SoorglaÜcretsiz Dene

İstanbul BAM 13. HD 2021/2042 E. 2024/699 K.

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi

Daire / Kategori

bam

Esas No

2021/2042

Karar No

2024/699

Karar Tarihi

25 Nisan 2024

T.C.

İSTANBUL

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

13. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO: 2021/2042 Esas

KARAR NO: 2024/699 Karar

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ: İSTANBUL 18. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

NUMARASI: 2017/388 Esas - 2021/360 Karar

TARİHİ: 20/05/2021

DAVA: Şirket Yöneticisinin Sorumluluğundan Kaynaklanan Tazminat, Müdürlük Görevinden Azil

KARAR TARİHİ: 25/04/2024

İlk derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dava dosyası incelendi:

TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMASININ ÖZETİ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle, 06/09/2012 yılından itibaren %50 ortaklı ... ve ... tarafından kurulmuş olan ...Ltd. Şti'nin davalı tarafından zarara uğratıldığını, müvekkiline şirket karlılığından hiçbir para ödenmediğini, davalının, müvekkilinin haberi olmadan şirketin ... plakalı araçları değişik zamanlarda sattığını, buradan elde edilen paranın nasıl ve nerede kullandığının bilinmediğini, davalının kendi eş ve çocuklarının özel sağlık sigortalarının ...Ltd. Şti hesabından karşılanarak yaptırdığını, şirket hesaplarını kendi hesabıymış gibi kullandığını, müdürlük görevini suistimal ettiğini, müvekkiliyle ortağı olduğu ....Ltd. Şti adına ...Bankası Bağcılar Şubesinden 65.000 TL'lik kredi kullanıldığını, bu kullanılan kredinin ne için ve ne şekilde kullanıldığının belli olmadığını, kredinin çekildiği gün ile yeni firması olan ...Ltd. Şti'nin kurulumunun aynı döneme rastlamasının da kredinin nasıl ve ne için kullanıldığının açıkça göstergesi olduğunu, şirketi sürekli borçlandırdığını, şirket hesapları kontrol edildiğinde para akışı sağlanan kişi veya kurumların hiç bir şekilde müvekkilinin ortağı olduğu firmayla alakalı olmayan kişiler olduğunu, davalı adına kayıtlı Tekirdağ İli Yenice köyü mevkiinde kendi adına villa tipi yazlık satın aldığını, taşınmazın tüm kredilerinin şirket hesaplarından ödendiğini, müvekkilini sürekli zarara uğrattığını, davalının müdürlük görevini kötüye kullanarak şirketin içini boşaltarak başka firmalara para aktarıp müvekkilinin mağdur olmasına neden olduğunu, davalının ...Ltd. Şti'ne ait araçları satarak bu paralarla yeni firması ...Ltd. Şti'ne araçlar almaya başladığını, davalı müdürün dilekçesinde belirttiği ... plakalı araç için ... para alındığını söylediğini, ancak bu durumun kurgusal olarak yapıldığını, hileli senetler ve sözleşmeler düzenlenerek şirketi borçlandırıcı işlemlere girişildiğini, davalı şirketin yeni kurduğu firmanın diğer ortağının ... olduğunu, bu durumun planlı ve kurgulu bir şekilde davaya konu firmanın içinin boşaltıldığının göstergesi olduğunu, davaya konu firmanın ödenmeyen vergi borçları, SGK borçları, olan borçları hileli sözleşmeler ve senetler yaparak şirketi borç batağına sürüklediğini, şirketin gizli ortağı dediği ... değişik ad ve açıklamalarla paralar aktardığını, şirketin isim hakkı bedeli olan paraları gönderdiğini belirterek davalı ...'nın ...Ltd. Şti'nin müdürlüğünden azline, müvekkilinin ortağı olduğu ...ltd. Şti'nin davalı müdür ...'nın hileli muameleleri sonucu şirketin kurulumundan bu yana zarara uğratması ve uğranılan zarara mahsuben şimdilik 10.000 TL işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile ....Ltd. Şti'ne ödenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

ISLAH: Davacı vekili 11/03/2021 tarihli dilekçesiyle, 02/12/2020 tarihli bilirkişi raporu ile davalının, müvekkili şirkete verdiği toplam zararın 181.321,35 TL olduğu tespit edildiğini, bu nedenle müddeabihi ıslah yoluyla 10.000,00 TL'den 171.321,35 TL artırarak 181.321,35 TL’ye çıkardıklarını, 10.000 TL'ye dava tarihinden 171.321,35 TL'ye ise ıslah tarihinden itibaren avans faizi uygulanmasını talep etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle, davaya konu ....Ltd. Şti'nin daha önceki sahibi olan ...'dan bir kısım hisseler devir alındığını, devir işlemi yapılırken ... şirketin tamamını resmi olarak devir etmesine rağmen bazı ekonomik sıkıntılardan dolayı kendisinin şirket ortağı olmaması nedeniyle muvazaalı işlem ile ... onun adına resmi ortak olarak gösterildiğini, söz konusu hisselerinin bir kısmının devri yapılırken müvekkilinin ... ödemeler yaptığını, ...Ltd. Şti'ne verilmiş olan paranın müvekkili ve gayri resmi şirket ortağı ... adına verildiğini, şirkete ait araçların satışıyla şirket ücretin şirket kasasına girmediği izlenimi yaratıldığını, söz konusu aracın satış sözleşmelerinde bu araçların bir kısmının satışı vekalet ile davaya konu şirketin gizli ortağı olan ... verilmiş olan vekaletle ... tarafından satıldığını, müvekkilinin araç satışından kaynaklanan ücretin ... ve davacıdan istediğini, ancak şirketin muhasebesine teslim edilmediğini, şirkette sigortalı çalışan şahısların ... soy ismini taşımasının müvekkilinin akrabasının olduğunu göstermeyeceğini, müvekkilinin Tekirdağ ilinde yazlık almış olduğunu, taşınmazın tamamını müvekkilinin kendi adına banka kredisi kullanmak suretiyle aldığını, şirketin servis hizmeti verdiğini, ...Tic. A.Ş'nin de servis hizmeti verdiği şirketlerden biri olduğunu, servis hizmeti ücreti istendiğinde söz konusu firma yetkilisinin ödemeyi yapmış olduğunu beyan ettiğini, davaya konu firmanın muhasebe kayıtları incelendiğinde böyle bir ödemenin yapılmamış olduğunun tespit edildiğini, firmanın muhasebecisinin ... Bankası Galata Şubesinden verilmiş olan 25/12/2014 tarihli çek ile ödeme yapılmış olduğunu beyan ettiğini, çekin kime teslim edildiği, imzanın kim tarafından derç edildiğinin sorulduğunu, davacı tarafından çekin teslim alınmış olduğunu, para makbuzunun da bizzat kendisi tarafından imzalanarak verilmiş olduğunun beyan edildiğini, ...Ltd. Şti'nin servis hizmeti yapmış olduğu okulların öğrenci velilerine 30/12/2014 tarihinden sonra SMS gönderilerek şirketin hesabının değişmiş olduğunun bildirildiğini, ödemelerin ... Bankası Gültepe Şubesi ... nolu hesabına yapılması konusunda bilgilendirme mesajı gönderildiğini, asıl firmanın tahsilat yapması engellenmeye ve güçleştirmeye çalıştığını, ilgili öğrenci velilerine ve firmanın tedarikçilerine yanıltıcı bilgi vererek onları dolandırmaya çalıştığını belirterek davanın reddini istemiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARININ ÖZETİ: İlk Derece Mahkemesi 20/05/2021 tarih 2017/388 Esas - 2021/360 Karar sayılı kararında; "Dava dilekçesinin sonuç kısmında bahsedilmemesine rağmen dava dilekçesi içeriğinde fesih ve tasfiye ibaresi de geçtiğinden, fesih ve tasfiyenin dava konusu yapılıp yapılmadığı hususu 30/11/2017 tarihli duruşmada davacı vekilinden sorulmuş, davacı vekili beyanında bu dava ile ilgili taleplerinin dilekçenin sonuç ve istem kısmında belirtilen hususlarla ilgili olduğunu, şimdilik fesih ve tasfiye taleplerinin olmadığını bildirmiştir. Uyuşmazlık noktaları, davalı şirket yöneticisinin davalı şirket hesaplarından kendi nam ve hesabına ayrıca kurduğu şirkete para aktardığı , şirket adına kayıtlı araçları satarak paranın şirket hesabına aktarılmadığı , kendisinin ve eşinin ve çocuklarının özel sağlık sigortalarının davalı şirket parasından karşılandığı , ... Bankasından alınan 65.000,00 TL lik kredinin nereye kullanıldığının belli olmadığını, şirket parasını kullanarak Tekirdağ Yenice Köyünden taşınmaz aldığı , şirket kaynaklarını davalı tarafça kurulan varlık ... Ltd Şti'ye aktarılarak davalı şirketin zarara uğratıldığı iddia edildiğniden , davalı şirket yetkilisinin davalı şirkete şirkete zarara uğratıp uğratmadığı , uğratıyorsa ise zarar miktarının tespiti, müdürlükten azil koşullarının oluşup oluşmadığı hususlarının tespiti noktasında toplanmaktadır. İstanbul 15. Asliye Ticaret Mahkemesine ait 2014/1583 Esas 2016/489 Karar nolu dosyası alınıp incelendiğinde, ... Tarafından ... hakkında aynı iddialara dayalı olarak şirket müdürünün azli, şirket yöneticisinin sorumluluğundan kaynaklana tazminat davası açtığı, ...'nın ise karşı dava dilekçesi ile ...'nin şirket ortaklığına son verilmesi talebiyle dava açtığı, mahkemece yapılan yargılama sırasında ticari defter ve belgeler üzerinde inceleme yaptırılarak rapor alındığı, raporda; ...LTd. Şti'nin ticari defter kayıtları ile banka hesap ekstreleri bakiyelerinin birbirinden farklı olduğu, bir çok banka işleminin usulüne uygun olarak şirket kayıtlarına kaydedilmediği, şirket defterlerinin usulüne uygun tutulmadığı, şirket adına kullanılan ihtiyaç kredisinin hangi amaçlarla kullanıldığının belirsiz olduğunu, aynı tarihlere rastlayan şirkete ait özel bir harcamaya rastlanmadığı dikkate alınmak suretiyle, ...'nın TTK 626. Maddesi kapsamında müdürlük sıfatından doğan özen ve sadakat yükümlülüğüne uygun davranmadığını, TTK 630 maddesi çerçevesinde müdürün idare ve temsil yetkisini kaldırılması bakımından haklı sebep olarak nitelendirilebileceği, ...'nın özen ve sadakat yükümlülüğüne uygun davranmaması sebebiyle oluşan şirket zararının TTK 644.maddesi yollamasıyla TTK 553 ve devamı madde hükümleri çerçevesinde mümkün olduğunu ancak dosya içerisinde bulunan belgeler çerçevesinde zarar miktarının net ve kesin olarak tespitinin mümkün olmadığı yönünde görüş bildirildiği, mahkemece 23/06/2016 tarihinde verilen karar ile hem asıl dava hem de karşı dava açısından husumetin şirkete karşı da yöneltilmesi gerektiği belirtilerek asıl ve karşı davanın husumet eksikliği nedeniyle reddine karar verildiği, kararın davacı- karşı davalı vekiline 25/10/2016 , davalı-karşı davacı vekiline ise 03/11/2016 tarihinde tebliğ edilerek kararın kesinleştiği görülmüştür. Davalı vekili cevap dilekçesinde, derdestlik itirazında bulunmuş ise de yukarıda da bahsedildiği üzere İstanbul 15. Asliye Ticaret Mahkemesince verilen kararın bu dava açılmadan önce kesinleşmesi nedeniyle derdestlik durumunun söz konusu olmadığı anlaşılmıştır. Davalı şirketin sicil kaydı incelendiğinde, merkez adresi itibariyle mahkememizin görevli olduğu görülmüş, ortaklarının davacı ve davalıdan oluştuğu, yetkilisinin ise münferit yetki ile ...'ya ait olduğu tespit edilmiştir. Taraflarca gösterilen tüm deliller toplanmış, banka hesap ekstreleri, araçların trafik kayıtları ve satışlarına ilişkin noter evrakları, taşınmazın tapu kaydı, satışla ilgili akit tabloları alınarak dosyaya bırakılmıştır. Mahkememizce uyuşmazlık noktaları olarak tespit edilen hususlarda şirkete ait ticari defter ve belgeler de incelenerek rapor tanzim edilmesi için bir finans uzmanı, bir mali müşavir ve ticaret hukuku alanında nitelikli hesaplama uzmanından oluşan bilirkişi heyetine dosya tevdii edilmiştir. 16/05/2019 tarihli bilirkişi raporu incelendiğinde, öncelikle şirketin ticari defter ve belgelerine ulaşılamaması nedeniyle incelemenin yapılmadığı belirtilerek, davalı şirketin ortaklık durumu ve temsil yetkisiyle ilgili açıklama yapıldığı, davalı şirketin şehir içi yolcu taşımacılığı ile ilgili olarak faaliyet gösterdiği, dava dışı ...Ltd. Şti'nin şehir içi yolcu taşımacılığı konusunda faaliyet gösterdiği, ortaklarının ... ve davalı ...'dan oluştuğunu, raporda mahkememizce bankalara yazılan yazı ve verilen cevaplardan bahsedildiği, dava dilekçesinde plakaları belirtilen araçlar ve devir aşamalarından bahsedildiği, dava dilekçesinde bahsedilen taşınmazın daha önceden ... adına kayıtlı iken, 01/03/2013 tarihinde ... adına kaydedildiğini, dosya içerisinde mevcut araç satış sözleşmeleri incelendiğinde, ... plaka nolu aracın 04/09/2014 tarihli noterde düzenlenen araç satışı sözleşmesi içeriğine göre aracın ....Ltd. Şti tarafından ... isimli şahsa, aracın kasko değeri 27.600,00 TL iken 19.320 TL'ye satıldığı, ... plakalı aracın ....Ltd. Şti tarafından 18/09/2014 tarihli sözleşme ile ....Ltd. Şti'ye kasko değeri 15.000 TL olan aracın 15.000 TL bedelle satıldığı, ... plakalı aracın 27/11/2014 tarihinde ....Ltd. Şti tarafından kasko değeri 36.000 TL iken KDV dahil 18.000 TL bedelle satıldığı, ... plakalı aracın 22/12/2014 tarihinde ....Ltd. Şti tarafından ... aracın kasko değeri 38.200 TL iken 26.740 TL'ye satıldığını raporda açıklandığı, ... plakalı araçla ilgili olarak kiraya veren ... ile ...Ltd. Şti arasında 16/09/2013- 16/09/2014 tarihleri arasında oto kiralama sözleşmesi imzalandığı, dosya içerisinde bulunan ... imzalı 17/09/2014 tarihli tutanak incelendiğinde, tüm sözleşme süresi boyunca bu sözleşme nedeniyle ödeme yapılmadığı, sözleşmeden doğan alacaklara mahsuben 39.600 TL tutarın Nihat Hoşkan hesabına yatırılması durumunda ...Ltd. Şti'nin bu sözleşmeden kaynaklı yükümlülüklerini yerine getirmiş kabul edileceğinin belirtildiğinin görüldüğünü, İstanbul 15. Asliye Ticaret Mahkemesine ait dosyada bulunan bilirkişi raporundan hareketle davalı şirketin mali durumunun raporda irdelendiğini, 2014 yılı kurumlar vergisi beyannamelerinde yer alan bilgiler ile 31/12/2014 dönemine ait mizanda yer alan bilgiler arasında tutarsızlıklar olduğunun görüldüğünü, davalı şirketin ... soy ismiyle SSK'ya ödediği primlerin incelendiğinde, davalı şirketin bağlı olduğu Şişli SGK Müdürlüğünün 2013 ve 2014 yılı sigortalı hizmet listesi ve bu liste üzerinden tespit edilen davalı ... yakınlarına ödenen SSK brüt prim ücretleri toplamının 72.661,35 TL olduğunu, tarafların ortağı olduğu davalı şirketin muhasebe ücretler ile ilgili yapılan inceleme neticesinde SMMM ... ile 1 yıl süreli 430.000 TL sözleşme bedelli sözleşme imzalandığını yine davalının ortağı olduğu dava dışı ...Ltd. Şti'nin de aynı muhasebeciyle 1 yıl süreli 480.000 TL bedelli sözleşme imzalandığını, ... plakalı okul taşıtı aracı üzerinde hem " ..." hem de "..." yazılarının olduğunu, bu durumun da her iki şirketin birlikte hareket ettiklerini gösterdiğini, davalı şirkete ait banka ekstreleri ile mizanlar karşılaştırıldığında, banka kayıtları, davalı şirket mizan kayıtları, kurumlar vergisi beyannamelerinin hepsinin birbirinden farklı olduğunu, dava konusu edilen krediyle ilgili inceleme sonucunda 65.000 TL kredinin ... Bağlarbaşı şubesinden 22/09/2014 tarihinde kullanıldığını, akabinde iş bu paranın ... plakalı araç için yapılan sözleşmeye istinaden alacaklı dava dışı ...'e ödenmek üzere ... isimli kişiye EFT ile 36.900,00 TL olarak ödendiğini, kalan kısmın ...'ya ödendiğini, böylelikle kredinin tamamının kullanıldığını, yine aynı bankadan 27/08/2014 tarihinde ... plakalı araçlar için toplamda 162.000 TL kredi kullanıldığını, kredinin tümünün araç satıcısına ödendiğinin tespit edildiğini, dava konusu yapılan taşınmazla ilgili yapılan inceleme neticesinde taşınmazın ... adına kayıtlı iken 01/03/2013 tarihinde 59.000 TL satış bedel ile ...'ya devredildiğini, bankalardan gelen hesap ekstreleri ve CD'ler üzerinde yapılan inceleme neticesinde ... tarafından 2012-2015 yılları arasında 218.130 TL para çekildiğini, buna mukabil bu hesaplara da 110.300,00 TL para yatırıldığının tespit edildiğini ancak şirkete ait ticari defterlerin incelenememesi nedeniyle bu tutarların şirket kayıtlarında olup olmadığının, şirket kasasına giriş yapılıp yapılmadığı tespit edilmediğini, davacı tarafından da 2013-2014 yıllarında banka hesaplarında 107.880 TL para çekildiğini ancak ticari defter ve belgelerin incelenememesi nedeniyle bu tutarların şirket kayıtlarında olup olmadığı ve şirket kasasına girip girmediğinin tespitinin yapılamadığını, davalı şirkete ait banka hesaplarından ... tarafından 2013-2014 yıllarında 47.000 TL, ... tarafından 2012-2013 yıllarında 71.241,82 TL para çekildiğini ancak ticari defter ve belgelerin olmaması nedeniyle bu paraların şirket defterleri ve kasasına aktarılıp aktarılmadığının tespitinin yapılmadığını bildirdikleri görülmüştür. Bilirkişilerin davalı şirkete ait ticari defter ve belgeleri inceleyemediklerini bildirmeleri nedeniyle, şirket müdürü olan davalı tarafa şirket defterlerinin bulunduğu yeri bildirmesi için süre verilmiş, davalı vekili 10/09/2020 tarihli duruşmada şirkete ait ticari defter ve belgelerin şirket muhasebecisi tarafından açılan dava nedeniyle İstanbul 21. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2017/113 Esas nolu dosyasına teslim edildiğini bildirmiş ve ilgili mahkemeye yazı yazılarak ticari defter ve belgelerin gönderilmesi istenilmiş, ticari defter ve belgelerin gelmesinden sonra dosya aynı bilirkişi heyetine tevdi edilerek ek rapor alınarak dosyaya bırakılmıştır. 18/12/2020 tarihli ek rapor incelendiğinde, davalı şirketin ... soy ismini taşıyan kişiler için Şişli SGK Müdürlüğüne 2013-2014 tarihleri arasında 72.661,35 TL ödeme yaptığı belirtilerek ödemeler ve dönemleri ek raporda tablo halinde gösterilmiştir. ... plakalı aracın 19,320 TL'ye , ... plakalı aracın 15.000 TL'ye, ... Plakalı aracın 18.000 TL'ye, ... plakalı aracın 26.740 TL olmak üzere toplamda 79.060 TL'ye satıldığını ancak bu satıştan elde edilen miktarın şirket hesabına alacak olarak aktarılmadığını, ek raporda kök raporda da bahsedilen taşınmaz satışıyla ilgili bilgilerin verildiği, ... Bankası Bağlarbaşı şubesinde alınan krediler açısından yapılan değerlendirme incelendiğinde 65.000 TL kredinin 22/09/2014 tarihinde kullanıldığını, bu paranın ... plakalı araç için yapılan sözleşmeye istinaden dava dışı ...'e ödenmek üzere ... EFT ile 36.900 TL olarak ödendiğini, kalan kısmın yani 29.600 TL'nin ...'ya ödendiğini , ek raporda ayrıca bankadan 162.000 TL kredi kullanıldığını, bu miktarın satın alınan araç maliklerine ödendiğini, sonuç itibariyle davalı ... yakınlarına ödenen SGK bürüt prim ücretlerinin toplamının 72.661,35 TL olduğunu, şirketin aktifinde kayıtlı araçların satışından elde edilen ve şirket hesabına alacak yazılmayan tutarın 79.060,00 TL olduğunu, ek raporda plakaları belirtilen araçların satılmış olmasına rağme-n halen şirket kayıtlarının çıkışının yapılmadığını, iki adet aracın satılmış olduğu halde şirket kayıtlarında da gözükmediğini, şirketin muhasebe kayıtlarının gerçeği yansıtmadığını, ... Bankasından alınan kredinin 29.600 TL'sinin davalı ...'ya ödendiğini, davalının yöneticisi olduğu şirketin, yasa ve muhasebe ilkelerine aykırı eylemleri ile zarara uğrattığını, davalının şirkete vermiş olduğu zararın yakınlarına bürüt olarak ödenen 72.661,35 TL SSK prim ücreti, şirkete ait araçların satışından ve şirkete intikal ettirilmeyen satış bedellerinden 79.060,00 TL, ... Şubesinden alınan ve davalıya ödenen 29.600 TL olmak üzere toplam 181.321,35 TL olduğunu belirttikleri görülmüştür.TTK 644. Maddesinin yollamasıyla limited şirketlerde de uygulanacak olan, Kurucuların, yönetim kurulu üyelerinin, yöneticilerin ve tasfiye memurlarının sorumluluğu başlıklı TTK 553. Maddesinde "Kurucular, yönetim kurulu üyeleri, yöneticiler ve tasfiye memurları, kanundan ve esas sözleşmeden doğan yükümlülüklerini kusurlarıyla[1] ihlâl ettikleri takdirde, [2] hem şirkete hem paysahiplerine hem de şirket alacaklılarına karşı verdikleri zarardan sorumludurlar. Kanundan veya esas sözleşmeden doğan bir görevi veya yetkiyi, kanuna dayanarak, başkasına devreden organlar veya kişiler, bu görev ve yetkileri devralan kişilerin seçiminde makul derecede özen göstermediklerinin ispat edilmesi hâli hariç, bu kişilerin fiil ve kararlarından sorumlu olmazlar. Hiç kimse kontrolü dışında kalan, kanuna veya esas sözleşmeye aykırılıklar veya yolsuzluklar sebebiyle sorumlu tutulamaz; bu sorumlu olmama durumu gözetim ve özen yükümü gerekçe gösterilerek geçersiz kılınamaz." denilmektedir. TTK 555/1 fıkrasına göre şirketin uğradığı zararın tazminini, şirket ve her bir pay sahibi isteyebilir, pay sahipleri tazminatın ancak şirketin ödenmesini isteyebilirler denilmektedir. Davacı taraf, davalı müdürün, davalı şirkette görevi bulunmayan Kalaba soyisimli akrabalarının şirkette çalışıyor göstererek SGK primlerini ödediğini belirterek bu nedenle de şirketin zarara uğratıldığını iddia etmiş olup, alınan SGK'a ait belgeler üzerinde yapılan incelemede prim ücretinin toplamının 72.661,35 TL olduğu saptanmış ise de, söz konusu çalışanların ve SGK'nın davalı gösterileceği ve ilgili İş Mahkemesinde açılacak dava ile elde edilecek kararla söz konusu şahısların çalışmadığını ve çalışmadığı halde primlerinin ödendiği subut bulduktan sonra bu iddianın dinlenmesinin mümkün olacağı, dava dışı kişilerin ve SGK'nın taraf olmadığı iş bu davada mahkememizce bu kişilerin çalışıp çalışmadıklarını irdelenemeyeceği sonucuna varılarak araç satışları nedeniyle 79.060,00 TL ile şirketin bankadan kullandığı kredinin 29.600 TL'sinin davalı şirket müdürü uhdesinde kalmasından dolayı toplam 108.660,00 TL şirketin şirket müdürü tarafından zarara uğratıldığı sonucuna varılmıştır. TTK 630. Maddesinde "Genel kurul, müdürü veya müdürleri görevden alabilir, yönetim hakkını ve temsil yetkisini sınırlayabilir. Her ortak, haklı sebeplerin varlığında, yöneticilerin yönetim hakkının ve temsil yetkilerinin kaldırılmasını veya sınırlandırılmasını mahkemeden isteyebilir. Yöneticinin, özen ve bağlılık yükümü ile diğer kanunlardan ve şirket sözleşmesinden doğan yükümlülüklerini ağır bir şekilde ihlal etmesi veya şirketin iyi yönetimi için gerekli yeteneği kaybetmesi haklı sebep olarak kabul olunur. Görevden alınan yöneticinin tazminat hakları saklıdır. " denilmektedir. Müdürlerin ve yönetimle görevli kişilerin özen ve bağlılık yükünü rekabet yasağı TTK 'nın 626. Maddesinde , eşit işlemle ilgili hükümlerin TTK 627.Maddesinde düzenlendiği görülmektedir. Dava, şirket yöneticisinin azli ve şirket yöneticisi hakkında açılan sorumluluk davasına dayalı tazminat olup her iki davanın da azli istenen ve tazminat talep edilen şirket yöneticisi hakkında açılması gerektiği, bu nedenle davalı şirketin pasif husumetinin bulunmadığı tespit edilmiştir. Toplanan tüm deliller ve alınan bilirkişi raporlarına göre, araç satışlarından elde edilen gelirlerin şirket defterlerine işlenmediği, satılan araçların kaydının defterlerden düşülmediği, bankadan alınan kredinin bir kısmının davalı şirket müdürü uhdesinde kaldığı, kredi alınan bankalara ait ekstreler ile ve banka kayıtları ile şirket ticari defter ve belgelerin uyumlu olmadığı anlaşılmakla TTK 630. Maddesine göre şirket müdürünün azli için haklı sebep oluştuğu sonucuna varılarak 108.660 TL şirket zararının davalı yöneticiden alınarak şirkete ödenmesine, davalı ...'nın şirket müdürlüğü görevinden azline, aşağıdaki şekilde karar vermek gerekmiştir. Azil kararı ile birlikte hükmün kesinleşmesi halinde müdürlük görevi sona erse dahi (İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12 . Hukuk Dairesine ait 2017/518 Esas 2017/658 Karar nolu ilamda da belirtildiği üzere) şirket müdürünü seçecek olan TTK 616-b maddesi gereğince ortaklar genel kurulu olup, mahkemenin ortaklar kurulu yerine geçerek şirkete müdür (yönetim kayyımı) ataması doğru olmadığından mahkememizce şirket müdürünün azli yönünde karar tesis edilmiştir."gerekçesi ile, "1-Davacının .... Ltd Şti hakkında açmış olduğu davanın pasif husumet yokluğundan reddine, 2-Davacının ... hakkında hakkında açmış olduğu davanın kısmen kabulü ile; 108.660,00TL'nin (bu miktarın 10.000,00TL'sine dava tarihi olan 25/04/2017 , kalan kısmına ise ıslah tarihi olan 10/03/2021 tarihinden başlamak kaydı ile) avans faizi ile birlikte bu davalıdan alınarak ... Ltd Şti'ye ödenmesine, davacının fazlaya ilişkin isteminin reddine, 3-Davalı ...'nın, ... Ltd Şti'deki müdürlük görevinden azline," karar verilmiş ve karara karşı davalı asil tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.

İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davalı asil ... istinaf dilekçesinde özetle, mahkemenin bilirkişinin raporunda da şirketin ticari defterlerinin başka bir dava dolayısı 2017/113 Esas mahkemeden alınarak 18/12/2020 tarihli bilirkişi ek raporunun mahkemeye sunulduğunu ve ilk celsesinde davanın usul ve esasa aykırı olarak karara bağlandığını; tespit ve delillerinin sunulamadığını, Bilirkişi raporunda araç satışları dolayısı ile 79.060,00 TL ve ... çekilen krediden kalan 29.600,00 TL dolayısı ile toplam 108.660,00TL'yi TTK'nın 630.madde gereği hükmettiğini fakat ... ve ... plakalı araçların kredileri tam olarak ödendiği şeklinde yanlış raporlandığını, Davalı olarak tarafına bu araçlar dolayısı ile 2016/995 Esas -2018/1157 karar nolu dosyada da açıkça görüleceği üzere şirketin kredi borcunun müteselsil kefalet yolu ile ... Bankası tarafından şahsına açılan dava yolu ile icra edildiğini ve şahsının 129.904 TL borçlandırıldığını; bu araçların kalan kredi borçları ve faizler tahsilatı haciz yolu ile malvarlığından yapıldığını; bu borçların defter kayıtlarında mevcut muhasebeci tarafındanda husümete uğranıldığından işlenemediğini, bilirkişi tarafından yanlış müteala edilerek rapolanmadığını; fakat defaten bu konuyu ve kayıtları mahkemeye sundukları halde dikkate alınmadığını; bu borcun şirket borcu olarak gösterilmediğini; sadece bu araçlar dolayısı ile tarafının şirketten faizler hariç 129.904 TL alacağının mevcut olduğunu, Daha önce aynı gerekçelerle Davacı ... İstanbul 15. Asliye Ticaret Mahkemesine 30/12/2014 tarihinde 2014/1583 Esas 2016/489 Gerekçeli Karar nolu dosyası incelendiğini; ... tarafından tarafına aynı iddialara dayalı olarak, dava açıldığını ve burada "....TTK 644.maddesi hükümleri gereği göz önüne alınmış ancak dosya içerisinde bulunan belgeler çerçevesinde zarar miktarının net ve kesin olarak tespitinin mümkün olmadığı yönünde görüş bildirildiği, mahkemece 23/06/2016 tarihinde verilen karar 22/07/2016 tarihinde Gerekçeli karar ile hem asıl dava hem de karşı dava açısından husumetin şirkete karşı da yönetilmesi gerektiği belirtilerek asıl ve karşı davanın husumet eksikliği nedeniyle reddine karar verildiği, kararın davacı- karşı davalı taraflara tebliğ edilerek kararın kesinleştiği..." görüldüğünü; Şirketin faaliyet konusu tam olarak öğrenci ve personel taşımacağına dayanmakta ve taşınan ve şirketin hizmetini gerçekleştirdiğini(Ek2-İsimListesi şirket adına çalışan Sürücü ve hostesler) ve sözleşmeleride olan Milli Eğitim Bakanlığına bağlı okullardan oluşmakta iken ve bu okullarınhizmetinide çalıştırmış olduğu yaklaşık 70-80 kişiden oluşan sözleşmeli gerçek ve tüzel kişi araç sahibi tedarikçisi ve servislerin bir çoğunda Bayan Hostesler gerçek kişi ve çalışanından oluştuğunu, Ayrıca davacı ...'nin davaya konu olan ... Dış Ticaret Ltd.Şti.nin paydaşı ve maliki olduğu halde 31/12/2014 tarihinde gayri resmi ortağı ... ile şirketin değerli evrakları ve alacak senetlerini hirsizlik yolu ile İstanbul C.Başsavcılığının 05/05/2015 tarih -18883-15144 sayılı iddianamesi gereği K.H “ce Dosya No : 2015 /391 Esas ile Dava açılmış (2017/378) Kararı ile yargılandıklarını ve TCK 144/1-a maddesi gereğince ceza aldıklarını, ( Ek-3 2015/391Esas 2017/378 Kararlı Dava Sureti) Bu karar ve cezanın somut bir delil ve davacı ... Kuvvetlinin kötü niyetin emaresi olduğunu, Tarafının bankalar nezdinde ödemesi düzensiz yapılan veya yapılmayan kredibilitesi, bankalara olan kredi borcu, kart borcu, vergi borcu, şahsına ve yönettiği şirkete açılmış maddi manevi hiç bir vukuatı, davası, husumeti olmamış haldeyken ilgili şirket dolayısı davalının şahsına yönelik başlattığı haksız rekabet ile şirkete ve şahsına doğan hacizler alacakların, mahkemenin vermiş olduğu kararlar ile 3 çocuk babası olduğu tarafını ve aile hayatını olumsuz etkilediğini; şirket ipotekleri için babasından miras yolu ile kalan menkulünü satarak borçlarını ödediğini; bu durumun aile bütünlüğüne zarar verdiğini; kaybettiği şirket ve borçlar yüzünden işçi olarak girdiği bir firmada 3 yıldır maaşlı olarak çalıştığını, maaşının şirket alacakları yüzünden 4/1 kesintiye uğradığını; tarafına planlı dolandırıcılık yapıldığını, ispatları olduğu halde mahkemece görmezden gelindiğini, (Ek-4 ... Şirket dolayısı ile şahsına yapılan dava ve hacizler hacizler)Davacı şirket ortağı ... ve ...'nın bu tarihten sonra mevcut ... Ltd şirkete kötü niyet ve rekabet yasağı ilkelerini çiğneyerek yapmış oldukları operasyon neticesinde aslında amaçlanan ve ... adına 05/01/2015 tarihinde 954975/0 sicil no ile benzer isimle şirket kurulduğunu; davacı ... ve gayri resmi ortağı ... ile davalı şirketin mevcut sözleşmeleri bulunan aynı kurum okul ve işlerine devam ederek hala kazanç sağladıklarını, delil niteliği kesin olan bu önemli iddialarının mahkemeye de tutanaklar ve beyanları ile defaten bildirilmiş olduğu halde ilgili ahkemece ne şahitler nede resmi evrakların delil olarak dikkate alınmadığını, (Ek-6 : Milli Eğitim Bakanlık bağlı okuldan alınan resmi yazı delili, Ek-7 Velilere ... Tarafından atılmış mesajlar) Diğer bir hususunda davacı ortak ...'nin şirkette kuruluş ödemesinden başka hiçbir katkısı ve geliri olmadığı halde şirketten talep ettiği ve kendisine talimat yolu ile bankadan çekerek uhdesine geçirdiği paralar olduğu halde mahkeme ve bilirkişinin kayıtlarının alınmadığını; ayrıca davacı ortak ...'nin 14/08/2012 tarihinde şirket paraları ve araç satışları parasıyla şirket ortaklığı tarihlerinde kendi adına daire aldığını; bu dairenin satışını muvazaalı olarak derhal yaparak şirketi zarara uğratarak şirket kasasından daire için borç olarak aldığı borcunu ödemediğini; bu daire dolayısı ile şirkete borçlandırılmasını ayrıca talep ettiklerini, (Ek-8 ... adına Tapu Sureti) Mahkemece sadece bilirkişi raporunun karar olarak örneklendiğini; şirketin hizmet verdiği okullar, kurumlar, çalışanlar, tedarikçiler gibi onlarca şahitlik yapacak kişiler olduğunu ve hizmet verilen kurumlara yazılacak yazılar ile basitçe açığa çıkabilecek iddialarının görmezden gelindiğini, hükmün sadece şirketin geliri varmış gibi şirket defter kayıtlarından tam olarak bir kanaate varılamayacağı mahkemece de belirtilmesine rağmen verildiğini, Yetkili ortağının müteselsil olarak sorumluluk vasfı ile kendisine ait olan dairesine ve mal varlığına koyulan hacizler ile şirkete davacı ... tarafından yapılan hırsızlık ve milat tarihi olan 15. Asliye Mahkemesine açılan dava tarihi itibariyle de şirketin tüm borçlarını kendi mal varlığına yapılan takiplerini ödediğini ve ödemeye devam etmekte olduğunu; diğer hiçbir mağduriyeti ve sorumluluğu olmayan ortağın bu şirkete ve ortaklığı ile ayrı 108.000 TL borçlandırılan bir hüküm verilmesinin haksızlık olduğunu, Davalı ortağın mağdur edildiği halde diğer zararlı durumların varlığı ve gerçekliği şirketin hizmet verdiği okulların sözleşmelerinin kimler olduğu, o tarihlerde okul kurum müdürlüklerine yapılacak yazışma ve davalı şirket çalışanlarına şirket asıl ortağının kim olduğu, kötü niyetli olarak kurulan yeni şirketin aynı kurumlara hizmet verip vermediği yöneticilerinin kim olduğu tespitinin hiç yapılmadığını, Yukarıda arz ve izah ettikleri istinaf dilekçesi ile belirtilen gerekçelerle, yerel mahkemenin 2017/388 Esas ve 2021/360 Karar sayılı karınını istinaf incelemesi neticesinde kaldırılmasına ve yeniden yargılama yapılarak talepleri doğrultusunda davanın reddine karar verilmesini ve yine yargılama giderlerinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.

İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ: HMK'nın 355. maddesine göre istinaf incelemesi; istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırılık görüldüğü takdirde ise resen gözetilmek suretiyle yapılmıştır. Dava; TTK'nun 630/2 fıkrası uyarınca limited şirket müdürünün haklı nedenle azli ve TTK'nun 644/1-a bendi atfı ile 553 ve devamı maddeleri uyarınca yönetici sorumluluğu nedeniyle tazminat istemlerine ilişkin olup, mahkemece şirkete karşı açılan davanın husumet yokluğundan reddine, davalı ...'ya karşı açılan davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, karara karşı davalı ... tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur. Davacı yan; davalı şirketin %50 ortağı ve müdürü olan davalı ...'ın, ortağı olduğu dava dışı ... Şirketi'ne para aktardığını, davalı şirket adına kayıtlı araçları araçların satıldığını ancak satış bedellerinin şirket hesabına aktarılmadığını, davalının kendisi eşi ve çocuklarının özel sağlık sigortalarını davalı şirket hesabından yaptırdığını, davalının ... Bankasından şirket adına kullandığı 65.000,00-TL lik kredinin nereye harcandığının belirli olmadığını, davalının şirket hesabından kendi adına Tekirdağ ili Yenice köyünden yazlık satın aldığını ve bu şekilde şirketi zarara uğrattığını ileri sürerek, 2012 yılından bu yana davalının şirketi uğrattığı zararın tespiti ile davalı şirkete ödenmesine, davalının haklı nedenle davalı şirket müdürlüğünden azline karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ...; davacı şirket ortağının aslında görünürde ortak olduğunu, gerçek ortağın dava dışı ... olduğunu, dava konusu edilen şirkete ait araçların dava dışı ... verilen vekalet ile şirket adına satıldığını, satış bedellerinin davacı ... ve davalı ... tarafından şirket adına tahsil edilemelerine rağmen şirkete iade edilmediklerini, özel sağlık sigortası yaptırılmadığını, şirket çalışanı olan ... soyisimli kişilerin SGK primlerinin ödenmesinin ise yasal zorunluluk olduğunu, Tekirdağ ilindeki yazlığın bizzat davalı tarafından kendi adına çekilen kredi ile satın alındığını, şirket ile bir ilgisinin bulunmadığını, davalı şirketin okullara servis hizmeti verdiğini, bu hizmetlerin verildiği şirketlerden çek ile ödeme alındığını, bu şirketlerden birinin çek ile ödeme yaptığını beyan etmesine rağmen muhasebe kaydında görülmemesi üzerine şirketten makbuz istendiğini, çek ile ödemeyi davacı ...'un almış olduğunun tespit edilmesi üzerine, çek iptali davası açıldığını, asıl davacı ile dava dışı gayrıresmi ortak ...'nın, davalı şirket ile benzer ismi taşıyan ... Tic Ltd Şti isimli bir şirket kurduklarını, ... isim benzerliğinden yararlanarak, davalı şirket müşterilerine(okul servisi velilerine ve okullara) mesaj atıp kendi kurdukları şirketin hesap numarasına ödeme yapmasını istediğinin tespit edildiğini, asıl davacının şirkete bağlılık ve özen yükümlülüğü ile bağdaşmayan ve şirketi zarara sokucu eylemlerde bulunduğunu savunmuştur. Mahkemece taraf delilleri toplanmış, davalı şirketin sicil kayıtları, aynı konuda daha önce açılmış ve husumetten reddedilerek kesinleşmiş İstanbul 15. Asliye Ticaret Mahkemesine ait 2014/1583 Esas 2016/489 Karar sayılı kararı ve dosyanın kendisi, araç satış sözleşmeleri, banka hesap dökümleri, kredi belgeleri, SGK belgeleri dosya arasına alınmış, davalı şirket ticari defter ve belgeleri üzerinde bilirkişi heyetine inceleme yaptırılmasına karar verilmiş, kök raporda ticari defterler temin edilemediğinden eksik rapor tanzim edilmiş, defterlerin bir başka mahkemede olduğunun tespit edilmiş, bu mahkemeden celbedilen defterler üzerinde yapılan inceleme sonucu düzenlenen ek rapordaki veriler doğrultusunda, şirket çalışanları yönünden ödenen SGK primlerinin talep edilemeyeceği, araç satışları sonucunda elde edilen ve şirket kasasına girmeyen 79.060,00 TL ile şirketin bankadan kullandığı 65.000,00-TL krediden, davalı ...'a ödenen 29.600TL'nin şirket zararı olduğu gerekçesi ile toplam 108.660,00-TL'nin davalı ...'dan tahsili ile şirkete ödenmesine karar verilmiştir. Davalı ... tarafından ileri sürülen istinaf sebepleri; mahkemece ek rapor alındıktan sonra ilk celse karar verildiği, rapora karşı ileri sürdükleri delillerin toplanmadığı, asıl davacının dava dışı ... ile davalı şirket ile benzer isim ve faaliyet alanında şirket kurarak şirketi zarara uğrattıkları iddialarının dinlenilmediği, davacı ortağın şirket hesabından çektiği ve geri ödemediği bilirkişi raporunda tespit edilen 108.000,00-TL hakkında değerlendirme yapılmadığı, davacı ile dava dışı ... davalı şirket merkezinden şirkete ait senetleri çalmaları nedeniyle haklarında verilen ceza mahkumiyetinin değerlendirilmediği, davalının davalı şirket adına çektiği kredi borcuna kefil olduğu ve bu borcun ödenmesi için davalı maaşlarına haciz konulduğu, asıl davalının davacı şirketten alacaklı olduğu, davalının şirket için çekilen kredilere bizzat kendine ait taşınmazlar üzerine ipotek koydurarak şirket işleyişinin devamını sağlamaya çalıştığı, asıl şirketi zarara uğratanların davacı ve dava dışı gayrıresmi ortak ... olduğu, davalının bizzat şirkettem alacaklı olduğu yönündeki savunmalarının dinlenilmediği, itirazlarının karşılanmadığı yönündedir. Davalı yanın ek rapora itiraz dilekçesinde; dava konusu edilen şirkete ait araçların satışları ile ilgili olarak her bir plaka için detaylı itirazlarını sunduğu, bu araçlardan birinin bizzat kendine ait olup önce Murat isimli bir şahsa bedelsiz devredildiğini, akabinde bu şahıs tarafından yine davalı şirkete bedelsiz devredildiğini, bu aracın ... verilen vekalet ile satıldığını, bir diğerinin yine davalıya ait olup şirkete bedelsiz aktarıldığını, akabinde satışından elde edilen gelirle şirket borçlarının ödendiğini, beş adedinin ... verilen vekalet ile satılmış olduğunu, bu araçlardan elde edilen bedellerin davacı ... ve dava dışı ... tarafından tahsil edilmelerine rağmen şirkete ödenmediklerini, bu nedenle satışların iptali için davalar açıldığını, yine bir araç satışından elde edilen ücretin şirkete verilmemesi nedeniyle vekaletin kötüye kullanılması gerekçesi ile İstanbul 24 Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2016/313 Esas sayılı dosyası ile dava açıldığını, araçlardan ikisinin ise cebri icra yolu ile satılmış olmaları nedeniyle davalının bir dahli bulunmadığını, davalı şirket adına çekilen 65.000,00-TL'lik kredinin 39.900,00-TL lik kısmı ile araç kiralama borcunun ödendiğini, 29.600,00-TL lik kısmının ise yine şirketin yasal takipteki borçlarının ödenmesi için kullanıldığını, davacının şirketten çektiği paraları dava dışı ... gönderdiğine ilişkin dekontlar bulunduğunu belirterek ek rapor alınmasını talep etmiştir. Davalının rapora itiraz dilekçesi ekinde sunduğu araç satış sözleşmelerinin, mahkemece daha önce dosya arasına alınmış olan satış sözleşmeleri oldukları, bu sözleşmelere konu araç satışlarından elde edilen tutarların ödenmemesi nedeniyle satışların iptali için dava açıldığı belirtilmiş ise de, herhangi bir dava dosyası bilgisi verilmediği, davalının kendisine ödendiği ancak şirket kasasına girmeyen 29.600,00-TL kredi tutarının, yine şirket borçlarına ödendiğine ilişkin dilekçe ekinde somut bir delil sunmadığı, dilekçe ekinde sunulan ve dava dışı ... ... plakalı araç satışından elde edilen gelirin ödenmesi için açıldığı anlaşılan İstanbul 24 Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2016/313 Esas sayılı davasında verilen 2017/372 Karar sayılı karar örneğinden, davanın reddedilmiş olduğunun anlaşıldığı, buna göre davalının rapora itiraz dilekçesi ekinde sunduğu yeni ve sonuca etki edecek bir delil bulunmadığı anlaşılmış olup, davalı yanın ek rapora karşı itirazlarının karşılanmadığı ve delillerin toplanmadığı yönündeki istinaf sebebi yerinde görülmemiştir. Mahkemece aldırılan kök ve ek bilirkişi raporları ile; şirkete ait araç satışlarından elde edilen gelirlerin şirket kasasına girmediği, bankalardan kullanılan kredi tutarları ile şirket defterlerinde yer alan kayıtların birbiriyle örtüşmediği, şirket defterlerinin usulüne uygun tutulmadığı, davalının müdürü olduğu şirketi, yasa ve muhasebe ilkelerine aykırı eylemleri ile zarara uğrattığı tespit edilmiş olup, mahkemece bu hususların TTK'nun 630/2 fıkrası uyarınca haklı neden kabul edilmesinde ve davalı şirket müdürünün azli karar verilmesinde isabetsizlik bulunmamaktadır. Aksi yöndeki istinaf sebepleri yerinde görülmemiştir. TTK'nun 644/1-a maddesi atfı ile 553 ve devamı maddesi uyarınca kurucular, yönetim kurulu üyeleri, yöneticiler ve tasfiye memurları kanundan ve esas sözleşmeden doğan yükümlülüklerini kusurları ile ihlal etmeleri halinde, hem şirkete hem pay sahiplerine hem de şirket alacaklılarına karşı verdikleri zarardan sorumludurlar. Hukuk sistemi anonim şirket yönetim kurulu üyelerinin sorumluluğu halinde her türlü zarara tazminat sonucunu bağlamamış olup, yönetim kurulu üyelerinin Türk Ticaret Kanununa istinaden hukuki sorumluluklarına giilebilmesi; zarar, hukuka aykırılık, kusur ve illiyet bağı koşullarının gerçekleşmesine bağlıdır. İspat yükü bu unsurların varlığını iddia eden davacı üzerindedir. Somut olayda; toplanan tüm deliller ve aldırılan bilirkişi raporları ile, davalı Halil Kalaba'nın diğer davalı şirketin müdürü olduğu dönemde, şirkete ait bir kısım araçların satış bedellerinin 79.060,00 TL'lik kısmının şirket kasasına girmediği, şirket kayıtlarında da yer almadığı, yine kullanılan 65.000,00-TL'lik kredinin 29.600,00-TL'lik kısmının doğrudan davalı ...'a ödendiği, bu tutarın şirket kayıtlarına girmediği davacı diğer ortak tarafından ispatlanmış olup, mahkemece bu tutarlar yönünden davalı müdürün şirketi kusurlu eylemi ile zarara uğrattığının kabul edilmesinde ve bu tutarların şirkete ödenmesine karar verilmesinde isabetsizlik bulunmamaktadır. Davalı yanın uyuşmazlığın konusunu oluşturmayan ve sonuca etkili olmayan sair istinaf sebepleri de yerinde görülmemiştir. Sonuç olarak; ilk derece mahkemesi hüküm ve gerekçesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığı gibi, kamu düzenine aykırılık da tespit edilmediğinden, davalı ...'nın istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK'nun 353/1-b1 maddesi uyarınca esastan reddine karar vermek gerekmiştir.

HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davalı ...'nın istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK' nın 353/1-b1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Harçlar Kanunu gereğince istinaf eden tarafından yatırılan istinaf kanun yoluna başvurma harcının hazineye gelir kaydına, 3-Karar tarihi itibariyle Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 7.422,56-TL ve şirket yöneticisinin azli talebi nedeniyle 427,60-TL maktu olmak üzere toplam 7.850,16‬-TL istinaf karar harcından istinaf eden tarafından peşin olarak yatırılan 1.870,50-TL harcın mahsubu ile bakiye 5.979,66‬-TL'nin davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına, 4-İstinaf yargılama giderlerinin istinaf talep eden üzerinde bırakılmasına, 5-Artan gider avansı varsa karar kesinleştiğinde ve talep halinde avansı yatıran tarafa iadesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK'nın 361/1. maddesi gereğince kararın taraflara tebliğ tarihinden itibaren iki haftalık yasal süre içerisinde Yargıtay temyiz yasa yolu açık olmak üzere 25/04/2024 tarihinde oy birliği ile karar verildi.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

sürülentaraflarınŞirketesastanMüdürlüközetikararTazminat,istinafreddineKaynaklanansebeplerinindereceistanbuldeğerlendirilmesiSorumluluğundansavunmasınınsebepleriGörevindenmahkemesininıslahkararınınYöneticisininileriAzildosyaiddianumarasıhüküm

Kaynak: karar_bam

Taranan Tarih: 25.01.2026 18:43:41

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim