeterli incelemeden kaçındığı için gerçekle taban tabana zıt ve istinaf yoluna başvurulması zorunlu bir kararın altına imza attığı için işbu dilekçeleri ile birlikte bir kez daha sabit hale geleceğini, Mahkemenin hukuka aykırı işbu kararına ilişkin yalnızca bilirkişi raporunu dayanak gösterebildiğini, sunmuş oldukları iddia ve delillerin değerlendirilmediğini, hükümde dahi yer verilmediğini, usulen de olsa iddialarının gerekçeli kararda dahi değerlendirilmemiş olmasının, davalı tarafından dahi ileri sürmediği sebeplerle ve kendilerinin ileri sürdüğü deliller incelenip değerlendirilmeden verilen işbu kararın açık bir şekilde hukuk güvenliği ilkesini çiğnemekte olduğunu,Gerek yargılamada gerekse karar aşamasında; taraflar arasındaki yazışmalar, BASİRETLİ BİR TACİRİN Vermiş olduğu taahhüdün olup olmadığı, davalı tarafın evrakları inceledikten sonra tarih belirterek "08.04.2020 tarihinde ödeme yapılacaktır. " şeklinde bir taahhüdünün olup olmadığı, taraflar arasında bu zamana kadar ehliyetin yeterli olmadığına dair bir ihtilafın olup olmadığı, davalı tarafın daha önce aynı ehliyet türüne sahip operatörün karıştığı kazaya ilişkin ödeme yapıp yapmadığı ve teamül oluşup oluşmadığı gibi hususların hiçbiri incelenmeden dosyanın itiraza uğramış bilirkişi raporu dayanak teşkil edilerek karara çıkartılmış olduğunu, oysa Yargıtay 9. Hukuk Dairesi' nin 2016/16428E. ve 2016/12347K. Numaralı Kararı Uyarınca "Mahkemeler, kararlarını somut ve açık bir şekilde gerekçelendirmek zorundadırlar. Eksik, şeklî ve görünüşte gerekçe yazılması adil yargılanma hakkının (hukukî dinlenilme hakkının), ihlâlidir. HMK.’un 297. maddesinde de, verilecek hükümde tarafların iddia ve savunmalarının özetinin, anlaştıkları ve anlaşamadıkları hususların, çekişmeli vakıalar hakkında toplanan delillerin, delillerin tartışılması ve değerlendirilmesinin, sabit görülen vakıalarla bunlardan çıkarılan sonuç ve hukuki sebeplerin yer alması gerektiği açıkça vurgulanmıştır. Kararın gerekçesinde maddi olay saptanmalı, hukuki niteliği ve uygulanacak hukuki kurallar belirlenmeli, bu konuda gerekli inceleme ve delillerden söz edilmeli, hukuk kuralları somut olaya uygulanmalı ve sonunda hüküm kurulmalıdır. Maddi olgularla hüküm fıkrası arasındaki hukuki bağlantı da ancak bu şekilde kurulabilecek, ayrıca yasal unsurları taşıyan bu gerekçe sayesinde, kararların doğruluğunun denetlenebilmesi mümkün olacaktır."şeklinde hüküm kurduğunu, mahkemenin ise sanki dava konusu uyuşmazlıkta basiretli tacirin yazılı ödeme taahhüdü ve bu konuda iddiaları yokmuş gibi sadece poliçeye ilişkin ve itiraza uğramış bilirkişi raporunu dayanak teşkil ederek hatalı hüküm kurmuş durumda olduğunu, Somut olayda davalı tarafın açık bir şekilde ödeme taahhüdü bulunmakta olduğunu, basiretli tacirin kendi ve acentesinin beyanları ile bağlı olduğu açık olduğundan, öncelikle ödeme taahhüdünden sorumlu olması, sonrasında ise işbu ödeme vaadini belgeleri inceledikten sonra vermiş olduğundan ve -ehliyetin geçerli olmadığını kabul etmemekle ve aşağıda sebeplerini ileri sürmekle birlikte- hiçbir zaman ehliyetin geçersizliğini ileri sürmemiş olması sebebiyle davanın kabulüne karar verilmesi gerektiğini, Hükme dayanak teşkil edilen bilirkişi raporunun usule ve gerçeğe aykırı olduğunu, Karara dayanak bilirkişi raporunda operatörün E sınıfı ehliyete sahip olduğunu ancak G sınıfı ehliyete sahip olması gerektiğinden somut olayda sigorta tazminatının talep edilemeyeceğinin iddia edildiğini, mahkemenin de işbu gerçeğe aykırı ve eksper raporunun tamamen zıttı olan bilirkişi raporuna ilişkin itirazlarını reddederek alelacele davayı reddettiğini, Öncelikle somut olayda araç beton pompası/iş makinası olarak şantiyede kullanıldığından bilirkişi G sınıfı ehliyetin zorunlu olduğundan bahsetmişse de; dava konusu hasarın karayolunda seyir iken değil şantiye içerisinde beton pompası opere edilirken vuku bulduğunu, operatörün şantiyede beton pompasını opere etmesi sırasında vuku bulan hasara ilişkin operatörün mesleki eğitim belgesi (operatörlük belgesi) mevcudiyeti yeterli olduğundan yeterli ehliyete sahip olunmadığından ve bu sebeple tazminatın talep edilemeyeceğinden bahsedilmesinin mümkün olmadığını, nitekim Karayolları Trafik Kanunu'nun 42. maddesi'nin 8. ve 11. fıkraları uyarınca; "İş makinesi sürücülerinin eğitimleri ve sınavda başarılı olanların belgeleri Millî Eğitim Bakanlığınca veya Millî Eğitim Bakanlığınca yetkilendirilen kurumlarca verilir. Bu kurumların işleyişine ilişkin usul ve esaslar ile uygulanacak öğretim programları Millî Eğitim Bakanlığınca belirlenir. Sürücü sertifikaları, sınıfına uygun sürücü belgelerine dönüştürülmedikçe sahiplerine karayolunda araç kullanma yetkisi vermez. " hükmü uyarınca yalnızca karayolunda seyir halindeyken sertifikaya uygun sürücü belgesi aranacağının düzenlendiğin, tekrar tekrar altını çizmek gerekirse olayın şantiyede vuku bulduğunu, G sınıfı ehliyetin operatörlük belgesinin sürücü ehliyetine işletilmesi ile oluşan ehliyet türü olduğunu, Karayolları Trafik Kanunu kapsamında “B”, “C”, “D” veya “E” sınıfı sürücü belgelerine sahip kişilerin, iş makinası operatörlük belgesine sahip olmaları halinde sahip oldukları iş makinası kullanma belgelerini kendi sürücü belgelerine “G” sınıfı olarak işletebileceklerini, Kullanılan iş makinesi depo, şantiye, fabrika içerisinde kullanacak ise sürücü belgesine işletilmesine gerek olmadığını, bu derece açık bir hususun vuku bulduğu yerin bilirkişi tarafından tespit edilmemiş olmasından ve defalarca İLERİ SÜRDükleri itirazın mahkemece değerlendirilmemiş olmasından dolayı verilen kararın hukuka ve hakkaniyete aykırılık teşkil ettiğini, Somut olaya ilişkin kaza eksper raporu'nda bu sundukları hususun yine beyanları ile aynı doğrultuda davalı tarafın da cevap dilekçesine dayanak teşkil ettiği 12.02.2020 tarihli ... Dosya Numaralı Ekspertiz Raporu'nda (EK:2) "... Plaka sayılı beton pompası iş makinası olarak kabul edilmekte ve sürücüsünün KARAYOLUNDA G sınıfı sürücü belgesine haiz olması gerekmektedir. Sürücü ... E sınıfı sürücü belgesine sahiptir. TC Meb tarafından yetkilendirilen kurs ile tehlikeli çok tehlikeli işlerde beton pompası operatörlüğü belgesi mevcuttur. HADİSE ŞANTİYEDE BETON DÖKME SIRASINDA MEYDANA GELDİĞİNDEN BU BELGE YETERLİ GÖRÜLMÜŞTÜR" şeklinde beyanlarını destekler nitelikte ekspertiz raporu düzenlendiğini, eksper raporu ile bilirkişi raporu birbirleri ile çeLİŞMESİNE RAĞMEN MAHKEMEnin BU ÇELİŞKİYİ DE GİDERMEDEN ALELACELE DAVAYI REDDETME YOLUNU SEÇtiğini, oysa Yargıtay 17. Hukuk Dairesi' nin 2011/5557 E. ve 2012/36K. numaralı kararı uyarınca ekspertiz raporu ile hükme esas alınan bilirkişi raporu arasında fahiş fark bulunması halinde çelişkiyi giderici ayrıntılı ve gerekçeli rapor alınarak değerlendirme sonucuna göre hüküm verilmesini gerekli gördüğünden çelişkiyi gidermediğini, kararı bozduğunu (EK:3), ekspertiz raporunun açık ve mevzuata uygun bir şekilde müvekkil çalışanının ehliyetini vuku bulan olay açısından yeterli görmüş olup; Mahkeme'den alınan bilirkişi raporunda ise ehliyetin geçersiz olarak iddia edildiğini, mahkeme ise bu çelişkiyi gidermeden hüküm kurarak ve hakkaniyete aykırı bir karar kurmuş olduğundan istinaf konusu kararın bozulması ve yeniden hüküm kurulması gerektiğini, mahkeme teknik bilirkişiden de destek almadan Karayolları Trafik Kanunu'nu incelemiş olsa işbu kararı hükme imza atmamış olacağını, Hal böyle iken; - Davalı tarafın müvekkil belgelerini inceledikten sonra müvekkile ödeme taahhüdünün bulunmasına rağmen taahhüdünü yerine getirmemesi - Davalı tarafın daha önce benzer belgelerin mevcut olmasına rağmen ödeme yapmış olması - Taraflar arasındaki uyuşmazlığın yeterli ehliyete sahip olmama değil usule uygun operatörlük belgesi bulunup bulunmadığı hususu olduğunu, davalının ödeme yapmaktan kaçınma bahanesinin müvekkilin operatörünün usule uygun operatörlük belgesi bulunmaması iddiası olmasına rağmen operatörlük belgesinin usule uygun olduğunun ispat edilmesi - Davalı tarafın müvekkilin operatörünün yeterli ehliyete sahip olmadığı gibi bir iddiası bulunmaması, ödeme taahhüdünden bu sebeple vazgeçmiş olmaması - Böyle bir iddianın varlığı varsayımında dahi somut olayda vuku bulan hasar karayolunda değil şantiyede beton dökülürken meydana geldiğinden mevzuat hükümleri ve 12.02.2020 tarihli ekspertiz raporuyla da sabit olduğu üzere G sınıfı ehliyet zorunluluğu şantiyede makina kullanımında mevcut olmadığından davanın kabülüne karar verilmesini ve - İlk derece mahkemesinin; *Müvekkilin iddialarını yargılamada değerlendirmemiş olması *Müvekkilin iddialarını hükümde karşılamamış olması *Eksper raporu ile bilirkişi raporu arasında çelişki olmasına, Yargıtay içtihatları ve hukuk güvenliği ilkesi gereği raporlar arasındaki çelişki giderildikten sonra hüküm verilmesi gerekmesine rağmen bu çelişkiyi gidermeden hüküm kurması sebepleriyle ilk derece mahkemesinin kararının bozulmasını istinaf yoluna başvurarak talep etme zorunluluğu hasıl olduğunu beyanla; Açıklanan ve re'sen gözetilecek nedenlerle; - Yerel mahkemece verilen hükmün istinaf talepleri doğrultusunda bozulmasını, davanın kabulüne karar verilerek yargılama gideri ve vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.

İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ: HMK'nın 355. maddesine göre istinaf incelemesi; istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırılık görüldüğü takdirde ise resen gözetilmek suretiyle yapılmıştır. Dava; taraflar arasında akdedilen makine kırılması sigorta poliçesi kapsamında sigortalı iş makinesinde meydana gelen hasar sebebiyle uğranılan zararın tazmini talebine ilişkindir. Mahkemece yapılan yargılama sonucunda davanın reddine karar verilmiş, verilen karara karşı davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur. Davacı vekili, dava konusu iş makinesinin davalı nezdinde makine kırılması sigorta poliçesi kapsamında sigortalı olduğunu, poliçe süresi içerisinde 25/01/2020 tarihinde şantiye alanında hasar meydana geldiğini, davalı şirkete hasarın ihbar edilmesi üzerine hasar dosyası açıldığını, kendilerine ibraname gönderilmesine ve ödemenin taahhüt edilmesine rağmen ödeme yapılmadığını, meydana gelen hasar zararının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili, dava konusu iş makinesindeki hasarın operatör hatasından meydana geldiğini, operatörün dava konusu iş makinesini kullanma ehliyetine ve operatör belgesine sahip olmadığını, bu sebeple hasarın sigorta poliçesindeki teminat kapsamı dışında olduğunu, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Taraflar arasında 13/03/2019 başlangıç ve 13/03/2020 bitiş tarihli makine kırılması sigorta poliçesi akdedildiğine ve hasarın sigorta poliçesi süresi içerisinde meydana geldiğine ilişkin bir ihtilaf bulunmamaktadır. Taraflar arasındaki istinafa gelen temel ihtilaf; dava konusu iş makinesini kullanan operatörün iş makinesi kullanımı için bulunan ehliyetinin yasal mevzuat gereğince yeterli olup olmadığı, operatör belgesine sahip olup olmadığı, meydana gelen hasarın sigorta poliçesi teminatı kapsamında olup olmadığı hususlarındadır. Taraflar arasında akdedilen makine kırılması sigorta poliçesinin "Ehliyetli Sürücüler Özel Şartı" başlıklı klozunda sigorta edilen iş makinelerinin, ilgili ehliyet sınıfına haiz ehliyetli sürücüler tarafından kullanılması halinde teminatın geçerli olacağının hüküm altına alındığı, yine sigorta poliçesinin "Sürücü ve Operatör Belgesi Klozu" başlıklı klozunda iş makineleri veya müterharrik makinelerin, Karayolları Trafik Kanunu hükümlerine göre gerekli sürücü ve operatör belgesine sahip olmayan kimseler tarafından kullanılması sırasında meydana gelen hasarların sigorta teminatına dahil olmadığının hüküm altına alındığı, söz konusu klozda sürücü belgesi ve operatör belgesinin birlikte bulunmasını aradığı anlaşılmaktadır. Davalı tarafından görevledirilen eksper tarafından düzenlenen ekspertiz raporunda dava konusu aracın beton pompasının iş makinesi olarak kabul edildiği ve sürücüsünün karayolunda G sınıfı sürücü belgesine haiz olması gerektiği, makinenin şantiye alanında beton pompası operatörlük belgesi ile opere edilmesinin mümkün olduğu, sürücünün operatör belgesinin bulunduğu, hadisenin şantiye beton dökme sırasında meydana gelmesi sebebiyle bu belgenin yeterli olduğu tespit edilmiştir. Mahkemece alınan bilirkişi raporunda ise sürücünün E sınıfı sürücü belgesine sahip olduğu, dava konusu iş makinesini kullanması için gereken G sınıfı sürücü belgesine sahip olmadığı, operatör belgesinin bulunduğu tespit edilmiştir. Mahkemece ekspertiz raporu ile bilirkişi raporu arasındaki söz konusu çelişki giderilmediği gibi, sigorta poliçesinde sürücüde bulunması gereken yeterli ehliyet sınıfı belirtilmediğinden şantiye alanında dava konusu iş makinesinin kullanılması ve sürücünün şantiye alanında yaptığı iş için sürücüde bulunan E sınıfı ehliyetin operatör belgesi bulunması halinde yeterli olup olmadığı, davacı tarafından dosyaya sunulan kurs bitirme belgesine itiraz edilmesine rağmen bu belgenin yeterli olup olmadığı ve operatör belgesi niteliğinde olup olmadığı araştırılmadan, bu konularda uzman bilirkişi heyetinden rapor alınmadan, HMK'nın 188 maddesi kapsamında taraflar arasındaki görüşmelere ilişkin değerlendirme yapılmadan, bu konularda olumlu ve olumsuz karar verilmeden ve davacının bilirkişi raporuna itirazları ve tüm iddiaları değerlendirilmeden eksik inceleme ile karar verilmesi isabetli olmamış, davacı vekilinin bu yöndeki istinaf sebepleri yerinde görülmüştür. Açıklanan nedenle, davacının istinaf başvurusunun yukarıda belirtilen gerekçe ile kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının HMK'nın 353/1-a6 maddesi uyarınca kaldırılmasına, dosyanın davanın yeniden görülmesi için mahkemesine iadesine, davacının sair istinaf sebeplerinin bu aşamada incelenmesine yer olmadığına karar verilmesi gerektiği kanaatine varılmış ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.

HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davacının istinaf başvurusunun KABULÜ ile; İstanbul Anadolu 6. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 21/09/2021 tarih ve 2020/369 Esas - 2021/920 Karar sayılı kararının HMK'nın 353/1-a6 maddesi uyarınca KALDIRILMASINA, dosyanın mahkemesine İADESİNE, 2-Harçlar Kanunu gereğince istinaf eden davacı tarafından yatırılan istinaf kanun yoluna başvurma harcının hazineye gelir kaydına, istinaf karar harcının talep halinde davacıya iadesine, 3-İstinaf başvurusu için yapılan yargılama giderlerinin esas hükümle birlikte ilk derece mahkemesince yargılama giderleri içinde değerlendirilmesine, 4-Artan gider avansı bulunması halinde avansı yatıran ilgili tarafa iadesine, 5-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğe gönderilmesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 02/05/2024 tarihinde HMK'nın 362/1-g maddesi gereğince kesin olarak oy birliği ile karar verildi.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

sürülenreddetmehadisekaldırılmasınayolunusırasındataraflarınklozu"Kaynaklı)belgeözetiehliyeiistinafdökmereddineoperatörsebeplerinindereceistanbulkarayolundadeğerlendirilmesiiadesinemeydanasınıfıehliyetisavunmasınınglkhhknhterörsebeplerimahkemesininşartı"gidermedengörülmüştür"Sigortadavayıbasirei(Kazakararınınyeterlisürücüleroperatörlükrağmenhasarbelgesi"sürücübetongeldiğindenilerişantiyedekabulüalelaceledosyatacirin"ehliyeiiddianumarasıçelişkiyihükümSigortası

Kaynak: karar_bam

Taranan Tarih: 25.01.2026 18:43:41

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim