İstanbul BAM 13. HD 2024/663 E. 2024/730 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi
bam
2024/663
2024/730
2 Mayıs 2024
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
13. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2024/663 Esas
KARAR NO: 2024/730 Karar
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: BAKIRKÖY 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
NUMARASI: 2024/74 D.İş - 2024/77 Karar
TARİHİ: 04/03/2024
TALEP: İhtiyati Haciz
KARAR TARİHİ: 02/05/2024
İlk derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dava dosyası incelendi:
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMASININ ÖZETİ:
İhtiyati haciz talep eden vekili talep dilekçesi ile; müvekkili alacaklı şirket ile borçlu şirket arasında mal satımı konusunda anlaşma yapılmış olup bu konuda 13/12/2023 tarihinde Proforma Fatura düzenlendiğini ve borçlu şirket tarafından onaylandığını, borçlu şirket tarafından proforma faturanın teyit edilmiş olmasının verdiği ciddiyet üzerine müvekkili alacaklı şirket tarafından 18/12/2023 tarihinde e - arşiv fatura düzenlenmiş olup bu faturanın da borçlu şirket tarafından onaylandığını, taraflar arasında malların fatura onayından sonra gönderileceği ve teslim sırasında ödeme yapılacağı kararlaştırılmış olsa da borçlu şirket tarafından bedelin ödenmediğini, kararlaştırılan bedelin ödenmesi konusunda defalarca borçlu şirket ile iletişime geçildiğini, her seferinde çeşitli bahaneler ileri sürülerek ödemenin kendileri için basit bir miktar olduğu ve birkaç gün içinde yapılacağının söylendiğini, gelinen noktada borçlu şirket tarafından kimseyle iletişim kurulamadığını, müvekkili alacaklı şirket yetkililerince yapılan aramalar açılmayıp mesajlara dönülmediğini, haricen alınan bilgilere göre borçlu şirketin birçok kişi ve şirketi aynı şekilde mağdur ederek yüklü miktarda gelir elde ettiğini ve artık bu durumu sürdüremediğinden mallarını kaçırma eğilimine girdiğini, şirket yöneticilerinden artık hiçbir şekilde cevap alınamıyor olmasının da bu durumu teyit etmekte ve alacağın tehlikede olduğunu gösterdiğini, tüm çabalara rağmen 2024 Şubat ayının tamamında borçlu şirketten tek bir kişi ile bile iletişim kurulamadığını, fatura bedelinin 40 gündür ödenmemesi müvekkili alacaklı şirketi yetirince mağdur etmiş olup; borçlu şirketin mallarını kaçırması halindeyse müvekkili alacaklı şirketin mağduriyetinin fatura bedeli tutarının da ötesinde artacağını beyanla ihtiyati haciz talebinin kabulüyle borçluya ait taşınır, taşınmaz mallarıyla üçüncü kişilerdeki hak ve alacakları ve banka hesapları üzerine faturadaki bedel tutarında teminatsız, uygun görülmediği takdirde mahkemenizin takdir edeceği teminat mukabilinde ihtiyati haciz kararı verilmesine, yargılama giderlerinin de davalı borçluya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARININ ÖZETİ: İlk Derece Mahkemesi'nin 04/03/2024 tarih ve 2024/74 D.İş - 2024/77 Karar sayılı kararında; "İhtiyati haciz, alacaklının bir para alacağının zamanında ödenmesini güvence altına almak için mahkeme kararı ile, borçlunun mallarına geçici olarak el konulması olarak tanımlanmaktadır. İhtiyati haciz talep edebilmek için, İİK'nın 257/1.maddesine göre alacağın para alacağı olması, vadesi gelmiş ve rehinle temin edilmemiş olması ya da İİK'nın 257/2. Maddesindeki şartların gerçekleşmiş bulunması gerekir. İİK'nın 258/1.maddesinin ikinci cümlesinde "Alacaklı alacağı ve icabında haciz sebebi hakkında mahkemeye kanaat getirecek deliller göstermeye mecburdur." şeklinde yapılan düzenleme ile alacaklının ihtiyati haciz talep edebilmesi ve ihtiyati haciz kararı verilebilmesi için alacağın varlığı ve istenebilir olduğunun tam ve kesin olarak ispat edilmesi gerekliliği aranmamış, bu konuda mahkemeye kanaat getirecek delillerin sunulması yeterli kabul edilmiştir. Mahkememizce yapılan değerlendirme neticesinde; dilekçe ekinde sunulan proforma fatura, e-fatura örneği incelendiğinde, ibraz olunan belgenin İİK'nun 68/a maddesinde sayılan belgelerden olmadığı, alacaklı vekili faturaya dayalı olarak ihtiyati haciz talep etmiş ise de, faturaya konu hizmetin verildiğine dair delillerin yeterli olmadığı, faturanın tek başına alacağın varlığı hususunda kanaat uyandırıcı nitelikte olmadığı değerlendirilmiştir. Para alacağı bulunması, alacağın muaccel olması ve ödemeden kaçınılmış olması yönünde yaklaşık ispat koşulu yargılamanın bu aşamasında gerçekleşmediğinden, ihtiyati haciz talebinin reddine karar vermek gerekmiş, aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur." gerekçesi ile, "İhtiyati haciz talebinin REDDİNE," karar verilmiş ve verilen karara karşı ihtiyati haciz talep eden vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: İhtiyati haciz talep eden vekili istinaf dilekçesi ile; ihtiyati haciz talep edebilmek için, İİK'nın 257. maddesinin 1. fıkrasına göre alacağın para alacağı olması, vadesinin gelmiş olması ve rehinle temin edilmemiş olması ya da İİK'nın 257. maddesinin 2. fıkrasındaki şartların gerçekleşmiş olması gerektiğini, bu kapsamda alacaklarının para alacağı olduğunun ve rehinle temin edilmemiş olduğunun talep/dava dilekçesinde belirtildiğini, alacağın muaccel olduğunun, mal teslim tarihinde faturanın kesilmiş olmasından ve borçlu şirket yetkilileri ile yapılan konuşmalardan açıkça anlaşıldığını, alacağın elde edilmesinde riskler bulunduğunun haricen aldıkları bilgilerin de dışında sadece talep/dava dosyasına sunulan konuşma kayıtlarında borçlu şirket yetkililerinin mal tesliminden itibaren bedeli çok kısa sürede göndereceğini söylemesi, sonraki süreçte çeşitli bahanelerle oyalaması, nihayetinde koskoca bir limited şirketten kimseye aylardır ulaşılamaması durumlarından dahi açıkça belli olduğunu, mal teslimi 19/12/2023 tarihinde yapılmış olup üzerinden 80 gün geçtiğini, mal tesliminde ödeme yapacağını söyleyip faturayı kaşe ve imzalı olarak onaylayan ve 80 gün boyunca hem ödeme yapmayıp hem de kendisine ulaşılamayan bir şirketin bulunduğu olayda alacağın şüpheli durumda olduğunun yaklaşık ispatının kabul edilmemesinin izahının mümkün olmadığını; Alacaklarının bulunduğuna dair yaklaşık ispatın hem yukarıda bahsi geçen borçlu şirket yetkilileri ile yapılan konuşmalar, hem de borçlu şirketin kaşe ve imzasını taşıyan faturalar ile yapıldığını ancak bu son noktada Mahkemenin alacaklarının bulunduğuna dair yaklaşık ispatın İİK 68/a maddesinde sayılı belgelere dayanmaması ve faturanın tek başına hizmetin alındığına kanaat uyandırmaması nedeniyle talebi reddettiğini, Mahkemenin ret sebebini dayandırdığı paragrafın her cümlesinin ayrı ayrı hukuka aykırı olduğunu, ihtiyati tedbir için İİK 68/a maddesinde sayılı belgelerin gerekmesinin ihtiyati tedbirin mantığıyla bağdaşmayıp hem buna ilişkin yasal düzenleme bulunmadığını, hem de Yargıtayın bu konuda verdiği kararların böyle bir şart aranamayacağını ortaya koyduğunu, (Yargıtay Hukuk Dairesi'nin 06/05/2009 Tarih, 2009/4070-4078 Esas ve Karar sayılı ilamı) Talep dilekçelerinde böyle bir karar verilememesi gerektiğini öngörüp, yukarıda belirtilen Yargıtay kararını ekleyerek İİK 68/a maddesindeki belgelere dayanmamanın ret sebebi olamayacağını belirttiklerini, fatura konusunda ise gerekmediği halde özellikli durumların mevcut olduğunu, hem proforma hem de e-arşiv fatura mevcut olup ikisinin de borçlu şirket tarafından kaşelenip imzalandığını, e-arşiv faturaya borçlu şirketçe hiçbir yoldan itiraz dahi edilmediğini, bu faturaların ayrıca borçlu şirket tarafından kaşelenip imzalandığını, bir alacağın mevcudiyetine yaklaşık delil olabilmesi için borçlusu tarafından imzalanıp kaşelenmiş bir fatura olmasının yeterli olması gerektiğini, borçlu şirket yetkilileri ile yapılan konuşmalara bakıldığında tüm yetkililerce hizmetin alındığı, paranın aynı gün ödenmesinde anlaşıldığı, paranın ödenmediği, ilerleyen süreçte kimseye ulaşılamadığı mevcut olup; teslim edilen malların teslim sırasındaki fotoğrafının dahi bu konuşmalarda mevcut olduğunu, yaklaşık ispat aranan bir talep için bu delillerin fazlasıyla yeterli olduğunu, aksi halde ihtiyati haczin yaklaşık ispata dayanarak sonuç alınabilirliğinin engellenmiş olacağını; Alacaklarının elde edilmesinde riskler bulunduğunun, haricen aldıkları bilgilerin de dışında sadece talep dosyasına sunulan konuşma kayıtlarında borçlu şirket yetkililerinin; mal tesliminden itibaren bedeli çok kısa sürede göndereceğini söylemesi, sonraki süreçte çeşitli bahanelerle oyalaması, nihayetinde koskoca bir limited şirketten kimseye aylardır ulaşılamaması durumlarından dahi belli olduğunu, mal teslimi 19/12/2023 tarihinde yapılmış olup üzerinden 80 gün geçtiğini, mal tesliminde ödeme yapacağını söyleyip faturayı kaşe ve imzalı olarak onaylayan ve 80 gün boyunca hem ödeme yapmayıp hem de kendisine ulaşılamayan bir şirketin bulunduğu olayda alacağın şüpheli durumda olduğunun, yaklaşık ispatının kabul edilmemesinin izahının mümkün olmadığını, Mahkemenin elde bu kadar yaklaşık ispat aracı mevcutken İİK madde 68/a'daki belgeleri arıyor olmasının, kaşe ve imzalı faturaları hizmetin verildiği kanaatine uygun bulmuyor olmasının, borçlu şirketin kötüniyetli hareketlerini gözardı ediyor olmasının kabulünün mümkün olmadığını, ret sebebinin hukuka aykırılığına ilişkin Yargıtay'ın çeşitli kararları bulunduğunu beyanla Yerel mahkemece verilen kararın kaldırılması ile, ihtiyati haciz talebinin kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ: HMK'nın 355. maddesine göre istinaf incelemesi; istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırılık görüldüğü takdirde ise resen gözetilmek suretiyle yapılmıştır. Talep, karşı tarafa teslim edilen ürünlerin bedelinin ödenmediğinden bahisle vadesi gelmiş para alacağının tahsilini teminen ihtiyati haciz kararı verilmesine ilişkindir. Mahkemece talebin reddine karar verilmiş, karara karşı talep eden vekilince istinaf başvurusunda bulunulmuştur. İİK'nın 257/1. maddesinde; "Rehinle temin edilmemiş ve vadesi gelmiş bir para borcunun alacaklısı, borçlunun yedinde veya üçüncü şahısta olan taşınır ve taşınmaz mallarını ve alacaklarıyla diğer haklarını ihtiyaten haczettirebilir." hükmü, İİK'nın 258/1. maddesinde ise; "Alacaklı, alacağı ve icabında haciz sebepleri hakkında mahkemeye kanaat getirecek deliller göstermeye mecburdur." hükmü yer almaktadır. Somut talep yönünden yapılan değerlendirmede; talep eden tarafça dosyaya para alacağının varlığının ispatı mahiyetinde proforma fatura, e arşiv fatura ve mesaj kayıtlarının sunulduğu, her ne kadar fatura düzenlenmiş olması tek başına alacağın varlığını ispat etmez ise de, yukarıda açıklanan yasal düzenleme ve yerleşik içtihatlar uyarınca ihtiyati haciz kararı verilebilmesi için alacağın tam ve kesin olarak ispat edilmesine gerek olmadığı gibi alacağın, Mahkemece belirtildiği şekilde İİK'nın 68/a maddesinde yer alan belgelere dayanmasının da şart olmadığı, dosyada mübrez faturalarda karşı tarafın kaşe ve imzasının bulunduğu, bu şekilde faturaların karşı tarafa tebliğ edildiği hususu ile yazışma kayıtlarının birlikte değerlendirilmesi ile alacağın yaklaşık olarak ispat edildiği ve Mahkemece şartları oluşan ihtiyati haciz talebinin kabulüne karar verilmesi gerekirken reddine karar verilmesinin isabetsiz olduğu anlaşılmıştır. Açıklanan nedenlerle, ihtiyati haciz talep eden vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile HMK'nın 353/1-b-2 maddesi uyarınca ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, Dairemizce talep hakkında yeniden; alacağın %15'i tutarında teminat mukabilinde ihtiyati haciz kararı verilmesi gerektiği kanaatine varılmış ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-İhtiyati haciz talep eden alacaklının istinaf başvurusunun KABULÜ İLE; Bakırköy 5. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 04/03/2024 tarih ve 2024/74 D.İş - 2024/77 Karar sayılı kararının HMK 353/1-b2 maddesi uyarınca KALDIRILMASINA, Dairemizce esas hakkında yeniden; 2-İhtiyati haciz talebinin KABULÜ İLE; 531.850,00 TL alacak yönünden alacağın %15'ine tekabül eden 79.777,50 TL teminat (nakit veya kesin-süresiz banka teminat mektubu) karşılığında İİK'nin 257/1 maddesi gereğince karşı taraf borçlunun menkul ve gayrimenkul malları ile üçüncü şahıslardaki hak ve alacakları üzerine İHTİYATİ HACİZ KONULMASINA, 3-İİK'nın 261. maddesi uyarınca on gün içinde infaz edilmemesi halinde ihtiyati haciz kararının kendiliğinden kalkmış sayılmasına, 4-Dairemiz karar tarihi itibariyle ve Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 704,50 TL harç, ihtiyati haciz talep eden alacaklı tarafından peşin olarak yatırıldığından yeniden harç alınmasına yer olmadığına, yatırılan harcın hazineye gelir kaydına, 5-İhtiyati haciz talep eden alacaklı tarafından sarf edildiği anlaşılan 704,50 TL peşin harç, 427,60 TL başvurma harcı olmak üzere toplam 1.132,10 TL harcın karşı taraftan alınarak alacaklıya verilmesine, 6-İlk derece mahkemesindeki yargılama sırasında ihtiyati haciz talep eden alacaklı tarafından sarf edildiği anlaşılan 260,00 TL posta/tebligat giderinin karşı taraftan alınarak alacaklıya verilmesine, 7-Alacaklı vekille temsil olunduğundan 2023/2024 AAÜT 2. Kısım 1. Bölüm 1/a maddesine göre hesap ve takdir olunan 4.700,00 TL vekalet ücretinin karşı taraftan alınarak alacaklıya verilmesine, 8-Harçlar Kanunu gereğince istinaf eden tarafından yatırılan 1.169,40 TL istinaf kanun yoluna başvurma harcının hazineye gelir kaydına, 427,60 TL istinaf karar harcının talep halinde alacaklıya iadesine, 9-İstinaf eden alacaklı tarafından sarfedilen 1.169,40 TL istinaf kanun yoluna başvurma harcı ile 178,00 TL dosyanın Bölge Adliye Mahkemesine gidiş dönüş gideri olmak üzere, toplam 1.347,40 TL'nin karşı taraftan alınarak ihtiyati haciz talep eden alacaklıya verilmesine, 10-Artan gider avansı olması halinde ve talep halinde avansı yatıran ilgili tarafa iadesine, 11-Kararın ilk derece mahkemesi tarafından taraflara tebliğe gönderilmesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 02/05/2024 tarihinde HMK'nın 362/1-f maddesi gereğince kesin olarak oy birliği ile karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_bam
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:43:41