SoorglaÜcretsiz Dene

İstanbul BAM 13. HD 2024/649 E. 2024/698 K.

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi

Daire / Kategori

bam

Esas No

2024/649

Karar No

2024/698

Karar Tarihi

25 Nisan 2024

T.C.

İSTANBUL

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

13. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO: 2024/649 Esas

KARAR NO: 2024/698 Karar

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ İSTANBUL 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

NUMARASI: 2023/834 Esas (Derdest Dava Dosyası)

TARİH 14/03/2024

TALEP: İhtiyati tedbir

KARAR TARİHİ: 25/04/2024

İlk derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dava dosyası incelendi:

TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMASININ ÖZETİ: Davacı vekili dava dilekçesi ile, dava konusu Genel Kurul'da alınan 2., 3., 5., 6. ve 7. Nolu maddelerinde alınan kararların teminat alınmaksızın yürütülmesinin dava sonuna kadar geri bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARININ ÖZETİ: İlk Derece Mahkemesi 05/03/2024 tarih 2023/834 Esas sayılı kararında;"...Davalı şirket yöneticilerine davacı tarafın tedbir talebi hakkında görüşlerini bildirmek üzere TTK 449. Md gereğince süre verildiği halde beyanda bulunmadıkları görülmüştür. Yukarıda değinilen hukuksal durum ve somut olayın birlikte değerlendirmesi sonucunda, davacının davalı şirket ortağı olduğu, davalı şirketin 29 Eylül 2023 tarihinde gerçekleştirilen olağan genel kurulunda alınan 2., 3., 5., 6. ve 7. Nolu gündem maddelerinin yürütülmesinin dava sonuna kadar geri bırakılmasına karar verilmesini talep ettiği, davacı yanın haklılık durumunun yargılamayı gerektirdiği, dosya kapsamında bulunan mevcut delil durumu ile yaklaşık ispat koşulları sağlanmadığından işbu talebinin reddine karar verilmesi gerektiği sonuç ve kanaatine varılmıştır..."gerekçesi ile, Davacı yanın Genel Kurul'da alınan 2., 3., 5., 6. ve 7. Nolu maddelerinde alınan kararların yürütülmesinin dava sonuna kadar geri bırakılması talebinin REDDİNE, karar verilmiş ve karara karşı davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.

İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili istinaf dilekçesi ile, yerel mahkeme kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu, Davacı ..., Davalı Şirket'in %40 hissedarı olduğunu, davalı şirketin 2021 yılındaki genel kurulunda görev süresi dolmaksızın haksız şekilde azledildiğini, Yerel mahkemece her ne kadar yaklaşık ispat olgusunun gerçekleşmediği ret gerekçesinde belirtilmiş ise de dava dilekçesinde izah edildiği üzere; taraflar arasında 2021 yılında yapılan olağan ve olağanüstü 2 Genel Kurul'un İptali, 2022 yılında olağan ve olağanüstü 2 Genel Kurul'un davası, işbu davaya konu genel kurulda bilgi alma hakkının kullanılabilmesi amacıyla açılan dava ile Şirketin Feshi ve Tasfiyesi davalarının derdest olduğunu, tüm bu davaların mahiyeti, verilen yürütmenin durdurulması kararları, alınan bilirkişi raporlarındaki fesih ve genel kurul iptali yönündeki kanaatleri içerir tespitler ve finansallardaki şaibelerin olduğu ortamda bilgi alma hakkının da kullandırılmaması da göz önüne alınarak bir kül olarak değerlendirildiğinde ve de bu işlemleri gerçekleştiren kişilerin davaya konu Genel Kurul'da da yönetici olarak devam etmeleri şirketin ve özellikle de yönetimden uzaklaştırılan davacının haklarına halel getireceğinin yargılamayı dahi gerektirmeksizin açık ispatı olduğunu, Dava dilekçesinde de belirtildiği üzere Davacı ... yasal haklarını yargı mercilerinde aramaya devam ederken, TTK m.437 kapsamında da bilgi alma ve inceleme hakkını da kullanmak istemesine rağmen, davalı şirket davacı ... hariç olmak üzere tüm hissedarlar şirketin ortağı olması hasebiyle hepsi şirket hakkında bilgi almakta ve şirketi yönetmekte ancak şirketten uzaklaştırılan Ayk'a "talep etme gerekçesi somut veriler ile desteklenmişken" şirket finansal faaliyetlerine ilişkin bilgilerini vermediğini, Şirket üzerinde de bu denli soru işaretleri varken ve Şirket'in yönetimine Genel Kurul'da yine bu kişilerin de seçilmiş olması da göz önüne alındığında kayyım atanmaması hem davacı'nın hem de kamunun haklarını da açıkça tehlikeye düşürdüğünü, İddiaların bir kısmı dahi; yargılamayı gerektirmeksizin şaibeleri işlemler olduğunu açıkça gösterdiğini, şirketin kurumlar vergisi beyannamesi ile 2022 yılına ait davalı şirkete ait kurumlar vergisi beyannamesinde; Tablo 5 ‘te Örtülü Sermayeye İlişkin Bildirimdeki ilişkili kişileri bölümünde 2.048.913,88 TL faiz ve 7.041.945,66 TL dövizden kaynaklanan kur farkı tutarının olduğu görüldüğünü, bu olağan bir tutar olmadığını, Davalı şirket 7440 sayılı kanun hükümlerinden yararlandığını bu kanuna ilişkin matrah ve KDV artırımı yaptığını, bilindiği üzere bu kanun olumsuz belge kullanan mükellefler veya kârlarını gizleyen kurumlar için uzlaşma amacını güttüğünü, yönetim kurulu likiditesi yetersiz olan şirket kaynaklarından hangi nedenle 1.000.000 TL tutardan bir parayı 7440 sayılı kanundan yararlanmak için yatırdığını, bu tutar davacının kâr payında yaklaşık 400.000 TL’lik bir azalma meydana getirdiğini, bu da dosyadaki belgeler ile matrah artırımın yapıldığı yargılama gerektirmeksizin açıkça görüldüğünü, İlişkili kişilerle gerçekleştirilen transfer fiyatlamasına ilişkin işlemlerde ikramiye ve benzeri ödemeler kaydında 546.000,00 TL tutarında ortaklardan İkramiye ve Benzeri Ödemeler adı altında alım yaptığı bildirilmiş olup, bu rakamın hayatın olağan akışına uygun olmadığını, Komisyon giderleri (653 Hesap) 169.936,73TL iken, davaya konu 2022 yılında 1.103.292,73TL’ye yükseldiğini, İleri sürerek istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının istinaf incelemesi sonucunda kaldırılmasına, tedbir talebinin kabulü ile, davalı ...Tic. A.Ş.’nin 29.9.2023 tarihinde gerçekleştirilen Olağan Genel Kurul Toplantısında alınan 2., 3., 5., 6. ve 7. maddelerinde alınan kararların Davacı'nın hisse oranı da göz önüne alınarak teminat alınmaksızın yürütülmesinin dava sonuna kadar geri bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.

İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ: HMK'nın 355. maddesine göre istinaf incelemesi; istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırılık görüldüğü takdirde ise resen gözetilmek suretiyle yapılmıştır. Talep, davalı şirketin 29.9.2023 Tarihinde gerçekleştirilen Olağan Genel Kurul Toplantısında alınan 2., 3., 5., 6. ve 7. Maddelerininin iptali istemi ile açılan davada,alınan kararların yürütmesinin durdurulması yönünde ihtiyati tedbir kararı verilmesi istemine ilişkindir.Mahkemece, yürütmesinin durdurulması yönündeki ihtiyati tedbir talebinin reddine, karar verilmiş ve karara karşı davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur. TTK 449.maddesine göre, genel kurul kararlarının iptali ve butlanı davası açıldığı taktirde mahkeme, yönetim kurulu üyelerinin görüşünü aldıktan sonra dava konusu kararların yürütmesinin geri bırakılmasına karar verebilir. Mahkemenin bu konudaki takdir hakkının nasıl kullanacağı konusunda, tamamlayıcı hukuk kuralı olarak HMK 389 vd. maddelerinden yararlanılması gerekir.Mahkemece, dava konusu kararların yürütülmesinin geri bırakılmasına dair talep değerlendirilmeden önce, 03/01/2024 tarihli tensibin 17 nolu ara kararı uyarınca; genel kurul üyelerine görüşlerini bildirmek üzere TTK 449. Md gereğince davetiye çıkartıldığı, beyanda bulunmadıkları anlaşılmıştır.HMK'nın 389. maddesi uyarınca, mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme sebebiyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkansız hale geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hallerinde uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyati tedbir kararı verilebilir. Aynı yasanın 390/3 maddesi,'' Tedbir talep eden taraf, dilekçesinde dayandığı ihtiyati tedbir sebebini ve türünü açıkca belirtmek ve davanın esası yönünden kendisinin haklılığını yaklaşık olarak ispat etmek zorundadır'' düzenlemesini içermektedir. Buna göre, tedbir talep edenin haklılığını yaklaşık olarak ispat etmek zorundadır.Davalı şirketin 29.9.2023 Tarihinde gerçekleştirilen Olağan Genel Kurul Toplantısında iptali istenilen 2 nolu gündem maddesi ile;'' 2022 yılına ait yönetim kurulu faaliyet raporunun okunup müzakere edildiği, '' 3 nolu gündem maddesi ile;'' 2022 yılına ilişkin Finansal Tabloların okunup müzakere edildiği ve oylamaya sunulduğu,'' 5 nolu gündem maddesi ile;'' Yönetim kurulu üyelerinin seçildiği, '' 6 nolu gündem maddesi ile;'' Yönetim kurulunun 2022 yılı kar dağıtımın görüşüldüğü, '' 7 nolu gündem maddesi ile;'' Şirket Hissedarı ...'un divan heyetine sunduğu önergenin görüşüldüğü,'' anlaşılmıştır. Somut uyuşmazlıkta; dava konusu olağan genel kurul kararlarının yürütülmesinin geri bırakılmasına dair tedbir kararı verilmediği takdirde, HMK 389/1 maddesinde belirtilen mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağı ya da tamamen imkânsız hâle geleceği veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi halinin gerçekleştiği hususunda yeterli delil bulunmamaktadır. İstinafa konu ara karar tarihi itibariyle HMK'nın 390/3. maddesinde belirtilen yaklaşık ispat koşulunun sağlanılmadığı gözetildiğinde, ilk derece mahkemesince yürütmenin durdurulması yönünde tedbir talebinin reddi ara kararı usul ve yasaya uygun olup davacı vekilinin aksi yöndeki istinaf sebepleri yerinde görülmemiştir. Dava dosyası içindeki belge ve bilgilere, yargılamanın bulunduğu aşamaya, yargılamayı yürütüp uyuşmazlığı esastan karara bağlayacak olan ilk derece mahkemesinin takdirine göre ihtiyati tedbir talebinin reddine ilişkin karar ve gerekçesinde yasa ve usule aykırılık bulunmadığından, davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK 353/1-b1 maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmesi gerektiği kanaatine varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur.

HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davacının istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK' nın 353/1-b-1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Harçlar Kanunu gereğince istinaf eden tarafından yatırılan istinaf kanun yoluna başvurma harcının hazineye gelir kaydına, 3-Karar tarihi itibariyle Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken istinaf karar harcından istinaf eden tarafından peşin olarak yatırıldığından yeniden alınmasına yer olmadığına, yatırılan harcın hazineye gelir kaydına, 4-İstinaf yargılama giderlerinin istinaf talep eden üzerinde bırakılmasına, 5-Artan gider avansı varsa talep halinde yatıran tarafa iadesine, 6-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğe gönderilmesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 25/04/2024 tarihinde HMK'nın 362/1-f maddesi gereğince kesin olarak oy birliği ile karar verildi.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

sürülentaraflarınesastanözetikararistinafreddinederecesebeplerininistanbuldeğerlendirilmesisebeplerisavunmasınınmahkemesininkararınınİhtiyatitedbirtalepileridosyaiddianumarasıhüküm

Kaynak: karar_bam

Taranan Tarih: 25.01.2026 18:43:41

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim